Etiket: Mobil

  • Kiralar yüksek olunca mobil araçta işini kurdu

    Edirne’de bir girişimci, dükkan kiraları yüksek olduğu için mobil araçta kahve satışı yapıyor.

    4-5 bin TL’yi bulan dükkan kiralarını çok bulan işletmeci Egemen Gültekin, kentin en işlek noktalarına aracını park ederek kahve satışı gerçekleştiriyor. Bir akaryakıt istasyonuna kira vererek aracını istasyona park eden Gültekin, işgal harcının dükkan kiralarına göre daha uygun olduğunu kaydetti.

    Kahve dükkanının mobil olmasının rahatlığından da bahseden Gültekin, “Yazın festivallere gidebileceğim. Elektrik ihtiyacı yok arabanın, kendi akü sistemi var. Enerjisini bu şekilde dolduruyor. İstediğin yere gidebiliyorsun. Şimdi dükkan kiraları ve vergi sistemi ortada. Edirne’de bir mekan açtığınız zaman öğrenci ağırlıklı bir şehir olduğu için 12 ay boyunca aynı şekilde verim almak çok zor. Edirne’de istikrarlı bir müşteri potansiyeli olmadığı için dükkan tutmaktansa, kendi dükkanımı kaplumbağa gibi sırtımda taşımak daha mantıklı geldi. Benzinlikle kira sözleşmem var, onun haricinde bir ödeme yapmıyorum. Ama başka yerlere gittiğim zaman tabii ki işgal harcı ödemek gerekecek. İşgal harcı kiraya göre daha uygun geldi. Kira bedelleri çok yüksek, o yüzden bu kiraları vermektense hem arabayı alıp hem de istediğim her yere gidip gezebilmek daha mantıklı

    “İnsanların dikkatini çekiyor”

    İşlerinin iyi olduğunu belirten Gültekin, “Tepkiler çok güzel. Edirne’de ilk olmasından dolayı insanların çok dikkatini çekiyor. İnsanlar gelip deniyorlar, durup fotoğraf çekenler çok oluyor. Firmalarla görüştüğüm zaman en dikkat ettiğim şey, kahvenin tadının güzel olmasıydı. Önemli olan müşterinin memnun kalması ve bir daha gelmesi. Türkiye’de genellikle işler biraz gelgeç oluyor. Parayı alayım, müşteri memnun olsa da olur, olmasa da olur mantığı çok fazla. Ama bence öyle değil, insanlar ürünlerinizi beğenmeli ve tekrar gelmeli. Şu ana kadar hiçbir şikayet almadık. İyi gidiyor” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Hekimlere zorlandıkları vakalarda meslektaşlarından mobil destek

    Geliştirilen mobil uygulama ile hekimler, teşhis ya da tedavide zorlandıkları vakalarda meslektaşlarına danışarak çözüm bulabilecek.

    Tıp ve diş hekimlerine tıbbi paylaşım, iletişim ve dayanışma imkânı sunarak, hekimlerin bilgiye ve tecrübeye kolay ulaşmalarını sağlayan KOSGEB destekli ve her branştan 100’den fazla hekimin görüşleri dikkate alınarak geliştirilen HippocrApp uygulaması hekimlerin kullanımına açıldı. Hekimler bundan böyle uygulama sayesinde karar veremedikleri vakalarda, teşhis ya da tedavide zorlanılan durumlarda meslektaşlarına danışarak kolaylıkla fikir alışverişinde bulunabilecekler.

    Sadece doktorlar ve tıp öğrencileri üye olabiliyor

    Hekimler ve son sınıf tıp öğrencileri, aynı zamanda uygulama aracılığıyla medikal gündemi takip edebiliyor, kongre ve etkinliklerden haberdar olabiliyor. Bunun yanı sıra, uygulama üzerinden mesajlaşma da mümkün. Üyeliğin ücretsiz olarak gerçekleştirilebildiği uygulamada üyelik şartı ise doktor olduğunu kanıtlamak. Bunun için özel oluşturulan ekip ile üye olmak isteyenlerin gerçekten doktor olup olmadığını kontrol eden bir sistem yer alıyor. 2 aylık sürede 6 binden fazla doktor ve tıp öğrencisi uygulamayı indirdi.

