Etiket: Minyatür

  • Minyatür Boyutlara Kadar Küçültülebilen Yeni Nesil Motorlar Tasarlandı

    Kocaeli’nde bir üniversite minyatür boyutlara kadar küçültülebilen yeni nesil motorlar tasarlandı.

    Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde bulunan Gebze Teknik Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü akademisyenleri Prof. Dr. Sedat Alkoy, Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Arş. Gör. Sinan Dursun ve Maltepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ebru Menşur Alkoy tarafından minyatür boyutlara kadar küçültülebilen yeni nesil motorların tanıtımı yapıldı. GTÜ Mühendislik Fakültesi Binası, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü, 242’nolu laboratuarda düzenlenen toplantıya Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Babür Özçelik, Maltepe Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Şahin Karasar, akademisyenler Prof. Dr. Sedat Alkoy, Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Arş. Gör. Sinan Dursun, Maltepe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ebru Menşur Alkoy ve davetliler katıldı.

    Gebze Teknik Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği akademisyenlerinden Prof. Dr. Sedat Alkoy programa katılan davetlilere geliştirilen minyatür boyutlara kadar küçültülebilen yeni nesil motor projesiyle ilgili bir sunum yaptı.

    “BİLİMSEL CAMİADA ÖRNEĞİ OLMAYAN BİR MOTOR TASARIMI ORTAYA ÇIKARDIK”

    Yapılan sunum sonrasında “Minyatür boyutlara kadar küçültülebilen yeni nesil motorlar” ile ilgili açıklamada bulunan Gebze Teknik Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği akademisyenlerinden Prof. Dr. Sedat Alkoy, “Bizim projemizin ismi kristalografik dokuya sahip üstün özellikli seramiklerin ultrasonik motor uygulamaları üzerine bir proje. Tübitak destekli bir proje. Tübitak’ın 1005 programı vardır ‘Yeni Teknolojiler Yeni Fikirler’ diye, bizim projemizde bu program çerçevesinde desteklenen bir proje. Bu projede yaptığımız normal elektro manyetik motor dediğimiz standart elektrik motorlarına alternatif olarak minyatür boyutlarda üretilmesi planlanan bir motora üstün özellik kazandıracak şekilde seramik geliştirdik. Bu seramiği yeni nesil bir motor tasarımıyla bir araya getirdik. Bilimsel camiada örneği olmayan bir motor tasarımı ortaya çıkardık. Bunda da güzel sonuçlar çıkardık ortaya” dedi.

    Üretilen motorun hangi alanlarda kullanılabileceğine de değinen Alkoy, “Bunlar minyatürleştirilmesi planlanan 1 cm altında boyutlara indirilmesi planlanan motorlar bunlar. Dolayısı ile mikro elektromekanik sistemler dediğimiz bir takım sistemlerde kullanılabilir, kameralarda, cep telefonlarında kullanılabilir. Onun dışında bu motorların bir özelliği de manyetik alan oluşturmamasıdır. Böylece EMAR cihazlarında yüksek manyetik alan söz konusu. Normal motorlar bundan etkilenir ama burada ultrasonik motorlar bu tür uygulamalarda kullanılabilir. Bunun dışında çok daha küçük boyutlarda indirilerek diret damar içerisinde tıbbi işlemlerin yapılmasında kullanımı söz konusudur” şeklinde konuştu.

    “ULTROSONİK MOTORLAR KULAĞIN DUYAMAYACAĞI BİR FREKANSTA ÇALIŞIYOR”

    Ultrosonik motorların kulağın duyamayacağı bir frekansta çalıştığını belirten Alkoy, “Robotik uygulamalarda söz konusu başka bir özelliği de bu motorların normal elektirikli motorlarda motorun maksimüm güce ulaşması zaman alır, bu motorlarla ise açılınca maksimüm güçle çalışır. Motorlar utrasonik olduğu için kulağın duyamayacağı frekansta çalışıyor, ses yaratmıyor, boyutları küçülse bile verim asla düşmüyor” ifadelerini kullandı.

