Etiket: miras

  • Antik Side Kentsel Tasarım Projesi’ne Kültürel Miras ödülü

    Manavgat Belediyesi, Tarihi Kentler Birliği’nin, kültürel mirası koruma ve özendirme projelerini teşvik etmek amacıyla düzenlediği yarışmada, Antik Side Kentsel Tasarım Projesiyle başarı ödülüne layık görüldü. Bu yıl 17.’si gerçekleştirilen 123 proje ve uygulamanın katıldığı yarışmada Tarihi Kentler Birliği’nin mimarlık, şehircilik, arkeoloji, sanat tarihi, hukuk ve kent yönetimi alanlarındaki uzmanlardan oluşan yarışma jürisi 62 tarihi belediyeden gelen 123 çalışmayı inceledi. TKB Jürisi Manavgat Belediyesi’ne 2 yıldır Side’de hayata geçirdiği Antik Side Kentsel Tasarım Projesi’yle tarih ve kültür mirasının korunması konusunda gösterdiği başarılı faaliyetlerden dolayı ödüllendirdi. Ödülün 15 Kasım’da Antalya Expo Center’da düzenlenecek olan 25. YAPEX Restorasyon Fuarı’nda verileceği açıklandı.

    Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Kentsel Tasarım Projeleri ve Koruma Amaçlı İmar Planı çalışmalarıyla antik Side’deki 3 bin yıllık tarihin gün yüzüne çıkmasını katkıda bulunmuştu. Yapılan çalışmalar kapsamında Side’nin yolları doğal taşlarla yenilenmiş, aydınlatmalar, yönlendirme levhaları düzenlenmiş, 100’ü aşkın yapının yıkımını yaparak altından tarihi eserlerin çıkarılmasına katkıda bulunmuştu. Side, belediyenin yaptığı çalışmalarla bambaşka güzel bir görünüme bürünmüştü. Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir çalışmaya imza atan Başkan Sözen, bu projesiyle çeşitli ödüller de almıştı.

  • Kepez Belediyesi’ne ‘Kültürel Miras’ Ödülü

    Kültürel mirası koruma ve özendirme projelerini teşvik etmek amacıyla Tarihi Kentler Birliği (TKB) tarafından düzenlenen yarışmada, Kepez Belediyesi, Lyrboton Kome Arkeopark Projesi’yle ‘Proje Ödülü’ne layık bulundu.

    Tarihi Kentler Birliği tarafından, 2001 yılından bu yana düzenlenen ‘Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması’nda kültürel miraslarına sahip çıkan ve koruyan belediyelere ödül yağdı. Bu yıl 17.si düzenlenen yarışmada, Kepez Belediyesi, 2 bin 200 yıllık tarihe sahip Lyrboton Kome Antik Kenti’ni gün yüzen çıkartan Arkeopark Projesi ile ödül aldı.

    “Proje Ödülü Kepez’in”

    Lyrboton Kome Arkeopark Projesi, 123 proje ve uygulamanın arasından proje ödülüne layık görüldü. 1 Koruma Büyük Ödülü, 3 Jüri Özel Ödülü, 8 Proje, 8 Uygulama, 11 Süreklilik ve 31 Başarı Dalında Proje Ödülleri’nin verildiği yarışmanın ödül töreni, 15 Kasım Perşembe günü Antalya EXPO Center’da düzenlenecek olan 25. YAPEX Restorasyon Fuarı’nda yapılacak. Fuar alanında açılacak sergi ile yarışmaya katılan belediyelerin proje ve uygulamaları sektör ve fuar ziyaretçileri ile paylaşılacak. Lyrboton Kome Arkeopark Projesi ile gün yüzüne çıkartılan Lyrboton Kome, Perge Antik Kenti’ne ait ve o dönemde zeytinyağı üretim köyü olarak biliniyor.

  • Miras Atölyesi II Projesi Yer Teslim Töreni gerçekleşti

    Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından şehirdeki tarihi mimari dokuyu gün ışığına çıkarmak amacıyla başlatılan “Miras Atölyesi II” kapsamında Şarköy ilçesinin Uçmakdere Mahallesi’nde binaların yer teslim töreni ve bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

    Yer teslim törenine, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Zeki Gürcün, Büyükşehir Belediyesi daire başkanları, Uçmakdere Mahalle Muhtarı Burhan Elmas ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    “Hedefimiz Uçmakdere’nin eko-köy olması”

