Etiket: MTSO’da

  • MTSO’da ’Mersin başkanından ne bekliyor?’ konferansı

    Yaklaşan yerel seçimler öncesinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından ’Mersin başkanından ne bekliyor?’ konulu konferans düzenlendi.

    2014 yılında gerçekleşen yerel seçimler öncesinde Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek “Mersin başkanından ne bekliyor?” konulu bir arama konferansı düzenlenmesini sağlayan MTSO, 2019 yerel seçimleri öncesinde bu etkinliğini tekrarladı.

    Kentteki sivil toplum örgütleri temsilcilerinden üniversitelere, basın kuruluşu temsilcilerinden MTSO meclis ve komite üyelerine kadar geniş katılımlı olarak düzenlenen ve İzgören Akademi tarafından yönetilen konferansta, yeni yerel yönetimden ne beklendiği sorusuna yanıt arandı. Katılımlı ve etkileşimli bir beyin fırtınası çalışması olan ve tüm gün devam eden konferans, iki farklı oturumda gerçekleşti. Yaklaşık 200 kişinin katılımıyla gerçekleşen çalışmada her kesimin görüşleri alınmaya çalışıldı.

    MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan ile Meclis Başkanı Hamit İzol’da tüm gün boyunca organizasyonu takip ederek çalışmalara destek verdi. Konferansta konuşan Kızıltan, dünya değiştikçe, ekonomi gelişip dünyanın siyaset ve hizmet mantığı değiştikçe kentlerin yönetim anlayışının da değişmesinin doğal olduğunu söyledi. Yerel yönetimlerin de bu değişim mantığından muaf tutulmasının mümkün olmayacağını vurgulayan Kızıltan, “Mersin’in geleceği adına oluşan bu değişimlere katkıda bulunmak ve Mersin adına sorumluluklarımızı yerine getirmek için ’Mersin başkanından ne bekliyor? konulu bir arama konferansı tasarladık. Önce bunu iş dünyası olarak yapmayı planlasak da üniversitelerimiz olmadan, toplumun kılcal damarları olan STK’lar olmadan, kentin birçok farklı dinamiği olmadan, bu sorunların tespit ve çözümlerinin tam anlamıyla gerçeği yansıtmayacağını düşündük. Mümkün olduğunca Mersin’in dinamiklerini bir araya getirmeye çalıştık. Mersin ile ilgili önemli ve ciddi bilgi ve tecrübeleri olan siz değerli katılımcılarla, yerel yönetim temelinde sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi konuşacağız ve bunları kağıda dökeceğiz. Bu sorunların doğru tespit ve çözümünde yer almak Mersin’e olan borcumuzdur” dedi.

    Siyasetçilerin gelip geçeceğini, belediye başkanlarının, milletvekillerinin gelip geçeceğini kaydeden Kızıltan, “Ama biz hep buradayız. Bizim ailelerimiz, çocuklarımız burada. İşlerimiz, geleceğimiz bu kentte. Bu anlamda Mersin’in sorunları en çok bize yansımaktadır. Öte yandan, her anlamda sorunları çözülmüş bir Mersin’den de en büyük yararını görecek olanlar yine bizler olacağız. Onun için Mersin yerel Yönetimlerden, başkanlardan ne istiyor? sorusunun cevabını bilimsel ve tarafsız bir şekilde ortaya koymak, hem sorumluluğumuz, hem de geleceğimiz adına hayati bir konudur” diye konuştu.

    Yapılan çalışmanın aynı zamanda Mersin’i yönetmeye talip kişiler için de bulunmaz bir bilgi envanteri, yol haritası olacağını anlatan Kızıltan, sonuçları tüm başkan adayları ile paylaşacaklarını bildirdi.

  • MTSO’da eğitimin geleceği tartışıldı

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 28 No’lu Eğitim Hizmetleri Meslek Komitesi öncülüğünde ‘Mersin’de Eğitimin Geleceği’ konulu değerlendirme toplantısı düzenlendi.

    MTSO Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, eğitimde yaşanan sorunların ele alınırken, sektör sorunlarının çözümünde sektör temsilcilerinin ortak hareket etmesi kararı alındı. Toplantıda konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, oda olarak eğitime büyük önem verdiklerini kaydederek, eğitimin daha çağdaş hale gelmesinde sorunların ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bu tür organizasyonların önemli etkisi olduğunu söyledi.

