Etiket: Modası

  • Özge Ulusoy’dan bahar modası sırları

    Manken, sunucu, sinema ve dizi oyuncusu Özge Ulusoy, bu sezon hasır çanta ve dolgu topuk ayakkabıların moda olacağını söyledi.

    Samsun Piazza AVM, yenilikleri, sürprizleri ve ağırladığı ünlü isimlerle misafirlerini mutlu etmeye devam ediyor. Karadeniz’in en büyük AVM’si olma özelliğiyle tanınan Samsun Piazza, moda dünyasının ünlü ismi Özge Ulusoy’u ağırladı. 3 kişi ile birlikte alışveriş yapan ve kombin yapan Özge Ulusoy, alışverişin ardından moda hakkında söyleşide bulundu.

    Organizasyon ve sezon modaları hakkında konuşan Ulusoy, “Samsun’a sık sık geliyoruz. Sevdiğim bir yer. Bu seferki gelişimde 1 gece burada kaldım. Samsun, her seferinde bana mutluluk veriyor. Piazza AVM bir yarışma başlattı. Yarışmaya katılanlar arasından 3 kişi seçildi. Kazanan 3 kişi ile birlikte AVM’den alışveriş yapacağız. Bu kişilere uygun bahar ve yaz kombinleri yapacağız. 3 şanslı kişi ile birlikte gezeceğiz, sohbet edeceğiz ve daha sonrasında da söyleşi gerçekleştireceğiz. Bu ilkbahar-yaz sezonunda renkli bir sezon bizi bekliyor. Öncelikle önemli olan, insanın kendine yakışanı giymesidir. Öncelikle vücudumuzu ve kendimizi iyi tanımamız gerekiyor. Bu yaz tiril tiril, uçuş uçuş elbiseler moda. Bunun yanı sıra büyük desenler, çizgiler, puantiyeler moda. Ayakkabılar da kalın tabanlar, platformlar ve Yunan sandaleti moda. Bu sene çanta modası ise hasır çanta. Bayanlar mutlaka hasır çanta edinsinler. Hasır çanta ve dolgu topuk ayakkabı bu sezonun modası” dedi.

    Özge Ulusoy, hayranlarıyla selfie çektikten sonra AVM’den ayrıldı.

  • Modası geçmeyen ayakkabı

    Samsun’un Çarşamba ilçesinin simgesi haline gelen “yumurta topuk” ayakkabılar, günümüzde hala modasını sürdürüyor.

    Bir zamanların vazgeçilmezi olan ve birçok Türk filminde Kadir İnanır, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Yıldıray Çınar gibi sanatçıların giydiği yumurta topuk ayakkabılar, Çarşamba’da üretilmeye devam ediyor. Kendine özgü imalat tarzı olan ve yurt dışına kadar ün salan Çarşamba ayakkabısına günümüzde de oldukça ilgi var. 7’den 70’e tüm kesim hem ekonomik hem de rahatlık bakımından yumurta topuk ayakkabıyı tercih ediyor.

    Tek parça deriden ve tahta topuktan yapılan ve birçok özelliğe sahip olan Çarşamba ayakkabısı hakkında bilgi veren 17 yıllık imalatçı Efraim Tinastepe, “Çarşamba ayakkabımız her yönden meşhurdur. Ayakkabımız özellikle yumurta topuk ve sivri burun olduğu halde Türkiye genelinde istemeyen yoktur. Bu ayakkabı her ilde tutulan bir ayakkabıdır. Bu ayakkabıları Kadir İnanır, rahmetli İbrahim Erkal ve daha birçok sanatçı giymiştir” dedi.

    Çarşamba Ayakkabıcılar Odası Başkanı Osman Aydın ise “Geçmişte olduğu gibi bugün de Çarşamba ayakkabısını bir yerlere getirmeye çalışıyoruz. Bu ayakkabıyı Avrupa’ya tanıtmak adına yeni bir proje hazırlıyoruz. Daha renkli ve daha bol çeşitte ayakkabılar üretiyoruz. Bu ayakkabının en büyük özelliği, tek parça deriden olması, yumurta topuk ve sivri burun oluşudur. 80’li yıllarda bu ilçede 250 tane imalatçı vardı ancak son zamanlarda bu sayılar oldukça düştü. Bunun nedeni ise fabrikasyon ürünler. Bu ayakkabılar eski Türk filmlerinde kullanıldı. O dönemlerde oldukça ilgi vardı” diye konuştu.