    Törende konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak “Uçmakdere’nin tarihi çok eskiye dayanıyor. Uçmakdere’nin eski zamanlarını hatırladıkça Miras Atölyesi projesinin önemi daha iyi anlaşılıyor. Burası hem doğa güzellikleri hem yetişen tarımsal ürünleri hem de tarihi ile son derece önemlidir. Ben, Büyükşehir Belediye Başkanı görevine geldiğimde Uçmakdere’nin makus tarihini değiştirme konusunda kararlıydım. Miras Atölyesi projesi ile Uçmakdere’yi Türkiye’nin en güzel eko-köyü yapmayı hedefledik. Sadece Uçmakdere’de değil; Gaziköy, Hoşköy, Mürefte, Kirazlı, Çınarlı gibi mahallelerimizde de aynı çalışmayı yapacağız. Önemli olan projesi Uçmakderelilerin benimsemedir. Bu bölge sit alanı olduğu için çivi çakmak dahi uzun bir yoldan geçiyor. Bugün itibari ile buradaki evlerimizin restorasyonuna başlıyoruz. 52 tane tescilli evi orijinal haline getirerek sahiplerine teslim edeceğiz. Tekirdağ’ın vizyonlarından biri de turizm. Türkiye’de iki denizle de komşu olan sayılı şehirlerden biriyiz. Tekirdağ’da nereye elinizi atsanız tarih çıkar. Bu bölgede bağcılık turizmin en güzel örnekleri var. Ben gelecek sürecin çok iyi olacağına inanıyorum. Ben bu projenin Şarköy ve Uçmakdere’ye hayırlı olmasını diliyorum. Biz sonuna kadar bu bölgedeki güzelliği ortaya çıkarmak için çalışacağız” dedi.

    Miras Atölyesi II Yer Teslim Töreni, Başkan Albayrak’ın konuşmasının ardından Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Dilşad Ergin’in proje hakkında gerçekleştirdiği sunum ile son buldu.

  • Silahlı kavganın nedeninin miras olduğu ortaya çıktı

    Bursa’da dün akşam saatlerinde meydana gelen silahlı yaralamanın altından miras davası çıktı.

    Olay, Osmangazi ilçesine bağlı Tayakadın mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre abi kardeş olduğu öğrenilen Ramadan Y. (57) ve Muharrem Y.’nin (64) daha önceden de miras yüzünden aralarında husumet bulunduğu öğrenildi.

    Ramadan Y. abisinin istememesi üzerine oturdukları evi kiraya verdi. Abisi Muharrem Y. de evin satılmasını istiyordu. Bu olayın üzerine aralarında sürekli tartışmalar yaşanıyordu. Ramadan Y. en son aradığında abisi Muharrem Y.’ye telefonda tehditler savurması üzerine sinirlenen abi Muharrem Y. kardeşinin evinin önüne gelerek çay ocağında oturan kardeşiyle tartışmaya başladı. Bu sırada iddiaya göre tartışmanın sözlü hakarete dönüşmesi sonucu Muharrem Y. belinden çıkardığı silahla kardeşine bir el ateş etti. Karın boşluğundan yaralanan Ramadan Y. olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapıldı. Muharrem Y. ise olayın şokuyla silahını yere atıp çevredeki vatandaşların müdahalesiyle sakinleştirildi. Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Muharrem Y.’nin emniyetteki işlemleri devam ederken, yaralı olarak hastaneye kaldırılan Ramadan Y.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

  • Buldan Yayla Gölü Kuş Rehberi geleceğe önemli bir miras

    Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Leyla Özkan, kaleme aldığı “Buldan Yayla Gölü Kuş Rehberi” isimli eseri ile Buldan Yayla Gölü’ndeki kuş potansiyelini ortaya koyarak biyoçeşitliliğin korunmasına dikkat çekti.

    Ülkemizdeki kuş faunası ve yazımını gerçekleştirdiği Buldan Yayla Gölü Kuş Rehberi ile ilgili görüşlerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leyla Özkan, kuşları ileri düzeyde uçma kabiliyetleriyle hayvanlar alemi içerisinde ayrıcalıklı konumda yer alan bir grup şeklinde nitelendirdi. Özkan, “Kuşların ekosistem içerisindeki konumları ele alındığında; besinleri omurgasızlar, tohum ve meyve gibi bitkisel besinler, çift yaşamlılar, sürüngenler, diğer kuşlar ve memeliler olduğu gibi, kuşların kendileri de diğer hayvan gruplarına besin kaynağı oluşturmaktadır. Aynı zamanda bitkilerin tozlaşmasında ve yayılışlarında önemli etkileri vardır. Bu grubun daha göz önünde olması da onları biyolojik indikatör (gösterge) canlılar konumuna sokmaktadır. Dolayısıyla kuşların bir bölgede varlığı, orada sağlıklı bir ekosistem olduğunu göstermektedir.” ifadelerini kullandı.