    “Akdeniz ilçesi yatırım bekliyor”

    Mersin’deki özel okullaşma oranlarıyla ilgili bilgi veren İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mükerrem Ekinci, Mersin’de 791 özel öğretim kurumu bulunduğunu bunların 278’inin özel okul olduğunu kaydederek, 77 bin 365 olan öğrenci kontenjan sayısının, 2018-2019 döneminde yüzde 39,6’nın dolduğunu belirtti. Özel okullarda en çok yatırımın Yenişehir ilçesinde yapıldığını söyleyen Ekinci, Akdeniz ilçesinde ise hiç özel ilkokul ya da ortakokul bulunmadığını ifade ederek, “Akdeniz ilçesi kalabalık nüfusu ile özel okul yatırımı konusunda halen cazip bir ilçe. Bu yıl açılan okulların doluluk oranı düşük gibi gözüküyor ancak bu kontenjan sayısının fazla artmış olmasından kaynaklanıyor. Rakamlar Mersin’in halen yatırım yapılabilir pozisyonda olduğunu gösteriyor” dedi.

    “Dershaneler özel okullara çevrildi”

    Mersin’in özel okullaşma oranında Türkiye’de iyi bir noktada olduğunu anlatan Maarif Müfettişleri Koordinatörü Necip Tokyay, merdivenaltı olarak adlandırılan kaçak kurumların önüne geçilmesiyle rakamların çok daha iyi noktalara taşınabileceğini söyledi. Birçok dershanenin özel okula dönüştüğünü hatırlatan Tokyay, dershane kültürü ile okul kültürünün birbirinden çok farklı olduğunu vurgulayarak, “Oda olarak bize yazı yazmanız halinde eğitim kurumlarına kurum kültürü eğitimleri verebiliriz. 55 arkadaşımın hepsi bir kuruma giderek eğitimi hızlandırabilir” ifadelerini kullandı.

  • Eğitimin geleceği MTSO’da tartışıldı

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 28 No’lu Eğitim Hizmetleri Meslek Komitesi öncülüğünde, ’Mersin’de Eğitimin Geleceği’ konulu değerlendirme toplantısı düzenlendi.

    MTSO’da düzenlenen toplantının açılışında konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, oda olarak eğitime verdikleri öneme dikkat çekti. Eğitimin daha çağdaş hale gelmesinde sorunların ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bu tür organizasyonların önemli etkisi olduğunu ifade eden Kızıltan, “Biz de sizinle birlikteyiz. Siz bizi besleyin, taleplerinizi rapor halinde verin biz de takipçisi olalım” dedi.

    MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol ise “Ben Siverek Lisesi mezunuyum. Öğretmensizliğin ne demek olduğunu iyi bilirim. Öğretmenlerimizin kıymetini bilelim. Eğitimi ve sağlığı düzenli olan bir ülkede her şey düzen içinde yürür. Yaptığınız kutsal görevden dolayı hepinizi tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mükerrem Ekinci de Mersin’deki özel okullaşma oranlarıyla ilgili bilgi verdi. Mersin’de 791 özel öğretim kurumunun 278’inin özel okul olduğunu kaydeden Ekinci, toplamda 77 bin 365 olan öğrenci kontenjan sayısının 2018-2019 döneminde yüzde 39,6’nın dolduğunu açıkladı. Özel okullarda en çok yatırımın Yenişehir ilçesinde yapıldığını dile getiren Ekinci, Akdeniz ilçesinde ise hiç özel ilkokul ya da ortakokul bulunmadığını söyledi. Ekinci, “Akdeniz ilçesi kalabalık nüfusu ile özel okul yatırımı konusunda halen cazip bir ilçe. Bu yıl açılan okulların doluluk oranı düşük gibi gözüküyor ancak bu kontenjan sayısının fazla artmış olmasından kaynaklanıyor. Rakamlar Mersin’in halen yatırım yapılabilir pozisyonda olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

    Mersin’in özel okullaşma oranında Türkiye’de iyi bir noktada olduğunu vurgulayan Maarif Müfettişleri Koordinatörü Necip Tokyay ise merdivenaltı olarak adlandırılan kaçak kurumların önüne geçilmesiyle rakamların çok daha iyi noktalara taşınabileceğini dile getirdi. Tokyay, “Bana bağlı 55 müfettiş var ve bu kişiler yalnızca aldıkları ihbarları değerlendirebiliyor. Her yeri denetleyebilmelerine imkan yok. Ancak siz kendi aranızda 3-4 kişilik bir komisyon kurup bu konuda araştırma yapıp bizlere bildirirseniz bizler de gidip denetler ve bu konuyla daha rahat mücadele edebiliriz” diye konuştu.

  • MTSO’da Türkiye’nin tarım ekonomisi ve politikaları konuşuldu

    Manisa Ticaret ve Sanayi Odası gündemde yer alan konuların uzmanlarını Manisa’da misafir etmeye devam ediyor. Odanın kasım ayı etkinlik programı çerçevesinde Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın konuğu olarak Türkiye’nin tarım ekonomisi ve politikaları hakkında bir sunum yaptı.

