Etiket: Milyar

  • Antalya Gözünü 40 Milyar Dolarlık Hint Düğünü Pazarına Dikti

    20 Hint düğünü gerçekleştirmek” dedi.

    Dünyada son dönemlerde evlenecek çiftler arasında popüler hale gelen evlilik turizmi, Türkiye’de de hızla gelişiyor. Evlilik turizminin Antalya’daki en önemli engeli ise, uçak firmalarının direkt uçuş imkanı sağlamaması olarak görülüyor. 2013 yılından bu yana Hindistan pazarında Ar-Ge çalışmaları yapan organizasyon şirketleri Uzak Doğu, Sri-Lanka ve Dubai’de evlilik destinasyonları sunan çok sayıda şirkete ulaşarak Antalya’nın tanıtımını sağladı.

    Bunun sonucunda da Hindistan’daki firmalar, yeni ve çok güçlü bir düğün destinasyonu olan Antalya’yı sitelerinde tanıtmaya başlarken, çeşitli çalışmalarla Hindistan halkı bu destinasyon hakkında bilgilendirildi. Hindistan halkı, tanıtımlar sayesinde organizatör şirketler tarafından talep ederek Antalya’yı seçenek olarak kullanmaya başladı.

    Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Genel Sekreteri Mehmet Sırrı Özen, yurt dışında yapılan Hint düğünleri hakkında bilgi verdi. Evlilik turizminin son 5-6 yıldır gelişme gösteren bir sektör olduğunu açıklayan Özen, “Normal şartlarda gelen turistlerin yüzde 90’ı deniz, kum ve güneş için geliyor. Turizmin çeşitlendirilmesi gerekiyor. Özellikle Hindistan’da düğün turizmi için önemli bir ülke konumunda bulunuyor” diye konuştu.

    “YILDA 10 MİLYONA YAKIN DÜĞÜN YAPILIYOR”

    Hindistan’ın düğün turizmi açısından çok önemli olduğunu belirten Özen, “Hindistan’ın 1 milyar 195 milyon nüfusu var. Yılda 10 milyona yakın düğün yapıldığı tahmin ediliyor. Bu düğünlerin on bine yakını yurt dışında oluyor. Bu düğünler yurt dışında büyük bütçeler ayrılarak gerçekleştiriliyor. Yurt dışında yapılan bu düğünlerin Antalya’da da yapılması için arkadaşlarımız her iki ülke arasındaki çalışmalarını sürdürüyor. Hindistan’da önde gelen düğün organizatörleri ile görüşmeler yaptık. Şuana kadar gerçekleştirmiş olduğumuz görüşmeler çok başarılı geçti. Dünyada düğün pazarı 40 milyar doları bulan Hindistan, Antalya için çok bakir bir pazar olabilir” dedi.

    “HİNTLİ DÜĞÜN ACENTELERİ ANTALYA’DA AĞIRLANACAK”

    Antalya’nın Hintliler tarafından bilinmediğini aktaran Özen, “Biz öncelikle tanıtıma önem vereceğiz. Özellikle bunu düğün turizmine ağırlık vereceğiz. Mayıs ayında Hindistan’da bulunan düğün acentelerini burada ağırlayacağız. Çeşitli görüşmeler gerçekleştireceğiz. Türkiye, Hindistan’da düğün turizminde uzak ülkeler sıralamasında yer alıyor. İlerleyen süreçlerde Hint turizminin canlandırılması için çeşitli filmlerin çekilmesini istiyoruz. Dizi ya da çekilecek olan filmin içerisinde bir Hint düğünü olması durumunda daha güzel olacağını düşünüyoruz. Dışarıda yapılan bir düğünde 300-400 kişi bulunuyor. Hintli yemeklerinin kendine yönelik pişirme yöntemleri var. Bizim aşçılarımız yetenekli ve kolay olduğu için bunları sağlıyoruz. Bizim aşçılarımıza ilaveten 50-60 tane de Hintli aşçı getiriyoruz. Yurt dışında düzenlenen bir düğün 1 milyon dolardan başlayarak 20 milyon dolara kadar gidebiliyor. Bizim BAKA olarak hedefimiz Antalya’da yılda en az 15-20 Hint düğünü gerçekleştirmek” diye konuştu.

