Etiket: Müjdeyi

  • Ekonomi uzmanı tarihi müjdeyi böyle yorumladı: “Enerjinin kızılelması”

    Ekonomi uzmanı tarihi müjdeyi böyle yorumladı: “Enerjinin kızılelması”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulunması müjdesinin ardından ekonomi uzmanları tarihi müjdeyi yorumladı. Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ertuğrul Yıldırım, tarihi müjdenin enerjinin kızılelması olduğuna dikkat çekti.

    Zonguldak’tan geçen 30 Haziran günü geçerek Kdz. Ereğli ilçesi açıklarındaki Tuna-1 bölgesinde sondaj yapan Fatih sondaj gemisi 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervine ulaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, millete sesleniş yaparak tarihi müjdeyi duyurdu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Ekonomi Profesörü Ertuğrul Yıldırım, tarihi müjdeyi yorumladı.

    Akdeniz’de yaşanan gerilimlerin ardından Karadeniz’de böyle bir rezervin çıkmasının önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Yıldırım, şöyle dedi:

    “Tüm ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hakikaten mühim bir keşif oldu. Bunun tesisleşmesiyle birlikte üretime de artık bunun pozitif etkilerini görmeye başlayacağız. Tabi biraz zaman alacak yatırımlarının yapılması. Ancak her şeyden önce bunun Karadeniz’de olması mühim bir fırsat diye düşünüyorum. Oldukça da avantajları var. Akdeniz’de şu anda ciddi problemler var. Pek çok ülke burada bir pay sahibi olabilmek için çeşitli girişimlerde bulundu. Tartışmalı bir alan haline geldi. Her ne kadar Türkiye Cumhuriyetinin hakları orada mevcuttur bunu korumaya çalışıyor. Ancak Karadeniz de bu çatışmalardan uzak bir bölge olması sebebiyle oldukça avantajlı bir yer olduğunu ifade edebiliriz. Bu haliyle hızlı bir şekilde yatırıma dönüştürülüp üretime de kanalize edilebilir.”

    “50-60 milyar dolarlık bir kapasiteye sahip alandan bahsediyoruz”

    Öğretim Üyesi Prof. Ertuğrul Yıldırım, Türkiye’nin dokuzuncu sondajda böyle bir rezerve ulaşmasının büyük bir başarı olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Burada ikinci önemli husus şu olmsı gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu tür aramalara ilişkin denemelerin sayısı çok fazla değil. Dokuzuncu sondaj ile bulundu. Bu tarz sondajlar gelişmiş ülkelerde çok daha fazla yapılıyor. Türkiye’de bunun 9. sondajda bulunması çok daha önemli bir başarı. Bu sondaj sayıları arttıkça daha da fazlası gelecektir. Bir domino etkisi olmasını kuvvetle muhtemelen bekleyebiliriz. 320 milyar metreküplük bir büyüklükten bahsediliyor. Bu rezerve baktığınız zaman Türkiye’nin 7-8 yıllık doğal gaz ihtiyacını tek başına karşılayabilecek bir rezervden bahsediyoruz. Ancak bunun sınırlı kalmaması gerekiyor. Çok daha fazlasına Türkiye’nin ihtiyacı var. Enerjide önemli kavramlardan biri sürdürülebilirliktir. Siz sürekli olarak enerji ihtiyacınızı sürekli olarak karşılayabilmelisiniz, makul bir fiyattan karşılayabilmelsiniz. Bu çabanın bittiğini söyleyemeyiz. Belki bittiğinden ziyade yeni başladığımızı söylememiz gerekiyor. Türkiye enerji piyasasına yeni bir güç olarak yeni girdi. Dolayısıyla burada olması gereken bunun domino etkisi yapması ve ekonomiye etkilerinin de bunun katlanarak artmasını ummamız gerekiyor. Doğrusu Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın açıklamasından da bu niyetin çok açık bir şekilde ortada olduğunu gördük. Bu da sevindirici bir durum. Bunun ekonomik kazançları ne -olacak? Ekonominin pek çok yönünü etkileyecek. Tek başına baktığınız zaman 50-60 milyar dolarlık bir kapasiteye sahip alandan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu 50-60 milyar dolar net. Tabi bunun pek çok çarpan etkeni olacak. İnşaat tesislerinin kurulmasından tutun da bunların taşınmasına kadar diğer sektörlere girdi olarak kullanılması, girdi maliyetlerindeki düşme nedeniyle artan rekabet gücü nedeniyle hem yurt içi üretimdeki artış hem ihracattaki artış beraberinde geleceğinden ve enflasyon konusundaki baskıları azaltacak bir etkisi de ortaya çıkacağından yanı sıra cari açık üzerinde de çok pozitif etkileri ortaya çıkacağından döviz ihtiyacını azaltacak bir süreci beraberinde getirecektir.Bunu çok daha hızlı bir biçimde geliştirmemiz gerekiyor.”

