Etiket: Mu?

  • “Karşılıksız Çek’e af yok mu?”

    “Karşılıksız Çek’e af yok mu?”

    İnfaz kanunu TBMM’de görüşülmeye başlandı. Prof. Dr. Erol Ulusoy “Son genel seçimlerden beri kamuoyunu meşgul eden ‘af’, nihayet TBMM’ye, mahkumların infaz sürelerinde değişiklik yaparak erken tahliye edilmelerine olanak sağlayacak şekilde, cezaların ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanun ile TCK, CMK ve İnfaz Hakimliği kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi olarak TBMM’de görüşülmeye başlandı” diye konuştu.

    Karşılık çek keşide etme ile ilgili bir değişiklik öngörülmüyor

    Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre sadece 2020 Şubat ayı’nda 12 bin 893 adet çek karşılıksız çıktı diyen İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Ulusoy “Covid-19 salgını karşılıksız çek sayısında patlama yapacaktır. Gerek İçişleri Bakanlığı 16 Mart Genelgesi ile kapatılan iş yerleri olsun, gerekse Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından mücbir sebep hükümleri kapsamına alınan 16 sektöre ait iş yerleri olsun, keşide ettikleri çekleri ödeme güçlüğü içine düşecekleri, birçoğunun çeklerinin karşılıksız kalacağı ortada. 24 Mart 2020’de yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanun ile 24 Mart 2020 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek para cezasını ödememe suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durduruldu. Ancak TBMM’de görüşülen İnfaz Kanunu bile hapis cezalarının belirli bir kısmını yatmış olanlara kayıtsız şartsız tahliye olanağı getirirken, karşılıksız çekten hapis yatanlara herhangi bir infaz indiriminin getirilmemesi, büyük hayal kırıklığı oluşturdu. Üstelik tahliyelerinin üç aydan sonra devamı da şarta bağlandı” dedi.

    Kapanan iş yerleri hala açılmadı ve ne zaman açılacakları da belli değil

    Prof. Dr. Ulusoy, karşılıksız çek mağdurları için, “Hem iş yerleri kapatılan, hem 33 milyondan fazla bir sayıya ulaşan sokağa çıkma yasağına tabi olanların hem de mücbir sebep kapsamına alınan karşılıksız çek mağdurlarının, şehirler arası yolculuğun da yasaklandığı bir ortamda ticari faaliyetlerine devam etmeleri ya mümkün olmayacak ya da çok güç olacaktır. Zaten Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden esinlenen Anayasa md 38/8’deki, ‘Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz’ hükmünün dolanılması anlamına da gelen karşılıksız çek’e verilen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesinin hukuk sistemimizden tamamen kaldırılmasının tam zamanıdır. Bu sebeple TBBM’de siyasi partilerin vereceği bir önerge ile, yıllardır tartışılan ve birçok esnafı mağdur etmiş olan Çek Kanunu 5’inci maddesi aşağıdaki gibi değiştirilirse, hiçbir şeyin çözümü olmayan çek’e hapis cezası kaldırılarak, koronalı karantina günlerinde büyük bir rahatlama sağlanacaktır. Ceza Kanunlarına göre mahkum olanların tahliyesiyle boşalan cezaevlerini, Çek Kanunu mağdurları ile doldurmayalım” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Erol Ulusoy ‘un önerdiği karşılıksız çek’e hapis cezasının kaldırılmasına yönelik Çek Yasası değişikliği şöyle:

    5941 sayılı Kanun’un birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri aşağıdaki gibi değiştirilmiştir

    MADDE 5 – (1) “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak ‘karşılıksızdır’ işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında mahkeme, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder”

    5941 sayılı Kanun’un birinci fıkrasının birinci cümlesindeki “, ceza verilmesine yer olmadığı, ” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

    5941 sayılı Kanun’un onuncu ve on birinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

  • Bu iddialar doğru mu

    TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi ve CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, hekim yetersizliği sebebiyle bir çok Kütahyalı hastanın çevre illere gitmek zorunda kaldığını, yapım aşamasındaki Şehir Hastanesi inşaatının da durdurduğunu iddia etti.

