Etiket: Milyar

  • Fettah Tamince’den Krizin Ortasında 4 Milyar Liralık Turizm Yatırımı

    Rixos Oteller Grubu’nun eğlence parkı olan 4 milyar TL’lik bütçeli The Land of Legends Theme Park açılış için gün sayıyor. Rixos Oteller Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, “Türkiye son bir yıldır turizmde belli bir sıkıntılar yaşıyor. Son 3-4 aydır sezon istediğimiz gibi gitmiyor” dedi.

    Rixos Oteller grubu Türkiye’nin en büyük eğlence parkını açmaya hazırlanıyor. İçerisinde 401 oda 1100 yatak kapasiteli The Land of Legends Theme Park için Antalya’nın turizm bölgesi Belek seçildi. 3 etaptan oluşan proje 800 bin metrekarelik alanda inşa ediliyor. Projenin ilk kısmı tamamlanırken 1 Temmuz itibariyle de misafirlerini ağırlamaya başlayacak. Şu anda kadar 1 milyar 500 milyon TL harcanan eğlence parkının 3 etap tamamlandığında 4 milyar TL’lik bir bütçenin harcanmış olacağı belirtildi.

    The Land of Legends Theme Park için Rixos; Franco Dragone ve dünyanın en büyük gayrimenkul geliştirme şirketlerinden Emaar Gayrimenkul PJSC ile ortaklık yaptı. Eğlence parkının büyük bir kısmı çocuklara yönelik hazırlanmış olsa da her yaşa hitap eden aktivitelerde bulunuyor. Oda konseptlerinde renkli ve efsane karakterler üzerine bir tasarım oluşturulurken park içerisinde havuz kenarlarında oluşturulan kumsal alanda yapışmayan özel beyaz kum kullanıldı.

    “SON AYLARDA SEZON İSTEDİĞİMİZ GİBİ GİTMİYOR”

    Rixos Oteller Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, The Land of Legends Theme Park’ın açılışı öncesinde kapılarını gazetecilere açtı. Park içerisinde tanıtıcı ziyaretin ardından açıklama yapan Tamince, hayalini kurduğu bir projeyi hayata geçirdiği için mutlu olduğunu belirtti. Turizmin son durumunu da değerlendiren Tamince, “Türkiye son bir yıldır turizmde belli bir sıkıntılar yaşıyor. Son 3-4 aydır sezon istediğimiz gibi gitmiyor. Bazı sezonlar sıkıntılar yaşanabilir. Bu her sektörde oluyor. Turizm sektöründen çok daha fazla sıkıntılı sektörler oldu olmaya da devam edecektir. Bir şeyi net gördük; son 15 yıldır Türkiye turizm sektörü büyük ivmelerle büyüdü. Kalitede büyük sıçramalar oldu. Belek bölgesi 15 yıl önce 2-3 tesisle çalışan bir bölgeydi. Bugün dünya gözdesi haline geldi. Ben bu potansiyeli gördükçe turizmin geleceğine olan inancımız artıyor. Önemli projeleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz” dedi.

    “TÜRKİYE-RUSYA BİRBİRİNE İHTİYACI OLAN ÜLKELER”

    Tamince, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşılıklı mektup alışverişini de değerlendirdi. Hem Türkiye hem de Rusya’da yatırımlarda bulunan biri olduğunu belirten Tamince, “Dünden beri bende yakından takip ediyorum. Gönderilen mektuplar önemli bir adımdı. Bugün Rusya’dan çok da olumsuz olmayan tepkiler gelmeye başladı. Siyasi anlamda da iki ülkenin bunu sürdürmesi mümkün değil. Birbirimize ihtiyacımız var birbirimizi birçok noktada tamamlıyoruz” dedi.

    82 MİLYONLUK ZİYARETÇİ İÇİN ÖNEMLİ ORTAKLIK

    Ticari ortakları arasında Emaar Gayrimenkul PJSC’nin turist kaynağını kullanmak için bir ortaklık yaptıklarını da belirten Tamince, “Biz bu yatırımları kimlerle ortak olalım diye düşündük. İki şirketle iş birliği kurduk. Birisi dünyanın en büyük gayrimenkul şirketlerinden birisi olan Dubaili bir şirket. Emaar sadece bir merkezine 82 milyon ziyaretçi getiren bir güç. Biz bu şirketle birlikte konukları Antalya’ya getirebilir miyiz diye hesap yaptık. İkinci işletme ortağımız Franco Dragone bu güne kadar yaptığı şovlarla 120 milyon ziyaretçi sağlamış bir yapı” dedi.

