Etiket: mülteci

  • Batman’da 350 Mülteci Avrupa’ya Gitti

    Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak, Türkiye’ye gelen ve Batman’a yerleşen mültecilerden 350’si Göç İdaresi İl Müdürlüğü’ne başvurarak, yasal yollarla Avrupa’daki yakınlarının yanına gitti. Kentte, son bir haftada ise 500’ü aşkın mültecinin Avrupa’ya gitmek için başvuruda bulunduğu belirtildi.

    Suriye’deki iç savaştan kaçarak, Türkiye’ye sığınan ve Batman’a yerleşen bazı mülteciler, Avrupa’ya gitmek için Göç İdaresi İl Müdürlüğü’ne akın ediyor. Kentte şu ana kadar 350 mültecinin yasal yollarla Avrupa’daki yakınlarının yanına yerleştiği belirtilirken, sadece son bir hafta içerisinde 500’ü aşkın sığınmacının başvuruda bulunduğu kaydedildi.

    Suriye’nin Kamışlı kentinden iki yıl önce Batman’a gelen engelli mülteci Azad Yasin, Türkiye’nin yapmış olduğu yardımlardan çok memnun kaldıklarını belirterek, bugüne kadar aldığı yardımla kira ve birçok ihtiyaçlarının karşılandığını dile getirdi.

    İki yıldan önce Suriye’nin Amude kentinden gelerek Batman’a yerleştiğini anlatan Velid Muhammed ise, 4 yaşındaki çocuğunun yakalandığı hastalık nedeniyle Avrupa’ya gitmek istediğini söyledi. Çocuğunun tedavisi için Türkiye’deki hastanelere gittiğini ancak tedavisinin Avrupa’da olabileceğinin kendisine söylendiğini ileri süren Muhammed, bu yüzden Avrupa’ya gitmek istediğini kaydetti.

  • Başkan Şahin, G20 Liderler Zirvesi Kapsamında Mülteci Kadınlar Panelinde Suriyeli Mültecileri Anlattı

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, G 20 Liderler Zirvesi kapsamında, “Kadın-20 (W20)” başlıklı açılım grubu tarafından düzenlenen Mülteci Kadınlar paneline katıldı.

    Şahin, Antalya’da bir otelde düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın açılış konuşmasını yaptığı panelde, çok ciddi bir ibret tablosuyla karşı karşıya olunduğunu söyledi. Hükumetin Suriyeliler konusunda yaptığı çalışmaları anlatan Şahin, “Kendi masum vatandaşına kimyasal silahlarla saldıran bir zalim yönetimle karşı karşıya kalındığı görüldü. Ben bunun şahitliğini görmüş bir kardeşiniz olarak siyasetin, liderliğin bir öngörü olduğunu ve toplumunu, kendi halkını bu öngörüye göre yönetmek gerektiğini en güzel gösteren örneklerle karşı karşıyayız. Bir iyi örnek, bir kötü örnek” dedi.

    Suriye’de bir yangın olduğunu ve bir insanlık dramı yaşandığına dikkati çeken Şahin, “Çantasında yalnızca korku olan yakınını kaybetmiş, eşini kaybetmiş, çocuğunu kaybetmiş, canını kurtarmak için gelen ve bizim insan olarak vicdani olarak yapmaya çalıştığımız, ‘Biz bu konuda sizin yanınızdayız, kalbimizi açtık, soframızı açtık, evimizi açtık. Bu durumda en az zararla çıkmanız için bizim ne yapmamız gerekiyorsa bunu yapacak durumundayız’ dedik ve 5 yıl geçti. Aslında misafirlik 5 yıl sürmez ama burada bütün dünyaya insanlık dersi verildi. İnsan vicdanına uygun bir şekilde nasıl hareket edilebileceğini gösterdi” diye konuştu. Mültecilerin ihtiyaçlarını karşılama noktasında acil eylem planını devreye koyduklarını belirten Şahin, “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir. Veren el alan elden üstündür” anlayışının dünya barışı içerisinde büyütülmesi gerektiğine işaret etti. Kadınlar ve çocukların eğitimi konusunda yapılan çalışmaları anlatan Şahin, yaklaşık 50 bin Suriyeli çocuğun Gaziantep’te eğitime kazandırıldığını aktardı. Mültecilerin sağlıkta da sorun yaşamaması için gerekli çalışmaları yaptıklarını bildiren Şahin, savaştan dolayı travma yaşayan mültecilerin hayata tekrardan entegrasyon olmaları için kombinasyon merkezi kurduklarını kaydetti. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak yapılan çalışmalar hakkında bir araştırma yaptıklarını belirten Şahin, Suriyelilerin yapılan hizmetten memnun olduklarını, ancak kendi vatanlarına dönmek istediklerini ifade etti.