    “Sürekli peşinde koşacağımız bir alana girdik”

    Ertuğrul Yıldırım, “Enerji bir kızılelmadır tanımı yapsak hiç yanlış olmaz” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Dünyada bu kadar hızlı gelişme isteği olup da enerji ihtiyacını karşılayamayan bir ülke de yok. Bu tecrübeler bize şunu gösteriyor. Bu gün çok önemli bir iş yapıldı. Ancak burada bırakılmamalı. Bunun devamı muhakkak gelmeli. Bunun peşinde koşmalıyız. Tabiri caizse Türkiye reel ekonomisininin bir anlamda en önemli hedeflerinden biridir. Türkiye ekonomisinin bir anlamda baktığımız zaman kızıl elmasıdır diyebiliriz. Enerji bir kızılelmadır tanımı yapsak hiç yanlış olmaz. Çünkü sürekli peşinde koşacağımız bir alana girdik. Yorulmadan bu yolda devam ederiz.”

    “Kömürün olduğu yerde doğal gaz, petrol gibi fosil yakıt türevlerin olması bekleniyordu”

    Bülent Ecevit üniversitesi (BEÜ) Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doçent Doktor İbrahim Alışkan, Zonguldak’ın Türkiye’nin kömür havzası olduğuna dikkat çekerek kömürün olduğu yerde doğal gaz ve petrol türevlerinin olmasının beklendiğinin altını çizerek şöyle dedi:

    “Doğal gaz keşfedildikten sonra yerinden çıkartılması gerekiyor. Çıkartıldıktan sonra kara tarafına alınıp işlendikten sonra piyasaya arz edilmesi gerekiyor. Karadeniz bölgesinde Zonguldak ve civarına baktığınızda demir-çelik sektöründe önemli yatırımların olduğunu görebiliriz. Dolayısıyla biz demir-çelik olsun diğer sektör olsun bir çok yüklenici firma kısmını bu işin halledebileceğimize inanıyoruz. Diğer taraftan Zonguldak bölgesi Türkiye’nin kömür havzası. Kömürün olduğu yerde doğal gaz, petrol gibi fosil yakıt türevlerin olması bekleniyordu. Ekonomimize faydası tabii ki olacaktır. Cari açık düşecek. Rezervin kullanılmaya başlandığı tarihe bağlı olarak ekonomide değişmeleri hissetmeye başlayacağız. Burada kalacak olan paramızı farklı sektörlere yatırmamız gerekiyor. Bizim teknolojimizi geliştirmemiz, yerli ve milli olanaklarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Sismik araştırmaları, sondajı kendimiz yaptık. Rezervi kendimiz keşfettik. Milli olanaklarla işlenip piyasaya arz edilmesi gerekiyor. Açıkdenizde sondajı yapmak için haklarımızı bilmemiz gerekiyor. Teknolojimizin geliştiğini haklarımızı koruyabildiğimizi savunma sanayisindeki İHA’ların yerli ve milli olmasıyla görüyoruz. Enerji sektöründeki bize sağlayacağı bu olumlu katkıyla elde edeceğimiz cari açık fazlasını farklı sektörlere yönlendireceğiz. Kendimizi teknolojik anlamda geliştireceğiz. Bölgemizin önemli bir madencilik tecrübesi var. Kömür madenciliği ama sonuçta madencilik. Doğal gazın çıkarılması ve işlenmesi noktasında bir çok işi biz halledebileceğimize inanıyorum. Ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Enerjide çeşitlilik de önemlidir. Çeşitlilikte de doğal gaz da petrol de olursa çeşitlilik adına bizim için mutluluk verici bir haber olacaktır.”

