Etiket: Mükemmeliyet

  • Turkcell İnsan Kaynakları’na Avrupa’dan iki ayrı mükemmeliyet ödülü

    Turkcell, GNÇYTNK ve Çalışan Yolculuğu programlarıyla Almanya ve İngiltere’de iki önemli otorite tarafından ödüle layık görüldü. Turkcell’in inovatif İK programı GNÇYTNK, Avrupa’nın en prestijli organizasyonu ’European Excellence Awards in HR’ tarafından kariyer ve işe alımda mükemmellik ödülünü aldı. Çalışan Yolculuğu programı ise iş dünyasının nabzını tutan ’Peer Awards for Excellence’ta bölge kategorisinde birinci oldu.

    Turkcell, başarılı programları nedeniyle üst üste iki ayrı ödüle layık görüldü. Turkcell, Avrupa’nın İK alanında en prestijli organizasyonu olan ve bu yıl 22 Mart’ta Berlin’de sonuçları açıklanan European Excellence Awards in HR’da, GNÇYTNK ile ’Kariyer ve İşe Alım’ kategorisinde küresel markaları geride bırakarak mükemmellik ödülünü kazandı. Turkcell bu organizasyonda aynı zamanda ’İK Analitiği’ kategorisinde ilk üçe girdi. Şirket bu gelişmenin hemen ardından Çalışan Yolculuğu programıyla da 24 Mart’ta Londra’da düzenlenen The Peer Awards for Excellence ödül töreninde ’Bölge’ kategorisinde birinciliğe layık görüldü.

    Turkcell’in attığı her başarılı adımın temelinde insan faktörünün olduğunu belirten Turkcell İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Sağlam, “İşe alım sürecinden itibaren çalışanlarımıza mükemmel İK deneyimi yaşatmak istiyoruz. Sahip olduğumuz teknoloji gücünün de desteğiyle yeni uygulama ve programları hayata geçiriyoruz. BiP üzerinden yapılan bir mesajla işe başvurmak, ofise gelmeden iş görüşmesi yapabilmek, VR teknolojisiyle eğitim almak, işe başladıktan sonra sunulan olanaklarla zaman ve yer bağımsız çalışabilmek, kişiye özel performans sistemiyle en doğru şekilde değerlendirilmek, ödüllendirilmek ve daha sıralayabileceğimiz pek çok uygulama bugün Turkcell’de hayatta. Bununla birlikte hayata geçirdiğimiz ve sektöre örnek olan programlarımıza olan yoğun ilgi de bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. İkinci dönemini başlattığımız GNÇYTNK programına bu yıl 83 bin kişi başvurdu. Bu, genç yetenekler tarafından tercih edildiğimizin en büyük ispatı. Bu bağlamda uluslararası platformda kazandığımız iki ödül, çalışmalarımızın başarısını bir kere daha tescillemiş oldu. Bu nedenle çok mutluyuz” dedi.

  • Dünya Okçuluk Mükemmeliyet Merkezi açıldı

    Dünya Okçuluk Mükemmeliyet Merkezi bugün İsviçre’nin Lozan kentinde açıldı. 14 bin metre kare alan sahip ve 17 milyon İsviçre Frank’ına mal olan merkezin açılışına Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve Dünya Okçuluk Federasyonu Başkanı Uğur Erdener de katıldı.

    Tören okçuların yarışmasıyla başlarken IOC Başkanı Thomas Bach’ın yanı sıra Bakan Kılıç ve Uğur Erdener de birer konuşma yaptı. Konuşmasında okçuluğun Türk tarihi ve kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Çağatay Kılıç bu sporun Türkiye’de yeniden ivmelenme içinde olduğunu ve tesisin açılışına bakanlık olarak destek verdiklerini belirtti.

    Bakan Kılıç, “İnsan ırkı olarak farklı ülkelerde yaşasak da pek çok şey paylaşıyoruz ve barışı da beraber getirmek zorundayız. Sıkça farklılıklardan bahsediyoruz. Evet Dünya mükemmel bir yer değil. Bizim ülkemiz önemli sayıda mülteciye ev sahipliği yapmakta. Bu kadar kısa zamanda bu kadar sayıda mülteciyi ağırlayan tek ülke olduğunu düşünüyorum” dedi ve özellikle genç mültecilerin spora yönlendirilmesinin önemine değindi. “Bu insanlara yardım etmeliyiz ve spor bu konuda güçlü bir araç” diyen Bakan Kılıç, tesisin okçuluk sporunun gelişmesine katkıda bulunmasını umduğunu belirtti.

