Etiket: Mücadele’nin

  • Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık: “Milli Mücadelenin 100. Yıldönümü kutlu olsun”

    Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık: “Milli Mücadelenin 100. Yıldönümü kutlu olsun”

    Erzurum Türk Ocağı Başkanı Av. Nizam Işık, yayınladığı mesaj ile Milli Mücadelenin 100. yılını kutladı.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile ete kemiğe bürünen Milli Mücadelenin bütün olumsuz şartlara rağmen büyük Türk Milletinin büyük fedakârlıklarla verdiği bir bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi olduğunu belirten Işık, Atatürk önderliğindeki bu mücadelenin dünyaya parmak ısırttığını ve esir milletlere örnek teşkil ettiğini belirtti. Bu amansız mücadelenin sonunda kurulan Türkiye Cumhuriyetini yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, erkeğiyle milletçe sonsuza kadar yaşatma emelinde olduğumuza işaret eden Işık, “Hatırlatmak isterim ki Milli Mücadelenin başlangıcında, devamında ve Cumhuriyetin kuruluşunda Türk Ocaklarının büyük katkısı vardır ve Milli Mücadelenin yüzüncü yılında Türk Ocaklarının bir mensubu ve yöneticisi olmaktan gurur duymaktayım” dedi.

    Daha 14 Mayıs 1919 Günü İzmir’de Türk Ocakları öncülüğünde Reddi İlhak bildirisinin hazırlandığını ve büyük Maşatlık Mitingi ile haksız işgallere rıza gösterilmeyeceğinin, Türk’ün esir edilemeyeceğinin bütün dünyaya haykırıldığını belirten Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık, İzmir’den yükselen bu ilk sesin ve yakılan çoban ateşinin bütün yurda yayıldığını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde birleşerek Milli Mücadele haline dönüştüğünü söyledi.

    Başkan Işık, Atatürk ve silah arkadaşlarının Mondros ateşkesi ile başlayan haksız işgallere dur dediğini, Türklüğü Anadolu’dan atma ve yok etme emelindeki emperyalistlere gereken dersin verildiğini ve Türk’ün bağımsızlığın yeniden dünyaya haykırılıp ve kabul ettirildiğini ifade etti.

    Erzurum Türk Ocağı Başkanı Işık, “100 yıl önce Samsun’da başlayan, Amasya, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile devam eden Ankara’da Büyük Millet Meclisinin açılışı ve Cumhuriyetin kuruluşu ile taçlanan Türk Milli Mücadelesini yürüten ecdadı başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere rahmet ve minnetle anıyor 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor bayramını kutluyorum.” dedi.

  • Milli Mücadele’nin ve Erzurum Kongresi’nin 100’üncü Yılında Gençler Erzurum’da

    Milli Mücadele’nin ve Erzurum Kongresi’nin 100’üncü Yılında Gençler Erzurum’da

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Anadolu Tarih ve Kültür Birliği’ buluşmaların beşincisi “Millî Mücadele’nin 100. Yıl Dönümü” münasebetiyle 26-28 Nisan 2019 tarihlerinde Erzurum’da düzenleniyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Anadolu’nun ortak kültür ve tarih şuurunun gençler tarafından özümsenmesini amaçlayan büyük buluşmaların beşincisi Milli Mücadele’nin ve Erzurum Kongresi’nin 100’üncü yıldönümü nedeniyle, Erzurum’da düzenleniyor. Türkiye’nin her yöresinden bu amaçla Erzurum’a gelen üniversite ve lise öğrencisi gençler, 26-28 Nisan tarihleri arasında; tarih, kültür sohbetlerine ve bu alanlarda düzenlenen çalıştaya katılacaklar ve Erzurum’un tarihi ve kültürel değerlerini yerinde inceleyecekler.

    Erzurum buluşmasına, İstanbul ve Ankara’dan 7 üniversite ile 23 liseyi temsilen toplam 70’in üzerinde öğrenci katılıyor. Liseler arasında, Galatasaray, Darüşşafaka, Kabataş Erkek, İstanbul Erkek, Hüseyin Avni Sözen, Kartal Anadolu İmam Hatip, Haydarpaşa, Pertevniyal, Vefa, Kandilli Kız Anadolu, Ankara Atatürk, İzmir Namık Kemal Lisesi gibi köklü eğitim kurumları yer alıyor.

