Etiket: Milletin

  • Atilla, Gazeteci Milletin Fahri Vekilidir

    Ceylanpınar Belediye Başkanı Menderes Atilla, 21 Ekim Gazeteciler Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Belediye Başkanı Menderes Atilla, mesajında gazetecinin milleti temsil ettiğini vurgu yaparak, “Halkın haber alma ihtiyacını karşılayan, gelişmeleri ilkeli, tarafsız, doğru ve dürüst bir şekilde kamuoyuyla paylaşan, gece gündüz demeden işini özveriyle yapan, aynı zamanda toplumun nabzını tutarak halkın talep ve beklentilerine tercüman olan gazetecilerimiz, büyük bir özen ve çaba gerektiren işleriyle önemli bir görevi yerine getirmektedirler.Günümüz dünyasının vazgeçilmezleri arasına giren basın yayın ve medya faaliyetleri, bu alanda çalışan binlerce insanın emeği ve alın teri, her şeyden önemlisi de gazetecilerimizin her yerde ve her koşulda haber üretme azmi sayesinde toplumların gözü, kulağı olmaya devam etmektedir. Aslında gazeteciler milletin fahri vekilidir” dedi.

    Mesajının son bölümünde Gazeteciler Bayramı’nı kutlayan Başkan Atilla şöyle devam etti:

    “Bu zor ve fedakârlık isteyen mesleği en iyi şekilde yerine getiren başta Şanlıurfa’daki gazetecilerimiz olmak üzere ülkemizdeki bütün basın mensuplarının 21 Ekim Gazeteciler Bayramı’nı kutlar, meslek hayatlarında kendilerine başarılar dilerim.” diye konuştu.

  • İshak Gazel: CHP ve HDP’nin milletin milli ve manevi değerleri ile uyuşmayan tavrını yadırgıyorum

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlık Divanı üyesi ve AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, CHP ve HDP’nin milletin milli, manevi değerleriyle uyuşmayan tavrı, karşı duruşu bulunduğunu, bunu da yadırgadığını söyledi.

    Gazel, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı’nı değerlendirdi.

    Tasarının, milletin menfaatine pek çok düzenleme içerdiğine ifade eden Gazel, ancak CHP ve HDP’nin kasıtlı olarak, bilinçli şekilde, halkın beklediği iyileştirmeler gizlenerek, müftülere nikah kıyma yetkisini gündeme getirdiğini belirtti. Bu tartışmalar yapılırken milletin milli, manevi değerlerinin adeta aşağılandığını dile getiren Gazel, “Bu yapılanlar, milletimize ve milletimizin değerlerinden anamuhalefetin ne kadar koptuğunu göstermektedir” diye konuştu.

    “Medeni Kanun’da değişikliğin söz konusu değil”

    Yasalara göre geçerli nikahın, resmi nikah olduğuna işaret eden Gazel, Medeni Kanun’da ve evlenme yönetmeliğinde bunun usul ve esaslarının açıkça belirtildiğini, getirilen düzenlemeyle burada herhangi bir değişiklik yapmadığını söyledi.

    Gazel, mevcut durumda nikah kıyma yetkisinin, belediye başkanlarına, muhtarlara, nüfus müdürlüklerine, dış temsilciliklerde görevli memurlara tanındığını anımsattı.

    Tasarıyla bu yetkinin il ve ilçe müftülüklerine de verilerek genişletildiğine dikkati çeken İshak Gazel, CHP ve HDP’nin milletin milli, manevi değerleriyle uyuşmayan tavrı, karşı duruşu bulunduğunu, bunu da yadırgadığını söyledi.

    Kütahya’daki bütün vatandaşların, düzenlemeyi desteklediğini belirten Gazel, konunun laiklik bağlamında değerlendirilmesi, tartışılmasının, laiklik bağlamına çekilmesinin kendisini şaşırttığını kaydetti.

    Gazel, evlenme şartlarında, Medeni Kanun’da değişikliğin söz konusu olmadığını belirtti.(EFE)

  • Başbakan Yıldırım: “15 Temmuz’da aziz milletin istikbaline kastettiler”

    Bu yıl 736’ncısı düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenliğine katılan Başbakan Binali Yıldırım, “Hayme Ana, Şeh Edebali, Ertuğrul Gazi’nin taşıdığı ruhtan beslenemeyenler o gece bu aziz milletin istikbaline kastettiler. 15 Temmuz’da asker kılığına girmiş, FETÖ teröristleri karşısında Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dik durdu. Hükümeti, 80 milyon vatandaşları ile alçaklara geçit vermedik” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım Söğüt’te yaptığı konuşmasında 15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ üyelerine yönelik, “Bu milletin ruhuna değerlerine yabancılaşan FETÖ mensupları 15 Temmuz gecesi bu millete acı yaşatmak istediler. Hayme Ana, Şeh Edebali, Ertuğrul Gazi’nin taşıdığı ruhtan beslenemeyenler o gece bu aziz milletin istikbaline kastettiler” ifadelerini kullandı.

