Etiket: Milletin

  • Koncuk: “Taşeronlaşma Milletin Emeklerinin Sömürülmesi Demektir”

    Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, taşeronlaşmanın, işçilerin emeklerinin sömürülmesi olduğunu söyledi.

    Türk Eğitim Sen Nazilli Şubesi tarafından öğretmenler için yapılan toplu konutun açılış kurdelesini kesen Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Koncuk daha sonra buradan Nazilli Temsilciliğini ziyaret etti.

    Türk Eğitim Sen Nazilli Temsilciliği’nde basın açıklaması yapan Koncuk, 14 yıldan bu yana 20 bin olan taşeron işçi firma adedinin sayısının 120 bine çıktığına dikkat çekti. Koncuk, açıklamasında, “Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu sendika üyelerimizle, insanlarımızla paylaşmak amacıyla geldik. Türkiye çalışma hayatı bakımıyla hiç iyi günler yaşamıyor. Hepimizin bildiği gibi taşeronlaşma 13 yıldan bu yana AKP iktidarı eliyle 20 binden maalesef 120 bine çıkartıldı. Taşeronlaşma milletin evlatlarının sömürülmesi demektir. Maalesef insan haklarından bahseden AKP iktidarının evlatlarımızın geleceği konusunda çok cimri davranıyor. Sayın Başbakan taşeronların kadroya alınacağı konusunda bir açıklama yaptı ama Maliye Bakanının açıklamaları yapılacak çalışmanın hiç de kadro olmadığını özel bir statü olduğunu yani ucube marazlı bir çalışma modelinin daha getirilmek istendiğini görüyoruz. Bu nasıl bir sistem olacak 3 yılda bir performansa göre sözleşmelerin yenilenip yenilenmeyeceği karar verilecekmiş, sınav yapılacakmış ve 12 yıl boyunca kesintisiz çalışanlar bu sisteme girebilecekmiş. Şimdi bunu söyleyenler Türkiye’de taşeron çalışanların yılda bir kez çıkarılıp tekrar alınacağının farkında bile olamıyorlar. Yani hem bu ülkeyi yönetmek iddiasında olacaksınız hem de hem de yılda 12 ay kesintisiz çalışanları bu özel statüye alacağınızı ilan edeceksiniz. 721 bin taşeron var sadece belki 150-200 bini bu şartları taşıyor. Onun için bu açıklamaları yapanlar ülkenin bakanları ama sormak lazım bunlar Türkiye’de mi yaşıyorlar bunu merak ediyorum kusura bakmasınlar. Taşeron aldatmacası doğru bir yaklaşım değildir, Başbakan kadro dediyse kadro vermelidir” dedi.

    Koncuk konuşmasına şöyle devam etti: “Bakın genç işsizlikte Türkiye çok kötü bir noktadadır. Şu anda yüzde 17’leri aşan bir genç işsiz var. 430 bin iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunu var. Yaklaşık 400 bin ataması yapılmayan öğretmen var. 1 milyonun üzerinde meslek yüksek okulu mezunu var. 2 milyonu aşkın lise mezunu işsiz var, gençliği adeta sokağa döktük, gençliği adeta kahve köşelerine terk etmişiz. Ondan sonra da dönüp ‘bu memleketi iyi yönetiyoruz’ diyorlar. İstihdam yaratamayan, gençlerine iş bulamayan bir siyasal iktidarın herhangi bir başarısı yok. Hem Şeyh Edebali’nin sözünü söylüyorsunuz ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diye insanı yokluğa sevk ediyorsunuz, gençlerin işsizlikten intihar ettiğini görmezden geliyorsunuz, onları umutsuz ve çaresiz bırakıyorsunuz iş bulduktan sora da taşeron patronları karşısında sömürülmelerine yardımcı olacaksınız, zeminini hazırlayacaksın işimdi kiralık işçi yasası TBMM’de görüşülüyor, eğer bu yasa çıkarsa bu kanuna evet diyen bütün milletvekillerinin milletten alacağı bu bedduadır”.