    Eskiden bu ayakkabıları birçok sanatçının giydiğini dile getiren Faruk Koç Yusufoğlu ise “Bundan sonra da bu ayakkabıları sanatçılarımızda görmek isteriz. Bu ayakkabı çok rahattır, herkese tavsiye ederiz. Bu ayakkabıyı son 3-4 yıldır gençlerimiz de tercih etmeye başladı. Daha önceleri bu ayakkabıları 60-65 yaş arası vatandaşlarımız tercih ederdi” şeklinde konuştu.

  • 70’li yılların modası lüppe altın geri geldi

    Türkiye’de ham altından yapılan el işçiliği lüppe takısının son temsilcisi olan 70 yaşındaki Süreyya Arnaz, yüzlerce yıllık geleneği bulunan takının çeyizlerde yeniden rağbet görmesinden büyük mutluluk duyuyor. Lüppe artık sadece çeyizlerde değil ailelerin çocuklarına bırakacakları bir takı olarak görülüyor.

    Antalya’da yaşayan 3 çocuk babası Süreyya Arnaz, ilkokulu bitirdikten sonra babası tarafından bir kuyum ustasının yanına çırak olarak verildi. Ustasının yanında gece gündüz 5 yıl çalışan Arnaz, ustasının tüm özel el işi hünerlerini öğrendi. Arnaz, askerlik dönüşünde ustasının da el vermesiyle şimdilerde Kazım Özalp Caddesi üzerinde küçük bir dükkan açtı. Süreyya Arnaz, yıllarca tezgahında el işçiliğiyle Antalya burması, lüppe, incili küpe, alyans, taşlı yüzükler ve müşterisinin isteğine göre takılar yaptı. Antalya’da sarrafların el işi olarak istediği takıları ustasından kalan asırlık tezgahında hayat veren Arnaz ustanın en büyük mutluluklarından biri de unutulmaya yüz tutmuş lüppe takısının yeniden moda olması. Ham altını kalıplayıp, parçalarını birleştiren Arnaz, halkaları taktıktan sonra 20 taneli takının iki imamesini de elinde işleyerek hayat veriyor. Yıllar sonra yeniden lüppe takısının moda olmasını sevinçle karşılayan Süreyya Arnaz’ın sanatını yaşatmada en büyük destekçisi ise hem oğlu hem çırağı olan oğlu Hüseyin Arnaz.

    “Bu meslek ince bir iştir”

    Süreyya Arnaz, babasının bir kuyumcu ustasının yanında işe vermesiyle bu zanaata başladığını belirterek, 55 yılı geride bıraktığını söyledi. 5 yıl kuyumcuda çalıştığını ve ustasının yakın bir yerine kendi iş yerini açtığını dile getiren Arnaz, “Kuyumculuk çok sevdiğim bir iş, yoksa bu yaşa kadar zaten çalışmak mümkün değil. Bizim meslek ince bir iştir. Bu iş için içinizde aşk zevk olacak. Burada her çeşit iş yapıyoruz. Antalya burması, lüppe, incili küpe, alyans, taşlı yüzükler ve müşterinin özel çizimleri el emeği göz nurumu dökerek yapıyorum” dedi.

    “Eskiden çeyizde kullanılırdı”

    Son dönemde Antalya’da yeniden moda olan tespihi andıran lüppe kolyeden bahseden Arnaz, “Lüppe bir Arap modelidir. Eskiden bu kolyenin aralarına altınlar konurdu ve gelinlere takılırdı. 1965 yılına kadar lüppe modaydı. 1970’li yıllarda pullu uzun zincirler moda oldu. Son dönemlerde de eski lüppeler satmak için sarraflara getirilmeye başlandı. Sarraflar da bu kolyeyi vitrinlerde sergilemeye başlayınca vatandaşlarımızın dikkatini çekti. Yeniden bir ilgi başladı ve lüppe yapmaya başladık. Müşterinin isteğine göre 18 ayardan lüppe yapıyoruz” diye konuştu.

