Etiket: Mücadelesi

  • UMKE ve 112 ekiplerinin karla mücadelesi

    Erzincan’da yüksek kesimlerde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi hayatı olumsuz etkilerken, yollarda mahsur kalan yolcu ve hastalar, 112 acil sağlık ve UMKE ekipleri tarafından zor şartlarda kurtarıldı.

    Yaklaşık bir haftadır yağan kar ve bazı bölgelerde etkili olan şiddetli tipi onlarca yerleşim yerinin kapanmasına neden oldu. Erzincan’ın Refahiye ilçesinde ise kar ve tipiden yolu kapanan Kandil köyünde göğüs ağrısı ve solunum sıkıntısı çeken bir hastanın fenalaşması üzerine yakınları, durumu 112 acil servis ekiplerine bildirdi.

    İlçe merkezine yaklaşık 21 kilometre uzaklıkta bulunan Kandil köyünden gelen yardım talebi üzerine 112 acil sağlık, Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ve Refahiye İlçe Özel İdaresi ekipleri yola çıktı.

    Refahiye ilçe merkezinden hareket ettikten sonra İlçe Özel İdare görevlilerin açtığı yoldan 1 saat sonra köye ulaşan ekipler, 62 yaşındaki hastaya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra dönüş yolunda da ilerlemekte güçlük çekti. Köylülerin de yardımıyla kalp krizi geçiren hasta 2 saatlik bir çalışmanın ardından Refahiye İlçe Devlet Hastanesine kaldırılarak, tedavi altına alındı.

  • 7 yıldır artan ağrılarıyla yaşam mücadelesi veriyor

    Ümraniye’de yaşayan Didem Poyraz, 7 yıldır artarak devam eden ağrılarına çözüm bulamıyor. Teşhis konulamayan hastalığıyla yaşam mücadelesi veren Poyraz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım bekliyor.

    Ümraniye’de yaşayan 31 yaşındaki Didem Poyraz’ın 7 yıl önce başlayan ve artarak devam eden kemik, eklem ve bağ dokularındaki ağrılar hayatı onun için adeta zindana çevirdi. Genç kızın hastalığına yıllardır ne teşhis konulabiliyor, ne de herhangi bir tedavi yöntemi geliştirilebiliyor. Yıllardır gitmedik hastane, görmedik doktor bırakmayan Poyraz’ın acılarına hiçbir ağrı kesici çare olmuyor.

    Dinmeyen acılarını hissetmemek için kendini sürekli uyutmak zorunda kaldığını söyleyen genç kız, evden dışarı çıkamadığını ve hastalığı yüzünden hayal ettiği üniversite eğitimini tamamlayamadığını söyledi. Tedavisi için çaresiz kalan Didem, içinden çıkılmaz durumu için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğini bekliyor.

    “Acıdan yerlerde süründüm”

    İhlas Haber Ajansı mikrofonlarına hastalığını anlatan Didem Poyraz, “Doktorlar 2017’ye kadar hep ‘önemli bir şey yoktur, psikolojiktir’ diyerek geri gönderdiler. Ben yine de hayatımı idame ettirmeye çalışıyordum. Ama 2017’den sonra ağrılarım merdiven gibi yükselerek arttı. Kalça eklemim yüzünden bastonla yürümeye başladım. Şimdi ise tekerlekli sandalyeyle hareket edebiliyorum. Boğaz eklemlerimdeki sorun nedeniyle yutkunamadığım, konuşamadığım, sesimin hiç çıkmadığı zamanlar oldu. Kortizon verildi ancak kortizon tedavisiyle de ilerleme sağlayamadık. Acile gittiğimizde verdikleri ağrı kesicinin hiçbir faydası olmuyor. Bir teşhis olmadığı için ona göre tedavi de yapamıyorlar. Acıdan yerlerde süründüğümü bilirim. 2018 yılının mart ayından beri hiçbir şekilde yere basamıyorum. Son birkaç aydır kırmızı reçeteli ilaçlar olmasa dayanmama imkan yok. Dayanabilecek gibi değil. Sadece en son doktorum diğerlerinden farklı bir yaklaşım gösterdi. Narkotik ilaçlar kullanıyorum ama yine de cevap vermiyor. Belki de yıllardır ilerlediği için bu duruma gelmiştir” dedi.