  • Esnafa müjde’yi Taşlı verdi

    Esnafa müjde’yi Taşlı verdi

    Esnafın kamu bankasından kullandığı kredilerdeki faiz oranları 2 puan düştü.

    Halk Bankası’nın verdiği kredilerin faiz oranları düşürüldü. Faizlerin düşmesiyle ilgili olarak açıklama yapan Düzce Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ertan Taşlı “TESKOMB Genel Başkanımız A.Kadir Akgül’ün gayretli çalışmaları ve Hazine Maliye Bakanlığımız ve Halkbank Genel Müdürlüğü ile yaptığı görüşmeler neticesinde esnafımızın kullandığı krediler için uygulanan yıllık %8 olan faiz oranı % 6 ya düşmüştür.Ayrıca Halkbank tarafından alınan komisyon oranı %2 den %1 düşmüştür. Kredi vadesi 1 yıldan 5 yıla kadar olarak belirlenmiştir.4 Kasım 2019 tarihi itibariyle Halkbank aracılığı ile bölgemize bağlı kooperatiflerimiz kefaleti ile kullanılacak krediler için yapılan bu olumlu düzenleme için başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Hazine Maliye Bakanlığı ve Halkbank yetkililerine, bölge birliğimize bağlı kooperatiflerimiz ve bölge esnafımız adına teşekkür ediyorum. Genel Başkanımız A. Kadir Akgül’e esnafımıza ve bölgemize verdiği destekten dolayı şükranlarımızı sunarım” dedi.

  • Çevre Bakanı Kurum müjdeyi verdi, 13 yıllık atıl alan Milli Emlak’a devredildi

    Çevre Bakanı Kurum müjdeyi verdi, 13 yıllık atıl alan Milli Emlak’a devredildi

    Zonguldak’ta bir dönem kömür yıkama alanı olarak kullanılan Lavuar Alanı, 13 yıllık atıllığından kurtuluyor. Müjdeyi veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “63 bin metrekare çok önemli bir alan. Bu alanı Milli Emlak Genel Müdürlüğümüz bünyesinde takas rampa yapmak suretiyle Zonguldak’a kazandırıyoruz” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Zonguldak ziyaretinde önemli açıklamalarda bulundu. Zonguldak Belediyesi’nde belediye başkanları ile görüşerek taleplerini alan Bakan Kurum ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    “Şehirleşme adına maalesef çok geri kalmış”

    Zonguldak’ın Cumhuriyet döneminin en önemli şehirlerinden biri olduğuna vurgu yapan Bakan Murat Kurum, “Ancak şehirleşme açısından baktığınızda maalesef şehirleşme adına çok geri kalmış. Hem şehir merkezinde hem de ilçelerinde Türkiye ortalamasının altında kalmış bir şehir. Bu anlamda yapacağımız işler ve bundan sonra şehircilik adına katacağımız projeler çok önem arz ediyor. Biz de Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’nin ruhuna uygun bir şekilde valimiz, belediye başkanımız ve milletvekillerimizle birlikte bu süreci enine boyuna değerlendirdik. Zonguldak’ın geleceğine uygun şekilde yapabileceğimiz işleri burada istişare ettik. Kararlar aldık” dedi.

