Etiket: Müjdeli

  • Bakan Çavuşoğlu’ndan 2 ilçeye müjdeli haber

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, proje ihalesi beklenen Gündoğmuş Entegre Hastanesi ve Kumluca Devlet Hastanesi ek bina yatırımları için sevindiren haberi verdi. Çavuşoğlu her iki yatırımın da 2017 yatırım programına alındığını ve en kısa sürede ihalelerinin yapılmasıyla çalışmaların başlayacağını aktardı.

    Gündoğmuş ilçesinde yıllardır sağlık ocakları ile hizmet verildiğini dile getiren Çavuşoğlu, ilçenin hak ettiği yatırımlarla buluşmaya başladığını belirterek her iki yatırımla ilgili, “Gündoğmuş E3 Entegre Hastanesi ve Kumluca Devlet Hastanesi 50 yataklı ek binalarımız hükümetimizin bu yılki yatırım programına alındı. Özellikle Gündoğmuş ilçemiz için son derece önemli olan sağlık yatırımlarına ayrıca önem veriyoruz. İlçemize 81 yıldır sağlık ocağı dışında bir sağlık yatırımı gerçekleşmemiş ve yıllarca hemşehrilerimiz çevre ilçe ve Antalya merkezdeki hastanelerde hizmet almıştır. Sağlık Bakanlığımıza tahsis edilen 7.706.73 metrekarelik alana en kısa sürede yeni hastanemiz yapılacak ve Gündoğmuş Belediyemizin geçici olarak tahsis ettiği binayı yeni binaya taşıyacağız. Hemşehrilerimiz de en iyi şartlarda sağlık hizmetlerini alacak ve inşallah ilçelerinden çıkmak zorunda kalmayacaktır” dedi.

    Sağlık alanında yapılan yeni yatırımlarla ilgili konuşan AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer ise, “Hızla gelişen Antalya’mız ilçeleriyle birlikte her alanda hizmet almaya devam ediyor. Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve Antalya yatırımlarını Ankara’da takip eden milletvekillerimiz Antalya’mız için hemen hemen her gün yeni bir yatırım müjdesi veriyor. Bu yatırımlarımız da diğer yatırımlarımız gibi kısa sürede tamamlanarak inşallah hizmete girecektir. Ek bina ile 50 yatak daha eklenecek devlet hastanesi ile Kumluca ilçemizde eğitimde ve sağlıkta önemli bir merkez haline gelmeye devam ediyor. Yatırımların ilçelerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

  • Suudi Arabistan’dan Türk ailelerine müjdeli haber

    Suudi Arabistan’da idamla yargılanan tutuklu 3 Türk vatandaşı için yapılan girişimler ve olumlu gelişmeler sonucu idam cezaları 15 yıl hapis ve 100 bin riyal para cezasına çevrildi.

    Suudi Arabistan’da girişimlerini sürdürdüklerini ve olası idam kararlarını engellemeye, konu ile ilgili devlet hassasiyeti oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, yaptığı yazılı açıklamada, “Suudi Arabistan’da idamla yargılanan 3 vatandaşımızın bugün gerçekleşen duruşmalarında yetkililerle uzun süren temaslarımız sonucunda mahkeme hapis kararı verdi. Vatandaşlarımız Altan Sabah, Yıldıray Türemiş ve Yücel Kudret, 15 yıl hapis ve 100 bin riyal para cezası almışlardır” dedi.

    Türk Konsolosluğu ve Büyükelçiliğinin duruşmanın başından sonuna kadar konunun takipçisi olduğunu ve mahkemeyi takip ettiklerini belirten Milletvekili Topal, hassasiyetlerinden ötürü kendilerine teşekkür etti. Topal, “Diğer vatandaşlarımızın davalarının da takipçisi olacağım” dedi.

