Etiket: Modern

  • Modern Piyade Tüfeğinde Seri Üretim İmzası

    Kalekalıp A.Ş. ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında Modern Piyade Tüfeği Projesi Seri Üretim Dönemi (Dönem-2) Sözleşmesi imzalandı.

    SSM tarafından yürütülmekte olan Modern Piyade Tüfeği Projesi kapsamında; Savunma Sanayii İcra Komitesi tarafından sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilen Seri Üretim Dönemi Sözleşmesi, Kalekalıp Makina ve Kalıp Sanayi A.Ş. (Kalekalıp) ile Müsteşarlığımız arasında 15 Aralık 2015 tarihinde yaklaşık 60 Milyon TL bedelle imzalanmıştı.

    SSM’den yapılan açıklamada, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı birliklerine teslim edilecek, ilk etaptaki ihtiyaç olan 35 bin 14 adet MPT-76’nın tedarik edilmesi amacıyla yürütülen proje kapsamında, daha önce Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) ile 20 bin adet MPT-76 tedariki için sözleşme imzalandığı hatırlatılarak Kalekalıp ile imzalanan Modern Piyade Tüfeği Projesi Seri Üretim Dönemi (Dönem-2) Sözleşmesi kapsamında ise 15.014 adet MPT-76 üretilecektir. İlk aşama teslimatları ile birlikte iyileştirme ve geliştirme faaliyetleri de gerçekleştirileceği bildirildi.

    Tüm tasarım, geliştirme ve kalifikasyon faaliyetleri tamamen millî imkânlarla gerçekleştirilmiş olan MPT-76’nın seri üretim döneminde, öncelikle silahlı kuvvetlerin olmak üzere tüm dost ve müttefik ülkelerin hafif silah ihtiyacının karşılanmasının hedeflendiği kaydedildi.

  • Türkiye’nin En Modern Ve En Teknolojik Üst Geçitleri

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Türkiye’nin en modern ve en teknolojik üst geçitlerini yaptıklarını söyledi.

    Kayseri’deki üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde okuyan öğrencilere verilen teorik ve uygulamalı dersler kapsamında köprülü kavşak inşaatlarında öğrencilerle bir araya gelen Başkan Çelik, Türkiye’nin en modern ve en teknolojik üst geçitlerini yaptıklarını belirterek, “Yerinde imalat olduğu için diğer prefabrik üst geçitlere göre biraz zaman alsa da bu zaman farkına değen bir eser ortaya çıkıyor. Böyle bir yapının siz öğrenciler tarafından görülmesini çok arzu ettik. Çünkü diğer bazı bölümlerin laboratuvar ortamında yaptıkları uygulamalı eğitimleri siz inşaat mühendisliği öğrencilerinin elde etme imkanı yok. Ancak sizin de şansınız, böylesine gelişmiş bir köprünün yapımının denk gelmiş olmanız. Almış olduğunuz teorik derslere ilave olarak bugün de burada bu köprü inşaatını inceleme fırsatınız oldu. Gerek bizim belediyedeki yetkili arkadaşlarımız gerekse de yüklenici firmadan arkadaşlar sizlere konuyu detaylı olarak anlattılar. Bizdeki bilgilerin sizlere aktarılmasından da son derece mutluyuz” dedi.

    HIZ KORİDORU OLUŞTURULACAK

    Bu çalışmaları yapmaktan gayelerinin kavşaklarda beklemeden güvenli geçişi sağlamak olduğuna vurgu yapan Başkan Çelik, “Ancak bunu yanlış algılıyorlar ve buradan 150 km. hızla gidelim diye düşünüyorlar. Tabi bunun sonunda da istenmeyen kazalar oluyor. Özellikle bu kavşaklar, beklemeden güvenli geçiş için yapılıyor. Tekraren söylüyorum, lütfen yavaş gidelim, kavşakları düzgün kullanalım. Burada hız yapılmasına engel olmak amacıyla da Melikgazi Belediyesi’nin önünden başlayarak Doğumevi’nin oraya kadar olan bölümde hız koridoru oluşturuyoruz. Böylece hız yapan sürücülere ceza uygulaması yapılmış olacak” diye konuştu.

    Öğrenciler daha sonra Başkan Çelik ile birlikte gezerek köprülü kavşak çalışmalarını yerinde gördü ve yetkililerden uygulamalı bilgiler aldı.

  • Dinar’a Yeni Yapılan Modern Lise Caddesinin Açılışı Yapıldı

    Afyonkarahisar’ın Dinar İlçe Belediye Başkanı Saffet Acar’ın talimatları ile şehir içi değişim programı kapsamında, çalışmalara başlanılan Lise Caddesinin yapımı tamamlanarak açılışı yapıldı.