    Dünyanın Suriyeliler noktasında yaşadığı kararsızlığın bataklığı büyüttüğüne vurgu yapan Şahin, “İşte bugün Paris’te olan bir olay artık dünyanın herhangi bir yerinde de olabileceğini gösterdi. Hiç kimsenin canının yanmaması için çok doğru kararların alınması gerekiyor. Aksi takdirde bütün insanlık “Adaletin olmadığı bir dünyada biz nereye gidiyoruz?” Bu Avrupa Birliği niye kuruldu, Birleşmiş Milletler niye oluştu, bu koca koca kurumlar savaşlar olmasın diye yapıldı. Adını ağzımıza almaktan çekindiğimiz bir 3. Dünya Savaşı eğer yaşanıyorsa, bu kurumlar niye çalışmıyor, niye kararlar almıyor” dedi. Suriyelilerin daha önce “döneriz” umuduyla Türkçe dil öğrenmeye çalışmadıklarını belirten Şahin, şu anda Türkçe diline çok fazla talep olduğunu da kaydetti. Mültecilerin ülkelerine “ne zaman döneceğiz” sorusuna cevap bulamadıkları için meslek kurslarına yoğun ilgi gösterdiğini aktaran Şahin, onların Türkiye’de yaşamaları için orta vadeli planlar yapıldığını belirterek, “Özellikle psiko-sosyal desteği vererek onların gelecek düşüncelerini ve umutlarını güçlendirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    Panele, W20 Türkiye Başkanı Gülden Türktan, B20 Türkiye Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Sare Aydın, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Temsilcisi Pascale Moreau, AFAD Başkanı Fuat Oktay, Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği (KAGİDER) Sanem Oktar Öğüt, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Başkanı Nilüfer Bulut, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ile iş dünyasından bazı isimler katıldı.

  • İHH Akyazı Temsilciliğinden 30 Mülteci Aileye Yardım

    Sakarya İHH Akyazı temsilciliği 30 mülteci aileye gıda dağıtımında bulundu.

    Sakarya İHH Akyazı temsilciliği İnsani yardım kampanyaları kapsamında Akyazı’da ikamet eden ihtiyaç sahibi ve zor koşullar altında yaşama mücadelesi veren Iraklı ve Suriyeli 30 aileye gıda yardımı yaptı. Akyazı temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, “Kış geldi. Savaş, doğal afet veya imkânsızlıklar nedeniyle milyonlarca insan kış mevsimini zor şartlar altında geçiriyor. Sığınacak sıcak bir yuvadan mahrum mülteciler için şartlar daha da zorlaşırken soğuktan dolayı ölümler meydana geliyor. Geçen kış Suriye’de onlarca bebek donarak hayatını kaybetti. Ülke, millet, din, dil ayrımı yapmadan kış dolayısıyla zor durumda kalan insanların hayatlarını koruyabilmek için sizleri acil yardım kış kampanyamıza destek olmaya çağırıyoruz. Yağmur ve çamurdan korunmaları için bot; üşümemeleri için battaniye, atkı, bere, eldiven, mont; bebeklerin aç kalmaması için mama ve bisküvi yardımında bulunabilirsiniz. Yardım faaliyetlerimize destek olmak isteyen hayırsever vatandaşlarımız Sakarya İHH Akyazı Temsilciliğine (Altındere sokak) ya da irtibat bürosuna (Gazi Süleyman paşa Camii Karşısı Din Görevlileri Derneği) gelerek ya da 0532 278 25 15 numaralı telefonlardan ulaşabilir” denildi.

  • Mülteci Krizi İçin Türkiye İle AB Arasında Zirve Kararı

    AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, mülteci krizine çözüm bulmak üzere Malta’da gerçekleştirilen zirvede yaptığı açıklamada, “Türkiye ile bir zirve gerçekleştirmeye karar verdik” dedi.

