Etiket: Milyarlık

  • Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründen 3,5 milyarlık ihracat hedefi

    Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 1980 sonrasında ihracatını 174 kat arttırarak ihracat artış rekortmeni olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2023 yılı için belirlenen 3,5 milyar dolar ihracat hedefini daha erken yakalamayı hedefliyor.

    Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2023 yılı için 3,5 milyar dolar ihracat hedefi olduğu bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit, son bir yıllık dönemde yüzde 20’lik ihracat artış hızıyla 2 milyar 400 milyon dolarlık ihracata imza attıklarını, 2023 yılını beklemeden 3.5 milyar dolar ihracat rakamına kendi görev süreleri içerisinde ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.

    “Ege’den 1 milyar dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihraç ediyoruz”

    Türkiye’nin gerçekleştirdiği su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 42’sinin Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyelerince yapıldığının altını çizen Girit, “Son bir yılda 994 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Mayıs ayında 1 milyar dolar barajını geçeceğiz. Bu aynı zamanda Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki gıda ürünleri ihraç eden birlikler arasında bir ilk olacak” diye konuştu.

  • ATO üyelerine 1,5 milyarlık ’Nefes Kredisi’

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Nefes Kredisi’nin ikinci etabı kapsamında ATO üyeleri için 1,5 milyar liralık kredi hacmi oluşturduklarını belirterek,“Güçlü ekonominin devam etmesi için KOBİ’lerimiz nefes alsın” dedi.

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde başlatılan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan Nefes Kredisi’nin ikinci etabı hakkında bilgi verdi. Baran, “Üyelerimiz, kolaylıkla, piyasa faizinin altında 0.99 faiz oranıyla, 6 ay geri ödemesiz, 18 ay vadeli 200 bin liraya kadar kredi kullanarak nefeslenebilecek” ifadelerini kullandı.

    Türkiye geneli için oluşturulan toplam 7,5 milyar liralık kredi hacmi için en çok kaynak sağlayanlardan birinin Ankara Ticaret Odası olduğunu kaydeden Baran, “ATO olarak 100 milyon liralık kaynak aktararak üyelerimiz için 1,5 milyar liralık kredi hacmi sağladık. Bu sağladığımız kaynak gerek tutarı gerekse faiz ve kar payı itibariyle üyelerimize rahat bir nefes aldıracak nitelikte” dedi.

    Nefes Kredisi kapsamında devletin, finans sektörünün ve iş dünyasının KOBİ’ler için bir araya gelmesinin önemine dikkat çeken Baran, “Enflasyon oranının altında bir rakamla finansman desteğine erişebilmek, ülke ekonomisinin performansını artıracaktır” açıklamasında bulundu.

    Baran, Nefes Kredisi’nin ülke ekonomisine ve ATO üyelerine hayırlı olmasını diledi.

    Baran, geçen yıl uygulamaya konan Nefes Kredisi için ATO olarak 1 milyar liralık kredi hacmi oluşturduklarını belirterek, bu kapsamda 3 bin 474 ATO üyesinin toplam 380 milyon liralık kredi kullandığını söyledi.

    Nefes kredisi’ne nasıl başvurulacak?

    ATO üyelerinin Nefes Kredisi’ne başvurabilmeleri için öncelikle ATO merkez ve temsilciliklerinden “TOBB Nefes Kredisi başvurusu için” ibaresini içeren Faaliyet Belgesi almaları, daha sonra anlaşmalı finans kuruluşları olan Ziraat Bankası, Denizbank, Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım şubelerinden birine giderek bankanın talep edeceği evraklarla krediye müracaat etmeleri gerekiyor.

    Brüt faiz oranı yüzde 0,99 olan ve 200 bin TL’ye kadar kullanılabilecek kredi 18 ay vadeli olup, altı ayı ödemesiz, kalan 12 ayda eşit taksitler halinde ödenecek.

    Kredinin teminatı yüzde 85 oranında Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile kalan yüzde 15’lik kısım ise ilgili bankanın mevcut kredi teamülleri çerçevesinde şekillenecek.

    Nefes Kredisi ile ilgili ayrıntılı bilgilere www.atonet.org.tr adresinden, ATO Çağrı Merkezi’nden (444 0 286) ve ATO santralinden (0312 201 81 00) ulaşılabiliyor.