    Açılış töreninde konuşan Başkan Acar caddenin özellikle çevresine farklı bir güzellik katacağını ifade ederek, “Bu gün burada Dinarımıza yakışan bir yolun açılışını yapmak üzereyiz. Bu yol, beş etaplı olan yolun ilk aşaması. İstasyondan başlayıp, Cumhuriyet Meydanına kadar olacak yolumuz birinci bölümünü bu yıl bitirdik. 2016 yılında da inşallah ikinci ve üçüncü etabı da yapacağız. 2017 yılında da dördüncü ve beşinci etabı da Cumhuriyet Meydanına kadar geleceğiz. Dinarlı her şeyin en güzeline laiktir diyorum. Kentleşme yolunda Dinarımızın böyle bir yola ihtiyacı var idi, inşallah bu yol bittikten sonra çocuklarımızı eşimizi yanımıza alacağız, akşamları Cumhuriyet Meydanından İstasyona kadar rahat bir şekilde yürüyeceğiz. Gördüğünüz üzere yolumuzun üzerinde banklar, dinlenme yerleri var, ışık her zaman insanların yürümesinde kolaylık sağlayan, insanları psikolojik açıdan rahatlatan bir unsurdur, bizlerde biraz öncede ifade ettiğim gibi Dinarımıza Dinarlı hemşerilerimize yakışan yolu yaptık. Dinarımıza ülkemize hayırlı olur ben geldiğiniz için teşekkür ediyor saygılar sunuyorum.” dedi

    Belediye Başkanı Saffet Acar yapmış olduğu konuşma sonrasında Emekli İmam Hatip Mehmet Bağcı tarafından dua yapıldı. Lise Caddesi yolu; Belediye Başkanı Saffet Acar, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı İbrahim Acar ve belediye meclis üyeleri tarafından kurdele kesilerek açılışı yapıldı. Kurdele kesimi sonrasında başta MHP teşkilatı başta olmak üzere tüm vatandaşlar Başkan Acar’ı tebrik ederek yolun hayırlı olması temennisinde bulundular. Açılış merasimi sonrasında ise Başkan Saffet Acar, protokol, belediye birim amirleri ve vatandaşlar yeni yol da gezerek incelemelerde bulundular. Program sonrasında Başkan Saffet Acar, yapımcı firmaya ve emeği geçenlere ayrıca teşekkür etti.

    Alınan bilgiye göre; Çift yönlü yolun 300 metre toplam uzunluğunda, yolun toplam eni 11.60 metre, tek yönlü yol eninin 5.50 santimetre olduğu, kaldırımların 3.30 ile 1.80 santimetre olduğu, kaldırımın andezit ve ışıklı taş’tan döşendiği, alana oturma bankları ve peyzaj çalışmanın yapıldığı ve 61 adet led’li ışıklı direklerin monte edildiği öğrenildi.

    Lise Caddesi yolunun birinci etabının açılışı sonrasında, ikinci etabın; Öğretmenevi ile Atatürk Parkı arası, üçüncü etap yolun; Atatürk Parkı ile Şehit Hüseyin Güvercin Caddesi arası, dördüncü etap yolun; Şehit Hüseyin Güvercin Caddesi ile iş merkezi arası, beşinci ve son etabın ise iş merkezi ile Cumhuriyet Meydanı olacağı belediye fen işleri müdürlüğü tarafından belirtildi.

    Açılış programına Belediye Başkanı Saffet Acar başta olmak üzere belediye meclis üyeleri, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı İbrahim Acar, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe teşkilatı, Ticaret Odası Meclis Başkanı Ahmet Acar, belediye birim amirleri, belediye personeli, muhtarlar, esnaflar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Iuc Başkanı Azizoğlu: “Modern Hukukla Muhafazakar Hukukun Entegrasyonu Şart”

    Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, “Modern hukukla muhafazakar hukukun entegrasyonu şart” dedi.

    Türkmeneli Televizyonu’nda yaptığı programda coğrafyamızdaki akademik, politik, ekonomik ve sosyal yaşamı analiz eden IUC Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, bu hafta modern hukuk ile muhafazakar ve yerel hukuk analizi üzerinde değerlendirmelerde bulundu. Programa Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Anayasa Profesörü ve eski Refah Partisi Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bilgin ile Çankaya Üniversitesi Anayasa Profesörü Doğan Soyaslan katıldı.