    Uzmanlar, sanatçılar, öğrenciler bir arada

    ‘Anadolu Tarih ve Kültür Birliği’ buluşmalarında, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen lise öğrencileri ile akademisyenler, düşünce insanları, sanatçılar, yazarlar, öğretmenler ve bürokratlar bir araya gelerek, karşılıklı görüş alış verişinde bulunuyorlar. Aynı zamanda, müzakere edilen kültür değerlerini, yerinde görme imkanına kavuşuyorlar.

    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun, gençleri tarihi ve kültür değerleriyle buluşturmanın önemine dikkat çekerek, “Bu buluşmaları, yeni nesillerin millî kültür alanındaki fikirleri ve çalışmalarıyla örnek oluşturan şahsiyetler hakkında bilgi edinmelerini ve köklü medeniyetimizin temel taşları olan milli tarih, kültür ve sanat eserlerimizi tanımalarını sağlamak üzere gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Anadolu Gençliği Fikren Kaynaşıyor

    Milli tarihimiz, kültürümüz ve sanatımız hakkında bilgi edinmeyi amaç edinen, bu konularda araştırma yapan ve bu araştırmalarını sunma konusunda istekli olan gençlerin seçildiği, Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Buluşmaları, aynı zamanda Anadolu gençliği için milli değerler etrafında buluşma ve fikren kaynaşma vesilesi olma özelliğini taşıyor.

    İlki 4-6 Ocak 2019 tarihlerinde Çanakkale’de, ikincisi 15-17 Şubat 2019 tarihlerinde Mardin’de, üçüncüsü 15-17 Mart 2019 tarihlerinde Samsun ve Amasya’da, dördüncüsü 12-14 Nisan 2019 tarihlerinde Sivas’ta gerçekleştirilen, buluşmaların beşincisi 26-28 Nisan tarihlerinde Erzurum’da yapılıyor.

    Gençler Millî Mücadelenin Mihenk Taşı Erzurum’da

    Milli Mücadelenin dönüm noktalarından biri olan Erzurum Kongresi, ulusal egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilen ilk kongre olması nedeniyle tarihimizde büyük öneme sahiptir. Türk milletinin var olma mücadelesindeki kararlılığını gösterdiği bu tarihi kongrede alınan “Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz” kararıyla Millî Mücadele yeni bir safhaya geçmiştir. Bu buluşmada gençler, Mustafa Kemal Atatürk’ün kapanış konuşmasında “Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir.” diyerek önemine dikkat çektiği Erzurum Kongresi’nin hayat bulduğu mekânların ruhunu teneffüs edecek ve Türk milletinin ulusal bağımsızlık yolunda ortaya koyduğu kararlığın tarihi ve düşünsel altyapısını tahlil etme imkânını yakalayacaklar.

    Erzurum, Tarihi Anlar Yaşayacak!

    Erzurum’da gerçekleştirilecek buluşmaya Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. A. Haluk Dursun’un yanı sıra, Erzurum Valisi Okay Memiş, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı ve Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu katılıyor.

    Buluşmanın ilk gününde, Kültür ve Turizm Bakanı Prof. A. Haluk Dursun, milli tarih ve kültür bilinci konusunda katılımcı gençlerle bir sohbet toplantısı düzenliyor. 27 Nisan 2019 tarihinde düzenlenen “Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Çalıştayı”nda, çok sayıda uygarlığa ve kimliklere ev sahipliği yapan Anadolu’nun bugüne kadar oluşturduğu tarih ve kültür birliği modelleri ele alınıyor ve gençler; tarihsel kişi ve olgularla ilgili araştırmalarının sunumlarını yapıyorlar. Çalıştayda ayrıca Anadolu’nun birlikte yaşama duygusu ve alışkanlığını güçlendiren özelliklerinin iyi anlaşılması ve anlatılması için tarih, arkeoloji, coğrafya, antropoloji, felsefe, siyaset bilimi, askeri tarih, filoloji, ilahiyat, sosyoloji gibi birçok farklı alandan akademisyenler, araştırmacılar ve uzman bürokratların katılımıyla sunumlar ve müzakereler gerçekleştiriliyor.