    Kasap, Kütahya’nın sağlık hizmeti alanında yaşadığı sorunların her geçen gün daha da büyüdüğüne ifade ederek, “Kütahyalı vatandaşlarım hekim azlığı ve hastanelerin yatak kapasitesinin yetersizliğinden dolayı çevre komşu illere gitmek zorunda kalıyorlar. Bu durum kabul edilebilir değildir. Kütahya’nın birçok ilçesinde uzman doktor eksikliği vardır; hastalar bu yüzden Eskişehir, Uşak, Bursa, Balıkesir, Afyon’a kadar gitmek zorunda kalıyorlar. Düşünün ki, 600 bin insanın yaşadığı bir ilde 1 kadın doğum uzmanı ve 1 göğüs hastalıkları uzmanı var, diğer branşlarda da eksiklikler mevcut. Aylarca Kütahya’da bir tek kadın doğum uzmanı mevcuttur” diye konuştu.

    Kasap, yapım aşamasındaki Kütahya Şehir Hastanesi inşaatının durduğunu ileri sürdü. Kasap, Kütahya’ya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin kurulduğunu ancak, bölgede bir Tıp Fakültesi Hastanesi’nin olmadığını ifade etti. Milletvekili Kasap, “Başta Kütahya’da sağlık hizmeti alanında yaşanan sorunları ve güncel konuları paylaşmak için Sağlık Bakanının dan randevu istedik, ancak bir buçuk aydır Sağlık Bakanlığı randevu talebimize cevap vermedi. Kütahya’nın sağlık alanında yaşadığı sorunların çözümü için mücadele etmeye devam edeceğimi tüm Kütahyalı vatandaşlarımın bilmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

  • CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı İnce: “Kilis’te, Kilisli mi çok Suriyeli mi çok, böyle bir devlet olur mu?”

    CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Kilis mitinginde yaptığı konuşmasında “Kilis’te Kilisli mi çok Suriyeli mi çok, böyle bir devlet olur mu?” diyerek hükümetin Suriye politikasını eleştirdi.

    CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Cumhuriyet Meydanı’nda Kilislilere hitap etti. İnce, yaptığı konuşmada Hükümetin Suriye politikasını eleştirerek, “Kilis’te Kilisli mi çok Suriyeli mi çok, böyle bir devlet olur mu? Ben milletimizin izniyle cumhurbaşkanı seçildiğimde derhal Şam’a büyükelçi atayacağım. Suriyeli de memleketinde olmak ister. Suriye politikası sırf inat uğruna bu noktaya geldi. Ben meydanlarda fabrika diyorum, gelecek diyorum, gençlere iş-aş diyorum, tencereye et diyorum, tencereler bırak eti kuru fasulyeyi bile unuttu. Doları 1,30’dan aldı, 4,75’e getirdi. Türkiye’nin yeni bir yüze ihtiyacı var. O da gelip meydanlar da Bay Muharrem diyor, millet de ona bay bay Recep diyecek” şeklinde konuştu.

    “Babam Demirelciydi, ben Ecevit’ciydim”

    Cumhurbaşkanı adayı İnce, babasının Demirelci olduğunu ifade ederek, “Ben Ecevit’ciydim, Erdoğan bana, Sen Menderes asılırken neredeydin, diyor. Ben 1964 doğumluyum. Menderes 1961’de asıldı, Ben Menderes’in asılmasını doğru bulmuyorum ama ben dünyada yoktum ki. Kendisi tek parti döneminde ilkokula gittim diyor, tek parti dönemi 1950’de sona erdi, Erdoğan 1954 doğumlu. Erdoğan ben senin kadar yetenekli değilim, doğmadan 3 sene önce Menderes’i hatırlayamıyorum” ifadesini kullandı.