    Uygulama ile hekimler, meslektaşları ile bilgi paylaşıp yardım alacak

    Uygulamada hekimler branş, bölge, şehir, kurum olarak listelenebiliyor. Hekim tanıdığı meslektaşı olmasa dahi ihtiyaç duyduğu konuda aynı şehir ya da bölgedeki meslektaşlarının bulunduğu havuzda fikir almak istediği dosya veya vakayı paylaşabiliyor. Havuzdaki hekimler kendi branşındaki konularda ilgi duydukları dosyaları inceleyip görüş belirtip, yardım teklif edebiliyor.

    Hekimlerin özellikle karar veremediği vakalarda, teşhis ya da tedavide zorlanılan durumlarda kendi meslektaşlarına danışarak fikir alışverişinde bulunmalarının olağan olduğunu belirten projenin yöneticisi Genel Cerrah Opr. Dr. Fahri Yılmaz, “Uygulamamız başlangıcında KOSGEB’e sunuldu ve onay verdi. KOSGEB dışında yüzden fazla meslektaşımızın desteği ve görüşlerini alarak yola çıktık. 2 yıldır üzerinde çalışıyoruz ve son noktaya geldik. Telefonların uygulama storelerinde uygulamayı hekimlerimiz indirebilirler. Hekimler karar veremedikleri, zorlandıkları vakalarda veya birbirlerine vaka danışmak istediklerinde sosyal mecra bulmakta zorlanıyorlar. Hekimlerin bilinen sosyal platformlarda vaka paylaşım yapmaları yasal görülmüyor. Biz istedik ki sadece hekimlerin olduğu platformda paylaşım yapılsın ve hekimler kendi aralarında görüşmelerini, tartışmalarını yapabilsinler ve kapalı bir ortamda kalmasını istedik. Çünkü hasta mahremiyeti, gizliliği son derece önemli konudur. Hekimlere bilgi vererek paylaşımlarını sağlıyoruz. Bu paylaşımları ekibimiz gözden geçiriyor” dedi.

    Hekim olmayan kişilerin uygulamaya giriş yapamadığını belirten Yılmaz, şunları aktardı:

    “Uygulamamızı hekim, diş hekimleri ve meslek gruplarının son sınıf öğrencileri kullanabiliyor. Onaylama konusu son derece önemli. Diploma almış hekim ve diş hekimlerinin çok kolay gerçek kişiler olduğunu anlayabiliyoruz. Elimizde veriler ve bakanlığın sistemi var. Öğrenciler ise e-devlet uygulaması üzerinden öğrenci belgesi oluşturup bize gönderdikleri takdirde sisteme kayıt olabiliyorlar. Uygulamada tüm meslek grupları mevcuttur. Uzmanlık branşındaki hekim filtreleme yöntemiyle sadece istediği bölümlere ulaşabilir veya tüm vakaları görebilmesi mümkündür. Kısa sürede 6 bine yakın meslektaşımız uygulamayı indirdi. Olumlu dönüşler oldu. Böyle bir uygulamaya ihtiyaçlarının olduğunu söylüyorlar.”

    Uygulama sayesinde Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki vakalar görülebiliyor

    Doktor Kıvanç Yangı, uygulama sayesinde Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki vakaları görme ve yardım edebilme imkanlarının olduğunu aktardı. Yangı, “Bu uygulamanın benzerini Avrupa ve ABD‘de çalıştığım dönemlerde görmüştüm. Bir hekimin olmazsa olmazı çok farklı vaka çeşitleri görmesidir. Bir söz var, ’Hastalık yoktur, hasta vardır’ diye. Her hasta bu yüzden birbirinden farklıdır. Dolayısıyla acil, kardiyoloji, nöroloji olsun bize başvuran hastalarımız her seferinde başka şikayetler ile başvuracaklardır. Çok geniş bir hasta yelpazesi olacak ve biz sadece çalıştığımız hastane ve bölgemizdeki lokal hastaların bize geliş çeşitlerine göre anlayabiliyoruz. Uygulamanın yararı bize Türkiye’nin değişik yerlerinden, hatta ileride dünyanın farklı yerlerinde de vakalar uygulama üzerinde bize ulaşmasını sağlayacak. Erzurum’daki meslektaşım gelen vakayı uygulamaya yükleyerek benimle paylaşıyor. Bende bu vaka bana gelseydi ben ne yapabilirdim, nasıl yaklaşırdım diye yorumda bulunabiliyorum. Böylelikle hem benim görüşlerimi almış oluyor hem de ben sadece çalıştığım yer değil tüm Türkiye’deki vakaları görmüş oluyorum” diye konuştu.

