Etiket: Mücadele’nin

  • Başkan Sekmen: “Erzurum Kongresi, milli mücadelenin dönüm noktasıdır”

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Kongresi’nin 98. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

    Başkan Sekmen, yayımladığı mesajda, şu görüşlere yer verdi: “98 yıl önce toplanan Erzurum Kongresi’nin kabul ettiği kararları, belirlediği hedefleri, çizdiği stratejiyi bugün de iyi tahlil etmek gerekir. Çünkü kongrenin benimsediği hedefler, Türkiye’nin milli hedefleridir. Erzurum Kongresi; temsil, fikir ve prensiplerle, sağladığı yetkiler bakımından Milli Mücadele hareketinin tarihi bir dönüm noktasıdır. Milli Mücadeleyi genç kuşaklara aktarırken söze önce Erzurum Kongresi’nin kararlarıyla başlamak gerekir. Milli birliğe gidiş sadece Doğu Anadolu Bölgesi halkında değil tüm vatanın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün etrafında bütünleşmesinin ilk büyük tezahürü olarak 98 yıl önce Erzurum’da yaşanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta Erzurumluların yardımlarını şöyle ifade etmektedir: ‘Efendiler, askerlikten istifa edince istisnasız bütün Erzurum halkının ve Vilâyet-i Şarkiyye Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi’nin, hakkımda pek açık şekilde gösterdikleri güven, içtenlik ve yakınlık bende bıraktığı unutulmaz hatırayı burada açıkça belirtmeyi bir vazife sayarım.’ Başka bir deyimle kongre; Millet egemenliğini gerçekleştirmekle işe başlamıştır.”

    Erzurum Kongresi’nin tarihteki önemi

    Başkan Sekmen, yayımladığı mesajda sözlerini şöyle sürdürdü: “Erzurum Kongresi’nin hukuki yapısını incelediğimiz zaman kongre bir Meclisi Mebusan gibi çalışmıştır. Erzurum Kongresi’nin bir diğer önemli rolü de ‘Milli Hâkimiyet’ fikrinin yanında ‘Milli Birlik ve Beraberlik’ anlayışının da vatan sathında yaygınlaşmasıdır. Erzurum Kongresi’nde milli istiklal davasına and içen milletimiz, bu dava devam ettiği süre içinde, istiklale inanan, onu gerçekleştirmek için hesapsız bir fedakârlığı göze alan bir ruh haleti içerisindeydi. Bu milli ruh; binlerce yıldan beri dünyanın bilinen her köşesinde müstakil devletlerle dünya kaderine hükmetmiş olmasından ileri geliyordu. Müstakil devlet fikri Türk milleti için babadan oğula kanla geçen fikri bir mirastır. Eğer bu geçmiş olmasa idi 1918’in yenilmiş Türk’ü 1923’ün muzaffer Türk’ü olamazdı. Erzurum Kongresi; Müdafaa-i Hukuk hareketini bir karara bağlamak ve yürütme yetkisine sahip bir Temsil Heyeti vücuda getirmekle vazifesini yapmıştır. Artık Milli Mücadelenin merkezi Erzurum’daki Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve bu hareketin lideri de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Kongrenin son günü olan 7 Ağustos’ta kapanış konuşmasını yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum Kongresi’ni şöyle özetlemiştir: ‘Kongre; bütün cihana karşı milletimizin mevcudiyetini ve birlikteliğini gösterdi. Tarih; kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir’ Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, hamiyetperver vatan evlatlarını, şanlı ecdadımızı ve şehitlerimizi şükran ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, makamları cennet olsun.”

  • MHP Grup Başkan Vekili Usta: “FETÖ’nün siyasi ayağı ile mücadelenin başlaması lazım”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkan Vekili Erhan Usta, FETÖ’nün siyasi ayağı ile mücadelenin başlaması gerektiğini söyledi.