    Anadolu’yu Anadolu Yapan eserler, Değerler

    İkinci günün bir başka programı ise Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan “Gençlerle Başbaşa” etkinliği Bu etkinlikte, gençler ve Anadolu tarih ve kültürüyle ilgili uzmanlar ve akademisyenler bir araya gelerek, Erzurum tarihi başta olmak üzere Anadolu’nun dokusunu oluşturan tarihi ve kültürel olaylar ve olguları müzakere ediyorlar.

    Erzurum buluşmasının 28 Nisan 2019 tarihinde yapılacak üçüncü gününde, tarihi alan ve şehir incelemeleri yer alıyor. Atatürk Evi Müzesi, Abdurrahman Gazi Türbesi, Tabyalar, 23 Temmuz Erzurum Kongre Binası Resim Heykel Müzesi ve Galerisi, Erzurum Yakutiye Medresesi, Üç Kümbetler, Erzurum Ulu Camii, Çifte Minareli Medrese ve Rüştem Paşa Kervansarayı ziyaret edilecek önemli yerler arasında bulunuyor. Bu ziyaretlerde, gençler, Erzurum ile ilgili yaptıkları araştırmalarda ve sunumlarındaki önemli tarihi ve kültürel değerleri yerinde görme ve uzmanlardan bilgi edinme imkânına kavuşacaklar.

  • Millî Mücadele’nin 100. Yılında Uluslararası Sempozyum

    Millî Mücadele’nin 100. Yılında Uluslararası Sempozyum

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi ile Atatürk Üniversitesinin ortaklaşa düzenlediği “Millî Mücadele’nin 100. Yılı: Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya Geçişi ve Kongreler Uluslararası Sempozyumu” Nene Hatun Kültür ve Gösteri Merkezinde başladı.

    Sempozyuma, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, Edebiyat Fakültesi Dekanı Veyis Değirmençay, Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selami Kılıç ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    Rektör Çomaklı: “Erzurum, Hâkimiyet Mücadelelerinin Odak Noktası Olmuştur”

    25-26 Nisan tarihlerinde Nene Hatun Kültür ve gösteri Merkezi Cep Salonlarında devam edecek olan sempozyumun açılış konuşmaları kısmında, Atatürk Üniversitesinin böyle kutlu bir mücadelenin anlatılacağı sempozyuma ev sahipliği yapıyor olmasının kendisine gurur verdiğini ifade ederek konuşmasına başlayan Rektör Çomaklı, Erzurum’un tarihin en eski dönemlerinden itibaren gerek İpek Yolu olarak adlandırılan Kafkasya’yı Trabzon vasıtasıyla Avrupa’ya gerekse Doğu Anadolu’yu Mezopotamya’ya bağlayan önemli bir geçiş noktası olduğunu aktardı.

    Tarihi geçmişe sahip bu kadim şehrin, stratejik ve jeopolitik önemi dolayısıyla tarih boyunca birçok devlete ve medeniyete de ev sahipliği yaptığını hatırlatan Çomaklı sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Tarihin çeşitli dönemlerinde çeşitli milletlerce istilaya uğramış, işgale düşmüş ve devletlerin hâkimiyet mücadelelerinin odak noktası olmuştur. Milletlerin ve medeniyetlerin beşiği durumunda olan Erzurum, tarihindeki en önemli hadiseleri hiç şüphesiz aziz Türk milletinin Mustafa Kemal Paşa liderliğinde var olma mücadelesi olan Türk İstiklâl Harbi sırasında yaşamıştır” dedi.

    “Erzurum, Tam Bağımsız Bir Devletin Temellerinin Atıldığı İlk Yer Olmuştur”

    Erzurum’un Ermenilere verilmek istendiği bir dönemde üstlendiği misyon, yeni ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne giden yolda son derece önemli bir rol oynadığını vurgulayan Rektör Çomaklı: “Nitekim 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplanan Erzurum Kongresi, somut manada hâkimiyetin millete ait olduğu ve tam bağımsız demokratik yeni bir devletin temellerinin atıldığı ilk yer olmuştur. İşte bu önemle Üniversitemiz ve Atatürk Araştırma Merkezinin iş birliğiyle düzenlenen Millî Mücadele’nin 100.Yılı: Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya Geçişi ve Kongreler Sempozyumunun bilime katkılar sunmasını diliyor, bu önemli etkinlikte emeği olan herkese teşekkürlerimi sunuyor ve aziz vatana ve millete hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

    Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selami Kılıç, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışını ve Millî Mücadele fitilini nasıl ateşlediğini anlattı. Türk milletinin 1919’da tarihin akışını değiştirdiğini belirten Kılıç şöyle konuştu: “Mustafa Kemal Paşa son padişah Sultan Vahdeddin tarafından, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gönderildi. Atatürk’ün asıl görevi; temeli milli egemenlik ilkesine dayalı yeni bir Türk devleti kurmaktı. Fakat bunu hiç kimseye söylemedi ve paylaşmadı. Vicdanında belli bir sır olarak sakladı. Bunu da Atatürk’ün Nutuk eserine bakarsak orada görmüş oluruz.”

    “Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal Paşa’nın Liderliğinde Bütün Bir Milletin İşgale ve Direnişe Karşı Hazırlanışıdır”

    Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan ise böylesine önemli bir sempozyumu Millî Mücadelenin beşiği Erzurum’da gerçekleştirmekten mutluluk duyduklarını ifade ederek, Erzurum Kongresinin öneminden bahsetti. Beyhan: “Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde bütün bir milletin işgale ve direnişe karşı hazırlanışıdır. Millî mücadelenin temelini teşkil edecek pek çok önemli kararların alındığı kongrenin, Erzurum’da yapılmasının bazı nedenleri vardır. Erzurum’un stratejik bir konumda olması ve 15. Kolordu Komutanlığının Erzurum’da bulunması bunlardan bazılarıdır. 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın Kolordusuyla beraber Mustafa Kemal Paşa’nın emrinde olmasının, Millî Mücadelenin kazanılmasında büyük payı vardır” ifadelerini kullandı.

    Başkan Sekmen: “Millî Mücadele, Samsun’dan Yükselmiş Cennet Vatanın Her Yanına Ulaşan Bir Sese Dönüşmüştür”

    Millî Mücadele meşalesinin yakıldığı bir kentte düzenlenen uluslararası sempozyumda bulunuyor olmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek konuşmasına başlayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Millî Mücadele’nin 100’üncü yılı dolayısıyla düzenlenen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’ya gelişi ve tarihi kongrelerin anlatılacağı sempozyumda Millî Mücadele ruhunun ele alınacak olmasının önemine değindi.

    “Millî Mücadele Ruhunun Payidar Kalması, O Duygunun Diri Tutulmasıyla Mümkün Olacaktır”

    Bağımsızlığımıza tasallut etmiş olan emperyalist güçlere asla ve de kat’a teslim olunmayacağının fiili olarak beyanı anlamına gelen Milli Mücadele sürecinin, bundan tam 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başladığını vurgulayan Başkan Sekmen şu ifadeleri kullandı: “Milli Mücadele; Samsun’dan yükselerek cennet vatanın her yanına ulaşan bir sese dönüşmüş ve bu ses Havza’dan başlayarak önce Amasya’da, oradan Erzurum ve ardından Sivas’ta gürlemiş; bu milletin evlatları yeri gelmiş yıkılmaz bir kale olmuş, yeri gelmiş bükülmez bir bilek halini almıştır. Millî Mücadele işte bu yüzden önemlidir, işte bu yüzden kıymetlidir. Cumhuriyetimizin ve milletimizin egemenliğinin ilelebet payidar kalması ve muhafaza edilmesi, bundan 100 yıl önce sergilenen o muhteşem birliktelik ve Millî Mücadele ruhunun sürekli diri tutulmasıyla da mümkün olacaktır” şeklinde konuştu.

    Bu sempozyum vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad eden Mehmet Sekmen, Uluslararası Millî Mücadele Sempozyumunun organize edilmesinde katkıları bulunan Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığına ve Atatürk Üniversitene teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

    Haluk Dursun: “Erzurum’a Mübarek, Mürüvvet ve Mükremin Sıfatları Çok Yakışıyor”

    Kültür Bakanlığı olarak Millî Mücadelenin 100. yılı dolayısıyla, kültür açısından yeniden bir Millî Mücadele yapılmasına inandıklarını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun, bu amaçla Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Platformunu kurduklarını ifade etti.