  • (Özel) 100 milyarlık liralık spor besini piyasasına yerli üretim hamlesi

    Sporcu besinleri artık Türkiye’de üretilmeye başlandı.

    Türkiye’nin en büyük sporcu besin firmalarından biri olan Aloprotein, dünyaca tanınmış ve tamamen sağlıklı sporcu gıdalarını vatandaşların beğenisine sunuyor. Yerli üretim sağlık ürünlerini satışa sunan firma, kurucuları dünyada 100 milyar liralık bir piyasa olan alandan Türkiye’nin de kazanmasını hedefliyor.

    Türkiye’nin en büyük sporcu gıdaları satan firmalarından biri olan Aloprotein tamamen sağlıklı ve zararsız sporcu besinlerini vatandaşların beğenisine sunuyor. Dünya çapında tanınmış ve Türkiye’de de bilinen birçok markanın temsilciliğini yapan firma, aynı zamanda yerli ve tamamen sağlıklı sporcu gıdalarının da üretimini yapıyor. Murat Karakol ve Ömer Karakol tarafından kurularak 2006 yılında Türkiye’de ilk kez sporcu gıdaları sektörüne giren firmalardan olan Aloprotein, müşterilerine en kaliteli hizmeti suna bilmek için Türkiye’nin her bölgesinde ve internet üzerinde satışlarına devam ediyor. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca onaylanmış ve doğru kullanıldığında insan sağlığına zararsız ürünler satan firma, kısa süre önce yerli sporcu gıdaları üreterek spor gıdalarını millileştirmeyi hedefliyor.

    “Türkiye’deki öncü firmalardanız”

    E-ticaret alanında Türkiye’deki en güçlü firmalardan biri olduklarını belirten Aloprotein’in kurucu ortaklarından Murat Karakol, “2006 yılında sporcu gıdaları sektörüne giren ilk firmalarındanız. 2006 ile 2013 yılları arasında e-ticaret ve toptan satışa önem veren bir firmaydık. Fakat 2013 yılı itibariyle sanal pazarlama alanına odaklanmaya başladık. Sporcu gıdaları firmaları arasında en çok marka ve çeşide sahip olanlardan birisiyiz. Türkiye’nin e-ticaret alanında bu alandaki en güçlü firmalarından birisiyiz” dedi.

    “Hedefimiz bu işi millileştirmek”

    Yerli üretimle sporcu gıdalarını millileştirmek istediklerini belirten Karakol, “8 ay önce Nutrich Nutrition olarak kendi markamızı da üretmeye başladık. Amaçlarımızdan biride bu işi millileştirmek. 2018 yılında Nutrich Nutrition ürünlerinin yelpazesini genişleterek ihracatının daha çok uluslararası alanda yayılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    “Protein tozu zararlı değil, hatta doğru kullanıldığından faydalı bile olabiliyor”

    Protein tozunun zararlı olup olmadığı hakkında bilgi veren şirketin kurucu ortaklarından Ömer Karakol, “Günümüzdeki en büyük tartışma konularından birisi protein tozlarının zararlı olup olmadığı. Protein tozlarının zararlı olup olmadığı konusunda bilim adamları ve doktorlar çeşitli görüş ayrılıklarına sahipler. Bazı doktorlar zararlı olunduğunu söylese de bir çok doktor zararlı olmadığını hata doğru kullanımda faydalı olduğunu söylemektedirler. Bunlara verilebilecek en güzel örneklerden bir tanesi Amerika’daki Türk doktorumuz Doktor Öz’dür. Doktor Öz protein tozlarının doğru şekilde kullanıldığında insan sağlığına faydalı olabileceğini, hatta kendisinin de kullandığını beyan etmektedir” şeklinde konuştu.

    Sporcu besinlerinin bilinçli bir şekilde kullanılması gerekiyor”

    Bilinçli bir şekilde kullanılan sporcu gıdalarının insan sağlığına zarar vermeyeceğine dikkat çeken Ömer Karakol, “Diyet dönemlerinde olsun, kilo alma problemlerinde olsun. Bilinçli şekilde kullanıldığında sporcu gıdası kullanmanın hiçbir yan etkisi yoktur. Ama bu konularda dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan bir tanesi kişinin sağlık problemi olup olmadığındır. Biz Aloprotein olarak kesinlikle 18 yaş altı kişilere veli izni veya doktor raporu olmadan sporcu gıdası satışı yapamamaktayız” ifadelerini kullandı.