    Koncuk daha sonra Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık’ı makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Daha sonra Nazilli Tiyatro Salonu’nda bir konferans verdi. Buradaki ziyaretlerini tamamlayan Koncuk daha sonra beraberindeki heyetle birlikte İzmir’e hareket etti.

  • Başkan Timur: “İstiklal Marşımız Her Mısrasıyla Milletin Ortak Duygu Dünyasına Seslenen Eşsiz Bir Eserdir”

    Amasra Belediye Başkanı Emin Timur, “İstiklal Marşımız aziz milletimizin bağımsızlık ve özgürlük savaşını ölümsüzleştiren, her mısrasıyla milletin ortak duygu dünyasına seslenen eşsiz bir eserdir” dedi.

    Amasra Belediye Başkanı Emin Timur 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Emin Timur mesajında, “12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Marş olarak kabul edilen İstiklal Marşı, aziz milletimizin diriliş destanıdır. Kurtuluş Savaşı yıllarında maddi ve manevi zorluklarla mücadele eden ecdadımızın ortak duygusunun, inancının sembolüdür. Milli marşlar, milletlerin birliğini ve aynı istikamette tek bir bayrağın altında yaşamamızı sağlayan temel unsurlardır. İstiklal Marşı aziz milletimizin bağımsızlık ve özgürlük savaşını ölümsüzleştiren, her mısrasıyla milletin ortak duygu dünyasına seslenen eşsiz bir eserdir. Bu duygu ve düşüncelerle, İstiklal harbimizin ruhunu, milletimizin ortak irade ve vicdanını temsil eden İstiklal Marşımızın kabulünün 95. yıl dönümünü kutluyor. Gazi Mustafa Kemal ve Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere, bu büyük eseri milletimizin Milli Marşı olarak bizlere armağan eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün üyelerini ve bütün istiklal kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum” dedi.

  • AK Partili Çanak: “Asıl Maksat Milletin Nezdinde Cumhurbaşkanımızı Yıpratmak”

    AK Parti Ordu Milletvekili Oktay Çanak, muhalefetin maksadının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesiyle ilgili söylediği sözler olmadığını, asıl maksadın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın millet nezdinde yıpratılmak istendiğini söyledi.

    TBMM’de devam eden 2016 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı görüşmelerinin dördüncü turunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları İle Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bütçeleri ele alınıyor.

    “ÖNCEDEN TÜRK FİLMLERİNE BİLE KONU OLAN CEZAEVLERİ, BUGÜN AVRUPA’DA BİLE İMRENİLECEK BİR HALDE”

    Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumu Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Ordu Milletvekili Oktay Çanak, “Ceza infaz sistemi ve ceza adaleti sistemi bakanlığımızın en önemli konularından biridir; zira AK Parti iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihinden bugüne kadar adalet alanında özellikle infaz sistemi konusunda çok önemli değişiklikler yaptı. AK Parti döneminden önce Türk filmlerine bile konu olan cezaevleri, bugün Avrupa’da bile imrenilecek bir halde bir kurumlaşmaya, bir tesisleşmeye gitti” dedi.

    “TUTUKLULUK ORANI AK PARTİ DÖNEMİNDE YÜZDE 54’TEN YÜZDE 14’E DÜŞTÜ”