    “Lavuar Alanı’nı Zonguldak’a kazandırıyoruz”

    TTK bünyesindeki Lavuar Alanı’na ilişkin müjdeyi veren Bakan Kurum, “Öncelikli olarak Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğümüzün bünyesinde bulundurduğu Zonguldak’ta yaklaşık 133 bin metrekare arazi var. Bu arazinin 63 bin metrekaresi lavuar alanı diye bildiğimiz kömür yıkama alanı. Bu alanda hemen limanın arkasında 63 bin metrekare çok önemli bir alan. Yaptığımız görüşmelerde hem genel müdürümüz hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Fatih Dönmez bey gerçekten bu noktada çok özverili şekilde bize destek oldular. Bu alanı Milli Emlak Genel Müdürlüğümüz bünyesinde takas rampa yapmak suretiyle Zonguldak’a kazandırıyoruz” dedi.

    500 bin metrekarelik alana yeni bir kent merkezi

    Zonguldak’ta Protokol Camii olarak bilinen alanın yanı sıra Valiliğin de içinde bulunan alanla birlikte toplamda 500 bin metrekarelik alana yeni bir kent merkezi tasarlayacaklarını vurgulayan Bakan Murat Kurum şöyle devam etti:

    “Zonguldak’a kazandırmakla birlikte aslında limanın arkasında Protokol Camii diye bildiğimiz alanın, valiliğimizin içinde bulunduğu toplamda yaklaşık 500 bin metrekarelik bir alanda inşallah yeni bir kent merkezi tasarlayacağız. Yapacağımız master plan çerçevesinde hem şehrin merkezindeki valilik, liman, acılık sanayi sitesi ve Soğuksu pazar yerini de içine alan master plan çerçevesinde Toplu Konut İdaremiz bünyesinde de bu inşaatları yapacağız. Zonguldak için çok önemli olan yıllardır beklenen ve sorun haline gelmiş ve kangren olmuş bu sorunu önümüzdeki 5 yıllık süreçte belediyemiz ile birlikte çözeceğiz. Bu sahadaki uygulamayı da bakanlığımız TOKİ idaresiyle yapıyor olacak. Bu master plan çerçevesinde Fevkani Köprüsü diye bildiğimiz köprünün durumu da master plana göre çıkacak çalışmada netleştirmiş olacağız. Bu çalışma çerçevesinde yapılacak diğer önemli işimiz de 6 bin kişilik Selahaddin Camii diyebileceğimiz Karakum bölgemizdeki Selahaddin Camii işi. Bu camide kuracağımız dernek bünyesinde hayırseverlerle birlikte yaparak Zonguldak’a kazandırmış olacağız. Balkayası mevkisi olarak bildiğimiz yaklaşık 87 bin metrekarelik eski vahşi çok depolama alanımız var. Bu alanın da rehabilitasyonu yapmak suretiyle bakanlığımız TOKİ başkanlığımız bünyesinde millet bahçesi yapımını gerçekleştirecek. Zonguldak’a üniversitemizin karşısına yapılacak ve bu önemli alanı vatandaşlarımıza millet bahçesi olarak kazandırmış olacağız. Diğer önemli bir işimiz 100 yıldan beri çözülmeyen Havza-i Fahmiye kanunuydu. Taşkömürü havzası içerisindeki Zonguldak’ta bulunan yaklaşık 50 bin vatandaşımızın mülkiyet sorunu vardı. Bu mülkiyet sorunu yapmış olduğumuz kanuni düzenleme ile halledebilmenin önünü açtık. Bugüne kadar da yaklaşık bin vatandaşımızın tapularını vermek suretiyle mülkiyet sorununu da çözmüş olduk. Kalan 49 binin işlemleri de Milli Emlak süreci devam etmektedir. Zonguldak’ta 11 bin 800 vatandaşımızı ilgilendiren 2B ile ilgili mülkiyet problemlerini hallettik. Vatandaşlarımıza sırasıyla veriyoruz. Tüm ilçelerimizin vatandaşlarımıza daha iyi hizmet götürebilmesi adına hem araç desteği, hem su kanalizasyon, alt yapı işlerine ilişkin teknik ve mali destekleri sağladık. Önümüzdeki süreçte gözle görülür bir şekilde Zonguldak’ta vatandaşımıza hizmet noktasında bu hizmetlerin artarak devam ettiğini göreceğiz ki yapmış olduğumuz araç desteği 5 milyon Türk Lirası tutarında.”

