Etiket: Mühendislerine

  • Makine Mühendislerine yönelik bilgilendirme semineri düzenlendi

    Makine Mühendislerine yönelik bilgilendirme semineri düzenlendi

    Erzurum’da Makine Mühendislerine yönelik yangın bilincini artırmak ve bu alandaki yeni teknolojileri aktarmak için seminer düzenledi.

    Mekanik tesisat sektörünün köklü firması Ayvaz, ürün gamına yeni eklediği ürün ve çözümleri paylaşmak için Erzurum’da bir seminer düzenledi. Seminere özel sektörden ve kamu sektöründen 100’ün üzerinde kişi katıldı.

    Sektöre kazandırdığı yeni ürün ve çözümleri anlatmak için yurt çapında seminerler düzenleyen Ayvaz’ın sıradaki durağı Erzurum oldu. Şirketin Palandökendeki bir otelde düzenlediği, buhar ve yangın ürünlerine odaklanan seminere Doğu Anadolu bölgesinin önemli kurum ve kuruluşlarından 100’ün üzerinde temsilci katılım gösterdi.

    Taahhüt firmaları ve fabrikaların enerji müdürleri ve genel müdürleri seviyesinde bir katılımcı profiline sahip olan seminere; Arkoz Holding, Ağrı Çimento, Albayrak Holding ve Erzurum Şeker Fabrikası gibi bölgenin önemli kurum ve kuruluşları büyük ilgi gösterdi.

    Ayvaz Doğu Anadolu Bölge Müdürü Yalçın Özçelik’in “Ayvaz Yüksek Basınç Vanaları” adlı sunumuyla başlayan seminer programı, Eğitim ve Proje Danışmanı H. Tarık Güner’in “Buhar Tesisatlarında Enerji Verimliliği ve Kullanım Alanları” başlıklı eğitimiyle devam etti. Güner’in ilgi çekici eğitiminin ardından sözü alan Ayvaz Yangın Grubu Ürün Müdürü Yusuf Koç ise “Sulu, Köpüklü ve Gazlı Yangın Söndürme Sistemleri” üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.

    Ayvaz İcra Kurulu Başkanı Serhan Alpagut ise Ayvaz’ın tarihçesini, küresel satış ve pazarlama yapısını, yeni yatırımlarını ve hedeflerini katılımcılarla paylaşarak seminerdeki yerini aldı.

    Katılımcılardan gelen soru cevaplarla daha verimli hale dönüşen seminer, eğitimlerin ardından yenen akşam yemeği ile son buldu. Şirketin yakın zamanda Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer eğitim programıyla organizasyonlar düzenleyeceği bilgisi alındı.

  • Geleceğin tekstil mühendislerine müjde

    Geleceğin tekstil mühendislerine müjde

    Ege İhracatçı Birliklerinde (EİB) düzenlenen Ege Tekstil ve Ham maddeleri İhracatçı Birliği 2018 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Tekstil mühendislerine vereceğimiz burslar bakanlık tarafından onayladı” müjdesini verirken, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin 2018 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş ise “Lise öğrencisi gençlere tekstil mühendisliğini tanıtmak amacıyla ‘Tekstil Mühendisliği Algısının Yükseltilmesi’ isimli projeyi hayata geçiriyoruz” dedi.

    EİB’in genel kurul maratonu çifte genel kurulla devam etti. Ege Tekstil ve Ham maddeleri İhracatçı Birliği ve Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin 2018 yılı olağan mali genel kurul toplantıları EİB’de gerçekleştirildi. Ege Tekstil ve Ham addeleri İhracatçı Birliğinin genel kurulunda Orhan Soğuksu divan başkanlığına seçilirken, Melih Çakaloğlu ve Uğur Yılmaz da divan katipliğine seçildi. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin 2018 yılı olağan mali genel kurul toplantısında da divan başkanlığına Hayati Ertuğrul seçilirken, divan katipliklerine de Turan Göksan ve Gülberk Örün seçildi.

