Etiket: Mirasına

  • ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Yücelik: “Asil milletimiz atamızın mirasına ebediyen sahip çıkacaktır”

    ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Yücelik: “Asil milletimiz atamızın mirasına ebediyen sahip çıkacaktır”

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 81. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımlayan Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, “Asil milletimiz Atamızın mirasına ebediyen sahip çıkacaktır” dedi.

    Mesajında, “Atatürk, tarihin seyrini değiştiren ve Türk Milleti’ne yeni ufuklar açan büyük bir liderdir” diyen Başkan Yücelik şu ifadelere yer verdi:

    “Atatürk, milletimizin verdiği büyük bağımsızlık mücadelesinin sembolü, Türk’ün sarsılmaz iradesi ve azminin ete kemiğe büründüğü bir şahsiyettir. Atatürk’ün hayatını, mücadelesini, milletimize kazandırdıklarını ve kazandırmak istediklerini doğru anlamamız gerekiyor. Türk Milleti’nin asil evlatları, Atatürk, silah arkadaşları ve bu topraklar için canlarını veren aziz şehitlerimizin bir emaneti olan bu aziz vatan topraklarını sonsuza kadar canı, kanı pahasına koruyacaktır. Vefatından bugüne 81 yıl geçmesine rağmen onun emanetine bağlı bir neslin olduğunu görmek gelecek adına bizleri umutlandırıyor. Bu vesile ile Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete irtihalinin 81. yıldönümünde saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.”

  • Çini ve seramik aynı kategoride dünya mirasına alındı ortalık karıştı..

    UNESCO’nun çiniyi seramik ile aynı kategoride dünya mirası listesine dahil etmesi İznikli çinilerin tepkisine sebep oldu.

    İznikli çini ve seramik sanatçısı Adil Can Güven, UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınanın aslında çini değil seramik olduğunu öne sürdü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yaptığı çinilere “sanat eseri” unvanı verilen Adil Can Güven, “Türk Patent Enstitüsü’nce coğrafi alan işaretinde İznik çini olarak gösterilmekte. İsmi çini ile tescilli bir ilçede asırlar evvel başlamış olan bu sanatın UNESCO tarafından somut olmayan kültürel değer olarak gösterilmesi ayıptır” dedi.

    İznik’in çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Güven, “İznik, eserleriyle, kültürüyle ve tarihiyle dünyanın en önemli yerlerinden biri. İdarecilerimiz bu yüzden İznik’in kültürel miras listesine alınmasını istedi. Bu uzun bir süreç. Değerlerin uzun bir süre korunabilmesi lazım. Fakat İznik’ten önce çini miras listesine girdi. Bu, kendi markamız olan İznik çinisi için bir sevinç kaynağı oldu. Ancak, somut olmayan kültürel değer olarak görüldü. Çini somut bir olaydır. Bunu üreten, değerlendiren, bilgi ve becerisiyle yapan, gelecek nesillere aktarmayı başarabilenler somut olmayan değerdir. İznik çinisinin sadece somut olmayan değerleri miras listesine alınmıştır. İznik çinisi listeye alınmadı. Çanakkale, Avanos, Kütahya ve Konya gibi bütün seramik merkezlerinde üretilen diğer seramikler ile beraber çini olarak listeye girdi. Bu çok üzücü. İznik çinisine sahip çıkmamız lazım” diye konuştu.

  • Defineciler Frig mirasına da göz dikti

    Anadolu’ya M.Ö. 1200’lü yıllarda yerleşen ve günümüze kadar ulaşmış sayısız eser veren Friglerin mirasları, defineciler tarafından yok ediliyor.