    Bakan Kurum açıklamaların ardından Lavuar Alanı, Protokol Camii, liman arkası çekekler bölgesi, Millet Bahçesi’nde incelemelerde bulundu.

  • Vali Memiş müjdeyi verdi: “Erzurum’a bisiklet parkuru yapılacak”

    Vali Memiş müjdeyi verdi: “Erzurum’a bisiklet parkuru yapılacak”

    Erzurum Valisi Okay Memiş, hafta sonu bisiklete binerek şehir turu attı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Vali Memiş, Erzurum’a yakın tarihte bisiklet parkuru yapılacağının müjdesini verdi.

    Havaların ısınmasını fırsat bilen Vali Okay Memiş, bisikletine atlayarak şehir turuna çıktı. Kendisini bisiklet sırtında gören insaların olumlu tepkiler verdiği Vali Memiş, bisiklet sporunun çok eğlenceli olduğunu ifade ederek, “Bisiklet ile vakit geçirmek fiziksel ve zihinsel açıdan çok faydalıdır. Ayrıca; etkili bir şekilde kas egzersizi yapmamıza önemli katkı sağlıyor.” şeklinde konuştu.

    Büyükşehir Belediyesi ile Erzurum’da bisiklet parkuru yapımına da başlayacaklarını belirten Vali Memiş, “ Dünyada havaalanına indikten 10 dakika sonra kayak yapabileceğiniz başka bir yer yok. Bu yıl kayak sezonu boyunca Palandöken’de 1 milyonun üzerinde turisti ağırladık. Biz istiyoruz ki böylesi önemli bir merkezi sadece kayak sezonununda değil yaz mevsiminde de ziyaretçilerin uğrak yeri haline getirelim. Bu amaçla şehrimize bir bisiklet parkuru yapacağız. Bu sayede hem turizme katkı sağlayacağız hem de bisiklet kullanıcıları için önemli bir mekan kazandırmış olacağız.” dedi.

  • Bakan Kurum, kentsel dönüşüm için müjdeyi verdi

    Bakan Kurum, kentsel dönüşüm için müjdeyi verdi

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Çanakkale’de gerçekleştirilmesi planlanan kentsel dönüşüm için vatandaşlara müjde verdi. Bakan Kurum, “Biz burada mahalle kültürünü yok etmeden, vatandaşlarımızın nefes alacağı, şehre örnek bir proje yapılmasını sağlayacağız. Ayhan Gider başkanımıza desteğimiz tam vatandaşımız nasıl istiyorsa öyle olacak” dedi. Bakan Kurum, 1 Nisan itibariyle çalışmayı başlatıp, hak sahiplerinden tek kuruş almadan evleri 3 sene içerisinde teslim edebileceklerini de söyledi.

    Çanakkale belediyesinin 2018 yılında bitireceğini açıklamasına rağmen bugüne kadar herhangi bir çalışmanın başlamadığı Sosyal Konutlarda, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Cumhur İttifakı AK Parti Çanakkale Belediye Başkan adayı Ayhan Gider, vatandaşlara hitap etti. Toplantıda konuşan Ayhan Gider, vatandaşların tek kuruş ödemeden yeni evlerine kavuşacağı müjdesini verdi.

