Etiket: Müezzinoğlu

  • Bakan Müezzinoğlu rastgele ilaç kullananları uyardı

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, rastgele ilaç kullananları uyararak, “Hemen bir eczaneye gidelim, bana şu antibiyotikten ver diyerek manavdan bir torba meyve alıyormuş gibi, eve gittiğimizde bir tane portakal yiyoruz diyerek ilaç kullanılmaz” dedi.

    Esenyurt Belediyesi 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Esenyurt nikah sarayında sağlık çalışanları için özel bir gece düzenledi. Düzenlenen geceye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, sağlık çalışanları ve çok sayıda davetli katıldı. Esenyurt Belediyesinin sağlık alanında yaptığı çalışmaları anlatan video gösterimi ile başlayan gece halk oyunları gösterisi ile devam etti. Ardından protokol konuşmaları yapılıp en emektar ve en genç hekimlere çalışmalarından dolayı Bakan Müezzinoğlu tarafından plaket verildi. Bakan Müezzinoğlu konuşmasında rastgele eczaneden ilaç alıp kullanan vatandaşlara uyarılarda bulundu ve bilinçli ilaç kullanımı ile ilgili kampanyalar yapılacağını duyurdu.

    “Manavdan bir torba meyve alıyormuş gibi”

    Bilinçsiz bir şekilde ilaç kullanan vatandaşların olduğuna belirten Bakan Müezzinoğlu, “Hemen bir eczaneye gidelim, bana şu antibiyotikten ver diyerek manavdan bir torba meyve alıyormuş gibi, eve gittiğimizde bir tane portakal yiyoruz diyerek ilaç kullanılmaz. Bu alanda sosyal güvenlik kurumu olarak önümüzdeki günlerde akıllı ilaç kullanımı, bilinçli sağlık tüketimi ile ilgili yaygın kampanyalar ile kamuoyu bilinçlendirmesini sizler ile birlikte daha iyi yapacağız. Sağlık çalışanına olan şiddet yüreğimizi kanatıyor, mesleki onurumuzu zedeliyor. İnsanlık duruşumuzu zora sokuyor. Bu anlamda geniş kampanya ve toplumsal bilinçlendirmeler ile birlikte yasal düzenlemelerle çok daha iyi noktalara geleceğiz” diye konuştu.

    “15 tane aile sağlığı merkezimiz yapılmakta”

    İlçede sağlık alanında eksiklerin olduğunu vurgulayan Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu da, “Toplum sağlığı merkezimizi veremle savaş dispanserimiz var. 20 tane aile sağlığı merkezimizi Esenyurt Belediyesi olarak yaptık. 15 tane aile sağlığı merkezimiz yapılmakta. Tek sağlık ocağının olduğu 4 tane hemşirenin olduğu bir Esenyurt’tan salonlara sığmayacak kadar sağlık çalışanımızın olduğu bir Esenyurta kavuşmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi.

  • Bakan Müezzinoğlu: “3 kişiden 1’i kayıt dışılık nedeni ile mağdur oldu”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Kayıt dışılığı yüzde 25’lerin altına indirebilmek, yüzde 33’ü yüzde 25’e indirdiğimizde 8 puanlık bir başarı, bize 16 milyarlık bir gelirin kapısını aralıyor” dedi.