    3 MİLYAR İNSANI ANTALYA’YA GETİRME GAYRETİ

    Franco Dragone inşa ettikleri yapıya ruh kattıklarını belirten Tamince, mutlaka bu parkın işin sonunda hak ettiği değeri yakalayacağından emin olduğunu söyledi. Ayrıca Antalya’ya yakın ülkelerde yaşayan turistlere ikinci bir eğlence parkı imkanı sunduklarını belirten Tamince, “Antalya’ya 3-4 saat uzaklıkta 3 milyar insan yaşıyor. Oradaki insanlar eğlence parkı için Orlando’ya mı yoksa The Land of Legends Theme Park’a mı gitmeliyim diye tercih etmek durumunda kalacak. 3 milyar insanı buraya getirmeye gayret göstereceğiz” dedi.

    4 MİLYAR TL’LİK DEV BÜTÇE

    Land of Legends Theme Park’ın devam eden kısımlarının 2019 yılında biteceğini öngören Tamince, “Planları devam eden daha büyük bir etap var. 2019 yılına kadar tamamlanmış olacak. Çok dinamik bir proje yapıyoruz. Yatırım miktarı arttı bir nebze. 1 milyar 200 milyon TL demiştim ama 1 milyar 500 milyon TL’yi bulduk 3 bölümüyle 4 milyar TL bulacak bu miktar. İlk etapta 1000’e yakın arkadaşlar görev yapacak. 30’a yakın milletten insan var” diye konuştu.

  • 63 İlin İhracatını Geride Bırakan İlçede Hedef 1 Milyar Dolar

    Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO) açıkladığı ilk 100 firma arasında 15 firmayla yer alan Torbalı ilçesi, Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesine beş firmayla kendine yer buldu. İhracatta 63 ili geride bırakan Torbalı’nın Ticaret Odası Başkanı Olgun “Hedefimiz 1 milyar dolar ihracat” dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan ihracat şampiyonları listesine 2015 yılında Ege Bölgesi’nden 140, İzmir’den de 77 firma girmeyi başardı. İhracat şampiyonları listesinde 2012 yılında 129, 2013 yılında 138, 2014 yılında ise 139 Egeli firma yer almıştı. Listeye Torbalılı firmalar yine damga vurmayı başardı. Geçtiğimiz haftalarda Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO)’nun açıkladığı “Ege’nin 100 büyük sanayi kuruluşu” listesinde 15 şirket, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde ise 5 firmayla yer almayı başaran Torbalı, ihracat yapan firmalar listesinde 10 firmayla kendine yer buldu.

    585 MİLYON DOLARLIK İHRACAT

    Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi’nden sonra listede en fazla firma ile temsil edilen bölge olurken, İzmir, ilk bin ihracatçı listesinde 77 firma ile İstanbul’un ardından ikinci il olarak kayıtlara geçti. Egeli ihracat şampiyonları Türkiye’ye 2015 yılında 14 milyar 297 milyon dolarlık döviz kazandırdı. Torbalılı firmalar ise bu süre zarfında 585 milyon 721 bin 546 dolarlık ihracat gerçekleştirerek önemli bir başarı elde etti. İhracatın Şampiyonlar Ligi olarak tanımlanan, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her yıl açıklanan en fazla ihracat yapan bin firma listesinde, Ege Bölgesi’nden 140 firma yer buldu. Aynı listede 2011 yılında 118, 2012 yılında 129, 2013 yılında 138, 2014 yılında ise 139 Egeli firma yer almıştı. 2015 yılında Türkiye’ye 14 milyar 297 milyon dolar döviz kazandıran 140 firma Türkiye ihracatının yüzde 10’luk dilimini gerçekleştirdi. İzmir 2014 yılında 68 firma ile ilk bin listesinde yer alırken 2015 yılında ilk bin listesine 77 firma taşımayı başardı. Torbalı ilk bin listesine 10 firma taşıyarak, Aydın (7), Balıkesir (5), Afyon (2), Muğla (4), Kütahya (3) ve Uşak (1) gibi illeri de geride bıraktı.