    “Dünya çapında 100 milyar liralık pazarı var”

    Sporcu besinlerinin dünya çapında 100 milyar liranın üzerinde pazar hacmine sahip olduğunu vurgulayan Karakol, “Türkiye’de ve dünyada spora her geçen gün ilgi artmakta. Özellikle ülkemizde diğer sporların yanı sıra vücut geliştirme sporuna ilgi büyük bir şekilde artıyor. Öngörümüze göre 2025 yılına kadar sporcu gıdaları piyasası çok büyük bir hızla büyüyecek. Şu an daha kesinlikle doyma noktasına ulaşmadı. Sporcu besinleri sektörünün hacmi dünya genelinde 100 milyar liranın üzerinde. Ülkemizde ise 100 milyon dolar ve üzerinde olduğunu düşünüyoruz. Her geçen gün bu hacmin büyüyeceğini ve özellikle 2025 yılına kadar hızlı bir şekilde sporcu gıdaları sektöründe büyüme ön görüyoruz” açıklamasını yaptı.

    “Orijinal ürünleri tercih edin”

    Seçilen ürünlerde en çok dikkat edilmesi gereken hususun orijinal ve ve bakanlık tarafından onaylı olması olduğunu söyleyen Karakol, “Günümüzdeki sporcu gıdaların satın alınırken dikkate alınması gereken en önemli hususlardan biri bu ürünlerin sağlıklı ve orijinal olup olmadığı. Bu noktada yapılması gereken dikkat edilmesi gereken en önemli husus ürünün faturalı, hologram ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından onayının bulunması gerekmektedir. Bunların olup olmamasına çok dikkat edilmeli. Mümkün olduğu kadar Türkiye ve dünyaca bilinen markaların kullanılması ve güvenilir yerlerden tedarik edilmesini biz tüm sporcu gıdası kullananlara tavsiyede bulunuyoruz. Aloprotein olarak biz sadece ve sadece dünya markaları ve Türkiye’de bilenen markaları satmaktayız. Onun haricinde bünyemizde yerli ve ithal olarak ellinin üzerinde marka bulunmakta. Bu ürünlerin direk ana bayisi konumunda, yetkili satıcısı konumunda ve hatta bazen de üreticisi konumundayız. Birkaç markanın ise direk Aloprotein olarak ithalatını sağlamaktayız” ifadelerini kullandı.

  • İzmir’e 8,5 milyarlık dev bütçe

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2018 bütçesi 5 milyar 450 milyon lira olarak kabul edildi. Önceki yıla göre yüzde 10 oranında büyüyen Büyükşehir bütçesinin yüzde 42’sinden fazlası yatırımlara ayrıldı. Meclis’teki üç günlük maratonun ardından kabul edilen İZSU ve ESHOT bütçeleriyle birlikte İzmir’in yerel yönetiminin 2018 yılında kent için yapacağı harcamaların toplamı 8,5 milyar TL olarak resmiyet kazandı.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2018 Mali Yılı Bütçesi, Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde kabul edildi. 5 milyar 450 milyon TL’lik bütçenin yüzde 42’sinden fazlasını oluşturan 2 milyar 310 milyon TL’lik bölümü yatırımlara ayrıldı. Böylece Meclis’te üç gün süren bütçe maratonu da sona ermiş oldu. Pazartesi günü İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2 milyar 176 milyon 209 bin, Salı günü ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 875 milyon 697 bin TL’lik bütçeleri kabul edilmişti. Son olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinin Meclis’ten geçmesiyle birlikte İzmir’in yerel yönetiminin toplam 8,5 milyar TL büyüklüğünde bir gider bütçesini kent için kullanması kabul edildi.