    SGK Genel Müdürlüğünde düzenlenen Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulu Toplantısı’nda kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamı, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, bankalar ve toplumun diğer ilgili kesimleri ile işbirliği bilincinin yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Toplantıda konuşan Bakan Müezzinoğlu, ülkelerin medeniyet seviyelerinin, yönetimlerin vatandaşına verdiği değerin sosyal güvenlikteki seviye ile ölçülebildiğini vurgulayarak, “Bu anlamda dünyanın gelişmiş ülkeleri ve gelişmiş ülkeler arasında yerini almak isteyen sosyal güvenlik dinamiklerinin aksayan yönleri, karşılanamayan yönleri farklı beklentileri var. Bugün ülke olarak geldiğimiz noktayı farklı bakışlar ile başarılı görebiliriz. Farklı bakışlarla birçok açığı var olarak da görebiliriz. 2002-2016 kıyaslaması yaptığımızda çok önemli başarıların olduğu kesindir. Sıkıntılı yönlerimiz, açık yönlerimiz, daha iyi olması, daha geliştirilmesi gereken yönlerimiz var mı diye sorduğumuzda evet var. Bunları hep beraber değerlendirerek ve gündemimize alarak daha iyi noktalara sürükleyebilecek, taşıyabilecek şekilde birlikte şekillendirmemiz gerekiyor. Genel sağlık sigortası kapsamının bir çatı altında toplanması ve bu çatı altında analizlerin sağlıklı yapılabilmesi, zayıf halkaların görülebilmesi için veri tabanı oluşturduk. Özellikle siyasi idarenin bakış açısındaki doğru anlayış, bizim önemli mesafeleri katetmemize vesile oldu. Kapsam dışında hiçbir vatandaşımız kalmamıştır. Bu ülkenin vatandaşının tamamı ne pahasına olursa olsun kapsam içinde olmalı anlayışı, sorunlar neyse sorunlara çözüm üretebilecek şekilde süreçleri şekillendirmemiz gerek anlayışıdır. Bugüne kadar geldiğimizde özellikle bütün vatandaşlarımızın kapsam içine alınması kolay olmadı. Ciddi siyasi sorumlulukları getiren süreçler oldu. Bu anlamda da siyasi iradeye bütün bu anlayışı koyan iradeye teşekkür ederim” dedi.

    1 Nisan itibari ile 80 milyonun tamamı için değerli bir sistemin uygulamaya girdiğini söyleyen Müezzinoğlu, “18 yaşına kadar olan çocuklarımızın sosyal güvenlik kapsamı içine alınması ve kapsam dışında kalan gelir teslim muhatabı olarak bunları da yine kapsam içine alacak bir düzenlemeyi yapmak, bakış açısının da doğru bir zemine oturduğunu gösteriyor. Bu bakış açısının uygulamadaki zorluklarına baktığımızda 2008’de yaptığımız yasal düzenleme, bütün vatandaşlarımız kapsam içinde olacak ve gelir testine tabi olacak düzenlemesi esasında mantalitenin doğru uygulamadaki sıkıntılarını gördüğünüzde düzenlememiz gereken boyutlar olduğunu gördük. Kapsam dışında kalan ve gelir teslim muhatabı olupta iki asgari ücretin üzerinde geliri olanların 426 lira gibi aylık sosyal primi ödemek zorunda olmaları, diğer grubun 213 liralık bir genel sağlık sigortası primi ödemesi, asgari ücretin 3’te 1’inden fazla geliri olanların ise 71 TL’lik bir genel sağlık sigortası primi ödemesi 2008’den bu yana uygulanması zor ve uygulanmasındaki zorluklardan dolayı vatandaşımız sıkıntıya giriyor. 2016’nın başında burada bir düzenleme gerektiğini, bu düzenlemenin pratik, uygulanabilir, vatandaşımızı mağdur etmeden kapsam içine alabilecek bir düzenleme olması gerektiğini değerlendirdik ve bu anlamda geçtiğimiz hafta Resmi Gazete’de yayınlanan yeni düzenleme ile gelir teslimi muhatabı olmadan kapsam dışında kalan tüm vatandaşlarımıza güçlü bir imkan sağladık. Kapsam dışında kalan tüm vatandaşlarımız, aylık 53 TL’lik genel sağlık sigortası primini ödeyerek kapsam içine girmiş olacak. Her türlü sağlık hizmetinden istifade edecek. Sosyal devlet olmanın vatandaşının özellikle en doğal hakkı olan sağlık hizmeti almak, sağlık hizmetine kolay ulaşmak anlamında bu kitlede oluşan sıkıntının da, mağduriyetin de giderildiği bir düzenleme yaptık. Aylık 53 TL’yi ödeyecek imkanım yok diyen vatandaşlarımızın da gelir teslimine gitmesi ve hakikaten bu pozisyondaysa bunun kapsamı içine alınması için de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının devreye girmesini sağlamak. 1 Nisan itibari ile 80 milyon ülke insanımızın tamamı için çok anlamlı, değerli uygulanabilir bir sistem uygulamaya giriyor” diye konuştu.

