Etiket: milyon

  • Burdur Gölü’nde On Yılda Ortalama 67 Milyon Metreküp Su Çekildi

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, 1961 yılından bu yana yapılan hesaplama ve son on yılın hesaplaması ile Burdur Gölü’nde 67 milyon metreküp suyun çekildiğini açıkladı. Genel Müdürü Kınacı, 1961 yılında uzun yıllar ortalaması hesaplamasıyla 31 milyon metreküp suyun çekildiğini, çekilmenin hızlandığı on yılın baz alınması ile toplamda 67 milyon metreküp suyun kaybedildiğini dile getirdi.

    Burdur Gölü Eylem Planı kapsamında suyun çekilmesini önleyecek planların hazırlandığını dile getiren Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Burdur Gölü’nün 1961 yılı ile günümüz değerleri çekilme miktarlarının uzun yıllar ortalaması 31 milyon metreküp olarak hesaplanmıştır. Özellikle çekilmenin kritik bir hal aldığı son on yıl değerlendirildiğinde çekilme miktarının ortalaması yıllık bazda 67 milyon metreküp olarak hesaplanmıştır. Hesaplanan bu rakam analiz edildiğinde yıllık 64 milyon metreküp su bütçesine yansıyacak bir pozitif girdi, son yıllarda yaşanan çekilmenin en azından durmasını sağlayacaktır. Burdur Gölü’ne mevcut şartlar devam ettiği sürece göl seviyesinde görülen düşüş kaçınılmazdır” dedi.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından 2016 yılı sonuna kadar planlanan Burdur Havzası Master Planı kapsamında güncel su bütçesi çıkarılma çalışmalarının devam ettiğini belirten Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Orman ve Su İşleri Bakanlığı devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2016 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanan Burdur Havzası Master Plan Raporu kapsamında Burdur Gölü membaında yer alan ve gölü etkileyen bütün faktörüler göz önüne alınarak güncel su bütçesinin çıkarılması çalışmaları devam etmektedir. Göl su seviyesindeki değişimlerin incelendiği muhtelif senaryolar ortaya konmuştur. Söz konusu raporun tamamlanmasına müteakip elde edilen verilen ışığında göl su seviyesi düşüşüne sebep olan etkenler belirlenerek en iyi çözüm önerileri ortaya konabilecektir” diye konuştu.

    Burdur Havzası’nda en büyük su kaybı etkeninin sulama sistemleri olduğunu işaret eden Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, havzadaki tarım alanlarının yağmurlama ve damlama sulama sistemine geçmesi gerektiğini söyledi. Az su tüketen ürünlerin üretilmesi gerektiğinin altını çizen Su Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, “Göl havzasındaki en büyük su kullanımı sılamada olmaktadır. Su kayıpları fazla olan iptidai bütün sulamaların basınçlı yağmurlama ve damla sulama sistemlerine dönüştürülmesi ile bir miktar su tasarrufu sağlanabilir. Ancak, bu durumda bile göl seviyesindeki düşme, dengeye gelinceye kadar devam edecektir. Sulamaların modernize edilmesinin yanında mevcut ürün deseninde değişikliğe gidilerek az su tüketen ürünlerin yetiştirilmesi teşvik edilecektir” şeklinde konuştu.

  • KOSGEB’den Markalaşmaya 100 Milyon Liralık Destek

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) 37. Meslek Komite tarafından düzenlenen eğitimde, KOSGEB’in işletmelere yönelik markalaşma ve kurumsallaşma teşvikleri anlatıldı.

    BTSO hizmet binasında düzenlenen toplantıya, BTSO 37. ve 24. meslek komitesi üyeleri arasında reklamcılık, matbaa, tanıtım, dijital medya alanında faaliyet gösteren 200’e yakın firma temsilcisi katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan BTSO 37. Meslek Komitesi Başkanı Orhan Seyfi Söylev, Türkiye’de şirketlerin yaklaşık yüzde 98’inin küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu söyledi. KOBİ’lerin rekabet gücünü arttırma noktasında tanıtım ve markalaşmanın büyük bir öneminin olduğuna dikkat çeken Söylev, profesyonel anlamda yapılması gereken bu çalışmaların kaynak yetersizliği nedeniyle arzu edilen seviyede olmadığını vurguladı. KOBİ’lerin sağlıklı bir biçimde büyüyebilmesi, daha uzun ömürlü olabilmesi ve böylece ekonomik alandaki etkinliklerinin artırılması için kurumsallaşmaya yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Söylev, markasını doğru konumlandıran işletmelerin her zaman bir adım önde olduğunu vurguladı.