  • Mobil 1 Center Servisleri üçüncü kez buluştu

    ExxonMobil çatısı altında Türkiye’de faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş., Türkiye çapında sayıları 91’e ulaşan ’Mobil 1 Center’ ve ’Mobil Delvac Express’ yağlama merkezlerinin temsilcilerini Antalya’da düzenlenen servisler toplantısında bir araya getirdi.

    Dünyanın en büyük halka açık petrol şirketlerinden biri olan ExxonMobil’in iştiraki olarak Türkiye’de 100 yılın üzerinde faaliyetlerini sürdüren Mobil Oil Türk A.Ş., Türkiye’nin dört bir yanından gelen servis yöneticileriyle buluştu. Bu kapsamda Antalya’da düzenlenen ’Mobil Markalı Servisler Toplantısı’ ile Türkiye’de 40 ilde faaliyet gösteren ve sayıları 91’e ulaşan Mobil 1 Center ile Mobil Delvac Express yağlama merkezleri ve ExxonMobil yetkili distribütörlerinin temsilcileri bir araya geldi.

    Etkinliğe ExxonMobil Türkiye Otomotiv Satışlar Müdürü Mustafa Demirel, Binek Araç Motor Yağları Sektör Uzmanı İrem Algıer, Ağır Vasıta Motor Yağları Sektör Uzmanı Aytaç Duran, Tüketici Pazarlama Uzmanı Emre Kardeş ve Pazarlama Müdürü Gamze Bozkurt katıldı.

    Servis buluşmaları gelenekselleşecek

    Mobil 1 Center ve Mobil Delvac Express yetkilileriyle bu yıl üçüncü kez düzenledikleri etkinliği ’gelenekselleştirmeyi’ amaçladıklarını belirten ExxonMobil Türkiye Pazarlama Müdürü Gamze Bozkurt, “Müşterilerine hızlı, modern, temiz, konforlu ve pratik bir hizmet anlayışı sunan Mobil 1 Center ve Mobil Delvac Express’lerin değerli yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduk. Türkiye çapında sayıları 91’e ulaşan servislerimiz ile büyük bir aile olduk. Servis ağımızı önümüzdeki dönemde daha da genişletmeyi amaçlıyoruz. Eğitimlerin ve toplantıların tüm katılımcılar için verimli geçtiğine inanıyorum” diye konuştu.

    ’Dükkan Senin Marka Hepimizin’ başlığının ana tema olarak belirlendiği etkinlik kapsamında katılımcılara, Mobil 1 Centerile Mobil Delvac Express uygulamalarının sunduğu avantajlar ve bu ağa dahil olan katılımcıların işletmelerinde sağlayacağı ayrıcalıklar hakkında eğitimler verildi.

  • Okula özel mobil uygulama

    Manisa’da 505 öğrencinin eğitim gördüğü Şehzadeler Merkez İmam Hatip Ortaokulu veli-öğretmen iletişimini güçlendirmek ve eğitim kalitesine katkı sağlaması amacıyla okula özel hazırlanan bir mobil uygulamayı hayata geçirdi. Uygulama sayesinde öğrenci-öğretmen-veli iletişimi güçlenmeye başlarken okulun da eğitim kalitesinin artmaya başladığı bildirildi.

    Manisa Şehzadeler Merkez İmam Hatip Ortaokuluna özel hazırlanan mobil uygulama hayata geçti. Mobil uygulama sayesinde öğretmenler öğrencilerin ödevlerini velilere bildirirken, ödevin kontrol zamanı gelince öğretmenler yine uygulama üzerinden kontrol edilen ödevlerle ilgili ’Yaptı, yapmadı, eksik yaptı’ gibi değerlendirmeleri anında velilere ulaştırıyor. Uygulamada ayrıca ödev takibinin yanında devamsızlık, sınav sonuçları, kazanım değerlendirme denemesi sonuçları, davranış değerlendirme ve okunan kitaplar anında veliler ile paylaşılıyor. Veliler öğrencilerin ödev takibini rahat bir şekilde yaptıkları için uygulamadan son derece memnun olduklarını belirtti.