    “Türkiye’de kronik enfeksiyon hastalıklarına bakan bir doktor yok”

    Bazı bakterilerle ilgili kan testi yaptırdığını anlatan Poyraz, “Eğer Lyme gibi, Bartonella gibi bir durum varsa Türkiye’de bunları değerlendirip tedavi eden bir doktor yok. Çünkü kronikse kan testinde görünmüyor. Bir sürü hasta var. Ben belki öyleyim, belki de değilim ama Türkiye’de kronik enfeksiyon hastalıklarına bakan bir doktor yok. 1 aylık bir antibiyotik tedavisinin ardından sonuç alınamayınca, doktorum yapabileceği bir şey olmadığını söyleyerek benimle tıbbi iletişimi kesti. Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, maddi manevi destek vereceğini biliyorum. Kesinlikle karşı çıkmaz. Ama ‘benim hastalığım şu, şuna ihtiyacım var’ diyemiyorum. Teşhis edilemeyen hastalıklar ağına başvurmak istedim ama onun için bile bana tıbbi destek sağlanmadı. Hep kendi kendime araştırıyorum. İngilizcemiz ve maddi imkanlarımız bir yere kadar. Yabancı doktorlar da hastadan çok, ilgilenen doktorla görüşmek istiyorlar. Dayanabiliyorsam, benden başka hiç kimse, özellikle de çocuklar bunu çekmesin diye dayanıyordum ama artık ne kadar dayanabilirim bilmiyorum” diye konuştu.

    Tırnakları döküldü

    Bağ dokularının yanı sıra yumuşak dokularında da kalınlaşmalar yaşadığını ve ayak tırnaklarının döküldüğünü anlatan genç kız, “Doktorlarla konuşamıyorum. Benimle muhatap olmuyorlar. Yabancı doktorlar da oradan yardımcı olamayacaklarını, yanlarında olmam gerektiğini söylüyor. Bu böyle gitmez” dedi.

    “Kızımın acı çekmesine artık dayanamıyorum”

    Didem Poyraz’ın annesi Semiha Poyraz ise, “Ben bütün büyüklerime, devlet adamlarına sesleniyorum. Bu konuyla ilgilenilmesini istiyorum. Artık kızıma bir teşhis konulsun, tedavisine başlansın. Tek isteğim bu. Eğer burada olmuyorsa dışarı gönderilmesini istiyorum. Cumhurbaşkanıma buradan sesleniyorum. Sağlık bakanıma sesleniyorum. Gereken mercilere, herkese sesleniyorum. Benim kızımla ilgilensinler, bunu rica ediyorum. Kızımın acı çekmesine artık dayanamıyorum. Hiçbir anne evladının acı çekmesine dayanamaz. Eğer sadece kızımda var ve başka hiç kimsede yoksa, bunun başka hiç kimsenin başına gelmesini istemem. Belki bu sayede, ileride aynı hatalığı yaşayacak insanlara da yardımcı olunur. Devlet büyüklerime sesleniyorum, lütfen yardımcı olun, başka bir şey istemiyorum. Hastane hastane dolaştım ama bir netice alamadım. Eşim emekli. Onun sigortasıyla karşılamaya çalışıyoruz. Üniversite hastanelerinden tedavi alabilmek için doktorların özel muayenehanelerine gitmek zorundasınız. Bundan da sonuç alamıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Tekirdağ’da 120 ton tuz ve solüsyonla kar mücadelesi

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi, kar yağışının hayatı olumsuz etkilememesi için tüm ekipler ile çalışmalarını sürdürüyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan kar küreme ve tuzlama çalışmaları yağışlar etkisini yitirene kadar devam edecek.

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi, yoğun kar yağışı ve buzlanmayla mücadelesine tüm ekipleriyle devam ediyor. Buzlanmanın hayatı olumsuz etkilemesinin önüne geçebilmek için 100 ton tuz stoklayan Süleymanpaşa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, ana arterlerde tuzlama çalışmaları gerçekleştirerek yolların kapanmasını engelliyor. Ayrıca 20 tonluk buz ve kar eritici solüsyon ile trafiğin aksamaması sağlanmaya çalışılıyor.

    3 vardiya 67 personel ile 24 saat müdahale

    Personel görev dağılımında yeniden yapılanmaya giden Süleymanpaşa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, 3 vardiya halinde 67 personeliyle 24 saat boyunca yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek için mesai yapıyor.

    Öte yandan 2 kar küreme ve tuzlama aracını hizmet filosunda barındıran Süleymanpaşa Belediyesi, yoğun kar yağışı ve buzlanmaya karşı da 5 kepçe, 2 greyder, 1 loder, 1 kato, 1 30 tonluk kato ve 2 buz solisyon kamyonu ile kar ve buzlanmaya karşı mücadele ediyor.

    “Vatandaşlarımız karın eziyetini değil keyfini yaşasın”

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, “Tekirdağ’da bu kar manzaralarını özlemiştik. Kış kapımıza dayandı ama biz Süleymanpaşa Belediyesi olarak her türlü hava koşuluna hazırız. Fen İşleri ekiplerimiz ve makine parkımızda bulunan araç ve ekipmanlarımızla Süleymanpaşa’da hiçbir yolun kapanmamasını sağlayacağız. Vatandaşlarımız kar yağışının eziyetini değil keyfini yaşasınlar. Biz tüm imkanlarımızla bu olağanüstü hava koşulları geçene kadar görevimizin başında olacağız” diye konuştu.