    Avrupa Birliği ve Afrika Birliği üyesi ülkeler, uzun süredir dünya gündeminin ilk sırasında yer alan mülteci krizine çözüm bulmak üzere Malta’da bir araya geldi. Malta’nın başkenti Valletta’da mülteci krizine çözüm bulmak üzere gerçekleştirilen toplantının ikinci gününde Türkiye ile zirve kararı çıktı. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, zirvede yapılan AB Konseyi Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Türkiye’ye 500 milyon Euro teklif edileceğini ifade eden Jucnker, üye ülkeleri çoğunluğu Suriye’den kaçan milyonlarca mülteci konusunda Türkiye’ye 2 buçuk milyar dolar daha yardımda bulunması konusunda uyardı. Juncker, aynı zamanda üye ülkeleri Eylül ayında karar verilen 160 bin sığınmacının yeniden yerleştirilmesi kararının uygulanmasını yavaşlattıkları için eleştirdi.

    AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ise, “Türkiye ile bir zirve gerçekleştirmeye karar verdik” dedi. Tusk, hem kendisinin hem de Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in hafta sonu Antalya’da gerçekleştirilecek G20 Zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geleceğini ifade etti. Tusk zirvenin yıl sonunda gerçekleştireceğini ifade ederken, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ise zirvenin Kasım ayının sonu Aralık ayının başında yapılacağını belirtti. Tusk hükümetler üzerinde etkili olan mülteci baskısının, İsveç’in geçici sınır kontrollerini geri getirmesi ve Slovenya’nın sınıra dikenli tel çekmesinin ardından vizesiz Schengen alanının çöküşün eşiğine getirdiğini kaydetti. Öte yandan konuyla ilgili açıklamalarda bulunan

    Polonya’nın eski Başbakanı pasaport serbestliğinin bulunduğu bölgenin Avrupa’nın dayanak noktası olduğunu kaydederek, “Schengen’i korumak zaman karşı yarıştır ve biz bu yarışı kazanmaya kararlıyız” dedi.

  • 4 Dilde 127 Kitabı Yayınlanan Mülteci Şair

    İran’da yazdığı şiirlerden dolayı ölümle tehdit edildiği için ülkesini terk ederek Türkiye’ye sığınan şair Ali Vafi Eskişehirli şairlerin yaptığı yardımlar sayesinde yaşamını sürdürüyor.

    Yazdığı 4 dildeki şiirleri ile şimdiye kadar 127 kitabı basıldığını belirten Ali Vafi, İran’da ve Türkiye’de yaşadıklarını anlattı. İHA Muhabirine konuşan şair Vafi, Eskişehir’de tek odalı bir evde yaşadığını, doğalgaz ve kira ödemekte zorlandığını söyledi. İran’da yaşarken ölümle tehdit edildiğini dile getiren Vafi, “Benim İran’da sıkıntılarım vardı. Kitaplar devlet eliyle basılıp dağıtılırdı. Kitaplarımda şikayet sözlerim var. Çünkü ben şairim ve şair düşüncesi olan, yazabilmesi gereken birisidir. Nevruz Bayramında da bir şiir yazdım. Amerika ile İran arasında sıkıntılar vardı o sıralar. Yazdığım şiir çok paylaşıldı. Sonra dediler ki, senin de kanın gerekiyor, başın kesile. Çok sıkıntıyla para vererek İran’dan çıktım ve Türkiye’ye geldim. Unesco Kültür Merkezine gidip durumumu anlattım ve şimdi Eskişehir’de mülteci olarak kalıyorum. İran’da sıkıntılı günler geçirdim. Mollalara bir şiir yazım diye beni çok kötü şartlarda hapis ettiler. Vurdular, kırbaçla da vurdular. Sorguda 40 gün önceki sordukları soruları tekrar sorarlardı. Eğer bir yanlış cevap verirsen yarım saat döverlerdi. Hapse girerken ben 75 kiloydum. Çıktıktan sonra 15 gün boyunca her gün kurban kestiler, et yedirdiler. Ancak 42 kilo olabildim” dedi.

