Etiket: Mısır’ı

  • Mısırı beğenmedi, çekti vurdu

    Gaziantep’te bir kişi, sokakta satılan kaynamış mısırı beğenmediği için mısır satıcısını silahla vurarak öldürdü.

    Olay, akşam saatlerde Şahinbey ilçesi Dumlupınar Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, seyyar araba ile kaynamış mısır satan Remzi Yılmaz (35) ile aldığı mısırı beğenmeyen İbrahim B. (32) arasında tartışma çıktı. Üzerindeki tabancayı çeken İbrahim B., Remzi Yılmaz’a ateş etti. Vücuduna aldığı kurşunlarla ağır yaralanan Yılmaz, ambulansla kaldırıldığı Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yılmaz’ın cesedi otopsi için Gaziantep Adli Tıp Kurumuna kaldırılırken, kaçan İbrahim B.’nin yakalanması için polis çalışma başlattı.

  • Yağmur ve dolu mısırı etkiledi

    Osmaniye Ziraat Odası Başkanı Bahadır Sezgin, mısır hasadının erken ve sıkıntılı başladığını, yağmur ve dolu yağışlarının verimi yüzde 25-30 oranında etkilediğini söyledi.

    Osmaniye Ziraat Odasında değerlendirmelerde bulunan Sezgin, Osmaniye ve bölgede yoğun olarak ekimi yapılan mısırın tabii afetlerden ciddi anlamda zarar gördüğünü ifade ederek, tozlaşma döneminde yağmur ve dolu yağışları ile bu yağışların şiddetli oluşunun mısır koçanlarında yüzde 25-30 dane noksanlığına yol açtığını kaydetti. En son yaşanan sıcaklıkların yine mısır üretimine büyük zarar verdiğini belirten Sezgin, bu zararların kendini hasatta gösteren zararlar olduğunu ifade etti. Osmaniye Ziraat Odası Başkanı Bahadır Sezgin, “Üretim maliyeti geçen yıl kilogram başına 0,763 TL olan mısırın bu yılki maliyeti 0,895 TL’dir. Yani girdi maliyetleri kaynaklı 0,117 TL bir fark oluşmuştur. Zaten fiyatların açıklanmaması ve oluşan bu maliyet farkı nedeni ile çiftçilerimiz iyice zor duruma düşmüştür. Yine geçen yıl (2016) mısır alım fiyatları kilogram başına 0,740 TL idi. Fakat hasat döneminin yeni başladığı bu dönemde mısırın çiftçiden çıkış fiyatı 0,740 TL’lere kadar gerilemiştir. Bu rakamlara verim kaybı da üst üste konulduğunda mısır üreticisinin durumu çok açık bir şekilde ortadadır. Zaten girdi alışverişini peşin yapamayan ve bankalara, tüccarlara borcu olan çiftçilerimiz ne yapmalı? Durum düşünülenden çok daha vahimdir. Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar yaptığı basın toplantısında durumun vahametini dile getirmiş, derhal gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurgulamıştır. TMO alım fiyatı bu durumlar göz ardı edilmeden bir an önce yapılmalı, en az zararla kapatacağı şekilde yapılmalıdır. Fiyat açıklaması serbest piyasada giderek düşen mısır fiyatlarının düşüşünü durduracaktır. Derhal çok acil müdahale yapılması gerekmektedir. Yoksa çiftçimiz perişan olacaktır” şeklinde konuştu.

  • Üretici mısırı bırakıp pamuğa yönelecek

    Bir zamanlar Manisa’nın en önemli tarım ürünü olan beyaz altın olarak adlandırılan pamuk, tarımda yeniden yapılanma sayesinde devlet tarafından desteklenerek hem prim hem de alım garantisi verilecek. Üreticilerin mısır üretimini bırakıp pamuk ekimine yönelmeye başlayacağını kaydeden Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap 2017 yılı için Akhisar ve çevresinde ciddi bir pamuk ekimi beklediklerini söyledi.

    Türkiye’nin en kaliteli pamuğunun üretildiği Manisa’da dışarıdan ithalat ve artan maliyetler yüzünden alternatif tarım ürünlerine yönelen üreticiler tarımda yeniden yapılanma ve havza çalışmaları kapsamında yeniden pamuğa dönecek. Başbakan Binali Yıldırım tarafından 15 Ekim’de İzmir’in Ödemiş ilçesinde tarımla ilgili önemli açıklamalar yapacağını kaydeden Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap Tarım Bakanlığı tarafından ciddi çalışmalar sonrası havza çalışmalarının hayata geçeceğini söyledi.

