Etiket: Milletimizin

  • Bakan Elvan: “Karanlık odakların yapmak istedikleri değil, milletimizin ne dediği önemli”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, “Karanlık odakların düşündükleri, yapmak istedikleri ne olursa olsun bizim için hiç önemi yok. Bizim için önemli olan milletimizin ne dediği, sizlerin ne dediğidir” dedi.

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Mersin’in Erdemli ilçesinde Türkiye Gençlik Teşkilatı tarafından düzenlenen ’Tek Sevdamız Türkiye’ programında vatandaşlara hitap etti. Ünlü sanatçı Uğur Işılak’ın da vatandaşlara konser verdiği Prof. Dr. Devlet Bahçeli Meydanında gerçekleşen programda konuşan Elvan, Avrupa’nın terör örgütlerine kapılarına açtığına dikkat çekti. Elvan, “Avrupa’nın birçok ülkesi PKK terör örgütüne kapılarına açmış durumda. Yine Avrupa’nın birçok ülkesinde Fetullahçı Terör Örgütü, 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan ihanet şebekeleri hayır kampanyası yapıyor. Avrupa’nın birçok ülkesi de bunlara kapılarını açtı, destek veriyor. Sevgili kardeşlerim burada şunu ifade etmek istemiyorum. Hayır veren kardeşlerim, hayır veren vatandaşlarım da teröristtir demek istemiyorum. Asla böyle bir şey söylemeyiz. Asla bizim ağzımızdan böyle bir şey çıkmaz. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, kim hangi oyu verirse versin biz saygı duyarız. Ancak benim görevim size bunları hatırlatmak, bu bir vatandaşlık görevi aynı zamanda” dedi.

    Avrupa’da bir engellemeyle ilk kez karşılaşıldığını da ifade eden Bakan Elvan, “Biz bu güne kadar 11 seçim gerçekleştirdik. Bu 11 seçimde hiçbir Avrupa ülkesi siyasi partilerin Avrupa’daki kampanyalarını engellemedi. Ama bugün bu referandum da evet kampanyası yapılmasının önüne geçiyorlar. Bakanlarımızın milletvekillerimizin evet kampanyası yapmalarını engelliyorlar. Neden acaba, neden” diye konuştu.

    “Karanlık odakların yapmak istedikleri değil bizim için milletimizin ne dediği önemli”

    Avrupa’da yayın yapan bazı televizyon kanallarının açık açık hayır kampanyası yürüttüğüne de dikkat çeken Elvan, “Avrupa’daki bazı televizyon kanallarında hayır kampanyaları yürütüyorlar. Acaba neden yürütüyorlar, sorarım size. Sevgili kardeşlerim onlar ne yaparlarsa yapsınlar, onların amaçları ne olursa olsun. Karanlık odakların düşündükleri, yapmak istedikleri ne olursa olsun bizim için hiç önemi yok. Bizim için önemli olan milletimizin ne dediği, sizlerin ne dediği sevgili kardeşlerim. Kim ne yaparsa yapsın Kim ne söylerse söylesin, Allah’ın izniyle sizlerin güçlü desteğiyle, PKK terör örgütünün de kökünü kazıyacağız, Fetullahçı terör örgütünün de kökünü kazıyacağız” şeklinde konuştu.

  • Kadir Canpolat: “Milletimizin kimliği Çanakkale’dir”

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, 18 Mart şehitleri anma ve Çanakkale Zaferinin 102’nci yıl dönümü dolayısıyla Şehitler Anıtında düzenlenen törende, “Hiçbir güç davamızdan, Cumhurbaşkanımıza olan bağlılığımızdan ve izlediğimiz bu hakikat yolundan bizi yıldıramayacaktır” dedi.

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, İstanbul İl Başkanlığı teşkilatı ile birlikte 18 Mart şehitleri anma ve Çanakkale Zaferinin 102’nci yıl dönümü dolayısıyla Şehitler Anıtında düzenlenen törene katıldı.Cumhurbaşkanını her koşulda destekleyici olarak bilinen Osmanlı Ocakları, Çanakkale’de bu anlamlı törene katılarak milli ve manevi değerlere sahip çıkılacağı mesajı verdi.

    Canpolat, açıklamasında; “Hiçbir güç davamızdan, Cumhurbaşkanımıza olan bağlılığımızdan ve izlediğimiz bu hakikat yolundan bizi yıldıramayacaktır. Çanakkale Zaferi, tarihe sığmayacak kadar büyük kahramanlık mücadelesinin gösterildiği eşsiz bir destandır. Çanakkale Destanının 102’nci yıl dönümünün temelinde güçlü bir vatan millet sevgisi yatmaktadır. Kahraman Türk askerinin gözünü kırpmadan vatan toprakları için yattığını yeni neslimiz asla unutmamalıdır” dedi.