    “Borç kapasitemizin yüzde 30’unu kullanıyoruz”

    İzmir Büyükşehir Belediyesi 2018 Mali Yılı Bütçesi üzerinde grup sözcülerinin değerlendirmelerinin ardından konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, belediyenin borçlanma kapasitesinin sadece yüzde 30’unu kullandığını belirterek, “Biz bu kenti ve belediyeyi iflas etmemek üzere, acze düşmemek üzere yönetiyoruz” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 20 milyar liralık gelir bütçesinin İzmir’inkinden 3,5 kat büyük olmasına karşın, 3.8 milyar TL ile 10 kat daha fazla borçlandığına dikkat çeken Başkan Kocaoğlu, şöyle devam etti:

    “Demokrasilerde 5 yılda bir belediye başkanları sandığa gider, halk geçmiş 5 yılı değerlendirir. 2009’da 2004-2009 dönemini değerlendirdi. 2014’te 2009-2014 dönemini değerlendirdi. 2019’da da geçmiş beş yılı değerlendirecektir. Kimin başarılı olduğuna, kimin başarısız olduğuna halk karar verecektir. Bizde demokrasi var. Bizde ’istifa et kardeşim’ diyen genel başkan yok. ’İstifa et kardeşim’ deyince istifa edecek belediye başkanı da yok.”

    “Katı Atık Tesisi’ni engelleyenlere madalya takacaklar”

    Evsel atıkların geri dönüşümü için kurmayı hedefledikleri tesisin yıllardır engellendiğini hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, “Projenin yapılamamasının müsebbibi, yer konusunda defalarca problem çıkaran merkezi yönetimdir. Eğer bu tesisi yapamazsam yaptırmayanlara, onu engelleyenlere madalya vereceğiz. Zaten İzmirli madalyayı veriyor. 2019’da bir madalya daha vereceğiz. Biz kendi gücümüzle 1 milyar 200 milyon liraya uçan yolu yapıyoruz. Merkezi yönetimin bu kadar zamandır yaptığı toplam yolun maliyeti bizim yaptığımız iki yol kadar yok” diye konuştu.

    Başkan Aziz Kocaoğlu, belediye mallarını satmama konusunda ısrarlı olduklarını, ancak yatırımlar için kamulaştırma yaptıklarını vurgulayarak şunları kaydetti: “Başbakan gidiyor, başka bir kentte konuşurken ’okul yapacağım İzmir Büyükşehir Belediyesi arsa vermiyor’ diye bir açıklama yapıyor. Kardeşim Karayolları’nın arazisini, Tekel’in bütün gayrimenkullerini satan sensin. Şimdi İzmir’in okul yerinden bahsediyorsun.”

    “Patlak bir lastik bile vermediler”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, muhalefet grubunun eleştirilerini yanıtlarken kapatılan İl Özel İdaresi’nin mallarının haksız dağıtımı konusuna da değinerek şöyle devam etti:

    “İnsan Özel İdare’nin 4,5 milyar liralık varlığından İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bir tane hurda araç verir. Tapudan vazgeçtim, bir tane patlak lastik verir. Ben at cambazı değilim. Ben belediye başkanlığı yapıyorum. Evet, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne para vermektedir. 3 milyar lira civarında. İlan olunur. Yasal olarak her belediyenin aldığı para bu. AKP’li Meclis üyelerine de duyurulur. Gidin ne yapın yapın, bu parayı da göndermesinler. Zaten bu paranın dışında da bir proje yapmadınız bu kente..”

    Grup temsilcilerinin lehte ve aleyhte yaptığı konuşmaların ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2018 Mali Yılı Bütçesi oyçokluğuyla kabul edildi.

    Ulaşım ve çevre yatırımları hız kesmiyor

    Önceki yıla göre yüzde 10 oranında büyüyen bütçeden aslan payını kentsel altyapı, ulaşım ve çevre yatırımları aldı. 2018 bütçesinin yüzde 22’si kent genelinde ulaşımı kolaylaştıracak Homeros Bulvarı-Otogar bağlantı yolu, karayolu üst-alt geçitleri, bisiklet yolları, yeni imar yolları gibi yatırımları içeren kentsel altyapıya ayrıldı. Büyük bölümünü raylı sistem projelerinin oluşturduğu ulaşım yatırımları ise bütçenin 19’unu, çevre yatırımları yüzde 15’ini, sosyal dayanışma ve sağlık yatırımları ise yüzde 11’ini aldı.

