Etiket: Mücadelede

  • Uyuşturucuyla mücadelede MERBADER Külliyesi ve Rehabilitasyon Merkezi kuruluyor

    Mersin’de uyuşturucu bağımlılığının önüne geçmek, bağımlıların yeni psikolojik yöntemler ve rehabilitasyonla tedavilerini sağlamak üzere Mersin Hayata Bağlananlar Derneği (MERBADER) kuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile Mersin Valiliği desteğinde hayata geçirilen dernek bünyesinde devlet desteği ile bir külliye ve rehabilitasyon merkezi kurulacak.

    Türkiye’de uyuşturucu kullanımının giderek artması üzerine İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla harekete geçti. Bu kapsamda, pilot iller belirlenerek Valilikler kanalıyla uyuşturucuyla mücadele dernekleri kurulurken, şu ana kadar 9 ilde kurulan derneklerden biri de Mersin’de hayata geçirildi. MERBADER adıyla faaliyetlerine başlayan dernek, uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede, akademisyenlerden hekimlere, hukukçulardan uzmanlara kadar geniş bir yelpazede yer alan kurucu yönetimle ilk adımını attı.

    MERBADER’in kuruluşu, bir kafede düzenlenen basın toplantısıyla Mersin kamuoyuna duyuruldu. Kurucu Başkanlığını Nizamettin Kılıç’ın yaptığı dernekte, Toros Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu ile birlikte çeşitli kamu kurumları ile sivil toplum örgütlerinden 16 Yönetim Kurulu Üyesi görev aldı.

    “Pilot 9 ilde kurulan derneklerden biri de Mersin’de MERBADER olarak hayata geçti”

    Toplantıda, Dernek Başkanı Kılıç, derneğin kuruluş amacı ve yapacağı çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Uyuşturucu ve madde bağımlılığının çağın en büyük vebası haline geldiğini, can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini belirten Kılıç, uyuşturucu bağımlısı gençlerin durumunun içler acısı olduğunu söyledi. Devletin uyuşturucuyla mücadelede kararlı olduğunu vurgulayan Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, iki ay önce Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı ile yaptığı müzakerenin ardından verdiği talimatla Türkiye’de 9 ilde uyuşturucuyla mücadele dernekleri kurulduğunu anlattı. Bu derneklerden birinin de Mersin Hayata Bağlananlar Derneği adıyla Mersin’de kurulduğu bilgisini veren Kılıç, diğer illerin ise İstanbul, Ankara, Kocaeli, Bursa, Antalya, Adana ve Gaziantep olduğunu kaydetti.

    “Mersin Valiliği’nin 2,5 milyon liralık ‘Hayata Gülümse’ projesi eşgüdümlü olarak başlatılacak”

    Mersin’de uyuşturucu bağımlılığının ciddi bir kanayan yara olduğunu ifade eden Kılıç, derneğin de bu alanda mücadele edeceğini söyledi. Kılıç, “Bu kentin projeye ihtiyacı var. Uyuşturucuyla mücadele hassas bir konu. Mersin Valiliği’nin eşgüdümlü bir projesi olan ‘Hayata Gülümse’ projesi, 2,5 milyon liralık bir proje. Bakanımız Lütfi Elvan tarafından onaylanarak Mersin’de eşgüdümlü bir proje olarak başlatılacak. Bu bizi sevindiriyor, çünkü bu tür projeler kentimizin hem önünü açmakta hem de kentimizdeki madde bağımlısı veya potansiyel madde bağımlılarının önüne geçmektedir” dedi.

    Derneğin kuruluşunda Mersin Valisi Ali İhsan Su’nun da çok büyük katkıları olduğunu belirten Kılıç, kuruluş aşamasının Valilik koordinesinde gerçekleştiğini ifade etti. Kılıç, “Devletimizin uyuşturucuyla mücadele konusunda kararlılığını gösterecek ve kentimizde kanayan yaralara parmak basacak bir dernek. Biz 1,5 ay içerisinde birçok anne, baba, abla, kardeşle ve çok ciddi sorunlarla karşılaştık. Sosyal medya hesabından derneğin kuruluşunu paylaştığımızda bize çok ciddi dönüşler oldu. Çok kötü durumda olan kişiler var. Uyuşturucu illeti hiç dışarıya yansıtılamayacak ve hiç kimseye söylenmeyecek bir illet durumdadır. Ölümler var bu kentte, artık can ve mal güvenliği yok” diye konuştu.