    “Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız dik durdu”

    15 Temmuz gecesinde Başkomutan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dik durduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, konuyla ilgili konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Hala milletimiz yürek dağlayan badireler karşısında örnek dayanışma ve kardeşliği sergiliyor. Bu aziz milletin yaşama üslubu bu milletimizin hayat felsefesidir. Millet aziz Türk milleti. Sonsuza kadar bu hayat felsefesini yaşatma azim ve kararlığındadır. Çok acılar gördük, çok badirelerden geçtik. Ama hamdolsun istikbalimize gölge düşürmedik. 15 Temmuz’da asker kılığına girmiş, FETÖ teröristleri karşısında Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dik durdu. Hükümeti, 80 milyon vatandaşları ile alçaklara geçit vermedik. Demokrasiye sahip çıkan bu büyük millet Türk milletidir. Bu milletin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Bu vesile ile bütün şehitlerimiz rahmet ve şükranla anıyorum. Gazilerimize Allah’tan sağlık diliyorum. 15 Temmuz, bütün baskıya, darbeye karşı milletin özgürlük demokrasi aşkıyla verdiği en güzel cevaptır. İnanıyorum ki genç kuşaklarımız, kadınlarımız, gazi ve şehitlerimizin mukaddes emanetlerine bugüne kadar sahip çıktığı gibi bundan sonrada çıkmaya devam edecektir. Söğüt ruhu 15 Temmuz’da yeniden dirilmiştir. Yeniden diriliş, yeniden yükselişin miladıdır 15 Temmuz. Saldıkları zehri devletin damarlarından temizleyen, Türkiye artık yeni ufuklara yelken açmıştır. Ekonomide, hukukta, demokraside kendine büyük hedefler koyan ülkemizi, hiç ama hiç asla bir güç durduramayacaktır. Birliğimizi, beraberliğimizi kardeşliğimizi hedef alan fitne peşinde olanlara bu millet asla fırsat vermeyecektir. Vatandaşlarımızın hakkına, hukukuna sonuna kadar sahip çıkacağız. Biz sadece, İstanbul, İzmir, Ankara’yı değil, Diyarbakır’ı, Samsun’u, Mersin’i, Konya’yı velhasıl 81 vilayeti, 780 bin kilometrekare vatan toprağını bir biliriz. Aynı ruh ile sahip çıkarız.”

    “Mazlumun yanında, zulmün karşısındayız”

    Daima mazlumun yanında olduklarımı belirten Başbakan Yıldırım, “Aynı zamanda gönül coğrafyamızın da sahibi biziz. Arakan’a, Filisten’e, Kudus’e de sahip çıkarız. Nerede mazlum varsa onun yanındayız. Nerede zulüm, vahşet varsa onunda karşısındayız. Biz ecdadımızdan bu mirası devraldık. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz. Sevgili Yörükler Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenliklerimizin medeniyet ufkumuza bir kez daha hatırlatan bir vesile olarak görüyorum. Bir olalım, iri olalım, diri olalım birlikte Türkiye olalım. Malazgirt’ten, Çanakkale’ye, Şanlıurfa’dan Kahramanmaraş’a, Gaziantep’ten İstanbul’a destansı bir varoluş mücadelesi verdi. Milletin tarih boyunca gönlünü de vatanını da bu aşkla aydınlattı. Adaletle hükmetti. Adaletle paylaştı. Ertuğrul Gazi’nin manevi huzurunda bu mübarek topraklara bu ruh bu manayı aşılayan milletin medeniyet yolculuğuna yön veren bütün kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi rahmet anıyorum” diye konuştu.

  • 3. Bestami Yazgan Şiir Yarışması’nı “Milletin Zaferi” kazandı

    Gençlere şiir bilincinin aşılanması amacıyla İhlas Koleji tarafından düzenlenen 3. Bestami Yazgan Şiir Yarışması’nın ödül töreni yapıldı.

    İhlas Koleji Bahçelievler Kampüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen törene İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdür Yardımcıları Salih Uyan, Yavuz İnal, Azmi Aksoy, Şair Bestami Yazgan, 15 Temmuz Marşı’nın Söz Yazarı Hanefi Söztutan, 15 Temmuz gecesi şehit olan Türkan Türkmen Tekin’in eşi Ramazan Tekin, aynı gece gazi olan Çekmeköy Toplum Sağlığı Merkezi hekimlerinden Mahmut Talha Uçar ve İhlas Koleji öğrencileri katıldılar.