    Cumhur İttifakı Çanakkale Belediye Başkan adayı Ayhan Gider, “Belediyenin işi kanunları milletin çıkarları doğrultusunda uygulamaktır. En önemlisi de Belediye ticarethane değildir. Yani burada, Sosyal Konutların dönüşümünde bir tane hedefimiz olmak zorunda. O da, şu andaki sakinler, daha güvenli, depreme dayanıklı, çağın şartlarına uygun evlerde yaşasınlar. Yoksa bunun haricinde, bu projede çeşitli şeyleri bahane ederek, belediye yüzde 18’mi alacak 25’mi alacak, yolları mı sayacak, parkları mı sayacak gibi bir ticari bakış ne belediyeye yakışır, ne devlete yakışır ne de siyasetin tarzına yakışır. Ancak bugün yaşadığımızın özeti aslında budur. Sayın Bakanım bizim 1 Nisan’dan sonraki hedefimiz şudur; üzerinde durduğumuz bölge, arazisi kıymetli bir bölgedir. Çanakkale’nin merkezidir, göbeğidir. Dolayısıyla burada kentsel dönüşüm uygulayabilmek için, öyle 10 kat, 13 kat yerler yaparak insanları riske atmanın hiçbir mantığı yok. Biz, yaptığımız fizibiliteyle, buraları 6-7 bilemedin 8 katla çözebileceğimizi görüyoruz. Çünkü altına yapacağımız dükkanlar ve çarşı buraya ayrı bir değer katacak. Yerlerin değer, artacak ve proje kendini finanse edecek hale gelecektir. Burada en önemlisi, belediyenin bir mülkü varsa, belediye de onun karşılığını alabilir. Ancak yollar, her ne kadar belediyenin gibi görünse de milletin öz malıdır. Yolların, yeşil alanların tapusu, belediyenin mülkü gibi hesaba dahil edilip de belediyenin şu kadar pay alması diye düşünülmesi bile, tamamen Deli Dumrul vergisidir. O yeşil alanları, zaten buranın sakinleri, zamanında yapılırken terk ettiler. Daha neyin vergisini alıyoruz. Dolayısıyla belediye olarak biz burada, istenen ek payların tamamından vaz geçeceğiz. Birebir binamız olmayan hiçbir şeyde hak iddia etmeyeceğiz” dedi.

    Proje, kendi finansmanını sağlayacak

    Gider, “Burada yapılacak binalar en yüksek 8 kat olacak. Burada 13 kat bina olmaz. Hem depreme dayanıklılık anlamında bunu söylüyorum, hem de burası mahalle kültürü olan, komşuluk ilişkileri olan bir bölgedir. Hiç kimse 3 kuruş fazla para kazansın diye, kimseyi komşuluk ilişkilerinden vazgeçirmeye hakkı yoktur. Bu, tam tersine, aksini özendirmemiz gereken bir durumdur. Yüksek imar vermeyerek kalan yerleri ne yapacağız? Bu bölgede yaşayanlar için yeşil alan yapacağız, çocuk oyun parkları yapacağız, vakit geçirilebilecek rekreasyon alanları yapacağız. Bu proje bittiğinde, şu anda mevcut mülk sahiplerinin eline neler geçecek? Aynı metrekare ev geçecek, bunun için ilave 1 lira para almayacağız. Her ev sahibinin kapalı otoparkı olacak, bunun için de ilave bedel almayacağız. Şu andaki hisse sahiplerinin kooperatiflerine kayıtlı olmak üzere yeteri kadar dükkanın tapusunu vereceğiz. Bu ne işe yarayacak? Burada bundan sonra yapılacak bakım faaliyetlerinde o dükkanların kiraları kullanılacak, yine yine aidat toplanmayacak. Sayın Bakanım, biz, bunları belediye olarak yapmaya talibiz, yapabiliriz. Hükümet olarak, Bakanlık olarak sizden isteğimiz inşaat süresince kira desteğini sağlamanız ve tıkandığımız yerlerde bize yol gösterici olmanızdır” diye konuştu.

