Etiket: Milyona

  • Zorunlu deprem sigortası yaptırılan konut sayısı ilk 10 ayda 6 milyona ulaştı

    Türkiye genelinde zorunlu deprem sigortasına sahip konut oranı yüzde 46’yı aşsa da sigortasız konut sayısı 9,4 milyon. Sigortalılık oranı en yüksek il ise Düzce.

    Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) verilerine göre, 2017’nin ilk 10 ayında Türkiye genelinde zorunlu deprem sigortası yaptırılan konut sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 6 milyon 788 bin 694 oldu. Türkiye’de zorunlu deprem sigortası kapsamına giren yaklasık 17,6 milyon konut bulunurken, bu yıl ilk defa sigortalanan 557 bin 39 yeni konutla birlikte sigortalı konut oranı yüzde 46,5’e yükseldi. Toplam sigortalı konut sayısı 8 milyon 211 bin 88’e ulaşırken, 9 milyon 450 bin 602 konut hâlâ sigortasız. Online sigorta satış platformu Koalay’ın verilerine göre, internet üzerinden zorunlu deprem sigortası satın alanların yüzde 73’ü erkek. Satışlar, 10.00-12.00 ve 14.00-16.00 saatlerinde yoğunlaşırken, DASK için online satın almayı en çok tercih eden şehirler ise sırasıyla İstanbul, Bursa, Gaziantep, Konya ve Balıkesir.

    Sigortalılık oranında Marmara Bölgesi ilk sırada

    DASK’ın verileri bölgesel olarak incelendiğinde; Marmara Bölgesi yüzde 56,6’lık sigortalılık oranıyla ilk sırada yer alırken, onu yüzde 45’le Iç Anadolu, yüzde 44,6’yla Ege, yüzde 39,4’le Akdeniz, yüzde 37,9’la Karadeniz, yüzde 37,2’yle Dogu Anadolu ve yüzde 33,2’yle Güney Dogu Anadolu bölgeleri takip ediyor. En yüksek sigortalılık oranına sahip şehir yüzde 87,10 ile Düzce olurken, en düşük sigortalılık oranına sahip şehir ise yüzde 7,3 ile Şırnak.

    Binanın yaşı ve kat sayısı arttıkça, DASK oranı düşüyor

    Türkiye genelinde yer alan 8,2 milyon sigortalı konutun yüzde 83,6’sını 1 ila 7 katlı binalar oluştururken, yüzde 15,2’sini 8 ila 19 katlı ve yüzde 1,2’sini ise 20 ve üzeri katlı binalar oluşturuyor. DASK sahibi binaların yüzde 66,3’ü 2000 yılından sonra inşa edilen yapılardan meydana gelirken, 40 yaşından büyük sigortalı konut oranı yalnızca yüzde 5.

    Deprem riski yüksek bölgeler öncü

    Deprem risk bölgelerine göre konutların sigortalılık oranları incelendiğinde, zorunlu deprem sigortasına sahip konutların yüzde 71,7’si birinci ve ikinci deprem bölgesinde, yüzde 11,7’si üçüncü deprem bölgesinde, yüzde 15,52’si dördüncü deprem bölgesinde ve yalnızca yüzde 1,07’si beşinci deprem bölgesinde yer alıyor.

  • Almanya’da uçak yolcuğunu tercih edenlerin sayısı 112 milyona ulaştı

    Almanya Federal İstatistik Dairesi tarafından yayınlanan raporda, ülkede uçak yolculuğunu tercih edenlerin sayısının, yüzde 3.4 oranında artışla 112 milyona ulaştığı bildirildi.

    Almanya Federal İstatistik Dairesinin yayınladığı rapor, uçak yolculuğunda ciddi bir artışın yaşandığını gözler önüne serdi. Raporda, uçak yolculuğunu tercih edenlerin oranında yüzde 3.4 artış yaşanarak yıllık rakamın 112 milyona ulaştığı bildirildi. Uçak seyahatini tercih eden 82 milyonunun seyahatini yurtdışına gerçekleştiği belirlendi. Yurtdışı uçuşlarında 3.6 oranında artış olurken, gerçekleştirilen 23 milyon iç yolculukta 2.8 oranında düşüş olduğu kaydedildi.

    Avrupa içi uçuşlarda özellikle İspanya 13 milyon yolcu ile ilk sırayı alırken, Yunanistan seferlerinde 2 milyon 900 bin yolcu ile yüzde 4.5 oranında artışın olduğu ve Türkiye’ye ise 16.6’lik bir düşüşün olduğu tespit edildi. Düşüşe rağmen Almanya’da ülke dışına en çok havayolu taşımacılığının yapıldığı ikinci ülke Türkiye oldu. 2015 yılında 7 milyon 719 yolcunun taşınmasına rağmen 2016 yılında ise bu sayının yaşanan yüzde 16.6 düşüşle 6 milyon 438 bin olduğu belirlendi. Latin Amerika ve Uzakdoğu ülkelerinde artış görülürken, Mısır’a yüzde 31 oranında düşüş kaydedildi. Tunus’a uçukla gidenlerin sayısında ise yüzde 28 gibi ciddi bir azalma yaşandı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) 2015 yılında 3.7 milyar insanın havayolu seyahatini tercih ettiğini bu rakamın 2016 yılında ise 6.3 oranında arttığı açıkladı. On yıllık artış ortalamasının 5.5 olduğu belirlendi.