    “3 kişiden 1’i kayıt dışılık nedeni ile mağdur oldu”

    Kayıt dışılığın ağır yüklerinin nasıl daha hızlı hafifleyebileceğini anlatan Bakan Müezzinoğlu, “2002’den bu yana yüzde 52’lerden yüzde 33’lere indirebilmeyi başardık. 3’te 1’lik kayıt dışılık çök önemli bir sorun. Henüz katetmemiz gereken önemli mesafeler var. 3 kişiden 1’i kayıt dışılık nedeni ile mağdur oldu. Çalışanımız kayıt dışılığa razı oluyor, gündelik kazanımlar veya gündelik sıkıntısını çözmek adına veya işveren kendi kısa süreli kazanımları dolayısı ile kanunsuz kendisine geçici imkan sağlayan ama bir taraftan sistemi bozan, kendini meşrutiyet zeminin dışına taşıyan, diğer taraftan meşrutiyet zemini içinde olanları da mağdur eden bir zemin oluşuyor. Güçlü bir sistemin kurulmasına da mani oluyor. Ülke ekonomisine 1.9 milyarlık bir yükü, bir kaybı ya da kazanımı rakamsal boyutu masaya almamız, bu anlamda mağdur olan kitlenin mağduriyetine göz yummamamız gerekiyor. SGK primlerini düzenli ödeyenlerin primlerini 5 puan daha düşük ödeme hakkını nasıl verdiysek ve bunun başarılı sonuçlarını işverenimiz adına ve kamuoyu adına kayıt içi performansı yükseltme, SGK priminin dengesini güçlendirmede büyük kazanımlarımız olduysa bu pencereyi daha da güçlendiren, buradaki adımları daha da güçlendiren süreci önümüzdeki dönemler hep beraber şekillendirmemiz lazım. Kayıt dışılığı yüzde 25’lerin altına indirebilmek, yüzde 33’ü yüzde 25’e indirdiğimizde 8 puanlık bir başarı bize 16 milyarlık bir gelirin kapısını aralıyor. Bu mücadele çok yönlü, güçlü sürdürmemiz gereken ana başlığımız olabilmeli. Vatandaşımıza sosyal güvenlik çatısı altında olabilmenin büyük avantajlarının kendisi için bir kültüre dönüştürebilme, 1 günlük hakkının bile hemen kayıt altına alınması, o 1 günlük kayıt olduğunda başına gelebilecek bir sıkıntının bile telafisinin ancak o kayıtla olduğu konusunda onu bilinçlendirebilmek ve bir kültürün sahibi yapabilmek adına da geniş kampanyaları şekillendireceğiz” açıklamasında bulundu.

    SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı ise, “Sosyal güvenlik kurumları kapsamları ne kadar geniş olursa o kadar kaliteli olarak değerlendirilmektedir. Genel sağlık sigortasının gözden geçirilmesi 8 Mart’ta Resmi Gazete’de yayınlanan düzenleme ile 1 Nisan’da yürürlüğe girdi. 2009’dan beri yapılan istihdam teşviklerinin en fazla kayıt içi istihdamı artırmada sonuç doğurduğu, yaptığımız çalışmada ortaya konmuştu. Yüzde 53’lerde olan kayıt dışılık, yüzde 34’lere kadar indirildiyse burada teşviklerin çok büyük katkısı olmakla birlikte yeni dönemde önümüze koyduğumuz temel hedef kayıt dışı istihdamla mücadeleyi teşvik ederek sistemin içerisine almak, kayıt dışılık ile mücadele eden, cezalandıran, sürekli denetleyen, hesap soran bir sisteme değil bilinç oluşturan bir kampanya ile kayıt dışılık ile mücadele etmeyi önümüze hedef koymuştunuz. Yıl boyunca sigortalılık bilincini yaygınlaştırma, sigortalı kültürünü oluşturma amaçlı tanıtım faaliyetlerimiz devam edecektir” şeklinde konuştu.