    “Ham altın çeşitli işlemlerden geçiyor”

    Lüppenin yapılışını anlatan Arnaz, “Yaprak altını önce silindirlerde çekiyoruz. Kalıplara çakarak lüppeyi oluşturan iki parça ortaya çıkıyor ve ardından kenarlarını kesip birleştiriyoruz. Halkalarını takıp, imameleri yapıyoruz. Tesviye, cila ve çeşitli süzme ve yıkama işlemlerinin ardından lüppenin bir parçası ortaya çıkıyor. Bir takımı iki günde yapıyorum. Yaprak altını sıfırdan alarak bu 20 parçalı 2 imameli kolye haline getiriyorum. Müşterinin isteğine göre fiyatı 2 bin 500 ile 5 bin TL arasında değişiyor” ifadelerini kullandı.

    Antalya’da yaşlı iki kuyum ustası kaldığını belirten Arnaz, lüppeyi ise sadece kendisinin yapabildiğini vurguladı. Günümüzde kuyumcu çıraklarının branşlaştığını dile getiren Arnaz, en büyük isteğinin kendisinden sonra da lüppe ustalığının devam ettirilmesi olduğunu belirtti.

    “El işi ürünler devam etmeli”

    Babasının tüm hünerlerini öğrenmeye çalışan Hüseyin Arnaz ise Süreyya Arnaz’ın hem babası hem ustası olduğunu kaydetti. Babasının bildiklerini öğrenmeye çalıştığını ifade eden Hüseyin Arnaz, “Babam hiçbir iş yapmasa da tezgahında oturması bizim için yeterlidir. Sarraf vitrinlerinde görülen ürünlerin çoğu, pres, döküm, kalıp işlemleridir, biz genelde el işi çalışıyoruz. İsimli kolye, bileklik ve yüzükleri yani yeni nesil ürünleri de yapıyoruz. Ama bunun yanında babamın daha önceden yaptığı ürünleri de devam ettirmek istiyoruz. Bu el işi ürünlerin devam etmesi, ölmemesi gerekiyor. Lüppe ustası olarak sadece babam var” dedi.

    “Yeniden moda ve el işçiliği ile yapılıyor”

    Lüppenin daha çok Antalya’ya özgü bir takı olduğunu bir dönem kaybolduktan sonra yeniden moda olmaya başladığını aktaran Hüseyin Arnaz, “Bu kez lüppe düğün takısı olarak değil, genelde herkesin taktığı bir takı haline geldi. Kalıcı takısının olmasını isteyenler lüppe ve Antalya burmasını tercih ediyor. Çünkü bu takılar evlada ya da toruna bırakılabilir. Lüppe yapımı çok uzun ve emek isteyen bir işçilik. Babam gözünü kapatsa el alışkanlığıyla lüppeyi yapabilir. Antalya’nın son lüppe ustası babam. Babamın yaşında çalışan başka kuyum ustası da yok. Antalya’daki sarrafların çoğunun babamla usta çırak ilişkisi olmuştur” diye konuştu.

  • Sosyetede ’Pomeranian’ Modası

    Sosyetede yeni moda ’Pomeranian’ cinsi köpek oldu. Birçok ünlü bu köpek cinsini satın almaya başladı.

    2012 yılından beri uluslararası köpek ticareti yapan Veysel Murat Ergün, sosyeteye, iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimlerine ve sanatçılara her biri binlerce dolar değerinde lüks evcil hayvan tedarik ettiğini belirtti. Sosyetenin özellikle avuç içi büyüklüğündeki ağırlığı 1-2 kiloyu geçmeyen Tayland şecereli Pomeranian cinsi köpeğe rağbet ettiğini belirten Ergün, cins köpek fiyatlarının 2 bin dolardan başlayıp 15 bin dolara kadar çıktığını ve özellikle de Pomeranian cinsi köpeklerin yavruyken ’Spitz’ olarak bilinen ırka çok benzediklerinden dolayı dolandırıcıların göz bebeği olduğunu ifade etti.

    Ergün ayrıca Pomeranian cinsi köpeklerin, havlamadığını, ısırmadığını, tüy dökmediğini, zeki ve oyuncu olduğunu, bu sebeple çocuklu aileler tarafından da kolaylıkla tercih edildiğini sözlerine ekledi.