    “15 yaşımdan beri her cumaya giderim”

    İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “namaza gidiyor fotoğrafı” çektirdiği iddiasında bulunduğunu ifade ederek, “ Namaza her gün gidiyorum dersem yalan söylemiş olurum ama 15 yaşımdan beri her cumaya giderim. Seçim yaklaşınca namaza gidenlerden değilim. Erdoğan seçimden önce camide fotoğrafı var mı, diyor İnce’nin? Camiye fotoğraf çektirmek için mi gidiyorsun Erdoğan? Biz camiye fotoğraf çektirmeye gitmiyoruz. İbadet yapmaya gidiyoruz. Ben yıllar önce camide gazetecilerin çektiği fotoğrafları Erdoğan’a göndereceğim. Sen de bana üniversite arkadaşlarınla fotoğraf yolla olur mu? Yanıldığı yer neresi biliyor musun? Değerli hemşehrim, Erdoğan unutma her kuşun eti yenmez. Sana Kilis’ten sesleniyorum. Gel bir akşam istediğin bir televizyon kanalına hangisini istiyorsan karşılıklı seninle Suriye politikasını konuşalım. Şanlıurfa’yı, Kilis’i Gaziantep’i ne hale getirdin” diye konuştu.

    İnce, seçildiğimde kimseyi ayırmayacağını, Bakanlar Kurulunu herkesten oluşturacağını ifade ederek, “ 81 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım. Eskişehir’e gitti Tatar Böreği koydu bir de menüye. Şimdi de meydanlara çıkmış ben tatar böreği demedim diyor. Bana gafil diyor. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan bu yana bu topraklar böyle yalancı görmedi. Bence seçime değil doktora gitmesi lazım. Bir gün Ramazan’da iftar yemeği veriyor. Bir general de gidiyor. Beni eleştiriyor yemekte. General de bunu alkışlıyor. Bana çırak diyor. Yani AKP’li kardeşlerime sesleniyorum: Yarın ben cumhurbaşkanı olsam seneye iftarda da Erdoğan’ı eleştirsem general de alkışlasa sizin hoşunuza gider mi? Bir de ben orada ordumuzu övüyordum, diyor. At izi iti izine karıştı. Herkes haddini bilecek. Hakim AKP milletvekili adayıyla esnaf ziyareti yapıyor, kaymakam milletvekili adayının mikrofonunu tutuyor. Diyanet İşleri Başkanı kıraathane fetvası veriyor. Yazık yazık alet etmeyen dinimizi siyasete” ifadelerine yer verdi.

    İnce, seçildikten 48 saat sonra OHAL’i kaldıracağını ifade ederek, “Merkez Bankası’nın para politikalarına karıştırmayacağım. Saray yaptırdın kendine 2 milyon dolara, Marmaris’te 300 odalı yazlık saray yaptırıyorsun kendine. İstanbul’da da 5 tane sarayın var, yetmedi. Söz veriyorum cumhurbaşkanı olunca Marmaris’teki sarayı engelli çocuklara vereceğim. Putin devletlerin sarayı olur demiş. Putin seni kandırmış. Kuzey komşumuzdu, şimdi de güney komşumuz oldu. Rusya sardı etrafımızı sardı. Sen ülkeyi Washington’dan yönetiyorsun ben Ankara’dan yöneteceğim. Garibanların, yoksulların, ezilenlerin dostu benim. Her iktidarın döneminde makbul adamlar oldu. Bu sefer farklı olacak, benim Cumhurbaşkanlığımda herkes 81 milyon makbul olacak. Türkiye’de ilk defa bir seçimin kaybedeni olmayacak. Hepimiz kazanacağız. Millet 1.5 liraya çay içemiyor sen kilosu 4,5 bin liraya beyaz çay içiyorsun. O artık saraylı o sizi anlamaz. Milletin evladı benim” diye konuştu.

  • Safranbolu’da ‘Karımı Gördünüz mü?’ filminin galası

    ‘Karımı Gördünüz mü?’ filminin galası için filmin başrol oyuncularından Peker Açıkalın ile birlikte Nuri Alço ve Coşkun Göğen gibi bir çok oyuncu Karabük’ün Safranbolu ilçesine geldi.