  • Bakan Müezzinoğlu: “2017 Aralık sonunda işsizlik, yüzde 10’ların altına inecek”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Büyükanne Projesi ile ilgili olarak “Bu bir maaş değil ki, bu bir hediye. Burada işin özü; doğum yapmış annenin, istihdamda güçlü kalışına destek vermektir” dedi. bakan Müezzinoğlu, işsizlik rakamlarının da bu yılın Aralık ayı sonunda yüzde 10’ların altına ineceğini belirtti.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu İstanbul’da düzenlenen istihdam seferberliği toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin, bugünkü Büyükanne Projesi’nde, büyükannelere maaş verilmesini doğru bulmadığına yönelik açıklamalarının sorulması üzerine Müezzinoğlu, kadının istihdamdaki gücünü artırmak, istihdamda kalıcılığını devam ettirebilmek adına böyle bir projeyi pilot uygulama olarak başlattıklarını söyledi.

    “Amacımız doğum yapmış annenin istihdamda kalmasını sağlamak”

    Torununa bakan büyükannelerin ücret talebinde bulunmadığını ifade eden Müezzinoğlu, “Onlar da zaten şunu diyor; onun hesabına bankada hesap açacağım, onun hesabına yatıracağım veya ona hediye alacağım. Dolayısıyla bu bir maaş değil ki, bu bir hediye. Burada işin özü; doğum yapmış annenin, istihdamda güçlü kalışına destek vermektir. 2016’nın başında doğum yapmış anneye, şayet anne ve baba, her ikisi de çalışıyorsa, yarı zamanlı çalışma hakkı verdik. Yarı zamanlı çalışma hakkını kullanmak isteyen anne için yönetmelikte ’Bir gün gelir, bir gün gelmeyebilir’ şeklinde düzenleme de var. Geldik buraya, işveren ne diyor; ’Bir gün gelen, bir gün gelmeyen anneyi, çalışanı benim istihdamda tutabilmem mümkün değil. Veririm tazminatını, gönderirim eve.’ Biz buna rıza gösterebilir miyiz? Gösteremeyiz. O zaman kadının istihdamdaki gücü, artı maaşındaki yarı yarıya düşmesi, ev ekonomisine de katkıyı azaltacak. Bir, maaş eve tam gelsin; iki, kadın istihdamı güçlü olsun; üç, torun emin ellerde olsun; dört, anne huzurlu olsun; beş, bir hediye verelim. Bu kadar basit” dedi.

    “İşveren için cazibe devam ediyor”

    Bakan Müezzinoğlu, bir gazetecinin işbaşı eğitiminde sürenin 3 aya düşürülmesi ile ilgili sorusuna ise, “3 aya indik, daha önce 6 aydı. Ama rakamı 500 bine çıktık. Şimdi 500 binlik bir rakamla işverenimize diyoruz ki; bir, şayet senin iş yerinde acemi olarak görüyorsan, bunu 3 ay içerisinde eğit. 3 ay sonra neden yararlanıyorsun? 3 ayın sonunda bütün vergileri, bizim üstlendiğimiz bir sistemden yararlanıyorsun. Dolayısıyla burada iş verenimiz açısından, cazibe devam ediyor. İşe girecek açısından da ilk defa 3 ay içerisinde işe başlıyor. Teorik bilgisi var, pratiğini 3 ay içerisinde işverenimiz ona verecek. Sonrada artı istihdam teşviklerinden yararlanacak ve bu anlamda 1 buçuk milyonun üzerindeki insanımızı istihdama katmış olacağız” diye konuştu.