    “TURİZMİN 12 AYA YAYILMASINI HEDEFLİYORUZ”

    Hint düğünleri ile turizmin 12 aya yayılmasını hedeflediklerini aktaran Özen, “Bu konuyu çok önemsiyoruz ve gerekli çalışmaları yapıyoruz. BAKA olarak ilk etkinliğimizi Hindistan’da 3-9 Nisan tarihleri arasında yapacağız. Bu kapsamda çeşitli görüşmeler gerçekleştireceğiz. Bizim otellerimiz ve kentimiz bu düğünler için çok uygun. BAKA olarak her türlü desteği vermeye hazırız. Şuana kadar gerçekleştirilen düğünlerin çok güzel olduğunu ve bunun olumlu bir izlenim bıraktığını biliyoruz. Bir düğünün başarılı olması için organizasyon firmalarının başarıları çok önemli. Düğün turizminde sadece oteller kazanmıyor. Bunun yanında çiçekçiler, deklarasyoncular ve çeşitli alanlar da kazanıyor” ifadelerini kaydetti.

    “TERÖR BÖLGESİ DİYE BİR ŞEY YOK”

    Son zamanlarda yaşanan terör olaylarının da değerlendiren Özen, “Yaşanılanların Hindistan halkı üzerinde bir etkisinin olacağını düşünmüyorum. Bunların bizi çok etkilemeyeceğini düşünüyoruz. Gelen turistler, ’Terör dünyanın her yerinde var’ diyor. Biz dikkatli olduğumuz sürece bunların olmayacağını düşünüyoruz. Terörün artık bölgesi diye bir şey kalmadı. Otellerimiz şehrin dışında ve güvenliğin üst düzeyde olduğu yerlerde. Antalya’da şuana kadar bir olumsuzluk olmadı” diye konuştu.

  • Türkiye’nin Deri İhracatında Hedefi 25 Milyar Dolar

    Bursa Deri OSB Başkanı Rıfat Aygüler, “Türk üreticiler olarak önümüzdeki on yıl içinde ihracatın 25 milyar dolarına talibiz” dedi.

    Bursa Deri OSB Başkanı Rıfat Aygüler, AK Parti Bursa Milletvekili Muhammed Müfit Aydın’ı ziyaret etti. AK Parti İl Başkanlık binasında gerçekleşen ziyarette konuşan Milletvekili Aydın, 1 milyar 500 bin dolarlık resmi ihracat rakamlarıyla deri ve deri ürünleri üreticilerinin Türkiye ekonomisine ve ihracatına büyük oranda katkı koyduklarını belirtti. Bursa’da deri üreticiliği anlamında geçmişten bu yana önemli bir altyapının bulunduğunu vurgulayan Aydın, sektörün gelişimi ve üreticilerin birliği adına kurulan OSB’nin sorun ve taleplerini yakından takip ettiğini ve gerekli girişimleri yapacağını söyledi.

    Bursa Deri OSB Başkanı Rıfat Aygüler ise büyük hedefler doğrultusunda gerekli katkıyı koymak adına her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirterek, “Dünya ekonomisinde deri sektörünün 250 milyar dolarlık büyük bir payı var. Bizler de Türk üreticiler olarak önümüzdeki on yıl içinde bu rakamın yüzde 10’una yani 25 milyar dolarına talibiz. Bu bir hayal değil hammadde ve gerekli kimyasalların zamanında temini, işletmelerin giderlerinin iyi yönetilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, Ar-Ge, inovasyon ve tasarım çalışmaları ile sorunlara anında müdahale edebilen bir yönetim anlayışı ile devletimizin de gerekli alanlarda desteği halinde bu hedefe ulaşabiliriz” dedi.

  • UEDAŞ’tan 1.1 Milyar Liralık Yatırım

    Elektrik dağıtım sektörünün önde gelen firmalarından Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü Mesut Efe, 4 yıl içinde Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’ya yaklaşık 1.1 milyar liralık yatırım yapacaklarını açıkladı.

    UEDAŞ, 2015 yılında yapılan çalışmalar ve 2016 yılı hedef ve projelerini düzenlediği toplantıyla açıkladı. UEDAŞ Genel Müdürü Mesut Efe, UEDAŞ olarak 2015 yılında öngörülen hedeflere ulaştıklarını kaydetti. Efe, “Geride bıraktığımız 2015 yılı şirketimiz için oldukça başarılı bir yıl oldu. Kamusal bir hizmet olan görevimizin bilinciyle çalışmalarımızı önümüzdeki yıllarda da aynı sorumlulukla yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

    UEDAŞ’ın 2036 yılına kadar ‘Kesintisiz Enerji Kesintisiz İletişim” anlayışını benimseyerek elektrik dağıtım alanında faaliyet göstereceğini ifade eden Efe, başta Bursa olmak üzere Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde 35 bin 501 kilometrekare alanda toplam 2.7 milyon müşteriye hizmet veren UEDAŞ’ın Türkiye’nin elektrik dağıtımı açısından 4. büyük elektrik dağıtım şirketi olduğunu belirtti. Efe, 4 il, 53 ilçe, 112 belde, 2181 köy sorumluluk sahasında 2 bin personelle 24 saat hizmet verdiklerini aktardı. Türkiye’de 2015 yılı sonu itibari ile toplam bin 514 üretim santralinden oluşan kurulu gücü yaklaşık 73 bin megavat olduğunu ifade eden Efe, UEDAŞ’ın hizmet verdiği trafoların toplam kurulu gücünün ise 8 bin 760 megavat olduğunu söyledi.