    Ergün, bu güne kadar duphapets.com.tr web sitesi üzerinden kendisiyle bağlantıya geçen Altan Erkekli, Kerimcan Durmaz, Selin Ciğerci, Samet Liçina, Akın Türkmen, Doğa Konakoğlu, Aref Ghafouri, Kemal Başbuğ, Oğuz Berkay Fidan başta olmak üzere bir çok ünlüye hayvan sattığını dile getirdi.

  • Gardırobunuzda yer açın 2017’nin modası 70’ler

    Modanın öncüsü Trendyol ve Raisa ve Vanessa’nın çizgilerin ucundaki tasarım anlayışı birleşti, ortaya göz alıcı bir kış koleksiyonu çıktı.

    RV for Trendyol Sonbahar/Kış 2016-17 Koleksiyon lansmanı Sait Halim Paşa Yalısı’nda göz alıcı bir davet ile gerçekleşti. Cemiyet, sanat ve moda dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı davette RV for Trendyol koleksiyonu moda severlerin beğenisine sunuldu. Sait Halim Paşa Yalısının büyüleyici atmosferi koleksiyona eşlik ederken gecenin ev sahipliğini Trendyol CEO’su Demet Mutlu ve Raisa&Vanessa Sason üstlendi. Gecede RV for Trendyol koleksiyonu videosu da ilk kez izleyicilerin beğenisine sunuldu. Tasarımcı ikizler moda e-ticaretinde açık ara sektör lideri Trendyol için tasarladığı bu koleksiyonda genç, göz alıcı ve bir o kadar da kendinden emin kadınların hikayesini anlatıyor.

    Yeniden 70’ler

    Koleksiyonla feminen ve nazik bir silüet çizmek için kuralları yeniden belirlediklerini anlatan ikizler, “Genel oturmuş tarzımız. Eskiden detaymarla modernize ediyoruz. Herkese uygun fiyatlarla sunmaya çalıştığımız iş birliği aslında. Barok, eskiye dönük izler var. 21 Aralık’ta da güzel bir defile ile sunacağız inşallah. Siyahlar fümeler, bordo,. Yeşil ve barok detaylı püsküller, ispanyol paçalar tasarımlarda görebileceğiniz çizgiler arasında yer alıyor” diye konuştular.

    Seçkin Piriler’den kitap ve film projesine yanıt

    Eşi Kaan Tangöze”den boşandıktan sonra hakkında film ve kitap proje dedikoduları çıkan ünlü manken ve sunucu Seçkin Piriler de geceye katılan isimlerdendi. Siyahlar içinde objektiflere poz veren Piriler, “Genelde davetlere giderken siyah giyilir. Ben de bu geceye uygun olabileceğini düşündüm. O yüzden siyah giyindim. Bana bir röportajda ortaya çıktı aslında bu. “Hayatınızı senaryolaştırmak ister misiniz?” diye sordular. Ben de, “olabilir” dedim. “Peki ya kitap?” diye sordular. Ben de, “neden olmasın” diye söyledim. Ama bana biraz izin vermelisiniz tabi” diye konuştu.

    En büyük hayali sinema

    Oyuncu Hande Erçel ise Raisa ve Vanessa imzalı yeşil tonlarda giydiği şık bir tulumla kameralara poz verdi. Geçtiğimiz günlerde rol aldığı dizinin setinde küçük bir kaza geçiren Erçel, sadece ayağının takıldığını ve olayın abartılmaması gerektiğini belirtti. Erçel, “ Çok severek ve beğenerek elbiselerini taşıdığım modacılar. Zamanım oldu ve geldim . Arkadaşlarıma destek olmak için buradayım” dedi.

    Erçel en büyük hayalinin bir sinema projesinde yer almak olduğunu da söyleyerek yapımcılara ve yönetmenlere yeşil ışıktı: “ Kendimi sinemada görmeyi çok istiyorum. Ama gelen senaryoya bağlı tabi. Güzel bir senaryo gelirse hayır diyemem tabi.”

    Koleksiyonda payetler, ipek şifon, dantel kumaşlar başrolü oynarken; bu kumaşlara hayat veren başlıca renkleri; yeşil, bordo, siyah, ekru, pudra, vizon metal tonları ve lame oluşturuyor. Ayakkabılarda ise Gold Trok ve kuşgözü aksesuarlar iddialı bir bohemliği temsil edecek.