    Coğrafi ve küresel hukuk sisteminin analiz edildiği programda Azizoğlu, demokrasi perspektifinden bakıldığında 1982 Anayasası’nın öngördüğü hukuki yapının evrensel değil, yerel bir yapılanma olduğunun, ciddi değişikliklere tabi tutulması gerektiğinin kolaylıkla fark edilebildiğini belirterek, “Ancak bir hukuki düzende yapısal reformların gerçekleştirilmesi için temenniler yetersiz kalmaktadır. Dünya ve Türkiye deneyimlerinin gösterdiği gibi demokratikleşme dalgası olarak nitelendirilebilecek değişikliklerin gerçekleştirilmesi, güçlü ve kararlı halk desteğini almış siyasi iktidarları gerektirir. Böyle bir reformun yapılabilmesi için aynı zamanda istikrarlı bir döneme de ihtiyaç duyulmaktadır” dedi.

    “BİREYİN VE TOPLUMUN DEĞİL DEVLETİN KORUYUCU KALKANI ANAYASA”

    Anayasanın öngörülen evrensel hukuk sisteminin gerisinde yerel bir ihtiyaç ve birey ile toplumun ihtiyaçları yerine devletin koruyucu kalkanı olarak kurgulanıp yapılandırılmasının yargının hukukun gerisinde kalmasına sebebiyet verdiğini hatırlatan Azizoğlu, “Türkiye’de 1990 sonrasında gittikçe artan biçimde insan hakları ile ilgili bir bilinçlenme oluşmuştur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) kaynaklanan bireysel başvuru hakkının tarafımızdan tanınmasından bugüne kadar Türkiye’den Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yapılan başvuru sayısının giderek artıyor olması ve bu başvuruları azaltabilmek amacıyla iç hukukumuzda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının kabulü, anılan bilinçlenme ile doğrudan ilgilidir. Türkiye’nin önce 1987 yılında AİHS’deki bireysel başvuru hakkını ve daha sonra 1990 yılında AİHM’nin zorunlu yargı yetkisini tanıması sonrasında AİHM’nin Türkiye ile ilgili konularda verdiği kararlar gündemi daha fazla meşgul etmeye başlamıştır. Aynı zamanda verilen kararların bağlayıcı olması ve söz konusu kararların icrasını Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu tarafından izlenmesi nedeniyle AİHM kararlarının gereğini yerine getirmek (icrasını mümkün kılmak) için anayasal ve yasal reformlar gündeme gelmiştir. Nitekim 1990’lı yıllardan bugüne kadar yapılan birçok anayasa değişikliği ve yasal reformlar aynı zamanda AİHM kararlarının gereğini yerine getirmek ve böylelikle icra edilmelerini sağlamak amacı taşıdığı da görülmektedir. AİHM kararlarının da etkisiyle artık ülke içerisinde insan hakları bakımından duyarlık oluşmaya başlamış ve böylece bireyler devlete karşı haklarını korumak amacıyla uluslararası başvuru mekanizmalarını sıklıkla kullanmaya başlamışlardır” diye konuştu.

    DEMOKRATİKLEŞME VE SİVİLLEŞME SÜRECİ

    Demokratikleşme sürecinin başlangıç aşamasında dış dinamiklerin çok daha belirleyici olmasının yürütmeyi ve parlamentoyu daha özgür kararlar almasına imkan sağladığını kaydeden Azizoğlu, “Sözde Batı felsefesi, yaşam tarzı ve demokratik yapısının yılmaz savunucusu olan özde anti demokratik yapılanmalarla Türkiye’yi yerel bir demokrasi anlayışı ile yönetmeyi tabu gören iç dinamikler ağa babaları Batı toplumlarının reaksiyonundan korkmaları vesile olmuş, demokratik reformlar hayata geçirilmiştir. Bu aşamada iç dinamiklerin çok etkin olmaması, Türkiye’deki demokratikleşme süreci için bariz bir özellik olarak görülmektedir. Bununla birlikte 1990’lı yıllardan sonra dünyadaki ve bölgemizde gerçekleştirilen reformlar ve yaşanan siyasi gelişmelerle birlikte artık iç dinamikler de demokratikleşme sürecinde sessiz kalmaya başlamıştır. Bu durum 2000’li yıllarda daha açık biçimde fark edilebilmektedir. İç dinamiklerin belirginleşmesine katkı sağlayan değişik faktörlerden söz edilebilir. İlk olarak gelişen ekonomi ve özellikle özel sektörün dünyadaki gelişmelere daha hızlı ayak uydurması, siyasal iktidarları bazı yapısal reformları hayata geçirmeye zorlamıştır. Ekonomik standartların yükselmesiyle birlikte değişik toplum kesimlerinin hak ve özgürlükler noktasındaki duyarlığı artmıştır. Bu duyarlılık nedeniyle yasama ve yürütme organları, insan hakları taleplerine daha fazla eğilmek durumunda kalmışlardır” dedi.