    “Sosyal medyada ismini bile bilmediğimiz birçok uyuşturucu madde yayılmaya başladı”

    Sosyal medyada, bazılarının ismini bile bilmedikleri birçok uyuşturucu maddenin yayılmaya başladığına dikkat çeken Kılıç, “Bu konuda bir aydır eğitim de alıyoruz. İsmini sayamadığım birçok madde var ama en son şu anda Türkiye’ye yeni girmiş ve yaygınlaşan bir maddeden bahsetmek istiyorum. Bu da insanları zombileştiriyor, insan yiyorlar. İnsanlara, araçlara, çevreye, doğaya zarar veriyorlar. Allah kimsenin başına vermesin, göstermesin hiçbir aileye. Kötü bir sentetik uyuşturucu. Yönetim Kurulu olarak bu mücadelede çok büyük bir kararlılık içindeyiz. Bu kararlılık olmasa uyuşturucu illeti çok büyük bir illet, bu kararlılıkla yürüyeceğiz. Bu kararlılıkla yürümesek bu kentte çok farklı durumlar da söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı.

    “MERBADER Külliyesi ve Rehabilitasyon Merkezi yapacağız”

    Bu mücadelede basından da destek isteyen Kılıç, derneğin çalışma sistemi ve projeleri hakkında da bilgi verdi. Derneğin iki aşamalı yol izleyeceğini aktaran Kılıç, “Biri önleyici hizmetler. Çocuklar ve gençlerimizin uyuşturucuya bulaşmamaları için farkındalık oluşturarak, interaktif çalışmalar yapacağız. Klasiğin dışına çıkacağız ve farklı yöntemler izleyeceğiz. İkinci aşamamız ise uyuşturucuya bulaşmış, ‘beni kurtarın’ diyen kişilerin rehabilitasyon yöntemiyle kurtulması. Bu çerçevede MERBADER Külliyesi ve Rehabilitasyon Merkezi yapacağız. Bu, Mersin için büyük bir sürpriz. Külliyeyi çok farklı noktalardan destek alarak yapacağız. Külliyenin içerisinde 50 kişilik yatak kapasiteli bir rehabilitasyon merkezimiz olacak. Ayrıca seracılık, hayvancılık, tarım olacak. Ekolojik bir köy olacak. Çünkü madde bağımlılarını biz ilaçla tedavi etmek istemiyoruz. Madde bağımlılarını ilaçla tedavi ettiğimiz zaman maddeden kurtuluyor, bu sefer ilaca başlıyor. Madde bağımlısı, bu merkezden çıktığında tamamen rehabilite olmuş, topluma kazandırılmış ve işe girebilecek halde olacak” şeklinde konuştu.

    Külliye ile ilgili bir soru üzerine Kılıç, şu yanıtı verdi: “Külliyeyi tamamen devlet desteğini alarak yapacağız. Burada en büyük görev, sosyal sorumluluk projesi olarak belediyelerimize düşüyor. Belediyelerden destek isteyeceğiz. Projemiz şu an yazım aşamasında. Külliyemiz yatak kapasiteli bir yer olacak. Konferans, eğitim, tiyatro salonları, çiftlik alanı, ekolojik tarım olacak içinde. Oraya gelen bir bağımlı, kendi sütünü, yumurtasını alacak, kendi domatesini, biberini, fasulyesini ekecek, hem orada rehabilite olacak hem de kendi ektiğini oradan kendisi temin etmiş olacak. Ayrıca el sanatları ile bir beceri kazandırılacak. Ayrıca bir spor kompleksi de olacak.”

    Kılıç, moderatör liderlik eğitimleri vereceklerini, robotik kodlama ve yapay zeka atölyeleri kuracaklarını, anne eğitimleri başlatacaklarını da söyledi.

    Prof. Dr. Elbeyoğlu ise bağımlılığın sosyal ve psikolojik bir sorun olduğunu, bu nedenle ilaç tedavisinin tek başına yeterli olmayacağını belirterek, rehabilitasyon merkezinde hem sosyal hem de psikolojik ilaçsız tedavi yöntemlerini uygulayacakları bilgisini verdi.

  • Zirai Mücadelede, ilaç yerine faydalı böcekler kullanılacak

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Tarla Günü’nde, zirai mücadelede faydalı böceklerin önemi anlatıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Özkan Kayacan, “Kayseri her konuda olduğu gibi bu konuda da Türkiye’ye örnek olacak” dedi.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından organize edilen Biyolojik Mücadele Temelli Entegre Mücadele konulu Tarla Günü elma üreticisi Hasan Sarı’nın bahçesinde düzenlendi.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Özkan Kayacan, “Zirai mücadele deyince sadece zirai ilaç kullanmak aklımıza geliyor. Biz bu projeye başlarken gerçekten gördük ki, biyolojik mücadele, zirai mücadelenin gerçekten bir parçasıdır ama ülkemizde pek bilinmiyor” dedi.