    Şehzadeler Merkez İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mevlüt Baki Tunç, “Öğretmenlerimiz program üzerinden öğrencilerimizin ödevlerini velilere gönderiyorlar, bildiriyorlar. Öğretmenlerimiz ödev zamanı geldiği zaman program üzerinden ödevini yaptı, yapmadı, eksik yaptı şeklinde bildirimleri velilerimizle paylaşıyorlar. Tabi ödev takibinin yanında program üzerinde devamsızlık takibi, sınav sonuçları, kazanım değerlendirme sonuçları, davranış değerlendirme, okunan kitapları anında velilerimize bildiriyoruz. Aynı zamanda velilerimiz öğretmenlerimizle karşılıklı fikir alışverişinde bulunabiliyorlar. Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk bir konuşmasında belirttiği gibi ‘Ödevin öğrenciyi akademik olarak geliştirmekten ziyade sosyal becerilerin, ders takibinin, belirli bir işe sahip çıkma, belirli bir işi teslim etme becerilerinin geliştirilmesi açısından faydaları olmaktadır. Yani ödev öğrencilerimizin sorumluluk bilincini geliştiren faydalı bir araçtır diyebiliriz. Mobil uygulama sayesinde öğrenci-öğretmen-veli iletişimi güçlenmeye başladı, okulumuzun eğitim kalitesi de artmaya başladı” dedi.

    Uygulamadan çok memnun olduğunu belirten okul velilerinden Esder Karaot ise şunları söyledi:

    “Öğretmenin öğrenciye ne ödev verdiğini görüyoruz. Mobil uygulama sayesinde öğrencinin ödev takibini yapabiliyoruz. Bu çok güzel bir uygulama oldu. Yıllardır böyle bir uygulamanın olmasını çok istiyordum. Sağ olsun okul müdürü ve idarecileri sayesinde şimdi çocuklarımızı çok yakın takip edebiliyoruz. Artık ödev yapıldı, ödev yapılmadı gibi bir bahaneyi çocuklar yapamıyorlar. Öğrencinin okulla ilgili takip edebileceği her türlü imkan elimizde mevcut. Bir tıkla bir tuşla telefonumuzda. Her zaman her yerde istediğimiz şekilde bütün konulara ulaşabiliyoruz. Bu uygulama ilk başta çocuklarımıza farklı gelebilir ama onlarda memnun kalacaktır.”

  • Üniversite öğrencisinden engelleri kaldıran mobil uygulama ve eldiven

    Konya’da Selçuk Üniversitesi öğrencisi Burak Yılmaz tarafından görme, işitme ve konuşma engelli bireylerin günlük yaşantıdaki iletişimini güçlendirmek ve iş imkanlarını arttırmak amacıyla ’Engelleri Aşalım Projesi’ kapsamında bir mobil uygulama ve eldiven tasarlandı.

    TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı tarafından düzenlenen Lisans Öğrenci Proje Yarışması kapsamında, danışmanlığını Selçuk Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Murat Köklü’nün yaptığı, Selçuk Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Burak Yılmaz’ın geliştirdiği ’Engelleri Aşalım’ projesi birincilik elde etti. Hayata geçirilen projede engelli bireylerin günlük hayatlarında iletişim zorluğu çekmemeleri ve devlet kurumlarında gerçekleştirecekleri işlemleri kendi başlarına yapabilmeleri amaçlanıyor.

    Bankada işlerini halledemeyen engelli vatandaştan esinlenmiş

    Projenin mimarı olan ve projenin ortaya çıkışında bankada işlerini yaparken zorlandığını gördüğü engelli bir bireyden esinlendiğini anlatan Burak Yılmaz, proje hakkında bilgi verdi. Yılmaz, “Projemin adı ’Engelleri Aşalım.’ Proje görme, işitme ve konuşma engelli bireylerin günlük yaşantılarında diğer bireylerle daha rahat iletişim kurmasını sağlıyor. Ortadaki iletişim problemi azalacağından dolayı engelli bireylerin iş imkanını arttırmayı amaçlıyorum. Ayrıca banka, noter ve benzeri yerlerde engelli bireylerin işlerini tek başlarına halletmelerini istiyorum. Projeye çıkış amacım, aylar önce bankaya gittiğimde engelli bir bireyin işlemlerini halledemediğini gördüm. Ben de o engelli bireyin ve diğer engelli bireylerin bankada işlemlerini kendileri halletmeleri, günlük yaşantıdaki problemlerini, iletişim problemlerini çözmeyi amaçladım ve böyle bir projeyi aylar sonra uygulamaya döktüm” dedi.