  • Kredi kullananlara müjdeli haber

    Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, 16 bankanın 2007-2011 tarihleri arasında kullanılan kredilere olması gerekenden fazla oranda faiz uyguladığını, bu ihlalden dolayı bu tarihler arasında kredi kullanan tüketicilere tazminat davası açma hakkı doğduğunu dile getirdi.

    Bankalardan dosya masrafı tazmininin ardından şimdi olması gerekenden yüksek faiz oranlarından kaynaklanan zararın tazmin edilmesi gündeme geldi. Bu durumda 2007-2011 yılları arasında bu ihlali gerçekleştiren bankalardan yüklü miktarda kredi ve kredi kartı kullanan, parasını faize yatıran tüketicilere tazminat davası açma hakkı doğduğu belirtildi. Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) İşletme Bölümü Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin ve Kula Hukuk Bürosu’ndan Avukat Ezgi Gökoğlan, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

    Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, Rekabet Kanunu’na aykırı hareket eden firmaların kartelleşmesi sonucu zarar gören tüketicilerin tazminat davası açma hakkı doğduğunu söyledi. Şahin, “Rekabet hukukunda firmalar, serbest piyasa şartlarına göre fiyat belirlemelidir. Birbirine rakip olan firmalar kendi aralarında fiyat belirlerse olması gereken satış fiyatı seviyesinin üstünde fiyatlar ortaya çıkar. Bu durum sadece bankacılık değil, her sektörde karşımıza çıkabilir. Rekabetin olduğu yerde fiyatlar müşterilerin lehinedir” diye konuştu.

    “Ortada büyük bir tüketici zararı var”

    Rekabet Kurulu’nca kartelleştiği tespit edilen bankaların, tüketicileri zarara soktuğunu dile getiren Şahin, “Bankalar, piyasa faiz oranlarını olması gereken oranın üstünde tespit ederek tüketicinin zararına bir kartel oluşturmuşlar. Rekabet Kurumu, bankaların mevduat faizlerine, kredi faiz oranlarına, kredi kartı faiz oranlarına birlikte karar verdiklerini 2013 yılında tespit ediyor ve bankalara yüklü miktarda ceza kesiyor. 2007’den 2011’e kadar, 4 yıl boyunca 16 banka tarafından gereğinden fazla faiz oranı uygulandığı ortaya çıkıyor. Rekabeti ortadan kaldıran bankalar, tüketiciyi büyük bir zarara uğratmışlar. Uygulanan faizler, sadece tüketici kredisi değil; taşıt kredisi, konut kredisi, iş adamlarının kullandığı ticari kredileri de içeriyor. Bunları bir araya koyduğunuzda ortada büyük bir tüketici zararı var” dedi.

    Danıştay kararı kesinleşti

    Rekabet Kurulu’nun belirttiği gibi, o dönemde olması gereken faiz oranının yüzde 1,02 olduğunu fakat uygulanan faizin yüzde 1,15 oranında olduğunu ifade eden Şahin, “2007-2011 yılları arasında uygulanan faiz oranları olması gerekenin yüzde 10 daha üstünde. 4 yıl boyunca kredi kullananlar, olması gerekenden daha fazla faiz ödemiş ve zarara uğratılmışlar. Rekabet Kurulu bunu tespit ediyor. Ankara İdari Mahkemesi’ne bu kararın iptal olması için bankalar dava açıyor. İdari Mahkemesi iptal başvurusunu reddediyor. Daha sonra bu karar, Danıştay’a temyiz ediliyor. Danıştay, ’Kurulun verdiği karar haklıdır’ diyor. Bankaların temyizini reddediyor. Dolayısıyla kesin bir kararla bu bankaların kartelleştiği tespit edildi. Bu kartelleşmeden zarar görenler, kredi kullandığı bankaya tazminat davası açabilir. Kimin, hangi dönemde, ne kadar kredi kullandığı belli. Fakat o zamanki koşullara göre faiz oranı ne olmalıydı, onu mahkeme tespit edecek. Çünkü Rekabet Kurulu’nun belirlediği olması gereken faiz oranı, mahkemeler için sadece bir delildir. Olması gereken faiz oranını mahkeme tespit edecek” şeklinde konuştu.