    OLGUN: “HEDEF 1 MİLYAR DOLAR”

    Türkiye’nin ekonomisine güçlü bir şekilde katkı koyduklarını ifade eden Torbalı Ticaret Odası (TTO) Başkanı Abdulvahap Olgun, “Ekonomideki katkımızı ihracatta da gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin ihracat şampiyonları arasında 10 firmayla yer aldık. Gelecek yıllarda bu rakamları daha da arttırmayı hedefliyoruz. Geçen sene 800 milyon dolara yakın bir ihracat gerçekleştirdik. Torbalı olarak hedefimiz 1 milyar dolara ihracat” dedi.

  • Bakan Eroğlu: “Ergene Havzası Yaklaşık 4 Milyar Liralık Bir Maliyetle Kurtarılacak”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ergene Havzası’nın yaklaşık 4 milyar liralık bir maliyetle kurtarılacağını belirterek, “Artık herkes dilediğince, istediği yere organize sanayi kuramayacak” dedi.

    Bir dizi ziyaret ve açılış kapsamında Kırklareli’ne gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Vali Esengül Civelek’i ziyaretinin ardından Valilik Toplantı Salonunda gazetecilerle bir araya geldi. Basın toplantısı gerçekleştiren Eroğlu, AK Parti Hükümeti döneminde bölgeye önemli hizmetler geldiğini belirterek, Trakya Gelişim Projesi (TRAGEP) hakkında bilgi verdi. Bakan Eroğlu, Ergene Havzası’ndaki kirliliğin giderilmesi amacıyla, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Ergene Havzası Koruma Projesi’ni başlattıklarını, bu kapsamda da yaklaşık 4 milyar liralık yatırım yapılacağını ifade etti.

    Ergene Havzası’nın geçmişten beri kirli olduğuna dikkat çeken Eroğlu, “Ergene Nehri 4. sınıf su kalitesinde akıyordu. Bu da bizi üzüyordu. Burada kimse kendi vazifesini yapmıyordu. Bizim vazifemiz olmamasına rağmen biz buralara atık su arıtma tesisleri inşa ediyoruz. Biz sadece kontrol edip ceza kesecektik. Ama tabi bu böyle olmuyordu. Yıldırım hızıyla çalışmaya başladık. Tekstil ve diğer ürünlerde pek çok sanayi Ergene havzasına birikmiş durumda. 2 bin 37 adet sanayi tesisi bulunuyor. Yüzde 82’si Tekirdağ’da, yüzde 10’u Kırklareli’de, yüzde 8’i Edirne’de” dedi.

    “KURALLARA UYMAYAN SANAYİ KURULUŞLARINI CİDDİ CEZALAR BEKLİYOR”

    Hızlı sanayileşmenin Ergene Nehri’ndeki sorunun temel kaynağı olduğunu aktaran Bakan Eroğlu, kurallara uymayan sanayi kuruluşlarını ciddi cezaların beklediğini belirterek, “Baktığımız zaman evsel atık sular yüzde 35’ini teşkil ediyor. Yüzde 65’i de sanayi atık sularıdır. Yani bazen diyorlar ki evsel atık sular kirletmiyor. İşte bunun yüzde 35’i buradan geliyor. Ama sanayiden de yüzde 65 geliyor. İkisi birlikte kirletiyor. Ergene’nin debisinin 6 katı kadar bir kirlilik geliyor. Hem belediyeden hem evsel atıktan hem de sanayiden geliyor. En son 6 Mayıs 2011’de Çerkezköy’de bu konuda eylem planı hazırladık. ’Biz Ergene’yi kesinlikle kurtaracağız’ dedik. Peki, buna baktığımız zaman eylem planının yükü ne kadar. Büyük bir kısmı bitti. 800 milyon TL Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız veriyor. Dolayısıyla Ergene’yi kurtarma maliyeti, 4 Milyar TL’dir. Bakın 25 tane plan yaptık. Yalnız burada şunu belirteyim. Bu benim hem doktora hem de doçentlik tezim olduğu için, bütün havzadaki her şeyi ele alarak, biz çözüme odaklanma konusunda Türkiye’de bir uygulama başlattık. Başbakanlık genelgesiyle, bütün koordinasyon bize verildi. Biz 15 başlıktan ibaret, bir eylem planı hazırladık. Bu yıl biz her şeyi bitireceğiz. Dolayısıyla biz söz verdiğimiz üzere, kendi vazifemizi bu yıl sonuna kadar bitiriyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Tekirdağ’a 1 Milyar 57 Milyon TL’lik Sağlık Yatırımı

    TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Yavuz Akbulut, kente 2003 yılından itibaren sağlık hizmetlerinde 1 milyar 57 milyon TL harcama yapıldığını söyledi.