    “PROJENİN PATENT BAŞVURUSU AŞAMASINDAYIZ”

    Projenin ne zaman hayata geçeceği konusunda da açıklamalarda bulunan Akyol, “Şuanda bir patent başvurusu aşamasındayız. Bilim insanı olduğumuz içinde bir yandan da yaptığımız çalışmaları bilimsel camia ile paylaşmak istiyoruz. Dolayısıyla bilimsel yayınları da hazırlanıyor bunların. Ama bir yandan da bunun uygulamaya sokulması var. Bunun için patent başvurusunu yaptıktan sonra uygulamaya sokmayı planlıyoruz” dedi.

    “ULTROSONİK MOTOR SAVUNMA SANAYİ SEKTÖRÜNDE DE KULLANABİLECEK”

    Bu projenin milli savunma sanayisinde kullanılıp kullanılamayacağı da söyleyen Akyol “Yerlileştirme millileştirme çalışmaları var Türkiye’de. Özellikle savunma sanayi sektöründe. Savunma sanayi kritik bir yerde. Özellikle yerlileştirilmesi gerekiyor. Bizde buna destek sağlıyoruz. Ultrosonik Motor savunma sanayi sektöründe de kullanabilecek” şeklinde konuştu.

    Düzenlene program minyatür boyutlara kadar küçültülebilen yeni nesil motorların test çalışması ile sona erdi.

  • ‘Tezhip, Hat Ve Minyatür’ Sergisi Açıldı

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmet Merkezi tezhip öğretmeni Hülya Müyesser Bilici’nin öğrencileriyle birlikte hazırladığı ‘Tezhip, Hat ve Minyatür’ sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

    Antalya Müzesi’ndeki serginin açılışını Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ayşe Üstündağ gerçekleştirdi. Tezhip, Hat ve Minyatür sanatlarını iç içe geçtiği sergide yer alan serlevha, Hilye-i Şerif, sure, dua, kenar süslemeleri, tuğra ve fermanlar büyük ilgi çekti. Altının fırça ile buluştuğu sergide, bir eseri en az 6 ayda tamamlayabilen kursiyerlerin birbirinden güzel tezhip çalışmaları görenleri hayran bıraktı.

    Tezhibin, altın ile muhtelif renklerle yapılan ince tezyinat olduğunu belirten Hülya Müyesser Bilici, “Eserlerin hepsi kendi tasarımız. Hattın giysisi olarak tanımlanan eserlerimizde 18, 22, 24 ayar saf altın ile çalışıyoruz. Bir eseri tamamlamak 6 ile 12 ay arasında sürüyor. Sadece Hilye-i Şerif, iki yıl sürüyor. Hatlarımız ise ünlü hattat Adem Sakal tarafından yazılıyor” diye konuştu.

    “Tezhip, Hat ve Minyatür” sergisi 30 Nisan’a kadar Antalya Müzesi Sergi Salonunda sergilenecek.

  • Teknolojiye Yenik Düşen Hataylı Semerci, Hediyelik Minyatür Semer İşine Döndü

    Hatay’ın Antakya ilçesinde asırlardır semercilik işi yapan yüzlerce semerciden sadece üç meslek mensubu kaldı. Semercilik mesleğinin son temsilcilerinden biri olan Halil İbrahim Sümer, ise babasının dedesinden kalma meslekte para olmadığı için artık geçimini hediyelik minyatür semer yaparak kazanmaya çalışıyor.

    Semerci ustası Halil İbrahim Sümer, Antakya’nın tarihi uzun çarşısındaki dükkanında semer yapmaya devam ediyor. Halil usta bir dönem binek hayvanlar için yaptığı semerleri bugün Antakya’yı ziyaret eden turistler için hediyelik eşya olarak yapıyor.

    Son semercilerden olan Sümer, Semere eski talep kalmadığını ve bundan dolayı satış yapamadığını semerciliğin teknolojiye yenildiğini ifade etti. Sümer, “Semercilik bitince biz de artık farklı yönlere kaymak durumunda kaldık, hediyelik ağaç işleri yapıyoruz. Bizde baba mesleğimizi devam ettirmek isterdik ama gücümüz kalmadı. Şuan mesleği yapan usta sayısı üç. Gün geçtikçe meslek ve ustalar yok oluyor. Kendi evlatlarımız dahi bu mesleği yapmak istemiyor gelecekte ne olur bilmem ama bizi bitiren şey teknoloji oldu. Çünkü köylerde artık insanlar at ve eşek yerine çeşitli makineler kullanıyorlar” dedi.