    Defineciler, birçok tarihi eseri yok etmeye devam ediyor. Son zamanlarda Frig eserleri de definecilerin gözdesi haline geldi. Friglerin eserlerinde define arayanlar, bir tarihinde yok olmasına sebep veriyorlar. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı Doç. Dr. Hakan Sivas, Yazılıkaya Anıtı önünde Frig eserlerinin öneminden bahsederek, bu tarih kokan anıtların korunmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

    “Yazılıkaya platosu Frigler için kutsal olan bir başka kent”

    Frig dönemi ile ilgili olarak bilgiler veren Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı Doç. Dr. Hakan Sivas, anıtların önünde Friglerin tören düzenlediğinden bahsetti. Friglerde her yıl baharın gelişinin kutlandığına dikkat çeken Sivas, “Anıt üzerinde yazısı geçen ‘Midai’ kelimesinden dolayı ‘Midas Anıtı’ olarak adlandırılıyor. Bu anıt Frigler’in kaya üzerine yonttukları en anıtsal fasat, bir kült anıtı. Bu anıtın önünde Frigler, Mart ayında büyük törenler düzenlemişler. Her yıl baharın gelişi bu anıtın önünde büyük törenlerle kutlanmış. Bu törenlere Frigler’in kralları, Kral Gordios ve özellikle ünlü Kral Midas’ın katılmış olduğunu biliyoruz. Frigler Trakya’dan M.Ö. 1200 yıllarında Anadolu’ya gelmiş bir Trak kavmi. Ancak Anadolu’ya geldikten sonra burayı yurt edinmişler ve burada çok çeşitli kentler kurmuşlar. En önemli kentlerinin biz ‘Gordion’ olduğunu biliyoruz. Frigler için kutsal olan bir başka kentte burası, yani Yazılıkaya platosu. Buraya Midas kenti ya da Midas şehri deniliyor. Etrafında pek çok kaya anıtı bulunuyor. Bunların içinde en önemlisi Midas Anıtı. Ancak bunun yanında ‘Bitmemiş Anıt’ gibi başka bir anıtın da varlığını biliyoruz” dedi.

    “Bunları insan tahribatından korumak lazım”

    Bu tarihi vadilerde bulunan anıtların defineciler tarafından yok edilemeye çalışıldığını, bu yüzden eserlerin daha fazla korunmasının şart olduğuna değinen Sivas, “Eskişehir’deki anıtların yanı sıra Afyonkarahisar ve Kütahya’da da anıtların olduğunu biliyoruz. Özellikle Afyonkarahisar’da çok sayıda Frig Kaya anıtının ve mezarının olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu anıtlardan özellikle Maltaş Anıtı’nın yakınındaki Kumcaboğaz Kapıkaya Anıtı’nın çok yakın zamanda, bundan 3 sene kadar önce tahrip edildiğini öğrendik. Anıtın şu an yerinde yeller esiyor, anıtı tamamen define bulacağız diye tahrip etmişler. Bunun yanı sıra Afyonkarahisar’da bulunan Aslankaya Anıtı, Büyük Kapıkaya Anıtı ve Küçük Kapıkaya Anıtı da define arayıcıları tarafından tahribata uğratılmış durumda. Kütahya’da Deliktaş Kalesi’nde bir niş vardı. Bu nişin içerisinde bir tanrıça kabartması vardı. Bu tanrıça kabartmasının da yok edildiğini üzülerek gördük. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Altarlar, nişler ve kaya anıtları gün geçtikçe tahrip oluyorlar. Bunları insan tahribatından korumak için gerekli önlemleri almak lazım” şeklinde konuştu.

