Etiket: Mimarisi

  • Bakan Kurtulmuş: “Yeni şehirlerde abur cubur gökdelen mimarisi oluşuyor”

    Esenler’de Kültür-Sanat sezonunun açılışını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, “Yeni şehirlerimizde de abur cubur yüksek gökdelenlerden oluşan ruhsuz ve şekilsiz bir mimari var” dedi.

    Esenler’deki kültürel faaliyetleri vatandaşlarla buluşturan Esenler Belediyesi, 2017-2018 yılı “Nizamülmülk Kültür Sanat Sezonu”na özel birbirinden farklı etkinliler için açılış töreni düzenledi. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Vali Vekili Nihat Balbant, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Esenler Kaymakamı Hulusi Şahin, ilçe protokolü ve vatandaşlar katıldı.

    “Kültürel bağımsızlık olmadan ekonomik bağımsızlık olmaz”

    Büyük Selçuklu Devleti’nin büyük veziri “Nizamülmülk’ün doğumunun 1000. yıldönümü vesilesiyle 2017-2018 Kültür Sanat Sezonu’nu ismini veren Nizamülmülk’ün belgesiyle başlayan törende Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş da salonda bulunanlara seslendi. Konuşmasına kültür ve ekonominin bir birinden bağımsız olmadığını ifade ederek başlayan Bakan Kurtulmuş, ekonomik bağımsızlık için kültürel bağımsızlığın olması gerektiğini söyledi. Günümüzde zengin olduğu halde kültürel bağımsızlığı olmayan ülkelerin hala var olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bir ülkenin sadece zengin olması, ekonomik olarak teknolojik olarak bağımsız olduğu anlamına gelmez. Bağımsızlık öz ve milli değerlerine, milli kültürüne sahip çıkmak, onu yeniden üretip toplumun önüne koyabilmekten geçer. Bugün birçok ülkenin ekonomik olarak zengin olduğunu ama kültürel bağımsızlıkları olmadıkları için ekonomik ve teknolojik bağımsızlıklarının olmadıklarını da biliyoruz” dedi.

    “Ruhsuz, şekilsiz mimariler”

    Bakan Kurtulmuş Anadolu’nun mimarisi ve eserleriyle hala kültür merkezi olduğunu da kaydetti. Eski mimariyle yeni mimariyi de karşılaştıran Kurtulmuş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Hangi alana giderseniz gidin fevkalade eserlere sahip olan bir milletiz. Muhteşem şehir mimarileri olan Anadolu’nun en azından hala bir kısmına sahibiz. Eski Bursa’nın, Amasya’nın mahalleleri gibi Mardin’in muhteşem mimarisi gibi, Kapadokya’nın muhteşem mimarisi gibi hala o eski güzel mimarilere sahip olduğumuz yerler var. Ne yazık ki yeni şehirlerimizde de abur cubur yüksek gökdelenlerden oluşan bir mimari var. Ruhsuz ve şekilsiz bir mimari var.”

    Geçmiş yıllarda yaşanan yasaklamalara da değinen Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, batı kültürünü edinmek için radyolarda Türk Sanat Müziği’nin 2 yıl boyunca yasakladığını hatırlattı. Türkiye’de öze dönüşün sinyalleri olduğunu belirten Kurtulmuş, “Yıllardır şehit ve devlet erkanından cenazelerimiz oluyor. Bu cenazelerde hiç kimsenin anlamadığı, bir anlam da vermediği, haz etmediği Chopin’in cenaze marşıyla şehitlerimizi kaldırıyorduk yaklaşık bir ay öncesine kadar. Batıdaki o marşı ölümüzün de arkasında çalarsak bizim değerimiz artardı. Bu zihniyetle bunu ortaya koymuşlardı. Çok şükür Milli Savunma Bakanlığı kısa bir süre önce Chopin’in cenaze marşını bir kenara bıraktı. Şimdi şehitlerimizin cenazesinde Itri’nin Allahuekber marşıyla şehitlerimizi kaldırıyoruz” dedi.