    “Mobil uygulama engelli bireylerin günlük yaşantısını bir hayli kolaylaştıracak”

    Geliştirdiği mobil uygulamanın engelli bireylerin günlük yaşantısını bir hayli kolaylaştıracağını ifade eden Yılmaz, uygulamadaki bütün özellikleri görsel olarak tek tek anlattı. Yılmaz, “Engelleri Aşalım adında bir mobil uygulamam var, benim geliştirdiğim bir mobil uygulama. İşitme engelli kısmında, işitme engelli bireyle haberleşme sağlayabilmek için ses yazıya dönüşmüş oldu. İşitme engelli okuma, yazma bilmeyen kısmına giriyorum, ses işaret diline dönüşmüş oldu ve bu sayede işitme engelli okuma, yazma bilmeyen bireyle haberleşme sağlanmış oldu. Konuşma engelli kısmında, konuşma engelli, konuşma sorunu olan bireyler, metin girişi sağlıyor. Yazı sese dönüştürülmüş oluyor ve bu sayede konuşma engelli birey, diğer bireylerle daha rahat iletişim kurmuş oluyor. Görme engelli kısmını, daha çok banka, noter ve benzeri yerler için düşündüm. Banka, noterde engelli birey için, kendilerine ait bir gişenin olmasını istedim. Bu gişe sayesinde engelli bireylerin işlemlerini tek başına halledebilmelerini istedim. Bu kısmı, banka, noter ve benzeri yerlerde makbuz, doküman gibi şeylerin görme engelli bireye sesli olarak aktarılması olarak düşündüm. Metni yakala butonuna basıyorum, yazıyı okuttum ve sese dönüştü” diye konuştu.

    Eldiven, işaret dilini yazıya dönüştürüyor

    Mobil uygulamanın yanı sıra, uygulamaya direkt bağlı olarak geliştirdiği eldiven hakkında da bilgi veren Burak Yılmaz, “Biz yerli ve milli üretim yaparak 5 flex sensörü kendimiz mal ettik ve ücreti epey düşürmüş olduk. Flex sensör denilen şey, parmak kapandıkça değerler sıfıra doğru yaklaşır, bu sayede parmağın ne kadar açık veya ne kadar kapalı olduğunu algılayabiliriz. Bu eldiven direkt uygulamaya bağlanıyor ve eldiven sayesinde işaret dili yazıya dönüştürülmüş oluyor. Uygulamanın konuşan eller bölümünde, kendi tasarladığım eldiven sayesinde, eldiven telefonla direkt haberleşme sağlayabiliyor ve bu sayede işaret dilini yazıya dönüştürmüş oluyorum” şeklinde konuştu.

    “Engelli bireyler kendilerine olan güvenlerini tekrar kazanacaklar”

    Geliştirilen uygulama sayesinde engelli bireylerin yeniden topluma kazandırılacağını düşünen Yılmaz, ortadaki iletişim problemini en aza indirmeyi hedeflediğini vurguladı. Yılmaz, “Engelleri Aşalım uygulaması sayesinde görme, işitme ve konuşma engelli bireylerin diğer bireylerle daha rahat haberleşmesini sağladık. Ayrıca banka, noter ve benzeri yerlerde engelli bireylerin işlemleri tek başına yapmasını ve bu sayede engelli bireylerin kendilerine güvenlerini tekrar kazanmasını istedik. Ayrıca ortadaki iletişim problemini azaltacağımızdan dolayı engelli bireylerin iş imkanlarını arttırmayı amaçladık. Engelli bireyler bu uygulama sayesinde iletişim problemi yaşamayacaklar, topluma yeniden kazandırılacaklar ve kendilerine olan güvenlerini tekrar kazanacaklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Seri üretime geçmeyi planlıyoruz”

    Projeyi hayata geçirmelerindeki asıl amacın engelli bireylerin devlet dairelerinde işlemlerinin daha rahat yapabilmesi olduğunun altını çizen Yılmaz, bu doğrultuda seri üretim yapılabileceğini kaydetti. Yılmaz, “Biz bunu daha çok banka, noter gibi yerlerde düşünüyoruz. Uygulama şeklinde uygulamaya koyup engelli bireylerin günlük hayatta iletişimini sağlamasını zaten amaçlıyoruz bir süre sonra ama eldiven kısmını daha çok banka, noter yani devlet destekli olarak düşünüyoruz. Kendilerine ait bir gişe olsun, örneğin bankalarda veya noterde, devlet kurumlarında engellilere ait bir gişe olsun ve bu gişe sayesinde engelli birey işlemlerini tek başına halledebilsin. Bunu amaçlıyoruz. Bu amaç doğrultusunda inşallah seri üretime geçmeyi planlıyoruz” dedi.

    Burak Yılmaz’ın projesi ayrıca 3 Kasım’da Türkiye Gençlik Zirvesi tarafından düzenlenecek “Sosyal Girişimcilik Ödülleri” için finale kaldı.