    Geçmişte günde 4 tane semer yaparken şimdi ise 2 ayda o rakamı yakalayamadıklarını belirten Sümer, “Önceden bizim dükkanımızda 3 kişi semer yapardı ve yetişemezdik şimdi ise ben tek başıma çalışıyorum çünkü talep yok” diye konuştu.

    Bir semerin ağaç, selüloz, telis ve deri olmak üzere dört ana malzemeden oluşuyor. Semer de daha çok çınar ağacı kullanılıyor. Bu ağaç rahat şekil alması ve sağlam olmasından dolayı tercih ediliyor. Deri olarak ise tosun derisi kullanılıyor.

    Antakya’da semerciliğin son temsilcilerinin emeklerinden olan hediyelik semerlerin fiyatı ise 50 TL’den başlıyor.

  • Minyatür Doberman, Giydiği Elbise İle İlgi Odağı Oldu

    Sahibinin elbise giydirerek dolaşmaya çıkardığı minyatür doberman(pinscher) cinsi köpek, görenlerin ilgi odağı oldu.

    Samsun’da yaşayan 36 yaşındaki Hazan Seyren isimli bayan, 8 yaşındaki minyatür doberman cinsi köpeğini hava şartlarına uygun kıyafetler giydirerek sokaklarda gezdiriyor. Küçük oluşu ve sevimliliği ile görenlerin ilgisini çeken Zeytin isimli köpek, ayrıca bebek arabasına bağlı olarak gezerek, bebek arabasına da kimseyi yaklaştırmıyor.

    Köpeğini hiçbir zaman yanından ayırmadığını belirten Hazan Seyren, “Köpeğimi evimde de dışarıda da hiç yanımdan ayırmıyorum. Küçük çocuğumla beraber büyüyorlar. Zeytin’e hava şartlarına uygun olarak kıyafetler giydiriyorum. Onu hem soğuktan koruyor hem de daha sevimli bir görüntü oluşturuyor. Genelde tasmasını bebek arabasına bağlayarak geziyoruz. Bebek arabasına yaklaşmak isteyen yabancıları da yaklaştırmamak için elinden geleni yapıyor” dedi.

    Zeytin, sevimliliğiyle görenlerin ilgisini çekiyor.

  • Kilim Ustasından, Motifli Minyatür Kilimler

    Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde 55 yaşındaki kilim dokuma ustası Muzaffer Akça, motifli minyatür kilimler yapmaya başlayarak, unutulmaya başlayan bir mesleği gençlere sevdirmeye çalıştığını belirtti.

    Küçük yaşlardan bu yana kilim dokuduğunu anlatan Muzaffer Akça, “Kilim dokumacılığını ninemden öğrendim. Bizim zamanımızda oyuncak nedir bilmiyorduk. Bizim Güneydamları Mahallesinde kilim dokumacılığını bilmeyen yok. Küçük yaşlarda kadın erkek kilim dokumasını öğrenir. Biz oyuncak yerine kilim tezgahlarında dokuma yaparak vakit geçiriyorduk.” diyerek kilim dokumaya nasıl başladığını anlattı.

    Akça, kilim dokumacılığını son yıllarda durgunluk içinde olduğunu da vurgulayarak, “Eskiden kökboyası ile kilimlerin iplerini boyama yapılırdı. Şimdi sentetik iplerle kilim tüccarların verdiği siparişleri yapmaktayız. İnce ve kaba işçilik ile kilimler dokunmaya başladı. İnce işçiliği 20 günde, kaba kilim işçiliği kilimleri de yedi günde yapmaktayız.” şeklinde konuştu. Kilim çalışmalarını küçük kilim dokuyarak sürdürdüğünü dile getiren Akça, “Zaman, zaman Halk Eğitim Merkezi tarafından açılmakta olan kilimcilik kurslarında usta öğretici olarak görev almaktayım. Kimi zaman da çevre il ve ilçelerde açılan kurslarda usta öğreticilik yapmaktayım. Son yıllarda mini kilimler üzerine çeşitli motifler işleyerek kilimciliği sevdirmeye ve yaşatmaya çalışıyorum.” dedi.