    Kayacan, “Gelişmiş ve medeni olarak baktığımız ülkeler, yıllarca zararlı ilaçları bize sattılar. Sonra kanser oldu, MR cihazları sattılar. Şimdi bakıyoruz kendileri biyolojik mücadele yapıyorlar” ifadesinde bulunarak şunları söyledi:

    “Maalesef bizde yüzde 1 bile değil biyolojik mücadele. 2023’te çok rahat bir şekilde bu mücadele yüzde 25’lere çıkarılabilir. Böcekten para mı kazanılır diyebilirsiniz ama kazanılabilir. Yahyalı, Yeşilhisar, Develi bölgesinde yaklaşık 15 ilaçlama yapılıyor. Bu ilaçlama sonrasında kalıntının olmaması mümkün değil. Onun için en başta bu işi bitirmek gerekiyor.

    Biyolojik mücadelede kendi içimizde bile arkadaşlarımız bizi eleştirdi. Cem Özkan hocamız bizim ufkumuzu açtı. Tekerlek bir tur döndü artık. Bahçe sahibi arkadaşlar bile bu işin olmayacağını düşünüyorlardı. İnşallah bunu Develi ve Yahyalı ilçesinde de yaygınlaştıracağız. Kayseri her konuda olduğu gibi bu konuda da farklılık yapan bir il oldu. Türkiye’ye örnek olacaktır. Bilimsel çalışmalara önem veriyoruz. Bunları da sahaya yansıtmak çok önemli”

    Etkinlikte konuşan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Cem Özkan, “30 yıla yakındır biyolojik mücadele ile çalışıyorum. Bu çalışmaları alana indirmek beni memnun etti. Dünya için yeni bir şey değil faydalı böcek üretimi ama bir sırdır. Yurt dışında faydalı böcekler üreten fabrikalar var ve bu sırrı sizinle paylaşmıyorlar. Türkiye bu konuda biraz geç kaldı” dedi.

    Özkan, “Tarım il Müdürlüğü’nün bu işe gönüllü olması bizi memnun etti. İl Müdürünüzün değerini bilin. Başka illerde il müdürü bahçelere korkarak geliyor. İlaç firmalarından korkarak geliyorlar. Burada ilaçlama sayısını yarıya indirdik. Bu bir başlangıç ama daha çok çalışacağız. Biz fazla ilaç kullanıyoruz. Az ilaç kullanarak çevreyi de koruyabiliriz kaliteli ürünler de yetiştirebiliriz” diye konuştu.

  • Domates güvesine karşı başlatılan mücadelede başarılı sonuçlar alındı

    Domates üretiminde önemli zararlara ve ürün kayıplarına yol açan domates güvesine karşı Korkuteli’ne bağlı Kozağacı mahallesinde biyolojik mücadele çalışması yürütüldü. Kozağacı mahallesinde Emine Akar’a ait serada yürütülen çalışmalarda başarılı sonuçlar elde edilirken, sonuçları değerlendirmek üzere serada tarla günü düzenlendi.

    Toplantıda bir konuşma yapan Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünden Özden Filiz, bitkisel üretimde ürün kayıplarının yaklaşık yüzde 30’unun zararlı organizmalardan kaynaklandığını belirterek, bu organizmalarla mücadelede kimyasal mücadele yerine insan sağlığına ve doğal çevreye zarar vermeyen biyolojik mücadele yöntemlerini yaygınlaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Filiz bu düşünceden hareketle domates güvesine karşı örtü altı üretim alanlarında kurumlar arası işbirliğiyle biyolojik mücadele çalışması başlattıklarını kaydetti.

    Sera sahibi Emine Akar ise biyolojik mücadele sayesinde domates güvesinden zarar görmeyen ürün elde ettiğini ve sonuçtan memnun olduğunu belirterek, diğer çiftçilerin de projeye dahil olmalarının kendi menfaatlerine olduğunu söyledi.

    Konuşmanın ardından program katılımcılara tarla günü, projenin uygulandığı seranın gezilmesiyle sona erdi.

    Emine Akar’a ait serasında yaklaşık 2 dekarlık bir alanda Biyolojik Mücadele çalışması yapıldı. Çalışma Mayıs ayında fide dikimi ile birlikte faydalı böcek olan Nezidiocoris tenuis salındı. Serada çoğalan Nezi böceği örtü altı alanlarında zararlı olan tuta absoluta, beyazsinek ve trips zararlılarını yiyerek ilaçlamaya gerek kalmadan zararlı böcek popülasyonunu kontrol altına aldı.