  • Şampiyon yüzücü yaşam mücadelesi veriyor

    Rize’de meydana gelen olayda il derecesinde yüzme dalında birincilik kazanmış olan 14 yaşındaki Ebrar Meral, yolun karşısına geçmeye çalışırken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı.

    14 yaşındaki sporcunun kazası geçtiğimiz gün akşam saatlerinde merkeze bağlı Taşlıdere Mahallesi’nde meydana geldi. Trabzon’da gerçekleşecek Türkiye Yüzme Şampiyonası için Rize’de bulunan olimpik yüzme havuzunda antrenman yapan genç sporcu çıkışta yoldan karşıya geçmek için trafik lambasının önünde bekledi. Kendisine yeşil ışık yandığında yolun karşısına geçmeye çalışan Ebrar’a kırmızı ışık ihlali yaptığı iddia edilen bir araç çarptı.

    Kaza sonrası olay yerindeki vatandaşlar sağlık ekiplerine haber verdi. Genç sporcu ambulansla Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ebrar’ın tedavisi yoğun bakım ünitesinde devam ettiği ve sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

    Yaşam mücadelesi veren genç sporcu Trabzon’da başlayacak olan Türkiye Yüzme Şampiyonası’nda kentini temsil etmeye hazırlanıyordu.

  • Engelli gencin hayat mücadelesi yürek burktu

    Eskişehir’de 12 yaşında geçirdiği hastalıktan dolayı tam 11 yıldır yürüyemeyen İmran Taşarı isimli genç, ailesine bakmak ve kız kardeşinin okul masraflarını karşılamak için sabahtan akşama kadar soğuk havaya rağmen zor şartlar altında çalışıyor.

    Yüzde 60 engelli olan 23 yaşındaki İmran Taşarı, 12 yaşında maruz kaldığı kas ve kemik erimesi hastalığı yüzünden ayaklarını kullanamıyor. Ailesine bakmak zorunda olan Taşarı, annesi ve 2 kız kardeşi ile birlikte adeta yaşam mücadelesi veriyor. Şehir merkezinde insanların yoğun olarak kullandığı bir kaldırıma sabah erken saatlerde gelip yazma, telefon kılıfı, parfüm, çorap gibi şeyleri sattığı tezgâhını kuran Taşarı, 9 saat boyunca tezgâhının başında soğuk havaya rağmen mesai yapıyor. Engelli olduğu için gençliğini yaşayamadığını ve ailesine bakmak zorunda olduğunu söyleyen İmran Taşarı, “Sonradan engelli oldum, sandalyeye mahkûm oldum. 3’üncü sınıfa kadar koşup yürüyordum herkes gibi. Gençliğimi yaşayamadım. Şimdi aileme bakma sorumluluğum var. Devlette 430 lira engelli maaşı verince aileme bakamaz oldum. Onun için sokakta bir şeyler yapmayı göze aldım. Bu soğukta kimse bunu yapmaz ama ben ailemi beslemek zorundayım. Onlara bir ekmek götürürsem daha mutlu olacağım” dedi.

    “İş peşinde koşturdum marketlere girmek istedim almadılar, çağrı merkezine girmek istedim almadılar”

    Önceden aldığı maaşın düşürülmesiyle daha da mağdur duruma düştüğünü aktaran Taşarı, “Aileden genetik olarak yani kas hastalığı, kemik erimesi diye teşhis koydu doktorlar. Yüzde 60 engelli raporum var. Önceden köyde duruyordum. Şimdi kardeşlerim için Eskişehir’e geldim. O zaman kardeşlerim yurtta kalıyordu. Ailemi bir çatı altına topladım. Sonra iş peşinde koşturdum. Marketlere girmek istedim almadılar, çağrı merkezine girmek istedim almadılar. Devlette maaşımı düşürdükten sonra elimden fazla bir şey gelmediği için şuan bu noktadayım. Devletimiz normalde 3 aylık olarak veriyordu. Aylık olarak değiştiği zaman 430 liraya düştü. Düşmesiyle de mağdur durumda kaldım. Normalde de 3 aylık bin 500 lira veriyorlardı” diye konuştu.

    “Kardeşime günlük 20 lira vermezsem okula gidemeyecek”

    Son olarak kendisine yardım edilmesini isteyen İmran Taşarı;

    “Böyle olmasını istemezdim ama her şey ailem için. Ben devlet büyüklerini bana yardım elin uzatılması konusunda göreve davet ediyorum. Yazma, telefon kılıfı, parfüm, çorap gibi şeyler satıyorum. Sabah 8’de geliyorum akşam saat 5’de evime gidiyorum. Bu arada bir kardeşim okuyor ve bursluluk parası veriyorlardı. Şuanda onu da kestiler. Kardeşime günlük 20 lira vermezsem kardeşim okula gidemeyecek. Bu arada dersleri de çok güzel. Başarılı bir kardeşim var ama onun için yapmak zorundayım, ailem için yapmak zorundayım bunu.”