    “Yüklü miktarda kredi kullananlar dava açabilir”

    Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, kural ihlali yapan bankalardan, 2007 ve 2011 yılları arasında kredi kullanan herkesin dava açma hakkı olduğunu belirterek, “Bu bankalardan kredi kullanan herkes; konut kredisi, taşıt kredisi, faize para yatıranlar, kredi kartı kullananlar dava açabilir. Konut, taşıt ve büyük projeler için kredi kullananların dava açması çok daha yerinde olur. Küçük çaplı kredi kullananlar bu davayı açmayabilir. Çünkü, kişilerin adına toplu şekilde dava açılabilecek bir sistem henüz Türkiye’de yok. Bu yüzden talep edecekleri miktar da, kazanacakları miktar da çok düşük olacaktır. Yine de dava açmak isteyenler, arabuluculuk veya uzlaşma yoluna gidebilir” ifadelerini kullandı.

    Zararın 3 katı değil, 3 katına kadar tazminat

    Şahin, uğranılan zararın 3 katına kadar tazminat talep edilebildiğini söyleyerek, “Örneğin zararınız 500 TL ise 1500 TL tazminat alabilirsiniz. 3 kat oranı değil ama 3 katına kadar tazminat talep edilebilir. Bu davalarda adli yardımdan yararlanılması teknik olarak pek mümkün değil. Avukat ataması için başvuru şansınız düşük olabilir. Teknik bir dava olduğu için baro bu tarz davalara avukat atayamayabilir” diye konuştu.

    “Türkiye’de tazminat kültürü yok”

    Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin, 2004 yılında tez olarak yazmaya başladığı, “Rekabet Hukukunda Tazminat Talepleri” isimli araştırmasını kitap haline getirdi. Şahin bu kitabında, Amerikan Hukuk Sistemi’ndeki tüketici tazminat hukukunu ayrıntılı olarak araştırdığını, tazminat kültürünün Türkiye’yede de benimsenmesi gerektiğini dile getirdi. Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

    “Amerikan Hukuk Sistemi’nde rekabet kuralını ihlal edenlere hapis cezası var. Aynı zamanda yüklü miktarda idari para cezası veriliyor ve tabii ki karar verenlerin tazminat açma hakkı var. Orada tazminat davaları Türkiye’ye nazaran daha fazla yaptırıma sahip. Dolayısıyla rekabet kurallarını ihlal etmekten çok çekiniliyor. Cezaların caydırıcı etkisi çok yüksek. Ayrıca, Amerika’da profesyonel hukuk büroları var. Bir anda 50 bin kişi için dava açabiliyorlar. Yüzlerce avukat çalışan bulunuyor. Bu sistem Avrupa Birliği’ndeki ülkeler tarafından da uygulanmaya başlandı. Rekabet Kural İhlali yapan şirketlere tazminat davası hakkımız olmasına rağmen bu konuda yeterli bilgiye sahip değildik. Bunu avukatlar da tam olarak bilmiyordu. İhlal yapan kuruluşlar sadece idari para cezası alıyorlardı. Onu da peşin öderlerse 4’te 1 oranında indirim alıyorlardı ve kenara çekiliyorlardı. Günümüzde de tazminat davası açma hakkı konusunda bilinçli değiliz. Tazminat kültürümüz yok. Halk olarak bu yönümüz az gelişmiş olduğu için bir çalışma yaptık. Yaşanan bu sürecin ardından artık Türkiye’de tazminat davaları sık sık gündeme gelecek.”

    Zaman aşımına dikkat

    “Bu yeni hukuki durum karşısında tüketiciler ve şirketler zararlarını talep edebilirler” diyen Avukat Ezgi Gökoğlan da şunları söyledi:

    “Dava açmayı düşünenler zaman aşımı konusuna dikkat edilmesi gerekiyor. 2007 – 2008 döneminde, bahsi geçen bankalardan kredi kullananların bir an önce dava açması gerekiyor. Bu karar onaylandı ve kesinleşti. Bu yüzden 2 yıl içinde herkesin dava açılması gerekiyor. Yoksa zaman aşımına uğrar.”