  • Tüp Bebek Uygulamalarında Mükemmeliyet Kongresi Sona Erdi

    Nevşehir’de Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD, Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi tarafından düzenlenen “Yardımla Üreme Tekniklerinde Mükemmellik-Klinik ve Embriyoloji Yönleriyle Kongresi (Excellence in ART-Clinical and Laboratory Perspectives)” sona erdi.

    “Yardımla Üreme Tekniklerinde Mükemmellik-Klinik ve Embriyoloji Yönleriyle Kongresi”, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi tarafından Nevşehir Kapadokya’da gerçekleştirildi. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısına Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi öğretim üyelerinden Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, Kongre Sekreteri Doç. Dr. Gürkan Bozdağ ve Düzenleme Kurulu’ndan Prof. Dr. Lale Karakoç Sökmensüer, Doç. Dr. İbrahim Esinler ve Yrd. Doç. Dr. Sezcan Mümüşoğlu katıldı. Kongrenin ilk kez düzenlendiğini belirten Prof. Dr. Hakan Yaralı, kongrenin 430 delege ve 14 yabancı konuşmacının katılımı ile gerçekleştiğini söyledi. Tüm oturumların İngilizce olduğu toplantıda Türkçe ve Arapça eşzamanlı çevirilerin yapıldığını kaydeden Yaralı, 4 adet tartışma temelli oturumun yanı sıra, 7 tane konferans ve yabancı davetli konuşmacıların deneyimlerini interaktif olarak Türk hekim ve biyologlarla paylaştığı iki panel oturumunun düzenlendiğini ifade etti.

    “PREİMPLANTASYON GEBELİK TARAMASI İLERİDE DAHA SIK KULLANIM ALANI BULABİLİR”

    Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, kongrede hem rahimin iç tabakası hem de embriyonun başarılı bir gebelik elde edilmesi kapsamında rolleri ile ilgili önemli sunumlar yapıldığına dikkat çekerek, “Eve canlı sağlıklı bebekle gitme konusunda üreme potansiyeli yüksek embriyonun seçimi çok önemli. Bütün dünyada rutinde kullanılan metotlar maalesef, hem sübjektif olup, hem de geçerliliklerinin sınırlı” dedi.

    TÜP BEBEKTEKİ BAŞARI

    Prof. Dr. Hakan Yaralı şöyle devam etti:

    “Tüp bebekte başarı yada başarısızlıkta laboratuar daha önemli. Gerek klinik, gerek laboratuarda mükemmeliyeti yakalayacağız. Bizi acaba en yüksek başarıyı en emniyetli olacak şekilde tüp bebeğin gerek klinik ve laboratuar uygulamalarında bireyselleştirmeyi düşünüyoruz. Kişinin özelliklerine göre nasıl bir yol izlemeliyiz konusu önemli. Yumurtalık tembelliği olguları tüp bebekte başarıyı en fazla sınırlayan olgular. İleri yaşta olan kadınlardaki olgular tüp bebekte maalesef en fazla engel olarak gözüküyor. Embriyoya zarar vermeden blastokist safhasında biopsi yapılarak (PGS), tüm 46 kromozomun incelenmesi, bize doğru embriyo seçiminde günümüzde en değerli bilgiyi vermektedir. Çok hoş bir bayan yakışıklı bir erkek ama ruhen ve kalben iyi olmayabiliyor. Sağlıksız yumurtalar iyi döllenebiliyor, embriyo yapabiliyor. Sağlıksız yumurta kapsamında en risk altında olan ileri bayan yaşı olguları (38-46 yaş) bu kapsamda en hedef kitleyi oluşturmaktadır. Ayrıca seçilmiş, mükerrer tüp bebek başarısızlığı ve de nedeni açıklanamayan mükerrer düşüklü olgularda da kullanılabilmektedir. PGS’in genetik ayağında farklı genetik inceleme metotlarının avantajları detaylı olarak tartışıldı. İleri bayan yaşında ya da kanser hastalarında üremenin korunması gibi bir çok önemli hususta 1,5 günlük zaman zarfında uluslararası önemli bilim insanlarıyla bir araya gelerek ülkemizde önemli bir toplantıya imza attık.”