    İl Sağlık Müdürü Yavuz Akbulut, Tekirdağ’a son 4 yılda yapılan sağlık yatırımlarını değerlendirerek, devam eden faaliyetler hakkında bilgi verdi. Tekirdağ’a yatırımların devam edeceğini söyleyen Akbulut, “Tekirdağ’a 2003 yılı itibarıyla sağlık bakanlığımızın yaptığı resmi yatırımlarla birlikte toplam 1 milyar 57 milyon TL yatırım olacak” dedi.

    “İLÇELERDE SAĞLIK ALANINDA BÜYÜK KOLAYLIK SAĞLANACAK”

    2012 yılı başlarında başlayan sağlık yatırımlarının, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun Bakanlığa geldiği 2013 Ocak itibarıyla Trakya adına büyük bir ivme kazandığını belirten Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Dr. Yavuz Akbulut, 2012 yılında temelini attıkları Çerkezköy Devlet Hastanesi’nin, geçen Nisan ayı itibarıyla, görüntüleme merkezi olarak birimlere taşıdıklarını belirtti.

    Akbulut, “Geçen hafta pazartesi itibarıyla da poliklinik hizmetleri verilmeye başlandı. Bu hafta Çerkezköy hastanemiz hizmet vermeye başlamış oldu. 24 yataklı olarak yapılan Çerkezköy Devlet Hastanemiz, bölgesinde ciddi manada eksikliği olan yoğun bakım ve ameliyathane ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Şimdi Çerkezköy Devlet Hastanemiz, hizmete başlandıktan sonra açılışına hazırlandığımız Malkara Devlet Hastanemiz var. Malkara Devlet Hastanemiz de, TOKİ kanadıyla yapılıyor. 75 yataklı devlet hastanemizde, daha önce olmayan, diyaliz merkezlerimiz var. Mevcut yoğun bakımımızın yanında, yeni doğan yoğun bakımımız eklenecek. 75 yataklı hastanemizde, Malkara’nın bütün ihtiyaçlarını karşılayacak görüntüleme merkeziyle beraber, laboratuvarımız, özel oda niteliğinde olan yataklarımız, tek kişilik ve çift kişilik yataklarımızda, halkımızın rahatça tedavi göreceği sağlam alt yapılarımız var. Bunun dışında, 3. yatırımımız olarak da, Çorlu’da Ağız Diş Sağlığı Merkezinin temelini attık. 2014 yılında, ağız ve dişle beraber, 75 yataklı Saray Devlet Hastanemizin temellerini attık. İnşaatlarımız hızla başladı. Şu an 2018 yılı itibarıyla, Haziran ayında İnşallah bunları faaliyete geçireceğiz. Bunlarda şöyle bir özellik var. Sağlık Bakanlığımız tarafından yapılan bütün yatırımlarda, her hastanemize, diyaliz merkezimiz, yoğun bakımlarımız eklendi. Bu, şu anlama geliyor. Yatalak ve yoğum bakıma ihtiyacı olan veya hastanede kalan özellikle hastanede sağlık hizmeti alması gereken insanlarımızın, büyükşehir ve ilçe merkezlerine götürülmeden, bulundukları yerlerde tedavilerinin sağlanması amacıyla, büyük kolaylıklar sağlayacak. 2013 yılından itibaren başlattığımız bu dört yatırımımızın dışında başlattığımız, 2015 yılı içerisinde planlamalarını yaptığımız, Hayrabolu Devlet Hastanemiz, Malkara Devlet Hastanemiz ve Şarköy Devlet Hastanemizin işlemleri tamamlandı. Geçen ay Sağlık Bakanımızın da katılımıyla Hayrabolu Devlet Hastanemizin temellerini attık. 30 yataklı olacak bu hastanemizde de, bütün hastanelerimizde olduğu gibi, diyaliz ve yoğun bakımlarımız eklendi. Tam ve donanımlı yataklarımızın yanında, tam donanımlı ameliyathanelerimiz, kalite ve standartları gereği olması gereken medikal ve tıbbi araç gerecin yanında, fiziki alanda rahatlamamızı sağlayacak” dedi.