    ULUSLARARASILAŞMANIN DEMOKRASİ VE YEREL HUKUK SİSTEMİMİZİ ETKİLEŞİMİ

    Azizoğlu, küreselleşme süreçlerinin etkisinin kitle iletişim araçlarının çeşitlenmesi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle insanların hem ülke içerisinde hem de uluslararası alanda yaşanan gelişmeleri daha yakından takip etmeye, uluslararasılaşmaya ve insan hakları ile ilgili gelişmelere daha fazla ilgi duymaya başladıklarını belirterek, “Özellikle diğer ülke uygulamalarının farkına varan ve Türkiye’deki durumla mukayese etme imkâna sahip olan bireyler ve toplum her zaman daha iyisini istemeye ve ülkedeki yanlış uygulamaları daha fazla eleştirmeye başlamışlardır. Bu durum insan hakları, demokrasi ve hukuk devletinin önündeki engellerin kaldırılması açısından iktidarları daha fazla zorlar hale gelmiştir. Bu noktada özellikle 2002-2012 dönemi sorunların ortaya çıkması ve bunlara yönelik çözüm önerileri bağlamında anayasal ve yasal reformların yapılması açısından çok önemli bir dönem olarak görülebilir. Bu dönemde siyasi iktidarların demokratikleşme, sivilleşme, ekonomi, sosyal politika, insan hakları, hukuk ve benzeri alanlarda gerçekleştirmeye çalıştıkları reformlara yönelik olarak ortaya konulan statüko kaynaklı dirençler, özellikle kitle iletişim araçlarının yaygınlığı ve çeşitliliği dolayısıyla tüm toplumun gözü önünde cereyan etmiştir. Bu dirençlerin aşılması amacıyla gerçekleştirilen 2007 ve 2010 anayasa değişiklikleri de yine aynı şekilde herkesin takip ettiği bir süreçte hayata geçirilmiştir. Belirtilen dönemde, karşılaşılan vesayet direnci üzerine iki önemli anayasa değişikliği gerçekleştirilmiştir. İlk olarak 2007 yılında Anayasa Mahkemesi’nin ‘367 kararı’ sonrasında gerçekleştirilen anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanının halkın oyu ile seçilmesi esası getirilmiştir. 1982 Anayasası’nın öngördüğü vesayetçi modelin önemli bir aktörü konumundaki Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi esasının getirilmesi ile artık Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde 1961 yılından bu yana değişik zamanlarda yaşanan baskı, tehdit, hukuk dışına çıkma, kriz ve benzeri olumsuzluklar da bertaraf edilmiştir” dedi.

    Azizoğlu, şunları söyledi:

    “Vesayetin kırılması noktasında 2010 yılında gerçekleştirilen anayasa değişikliğinde ise ağırlıklı olarak yargı vesayeti ile ilgili düzenlemeler yer almaktadır. Özellikle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) oluşumuna yönelik getirilen düzenleme ile adli ve idari yargıdaki Danıştay ve Yargıtay’ın vesayeti kırılmıştır. Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin oluşumu daha çoğulcu hale getirilmiştir. Bunun yanı sıra askeri yargı düzeni ile ilgili yenilik de kısmen vesayetin kırılması noktasında olumlu bir katkı sağlayabilecektir. 1982 Anayasası’nın öngördüğü vesayetçi yapının tasfiyesini sağlayan söz konusu iki değişikliğin de halkoyu ile kabul edilmiş olması, esasen halkın da yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerekliliğine ve anayasal ve hukuksal sistemimizin de hızla uluslararası statüye uygun hale getirilmesi kanaatine sahip olduğunu göstermektedir. Yaşanan bu gelişmelerle birlikte 2000’li yıllara gelindiğinde Türkiye’de tabandan gelen güçlü bir talebin mevcut olduğu, sadece dış dinamiklerin değil, aynı zamanda iç dinamiklerin de artık demokratikleşme ve yerel zihniyetten kurtulup uluslararasılaşma adımlarının atılmasında belirleyici olduğu görülmektedir.”