    Başkan Kültür Kartı tanıttı

    Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu da bir konuşma yaptı. Yeni kültür-sanat sezonunda vatandaşlar için yenilik getirildiğini açıklayan Göksu Kültür Kart’ın tanıtımını yaptı. Vatandaşlara her etkinliğe geldiğinde puan kazandıracak kart hakkında açıklama yapan Başkan Göksu, “Bu sene içerisinde tiyatrolar, sinemalar, ulusal ve uluslararası organizasyonlar olan büyük bir kültür organizasyonuyla başlıyoruz. Bu sene bir farklı uygulama daha yapacağız. Bir ‘Kültür Kart’ projemiz var. Bu Kültür Kart projesi çok önemli. Bizim kültürel etkinliklerimize gelen bütün kardeşlerimiz bu kartı okutacaklar ve her etkinliğe geldiklerinde 1 puan alacaklar. Yılsonunda puanlara bakacağız. Buna göre belli bir sınırı geçen herkesi Kudüs’e göndereceğiz. Kültür ve sanat kazandıracak” dedi.

  • Kaçak Cami hikayesi ve mimarisi ile dikkat çekiyor

    Dünya Miras Şehirleri listesinde yer alan ve Osmanlı kültürünün ve mimarisinin yüzyıllardır yaşatılmaya çalışıldığı Safranbolu’da birbirinden değişik kültür varlıkları olan tarihi yapılar dikkat çekiyor. Halkın ‘Kaçak’ Cami dediği Lutfiye Camii de bu yapılar arasında yer alıyor.

    Safranbolu değerlerinden biri olan ve 137 yıldır ibadete açık olan resmi adıyla ‘Lutfiye’ halk dilinde ise ‘Kaçak’ Cami hem mimarisi ve hem de hikayesi ile dikkat çekiyor. 1880 yılında Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi tarafın yaptırıldığı bildirilen yazıtı bulanan cami, tavanı, ahşap korkuluklu mahfili ve ahşap minaresiyle büyük ölçüde özgünlüğünü koruyor. Cami, dikdörtgen plan üzerine altından geçen derenin üzerine moloz taşlardan yapılarak ahşap örtüyle kaplanmış.

    Safranbolulu tarihçi yazar Aytekin Kuş, 1880 yılında yapılan caminin iki ismi olduğunu biri yasal durumu ile ‘Luftiye’ halkın söylemiyle ‘Kaçak’ Cami olduğunu söyledi. Kuş, mimari ve işlemi noktasında Safranbolu’da benzersiz camilerden biri olan caminin hikayesini ise şu sözlerle anlattı:

    “Hac farizası için gittiği kutsal topraklardan çok uzun süren, çok meşakkatli bir yolculuktan sonra Safranbolu’ya dönebilen Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi, Allah’ın lutfu ile hac farizasını yaptığından buraya Lutfiye Camii’ni yaptırır. Caminin altından geçen Akçasu deresinin içindeki bir kaynaktan çıkan ve caminin yanındaki çeşmeye gelen su, bazı yıllar çok kurak yaz aylarında kaynağının kuruması nedeniyle kesilir. Su kaynağının kuruyup suyun kesilmesi Safranbolu’da halk arasında ‘suyun kaçması’ olarak adlandırılır. Bu nedenden dolayı halk arasında camiye ‘Kaçak Camii’, çeşmesine ‘Kaçak çeşmesi’, aynı nedenlerden dolayı yöreye de kaçak semti denilir. Caminin kaçak semtinde olması ve ‘Lutfiye Camii’ adı verilmiş olsa da 1880 yılından itibaren bu cami halk arasında Kaçak Cami olarak anılmakta.”