    “TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE STRATEJİLER HASTA TEMELİNDE BİREYSELLEŞTİRİLMEDİR”

    Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Öğretim Üyesi ve Kongre Sekreteri Doç. Dr. Gürkan Bozdağ ise, tüp bebek tedavilerinde her hasta için uygun tek bir tedavi stratejisinin ve protokolünün olmadığını, yaş, yumurtalık kapasitesi, vücut kitle indeksi, genetik farklılıklar ve önceki tedavilerdeki yumurtalık cevabı ve embriyolojik gelişim problemleri gibi değişkenlere göre çocuk sahibi olmak isteyen çifte yaklaşımın klinik ve laboratuar aşamalarında bireyselleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konunun son yıllarda dünya genelinde yapılan kongre ve sempozyumlarda da sıkça vurgulandığını belirten Bozdağ, EIA-2016 Kapadokya toplantısında da ilk oturumun bu başlıkla yapıldığını, Prof. Dr. Peter Humaidan ve Prof. Dr. Evangelos G. Papanikolaou ile birlikte bu oturumu Türk ve yabancı katılımcıların eşliğinde tüm yönleriyle tartıştıklarını söyledi. Doç. Dr. Gürkan Bozdağ, tüp bebeğin sadece klinik ve laboratuar yönleriyle değil aynı zamanda yumurtalık kapasitesi çok azalmış kadın hastalarda bir tedavi alternatifi olabilecek ‘in vitro aktivasyon’ yöntemi gibi henüz deneysel aşamadaki yöntemlerin de Stanford Üniversitesi bilim insanlarından Prof. Dr. Aaron Hsueh’nin sunumu esnasında ve kongre kapsamında tartışıldığını özellikle vurguladı.

    “EMBRİYOLOJİ LABORATUVARI KALİTE KONTROLÜ VE PERSONEL EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİDİR”

    Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Embriyoloji Laboratuarı sorumlusu Prof. Dr. Lale Karakoç Sökmensüer de, bilimsel çıtası yüksek, dünyanın önder infertilite uzmanlarını bir araya getiren bu toplantıyı düzenlemiş olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyledi. Tüp bebek tedavilerinde klinik yaklaşımların yanı sıra embriyoloji laboratuvarı ile ilgili konuların da detaylı olarak ele alındığını ifade eden Sökmensüer, “Bu alanda güncel gelişmeler, yeni teknolojiler, tedavi yaklaşımları ve en önemlisi laboratuvar kalite kontrolünün nasıl yapılması gerektiği gibi önemli hususların embriyologlar tarafından detaylıca konuşuldu interaktif tartışmaları yapıldı” diye konuştu.

    DÜNYADAKİ ÖNEMLİ AKADEMİSYENLER TERÖR TEHDİDİ NEDENİYLE GELMEDİ

    Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Esinler ise, “Kongrenin amacı tüp bebek tedavisinde gebelik oranını nasıl artırmaktı. Dünyadaki konusunda uzman hocalar tespit edilerek davet edilmişti. İtalya ve ABD’deki hocalar ülkelerinden Türkiye’ye gitmeyin uyarısı nedeniyle toplantıya katılmadı. Dünya olarak zor bir dönemden geçerken, ülkemizin yerleşik olduğu coğrafya ve komşu ülkelerde yaşanan terör olaylarını da göz önünde bulundurduğumuzda bu toplantıyı yaşadığımız sıkıntılara rağmen yapmanın gururunu taşımaktayız. Teröre rağmen bilimsel hayatın devam ettiğini, bu denli uluslararası bir toplantı ile ifade etmenin çok değerli olduğunu düşünmekteyiz” dedi.

    Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Üreme Tıbbi ve İnfertilite Ünitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezcan Mümüşoğlu da tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan çiftlerin yarısından çoğunda erkek faktörünün yaşandığını söyledi.

  • Türkiye’nin İlk ‘Tekstil Ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi’nin Temeli Atıldı

    Bursa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından yaptırılacak ‘Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi’nin temeli Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından açıldı.