    KOBİ’lerin daha da güçlenmesi ve sürdürülebilir büyümeyi yakalamasının Türkiye’nin kalkınma hamlesinde belirleyici bir rol oynayacağını anlatan Söylev, bu noktada KOSGEB’in işletmelere yönelik önemli desteklerinin olduğunu anlattı. KOSGEB’in kurumsallaşma ve markalaşmaya ayırdığı yaklaşık 100 milyon liralık kaynağın sektör içerisinde etkin ve doğru bir şekilde kullanılmasını istediklerini ifade eden Söylev, “Bu önemli bütçeden ülke ekonomisinin lokomotif kenti Bursa olarak hak ettiğimiz payı alabilmeliyiz. Bu kapsamda BTSO da bu desteklerden daha fazla yararlanabilmemiz adına odamız hizmet binasına bir temsilcilik de açtı. Bu noktada hem BTSO’ya hem de KOSGEB’e bizlere yaptığı liderlikten ötürü teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

    TEŞVİKLER İÇİN SON BAŞVURU TARİHİ 30 KASIM

    Programın ikinci bölümünde Uzman Yelkan Güven ve Selda Şenol, KOSGEB’in kurumsallaşma ve markalaşma konusunda firmalara sağladığı hibe ve teşvik destekleri konusunda bilgilendirme yaptı. KOBİ Destek Programının 3 yıl, proje süresinin en fazla 24 ay olduğunu kaydeden Yelka Güven, destek üst limitinin ise 150 bin lira olduğuna dikkati çekti. Güven, KOBİ’lerde kurumsallaşma ve markalaşma projelerin son başvuru tarihinin ise 30 Kasım 2015 tarihinde sona ereceğini sözlerine ekledi.

  • Doka’dan 895 Projeye 95 Milyon 300 Bin TL Kaynak Aktardı

    Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı olarak bugüne kadar 895 projeye 95 Milyon 300 Bin TL kaynak aktardıklarını, bu rakamın eş finansman ile birlikte bölgeye katkısının 191 Milyon TL olduğunu söyledi.

    Kaldırım, DOKA’nın Ordu’da desteklediği firmalarda incelemelerde bulundu. Ajans olarak bölge illeri olan Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize, Ordu ve Trabzon’un kalkınması amacıyla çeşitli stratejiler ve hedefler belirlediklerini ifade eden Genel Sekreter Kaldırım, “Bu hedefler doğrultusunda bölgemizin her açıdan kalkınması için ciddi projeler geliştiriyoruz. Dünya ile örtüşecek, bölgenin isteklerini ve taleplerini iyi analiz eden ve o doğrultuda stratejiler geliştiren bir hedef ortaya koyuyoruz” dedi.

    Kaldırım, firmaların ihracat kapasitelerini arttırarak Türkiye’de yenilikçi, katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesine olanak sağlamayı istediklerini dile getirerek ülkemiz ihracatına katkı sağlayacak projelere destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Kaldırım, “Amacımız, girişimcileri ve işletmeleri desteklemek ve teşvik etmek, kamu kurumlarının mevcut kapasitesini ve insan kaynağını geliştirmek, bölgede başta turizm olmak üzere altyapısal eksikliklerin giderilmesini sağlamaktır. Dünya ile rekabet edebilecek ve katma değeri yüksek ürünler üretilmesini sağlayarak, ülkemize döviz girdisi sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Altınordu’ya 1 Milyon 350 Bin TL’lik Yatırım

    Ordu’nun Altınordu ilçesinde yapılacak olan ’Soğuk Hava Deposu’ projesi ve ’Yumurta Paketleme Tesisi’ projesinin hayata geçirilmesi için imza töreni düzenlendi.