    Muhalefet sıralarından gelen itiraz üzerine, “Siz buna itiraz edebilirsiniz. Bakın, şimdi vereceğim rakamlar bunları çok açık olarak gösterecek. AK Parti döneminde hükümlü ve tutuklular ilk defa cenazeye katılabilme imkanı elde etti. Hasta olanlar, sakat kalanlar ilk defa AK Parti döneminde infazları ertelenerek dışarı çıkma imkanları buldular. 2016 tarihinde sadece 571 mahkum sakat olduğu için, ağır hasta olduğu için infazı ertelenerek ailesinin yanına gönderildi. Yine, çocuk hükümlüleriyle alakalı da bu çocukların ailesiyle vakit geçirmeleri için yeni düzenlemeler yapıldı. Ülkemizde AK Parti döneminden önce tutukluluk oranı yüzde 54’tü ama AK Parti döneminde tutukluluk oranı yüzde 14’e düştü. Peki, Avrupa Birliği’nde bu oran ne kadar biliyor musunuz? Yüzde 22,9. Bunların hepsi resmi rakamlar. Maalesef hoşunuza gitmiyor ama bunlar Türkiye’nin AK Parti döneminde yaşadığı gerçekler” diye konuştu.

    “272 İNFAZ KURUMU YAŞAM KOŞULLARI KÖTÜ OLDUĞU İÇİN AK PARTİ DÖNEMİNDE KAPATILDI”

    272 infaz kurumunun yaşam koşulları kötü olduğu için AK Parti döneminde kapatıldığını kaydeden Çanak, “119 infaz kurumu AK Parti döneminde yeniden inşa edildi. Avrupa’da 1 kişinin kaldığı hücre asgari olarak 6 metrekare, azami olarak 9 metrekare iken, Türkiye’de bu oranın asgarisi 11 metrekare, azamisi de 16 metrekaredir. Bu cezaevlerini gezmenizi istiyorum. Ben baro başkanıyken birçok cezaevlerini gezdim. Eğer siz de gezer görürseniz, bu iyileşmeyi görürsünüz. Bakın, bugün Ordu Efirli Cezaevi’nde 100 mahkum tekstil atölyelerinde çalışma imkanı buluyor ve orada elde ettikleri o malzemelerle sigortalı hale geliyorlar ve orada edinilen kardan pay alıyorlar” şeklinde konuştu.

    “MAKSAT, SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZI MİLLETİN NEZDİNDE YIPRATMAK”

    Bütçe görüşmelerinin başından bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik muhalefet milletvekillerinin çirkin sözler sarf ettiğini belirten Oktay Çanak, “Aslında maksat, Cumhurbaşkanımızın Anayasa Mahkemesiyle ilgili söylediği sözler değil; burada maksat, Sayın Cumhurbaşkanımızı milletin nezdinde yıpratmak. Şimdi size söylüyorum; Deniz Gezmiş’i asan, idam kararı veren bir yargı kararına saygı duyuyor musunuz? Adnan Menderes’e idam kararı veren bir mahkemeye, mahkeme kararına saygı duyuyor musunuz? Sayın Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ordu ilinde yüzde 67 oy alarak seçildi. Bu oran Rize’de yüzde 80 ve onun temsil ettiği siyasi düşünce üç ay önce Ordu’da yüzde 64 oy aldı. Ne yaparsanız yapın Cumhurbaşkanımızı bu milletimizin kalbinden, AK Parti’nin yapmış olduğu hizmetleri de bu milletin aklından çıkaramayacaksınız, çünkü bu millet Recep Tayyip Erdoğan’ı ne kalbiyle seviyor ne de aklıyla, olur ya bir gün kalp durur, akıl unutur. Bu millet Recep Tayyip Erdoğan’ı ruhuyla seviyor, o ne durur ne unutur” dedi.

  • Milletvekili İshak Gazel: AK Parti, Milletin İradesini Temsil Eden TEK Partidir

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlık Divanı üyesi ve AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, ’28 Şubat 1000 yıl sürecek’ diyenlerin hedeflerinin AK Parti ile boşa çıktığını söyledi.