  • E-ticaret Sevgililer Günü’nde 400 milyona yakın ciro yaptı

    Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Orhun, özel haftalarda cirolarının yüzde 20 ile 30 arasında artığını belirterek, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü kapsayan haftada e-ticaret cirosunun 400 milyona yaklaştığını söyledi.

    Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Orhun, e-ticaret ile ilgili İHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Türk e-ticaretinin 2000’li yıllarda inşa edilmeye başlandığını söyleyen Orhun, “Kurulan her e-ticaret şirketi buna çok önem verdi. Burada hata yapmamak çok önemli. Bugüne kadar hatasız geldik diyebilirim. O yüzden tüketicilerde güven inşa etmiş durumdayız. Özelikle tüketiciler tarafında ’kredi kartını internette kullanmalı mıyım?’ diye bir soru işareti kafalarında yok. Bunu da şurada görüyoruz internet üzerinden yapılan ödemelerin yüzde 90’ından fazlası kredi kartıyla yapılıyor. 15 milyonu aşkın kullanıcıdan söz ediyoruz. Dolayısıyla her hanede e-ticaret kullanılıyor. Bu da aslında güvenin inşa edildiğinin göstergesi” dedi.

    “Türkiye’de sitelere giren her iki kişiden biri alışveriş yapıyor”

    “Tüketicilerin e-ticareti kullanmasının sebeplerinin öncelikle baktığımız günümüzde zaman elzem bir durumda, zaman konusunda büyük avantajlar sağlıyor. Çok hızlı sipariş verebiliyorsunuz, siparişinizi bir ya da iki gün içinde kapınızda teslim alıyorsunuz” diyen Hakan Orhun, tüm bunların yanı sıra e-ticaret kullanıcılar açısından kıyaslamanın çok kolay olduğu bir mecra olduğu için fiyatlar ve kampanyalar açısından tüketicilere büyük iyilikler sağladığını söyledi.

    E-ticaretin, tüketicilere hem zaman hem de avantajlar sağladığının vurgulayan ETİD Başkanı, Türkiye’de e-ticaret kullanıcılarının 15 milyon civarında ama sitelerin kullanıcılarına bakıldığında 25-30 milyon rakamlardan söz edilmenin mümkün olduğunu belirtti. Ayrıca Orhun, Türkiye’de sitelere giren her iki kişiden birinin de alışveriş yaptığını açıkladı.

    “Özel haftalar bizim ciromuzu yüzde 20 ile 30 arasında artırır”

    E-ticaretin rutin haftalarında alışveriş tutarının 300 milyon seviyesinde olduğunu bildiren Orhun, Sevgililer günü, Anneler Günü gibi özel haftalar olduğunda cironun yüzde 20 ile 30 arasında arttığını, dolayısıyla Sevgililer Gününü kapsayan haftadaki cironun kendi tahminine göre 400 milyon TL’ye yaklaştığı söyledi.

    Sevgililer Günü’ne erkeklerin daha çok önem verdiğini belirten Orhun, “Hediye satışlarında erkekler ön planda ama kart kullanımında erkekler ön planda olsa da hane olarak düşündüğümüzde alışverişi yapan kadında olabilir. İnternetten alışverişlerde erkek kadın neredeyse yakın ama hediye bakımından erkek biraz daha yukarıda” şeklinde konuştu.

    “Erkekler çiçek, kadınlar gömlek tercih ediyor”

    ETİD Başkanı Orhun, alışveriş yapanların tercihleri ile ilgili şunları söyledi: “Sevgililer günü hediyeleri 50 ile 100 lira arasında seçilen hediyeler genelde. Erkekler çiçek öncelikli davranıyorlar. Bunun yanı sıra mücevher tabi ki önemli, küpe kolye gibi. Kadınlar ise gömlek tercih ediliyor genelde. E-ticaret her sene yüzde 30 ile 50 arasında büyümekte ancak iki seneyi kıyasladığımızda, bu büyümenin biraz bu rakamların altında kaldığını görüyoruz. 2016 yılında yüzde 20 civarında büyümekten söz etmek mümkün”.

  • 2040’ta diyabetli sayısı 642 milyona çıkacak

    Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, 2015 yılında dünyada 415 milyon diyabetli yetişkin olduğunu belirterek, “Bu sayının 2040 yılında 642 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir” dedi.