    “TEKİRDAĞ’IN NÜFUSU CİDDİ MANADA ARTIYOR”

    İhale aşaması bitmiş ancak süreci bekleyen 40 yataklı Muratlı Devlet Hastanesini yaptıklarını ifade eden Akbulut, şunları söyledi:

    “40 yataklı nitelikli hastanemizde, diyaliz merkezimiz, yoğun bakımlarımız, modern donanımlı ameliyathanelerimiz ve görüntüleme merkezimiz olacak. Bunun yanında, 2015 yılında planlamaya soktuğumuz ve kamulaştırdığımız bütün proje işlemlerini tamamladığımız Şarköy Devlet Hastanemiz, şu an ihale aşamasına geliyor. Şarköy’de de 30 yataklı hastane diye planladık ama şu an çizimleri 40 yataklı olarak geçiyor. Çünkü 6 aylık süreçte, Tekirdağ’ın ciddi manada nüfusunun arttığı, hareketli nüfus oranlarının neredeyse büyük ilçelerimize yakın nüfus artışıyla devamlı sağlık hizmetlerinin kapasitesini yüksek tutmamız gereken bir bölgemizdir. Şarköy Devlet Hastanemizde de diyaliz birimimiz mevcut ama onun yatak sayısı artacak, yoğun bakımlarımız var. Yoğun bakımlarımız yeni doğan ve yetişkin yoğum bakımlarımız olacak. Bunun yanında görüntüleme merkezimiz, nitelikli hastane formatında olan tek kişilik odalarımız olacak. Çift kişilik odalarımız olacak. 2015 yılındaki bu hizmetimizin dışında, 2016 yılında sağlık bakanımızı sağlık yatırımı olarak ikna edip planlamaya soktuğumuz İnşallah 2016 yılında arsa çalışmaları, bina proje çalışmalarını yapacağımız, Kapaklı Devlet Hastanesi projemiz var. Şu an mevcudiyette Çerkezköy’e bağlı ikinci kısım olarak hizmet veren 75 yataklı hastanemizin yerine karşılık, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi yöneticileriyle görüşerek, bakanımızın onayını da alarak, bir yeni hastane yapma projesine girdik. Onunla ilgili geçen hafta Ankara’daydık. Ankara’da 4 tane taslak proje aldık. İnşallah, OSB yöneticileriyle görüşeceğiz. Bu taslaklardan hangisini beğenirlerse, içerisinde ameliyathanesi, yoğun bakımı ondan sonra özellikle yanık ünitesi olarak hizmet verecek ve mikro cerrahiyle ilgili eklenmesini istedikleri bir hastane yapmayı düşünüyoruz.”

    “TEKİRDAĞ’DA HASTANESİ OLMAYAN, BİNASI YENİLENMEMİŞ, HİÇBİR SAĞLIK TESİSİMİZ KALMAYACAKTIR”

    2016 yılı içerisinde hastanesi olmayan tek ilçenin Ergene olduğunu belirten Akbulut, Ergene için, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun da desteğini alarak, Tekirdağ Valisi Enver Salihoğlu’nun koordinasyonunda yaklaşık 50 veya 60 yataklı bir hastanenin yapımıyla ilgili yatırım planlamasına sunduklarını ifade etti. Yapılması planlanan şehir hastanesi hakkında da bilgi veren Akbulut, “Bunun dışında, sayın bakanımızın ve firma temsilcisi AKFEN Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın’ın ve yetkililerimizin de katıldığı bir programla ihale sözleşmesini yaptığımız 480 yataklı olacak şehir hastanemizin ihalesini alan ve sözleşmesini imzalayan AKFEN inşaat bölgemizin sondaj çalışmalarına başladık. Zemin etüdü ve analizi yapılıyor. Projelerini tamamlandığında, inşallah Temmuz ayı gibi temel atma çalışmalarının başlayacağını tahmin ediyoruz. Göreve geldiğimiz zaman itibarıyla, hep dediğimiz bir şey var. Allah devletimize kaza bela vermez inşallah. 2018 yılının ortasında, Haziran ayı gibi Tekirdağ’da hastanesi olmayan, binası yenilenmemiş, hiçbir sağlık tesisimiz kalmayacaktır” diye konuştu.