    “15 Temmuz’da bu ruh güncelleşmiştir”

    Tüm yokluk ve imkansızlıklara rağmen, insanların şehadeti ve gaziliği pahasına kazanılan zaferin, İstiklal Harbine ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolda çok önemli bir yol taşı olduğunu vurgulayan Kadir Canpolat, “Çanakkale’de sergilenen birlik, kardeşlik ve dayanışma, milletimize hem zaferi getirmiş, hem de Kurtuluş Savaşımız için gerekli olan cesareti ve mücadele ruhunu vermiştir. Hepsinden önemlisi Çanakkale Zaferi, vatanı, dini, hürriyeti ve istikbali söz konusu olduğunda Türk Milletinin neleri göze alabileceğini, neleri başarabileceğini tıpkı 15 Temmuz gecesi gibi tüm dünyaya göstermiştir.

    Çanakkale, dün olduğu gibi bugün de, milletimiz, ülkemiz ve geleceğimiz üzerine plan kuranlar için hiçbir zaman unutmamaları gereken milletçe verdiğimiz bir derstir. Milletimizin kimliğini Çanakkale’de bir kez daha ortaya çıkmış 15 Temmuz gecesi ise bu kimlik güncelleşmiştir. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında yaşananların, bir asır önce Çanakkale’yi yedi düvele mezar eden mücadeleci ruhun ne kadar taze, ne kadar diri olduğunu görülmüş ve bu ruh kendini güncellemiştir. Atalarımızın son görevlerini yerine getirmiştir. Bizlerde konu vatansa son nefesimize kadar nöbette olacağız” şeklinde konuştu.

  • Bakan Eroğlu: “16 Nisan milletimizin tarihinde bir dönüm noktası olacak”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’de istikrarın sağlanması, ülkenin daha güçlü olabilmesi için bir anayasa değişikliğinin şart olduğunu belirterek, “Biz büyük bir ülkeyiz. Milletimizin istikbali ve istikrarı için, büyük hedeflerimizin gerçekleşmesi için yani 2023, 2053, 2071 hedeflerinin gerçekleşmesi için Anayasa değişikliği şart. Bu bakımdan gerçekten 16 Nisan Milletimizin tarihinde bir dönüm noktası olacaktır” dedi.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Osmaniye’de yapılacak olan toplam tutarı 64 milyon lira olan 8 adet yatırımın temel atma törenine katıldı. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Konferans Salonunda düzenlenen törende konuşan Eroğlu, Osmaniye ile bir gönül bağı olduğunu belirterek Osmaniye’ye yapılacak olan yatırımların devam edeceğini müjdeledi.

    Yatırımların her alanda hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Eroğlu, bu yatırımların hızlı yapılması, hızlı karar alınması için bir Anayasa değişikliği yapılmasının şart olduğunu belirtti. Yeni anayasa ile devlet işlerinin daha hızlı yapılacağını ifade eden Eroğlu, “Türkiye gibi istikrarsız bir ülke yok. Düşünebiliyor musunuz işte hesap edin 10923’ten 2013’e kadar olan süreyi. Kaç hükümet kurulmuş. Şu anda 65. Hükümet dönemindeyiz. Türkiye’de bir hükümetin ömrü kaç ay biliyor musunuz? Ortalama 16 17 ay. İşte bu şekilde sürekli hükümetin değişmesi, sürekli seçim yapılması memlekette istikrar olduğunu gösterir mi? Göstermez. Bakınız İtalya koalisyonu yasakladı. Bu durum dolayısıyla koalisyon pazarlıklarına sebep oluyor. Bakınız ben işi bilen bir adam olsam o 18 ayda ne yapacağım ya” diye konuştu.

    Devlet Bahçeli’nin desteği ve Başbakan Binali Yıldırım’ın girişimleri ile 18 maddelik bir anayasa değişikliği teklifinin meclise sunulduğunu belirten Eroğlu, “Biz büyük bir ülkeyiz. Milletimizin istikbali ve istikrarı için, büyük hedeflerimizin gerçekleşmesi için yani 2023, 2053, 2071 hedeflerinin gerçekleşmesi için Anayasa değişikliği şart. Bu bakımdan gerçekten 16 Nisan Milletimizin tarihinde bir dönüm noktası olacaktır. Artık kararlı, istikrarlı bir yönetim, hızlı kararlar alan, hızlı yatırımlar yapan, Türkiye’yi büyüten bir sisteme dönüşüyoruz. Bu bir rejim değişikliği falan değil. Asla rejimle alakası yok. Rejim aynı Cumhuriyet ile Demokrasi ile devam ediyoruz. Bu sade ve sadece Hükümet sistemi değişikliği” dedi.