    “FABRİKAMI DA KAPATMAK ZORUNDA KALDIM”

    İran’daki hayatından ve ailesinden bahseden Şair Vafi, düzeninin bozulduğunu ifade etti. Fakirlik içerisinde yaşamasına rağmen şikayetçi olmadığını belirten Vafi, “Benim 4 çocuğum var. Hepsi üniversite gördüler. 2 tane de torunum var. İran’da fabrikam da var. Elbiselere baskı yapardık fabrikada. Fabrikayı da kapatmak zorunda kaldım. Devletin kültür merkezinde ben ders verirdim. Bir de arkadaşım vardı. Bilmiyordum hükümetin casusuymuş. Ben ona iyilik yapmıştım. Tahran’a eşini ameliyat ettirmek için hastahaneye gelmişti. Ben de evimin anahtarını onlara vermiştim kalmaları için. Evdeki tüm şiirlerimi falan görmüş ve sıkıntıya soktu beni. Tehdit ederek çok paramı aldı. Beni çok incitti. Aslında buraya gelmeden önce 2 yıl boyunca çok da iyi bir yaşayışım yoktu. Günde evime gelir dökülürlerdi. Türkiye’de de Eskişehir Şairler Derneği’ndeki arkadaşlar sayesinde rahatım biraz. Yiyecek içecek sıkıntım elbette ki oluyor. Fakirlik içinde yaşıyorum. Şikayetçi değilim ama bazen bir lokma ekmek bulamıyorum. Şiirlerime de bunlar yansıyor” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DE 3. KİTABIM ÇIKACAK”

    Kitapları hakkında bilgi veren Ali Vafi, Türkiye’de yazdığı şiirleri “Kartal” isimli kitapta birleştirdiğini söyledi. Türkiye’de yayınlanan 2 kitabının ardından 3. kitabın da yakın zamanda basılacağını aktaran Vafi, “Benim 127 tane kitabım var. Yeni bir tane daha yazdım o da yakında basılacak Türkiye’de. 124 kitabı İran’da yazarak yayınlattım. 2 tane Türkiye’de ve 1 tane de Almanya’da basılan kitabım var. Yasaklı olan kitaplarımı halen daha saklıyorum. Burada kalan çok mülteci var. Hangi ülkeden oldukları önemli değil. Ben yeni kitabımda onların yaşayışlarından, yaşadıklarından aldıklarım notlar ile şiirler yazdım. Türkiye’de 3. kitabım da o şekilde yayınlanacak. İnternette çevirisini yaptıklarımın yarısını paylaştım. Her gün Şairler Derneğine giderek Dernek Başkanı İbrahim Sağır hocamla otururum. Ben aruz bildiğim için onlara aruz öğretirim, onlar da bana hece öğretirler. Türkiye’de Türkçe şiirler yazmaya devam ettim. Hepsini biriktirdikten sonra ’Kartal’ isimli şiir kitabımı Türkçe olarak çıkarttım. Eskişehir Şairler Derneğinde imza günüm de oldu” ifadelerine yer verdi.

    “SİZİN BURADA ÇOK BÜYÜK YAZARLARINIZ VE ŞAİRLERİNİZ VAR”

    Şiire başladığı günleri de dün gibi hatırladığını anlatan Ali Vafi sözlerini şu şekilde sonlandırdı;

    “Ben 10-11 yaşındaydım. Babam çok iyi şiir bilirdi. Şairler yazdıkları şiirleri babama getirirdi, babam da yanlışlarını ayıklardı. Ben de babamın huzurunda oturarak öğrenmeye çalışırdım. Bir gün liseye giderken, yolda şiir yazıyordum. Bir kişiye çarptım ve o kişi usta şair Şehriyardı. Şimdi de İran’da kültür günü, Şehriyar’ın doğum günüdür. Biz Şehriyar’a talebe olduk. İran’da devrim olduğunda ben bir şiir yazdım. O şiir yasaklandı ve halen daha yasak. Şehriyar dedi ki, bu çok güzel bir şiirdir. Şehriyar daha sonra şiire bir önsöz yazdı. Buraya geldiğimde Türkçe’ye de çevirdik. Zaten ben Tebriz Türküyüm. Burası benim 2. vatanımdır, ama öz vatanım değil. Ben burada çok büyük şairlerle tanıştım ve konuştum. Sizin burada çok büyük yazarlarınız ve şairleriniz var. Dünya’da bir olay olursa akşamdan bir şiir yazarak sabaha hazır ederim. Dün İran televizyonunda Türklere küfür haberleri vardı. Onun için şiir yazdım ve internette paylaştım. Yüzlerce kişi beğendi. Bu küfüre karşı güzel bir şiir yazdım. Şükürler olsun Allah’a güçlü de yazdım. Şimdi Türkçe’ye de çevireceğim. Farsça küfür etmişler, bende Farsça yazdım. Ben 4 dil biliyorum. Türkçe, Arapça, Farsça ve İngilizce. Bunun için 4 dille de şiirim var.”