    “Biraz daha fazla çalışmamız lazım”

    Ege Tekstil ve Ham maddeleri İhracatçı Birliğinin genel kurulunda konuşan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Türkiye geneline baktığımızda, ülkemiz ve bölgemiz ihracatı ve istihdamı açısından büyük öneme sahip olan tekstil ve hazır giyim sektörü 2018 yılında toplam 26 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirmiştir. Bu rakamın 8,5 milyar doları tekstil sektörüne aittir. Birliğimizin tekstil ve hazır giyim ihracat rakamı toplamda 1 milyar 613 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamın 258 milyon doları tekstil sektörüne aittir. Bu seneki ilk 3 aylık rakamlarımızda yüzde 20’nin üzerinde azalma var. Çok iyi değil. Önümüzdeki günlerde inşallah ihracatımızı artırırız. Türkiye’de katma değer oluşturan en önemli sektörlerden biri olan tekstil sektörü, 2018 yılını Avrupa Birliğinin Çin’den sonra en büyük 2., dünyanın ise 6. en büyük tedarikçisi olarak tamamlamıştır. Bizim biraz daha fazla çalışmamız lazım” şeklinde konuştu.

    “Burslar onaylandı”

    Eskinazi, 2018 yılında gerçekleşen faaliyetleri de sıraladı. Eskinazi bir müjdeyi de paylaşarak, “Tekstil mühendislerine vereceğimiz burslar bakanlık tarafından onayladı. Önümüzdeki senelerde kaliteli öğrenciler alabilmek için yol haritası çizebileceğiz” diye konuştu.

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin genel kurulunda konuşan Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş ise, Türkiye genelinde hazır giyim sektörü olarak 2018 yılında 17,6 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirildiğini, 2017 yılına oranla yüzde 3,6 oranında artış kaydedildiğini ifade ederek, “Bu ihracat tutarı ile otomotiv endüstrisinden sonra Türkiye’nin 2018 yılındaki 168 milyar dolarlık ihracatına en fazla katkı yapan 2. sektör olmayı başardığımızı söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

    Bölgenin 2018 yılı konfeksiyon ihracatının bir önceki yıla kıyasla yüzde 7 artarak 1,36 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Sertbaş, şöyle konuştu:

    “Egeli ihracatçılar olarak bölgemiz ihracatında ilk sırada bulunan İspanya’ya 2018 yılında geçen yıla oranla yüzde 29 artışla yaklaşık 308 milyon dolarlık konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdik. Bu ülkeyi Almanya ve İngiltere takip etti.”

    “Türkiye’de bir ilk”

    Birlik ile Türkiye için bir ilk olan proje yürüttüklerini ifade eden Serbaş, şu bilgileri paylaştı:

    “Hepimizin bildiği gibi Türkiye’de tekstil mühendisliğine yönelik algı kötüye gidiyor. Bu sebeple de başarılı ve iyi yetişmiş öğrencileri tekstil mühendisliğine çekmekte zorluklar yaşıyoruz. Birçok üniversitemizdeki Tekstil Mühendisliği Bölümü kontenjanlarını dolduramıyoruz. Bu noktadan hareketle firmalarımızın önümüzdeki yıllarda nitelikli tekstil mühendisi ihtiyacına cevap vermek için lise öğrencisi gençlere tekstil mühendisliğini tanıtmak amacıyla ‘Tekstil Mühendisliği Algısının Yükseltilmesi’ isimli projeyi hayata geçiriyoruz. Bu proje kapsamında lise öğrencilerine tekstil mühendisliğini doğru bir biçimde anlatmak, iş ve kariyer ve imkanlarını açıklamak, tekstil mühendisliğine yönelik yer etmiş yanlış ve olumsuz algıyı değiştirebilmek amacıyla iletişim çalışmalarını merkezine alan faaliyetler organize ediyoruz.”

    Serbaş, önümüzdeki süreçte sektör için gerçekleştirmeyi hedefledikleri çalışmaları da sıraladı.

  • Afgan Ziraat Mühendislerine Eğitim

    Akdeniz Üniversitesi’nde Afganistan’dan gelen 14 ziraat mühendisine eğitim veriliyor.

    Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Akar koordinatörlüğünde, Prof. Dr. Cengiz Toker, Prof. Dr. Bülent Uzun, Doç. Dr. Mürsel Çatal ve Yrd. Doç. Dr. Cengiz İkten’in katılımlarıyla Uluslararası “Advances in Agricultural Research Management including field crops breeding, production and protection and farm management” adlı kurs Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel’in açılış konuşması ile Akdeniz Üniversitesi Sosyal Tesisleri’nde başladı. 45 gün sürecek kurs çerçevesinde Afganistan’dan gelen 14 ziraat mühendisine tahıllar, baklagiller, endüstri bitkilerinin ıslahı ve yetiştiriciliği ile entegre hastalık ve zararlı mücadeleri konularında Türkiye ve dünyadaki son gelişmeler ışığında kuramsal bilgiler verilmesinin yanı sıra çeşitli uygulamalar da yaptırılacak.