  • İzni iptal edilen memura müjdeli haber

    Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), darbe girişimi öncesi ileriye dönük doğrudan otele rezervasyon yaptırmış kamu personelinin önceden ödemiş oldukları tatil bedellerinin, hiçbir kesintiye uğramadan üye tesisleri tarafından iade edileceğini belirtti.

    15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişiminin ardından izinleri iptal edilerek göreve çağrılan kamu personellerine müjdeli haber TÜROFED’dan geldi. TÜROFED’dan yapılan açıklamada darbe girişimi öncesinde ileriye dönük tatil rezervasyonu yaptıran memurların paralarının üye tesisler tarafından hiçbir kesintiye uğramadan iade edileceği belirtildi. Daha önce medyada yer alan haberlerde satın aldıkları paket tur ücretlerini vergi ve harç kesintisinin ardından eksik alacağı iddia edilmişti.

    “İleri bir tarihte tatil yapılabilecek”

    Tatillerini ileri tarihe aktarmak isteyenlerin isteklerinin hemen yerine getirileceği belirtilen açıklamada, “Herhangi bir acente üzerinden rezervasyon yaptıran kişilerin iadelerini almak amacıyla doğrudan acentelerine başvurmaları gerekmektedir. Eğer acente aracılığı ile rezervasyon yapanların, konaklamalarına ilişkin acente tarafından otele ön ödeme yapılmışsa otel tarafından hiçbir kesinti yapılmadan seyahat acentesine iade otel tarafından yapılacaktır. Ancak ülkemizde genellikle müşterinin konaklamasından sonra otele acente tarafından ödeme yapıldığının bilinmesinde yarar vardır” denildi.

    Sadece TÜROFED üyesi tesisleri kapsıyor

    TÜROFED, ödeme işlemlerinin sadece üye tesislerini kapsadığının uyarısını yaparak, “Bu uygulama üyemiz olmayan diğer tesisleri kapsamamaktadır. Rezervasyon yapmış kamu görevlilerinin iade yapmayan işletmelerle ilgili olarak TÜROFED üyesi olan oteller için TÜROFED’e, diğerleri için sağlayacakları bilgi ve belgelerle bağlı oldukları ilçe kaymakamlıklarındaki Tüketici Hakem Heyetlerine başvurmaları gerekmektedir” açıklaması yapıldı.

  • Bakan Eroğlu’dan, Akdenizli Çiftçilere Müjdeli Haber

    Antalya’da toplu temel atma törenine katılan Orman Ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) büyüklüğünde Akdeniz bölgesi için yeni bir projeye daha imza atacaklarını duyurdu. Eroğlu, yeni projenin adını da GEP Projesi olarak açıkladı.

    Antalya’da 5 adet tesisin temel atma töreni katılmak için Kaş ilçesine gelen Orman Ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ya, AK Parti Antalya Milletvekilleri Hüseyin Samani, İbrahim Aydın, Atay Uslu, Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, Ali Rıza Diniz de eşlik etti.

    64 milyon liraya mal olan Kasaba Kıbrıs Barajı, Manavgat Çolaklı Şarlavuk 1.Kısım Taşkın Koruma Tesisi, Demre Köşkerler Sakar Deresi, Ağaçlandırma ve Ormancılık Projeleri, Antalya Havalanı Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu tesislerinin temel atma töreninde konuşan Bakan Veysel Eroğlu, çiftçilerin yüzünü güldürecek açıklamalar yaptı.