    “HALK SAĞLIĞI MERKEZLERİMİZ, NÜFUSU 50 BİNİN ÜZERİNDE OLAN İLÇELERİMİZE PLANLANIYOR”

    Tekirdağ’da yapılacak olan Butik Hastaneler hakkında da konuşan Akbulut şunları söyledi:

    “1. basamak sağlık hizmetlerinin yanında, Sağlık Bakanlığı 2. Basamak sağlık hizmeti sunumunda planladığı, Sağlık Bakanımızın özellikle son 6 ayda Butik Hastane olarak tanımladığı halk sağlığı merkezlerimiz kurulacak. Halk sağlığı merkezlerimiz, nüfusu 50 binin üzerinde olan ilçelerimize planlanıyor. Halk sağlığı merkezlerimizde aile hekimlerimiz olacak. akşam saat 17.00 gece saat 22.00 veya 23.00’e kadar, enjeksiyon ve pansuman hizmetlerinin olduğu normal zamanda içerisinde diyetisyenlerin, psikologların olduğu, sosyal çalışmaların ve 112 istasyon ekiplerinin olduğu bir yapılanma planlıyoruz. İnşallah bununla ilgili acil olarak 4 tane yapılması Halk Sağlığı Müdürlüğümüz tarafından planlandı. Ama uzun vadede inşallah Tekirdağ’da 7 tane tesisimiz olacak. Bununla beraber göreve geldiğimizde Tekirdağ’da hizmet veren 16 tane 112 istasyonunu Allah bize nasip etti. Bakanlığımızın desteği ve personelimizin de gayretiyle şu an 32’nci 112 istasyonunu açıyoruz. İnşallah, Allah nasip ederse 2018 yılına kalmadan, fiziki yapıları yenilenmiş, personelin rahat edip dinlenebileceği, alt yapısıyla bulundukları konumuyla herhangi bir kurumun ukdesinde olmadan, kendi binalarında 112 istasyonlarımızı yapacağız. Şu an sağlık yatırımlarında 8 tane müstakil bina olarak yatırıma soktuk. 8 tane de halk sağılığı merkezlerimizin ve diğer kamu binalarımın içinde olacağı 16 binamız sağlık bakanlığı tarafından yapılacak. Zaman zaman, belediye başkanlarımızla yaptığımı görüşmeler neticesinde, Ergene Belediyemiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Albayrak’la da görüşerek, 11 ilçemizde 12 tane 112 istasyonu yaptırım durumuyla ilgili fikir olarak desteklerini aldık. İnşallah, önümüzdeki dönemde bunların projelerini hazırlarsak, 2017 yılının ortasında 78 tane 112 istasyonu kendi binasında hizmet vermeye başlayacak. Birinci basamak, ikinci basmak sağlık hizmetleriyle, bütün yapılacak sağlık hizmetleriyle ilgili Tekirdağ’ımızın nüfusunun bu kadar hızlı artmasına binaen, İnşallah 2018 yılında, ilimizi 15-20 yıl boyunca, ekstradan yatırıma bir ihtiyacı olmadan, sağlık hizmetlerini bu bir, bir buçuk 1’5 yıl sürede yapacağız. Toplam yatırımlarla beraber, Tekirdağ’a 2003 yılı itibarıyla sağlık bakanlığımızın yaptığı resmi yatırımlarla birlikte, toplam olmuş ve olacak yatırım 1 milyar 57 milyon TL olacak.”

    “YAKLAŞIK 5 MİLYON TL’LİK BİR EK PLANIMIZ VAR”

    Saray ilçesinde yaklaşık 5 milyon TL’lik ek bir planın olduğunu dile getiren Akbulut, konuşmasını şöyle sonlandırdı:

    “Saray Termal Hastaneyle ilgili, sayın bakanımızın bize söylediği şey, ’İnşaatın oranı biraz yüksek olduğu için önce inşaatı açalım’ dediler. Ondan sonra 35 yataklı bir otel planlamamız var. 2 tane kapalı havuzumuz, bir tane de büyük olimpik havuzumun olacak şekilde, odalarında fizik tedavi polikliniklerimizin olduğu bir ek yatırım planlanıyor. Yaklaşık 5 milyon TL’lik bir ek planımız orada var. Hatta Bakan Mehmet Bey, genel müdürlüğümüze talimatı vermiş. Şu anki inşaatı yapan yüklenici firma, mimarları ve mühendisleriyle birlikte yapıyı ve suyun çıktığı alanında değerlendirdiler. Suyun çıktığı alan, arsamızın dağ tarafına denk geliyor. Onun için daha geniş olan tarafa yatırım planlanıyor. İlk geldiklerinde, taslak olarak uygun olsaydı, hastanenin içerisinden tünelle direk otele geçişi planlanıyordu.”