    Dursun: “Kurulan platform, Anadolu’nun ortak tarihinden gelen ve milli birliğine inanan bütün kesimlerin bir düşünce ve birlik içerisinde bu tür dışarıdan gelebilecek, içeriden de yandaş veya taraftar bulabilecek olan kesimlere karşı uyarılması ve gençlerimizin bu konuda bilgilendirilmesini amaçlayan bir çalışmadır. Ermeni meselesi ve Millî Mücadele başta olmak üzere bizleri suçlu göstermek isteyen çalışmalara bir set oluşturmak ve bunu gençler yoluyla yaparak bilgilendirme amaçlı kurulan bir platform. Erzurum’un benim için çok özel bir tarafı da var. Aziz vatanımızın kendine özgü özellik ve güzellikleri var. Bazı şehirlerin de gazi, kahraman ve şanlı gibi sıfatları var. Erzurum’a da Mübarek, Mürüvvet ve Mükremin sıfatları çok yakışıyor. Ruhaniyetini hala kaybetmeyen beldelerden bir tanesidir Erzurum. Bir şehrin mimari vasfı yanında ruhaniyetinin de olması lazım. Erzurum bu saydığımız özellikleri devam ettiriyor. Bu yüzden Erzurum’da olmaktan dolayı çok büyük bir mutluluk duyuyorum” dedi.

  • Dr. Fatih Kacıroğlu: “14 Mart beka için mücadelenin bayrağıdır”

    Dr. Fatih Kacıroğlu: “14 Mart beka için mücadelenin bayrağıdır”

    Erzurum Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu, “14 Mart, sadece tıp bayramı değil aynı zamanda milli ruhun adıdır.” dedi.

    “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” veciz ifadesiyle büyük padişah Kanuni Sultan Süleyman’ın da ehemmiyetini göz önüne serdiği sağlığın bireyin ve toplumun yaşam kalitesini ve huzurunu doğrudan etkileyen en temel ihtiyaç olduğunu belirten Dr. Fatih Kacıroğlu, “Sürdürülebilir sağlıklı yaşamın en temel dinamiği ise genelde sağlık çalışanları ve özelde hekimlerimizdir. İşte bu nedenledir ki, insanoğlu tarihinin başladığı günden bu yana bu meslek kutsaliyetini her devirde korumuştur. Tababet ilmine en ciddi katkıları sağlayan medeniyetlerden biri ise Türk İslam Medeniyetidir. Ecdadımızın bize bıraktığı bu miras aynı zamanda da vazife öğüdüdür. Onların açtığı yolda ilerlemek bizlerin boynunun borcudur. Bugünün modern Avrupa’sı, akıl hastalarının içine şeytan girdiği için yakılması gibi fecaatlerle dolu bir tıp tarihine sahipken, ecdadımız kurduğu Bimarhanelerle insanlığa hizmette çağlar ötesi bir duruşa sahipti. İbn-i Sina’lar, Fahreddin Razi’ler, Akşemseddin’ler, yetiştirmiş, yazdıkları eserlerle tüm insanlığa ışık tutmuşlardır” diye konuştu.

    “Şanlı ve yüce Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselam hadis-i şeriflerinde karantinadan bahsedip sari hastalıkların tedavi ve yayılmasını sınırlandırmak için yolumuzu aydınlatmış, onun açtığı çığırda ilerleyen Müslüman tabipler, sağlıklı bir toplum için gece gündüz çalışmışlardır” diyen Erzurum Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu, “Yine hadisi şeriflerde Sağlıklı yaşamın birinci basamağı temizlik ve için imandandır buyrulurken, Fransız Kralı 14. Louis hayatında bir kez banyo yapması ile tarihe adını kara leke olarak yazdırmıştı. Ecdadın adımını attığı heryerde insan sağlığını korumaya ve hastalıkları tedavi etmeye yönelik hizmetleri saymakla bitmez. Şunu gönül rahatlığı ve gururla söyleyebiliriz ki, Türk İslam medeniyeti nerede ise orada refah vardı, huzur vardı ve sağlıklı birey sağlıklı toplum vardı” şeklinde konuştu,

    Son dönemde yapılan atılımlar ve sağlıkta dönüşüm projesi çerçevesinde modern ve kolay erişilebilir sağlık hizmetine kavuşmuş olmamızın Türk Tıbbi açısından umut verici olduğunu ifade eden Erzurum Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu, “İnanıyorum ki Türk Tıbbı önümüzdeki süreçte dünyada adından söz ettirecek güzel gelişmelere gebedir.