    2018 yılının başlıca yatırımları arasında; ulaşım yollarına asfalt kaplaması, bakım ve tadilat yapılması, tramvay hatları yapımı ve araç alımı, İzmir Hafif Raylı sistem Projesi 5. aşaması kapsamında Üçyol-Buca metrosunun yapımı,sinyalizasyon sisteminin geliştirilmesi, Homeros Bulvarı-Otogar bağlantı yolu, karayollarında üst ve alt geçit çalışmaları, İzmir Hafif Raylı Sistem Projesi Halkapınar Yeraltı Depo Alanı yapımı, İzmir Tarih Projesi kapsamında Konak-Kemeraltı Çevresi yenileme alanı proje ve uygulamaları, kıyı düzenlemeleri,İzmir Opera Binası, mezarlıkların ve yeni gömü alanlarının düzenlenmesi, yeni rekreasyon alanları yapılması,Süt Kuzusu Projesi, Kemeraltı bölgesi altyapı ve üst yapı ortak çalışması, otopark yapılması bulunuyor.

  • Teknosa’dan 9 ayda 2.5 milyarlık ciro

    Sabancı Holding Perakende Grup Başkanı ve Teknosa Yönetim Kurulu Başkanı Ata Köseoğlu, Teknosa’nın ilk 9 ayda 2 milyar 413 milyon TL ciro ve 18 milyon TL kar elde ettiğini belirterek, 1 günde 4 mağaza açılışıyla “yatırıma devam” mesajı verdi. Köseoğlu, “Bu sektörde kimlerin ‘yolcu’, kimlerin ‘hancı’ olduğunu zaman içerisinde gördük. Biz bu sektörün her zaman ev sahibiyiz” dedi.

    Üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, yüzde 26 büyüyen Teknosa, 882 milyon TL ciro ile birlikte 8,6 milyon TL kar elde etti. Yaygın mağaza ağının yanı sıra online ve mobil satış kanallarıyla da son teknoloji ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırma hedefinde olan şirket, Vadistanbul, İstanbul Hilltown, İzmit 41 Burda ve Eskişehir Espark alışveriş merkezlerinde dört mağaza birden açarak ‘yatırıma devam’ dedi. Aynı zamanda yılsonuna kadar bir mağaza daha açılması bekleniyor.

    Mağaza açılışlarında konuşan Teknosa Yönetim Kurulu Başkanı Ata Köseoğlu, “Teknoloji perakendeciliği dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yeni bir yola girdi. Teknosa olarak çoklu kanal stratejisine ciddi yatırımlar yaparak müşterilerimize kesintisiz alışveriş deneyimi sunmaya odaklanıyoruz. Bu çerçevede dijital platformlara yaptığımız ve yapacağımız yatırımların yanı sıra müşterilerimizin mağazalarımıza geldiğinde de ürünleri yakından inceleyip, deneyimleyebileceği konseptler geliştiriyoruz. Yepyeni bir anlayışla tasarlanmış, ürün çeşitliliğini, hizmetleri ve deneyimi bir arada sunan, bugün açılışlarını yaptığımız tarzda mağazalarımızı artık daha çok göreceksiniz. Sektöründe ilklerin markası olan Teknosa, yeni nesil perakende uygulamalarına da öncülük edecek” dedi.

    “Sektörün ‘oyun kurucusu’ her zaman Teknosa olacak”

    Teknosa’nın, kurulduğu günden bu yana sektörüne liderlik ettiğini vurgulayan Ata Köseoğlu, “Teknoloji perakendeciliği pazarında tarih; kimlerin ‘yolcu’, kimlerin ‘hancı’ olduğunu gösterdi. Kimileri, bu pazarın dinamiklerini anlamak ve Türk insanını tanımak için yıllarını harcarken, bizler ‘ev sahibi’ olarak kurulduğumuz günden beri hem kendimizin hem de sektörün dünya standartlarında şekillenmesine öncülük ettik. Teknosa, 17 yıldır sektörün kutup yıldızı. Gücümüzün ışığı, bizi izleyenlere yol da gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de pazarın lideri olarak Türk insanına en iyi deneyimi sunmayı sürdürebilmek için ne gerekiyorsa yapacağız, her türlü fırsatı değerlendireceğiz. Sabancı Topluluğu’nun kültürü ve gücünün her alanda olduğu gibi teknoloji perakendeciliğinde de bu toplumun gelişimine en yüksek düzeyde katkı sağlaması çabamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Teknosa, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da sektörün ‘oyun kurucusu’ olmaya devam edecek” dedi.