    Tarla gününe, Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünden Özden Filiz, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Ziraat Odası Başkanı Musa Fikri Büyükçetin, Tarım Kredi Kooperatifi, müdürü Dudu Kocabaş, İlçe müdürlüğünden Eda Önel ve Firma yetkilisi Şennur Şimşir ve kadınlar katıldı.

  • Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya: “FETÖ ile mücadelede FETÖ iltisaklı okulu Afrika kıtasında kapatan ilk ülke Gambiya oldu”

    Türkiye’de bulunan Gambiya Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatoumatta Bah Barrow ile biraraya gelen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, FETÖ ile mücadelede FETÖ iltisaklı okulu Afrika kıtasında kapatan ilk ülkenin Gambiya olduğunu söyledi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, özel bir ziyaret kapsamında Türkiye’de bulunan Gambiya Cumhurbaşkanı’nın eşi Fatoumatta Bah Barrow ile Darülaceze’de biraraya geldi. Toplantıda konuşan Bakan Kaya, Türkiye ile Gambiya arasındaki ilişkilerin mükemmel düzeyde seyrettiğini vurguladı. FETÖ ile mücadelede Gambiya’nın desteğinin önemine atıfta bulunan Kaya, FETÖ iltisaklı okulu Afrika kıtasında kapatan ilk ülkenin Gambiya olduğunu hatırlattı. Maarif Vakfı bünyesinde Türkiye’nin Gambiya’da yeni bir okul açmayı planladığını dile getiren Kaya, bu okulun özellikle Gambiyalı kız çocuklarının eğitimine de katkıda bulunacağını belirtti. Türkiye’nin Afrika kıtasına açılım politikasına atıfta bulunan Kaya, Türkiye’nin Afrika ülkelerinin sorunlarına insani hassasiyetle yaklaştığını belirtti. “Afrika halklarının Türkiye’ye, Türk halkına ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu teveccüh ve muhabbet karşılıksız değildir” diyen Kaya, Bakanlık olarak Gambiya’ya özellikle kadın ve aile ile sosyal politikalar konularında tecrübe paylaşımı içinde bulunmayı arzu ettiklerini söyledi. Eylül ayında Gambiyalı mevkidaşını da Türkiye’de ağırlayacağını hatırlatan Bakan Kaya, bu ziyaret kapsamında da bir anlaşma ile işbirliğini kurumsal ve hukuki zeminde güçlendirmeyi istediklerini belirtti.

    Gambiya Cumhurbaşkanı’nın eşi Barrow da ülkesinde özellikle kanser, HIV, AIDS, doğumda ölen anne ve doğum sonrası ölen çocuklar başta olmak üzere sağlık alanında yaşadıkları problemlere dikkat çekerek, bu problemlerin çözümü için Türkiye ile işbirliği içinde çalışmak istediklerini söyledi. Bu sorunlardan en çok kadın ve annelerin etkilendiğine vurgu yapan Barrow, tıbbi donanım konusunda da her türlü desteği takdirle karşılayacaklarını dile getirdi. Ülkesinde kız çocuklarının eğitimini her zaman öncelikli olarak ele alma yönündeki iradesini paylaşan Barrow, bu çerçevede Türkiye’de kadının her alanda güçlendirilmesi konusunda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının tecrübelerinden faydalanmayı önemsediklerini söyledi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Türkiye olarak Gambiya’ya her konuda devletiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, iş dünyasıyla destek olmaya devam edeceklerini kaydetti.

    Toplantıya katılan STK temsilcileri de faaliyetlerinden bahsederek Afrika ve Gambiya’daki muhataplarıyla her konuda işbirliğine hazır olduklarını belirttiler. Bakan Kaya, toplantı öncesinde Fatoumatta Bah Barrow’a Darülaceze’yi gezdirerek, buranın tarihi ve faaliyetleri konusunda bilgiler verdi.

  • Batuhan Yaşar: “Terörle mücadelede yeni aşamaya geçiliyor”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde “Terörle mücadelede başarı nasıl geldi?”, “Yurt içindeki terörist sayısı kaça indi?”, “Operasyonlar kışın da devam edecek mi?”, “Yeni Jandarma Genel Komutanı kim olacak?” sorularına cevap aradı.

    Batuhan Yaşar’ın “Terörle mücadelede yeni aşamaya geçiliyor” başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:

    Farkında mısınız?

    15 Temmuz sonrası PKK ile mücadelede yıllar sonra yeniden olumlu sonuçlar alınmaya başlandı..

    Sadece askeri mücadeleden bahsetmiyoruz..