    Pamukta prim 75 kuruş

    Bir dönem pamuk fiyatına iplik ithal edilmesi ve uygulanan kotalar yüzünden pamuğun Manisa’da ekiminin çok azaldığını ifade eden Özkasap, “2017 yılı için Akhisar bölgemizde ciddi bir pamuk ekimi yaşanacak. Şu an primi de 75 Kuruş olarak açıklandı. Üretici bu fiyatlardan memnun. Primle beraber pamuk fiyatlarından da memnun. Mısır, pamuktan sonra bir alternatif oldu ama mısırın katma değeri pamuk kadar yüksek değil. Tarım Bakanlığı bu konuda ciddi çalışmalar yaptı. Bu konuda da Sayın Başbakanımız Ödemiş’te açıklamalarını yapacaktır. Diyor ki ‘Mısır bu bölgeye ekilmeyecek. Eğer ekersen pirim vermeyeceğim ve ofis de senin mısırını almayacak. Bunun kararını sen ver’ diyor, ‘Ekersen ekebilirsin’ diyor. Ama ‘Pamuk ekersen 75 Kuruş pirim vereceğim sana, destekleme yapıp pamuğunu alacağım’ diyor. Yeni bir yapılanma havza çalışması başlıyor.” diyerek 2017 yılı için Akhisar, Akselendi ve Gölmarmara çevresinde mısırı terk eden üreticilerin ciddi anlamda pamuk ekimlerine başlayacağını belirtti.

    Arazi toplulaştırması

    Tarımda yeni yapılanmayla birlikte arazi toplulaştırmasının da gündeme geleceğini aktaran Özkasap, “Manisa bölgemizde topraklarımız makineli hasada uygun değil. Bunun için tarımda topraklarımızda bir toplulaştırma gerekiyor. Sayın Bakanımız da diyor ki bunları kendiniz de yapabilirsiniz. Benim 5 dönüm arazim var yanımda Mehmet’in 5 dönümüyle birleştireceğiz, 20-25 dönüm yapacağız, o oradan toplulaştıracak, bu buradan toplulaştıracak. ‘Bunu siz yapmazsanız biz yapmak zorunda kalacağız’ diyor. Bir taraftan pamuk ekelim diyorsun, makineli tarım yapamıyorsun. Onun için bu toplulaştırmanın da Manisa’mız için önemli olduğuna inanıyorum.” dedi.

    Tarım arazileri koruma altında

    Özkasap yeni dönemde tarım arazilerinin koruma altına alındığını da sözlerine ekleyerek şunları söyledi:

    “Manisa tarım arazileri koruma altında. Artık eskisi gibi kalkıp da bu bereketli topraklara arazilerin üzerine yolda görüldüğü gibi kalıp fabrikaları, ayakkabı fabrikaları, depolar yapılmayacak. Bunu her zaman söylüyoruz bunlar zaten büyük bir hataydı. Sayın bakan da bu konuda kesinlikle taviz vermiyor. Sadece bu arazilere yapılacak olan kamu yararına olan üzüm işletmesi olabilir, konserve fabrikası olabilir. Yani üreticinin kalkıp domatesini Manisa’ya getirecek hali yok. Çoğu zaman bunlar römorkla çekiliyor veya üzüm hepsi römorklarla geliyor. İşte kamu yararı burada devreye girecek ama siz burada ayakkabı fabrikası kurarsanız Karaağaçlı gibi Selimşahlar gibi bereketli topraklarda bunlar yanlış. Bu konudaki çalışmaları zaten toprak kurulu olarak yapıyoruz. Herhangi bir sıkıntımız da yok.”

  • Bakan Tüfenkci: “Biz o gece hem Gazze’yi, hem Suriye’yi hem de Mısır’ı yaşadık”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Biz o gece hem Gazze’yi, hem Suriye’yi hem de Mısır’ı yaşadık ve öyle bir mücadeleyle topun, tüfeğin, tankın karşısında milletin çelik iradesini ortaya koydular” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaralanan demokrasi gazilerini Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ziyaret etti. Ziyaret sırasında yaralılarla sohbet eden Bakan Tüfenkci, “Siz demokrasinin yiğitleri, meydanların pehlivanlarısınız. Biz onların cezalarını vereceğiz, onları cezasız bırakmayacağız. Milletin üzerine bomba yağdıranları, kurşun yağdıranları, millete silah doğrultanları üstelik terörle mücadele ettiğimiz bir zaman diliminde, terörle mücadele edenlerin üzerine, Özel Harekat’a, MİT’e, Genelkurmay’a veya Meclis’e bomba yağdırmalarının hesabını ödeyecekler. Demek ki bu terör örgütüyle de işbirliği içerisindeler. Bu kadar vicdansızlar, sanki teröristi, düşmanı tarıyor, bunlar halk, bunlar sivil, bunlar kendi iradelerine sahip çıkan insanlar. Öyle bir tablo ki Genelkurmay’ı bile, askerleri bile darbecilerin elinden bu millet kurtarıyor, sahip çıkıyor. Bu arkadaşlar emniyetin orada, Genelkurmay’ın orada olmasalar, bu kurşunları yemeseler inanın ki bu teröristler kendi içinden çıktıkları Genelkurmay’ı da darmaduman edeceklerdi” diye konuştu.