    Sağlığın en önemli paydaşı olan sağlık çalışanlarına karşı şiddet ise bugün en önemli sorunumuzdur. Gerekli kanuni düzenlemelerin yapılacağını umut ediyor, hizmeti fedakarlıklarla örülü sağlık camiasına saldırılara karşı ciddi tedbirlerin alınmasını istiyoruz.

    Sağlık çalışanlarının bir diğer beklentisi ise özlük haklarında yapılmasını bekledikleri iyileştirmelerdir. Yetkililerin bu iki talebimizi göz önüne alıp gerekli düzenlemeyi yapacaklarına inanıyoruz” dedi.

    14 Mart’ın sadece tıp bayramı değil aynı zamanda milli ruhun adı olduğunu söyleyen Erzurum Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu, daha sonra şunları kaydetti;

    “14 Mart Beka için mücadelenin bayrağıdır. Milli Mücadelede nasıl ki işgale ve işgalcilere karşı onurlu ve dik duruşla karşı çıktıysak bu gün de bekamız için mücadeleye hazırız. 14 Mart’ın önemi; 1827 de Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’nin açılışı, yine 14 Mart 1919’da, işgale ve işgalcilere karşı milli direnişte Türk hekimlerinin de var olduğunu göstermesi göz önüne alındığında daha da anlaşılır olacaktır.

    Erzurum Tabip Odası olarak 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne tepki veren ilk Sivil Toplum Örgütü olarak 14 Mart Tıbbiyeliler ruhunu yaşatıyor olmak ise en büyük gururumuzdur.

    Bilinsin ki Türk Hekimleri her şartta ve her zamanda devletinin yanında, milletinin ve insanlığın hizmetindedir.”

  • Başkan Öz: “Erzurum; bağımsızlık ve milli mücadelenin sembol şehridir”

    Başkan Öz: “Erzurum; bağımsızlık ve milli mücadelenin sembol şehridir”

    AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, 12 Mart Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

    Başkan Öz, yayımladığı mesajında, şöyle dedi: “Bir milletin gururu ve uğrunda övünç duyulan vatan şehirleri vardır. Bu şanlı ve aziz milletin tarihini başlatan ve mukaddesatına kendisini adayan şehirleri vardır. Erzurum; büyük Türk milletinin tarihi misyonunda Anadolu’nun kilidi ve anahtarı konumunu üstlenmiş kutsal ve tarihi Müslüman-Türk yurdudur. Erzurum, Türk-İslam mührünü tüm varlığında taşıyan nadir şehirlerimizden biridir. Erzurum; üstlendiği tarihi misyonu gereği Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesinin yegâne sembol ve simge şehridir.” Doğu’nun muzaffer kumandanı Kazım Karabekir Paşa’nın 12 Mart sabahını ifade eden düşüncelerini mesajında yer veren Başkan Öz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erzurum’un 12 Mart sabahını Kazım Karabekir Paşa, şöyle anlatır; ‘Erzurum’da öyle acıklı olaylar gördük ki insanı insanlığından iğrendiriyordu. Halk gözyaşlarıyla şuraya buraya koşuyor, kimi oğlunu, kimi babasını, kimi karısını süngülenmiş veya yakılmış buluyor, saçlarını yoluyordu. Sokaklarda hayat eseri görülmüyordu. Yerlerde çocuk, kadın ve yaşlılar kanlar içinde yatıyordu. Sokaklarda canlılıktan bir iz bile kalmamıştı.’ İşte bugün üzerinde gezindiğimiz bu mübarek şehrin toprakları Hakk’a yürüyen şühedanın kanları ve şehadetleriyle yoğrulmuştur. 101 yıl önce bir 12 Mart’ta içimizi acıtan bu yara bir asır geçse dahi halen daha yüreğimizi dağlamaktadır. 12 Mart bu aziz şehrin düşmana karşı gösterdiği dirilişin adıdır. 12 Mart; hürriyet ve bağımsızlık uğruna candan, yardan ve serden geçenlerin vatan mücadelesini anlatır bizlere Bu duygu ve düşüncelerle 101 yıl önce Erzurum’un vatanlaşması uğruna şühedaya koşan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.”