    “Frigceyi okuyabiliyoruz ancak anlamını bilemiyoruz”

    Friglerin anıt üzerine yazdıkları yazıların anlamlarının bilinmediği belirten Sivas, konuşmasını şu şekilde devam ettirdi;

    “Frigler, Fenike alfabesinden aldıkları bir alfabe kullanıyorlar. 20 harften oluşan bir alfabeleri var. Bu alfabe ile yazı yazıyorlar. Yunanca harflerin Frigler’den Yunanistan’a geçtiği düşünülüyor. Günümüze kadar 50 tane kadar yazıt ortaya çıkarılmış, günümüze kadar da okunulamamış. Okunamamasının sebebi ise, eski bir yazının okunabilmesi için mutlaka çift dilli bir yazıtın olması gerekiyor. Günümüze kadar böyle bir çift dilli yazıtta bulunamadı. O yüzden de biz Frigceyi okuyabiliyoruz, ancak anlamını bilemiyoruz. Frigler önemli bir toplum. Demir Çağın en önemli toplumlarından biri Anadolu için. O yüzden Frig anıtlarının, özellikle kaya anıtlarının korunması gerekiyor.”

  • (Özel Haber) Levent Kırca’nın Mirasına Talip Oldu

    İzmirli Remzi Akdemir, Levent Kırca’nın borcunu ödemek istediğini söyledi.

    Çocuklarının reddi miras davası açtıkları ünlü oyuncu Levent Kırca’nın çevresine ve bankalara 350-400 bin lira arasında borcu olduğunun ortaya çıkmasının ardından haberi duyan İzmirli Remzi Akdemir, Kırca’nın borcunu ödemek istediğini söyledi. Geçen yıl vefat eden Levent Kırca’nın Oya Başar’dan olan oğlu Umut Kırca ile kızı Ayşe Kırca, babalarının mirasını reddetmek için dava açtı. Kardeşlerin talebini kabul eden mahkeme, “Umut ve Ayşe Kırca’nın babalarının mirasının reddettiklerinin tespitine karar verildi” dedi. Haberi duyan Mimar Remzi Akdemir, çocuklarının kabul etmesi halinde Kırca’nın yaklaşık 400 bin TL’lik borcunu ödeyebileceğini söyledi.

    Borcundan dolayı Kırca’nın mirasının reddedilmesini okuyunca üzüldüğünü ifade eden Akdemir, “Maddi mirasın yanı sıra birde sosyal mirası var. Buna bir katkı sağlamak istedim. Mirasına borcuyla, alacağıyla talibim. Levent Kırca’nın mirası tüm Türkiye’ye mal oldu. Ben de bir Türk vatandaşı olarak kendimi sorumlu hissediyorum, burada şov gibi bir amacım yok” dedi. Haberi görür görmez avukatını arayarak bilgi aldığını anlatan Akdemir, kan bağı olmadığı için resmen bir miras devri olamayacağını kaydetti.

    “BORCUNU KARŞILAMAYA HAZIRIM”

    Tüm Türkiye’yi Kırca’nın mirasına sahip çıkmaya davet eden Akdemir, “Çocuklarının maddi durumları uygun olmayabilir. Bunun için reddi miras yapmak zorunda kalmış olabilirler. Okuduğum kadarıyla belli bir miktar ticari borçtan kaynaklı bir reddi miras var. İmkanlarım ölçüsünde bu borcu karşılamaya hazırım. Levent Kırca’nın sosyal anısını yüceltmek adına böyle bir şeye ben varım” diye konuştu. Kırca’nın kişisel eşyalarından oluşan bir butik müze yapılabileceğini söyleyen Akdemir, “Onun anısı hepimizin kalbinde var. Bana katılan başka insanların olacağına da eminim. Levent Kırca’nın anısına ve hatıralarına sahip çıkmaya çağırıyorum herkesi. Kimse olmasa da ben vardım. Bu konuda çocuklarıyla iletişim kurmak istiyorum. Bu mirası kaldırmamız lazım” ifadelerini kullandı.

    “HİÇ KARŞILAŞMADIK”

    Levent Kırca ile birebir hiç karşılaşmadıklarını belirten Akdemir, “Sadece izleyicisiydim. Öyle sanatçıların izleyicisi olduğunuzda televizyon önünde çok anınız oluyor. Olacak O Kadar programından çok anımız var ama hiç karşılaşmadık” dedi.