    DEMOKRATİKLEŞME SÜREÇLERİNDE AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ROLÜ

    Demokratikleşme süreçlerinin başlangıç aşamasında başta AB olmak üzere uluslararası dinamiklerin oldukça önemli etkisi olduğunu kaydeden Azizoğlu, “Ülkeye hâkim olan içe kapanık, dünyadan kopuk, milletinden korkan politikaların aşılmasında, evrensel düzeyde bir demokrasi ve insan hakları kabulünün yerleşmesinde AB’nin ve AB uyum sürecinin etkisi yadsınamaz. AB üyeliği hedefi doğrultusunda gerçekleştirilmesi gereken Kopenhag Kriterleri, Türkiye’nin demokratikleşme standardının yükseltilmesine ciddi katkı sağlamıştır. Kopenhag Kriterleri’nin üç önemli başlığı olan ‘insan hakları standartlarının yükseltilmesi’, ‘sivil demokrasi’ ve ‘serbest piyasa ekonomisi’ esasen Türkiye’deki demokratikleşme sürecinin olmazsa olmazları olarak da görülebilir. AB’ye uyum süreci çerçevesinde 2004 ve 2010 yıllarında gerçekleştirilen kapsamlı anayasa değişiklikleri ile 1982 Anayasası’nın yaklaşık üçte biri değiştirilerek; demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi alanlarında önemli mesafe alınmıştır. AB Uyum Paketleri kapsamında hayata geçirilen bu değişiklikler, bir yandan demokrasiyi ve hukuk devletini güçlendirmiş, diğer yandan da Türkiye’nin daha özgür bir ortama kavuşmasını sağlamıştır. Bu değişimlerin toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmiş olması, bu adımların sadece AB tarafından istendiği için değil aynı zamanda toplumsal taleplere karşılık geldiği için atıldığının bir göstergesidir” dedi.

  • Saruhanlı Belediyesinden Gümülceli’ye Modern Sosyal Tesis

    Saruhanlı Belediyesi, İlçeye bağlı Gümülceli mahallesinde yediden yetmişe herkesin faydalanabileceği, içerisinde kafeterya, nezih oturma alanına sahip teras ve çevre düzenlemesi ile dev bir sosyal tesis alanı inşa ediyor.

    Saruhanlı Belediye Başkanı Dr. Hüseyin Yaralı, birim müdürleri ile birlikte Gümülceli Mahallesini ziyaret ederek, yapımı devam eden sosyal tesis alanında incelemelerde bulundu.

    Gümülceli Mahallesi Muhtarı Ali Kavuklu ve mahalle sakinlerinin de yer aldığı ziyarette, inşaat çalışmalarını yerinde gören Yaralı, verdikleri sözleri birer birer yerine getirmeye devam ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Gümülceli Mahallesi eski belediye binasının arkasında sosyal tesis alanı oluşturuyoruz. Burada kafeterya inşa ediyoruz. Eski Belediye binasının üstünü terasa dönüştürüyoruz. Bu bölgedeki cami ve çevresinde de ciddi bir tadilat ve çevre düzenlemesi yapıyoruz. Yukarı camimiz geçmiş yıllarda yenilenmiş ancak minare anlamında tarihi bir öneme sahip, bu alanda güzel bir hizmete imza atacağız.”

    Yılbaşına kadar yetiştirmeyi planladıkları kafeteryayı mahalle halkı ve gençlerin hizmetine sunacaklarını ifade eden Yaralı, şöyle devam etti: “Gümülceli gençlerinin bizden talep ettiği bir hizmeti hayata geçirmenin mutluluğu içerisindeyiz. Gençlerimiz bizden oturup sohbet edebilecekleri ve vakit geçirebilecekleri bir tesis istemişti, bizde onların isteğini yerine getiriyoruz. Bu bölgedeki çalışmalarımızı 20 gün içinde tamamlayıp halkımızın hizmetine sunacağız. Tesisimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.”

    Önümüzdeki bahar döneminde Gümülceli’ye yeni bir düğün salonu yapacaklarının da müjdesini veren Yaralı, “Buradaki mevcut düğün salonunu yıkıp yerine yenisini yapacağız. Modern, güzel ve Gümülceli’ye yakışır bir salon inşa edeceğiz. Daha sonraki aylarda da Gümülceli’nin çok güzel bir çarşısı ve bu çarşının göze hitap eden bir dokusu var. Bu dokuyu bozmadan dükkan ve işyerlerinin ön cephelerini düzenleyip boyayarak daha güzel bir çarşı oluşturacağız. Verdiğimiz sözlerin hepsini birer birer yerine getireceğiz. Halkımız merak etmesin, önümüzde 3 buçuk yıl daha var. Mahallelerimiz çok güzel hizmetler alacak” diye konuştu.

    Başkan Yaralı, Gümülceli’deki temaslarının ardından Koldere ve Mütevelli mahallelerini de ziyaret ederek, planladıkları yatırımlar için önce inceleme yaptı.