  • Çinliler 5 Milyar Dolarlık İhracat İçin Türkiye’yi İstiyor

    Yılda 5 milyar dolarlık gıda ve tarım ürünü ithal eden Çinli firmalar, bu ürünlerin ithalatını Türkiye’den gerçekleştirmek için Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nde (BAİB) yaş sebze meyve ve gıda ürünleri ihracatçılarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.

    Antalya’da ihracata alternatif pazar oluşturma adına Çinli firmalarla toplantı gerçekleştirildi. Çin’de yılda 5 milyar dolar gıda ve tarım ürünü ithal eden ve bu ithalatın bir bölümünü artık Türkiye’den gerçekleştirmek isteyen firmaların üst düzey yetkilileri Antalya’ya geldi. Heyet, Türkiye’den kiraz, limon, nar, fındık, kuru incir, kuru kayısı, zeytin, zeytinyağı, un, süt tozu, bal ve tavuk satın almak istediklerini belirttiler. Çin’de gıda ve tarım ürünleri ticareti yapan ve 8 kişiden oluşan heyet Antalya’dan önce İstanbul, Ankara ve Nevşehir’de incelemeler gerçekleştirdi.

    Antalya’ya gelen Çin heyetinde Çin Tarım Ürünleri Pazarlama Derneği ve Pekin Xinfadi A.Ş. Başkanı Zhang Yuxi, Pekin Xinfadi A.Ş. Başkanlık Sekreteri Qin Gang, Pekin Uheqi Yatırım Şirketi Genel Müdürü Wu Shangyue, Pekin Taihe Uluslararası Girişimcilik Şirketi Genel Müdürü Zhao Xinwen, Pekin Yolego Teknoloji Geliştirme Şirketi Genel Müdürü Xu Zhu, Pekin Zhengfeeng Ticaret Şirketi Genel Müdürü Wang Huidong, Pekin Junbohede Ticaret Şirketi Genel Müdürü Zhao Ziwen, Pekin Xinfadi Tarım Ürünleri A.Ş. Yöneticisi Pan Jinyu, Power China ve Sinohydro CEO’su Adila Abulaiti, Power China ve Sinohydro Genel Müdürü Ailikemu Aierken yer aldı.

    BAİB’de düzenlenen toplantıda Türkiye’yi temsilen Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı, Akdeniz Yaş Meyve-Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Senih Yazgan, Aydın Ticaret Borsası Başkanı Adnan Bosnalı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri ile sektör temsilcileri katıldı. BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, toplantının açılış konuşmasında Çin heyetine Türkiye’nin yaş sebze meyve üretimi ve ihracatı hakkında bilgi vererek başladı. Türkiye’nin meyve sebze üretiminin 46 milyon ton olduğunu kaydeden BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, “Üretim anlamında dünyada beşinci, Avrupa’da ise birinciyiz. Tarım ürünleri ihracatımız 2 milyar dolar. Yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyon tonun üzerinde” dedi.

    GERÇEKLEŞİRSE TÜRKİYE YAŞ SEBZE İHRACATINDA 1.SIRAYA YÜKSELİR

    Dünya yaş meyve sebze ihracatında İspanya’nın birinci sırada yer aldığını söyleyen BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, “Türkiye 13.sırada. Eğer bu görüşmeler sonrasında işbirliğini gerçekleştirirsek Türkiye yaş meyve sebze ihracatında birinci sıraya yükselir. En çok domates ihraç ediyoruz ve üretiminin en yoğun olduğu yer Antalya. İhracatımızın ikinci sırasında mandarin yer alıyor. Mandarin de Adana, Mersin, Hatay ve Ege Bölgesinde yetişiyor. Akdeniz’de portakal ve limon üretilip ihraç ediliyor. Ege, üzüm üretiminin ve ihracatının yoğun olduğu bölge. Kiraz, Türkiye’nin her yerinde üretiliyor. Mayıs ayında başlayan kiraz üretimi Temmuz ayı sonuna kadar sürüyor. İspanya’da ve başka ülkelerde kiraz üretimi 1 ayı geçmez ama bizde sezon 2.5 ay. Nar da bölgemizde yoğun olarak yetiştirilen bir ürün. Karadeniz dünyanın en kaliteli fındığının yetiştiği bölge” diye konuştu.