    Çanakkale’de 971 riskli yapı var

    Daha sonra kürsüye çıkan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sosyal konutlardaki kentsel dönüşüm çalışmasını bir an önce başlatmak istediklerini söyledi. Bakan Kurum, “Biz, burada kentsel dönüşümü bir an önce başlatmak istiyoruz. Siz bize destek olacaksınız, biz size devletin her türlü desteğini vereceğiz. Ve bu kentsel dönüşümü, el birliği içerisinde, sizlerin rızası çerçevesinde gerçekleştireceğiz. Geçtiğimiz gün Ege denizinde bir deprem meydana geldi. Çanakkale’de de sıklıkla hissediliyor. Biz, depreme dayanıksız evleri bir an önce dönüştürmek istiyoruz. Çanakkale’mizde gerekli çalışmaları yaptık. İlk etapta 971 riskli yapı tespit edildi. Görüyoruz ki, Başkanımız da ifade etti. Bu mahallede vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetten açıkçası çok üzülüyoruz. Çanakkale belediyemiz, bu anlamda kentsel dönüşümün adını değiştirerek kentsel yenileme dedi. Belediye bütçesinden ciddi de paralar harcamışlar, proje yarışmaları düzenlemişler. Sonuçta baktığımızda, elde hiçbir şey yok. Biz, açıkçası onların belediyecilik anlayışını bildiğimiz için, belediyecilik anlayışı da karneleri de sıfırdır. Onların belediyecilik anlayışı, çöp, çamur, çukur belediyeciliği olarak tarihe kazınmıştır, milletimizin hafızalarına kazınmıştır. Dolayısıyla bu sözleri verilen işlerin yapılmaması bizi gerçekten düşündürüyor” dedi.

    “Mevcut proje yapılırsa, burada nefes alamazsınız”

    Bakan Kurum, belediyenin hazırladığı projenin, mevcut haliyle faydan çok zarar vereceğini de söyledi. Böyle bir kentsel dönüşümü istemediklerini söyleyen Bakan Kurum, “2018’de evlerinize kavuşma sözü verilmişti size. Maalesef bugüne kadar hiçbir şey yapılamadı. Hala deprem riski altındaki evlerinizde yaşıyorsunuz. Neticede proje, elle tutulur bir proje değil. Neden olmadığını da açıklayayım; sizin arsanız, emsalleriniz, yaklaşık 70-80 bin metrekare emsaliniz var. 860 konut var. Geliştirilen projeyi anlatayım size. 860 konut yerine, yapılacak imar planında 4 kat artıyor emsal. 80 binden 296 bine çıkıyor. O emsal arttığı zaman, binalarınız 13 katlı, altında da 5 kat baza var. O merkeze girdiğinizde, nefes alamazsınız. Orada rüzgar esmez. O yükseklik, o altındaki 5 kat baza, sizin orada nefes alma imkanınızı keser. Biz, böyle bir kentsel dönüşüm istemiyoruz. Böyle yoğunluk artışı yapılarak, o 4-5 katlı binalar 13 kata çıkacak. Yoğunluk 1’den 3’e çıkacak. İşte o mevcut yaşam alanınızı, şu anki komşulukları kaybedeceğiniz, işin sonunda geçince karşısına, ‘Ya bunu biz niye yaptık?’ diyeceğimiz kentsel dönüşüm çalışmalarını biz istemiyoruz. Yapmayacağız, yapılmasına da müsaade etmeyeceğiz. Biz, vatandaşımızın hak ettiği şekilde yaşamasını istiyoruz. Bu doğrultuda şimdi içinde 25 bin metre kare belediyeye ait yollar var. Bu yeşil alan ve yolları, biz vatandaşımıza bedelsiz olarak, Ayhan başkanımızın dediği gibi verebiliriz. Bunu bırakın, bunun dışında, burada hazine arazisi mi var, Milli Emlak Genel Müdürlüğü bana bağlı. Hazine arazilerini, kentsel dönüşüm kapsamında, biz vatandaşımıza destek olmak için veriyoruz. Bu da yetmiyor, o yüksek emsalli projelerde, kat karşılığı verilenlerde, müteahhitlerin bazıları satışları yapamadılar. Şimdi o hak sahipleri, başka ortaklarla yoluna devam etmeye çalışıyor. Bunu engellemek için biz yeni bir yasa çıkardık. Diyoruz ki, bu işleri yapacak firmalar gerekli teknik ve mali yeterlilikleri sağlamak zorundadır. Şehrin genelinde bir strateji belirlenecek ve buna göre dönüşeceksin. Yapım maliyetinin belli bir kısmını teminat mektubu olarak vereceksin, tamamlama sigortası vereceksin ki, vatandaşımız bu işin sonunda mağdur olmasın” diye konuştu.