    “2017 Aralık sonunda işsizlik yüzde 10’ların altına inecek”

    Toplantıda işşizlik ile ilgili açıklamalar yapan Müezzinoğlu, “Bugünkü verilere baktığımda özellikle Mart sonu itibariyle artı istihdamda 500 binli rakamlara ulaşacağımız konusunda bir tereddüdüm yok. Şuanda iki gün öncesinin rakamları 309 bin 50 rakamını yakaladık. 309 binleri 310 binleri Mart’ın ilk 12’si itibariyle yakaladığımıza göre bunu inşallah Mart sonu itibariyle 450 ile 500 bin rakamlarını yakalamış olacağız. Bu 500 binli rakamlar hızla bizim bundan sonra işsizlik oranlarının önce gelecek ay durduğu, Şubat’tan itibarende hızlı bir düşüşü yakalama sürecine gireceğiz. İnancım o ki 2017 Aralık sonu itibariyle bizim işsizlik rakamlarımız yüzde 10’ların altına yüzde 9 buçuklara mutlaka inecek. Ama hep beraber yüzde 9’un altına indirsekte TİM’in bu 300 bin hedefini aştığı gün ne istiyorsa uygun bir ödülü vermekte benim boynumun borcudur” diye konuştu.

  • Bakan Müezzinoğlu: “2017 Türkiye’nin ekonomisini çökertmekle ilgili tuzakların bozulduğu yıl olacak”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “2017’nin hedefi olan 1 milyon istihdamı yakalayacağız. 2017’nin Aralık ayı işsizlik oranını yüzde 10’ların altına, tek haneli rakamlara indireceğiz” dedi.

    Bakan Müezzinoğlu, Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulu toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı. Resmi Gazete’de yayınlanan ’Turkuaz Kart’la ilgili olarak Müezzinoğlu, “Turkuaz Kart bizim önemsediğimiz bir proje, onun yönetmeliği de dün itibari ile yayınlandı. Nisan sonu veya mayıs başı onunla ilgili bir tanıtım programını Başbakanımızın katılımı ile yapacağız. Türkiye güvenli bir ülke, Türkiye’ ye güvenen asla kaybetmez. Türkiye gelecek potansiyeli güçlü olan bir ülke. Bunu iyi tanıtmak ve Türkiye’yi potansiyel bir ülke olarak gören kim varsa, bu yatırımcı, sermaye sahibi olabilir, AR-GE anlamında birikimi olan, sanatçı, yenilikler ve farklılıklar oluşturabilecek dünya çapında insanlar olabilir. İnsan gücünü Türkiye’ye çekmek ve Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirmek, dünyadaki sermayenin Türkiye’yi potansiyel bir ülke olarak görebilmelerini sağlamak adına Turkuaz Kart’ın yasal düzenlemelerini, yönetmelik aşamasını da tamamladık. Bunun dünyaya ve Türkiye’ye tanıtımını da önümüzdeki ay içerisinde yapacağız. Turkuaz Kart sahiplerine sermaye bazında farklı nitelikli insan gücü anlamında farklı sanatçı, spor dünyası, kültürel anlamdaki kişilere farklı uygulamaları olacak. Bizim Uluslararası İş Gücü Genel Müdürlüğümüz bunları şekillendirdi. Önümüzdeki süreçte de kartın dağıtımına başlayacağız” açıklamasında bulundu.