    Vizyona giren ‘Karımı Gördünüz mü?’ filminin gala programı için filmin başrol oyuncularından Peker Açıkalın ile birlikte Nuri Alço ve Coşkun Göğen gibi bir çok oyuncu Safranbolu’ya geldi. Filmin Safranbolu’daki gala kokteyline Peker Açıkalın dışında diğer oyuncular katılırken, ünlü oyuncu yaklaşık 2.5 saat sonra programın yapıldığı mekana geldi. Burada bekleyen bazı oyuncuların yanı sıra ünlü oyuncu Nuri Alço saatlerce beklemekten sıkılınca yapımcılara saatine göstererek çok geç olduğunu belirtti.

    “Alço tokalaşmak istemedi”

    Açıkalan’ı beklemekten sıkılan oyuncuların basına poz verdiği sırada kokteylin yapıldığı mekana gelen ünlü oyuncu sanatçılarla tokalaşmaya başladığı sırada Coşkun Göğen’e yaptığı hareketi gören Alço sinirlenerek, Peker Açıkalın ile tokalaşmamak için yerinden ayrıldı. Bu sırada diğer oyuncularla tokalaşan ve şakalaşan Açıkalın poz vermeye geçtiği sırada Nuri Alço’ya elini uzattı, Alço elini cebinden çıkartarak tokalaştı.

    “Kendisi bana, ustam, abim, hocam, öğretmenim der”

    Dün katıldığı bir televizyon programında filmin başrolünü paylaştığı Ivana Sert’e ettiği hakaretin sorulduğu ünlü oyuncu Peker Açıkalın, “Kaç televizyona çıktığımı hatırlamıyorum. Yalan dolan haberlerle ilgilenmiyorum. Ivana hanım yapımcımın filme seçmiş olduğu bir kast. Diğer oyunculardan kendisini ayırt edecek bir davranış biçimine ne o, ne ben girdik. Kendisi bana, ustam, abim, hocam, öğretmenim der. Biz kendisi ile sevişiriz. Kendisi de çok profesyonel bir kişi. Ama kendi alanında” diye cevapladı.

    Ivana Sert’in sarf ettiği sözler üzerine kendisine dava açacağının da sorulduğu Açıkalın, “Açabilir, bir şekilde bunlarla avukatlar ilgileniyor. Ben kötü niyetli bir şey olsaydı şuan amacımı açıklardım. Bir insan bir işi yapınca arkasında durmalı. Ivana hanım yapmış olduğu başka filminin PR’ını bizim setimizde yapamaz. Ondan dolayı kendisine biraz tepkiliyim ben” dedi.

    Gazetecilerin yaşanan bu olaydan sonra bir daha kendisi ile çalışıp çalışmayacağı yönündeki bir soru ise Açıkalın şunları söyledi:

    “İkinci filmi yaparsak buna kararı verecek olan yapımcı ben değilim. Ben oyuncu konumunda bir insanım. Bir şekilde yapımcı buna izin verirse Ivana hanım başımızın üzerinde tacı var. Benim tercihimi sorarsanız, bu ülkede tiyatro okuyan Türk kızı ve yetenekli oyuncular var ki, ben magazinden yola çıkarak popüler kültürle bugüne kadar gelmiş insanlarla iş yapacağıma profesyonel insanlarla iş yapmayı tercih ettim. Ekibimizde 35 kişilik bir kadro var bunların 34’ü tiyatro sanatçı.”

    Gala programına geç geldiği ve Nuri Alço’nun kendisinin eli sıkmamak için ayrılması dikkat çektiği sorusu üzerine ise Peker Açıkalın,“ Nuri Alço mu rahatsız olmuş. Kendisi benim abim. Gidin kendisine sorun” dedi.

    Açıkalın ayrıca kendisi ile fotoğraf çektirmek isteyen hayranları ile fotoğraf çektirmeden mekandan ayrılarak, sinema severlerle filmi birlikte izledi.

  • ‘Karımı Gördünüz mü?’ filminin galası Karabük’te yapılacak

    6 Nisan’da vizyona girecek olan ‘Karımı Gördünüz mü?’ sinema filminin basın toplantısı Karabük’ün Safranbolu ilçesinde düzenlendi.