    “Benzersiz bir cami”

    Aytekin Kuş, caminin Safranbolu’da benzersiz olduğunu kaydederek, “İbadethanenin yanında içerisinde mahalle kahvesi ve mahalle mektebi var. Safranbolu’da ibadeti, kahvesi, mektebi ile üç işlemi yan yana getiren tek cami. Çevre korumacılığına ve toprağın çok önemli bir iktisadi değer olduğunu üreten bir mimari beceri ile kurulmuş bir cami. Cami kemer atılmak sureti ile derenin üzerine inşa edilmesinin birincisi yer kazanma amaçlı ve ikincisi su kaynağını koruma anlamı taşıyor. Kemerli sistemde hem sağlamlık, hem serinlik, hem de inşaatın hızlı bitmesi gibi birden fazla işlev var. Safranbolu aklın en iyi kullanıldığı bize mimari ve yaşama sanatını ileten bir kent” dedi.

  • İKÜ’den Ulusal Yazılım Mimarisi konferansı

    İstanbul Kültür Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, Yazılım Mühendisliği için anahtar kavram olan ‘Yazılım Mimarisi Tasarımı’ bilincini Türkiye’de yaygınlaştırmak amacıyla “Ulusal Yazılım Mimarisi Konferansı” düzenliyor.

    İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, Yazılım Mühendisliği için anahtar kavram olan ‘Yazılım Mimarisi Tasarımı’ bilincini Türkiye’de yaygınlaştırmak amacıyla 5-6 Eylül tarihlerinde İKÜ Ataköy Yerleşkesi’nde “Ulusal Yazılım Mimarisi Konferansı” düzenliyor. Türkiye’deki Yazılım Mühendisliği alanını genişletmek amacıyla düzenlenen konferansta, Yazılım Mimarisi Tasarımı araştırma ve eğitiminin hareketlendirilmesi hedefleniyor.

    Dresden Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Uwe ASSMANN, Twente Üniversitesi’nden Prof.Dr. Mehmet Akşit ve Wageningen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedir Tekinerdoğan gibi bu alanda dünya çapında adını duyurmuş akademisyenler ile sektörün tanınmış isimlerinin konuşmacı olarak yer alacağı konferansta, Yazılım Mimarisi Bakış Açılarındaki Tutarlılık Kontrolü için Sistematik Bir Yöntem; Veri Dağıtım Servisi (DDS) Tabanlı Sistemler için İlgiye Yönelik Geliştirme Aracı; GPS Mesajlarının Nesneye Yönelik Yazılım Tasarım Prensiplerinden Genişlemeye Açık, Değişikliğe Kapalı Prensibine Göre Ele Alınması; Gömülü Sistem Üzerinde Uygulanan İkili Yedekleme Yöntemi İle Aksaklığa Dayanıklı Yazılım Mimarisi; Son Kullanıcı Geliştirme için Otomatik Kod Üretim Aracının Tasarımı ve Gerçeklenmesi; Sentez Tabanlı Mimari Tasarım Yaklaşımının Essence Çerçevesiyle Modellenmesi ile Son Teknolojik Gelişmelerin Yazılım Mimari Alanına Etkileri gibi başlıklar konuşulacak.

    “Konferans, endüstrideki en son gelişmeleri temsil etmek bir fırsat oluşturacaktır”

    Yazılım Mimarisi Tasarımının uygulanmasını özendirmek ve tartışmak üzere “Ulusal Yazılım Mimarisi Konferansı”nı düzenlediklerini dile getiren İKÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Çağatay Çatal, “Yazılım Mühendisliği ve yazılım geliştirme, Türk toplumunda bir anahtar rol üstlenmek üzeredir. Geçen 10 yıl zarfında ciddi uluslararası rekabet kabiliyeti olan birçok saygın yazılım kuruluşu ortaya çıktı. Bu şirketlerin genelde uluslararası yazılım mühendisliği camiası ile bir uyum sağladığı gözlemlenmektedir. Bu konferans ile yazılım mimarisi tasarımı konusunda bir durum değerlendirmenin oluşturulabileceğini umuyoruz. Düzenlenecek olan bu konferans, endüstrideki en son gelişmeleri temsil etmek ve ayrıca belirlenmiş problemler ve çözümlerini de öne çıkarmak için bir fırsat oluşturacaktır” diye konuştu.