    Kentsel dönüşüm başladığında, hak sahiplerine her türlü desteği vereceklerini de ifade eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Biz gördük, inceledik. Sizin yeriniz zaten çok kıymetli. 4-5 katlı evleriniz 6-8 kata çıktığı zaman, o altlardaki yol üstü ticarethaneleri yapıldığı zaman zaten başka bir ihtiyaç yok. Biz de inşallah burayı 1 Nisan itibariyle riskli alan ilan ederiz. Size kirayla ilgili destek veririz, taşınmayla ilgili destek veririz, finansla ilgili destek veririz. Bu dönüşümü inşallah Ayhan başkanımızla birlikte yaparız. Biz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak bu alana her türlü desteği vereceğimizi, Ayhan başkanımızı destekleyeceğimizi buradan ifade ediyorum. Biz, bu anlamda her türlü desteğe açığız. İsterseniz bu söylediğimiz şartlarda biz yapalım, isterseniz kredi sağlayalım siz yapın. Müteahhit bulamıyoruz diyorsanız emlak konutla yapalım. Hiçbir şey istemiyoruz sadece kira desteği derseniz ona da varız. Yeter ki bu kentsel dönüşümü bir an önce yapalım. Sizlerin desteğinizle, biz bu işe 1 Nisan’da başlarız, 3 sene içerisinde sizlere yeni konutlarınızı teslim ederiz. Biz, hepinizin rızasını alarak bu işi yapmak istiyoruz. O rıza, bizim için önemli. Sizin mağdur olmamanız bizim için önemli. Biz, devlet olarak da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak da, vatandaşımızın mağdur olmaması için, deprem riski altında yaşamaması için bir çok düzenleme yapıyoruz, belediyelerimize destek oluyoruz. Gidiyoruz bir kısmını, sahada, kendi genel müdürlüklerimizle yapıyoruz. Bu anlamda her türlü desteği veririz. Yapacaklarımızı inşallah en kısa sürede yapar, sizden 1 kuruş almadan inşallah evlerinizi sizlere teslim ederiz” dedi.

    Yeşil alanlar artacak

    Çanakkale’nin yeşil alanlara da ihtiyacı olduğunu hatırlatan Bakan Kurum, “Biz sadece inşaat yapmıyoruz, çevremizi doğamızı geliştirecek projeler de geliştiriyoruz. Bizim önceliğimiz, gelecek nesillerimize, çocuklarımıza, gençlerimize kadınlarımıza, mutlu, huzurlu, meydanlarımızda, parklarımızda vakit geçirebilecekleri, oynayabilecekleri alanları inşa etmek. Ayhan başkanımızın Çanakkale’nin geleceğine dair çok güzel projeleri var. O projeleri bize de bir bir anlattı. O anlatırken şunu duyduk ve üzüldük, şu an Çanakkale’mizde yeşil alan kişi başı maalesef 2 metrekare. Bu çok düşük bir seviye. Biz, 2023 hedefi çerçevesinde tüm Türkiye’de kişi başı yeşil alan miktarını 15 metrekareye çıkarmak istiyoruz. Ankara’da 7-8 metrekare, İstanbul’da 7-8 metrekare. Ama Çanakkale gibi bir yerde, kişi başı yeşil alan miktarının 2 metrekare olması da biraz düşündürücü. İnşallah 2023 yılına kadar biz o yeşil alan miktarını 7 kat artırarak 15 metrekareye çıkarmak istiyoruz. Sizin Halk Bahçesi olarak bildiğiniz alanın hemen yanında kamu mülkiyetinde olan 60 bin metrekarelik alana da bir bahçe yapıyoruz. Tabii Ayhan başkanın değişiyle burası bir nefes alanı olacak. Parklarımız, meydanlarımız, kültür merkezlerimiz olacak. Nefes alacağız, huzurlu mutlu şekilde vakit geçireceğiz. Bunların inşaatında da biz Ayhan başkanımıza tam destek vereceğimizi ifade ediyoruz” diye konuştu.