    Bu yıl ki teması 15 Temmuz Şehitleri olan yarışmaya İstanbul ili içinde okuyan ortaokul öğrencileri katıldılar.

    Karakaş “Milletin Zaferi” ile birinciliğe uzandı

    Yarışmaya gönderilen eserlerin, alanında uzman jüri tarafından değerlendirilmesi neticesinde önce dereceye giren ilk on öğrenci belli oldu. Yapılan son değerlendirme sonucunda ise “Milletin Zaferi” isimli şiiri ile Ahmet Çuhadaroğlu Ortaokulundan Feyzanur Karakaş birinci oldu. Yarışmada Tuğba Nur Tonbul ikinci Azra Begüm Özkan ise üçüncü oldu. Yarışmada dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler ve ödüller verildi.

    Yazgan: “ Şiiri olan toplumlara millet denir.”

    Şair yazar Bestami Yazgan yapmış olduğu konuşmasında İhlas Koleji’nin vefalı bir okul olduğunu ifade ederek adına düzenledikleri yarışmadan dolayı teşekkür etti.

    Bestami Yazgan aynı zamanda adına böyle bir şiir yarışması düzenlendiği için ayrıca mutlu olduğunu ifade ederek, “Bir insanın yaşarken vefa gösterilip adına şiir yarışması düzenlenmesi o şaire verilecek en güzel hediyedir. Yine vefa gösterilerek 15 Temmuz Şehitleri’nin konu olarak seçilmesi de ayrı bir güzellik. İki güzelliği bir arada yaşadık bugün. Şehidi olan, yiğidi olan toplumlar millet olur. Ama destanı yazılmayan zaferler boynu bükük kalırlar. Şuan sınırlarımızda Mehmetçiğimiz bekliyor. İçeride de polislerimiz nöbet tutuyor. Onların yaptığı fedakarlık ne kadar değerli ise milli duyguları diri tutmak için şiir cephesinde de bizim nöbet tutmamız gerekiyor. Çünkü biz vatanı milleti sevmeyi Mehmet Akif’ten, bayrağı sevmeyi Arif Nihat Asya’dan ve bütün varlıkları bütün insanları sevmeyi de Yunus Emre’den öğrendik. Şiirin böyle bir güzel tarafı var” diye konuştu. Yazgan, son olarak da katkılarından dolayı Nar Yayınları, Fikirevim Ajansı ve Divanyolu Dergisi’ne teşekkür etti.

    “15 Temmuz ruhunu diri tutmalıyız”

    Demokrasi Marşı’nı 15 Temmuz ruhunu her zaman diri tutmak için yazdığını ifade eden Hanefi Söztutan gençlerin bu marşı ezbere bilmesinden dolayı gururlandığını söyledi. Söztutan aynı zamanda, “Gençlerimiz bugün gerçekten çok güzel tepkiler verdileri. Demokrasi marşımızı hep bir ağızdan söyledik. Onların ezbere söylemesi beni çok şaşırttı. Çok da duygulandırdı. Özellikle çocuklar ve gençler hakikaten bu marşa çok büyük ilgi gösteriyorlar. Çok şuurlu bir gençlik yetişiyor. Onlarla gurur duyuyorum. Tabi ki de şiir duygu yoğunluğu bakımından yüksek bir edebiyat dalı. Bu duyguyu milli ve manevi duygularla beslediğiniz zaman daha etkili oluyor. Gençlerimizin yazdığı şiirlerde de gördüm, gençlik bu konuda çok dolu. 15 Temmuz’u yeni atlattık daha ama bu duyguları diri tutmak gerekiyor ve şiir de bunun için iyi bir araç diye düşünüyorum” dedi.

    Yarışmada Milletin Zaferi adlı şiir ile birinci olan Feyzanur Karakaş da, “Ben normalde çok fazla şiir yazmam, ara sıra yazarım. Fakat bu sefer konu 15 Temmuz olduğu için biraz heveslendim. Bu yüzden de baya özen gösterip yazdım. Birinci olduğum için heyecanlıyım. Başka şiir yarışması olsaydı ve yine birinci olsaydım mutlu olurdum fakat özellikle 15 Temmuz temalı bir şiir yarışmasında birinci olduğum için daha da mutluyum” diye duygularını ifade etti.