    Gençlere şans verilmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Neymiş efendim gençler çoluk çocukmuş. 18 yaşına niye indirdiniz diye soruyorlar. 18 yaş yok ki. 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24 yaşları da var. Ne kadar seçmen var biliyor musunuz? 8 milyon. E bu gençler çelik çomak peşinde mi oynasın? Milletini düşünsün, devletini düşünsün, istikbalini düşünsün yahu. Sevgili gençler onlar size güvenmeyebilir. Siz geleceğimizin teminatısınız. Biz sizlere güveniyoruz.”

    Yeni anayasa değişikliğindeki maddeleri kimsenin okumadığını, sadece rejim değişikliği algısı yarattıklarını belirten Eroğlu, “Kimse maddeleri okumuyor. Kılıçdaroğlu, sen de bir maddeleri oku. Zaman ayır da maddeleri bir oku Allah aşkına. Maddeleri bilmiyor kimse. Sadece bir rejim değişikliği, tek adam, yasama organı etkinsiz hale gelecekmiş falan. Önce maddeleri okuyun bir anlayın” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından yatırım planları içerisinde yer alan 8 planın toplu temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene katılan orman köylüsü vatandaşlara kura yöntemi ile gelir getirici tür fidan alanları dağıtımı yapıldı.

    Buradaki törenin ardından Osmaniye Valiliğine geçen Eroğlu, daha sonra belediyeyi ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek: “Nisan’da muhtemelen, bir referandumda milletimizin evet demesi ile Türkiye’nin önü açılacak”

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, anayasanın iyi tasarlandığını kaydederek, “Nisan’da muhtemelen, bir referandumda milletimizin evet demesi ile Türkiye’nin önü açılacak. Güçlü bir yol haritamız var” dedi.

    İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu, geniş katılımla sürüyor. Zirvede Türkiye’yi temsil eden Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Habertürk televizyonuna açıklamalarda bulundu. Şimşek, korumacılık konusuna değinerek, “Korumacılık aslında dünya ekonomisi için önemli bir tehlike, önemli bir tehdit. Ticaret büyümenin bir motoru. Yapılan çalışmalar her ne kadar algı anlamında küreselleşmenin istihdamı belli ülkelerde yok ettiğine dair bir algı varsa gerçeği daha yapay zeka yani makineleşme robotlaşma istihdamı etkiliyor. Sorun batıda daha büyük ölçekte. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelere etkisi önümüzdeki on yıllarda olacak” dedi.

    Şimşek, sorunun siyasetin gelirin dağılımındaki bozulmayı önleme veya düzeltme noktasında politika geliştirmesinde kısmen iletişimde istihdam kayıplarının ticaretten kaynaklanmadığını bildirerek, “Korumacılığın çözüm olmadığı, işin özünde sorunun teknoloji odaklı daha doğrusu orada görmek gerektiği, gibi çözümler üretmemiz lazım. Yeni dünya sistemine göre çözümler üretmemiz lazım. Türkiye’den baktığınız zaman bu konularda şanslıyız. Birincisi OECD’nin yaptığı çalışmaya göre gelir dağılımında iyileşme sağlayan nadir ülkelerden birisiyiz. Çünkü sağlıkta erişimi arttırdık. Herkese, sağlık imkanı sunuyoruz. Eğitimde ücretleri kaldırdık, harçları kaldırdık” açıklamasını yaptı.

    Sosyal yardımlarda Türkiye’nin önemli ilerlemeler kaydettiğini hatırlatan Şimşek, 2000’li yılların başında 2 milyar lira civarında olan sosyal yardımların 40 milyarın üzerinde olduğunu bildirdi. “Küresel eşitsizlikler büyümeyi sınırlıyor, küresel adaletsizlikler büyümeyi sınırlandırıyor” diyen Şimşek, “OECD’nin yaptığı çok ciddi bir çalışma var. Buna odaklanmamız lazım. Çözüm üretmemiz lazım. Küresel ticaret büyümenin motoru. Küresel ticareti tıkayacak korumacılık ,2008 sonrası arttı, doğru bir şey değil. ABD’de korumacılık artarsa Türkiye’yi ne kadar etkiler, sınırlı etkiler. Çünkü ABD ticaret ortağımız değil, uzun yıllar müttefikimiz ama ticarete gelince AB bizim için bizim esastır. AB’de de gümrük birliği nedeniyle ve gümrük birliğini güncelleme çabalarımız nedeniyle korumacılık söz konusu olamaz. AB ile gümrük birliğinin güncellenmesi yani hizmette kamu alanlarını, tarımı içerecek şekilde genişletilmesi Türkiye’nin menfaatinedir. Biz rekabetten korkmuyoruz. Ticaretle büyüyeceğiz ve geçmişte bundan çok nemalandık ve inanıyorum ki Türkiye eğitim sistemindeki çabaları ile diğer çabalarıyla buna hazır” açıklamasını yaptı.