    Milletin iradesini temsil eden tek partinin sadece AK Parti olduğunu dile getiren Gazel, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin siyasi tarihi, milletin iradesine karşı çıkan unsurların bir mücadele tarihidir. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, 1960 yılında askeri bir darbeyle iktidardan alaşağı edilmiştir. 1971 muhtırasıyla siyasi iktidar iktidardan uzaklaştırılmıştır. 1980 askeri darbesiyle tüm siyasi partilerin faaliyetleri, 1983 yılına kadar askıya alınmıştır. 1983 yılındaki seçimde Anavatan Partisi iktidara gelmiş, daha sonra yapılan seçimlerde Refah Parti iktidara geldiğinde 28 Şubat postmodern darbesi olmuş. AK Parti iktidara geldiğinde 18 Nisan e-muhtırası, sarıkız, ayışığı, balyon darbe planları. 17-25 Aralık darbe teşebbüsü. Gezi parkı olayları. Dolasıyla, Türkiye Cumhuriyeti devletinin siyasi tarihi tamamen millet ile milletin iradesine karşı çıkan vesayet odaklarının mücadele tarihidir. Bizde bu mücadele içerisinde milletten yana koyuyoruz. AK Parti’den yana koyuyoruz. Çünkü bugün AK Parti milletin iradesini temsil eden tek partidir. 28 Şubat ’1000 yıl sürecek’ deniyordu’, sürmedi. Onların bir planı vardı, lakin Allah’ın da bir planı vardı” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • MHP’li Ersoy: “Devletin Ve Milletin Bekası Konusunda Hiçbir Kompleks Taşımıyoruz”

    MHP Osmaniye Milletvekili ve MYK Üyesi Doç. Dr. Ruhi Ersoy, devletin ve milletin bekası konusunda siyasi irade ile hiçbir kompleks taşımadan her türlü desteği verdiklerini söyledi.

    Ersoy, MHP İl Başkanı Fahri Kuyulu ile birlikte Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Osmaniye Şubesini ziyaret etti.

    Konuşmasına TÜMSİAD tarafından hazırlanan ve kamuoyu ile paylaşılan “2023 Rüyalar Şehri Osmaniye” projesine atıfta bulunarak başlayan Ersoy, TÜMSİAD’ın Osmaniye’ye vizyon koyan gönüllü bir kuruluş olduğunu ifade etti.

    Devletin ve milletin bekası konusunda siyasi irade ile hiçbir kompleks taşımadan her türlü desteği verdiklerini ifade eden Ersoy, “Türkiye Cumhuriyeti önemli bir süreçten geçiyor. Bu geçiş süreci bugün bizlerin çok farkına varılmasa da tarihe dönüp bakıldığında hayati bir önemi olduğunu tarih kitaplarının yazacağı bir dönemden geçiyoruz. Bizler memleketin bekası, milletin geleceği konusunda nefis yaparak bizim partimiz şunu yaptı, bunu yapmadı söyleminden çok devletimiz ve milletimiz için lazım olan fikirlerde ve yaptıkları hayırlı işlerde devleti yönetenlerin yanında yer almaktır” dedi.

    TBMM’de verdiği kanun teklifleri ve soru önergeleri hakkında bilgi veren Ruhi Ersoy, “Osmaniye’ye Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun açılması için girişimlerim ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile de temaslarım oldu. Bu kurumun ilimize açılması durumunda her yıl 40-60 milyon TL kaynak Osmaniye’ye aktarılacak. Osmaniye Devlet Hastanesi’nin Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne dönüştürülmesi ile Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi bünyesinde de tıp fakültesi kurulması için yol gösterici bir rapor hazırladım. Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların merkezleri Osmaniye olmadığı için bu kuruluşların devlete ödediği vergiden pay alamıyoruz. Osmaniye’ye gümrük müdürlüğü kurulması ihracat yapan firmalardan dolayı kentimiz önemli bir gelire kavuşacak. Bunun kurulması için girişimlerim ve temaslarım oldu” diye konuştu.

    Doç. Dr. Ruhi Ersoy, seçildikten sonra geçen 5 ayda yaptıkları ve yapmaya çalıştıklarının yer aldığı dosyayı TÜMSİAD Osmaniye Şube Başkanı Murat Özkardeş’e teslim etti. Ziyarette Semerkand Vakfı ile Beşir Derneği Osmaniye temsilcileri de hazır bulundu.