    Altınordu Belediyesi tarafından DOKAP Projesi kapsamında yapılması planlanan ’Soğuk Hava Deposu’ projesi ve ’Serbest Sistem Yumurta Üretimi Paketleme Tesisi Kurulumu’ projesinin imza töreni gerçekleştirildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Ordu Vali Yardımcısı Ahmet Akın Varcıer, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, DOKAP Başkanı Ekrem Yüce, daire müdürleri ve davetliler katıldı. İmza töreninde konuşan DOKAP Başkanı Ekrem Yüce, hayata geçirilecek olan iki projenin de Ordu ekonomisine önemli bir katkı sağlayacağını söyledi. Yapılan tesislerle Ordu’nun daha fazla yatırım alacağını ifade eden Yüce, verim arttıkça tesis sayılarında da artış yaşanacağını dile getirdi.

    YÜCE: “GÜNLÜK 50 BİN ADET YUMURTA PAKETLENECEK”

    Altınordu ilçesinde yapılacak olan iki proje ile üreticilerin pazar payını arttıracağını dile getiren DOKAP Başkanı Ekrem Yüce, ” ’Soğuk Hava Deposu Projesi’ ve ’Yumurta Paketleme Tesisi’ projesi başkanlığımız tarafından onaylandı. Bu iki proje Ordu açısından büyük önem arz etmektedir. ’Yumurta Paketleme Tesisi’ Projesi için 560 bin TL, ’Soğuk Hava Deposu’ Projesi içinde 790 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. Her iki projenin bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Serbest Sistem Yumutacılığın bölgede daha çok yaygınlaştırılması, üretilen yumurtaların paketlenmesinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi için ’Yumurta Paketleme Tesisi’ projesi hazırlanmıştır. Pazar payında önemli bir artışa etki edecek olan ’Yumurta Paketleme Tesisi’ Altınordu ilçesi Akçetepe Mahallesi’nde 2 bin 140 metrekarelik alanda inşa edilecek ve günlük 50 bin adet yumurta paketlemesi gerçekleşecektir” dedi.

    “SOĞUK HAVA DEPOSU 550 TON KİVİ DEPOLAYACAK”

    Ordu’nun kivi üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu ve yapılacak olan Soğuk Hava Deposu ile kivilerin daha fazla gelir getireceğini vurgulayan Yüce, “Bir diğer projemiz olan ’Soğuk Hava Deposu’ projesi ise Altınordu ilçesi Kayabaşı Mahallesi 4 bin 809 metrekare alanda 550 ton kivi depolama kapasiteye sahip olacaktır. Proje tamamlandıktan sonra üreticiler ürünlerine daha rahat pazar bularak gelir artışı sağlayacaklardır. Gelir artışı da bölgemizde kivi oranlarının artmasına ve çiftçimizin önemli bir gelir kaynağına kavuşmasına vesile olacaktır. Proje ile çevre ilçelerde üretilen kivilerin muhafazası sağlanacak, hasat dönemi dışında il dışından gelecek talebe göre kivi pazarlanarak ilimize katmadeğer kazandırılacaktır. Ordu ilimiz Türkiye’nin kivi ihtiyacının yüzde 17’sini karşılamaktadır. Henüz meyve vermeyen ağaçlar da göz önüne alındığında önümüzdeki 5 yıl içerisinde Ordu ili 10 bin ton kivi üretecek kapasiteye gelecektir ve buna bağlı tesislerin Ordu’da kurulmasına zemin hazırlayacaktır” diye konuştu.

    TEKİNTAŞ: “ÜRETİCİLERİMİZİN İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞTIK”

    Programda konuşan ve projenin ev sahipliğini yürüten Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, projelerin hayata geçirilmesinde üretici birlikleri ile organize çalıştıklarını aktardı. Projelerin hayata geçirilmesi konusunda yaşanan süreci anlatan Tekintaş, şöyle konuştu: “Kivi üreticilerimiz ve yumurta üreticilerimizin bize yaptığı müracaatta konu, ’bir yandan üretim yapıyoruz ancak diğer yandan üretimi çok rantabl şekilde hazırlanması paketlenmesi ve sunumu gerçekleşmiyor, dolayısıyla henüz kaynağında olumsuzluklar yaşıyoruz, bunun çözümü nedir’ diye ifade ettiklerinde diğer kurumlarımızla işbirliği içerisinde önce arazi tahsisi, arkasından da DOKAP’la işbirliğini planladık. Süreç çok hızlı ilerledi ve yer tahsislerini gerçekleştirdik ve bugün itibari ile imzaları atıyoruz. Bu projelerde emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum.”