    Dünya Bankası tarafından desteklenen eğitim programı kapsamında Afgan ziraat mühendislerine yönelik özel sektör gezileri düzenlenecek.

  • Türkiye’ye örnek olacak olan kentsel dönüşümü inşaat mühendislerine anlattılar

    Yunusemre Belediyesi, İnşaat Mühendisleri Odası üyelerine kentsel dönüşüm projesini ve bu projeyi neden Mesir-Laleli ile Mutlu ve Lalapaşa Mahallesi’nde yaptıklarını anlattı. Seminerde proje üzerinde oluşturulmak istenen kötü algıya vurgu yapan Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Can Mercül, “Hiçbir hak sahibimizi mağdur etmeden Türkiye’ye örnek bir dönüşüme imza atacağız” diye konuştu.

    Manisa İnşaat Mühendisleri Odası, Yunusemre’de yapılacak kentsel dönüşüm ile ilgili bir seminer gerçekleştirdi. Seminerde Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Can Mercül ile Kentsel Tasarım Müdürü Mimar Vacide Elmalı ilçede yapılacak kentsel dönüşümü konunun uzmanlarına anlattı. Seminere Manisa Mimarlar Odası Başkanı Ferdi Zeyrek ve oda üyeleri de katıldı. Seminerin açılış konuşmasını yapan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Fethi Nazım Obus, kendi talepleri doğrultusunda bu semineri düzenlediklerini dile getirdi. Parsel bazlı kentsel dönüşüme dikkat çeken Oda Başkanı Obus, “Bildiğiniz gibi 15.12.2012 tarihli resmi gazetede yayınlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında parsel bazlı riskli yapıların tespiti ve alan boyutunda kentsel dönüşüm uygulaması yapılabilmektedir. Fakat yapılan parsel boyutlarındaki kentsel dönüşüm uygulamalarında gelinen noktada kümes yapısına da, fabrikaya da, vatandaşın arsasının içine yapmış olduğu kulübeye de kentsel dönüşüm uygulaması yapılır oldu. Parselde yapılan uygulamalarda belki deprem yönünden güvensiz yapılar yerine deprem yönetmeliğine uygun, sağlıklı yapılar inşa ediyoruz ama şehrin merkezlerinde yoğunluğu arttırarak kent silüetini bozmaya devam ediyoruz. Bundan birkaç yıl önce Yunusemre Belediyesi’ne yapmış olduğumuz bir ziyarette Laleli-Mesir ve Lalapaşa-Mutlu mahallelerinin bu kapsamda dönüşüme tabi tutulacağı ve çalışmaların başlatıldığı tarafımıza bildirilmişti. Son yaptığımız görüşmede de bu geçen süreçte nelerin yaşandığını, nasıl bir prosedür izlendiğini, gelinen noktada bu bölgelere nasıl bir plan uygulaması yapılacağının Yunusemre Belediyesi’nin teknik ekibi tarafından tamamen siyasi kaygılardan uzak bir şekilde bu şehrin mühendis ve mimarlarına anlatılması talebinde bulunduk. Bu talebimizi geri çevirmeyerek bugün seminerimize gelmelerinden ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

    Teknik bilgiler aktarıldı

    Laleli-Mesir ve Lalapaşa-Mutlu mahallelerinde gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm projeleri hakkında inşaat mühendisleri ve mimarlara teknik bilgiler aktarıldı. Rakamsal verilerin paylaşıldığı sunumu ise Kentsel Tasarım Müdürü Vacide Elmalı gerçekleştirdi. Süreç hakkında bilgi veren projenin mimarlarından Saniye Altay konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yunusemre’de göreve başladığımızda şehri projeksiyon altına almamız gerekiyordu. 89 imar planıyla kentin emsali 5 civarında. Bugün dünya çapında önerilen emsal üç buçuktur. Bu şehrin ikinci bir alternatif merkezi oluşması ihtiyacı ortaya çıktı. Bir merkezi oluşturmanın en önemli donesi ise ulaşım yollarının çözülmesidir. Bu yolların çözümü için de en uygun alanın Laleli ve Mesir olduğuna inandık. Biz bu alanı riskli alan olarak değerlendirmeye karar verdiğimizde numuneler aldık. Yapılardan aldığımız numunelerden de haklı olduğumuzu anladık. Laleli-Mesir’in emsal araştırmasını da yaptık. Mevcut bölgenin emsali 1.5. Emsalin düşük olması bizim elimizi güçlendirdi. Sınırlar zorlanarak bir plan yapıldı. 2014 Ağustos ayında riskli alan ilan edilmesi için bakanlığa dosyamızı sunduk. Yeni merkez oluşturulması için bakanlıktan onayımızı aldık. 2015 yılında ilanın ardından proje aşamasına geldik” diye konuştu.