    “Tek isteğimiz vatana sahip çıkın”

    Yaralıların Bakan Tüfenkci’den tek istekleri ise vatana sahip çıkmaları oldu. Tüfenkci, 24 yaşındaki polis memuru Serkan Erdinç’i ziyaret ettiği sırada ise şunları söyledi:

    “Böyle bir şey olur mu ya? Bu vatan evladının, bu güvenlik güçlerinin yani bunlar kimi koruyor? Bir teröristte aynı bunu yapar, bir PKK’lı da, bir DHKP-C’li de bu kadar bile yapamaz. Siz Güneydoğu Anadolu’da, Doğu’da veya yurdun herhangi bir yerinde omuz omuza mücadele ediyorsun, sonra da en yakın, canını emanet edeceğin insana silah doğrultuyorsun ve hiç acımadan ne adına? Sırf milletin iradesini gasp etme, millete rağmen darbe olabilir mi? Emniyeti korumaya da, Genelkurmay’ı korumaya da millet gitmiş.”

    Erdinç ise, “Emniyete girmemize zaten izin vermiyorlardı, biz girdik komutan geldi, ’el koymamız gerekiyor buraya’ dedi. G3’leri doğrulttu, bizde makineli tüfek de yoktu o sırada, beylik silahıyla da ne kadar yani?” ifadelerini kullandı.

    Demokrasi gazilerini ziyaret eden Tüfenkci, ziyaret sonrası basın açıklaması yaptı. Bakan Tüfenkci, 15 Temmuz gecesinden itibaren sağlık personellerinin yaralılarla yakından ilgilendiğini kaydederek teşekkür etti.

    “Biz o gece hem Gazze’yi, hem Suriye’yi hem de Mısır’ı yaşadık”

    “Onlar bu milletin iradesini koruma adına canlarını verdiler” diyen Bakan Tüfenkci şöyle devam etti:

    “Biz o gece hem Gazze’yi, hem Suriye’yi hem de Mısır’ı yaşadık ve öyle bir mücadeleyle topun, tüfeğin, tankın karşısında milletin çelik iradesini ortaya koydular. Bu irade karşısında da o tankların, tüfeklerin ezildiğini gördük. Millete rağmen hiçbir şeyin olmayacağını da artık bilmeleri gerekir darbe heveslilerinin. FETÖ terör örgütünün yapmış olduğu darbe girişimi PKK terör örgütüne yardım ve yataklık yapmaktan bir farkı yok. Çünkü o örgütle mücadele eden bütün güvenlik güçlerimizi teker teker vurdular. Bu kadar hainlikte sınır tanımadılar. Bu hainlerin cezasının verilmesi noktasında biz hiçbir tereddüde düşmeyeceğiz. Adalet ve hukuk çerçevesinde gereken neyse yapılacak. Millete silah doğrultmanın ne demek olduğunu, cezasının ne olduğunu, nelere mal olduğunu bizim hükümet olarak göstermemiz gerektiğine inanıyorum ki bu tür heveslilerin hevesi kursağında kalsın.”

    “Meslekten ihraç da dahil her türlü tedbiri almış olacağız”

    Bir gazetecinin Gümrük Bakanlığı’ndaki görevden alımlarla ilgili neler söyleyeceği sorusu üzerine Tüfenkci, “İlk etapta 184 arkadaşımız, bunların 8’i Rekabet Kurumu’nda, geri kalanı bizim bakanlığımızda çok çeşitli düzeylerde, bu arkadaşlarımızın da kuvvetli bir şekilde bu örgütle ilişkili olduğunu bildiğimiz arkadaşlarımızı, bu örgütle ilişkilerinden dolayı açığa alma işlemlerini gerçekleştirdik. Müfettiş arkadaşlarımızdan oluşan bir soruşturma komisyonumuz da oluştu. Bunlar süratle soruşturmaları tamamlayıp gerekli işlemleri yapacaklar. Meslekten ihraç da dahil her türlü tedbiri almış olacağız” cevabını verdi.

    Bakan Tüfenkci, hastane ziyaretinin ardından 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan Siteler esnafı evli ve 2 çocuk babası İbrahim Ateş’in evine giderek taziye ziyaretinde bulundu.