    Düzenlenen program projelerin imzalarının atılmasının ardından sona erdi.

  • İtalyan Devinin Türkiye’deki Yatırımları 25 Milyon Euro’yu Aşacak

    2007 yılında Eskişehir’de Doruk Ev Gereçleri’ni satın alarak Türkiye pazarına giriş yapan 70 yıllık İtalyan beyaz eşya grubu Candy Hoover Group, Türkiye’de beyaz eşya, ankastre ve süpürge pazarında büyüme hedefliyor. 2016 yılında Türkiye’ye yaptığı toplam yatırım miktarını 25 milyon Euro’ya çıkaracak olan Candy Hoover Group, Türkiye’nin ilk tam Wi-Fi donanımlı ürün ailesi Wizard’ı da piyasaya sürdü.

    Avrupa’nın en büyük beyaz eşya üreticilerinden Candy Group’un çatısı altında bulunan elektrikli süpürgenin mucidi Hoover, Türkiye’deki üretimine 2007 yılında Eskişehir’de 56 bin metrekarelik üretim tesisinde başladı. Eskişehir’deki tesis, kısa sürede Candy Group’un Avrupa’daki yeni fırın ve ocak üretim üssü haline dönüştü. Candy Group 2009 yılında da Türkiye için önemli bir yatırım kararı daha alarak kurutma makinesi fabrikasını İngiltere’den Eskişehir’e taşıdı. Şu an Hoover’in Avrupa’ya pazarladığı tüm ankastre ürünler, Eskişehir’deki fabrikada üretiliyor.

    Türkiye pazarında büyümesini sürdüren Hoover, 2011 ve 2015 yılları arasında Türkiye’ye 19,5 milyon Euro’luk yatırımını, 2016 yılı sonunda toplam 25 milyona çıkaracak. Hoover’in Eskişehir’deki Doruk İşletmesi’nde onaylanan ve projelendirilen AR-GE merkezi projesi de 2016 yılının ilk aylarında faaliyete geçirilecek. TÜBİTAK destekli proje, Avrupa’ya bilim üreten bir merkez olacak. AB ülkeleri pazarında 100 milyon Euro’dan fazla ihracat hacmi bulunan Hoover; İtalya, Fransa, İspanya, Rusya, Türkiye ve Çin olmak üzere 6 ülkede üretim yapıyor. Yıllık satış rakamları 6,5 milyon adetin üzerinde olan Hoover, 2015 yılı içinde Türkiye’de yaklaşık 1 milyon adet üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor.

    1945 yılından bu yana beyaz eşya ve elektrikli ev aletleriyle kadınların hayatını kolaylaştıran Hoover, yeni Wizard ürün serisi ile de Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor. Hoover’in Wizard ürün serisinde, uzaktan kontrol edebilen ilk tam Wi-Fi bağlantılı çamaşır ve bulaşık makinesi, fırın, ocak, davlumbaz ve buzdolabı bulunuyor. Hoover’in yeni serisi ile cihazları kontrol etmek için artık evde olmaya gerek kalmayacak.

    Devrim niteliğindeki Hoover Wizard serisinin Wi-Fi uygulaması, Windows dizüstü/masaüstü bilgisayarlarda, 4.0 sonrası Google Play, Android cihazlarda veya iOS 7 ve sonrası Apple cihazlarda kullanılabiliyor. Uygulama ile kullanıcılar, dışarıdayken evlerindeki cihazların durumunu kontrol edip görüntüleyebilmenin yanı sıra enerji tüketimini izleyip favori programlara erişebiliyor. Hoover Wizard serisi, 78 litrelik çok fonksiyonlu bir fırın, 16 kişilik yemek takımı kapasiteli bir bulaşık makinesi ve 13 kg kapasiteli bir çamaşır makinesi ile geniş ailelerin de kurtarıcısı oluyor.