    “KAYIP KAÇAK İLE İLGİLİ ÖNEMLİ YOL KAT ETTİK”

    Kayıp kaçakla mücadelede önemli yol kat ettiklerini ifade eden Mesut Efe, “UEDAŞ, özelleştirildiği yıl olan 2010 yılında kayıp kaçak oranımız yüzde 9,8 iken yaptığımız çalışmalar neticesinde 2015 yılsonu verilerine göre oran yüzde 6,9 seviyelerine düşürülmüştür. Bu oran Türkiye genelinde 2015 yılında yüzde 14,8 civarındadır” dedi.

    “1.1 MİLYAR LİRALIK YATIRIM”

    Elektrik dağıtımı kapsamında yapılan yatırımlar için bu yıl 3. uygulama dönemine girildiğini kaydeden Efe, yatırım planlamasında potansiyel büyümeye bağlı olarak önceliğin her zaman Bursa’ya ait olduğunu söyleyerek, “2. uygulama dönemi olarak adlandırdığımız dönemde sorumluluk alanımızda 704 milyon liralık yatırımlara imza attık. Bu yatırımlar kapsamında 2011 yılından 2015 yıl sonuna kadar enerji nakil hatları, ilave şebeke kapasite artırımları, aydınlatma, şebeke iyileştirme yenileme ve teknoloji Ar-Ge gibi önemli çalışmalar yaptık. 2015 yılında yaklaşık 279 milyon lira bütçe ile yapılan yatırımımız kapsamında Bursa’ya yapılan yatırım tutarı 119 milyon lira civarında olup, 3. uygulama diye adlandırdığımız 2016 yılından 2020 yılına kadar hizmet bölgemizde yaklaşık 1.1 milyar liralık yatırım yapacağız” dedi.

    Şehir merkezinden en uzak ilçelere hatta o ilçenin en uzak köyüne kadar her bölgeye aynı kalitede hizmet vermeye çalıştıklarını hatırlatan Efe şöyle devam etti:

    “Hedefimiz tüm bölgeler için yatırımlarımız sayesinde kesintisiz ve kaliteli bir enerji arzı sağlamak. Ayrıca şu an başlatmış olduğumuz ve devam eden süreçte de teknolojik gelişmeler için önemli adımlar atacağız. İhtiyaç duyduğumuz teknoloji yazılımları, Scada, GIS ve ERP yazılımları da bu dönemde devreye girecek yatırımlarımız arasında yer alacaktır. Bu arada şu an başlatıp devam ettirdiğimiz TUBİTAK onaylı projemiz ve diğer Ar-Ge projelerimizle 3. uygulama dönemi Uludağ Elektrik Dağıtım için Ar-Ge ve inovasyon dönemi olacak.”

  • Bilgiç: “İşlem Hacmimiz 25 Milyar Liraya Çıkabilecek”

    Adana Valiliği ve Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) tarafından gerçekleştirilen “Adana Projelerini Konuşuyor Çalıştay”ında Adana Ticaret Borsası’nın Projeleri de yer aldı.

    TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, yaptığı açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’nın katılımıyla kamuoyuyla paylaşılan Adana Projelerini Konuşuyor Çalıştayı’nda, Adana Ticaret Borsası Lisanslı Depoculuk ve Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar Altyapısına Dönüştürülmesi ve İşletilmesi” projesinin 19 vizyon projeleri içerisinde, “İşletmelerin Ortak Alım-Satım Hizmetlerine Yönelik Elektronik-Teknolojik Satış Salonu ve Platformunun Oluşturulması” projesinin 31 üretim altyapısı projeleri içerisinde, “Canlı Hayvan Pazar Yerinin ve Modern Kesimhanenin Oluşturulması” projesinin 30 adet kentsel altyapı projeleri içerisinde yer aldığını söyledi. Bilgiç, “Borsamızca yürütülecek bu projelerimiz sayesinde, borsamız üyesi yaklaşık 1.500 ticari işletmemiz ile ilimiz de ÇKS sistemine kayıtlı yaklaşık 34.000 üreticimize fayda sağlayacaktır. Borsamızın yaklaşık 5 milyar TL olan işlem hacmi, bu projelerin faaliyete geçmesiyle 25 milyar TL’ye kadar çıkabilecektir. Böylece ilimiz, bölgemiz dolayısıyla ülkemiz tarımına ve ekonomisine önemli katkı sağlaması beklenmektedir” dedi.