    “Kötü algı oluşturulmak isteniyor”

    Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Can Mercül de çeşitli spekülasyonlarla bölge halkının yanlış yönlendirilmek istendiğini belirtti. Vatandaşı bilgilendirmek amacıyla Laleli’de Kentsel Dönüşüm Ofisi kurulduğunu, vatandaşların en sağlıklı bilgiyi buradan alabileceğini aktaran Mercül, “Sahada anket çalışmaları yapıldı. Bu arada kentsel dönüşüm ofisi yapımını da başlandı. Anket çalışmalarında hane halkının aylık geliri soruldu. Buradaki niyet alım gücünü öğrenebilmekti. Bunu niye soruyorsunuz şeklinde geri dönüş yapıldı. Her şeyden önce çok tecrübeli bir bakanlık var. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde kentsel dönüşüm yapılıyor. Yapılan uygulamalardaki aksaklıkları da bizzat görebiliyor ve müdahale edebiliyor. Planlar askıya çıktı. Konu özellikle askı sürecinde sulandırılmaya başlandı. Neden başlandı? Bazı hak sahipleri, verilen ya da öngörülen şartları kabul etmiyoruz. Bir değil iki daire istiyor. Aynı kişiler aynı zamanda sosyal donatı alanlarının az olduğunu söylüyorlar. Bakanlık sadece imar değil, bir finans modeli de ön görüyor. Mesir ve Laleli’de yüz metrekare evi olan vatandaşa yüz on metrekare veren bir model çalışıldı. Bir başka gerekçe de yeşil alanların azalıyor söylemi. Planda yeşil alan 48 binden 83 bin 500’e çıkıyor. Bu da olayın kötü algı oluşturulmasına en güzel örnektir. İnsanların kafalarında birçok soru işareti var. Ben de birebir görüşmelerde bu soruları cevaplıyorum. Dileyen vatandaşlarımız ofisimizi ziyaret ederek birinci elden bilgi alabilirler” dedi.

  • Milletvekili Şükrü Nazlı: Jeoloji Mühendislerine Gereken Önemi Vermeliyiz

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre ve İçişleri Komisyonu üyesi ve AK Parti Kütahya Milletvekili Şükrü Nazlı, hayatı fonksiyonel hale getiren araç ve gereçlerin yüzde 99’unun doğal kaynaklardan özellikle de madenlerden sağlandığını ifade etti.

    Nazlı, TBMM’de Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün 2016 yılı bütçesi üzerine AK Parti grubu adına söz aldi.

    Milletvekili Nazlı, Anadolu’da madencilik binlerce yıl öncesinden beri süre geldiği halde, bilimsel ve teknik anlamda maden aramacılığı 1935 yılında MTA Genel Müdürlüğü’nün kurulmasıyla birlikte başladığını ifade etti.