    Köseoğlu, Teknosa’nın performansına dair de şunları ifade etti: “Perakende sektörü için genelde durgun geçen ilk 3 ay içindeki pozitif sonuçları takiben, ikinci çeyrekte karlılığını katlayan Teknosa, üçüncü çeyrek sonuçlarıyla da çıtayı yükseltmeye devam ediyor. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde 882 milyon TL’lik ciroya ulaşırken, 8,6 milyon TL de kar elde ettik. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre aynı mağazalarda yüzde 26 büyüme seviyesini yakaladık. Online satış kanalımız teknosa.com ise geçen yılın üçüncü çeyreğine göre yüzde 40 ile rekor büyüme kaydetti. İlk 9 ay toplam ciromuz 2 milyar 413 milyon TL olarak gerçekleşti. Karlılık ise 18 milyon TL’ye ulaştı. Hedefleri aşan ilk 9 ayın ardından beklentimiz, perakende için canlı geçecek son çeyrekte de sektörün üzerinde büyüyerek pozitif değer oluşturmayı sürdürmek.”

    Mağaza formatları arasında yepyeni bir soluk olan Vadistanbul Teknosa Mağazası açılışı esnasında diğer illerde de açılışı eş zamanlı yapılan mağazalara canlı bağlantı gerçekleştirildi. Genel Müdür Bülent Gürcan da açılışta, “Bugün açtığımız Vadistanbul, İstanbul Hilltown, İzmit 41 Burda ve Eskişehir Espark alışveriş merkezlerindeki mağazalarımız ile tüketicilerimizi teknoloji ile buluşturan hizmet alanımıza 2 bin metrekare daha ekledik. 69 ilde 205 mağaza ile Türkiye’nin en yaygın teknoloji perakende zinciriyiz” şeklinde konuştu.

    “Mağazalarımızı müşterileri dinleyerek yenilemeye devam edeceğiz”

    Perakende sektörünün dönüşümüne ve müşterilerin ihtiyaçlarına paralel olarak yapılandığını hatırlatan Bülent Gürcan, “Gerçekleştirdiğimiz yeniliklerin ve atılımların temelinde tüketici beklentilerini iyi analiz etmemiz ve müşterilerimize yakın olmamız yatıyor. Teknosa olarak yılda 200 milyonu aşkın ziyaretçi ağırlıyoruz. Müşteriler artık sadece ‘almak’ değil, ‘yapmak’ ve ‘deneyimlemek’ de istiyor. Bugün açtığımız yeni nesil mağazalarımız, müşterilerimizin merak ettikleri ve satın almak istedikleri ürünü rahatça incelemelerini, deneyimlemelerini sağlayacak. Ziyaretçilerimizin kendilerini sıcak bir atmosferde hissedecekleri ve ürünlerle daha yakın temasta bulunabileceği “teknoloji deneyim üssü” konseptindeki mağazalarımız ile müşterilerimizin içeride daha fazla vakit geçirmesini hedefliyoruz. Bu doğrultuda, Türkiye’de perakende sektöründe de ilk olacak yeni uygulamalar deniyoruz. Vadistanbul dahil bazı mağazalarımızda dünyanın en geçerli kablosuz şarj protokolü olan Qi teknolojisine sahip stantlara geçiş yaptık. Böylelikle, müşterilerimiz ürünleri incelerken, telefonlarını da rahat ve hızlı şekilde şarj edebilecekler. Önümüzdeki dönemde mağazalarımızı müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda yenilemeye ve çoklu kanal stratejimize uygun olarak yeni konsept mağazalar açmaya devam edeceğiz” dedi.

    Gürcan şöyle devam etti: “Müşteri deneyimini 360 derece ele alıp, sektörde fark yaratan ve markalaşmış hizmetlerimizi de bu doğrultuda geliştiriyoruz. Müşterilerimize satış sonrasında en geniş kapsamlı hizmet paketlerini sunarken, Dr. Teknolog uzmanları ile de hem seçili mağazalarımızda hem de müşterilerimiz neredeyse orada yaşadığı teknik bazı sorunları anında çözebiliyoruz. Teknosacell mobil hattımız ile müşterilerimizin aynı noktada hem iletişim hem de cihaz ihtiyacını 24 aya varan taksit ve uygun ödeme seçenekleriyle karşılayabiliyoruz. Eski telefonlarını getiren müşterilerimize çok cazip fırsatlarla yeni ürünler sunabiliyoruz.”