    Ülkemizdeki kuş faunasının zenginliğinin oluşmasını sağlayan faktörlerden biri olan sulak alanların, birçok canlı türünde olduğu gibi, kuşlar için de uygun beslenme, üreme ve barınma ortamı oluşturduğunu söyleyen Özkan, ülkemizde pek çoğu uluslararası öneme sahip 250 civarında sulak alan yer aldığını belirtti. Bu sebeplerle sulak alanların korunmasının oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, bu alanlarla ilgili envanter oluşturulmasına katkı sağlayacak çalışmalar yapılmasının elzem olduğunu sözlerine ekledi.

    Ülkemizdeki sulak alanlardan biri olan Buldan Yayla Gölü’nün, önemli bir kuş potansiyeline sahip olmasına rağmen bu anlamda bilinen bir alan olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Leyla Özkan, bu nedenle Buldan Yayla Gölü’ne dikkat çekmek amacıyla; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Anadolu Efes, Wuca Creative Studio-İstanbul, Buldan Belediyesi ve Üniversitemizin destekleriyle Buldan Yayla Gölü Kuş Rehberi’ni kaleme aldığını ve Wuca Creative Studio sahibi Metin Şerif Dikmen’in özverili çalışmalarıyla tasarlanıp kitap haline getirildiğini, Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği işbirliği ile yayınlandığını ifade etti. Buldan Yayla Gölü Kuş Rehberi Kitabı’nın lansmanın da yine WUCA ve Buldan Belediyesi organizasyonuyla 14 Ağustos 2018’de basın mensuplarının katılımıyla Buldan-BELKÜM’de yapıldığını belirtti.

    Buldan Yayla Gölü’nün, Denizli ilinin Buldan ilçesine 8 km uzaklıkta bulunan, denizden 1150 metre yüksekte ve 464 dekar büyüklüğünde bir sulak alan olduğunu kaydeden Özkan, “Sulak alanların zenginliği için fitoplanktonlar ve zooplanktonlar oldukça önemlidir. Bu zenginlik, sucul omurgasız ve omurgalı canlıların çeşitliliğini etkiler. Su kuşları için de ayrıca öneme sahiptir. Diğer yandan sulak alan civarındaki habitat tipleri ve flora da, karasal omurgasız ve omurgalı çeşitliliği için önemli bir faktördür. Buldan Yayla Gölü ve civarındaki ıslak çayırlar, ağaçlıklı ve çalılık alanlar, orman sınırı ve tarımsal araziler kuşlar bakımından önemli bir ekosistem oluşturmaktadır. Su kuşlarıyla birlikte, yırtıcılar, orman kuşları ve pek çok ötücü formuna uygun bir yaşam alanı oluşturmaktadır.” sözleriyle açıklamalarına devam etti.

    Buldan Yayla Gölü’nde 75 ötücü olmayan (Nonpasseres) ve 88 ötücü (Passeriformes) olmak üzere toplam 163 kuş türü tespit edildiğini dillendiren Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, “Bu türlerden 74’ü yerli iken, 89’u göçmendir. Bu sayılar, Buldan Yayla Gölü’nün kuş göçleri bakımından ne kadar önemli bir alan olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu türler arasında; Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından “tehlike’’ statüsünde listelenen Küçük Akbaba (Neophron percnopterus), “tehdide yakın’’ statüsünde listelenen Ala Doğan (Falco vespertinus) ve yine “tehdide yakın’’ statüsündeki Kızıl Ardıç (Turdus iliacus) yer almaktadır.” şeklinde konuştu.

    Ülkemizin, biyolojik çeşitliliğinin korunması amacıyla; Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, sulak alanların korunmasını öngören; Ramsar Sözleşmesi ve Avrupa’nın yaban hayatının korunmasını öngören; Bern Sözleşmelerine taraf olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Leyla Özkan, “Buldan Yayla Gölü örneğinde olduğu gibi tüm sulak alanlarımız; kaçak avcılık, yoğun ve denetimsiz insan faaliyeti, düzensiz yapılaşma sonucu meydana gelecek habitat kayıpları, kurutma, su rejimine yapılan müdahaleler, tarımsal amaçlı aşırı su kullanımı, kirlilik gibi etmenlerden dolayı tehdit altındadır. Bu durum başta üreme olmak üzere, beslenme ve barınma faaliyetleri üzerinde negatif bir baskı oluşturarak, kuş varlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle kontrollü çalışmalarla, korunma tedbirlerinin alınması önerilmektedir.” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.