    Dostlar alışverişte görsün tarzının dışına çıkılmasıyla ekonomik ve sosyal tedbirler işe yaramaya başladı.

    Valiler sahada..

    Oluşturulan özel ekipler aileleri tek tek ziyaret ediyor.. Özellikle “anneler” üzerinde yoğunlaşılıyor..

    PKK artık gençleri dağa çıkartamıyor..

    Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na bağlanması terörle mücadelede kuvvet çarpanı oldu..

    Eleştiriler bir yana ama kimse bu kadarını beklemiyordu..

    PEKİ BAŞARI NASIL GELDİ?

    Terör bölgesinde görev yapan valiler en iyileri arasından seçilmeye başladı.

    Hem halkla ilişkileri kuvvetli hem de terörle mücadelede inisiyatif alan valiler tercih edildi..

    Özellikle ‘Jandarmada’ yeni atama döneminde bir şeye dikkat edildi..

    Jandarma’nın general kadrosuna 12 yeni ‘tuğgeneral’ daha eklendi.

    Güneydoğu’da birçok vilayetteki İl Jandarma Alay Komutanlıklarının rütbesi albaylıktan generalliğe yükseltildi.. (Bingöl, Van, Diyarbakır, Mardin, Hakkari, Hatay)

    Sadece Güneydoğu değil, Ankara, İstanbul, İzmir, Muğla, Manisa ve Antalya’da İl Jandarma Alay komutanlıkları Albay rütbesinden tuğgeneralliğe yükseltildi.

    Bilgi ve istihbarata herkes ulaşabiliyor. Kimse kimseye tuzak kurmuyor. Daha doğrusu kuramıyor..

    İçişleri Bakanı her hafta sonu Hakkari, Tunceli, Mardin’i dolaşıyor.

    Valiler, kaymakamlar halkın arasında..

    Devlet mesafeyi kaldırdı..

    Kapılar ardına kadar açık..

    KIŞIN NE OLACAK?

    Bütün bunların tek bir anlamı var..

    İstihbarat raporlarına göre yurt içindeki terörist sayısı 1350’ye inmişken bu işi artık nihayetlendirmek.

    Tecrübe ile desteklenecek, koordinasyonu daha yüksek bir süreç yönetilecek..

    Jandarma Özel Harekat ile Polis Özel Harekat birlikte daha çok operasyon yapacak..

    Yeri gelmişken birlikte çalışmaya pek alışık olmayan iki teşkilat güzel işler başarıyor..

    Yukarıdaki koordinasyon ve sinerji artık sahada da hissediliyor.

    2017 sonuna kadar üç şey daha yapılacak:

    1- Kışa kadar terör operasyonları yoğunlaştırılarak götürülecek..

    2- Kışın da terör örgütünün yurt içinde kalan bütün sığınak ve barınakları mercek altına alınacak. Tüm barınma imkânları ortadan kaldırılacak..

    3- Sınır hatlarına (İran-Irak-Suriye) yapılan güvenlik yolları, duvarlar ve sınır entegre sistemleri ile teröristlerin içeri girmesi engellenecek..

    JANDARMANIN HAKKI TESLİM EDİLİYOR…

    Jandarma teşkilatı içinde en fazla korgeneralliğe kadar yükselebilirdiniz..

    Sen Jandarmanın kılcal damarlarına kadar hâkim ol, sonra üstüne teşkilattan ve olaylardan habersiz bir karacı gelsin..

    Şehit edilen Hulusi Sayın Paşa’yı hatırladım..

    Allah rahmet eylesin..

    Yıllardır Jandarma’da korgeneral rütbesinde iki kadro bulunurdu..

    Bunlardan birisi Genel Komutan Yardımcılığı diğeri de Kurmay Başkanlığı için kullanılırdı.

    Şimdi kadro 3’e çıkartıldı. Kurmay Başkanlığı kaldırıldı.

    Genel Komutan Yardımcılığına iki korgeneral kadrosu daha eklendi..

    Cumhurbaşkanı Erdoğan onay verirse Jandarma Genel Komutanı teşkilat içinden atanacak..

    Korgeneral Ata Kalkan en kuvvetli aday..

    Yazıldığı çizildiği gibi Jandarma Komutanının kadrosu korgeneralliğe kesinlikle düşürülmeyecek. Böyle olursa emir komuta zinciri içinde gücü düşer..

    30 Ağustos itibarıyla orgeneral rütbesine yükseltilmiş özbeöz jandarma kökenli bir komutanı artık jandarmanın tepesinde görebileceğiz..

    Terörle mücadele çok iyi gidiyor.. Emin olun güzel haberler çok gecikmeyecek.