    Madencilikte adı geçen 128 ülke arasında Türkiye’nin üretimde 28. sırada yer aldığını olduğunu belirten Şükrü Nazlı, “Doğal kaynakların insan ve toplum hayatındaki önemi hepimizce bilinmektedir. Hayatı fonksiyonel hale getiren araç ve gereçlerin yüzde 99’u doğal kaynaklardan özellikle de madenlerden sağlanmaktadır. Ülkelerin kalkınması, sahip olunan doğal kaynakların harekete geçirilmesiyle ilişkilidir. Madencilik, üretime dayanan ve aynı zamanda, üretimin itici gücü olan bir sektör olarak ülkelerin gelişimi, kalkınması, sanayileşmesi ve gelişen teknolojiyi yakalamasına katkı sağlayan en önemli unsurdur. Maden ürünleri, bütün ana yatırım alanlarının temel girdilerini oluşturmaktadır. Madencilik, döviz kazandırması, istihdam oluşturması, hizmet ve yan sanayi sektörlerini teşvik etmesi, özellikle bölgesel gelişmeyi ön plana çıkarması açısından çok önemlidir.Maden kaynaklarının toplumdaki vazgeçilmez önemini kavrayan ülkeler, sahip olunan kaynakların en iyi şekilde değerlendirmesi ve doğal kaynakların açığa çıkartılması için yoğun bir çaba içerisindedir. Gelişmiş sanayi ülkelerinin çoğunda madencilik, ekonomik kalkınmayı başlatan öncü bir sektör olmuştur. Gelişmiş ülkeler, kalkınmalarını, sahip oldukları ham madde kaynaklarını en etkin ve verimli bir şekilde değerlendirmelerine borçludurlar.Anadolu’da madencilik binlerce yıl öncesinden beri süre geldiği halde, bilimsel ve teknik anlamda maden aramacılığı 1935 yılında MTA Genel Müdürlüğü’nün kurulmasıyla birlikte başlamıştır. MTA ülkemizin karmaşık jeolojik yapısına rağmen, teknolojik ve ekonomik anlamda madenciliğin değer kazanmasına yönelik büyük hizmetler yapmış bir kurumdur.Ülkemiz madencilikte adı geçen 132 ülke arasında toplam üretim itibariyle 28. sırada, üretilen madenlerin sayısı itibariyle de 10. sırada yer almaktadır. Dünyadaki metalik malzemelerin binde 4’üne, endüstriyel ham madde rezervlerinin yüzde 2,5’ ine sahip olan ülkemizin dünya maden rezervleri içerisindeki payı yaklaşık binde 5 mertebesindedir.Türkiye maden ve metal ithalatına her yıl yaklaşık 35-40 milyar dolar ödemektedir. Oysa madencilik potansiyelimiz göz önüne alındığında ithal edilen maden ve metallerin büyük bir kısmını yerli kaynaklarımızdan üretmek mümkündür.İthalatımızın yüzde 73’ü ara malı ithalatıdır. Sanayi üretimi arttıkça ara malı ithalatımız daha çok artacaktır. Çözüm için maden sektörünün yönetiminde köklü değişikliklere gidilmesi, büyük yatırımların önünü açacak ve sektöre ciddi sermaye girişini arttırıcı tedbirlerin alınması, ülkemizdeki yer bilimcilere gereken önemin verilmesi ve MTA’nın ekonomik olarak desteklenerek yer altındaki maden rezervlerimizin bir an önce açığa çıkartılmasının sağlanmasıdır.Jeoloji mühendislerine gereken önemi vermeliyiz. AK Parti olarak 2023 hedeflerimiz ile ilişkili olarak kendi otomobilimizi, tankımızı, uçağımızı ve beyaz eşyalarımızı üretme iddiamız gereği, söz konusu araç ve gereçlerin yapılmasında kullanılan metallerin ülke içinde aranmasını ve ara malların yine ülkemizde üretimini teşvik ederek bu alanlarda büyük yatırımların yapılmasını gerçekleştirecek politikalar izlemek gerekmektedir.MTA bütçesi 2015 yılında 353,973,422 TL olarak gerçekleşmiş olup bunun 195 milyonu personel cari, 158 milyonu deniz jeolojisi araştırma gemisi yapımı, Maden ve Jeotermal kaynak aramaları, jeolojik ve jeofizik bilimsel ve teknolojik araştırmalar için harcanmıştır. 2016 yılında ise MTA bütçesi 442 milyon TL olarak planlanmıştır. Ülkemizde Savunma Sanayi Müsteşarlığı öncülüğünde yapımı devam eden, tasarım ve üretimi yapılan ilk geniş kapsamlı araştırma gemisi olma özelliğine sahip MTA Turkuaz Araştırma Gemisi’nin 2016 yılı sonunda hizmete girmesi öngörülmektedir. Ülkemizde maden denince ilk akla gelen illerden biri olan Kütahya’nın bir Milletvekili olarak MTA verilerine göre 232 ayrı noktasında 36 çeşit madeni coğrafyasında barındıran, fedakarca alın teriyle bu madenlerin canları pahasına çıkartan işçilere sahip bir ilde olmak ayrı bir sorumluluğu bizlere yüklemektedir. Bor madenlerinin yüzde 60’ı, Manyezit cevherinin yüzde 50’si, Linyit rezervlerinin yüzde 20’ si yine Kütahya’da bulunmaktadır” ifadelerini kullandı. (EFE)