    Son 20 yılda Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ve ihracatının ciddi oranda arttığını söyleyen BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, “100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Üretim yaparken gıda güvenliğini sistemin merkezine oturttuk. Üreticimiz süreç içinde bilinçlendi. Türkiye ile Çin arasındaki ticaretimizi geliştirmek için, Çin’e ürünlerimizi ihraç edebilmek için öncelikle karantina anlaşmasının imzalanması gerekiyor. Kiraz ile bu süreç başlayacak. İklim ve doğal yapımız nedeniyle kirazımız çok lezzetli. Kiraz ile başlayan süreç diğer ürünlerle devam edecektir.” BAİB Başkanı Mustafa Satıcı’nın Türkiye’nin üretim ve ihracat potansiyeli hakkındaki konuşmasının ardından Akdeniz Yaş Meyve-Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, bölgesinin üretim ve ihracatı hakkında bilgi vererek, “Turunçgil üretiminde iyiyiz, meyve üretiminde de iddialıyız. Bölgemizde tüm meyveler yetişiyor. Sizleri bölgemizde ağırlamaktan da mutluluk duyarız. Çin pazarını önemsiyoruz. Çin halkı ile ilişkilerimizi geliştirmeyi daha da önemsiyoruz. Ticari ilişki halklar arasında dostluğu da geliştirecek. Gıda güvenliğine büyük önem veriyoruz. Bu konuda büyük aşama kaydettik. Tarım sektörünün en iyi yere gelmesi için çaba sarf ettik. 46-47 milyon ton yaş meyve sebze üretimimiz var. Bunun yüzde 93’ünü halkımız tüketiyor. Dolayısıyla halkımızın sağlığını korumak da çok önemli. Bu ürünleri sizlerle birlikte bizlerde tüketeceğiz” diye konuştu.

    Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Senih Yazgan ise birliklerine üye 100’ün üzerinde ihracatçı olduğunu ve meyve ile zeytin ve zeytinyağı ihraç ettiklerini söylerek, “Çin’e ihracat gerçekleştirebilmemiz için karantina şartlarının belli olması lazım. Mayıs ayından Ağustos ayına kadar kiraz ihraç edebiliyoruz. Kirazlar toplandıktan hemen sonra soğuk zincire dahil oluyor. Böylece kirazımızın raf ömrü 40-45 güne kadar çıkıyor” dedi. Çin Tarım Ürünleri Pazarlama Derneği ve Pekin Xinfadi A.Ş. Başkanı Zhang Yuxi ise “Hepimizin aynı işi yapıyor olması çok güzel. 5 gündür ülkenizdeyim. Kapadokya’da limon depolanan mağaraları gördüm. Bu ziyareti G-20 Zirvesi’nde yapılan anlaşma çerçevesinde gerçekleştirdik. Tarım ürünlerinizi görüp, almaya geldik. Türkiye’den ithalatımız kiraz ile başlayacak. Ben Pekin’de meyve sebze satıyorum. 30 ülkeden ürün alıyorum. Umarım 31.ülke Türkiye olur. Türkiye’den ithalatımız yok denecek kadar az. Ürün alacağımız bir sonraki ülke Türkiye olsun istiyoruz. 1.5 milyar nüfusumuz var. Bizde üretiyoruz ama yetmiyor” dedi.

    Konuşmaların ardından heyette bulunan Çinli ithalatçılar; kiraz, zeytinyağı, fındık, portakal, hakkında detaylı bilgi aldılar. Özellikle Temmuz’dan Şubat ayına kadar olan dönemde 3 milli bayramları olduğunu açıklayan Çinliler, bu dönemde ülkelerinde ciddi oranda fındık tüketildiğini açıkladılar. Portakalı ise Avustralya’dan temin ettiklerini belirterek, bu ülkeden aldıkları ürünlerin tek cins olmasından yakındılar. BAİB Başkanı Mustafa Satıcı ise Türkiye’de bir çok çeşit portakal olduğunu kaydederek, ürünlerinin kalitesine ve lezzetine vurgu yaptı. Toplantıda kısa süre sonra Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinin karantina şartlarını oluşturmak için Çin’e gideceği kaydedildi. BAİB hizmet binasında sektör temsilcileri ile görüşen Çinli gıda ve tarım ürünü ithalatçıları toplantının ardından önce yemek yedi ardından üretim ve paketleme alanlarında incelemeler gerçekleştirdi.