    Tarım ekonomisi ve politikaları denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Prof. Dr. Veysel Ulusoy, ‘Türkiye Tarım Ekonomisi ve Politikaları’ konu başlıklı konferansında Manisa iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi.

    Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, Meclis Başkanı Ümit Türek, Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Manisa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Cahit Yayman, Manisa İli Oda ve Borsa Başkanları, Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, daire müdürleri, Manisa iş dünyasının temsilcileri ve davetliler katıldı.

    Tarım sektörünün yaşadığı sorunların ve çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantının açılışında konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, “Manisa’nın iki tane özelliği vardır. Bir tanesi tarımın başkenti, diğeri ise sanayinin başkenti olması. Ben önce sanayiden başlamak istiyorum. 1960 yılında Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nda görev yapmış bir meclis üyemiz Yılmaz Bolkan diyor ki, İtalya’da olduğu gibi bizim da sanayide kümelenmeye geçmemiz lazım diyor ve o fikrin neticesinde Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülüğünde tamamı odanın öz kaynağı ile müteşebbis heyetten hiçbir katkı almadan kurulan, Avrupa’da ve Dünya’da bir çok ödüle sahip olmuş bir Organize Sanayi Bölgesi ile bugünlere gelinmiştir. Bizler Manisa olarak 17 ilçemizle bir sinerji yakalamayı hedefliyoruz. Manisa’da çok büyük potansiyeli barındırmasına rağmen, rakamsal bazda istenen seviyeyi yakalamadığını düşünüyoruz. Manisa bir yatırım cenneti. Ama gayrısafi milli hasılada 20 milyar dolara yakınız ama bu yeterli değil. Bu rakamı daha üstlere taşımamız lazım. Bunun için de çok çalışmamız gerekiyor.” dedi.

    “Paydaş kültürünü en üst seviyeye çıkartmalıyız”

    Oda olarak sanayi-üniversite işbirliği adına çok önemli projelere imza attıklarını kaydeden Yılmaz, “İntörnt eğitim programı sayesinde sanayicilerimizle ile Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerini bir araya getirdik. Bu program çevremizde yer alan bir çok üniversiteye de model oluşturdu. Ortakları arasında yer aldığımız Teknokent gurur kaynağımız olmakta. Bunları bir başlangıç olarak görüyoruz. Bizim bir diğer boyutumuz var. O da tarım. Yüzde 47’si sulanabilen tarım arazisine sahip olan, üzümün başkenti, çekirdeksiz kuru üzümde bir marka. 20 milyon zeytin ağacımız bulunmakta. Bu kadar zenginliğin olduğu bir yerde şu soruyu da kendimize sormak lazım. Tanrı öyle bir coğrafya vermiş ki bize Gediz Havzamızda fındık ve çay dışında her şeyi üretebiliyoruz. Fakat bu kadar yüksek değere karşı bizler ne yapıyoruz? Bizler hala zeytinyağını dökme Yunanistan ve İtalya’ya satıyorsak, kuru üzümde marka olamıyorsak, diğer tarım ürünlerinde sadece fason olarak büyük firmaların taşeronluğunu yapıyorsak, herkes elini başının arasına koyup düşünmeli. Bir fındık üreticisinin ürünü eder değeri 2 liradan alan kişi bunu 19 liradan satıyorsa o zaman burada paydaşlar arasında bir güç oluşmadığının gerçeği ortaya çıkıyor. Biz Manisa’da paydaş kültürünü en üst seviyeye çıkartmalıyız.” şeklinde konuştu.

    “Asli görevimiz soruna çözüm noktasında fikir üretmek”

    Tarımda oda olarak ne yaptıklarını da sorgulayan Yılmaz şunları söyledi: “Öncelikle doğru adreslerle, doğru kişilere ulaşmaya özen gösterdik. Tarım ile ilgili girdilerde yükse maliyet sıkıntısı ortada. Haksız rekabet koşulları ile mücadele ediyoruz. Ama biz yerel paydaşlar olarak nasıl bir irade ortaya koymalıyız ki, bu sorunları çözelim. Şunu söylemek istiyorum, bundan 15 yıl sonra bugün konuştuğumuz tarımı konuşamayacağız. Tarımda endüstri 4.0, sanayide 4.0, dijital dönüşümü yakalamamız lazım. Japonya 5.0’ı konuşuyor. Bu yüzden teknolojik bazda bir eylem planı ortaya koymamız lazım. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kendi fidemizi üretirken, İsrail devleti ortada yoktu. Günümüze geldiğimizde ise maalesef o dönemde olmayan devletin tohumlarını alıyoruz. Bunları söylerken siyasi bir söylem olarak algılamayın. Bizim asli görevimiz soruna çözüm noktasında fikir üretmek. Geleceğimizi planlamamız lazım. Bu ülkede doğmuş, bu ülkede büyümüş, bu ülkede vergisini vermiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir Suriyeli kadar yeterli desteği alamıyorsa bunun da irdelenmesi lazım. Konuşmama Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri ile son vermek istiyorum. Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”