    İşsizlik sayısının 4 milyona yaklaşması ve bununla ilgili atılacak adımlardan bahseden Müezzinoğlu, “Aralık ayının rakamının kısmi bir yükselme olarak geleceğini daha önce de ifade etmiştik. Ocak ayı itibari ile başlattığımız çalışma hayatında milli seferberlik sonrası 7 Şubat’ta Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın katılımı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde yapılan istihdamda milli seferberlik destekleri bu işi çok hızla toparlamamıza vesile olacak. Bunun ilk rakamları da geliyor. 3 Mart itibari ile istihdamda yakaladığımız rakamın 264 bin 630 olduğunu ifade etmiştim. Bugün değil ama 3 Mart-13 Mart arasındaki rakamı da ifade etmek istersek, 309 bin 50. Yani bu anlamda ay sonu itibari ile 2016’da hedeflediğimiz 900 bin istihdamın 400 binini yakalamıştık, 500 bini açık kalmıştı. Bu 2016’dan gelen 500 binlik ilave yükü mart sonu itibari ile kapatmış olacağız. 2017’nin hedefi olan 1 milyon istihdamı yakalayacağız. 2017’nin Aralık ayı işsizlik oranını mutlaka yüzde 10’ların altına, tek haneli rakamlara indireceğiz. Milli seferberlik kapsamında 81 ili gezdik. 81 ilin ikinci turunu yapıyoruz. 1,5 milyon çalışmak isteyene bu yıl süresince bütün vergi yüklerinin, 773 liranın bizim tarafımızdan, hükümet tarafından üstlenildiğini, bütün vergilerin, giderlerin tamamının bundan ödendiği bir süreci, işverenimize de yalnız çalışanın alın terini vermek düşüyor. Bunun dışında 500 bin iş başı eğitimi var. Aktif iş gücüne katılımda bu 500 bin iş başı eğitiminde 3 ay süresince bütün giderleri biz üstleniyoruz. Bin 502 TL’lik ücreti. Bu da işverenimiz için çalışma hayatına ilk defa girecek veya 3 aydır işsiz olanlar için önemli bir destek. İnanıyorum ki mart, nisan ayı bu rakamların yükselerek devam ettiği aylar olarak girecek. Şubat, mart yükselişe geçti. Nisan ayı rakamları marttan da daha iyi gelecek. 2017 yıl sonu itibari ile Türkiye’de işsizlik oranlarını düşüren, diğer taraftan üretimi arttıran, üretimi artınca ihracatı artan, rekabeti artan güçlü bir ülke, Türkiye’nin ekonomisini çökertmekle ilgili kurdukları tuzakların da bozulduğu bir yıl olacak” şeklinde konuştu.

    Kıdem tazminatı ile sendikaların 30 binin altındaki hiçbir teklifi kabul etmeyecekleri yönündeki açıklamaların sorulması üzerine ise Bakan Müezzinoğlu, “Bu tür konuları seçim öncesi veya referandum atmosferlerinde konuşmak popülizm olur. Biz çalışanımızın mağdur olduğunu görüyoruz. En büyük mağdur olan kitle çalışandır, işçimizdir. İşçilerimizin yüzde 85-90’ı kıdem tazminatından yararlanamıyor. Bu geniş kitlenin mağdur olmayacağı, hakların korunduğu, şeffaf, güçlü, sürdürülebilir bir sistemi referandumdan sonra gündemimize getirecek ve onların mutlu olduğu, her iki tarafın da sürdürülebilir şeffaf bir sistemi oluşturma gayreti içerisindeyiz” cevabını verdi.

  • Bakan Müezzinoğlu: “Ey CHP’li kardeşlerim, Atatürk’ün gölgesine öyle yan gelip de yatarak bu işler olmaz”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Ey CHP’li kardeşlerim, Atatürk’ün gölgesine öyle yan gelip de yatarak bu işler olmaz. Muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki o hedefe yürümek için millet ile beraber yürümek gerekir. Milleti sevmek gerekir” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Rumeli Dernekleri ile bir araya geldi. Eseler Kültür Merkezinde etkinliğe Bakan Müezzinoğlu’nun yanı sıra Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ile çok sayıda vatandaş katıldı.