    Bafra Bengü Güreşleri’nde açıklamalarda bulunan MHP Grup Başkan Vekili Erhan Usta, “FETÖ ile mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye’de çok adaletsizlikler oluyor. Çaycıyla, çorbacıya uğraşıyoruz, onları içeri atıyoruz, işinden ediyoruz, hiç siyasi yok. Her tarafa girmiş de bu siyaset kurumuna girmemiş mi? Belediyelerde, il başkanlıklarında hiç mi FETÖ’cü yok. Niye bunlarla mücadele edilmiyor? Bizim yapmaya çalıştığımız bu. O mücadelenin başlaması lazım. Ben o mücadelenin başlaması için bir irade koymaya çalışıyorum, hükümeti harekete geçirmeye çalışıyorum” şeklinde konuştu.

  • Kanserle savaşta psikolojik mücadelenin önemi

    Uzmanlar, kanserle mücadelede psikolojik sorunun iyileşme safhasında çok önemli olduğunu söyledi.

    Kanserin birçok insan hayatını derinden etkileyen ciddi bir hastalık olduğunu ifade eden uzmanlar, bedendeki bir sıkıntının ruhta da derinden etkileri olduğunu söyledi. Bu sebeple kanser teşhisi almak bir kişi için kolay olmamakla birlikte psikolojik açıdan sıkıntılar oluşturduğunu ifade eden VM Medical Park Bursa Hastanesi Uzman Psikolog Gözde Nilüfer, “Her kişi kanser olduğunu öğrendiğinde farklı tepkiler verse de belli ortak duyguların bu süreçte yaşanması son derece doğaldır. Örneğin, hasta teşhisini ilk öğrendiğinde durumu kabul etmek istemeyebilir ve bir şok evresi yaşaması olağandır. Bu süreçte kişi kendisine, çevresine öfke duyabilir ve zaman zaman ‘Neden ben?’ diye sorup acı çekebilir. Ayrıca kişi bir depresyon süreci yaşayabilir ve kendisini insanlardan soyutlama yolunu seçebilir. Bu süreçler yaşandıktan sonra hasta artık bir kabullenme sürecine girer ve hastalığıyla beraber oluşan yeni yaşam tarzına ve şartlarına uyum sağlar. Tüm bu duygusal tepkiler anormal bir duruma verilen normal tepkilerdir. Ancak bu tepkilerde hastaların kişisel deneyimleri, yaşam biçimleri, değerleri, inançları ve ihtiyaçları büyük bir rol oynar. Dolayısıyla bu tepkilerin yoğunluğu, süresi ve etkileri kişinin hastalıkla mücadelesindeki duygusal ve davranışsal tepkileri, baş etme yollarını, psikolojik durumunu ve yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir” dedi.

    Bazı hastaların durumu kabul etmesi ve uyum sağlaması diğer insanlara göre daha uzun zaman alabilmekte olduğunu belirten Nilüfer, “Hayat biçiminin değişmesi, tedavi sürecinde yaşanan sıkıntılar, beden bütünlüğünün bozulması, ölüm korkusu gibi durumlar hastayı derinden sarsmaktadır. Bu da hem tedavi sürecine hem de bireyin ruhsal sağlığına zarar verici etkiler oluşturur. Bu kişilerde depresyon, kaygı bozuklukları, umutsuzluk gibi durumlar sıklıkla gözlenebilir. Bunun için kanser hastaları için fiziksel tedavinin yanında psikolojik desteğin verilmesi büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

    Bu süreçte en önemli noktalardan biri yaşanan duyguları kabul etmek ve ifade etmek olduğuna dikkat çeken Nilüfer, “Duyguları bastırmak yerine, sizi anlayan birileriyle konuşun. Çok kaygılandığınızı ve öfkelendiğinizi düşündüğünüzde rahatlatıcı egzersizler yapın. Sizi rahatlatan bir yeri hayal etmek ya da derin ve doğru bir nefes almak bu egzersizlerdendir ve sizi o anki duygu yoğunluğundan uzaklaştırır. Bir insanın sürekli olumlu düşünebilmesi, keyifli olması pek mümkün değildir. Aksi halde bir de bunun suçluluğunu taşımayın. Şu da unutulmamalıdır ki, psikolojik mücadelede tek bir yol yoktur. Ancak temel amaç, hastalıkla yüzleşmek, olasılıkları algılamak, umutlu olmak ve mücadeleye sıkı sıkı sarılmaktır” şeklinde konuştu.