    Basın toplantısına Yönetmen Bülent Pelit, oyuncular Esra Sönmezer, Erdi Ünver (Survivor Erdi), İrfan Aslanhan, Uygulayıcı Yapımcı Suat Yücelen , İletişim Danışmanı Çağlar Tuncer, Organizatör Engin Taşkıran ve ekibin diğer üyeleri katıldı.

    ‘Karımı Gördünüz mü?’ sinema filminin yönetmeni Bülent Pelit, filmin bir yaz filmi olduğunu Antalya’nın Manavgat ilçesinde 3 haftalık, İstanbul’da da 1 haftalık çekim yapıldığını ifade ederek, “Hemen hemen 25 kişilik bir ekip. Absürt komedi kategorisinde çok keyifli bir çalışma oldu. Ekol olarak Yeşilçam ekolünden gelmekteyim. Yeşilçam olayını mümkün oldukça yansıtmaya çalıştık. Yeşilçam ekolünün son jenerasyonlarından biriyim. Amacımız bu ekolü tekrardan canlandırmak. Bunu tekrar yaşatabilir miyiz, sektöre tekrardan döndürebilir miyiz bunun çabasındayız. Bizim ekibimiz komple Yeşilçam kökenli. Yaş ortalaması 60’lı yaşlarda olan bir ekibimiz var. Filmimizde küfür kullanmamaya çalıştık” dedi.

    En büyük sorunun kapital sermaye olduğunu dile getiren Yönetmen Bülent Pelit, “Çok pahalı bir iş yapıyoruz . Hayalimizi kurguluyoruz. Yaratıcılık bir yere kadar gelebiliyor. Bizimde hayalimize inanan yapımcımız oldu. Onlara da çok teşekkür ediyorum. Sektörümüz çok maliyetli ve riskli bir iş. Bu işe gönül verdikleri için teşekkür ediyorum” dedi.

    “Güzel bir gişe yapmayı planlıyoruz.”

    Filminde ‘Hülya’ karakterini canlandıran Esra Sönmezer, film projesi üzerinde çalıştıklarını teklif geldiğinde de balıklama atladığını ifade ederek, “Bu film başarılı oldu. Güzel bir gişe yapmayı planlıyoruz” dedi.

    Oyuncu İrfan Aslanhan ise konservatuara girdiğinde oyunculuk yapmayı hedeflediğini ifade ederek, “Bülent Hocanın backrounduna baktım. Bülent Hocanın, babasının, kardeşinin bir çok Yeşilçam filminde parmağı var. Ivana Sert, Peker Açıkalın başrol gibiler birde gizli gençlerden oluşan başrolü var. Safranbolu’da galamıza gelen genç kardeşlerimiz tatil beldesinde geçen bir gençlik filmi izleyecekler. Çok zor bir dönemi atlattık. 2 nesil bir araya geliyor” dedi.

    “Kuzenimle aynı filmde oynadım”

    Survivor Erdi olarak tanınan Erdi Ünver, gelen mesajlardan Safranbolu’da olan fan kitlesinden haberdar olduğunu ve fan kitlesiyle görüşeceğini dile getirerek, “Oyunculuk eğitimlerimi tamamladım. 3 sinema filmi çektim. Bu ilk yayınlanacak filmim. Bülent Hoca, usta oyuncularla çalışma imkanı sundu. Kuzenimle aynı filmde oynadım. Berna Öztürk’le kuzeniz. Sıkıntılı dönemden geçiyoruz. İnsanları en azından 1.5 saat güldürebilmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Ayrıca Yönetmen Bülent Pelit, 6 Nisan 2018 cuma günü vizyona girecek olan ‘Karımı Gördünüz mü?’ sinema filmi ana vizyon galası Safranbolu ve Karabük’te tüm oyuncuların katılımıyla olacağını ve oyuncuların halkla birlikte Karabük’teki sinemalarda filmi izleyeceklerini belirtti.