    Dünya Diyabet Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, “Diyabet, diğer adıyla şeker hastalığı vücudumuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Tip 1 ve Tip 2 olarak ikiye ayrılır. Tip 1 diyabet, genellikle genç ve çocuk yaşta ortaya çıkar. Bu hastalarda pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış veya durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekeri düzeyini dengelemek için dışarıdan insülin vermek zorunludur. Tip 2 diyabet hastalarında ise pankreasta ileri yaşlara kadar normale yakın düzeyde insülin yapımı vardır. Ancak insülin yeterli etkiyi sağlayamamaktadır. Şişmanlık ve yanlış beslenme insülinin istenen etkiyi göstermesini engeller ve kan şekeri yükselir. Bu hastaların çoğunluğu 40 yaşın üzerindedirler. 2015 yılında 415 milyon olan yetişkin diyabetli sayısının 2040 yılında 642 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir. Buna göre 2040 yılında her 10 yetişkinden biri diyabetli olacağı tahmin edilmektedir. Tip 2 diyabetli bireylerin büyük çoğunluğu uzun süre hastalığın farkında olmadan yaşamaktadır. Bu nedenle diyabetliler tanı aldıklarında komplikasyonlar uzun süre önce ortaya çıkmış olmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri ile 2040 yılına kadar 160 milyon diyabetin geciktirebileceği veya önlenebileceği öngörülmektedir. Birçok ülkede sağlıksız beslenme ve fiziksel olarak inaktif yaşam tarzı, çocuk ve gençlerde de Tip 2 diyabet görülme riskini küresel halk sağlığı sorunu haline getirmektedir. Küresel sağlık harcamalarının yüzde 12’si yetişkin diyabetli bireyler için harcanmaktadır” dedi.

    Diyabet konusunda toplumda farkındalığın arttırılması amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Diyabet Federasyonu’nca 1922’de insülini keşfederek diyabetli hastaların hayatını kurtaran Frederick Banting’in doğum günü olan ’14 Kasım’ın Dünya Diyabet Günü olarak kutlandığını belirten Kasapoğlu, “Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun belirlediği ve tüm dünyada kullanılan bu yılki tema ’Gözler diyabetin üzerinde’ olup, diyabetin erken tanısı için taramanın önemini vurgulamak ve erken tanı ile komplikasyonları azaltmak amaçlanmaktadır” diye konuştu.

  • Aslan: “Bu yıl bir milyona yakın çocuk, ‘çocuk işçiliği’ yaptığı için okula devam edemedi”

    Mersin Çocuk Hakları Derneği Başkanı Sabahat Aslan, yeterli ve sağlıklı beslenemeyen, eğitim ve kültür hizmetlerinden yeterince faydalanamayan, şiddete, sömürüye, cinsel tacize maruz kalan ve sokakta çalışmak zorunda bırakılan çocuklar nedeniyle bu yıl Dünya Çocuk Günü’nü buruk kutladıklarını söyledi. Aslan, “Bu yıl bir milyona yakın çocuk, ‘çocuk işçiliği’ yaptığı için okula devam edemedi” dedi.

    Dernek Başkanı Aslan, Dünya Çocuk Günü dolayısıyla Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde açıklama yaptı. Birleşmiş Milletler’in 1954 yılında oy birliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul ettiğini anımsatan Aslan, buradaki amacın, çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını ve ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

    “Bugün Dünya Çocuk Günü’nü, bizler ülke olarak ne yazık ki buruk kutluyoruz” diyen Aslan, Türkiye’de yoksulluk, işsizlik ve her türlü yoksunluğun arttığını ifade ederek, “Bu yüzden geleceğimiz, ümitlerimiz ve yarınlarımız olan çocuklarımızın çoğu barış, özgürlük, eşitlik, sevgi ve dayanışma ruhuyla yetiştirilememektedir, yeterli ve sağlıklı beslenememektedir, eğitim ve kültür hizmetlerinden yeterince faydalanamamaktadır. Bunun yanında ihmal edilmekte, şiddete, sömürüye ve cinsel tacize maruz kalmakta, uyuşturucuya kurban edilmekte, sokakta çalışmak ve sokakta yaşamak zorunda bırakılmaktadır. Bu anlamda sokakta çalışan, sokakta yaşayan çocukların sayısı ve çocuk suçları da hızla artmaktadır. Bu yıl bir milyona yakın çocuk, ‘çocuk işçiliği’ yaptığı için eğitim hakkından faydalanamayarak okula devam edemedi” diye konuştu.

    “Herkesi göreve davet ediyoruz”

    Dünyanın birçok ülkesinde çocukların yaşam, eğitim ve sağlık haklarının gasp edildiğine dikkat çeken Aslan, birçok ülkede devam eden savaşlardan da en çok çocukların etkilendiklerini ve öldürüldüklerini kaydetti. Aslan, “Çocuklar yarının büyükleridir. Geleceğin yöneticisi ve güvencesidirler. İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların korunması ve iyi yetişmesine bağlıdır. Çocuklarımızı yoksulluğun olmadığı, barış içinde, çocukça yaşadıkları, demokrasinin tam işlediği ve temiz bir çevrede yetiştirmek için herkesi göreve davet ediyoruz. Bütün dünya çocuklarının günü kutlu olsun” ifadelerini kullandı.