    Gecede bir konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Kuruluş felsefesi olan ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ vasiyetine sahip çıkmamız lazım. O mücadeleyi veren Mustafa Kemal Atatürk, ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ diyerek millete inanan, millete güvenen, millet ile beraber yürüyen ve milletin hayallerinin öncülüğünü yapan ve merkeze milleti alan bir anlayış ile hem o bağımsızlık mücadelesi verdi, hemde bu genç cumhuriyeti kurdu. Bu vasiyete sahip çıkmak yeni bizim görevimizdir. Bazen Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerime bazen sitem ediyorum. Ey CHP’li kardeşlerim, Atatürk’ün gölgesine öyle yan gelip de yatarak bu işler olmaz. Atatürk’ten geçinerek de olmaz. Kuru kuruya Atatürkçülük yaparak da olmaz. Muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki o hedefe yürümek için millet ile beraber yürümek gerekir. Milleti sevmek gerekir” dedi.

    “Son 30 yıldır Cumhuriyet Halk Partisine baktığınız da tamamen korku cümlelerini görürsünüz” diyen Bakan Müezzinoğlu, “Cumhuriyet elden gidecek milleti korkutur. Laiklik elden gidecek milleti korkutur. Atatürkçülük elden gidecek milleti korkutur. Ya arkadaş cumhur güçlü ise Cumhuriyet güçlenir. Cumhuru merkeze almadan, milleti merkeze almadan, milletten korkarak, milletin değerlerinden korkarak, milletin kıyafetinden korkarak Cumhuriyet güçlenmez. Cumhur güçlü ise Cumhuriyet güçlenir. Laiklik bu salonda olduğu gibi başı açığında, başı kapalısının da inancını istediği gibi yaşayabileceği bir sistemdir. Yoksa birinin baş örtüsü ile hele hele üniversitelerdeki okuyan çocukların veya kamuda hizmet görecek öğretmenin, doktorun kıyafeti ile uğraşmak değildir laiklik. Bizlerin ve bu milletin ümüğünü sıktılar. Laiklik elden gidecek hadi milletin ümüğünü sıkalım. Cumhuriyet elden gidecek hadi milletin ümüğünü sıkalım. Atatürkçülük elden gidecek hadi milletin ümüğünü sıkalım. Korkma ya korkma. Atatürk bu millet ile yürüdü. Bu millet ile bağımsız genç Türkiye Cumhuriyetini kurdu. Neden korkuyorsun. Korkma. Balkanların çocuğu bu milletin medeniyet değerlerini her boyutuyla özümsemiş İstiklal Marşımızın yazarı rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşımızın ilk mısrası nedir ey Kılıçdaroğlu, ey CHP. ‘Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak’ diyor. Sen neden korkuyorsun. Bu salondaki bacılarımızdan, bu salonlardaki insanlarımızdan, Türkiye’deki tüm 80 milyon insanımızdan neden korkuyorsun. Neden onları korkutarak kendi her geçen gün küçülen iktidarını sürdürmeye çalışıyorsun. Bu milletin ümüğünü sıkan vesayet odaklarından bu milleti kurtar ki, o muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki hedefe hep beraber yürüyelim. Hani Atatürkçü idin. Atatürk diyor ki, bu büyük millete muasır medeniyet seviyesinin üzerinde yer yakışır. Onun için Almanya , Fransa, İngilizler ile yarışmamız lazım. Bizim Fransız’dan, İngiliz’den, Almanya’dan geri kalanımız yok. Onlar kadar da zekiyiz. Onlar kadar da akıllıyız. Onlardan daha cesuruz. Onlardan daha birikimliyiz. Dünya’ya medeniyet sunmuş milletin mensuplarıyız. 600 yıl 3 kıtada dünyaya ilim nedir, irfan nedir, adalet nedir, hak nedir, huzur nedir, barış nedir diye Balkanlardan dünyaya bir medeniyet sürmüş milletin mensuplarıyız. Bu milletten korkulur mu. Bu milletten korkan ancak bu milletin düşmanlarıdır. Bu milletin medeniyetinden rahatsız olanlardır” diye konuştu.