    Konuşmanın ardından konferansına başlayan olan Prof. Dr. Veysel Ulusoy, ‘Türkiye Tarım ekonomisi ve politikaları’ konu başlığıyla gerçekleştirdiği sunumuyla, tarım sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri, Türkiye’de tarımın geleceği, tarım politikaları, tarımda dijital dönüşüm ve tarımda sürdürülebilir olmanın formülünün ne olduğu, tarımda katma değer oluşturma ve markalaşmada nasıl bir yol alınması gerektiğine dair görüşlerini Manisa iş dünyasının temsilcileri ve davetlilerle paylaştı. Yaklaşık iki saat süren konferansın son bölümünde ise Prof. Dr. Veysel Ulusoy, katılımcılardan gelen soruları cevaplandırdı.

    Toplantının sonunda ise Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz ve Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Ümit Türek, Manisa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Cahit Yayman ile Manisa’daki oda ve borsa başkanları günün anısına Prof. Dr. Veysel Ulusoy’a Atatürk portresinin yer aldığı naht sanatı eserini hediye etti.

  • MTSO’da e-ticaret ve e ihracat eğitimi verildi

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından 81 ili kapsayacak şekilde düzenlenen “Dijital dönüşüm, e-ticaret ve e-ihracat” eğitimlerinin yedincisi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

    Üretime odaklanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) dijital dünyada iş yapabilme ve e-ticaret ekosisteminin sağlayacağı faydaların farkındalığını artırmak amacıyla TOBB, her ildeki sivil toplum kuruluşları işbirliğinde ‘Dijital dönüşüm, e-ticaret ve e-ihracat’ eğitimi düzenliyor. Bu kapsamda MTSO’da düzenlenen eğitimde, e-ticaret ekosistemi ve dijital dünyanın ince çizgilerinden, verimli ve sürdürülebilir bir iş modeli yaratmaya kadar birçok konu ele alındı.

    “Alın teri yerini akıl terine bıraktı”

    E-ticaret Merkezi Genel Koordinatörü Sami Altınkaya, ‘Endüstri 4.0, dijitalleşen dünya ve dönüşen ekonomi’ başlıklı sunumunda, alın teri döneminin kapandığını, akıl teri döneminin başladığını söyledi. Türkiye’de inovasyona ilk geçen ilin Mersin olduğuna dikkat çeken Altınkaya, “En basit örnekle F16’nın maliyetinin yüzde 80’i donanım, yüzde 20’si yazılımdı. F22’lerin ise yüzde 82’si yazılım, yüzde 18’i donanım oldu. Üretimde değişen şeylerin, ticareti de bu yönde değiştirecek. Türkiye’nin e-ticareti, dünya ülkelerine kıyasla az kullanılıyor. Çünkü birçok insan yaptığı işi robotlara kaptırmaktan ve işsiz kalmaktan korkuyor. Türkiye’de o kadar şey üretiliyor ki, biraz girişimciliğimizi ortaya koymamız gerek. Bu yöne yönelirsek sadece e-ticaretten 3 trilyon dolar kazanırız” dedi.

    “E-ticarette çarpan etkisiyle para kazanılıyor”

    Bir teknoloji firması Ceo’su Engin Özgen de, e-ticarete nasıl başlanması ve kurgulanması gerektiğini katılımcılarla paylaştı. E-ticaret yapmak isteyen girişimcilerin öncelikle ihtiyaç analizi yapması gerektiğini vurgulayan Özgen, daha sonraki süreçlerde sırasıyla, ürün seçimi, hedef kitle seçimi ve alt yapının belirlenmesi gerektiğini söyledi. Almanya’nın endüstri 5.0’a başladığını, Türkiye’nin ise henüz endüstri 4.0’a bile entegre olmadığını kaydeden Özgen, E-ticaret yapabilmek için öncelikle bir ürünün olması ya da ticareti iyi biliyor olmak gerektiğini belirterek, e-ticaretin çok zor kurulduğunu ancak kurulduktan sonra da kendiliğinden ilerlediğini söyledi. E-ticarette çarpan etkisiyle para kazanıldığını aktaran Özgen, dijital mağazaya 10 milyon insan çekilebilirken, fiziksel mağazaya o kadar insan çekilemeyeceğini belirtti.