    Bursa’da bir ilke daha imza atmanın gururunu yaşayan BTSO, Türkiye’nin ilk Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi’nin temelini attı. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Bursa Valisi Münir Karaloğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin iştirak ettiği temel atma törenine BTSO Başkanı İbrahim Burkay, BTSO meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. BTSO liderliğinde BEBKA’nın, UTİB ve BUTEKOM’un desteğiyle tekstil ve teknik tekstilin inovasyona dayalı ve katma değerli üretiminin güçlenmesi için hayata geçecek merkez, sektörde yeni fikir ve projelere öncülük edecek. Merkezde, toplantı ve eğitim salonları, pilot üretim tesisi, laboratuvarlar, firma ofisleri, moda ve tasarım alanı gibi bölümler yer alacak.

    Yaklaşık 13 bin metrekarelik alana sahip merkez, hem bölge hem de Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörlerinin sürdürülebilir büyümesine liderlik edecek. Bursa’da vasıflı iş gücünün uluslararası standartlara taşımak için hayata geçirilen MESYEB’in hizmetlerini etkin ve verimli bir şekilde sürdürebilmesini sağlayacak yeni merkez binası ise bin 240 metrekare alan üzerinde kurulacak. 2 kattan oluşan merkezde, yönetim birimi, inşaat eğitim ve sınav alanları yer alacak.

    AK Parti hükümetinin söz verdiği gibi yeni yatırımlarla hizmete başladığını ifade eden İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Türkiye’nin 500 milyar dolarlık ihracatında Bursa’nın hedefi 75 milyar dolar. Bu hedefi siz yakalayacaksınız. Bizler de hükümet olarak hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin önünü açmak için gece gündüz çalışacağız. Bursa Türkiye’nin özetidir ve lokomotifidir. Hükümet bir karar aldığında ertesi gün Bursa’da uygulama imkanı vardır. Hükümet programımıza baktığımızda geçen hafta açıkladık. Güven oylamasını yeni aldık. Orada tam da bu var. Araştırma geliştirmeyi Ar-ge yi son derece ciddi teşviklerle destekleyeceğiz. İnsan kaynaklarımızı Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu donanımla yapacağız. Daha hükümet programımızı açıkladık. İşte burada bunu yaptık. Bizim için bu mecburiyettir. Biz ekonomisi güçlü, siyaseti istikrar içerisinde hedefleri olan ve sosyal barışı sağlamış, kardeşlik üzerine büyük Türkiye’yi ihraç etmek Türkiye’yi inşa etmek zorundayız. En başta insan kaynağımızı çok iyi değerlendirerek yapacağız. Bunu bilgi ve birikme başaracağız. Eğitimle başaracağız. 80’li yıllarda yıllar da ham maddeyi alıyorlar ve bize satıyorlar derdik. 80’li yıllardan sonra ekonomiyi dönüştürdük. Şimdi ham maddeyi alıyoruz işletiyor ve ihraç ediyoruz. Şimdi başka bir aşamaya geldik” diye konuştu.

    Üretim faktörleri içine bilgi ve inovasyonu koymak zorunda olunduğunu altını çizen Ala, “Katma değeri yüksek ürünler oluşturmalıyız. Eski üretim tarzını bırakacağız. AB hedefimiz yeniden canlanıyor. Büyük krizden dolayı onlar tarafından sıkıntıya girmişti. Reform üstüne reform yaptık. O ilk 10 ekonomi arasına girmenin yolu, Ar-ge’ye daha fazla ehemmiyet vermektir. Katma değeri yüksek ürünler üretmektir. Temelini atacağımız büyük fonksiyonel yatırımlar gibidir” dedi.

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise, “Akılla insanı merkeze alarak daha huzurlu ve güvenli yarınları yaşatabilmek adına önemli bir süreç. Bursa bunu daha yukarıya taşıyacak” şeklinde konuştu.

    BTSO Başkanı Burkay ise, “DOSAB’ın yüzde 78’i tekstil sektöründe faaliyet gösteriyor. Türkiye olarak mekan ve giyim tekstillerinde ilk 5 üreticisiyiz. Teknik ve fonksiyonel tekstilde 1 milyar dolara ancak ulaşan ihracatı ve kısıtlı üretimi söz konusu. İnsanı merkeze almayan kalkınma modeliyle başarı maalesef mümkün değildir. Dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer almayı hedeflediğimiz bugünlerde ulusal kalkınma hedeflerine ancak insanımızın gelişimine yapacağımız yatırımla ulaşabiliriz” dedi.

    Konuşmaların ardından törene katılanlar butona basarak temeli attı.