    40 YILLIK HAYAL GERÇEKLEŞTİ

    Kaş İlçesine bağlı Kasaba mahallesine yapılacak olan Kıbrıs Barajı’yla bölgedeki çiftçilerin sorununu kökten halledeceklerini kaydeden Bakan Eroğlu, “Bundan önce bu bölgeye çok geldim, yerinde incelemeler yaptım. Bölge halkının benden baraj konusunda talebi oldu. Hakikaten yapılması gerektiğine inandım. 30-40 yıl önce yapılması kanaatindeyim. Daha sonra çalışmalara başladık. Burada inceleme yaparken söz vermiştim, buraya barajı yapacağım, temelini de atacağım diye. Şuanda buradayım. Bu barajla toprak suyla buluşacak, su sıkıntısı olmayacak ve sadece Kıbrıs Barajıyla çiftçimizin cebine yılda 80 milyon para girecek” dedi.

    ORMAN KANUNU DEĞİL MİLLET KANUNU UYGULUYORUZ

    Gçemiş dönemlerde uygulanan Orman yasaklarını deldiklerini ifade eden Eroğlu, “Daha önce ormana girmek yasaktı, hadi girin bakın neler oluyordu. Ne cezalarla karşılaşıyordunuz. Şimdi orman kanunu vardı çünkü. Şimdi millet kanunu uyguluyoruz. Vatandaşlarımıza ormanlarımızı açıyoruz. Mesire alanları, bal ormanları, şehir ormanları açıyoruz” diye konuştu.

    DOĞUNUN GAP’I VARSA AKDENİZİN DE GEP’İ OLACAK

    Konuşmasına müjdeli haberlerle devam eden Bakan Eroğlu, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) büyüklüğünde bir projeye daha imza atacaklarını duyurdu. Eroğlu, “Temeli at, unut devrini kapattık. Önceden bir gölet 22 yılda biterdi, şimdi öyle değil. GAP projesi gibi Akdeniz’in de büyük bir projesi olacak. GEP Projesi. Antalya’da 2019 yılına kadar 77 baraj ve gölet, 120 sulama sistemi, 6 içme suyu, 121 dere ıslah, dere ıslah projelerine bağlı olarak 17 köprü, 3 şehir ormanı, 19 bal ormanı, 162 tane mesire alanı, 22 turizm için alan oluşturduk” ifadelerini kullandı.

    ANTALYA’YA EN ÇOK YATIRIM YAPAN BAKANLIĞIZ

    Orman ve Şu İşleri Bakanlığı olarak Antalya’ya en çok yatırım yapan bakanlık olduklarına dikkat çeken Eroğulu, “Son 13 yılda Antalya’ya tüm bakanlıklarımız 19 milyarlık yatırım yaptı. Bunların 3 milyar 150 milyonunu biz gerçekleştirdik. Bu yatırımla Antalya’ya en çok yatırım yapan bakanlık olmanın gururunu yaşıyorum. 18 baraj ve gölet inşa ettik Antalya’ya. Muazzam bir seferberlik yapıyoruz. Dereleri ıslah ediyoruz. Antalya’da eskisi gibi taşkınlar olmuyor artık. Genel ilçeleri de göz önüne alıyorum. 38 dere ıslah ettik” şeklinde konuştu.

    ÇİFTÇİNİN CEBİ DOLACAK

    Çiftçi vatandaşların refahı ve huzuru için hükümet olarak çaba sarf ettiklerini kaydeden Bakan Eroğlu, “Biz sözümüzün eri hükümetiz. Başkaları noter tasdikli yapar ama bizimkisi tasdikten daha öte bir söz. Türkiye genelindeki tüm bu tesisler, sulama sistemleri, dere ıslah projeleri gibi yatırımlarla çiftçimizin cebine ilave olarak yılda 1 milyar 200 trilyon para girecek. Sadece Kıbrıs Barajı’yla bu bölgede yaşayan çiftçimize yılda 80 trilyon para giriyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    Bakan Eroğlu ile protokol üyeleri daha sonra kura ile fidan dağıtımı ve Kaş’ta meydan parkına ağaç dikti.