  • “Dünya Helal Pazarı 500 Milyar Dolara Doğru Büyüyor“

    GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, dünya helal pazarının potansiyelinin 500 milyar dolara doğru ilerlediğini belirtti.

    Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği(GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, helal ve tayyib gıda hassasiyetinin her geçen gün arttığını belirterek gıda piyasasındaki bilgileri paylaştı. Dr. Büyüközer geçen yıl, uluslararası alanda GİMDES’in de katılımı ile gerçekleşen Malezya, G.Kore, Orta Doğu ve Türkiye’de yapılan kongre, konferans , fuar ve ikili görüşmelerde dünya helal piyasasında Helal Sertifikalı ürünler konusunda önemli gelişmelerin yaşandığını söyleyerek, “Helal ve Tayyib ürün talebi herşeyden önce inanan insanların en temel imani bir meselesidir. Ancak her sosyal aktivitenin bir de göz ardı edilemeyecek bir ekonomik değere sahip olduğu gerçeği de bulunmaktadır. 2 milyara yakın Müslüman nüfusun Helal ve Tayyib ürün ve hizmetin yıllık talep potansiyeli toplam 2.5 trilyon dolar olmasına karşın bugün fiili gerçekleşme 500 milyar dolara doğru ilerlemektedir. Bu büyüme devam ederken bir yandan da etiketlerde muteber helal logolu etiket görme arayışı da öne çıkıyor” dedi

    “DÜNYA HELAL PİYASASI ARTIK HELAL LOGOSUZ ÜRÜN İSTEMİYOR”

    Helal ve Tayyib beslenmede sertifikalandırma ve denetimlerin önemine dikkat çeken Büyüközer, “Helal sertifikalı ihraç edilen ürünlerin üzerinde artık bundan sonra Helal belgesini veren uluslararası tanınan bir kurumun işaretinin veya logosunun konulması önem arz etmektedir ve süreç içerisinde gerekli olmaktadır.2011’de çıkan fakat yeni uygulamaya giren bir kanun maddesine göre, bu husus ithalatçının ve imalatçının sorumluluğundadır. Ancak Helal belgesini veren kurumun da bilgilendirme zorunluluğu getirilmiştir. Bu zorunluluğu uygulayan ülkelerde kurumlar böylelikle ülkelerine girecek ürünlerin etiketlerindeki logoların doğruluğunu ait olduğu sertifikalandırma kurumlarından sorgulayabileceklerdir” şeklinde konuştu.

    “BİLİNÇLİ TÜKETİCİ GİMDES HELAL LOGOSUNU ARIYOR”

    Dr. Büyüközer tüketim ürünlerindeki Helal ve Tayyib standardının anlaşılmasında, ürün ambalajında Helal ve Tayyib logosu olmasının tüketici için kolaylık olduğunu belirterek, “Artık, tüketiciler güvenilir bulduğu kurumun sertifikalandırmış olduğu ürünü market rafında kolaylıkla ayırt etmek istemektedir. Bu ayrımın en pratik yolu ise kurumun helal logosudur. Günümüzde alışveriş yerlerinde artık GİMDES helal sertifikalı ürünlerin listeleri dolaşmaktadır.Bu gerçeği de göz önünde bulundurarak firmaların, GİMDES helal logosunun kapsam içerisinde bulunan ürünlerinde kullanılması önem arzetmektedir. Bugüne kadar bazı firmalarımız maalesef sebebini bilmediğimiz nedenlerle GİMDES helal logosunu kullanmamışlardır. Müslümanların olmazsa olmaz Imani bir meselesi olan Helal ve tayyib ürün talebi onun en temel tüketici hakkıdır. Bu temel hakkına iç piyasada ve dış piyasada saygı gösterilmemesi, sahip oldukları Helal ve Tayyib sertifikanın ruhuna ve firmanın ekonomik menfaatine de ters düşmektedir. GİMDES olarak GİMDES’ten Helal Sertifika almış firmalarımızdan gereken titizliği göstermelerini, ayrıca tüketici kardeşlerimizin de en temel hakları olan bu konuda firmalar nezdinde sorgulamalar yaparak bize yardımcı olmalarını bekliyoruz. Bugüne kadar bu titizliği gösteren firmalarımıza da teşekkürlerimizi sunuyoruz“ ifadelerini kullandı.