  • Milletin darbeye karşı iradesini kumdan heykelle anlattılar

    Türkiye’nin ilk ve tek kum heykel festivali özelliğini taşıyan Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali’nde sanatseverlerle buluşacak heykeller, gerçeklerine benzerliğiyle dikkat çekiyor. 150 heykelin yaklaşık 10 bin ton kum kullanılarak oluşturulduğu festivalde en dikkat çekici eserler ise, 15 Temmuz darbe girişiminde kullanılan Leopard tankı ve tankın üzerine kapanan bir el figürü oluşturularak milletin darbeye karşı olan iradesini anlatan heykel, dev Atatürk büstü ve Fransa’nın ünlü Eyfel Kulesi oldu.

    Bu yıl 11’incisi düzenlenecek olan Antalya Kum Heykel Festivali, ‘Dünya Harikaları ve Mitolojik Efsaneler’ temasıyla sanatseverlerle buluşuyor. Toplamda 10 bin ton kum kullanılarak ortaya çıkartılan 150’yi geçkin heykelin arasında Atatürk büstü, Eyfel Kulesi’nin yanı sıra, 15 Temmuz darbe girişiminde kullanılan ve boyutları gerçeğiyle birebir olan Leopard 2A4 tankı dikkat çekti. Rus heykeltıraşlar tarafından profesyonelce hazırlanan Atatürk Büstü ile Leopard Tankı heykelinin yapılışı 2 hafta sürdü. Heykeltıraşları en çok zorlayan ise Fransa’nın ünlü Eyfel Kulesi oldu. Gerçeğinin yüzde bir boyutuna indirilerek ortaya çıkan heykel 8 metrelik yüksekliğiyle dikkat çekti.

    Darbe tankına 200 ton kum kullanıldı

    Sergi alanının girişinde Rus heykeltıraş Alex Skarednoff tarafından, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminde FETÖ askerlerince halka namlusunu çeviren Leopard 2A4 modelli tankın kumdan heykeli yapıldı. 6 metre yüksekliği, 8.2 metre uzunluğuyla gerçeğiyle aynı ebatlara sahip olan Leopard heykelinde 200 ton kum kullanıldı. Heykelde aynı zamanda, tankın üzerine kapanan bir el figürü oluşturularak milletin darbeye karşı olan iradesi sembolize edildi. Yine Rus heykeltıraş İrina Alimurzeyweva tarafından yapılan dev Atatürk Büstü için ise 80 tona yakın kum kullanıldı.

    “Yapımı 2 hafta sürdü”

    Leopard tankı ile Atatürk Büstü heykelleri hakkında bilgiler veren Uluslararası Kum Heykel Festivali Koordinatörü Cem Karaca, “Burada biz 15 Temmuz’da halkın iradesine ve yönetimine el koymak isteyen darbeyi işlemek istedik. Bunu temsilen, darbede kullanılan Leopard 2A4 model tankı birebir boyutta yaptık. Bunun üzerine halkın iradesini gösteren tankı yukarıdan ezer vaziyette bir elin ezdiği sahneyi canlandırdık. Rus heykeltıraşımız 2 haftada yapımını gerçekleştirdi. Diğer Atatürk heykelimizi de yine Rus heykeltıraşımız yaptı. Burada Atatürk’ün en çok beğenilen ve kullanılan görülen fotoğrafların bir tanesinden hareketle heykeli canlandırdık. Onda da yaklaşık 70-80 ton kum kullanıldı. Gayet hoş bir çalışma oldu. Yapımı şuanda devam ediyor” diye konuştu.

    En zoru Eyfel Kulesi oldu

    Festivalde toplam 10 bin ton kum kullanılarak 40 farklı konuda 150’yi aşkın heykel ve heykeciklerin yapıldığını kaydeden Karaca, heykeltıraşların en çok zorlandığı eserin ise Eyfel Kulesi olduğunu söyledi. Karaca, “Eyfel, çok detaylı ve çok işçiliği olan bir heykel. Elimizden geldiği kadar yüksek yapmaya çalıştık, 8 metreyi buldu. Sadece kumdan yapıldığını düşünürseniz, son derece zor bir şey. Teknik olarak da bu kadar yüksek kumu böylesine dik bir yapıda bu hale getirmek hakikaten zor. Heykeltıraşın bunun üzerinde yaptığı çalışma çok yoğun. Deyim yerindeyse nakış nakış işliyor. Çok ağır ilerliyor ama çok güzel bir eser ortaya çıkıyor. Birebirinin tam yüzde biri boyutlarında küçültülmüş halini yapıyoruz. Çok güzel bir işin çıktığı heykel oldu. Antalya’ya Eyfel Kulesi’ni getirmiş olduk” şeklinde konuştu.

    Karaca ayrıca, festivalin Türkiye’nin ilk ve tek kum heykel festivali olduğuna dikkat çekerek, 1 Mayıs’ta açılacak olan festivale tüm sanatseverleri davet etti.