  • Mehmet Emin Öz: “Efkan Ala, FETÖ İle mücadelenin sembol ismidir”

    FETÖ ile mücadelede sembol isimlerden biri olan Efkan Ala’nın öteden beri bazı kesimleri rahatsız ettiğini belirten AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, son günlerde ortaya atılan iddiaların bu hazımsızlığın bir neticesi olduğunu söyledi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15 Temmuz darbe girişiminin Sahil Güvenlik Komutanlığı ayağına yönelik açtığı davada, sanıkların iftiralarla sevilen isimleri gözden düşürme çabası içine girdiklerini belirten Başkan Öz, “Hakkında üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen dönemin Sahil Güvenlik Komutanı Hakan Üstem, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Okluk Koyu’nda tatil yapacağını dönemin İçişleri Bakanı olan Sayın Efkan Ala’dan öğrendiğini iddia ediyor. Bu, ihaneti 15 Temmuz gecesi ile tescillenmiş Üstem’in iftirasından başka bir şey değildir. Konuyla ilgili Sayın Ala da gerekli açıklamayı yapmıştır” dedi.

    “HAİN ÜSTEM’İ SAYIN ALA GÖREVDEN ALMIŞTI!”

    15 Temmuz ihanetinin yaşandığı gece dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın Erzurum’da bulunduğunu hatırlatan AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz, “Darbe girişiminin yaşandığı gün Sayın Efkan Ala’yı saat 21’20 uçağıyla Ankara’ya yolcu ettik. Havaalanında bulunanlar arasında ben de vardım. Bu demek oluyor ki olayların başladığı saatte Sayın Ala’nın uçağı havadaydı. Şimdi hainlerden biri çıkmış FETÖ ile mücadelede sembol isimlerden biri olan Efkan Ala’yı karalayarak bu bataklığın içine çekmeye çalışıyor. Buna asla müsaade etmeyiz. Zaten iftirayı atan kişiyi görevden alan da Efkan Ala değil miydi? Bu da gösteriyor ki iftiranın sebebi hazımsızlıktır” diye konuştu.

    ALA, TWITTER ÜZERİNDEN YALANLAMIŞTI

    Söz konusu iddiaların basında yer almasının ardından twitter üzerinden bir açıklama yapan dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, şunları söylemişti: “Cumhuriyet Gazetesinde yer alan Odatv internet sitesine de taşınan ’Okluk Bilgisi Ala’dan’ haberi tamamen gerçek dışı ve yalandan ibarettir. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımız tatilini bahsi geçen Okluk Koyunda yapmamıştır. Dolayısıyla gerçekle alakası olmayan bir bilginin tarafımdan herhangi bir kimseyle paylaşılması da söz konusu değildir. Ayrıca haberde yer alan dönemin Sahil Güvenlik Komutanı da 15 Temmuz darbe teşebbüsü gecesi tarafımdan görevden uzaklaştırılmıştır.”

  • Çukurca Kaletepe’den yansıyan kareler mücadelenin hangi şartlarda yapıldığı gözler önüne serdi

    Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in teröristlerden temizlendiğini söylediği Çukurca Kaletepe’den yansıyan fotoğraf kareleri güvenlik güçlerinin hangi şartlarda teröristlerle mücadele ettiğini gözler önüne serdi.

    Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Gürel, dün yaptığı açıklamada, Kaletepe’nin teröristlerden temizlendiğini, 12 noktanın daha temizleneceğini söylemişti. Teröristlerden temizlenen Kaletepe’deki Doçka ve Zağros mevzileri, güvenlik güçlerinin nasıl bir ortamda terörle mücadele verdiğini gösteriyor. Fotoğraflarda, PKK’lı teröristlerin mağaraların içine gizlendikleri görülüyor.