    “Çin kendisi çok açık değil ama dünyanın açık olmasını istiyor”

    Trump yönetimine ilişkin konuşan Şimşek, “Çin Devlet Başkanı tarafından yapılan konuşmayı ABD Başkanı ve İngiliz Başbakanı yapsaydı haber konusu olmazdı. Serbest piyasa, küreselleşme, ticaret gibi konular batının geliştirdiği bir sistem. Batı içine kapanıp korumacılık eğilimleri ortaya koyarken Çin’in gelip Davos’ta piyasa ekonomisi, küresel ticaretin önünün açılması, korumacılığın yanlış bir şey olması, pencereden dışarıya açık kalmaları husus o nedenle önemli bir haber oldu.. Çin küresel ticaretten, korumacılığın azalmasından en fazla nemalanan bir ülke. Çin kendisi çok açık değil ama dünyanın açık olmasını istiyor” dedi.

    “Türkiye birkaç yıldır büyük felaketlerin eşiğinden döndü”

    “Türkiye birkaç yıldır büyük felaketlerin eşiğinden döndü” diyen Başbakan Yardımcısı Şimşek, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Bir taraftan hain darbe girişi, bir taraftan yaşamsal tehdide dönüşen çok boyutlu terör saldırıları. Bunlar Türkiye’nin gündemini, dış algısını etkiledi. Etkilemeye devam ediyor. Türkiye’nin bir şekilde bu dönemi kapatması lazım Gelen sorulara anayasa değişikliği ile birlikte Türkiye yeni bir döneme girecek Uzun dönemde yönetimde istikrar, temsilde adalet gibi sorunları kökünden çözecek, Türkiye hızlı bir şekilde yapısal reform gündemine ulaşacak. bu zor dönemi 2013 yılının ortasından itibaren yoğunlaşan saldırıların yoğun olduğu dönemini geride bırakacak”

    “Türk ekonomisini bir kelime ile özetler misiniz deseniz yüksek direnç derim” ifadesini kullanan Şimşek, yavaşlama söz konusu olduğunu, piyasada dalgalanmalar olduğunu fakat bir aşka ekonomi olsaydı ve bu denli iç ve dış şoklara maruz kalsaydı çok daha kötü bir performansla karşı karşıya kalınacağını sözlerine ekledi. Türkiye’nin temellerinde bir değişiklik olmadığını bildiren Şimşek, 2-3 yıl sonra Ortadoğu’nun inşasının konuşulabileceğini bildirerek, kötümser olmak için bir sebep olmadığını dile getirdi.

    “Değişiklikler ilk turda rahat geçti”

    Anayasa değişikliği ile Türkiye’nin önünün açık olduğunu kaydeden Şimşek, “Değişiklikler ilk turda rahat geçti. İkinci turda da aynı trend devam ediyor. bu önemli. ondan sonrası milletimizin kararız. ben inanıyorum ki milletimizin uzun vadeli istikrardan yana bir tavır koyacak. Türkiye öyle zor bir coğrafyada yaşıyor ki koalisyonlara yönetilmesi normal dönemlerde zor olan bir ülke. Biz 70’li yıllarda yanı başımızda büyük krizler, savaşlar, Kıbrıs meselesi dışında bir şey yoktu. Ona rağmen Türkiye iflasın eşiğine geldi koalisyonlar nedeniyle. 90’lı yıllarda aynıydı” açıklamasını yaptı.

    “Anayasa iyi tasarlanmış”

    Şimşek, “Anayasa iyi tasarlanmış. Meclis yasama görevini yapacak. İcra tabi ki cumhurbaşkanlığının liderliğinde karar verecek. Esnek olacak, güçlü olacak ve istikrarlı olacak. Yargı, sadece bağımsız olmayacak tarafsız da olacak. Sistem aslında küresel normlardan farklı dizayn edilmedi. Küresel normlara uygun dizayn edildi. Onun için ben inanıyorum ki Nisan’da muhtemelen, bir referandumda milletimizin evet demesi ile Türkiye’nin önü açılacak. Güçlü bir yol haritamız var” ifadelerini kullandı.

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek: “Nisan’da muhtemelen, bir referandumda milletimizin evet demesi ile Türkiye’nin önü açılacak”

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, anayasanın iyi tasarlandığını kaydederek, “Nisan’da muhtemelen, bir referandumda milletimizin evet demesi ile Türkiye’nin önü açılacak. Güçlü bir yol haritamız var” dedi.

    İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu, geniş katılımla sürüyor. Zirvede Türkiye’yi temsil eden Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Habertürk televizyonuna açıklamalarda bulundu. Şimşek, korumacılık konusuna değinerek, “Korumacılık aslında dünya ekonomisi için önemli bir tehlike, önemli bir tehdit. Ticaret büyümenin bir motoru. Yapılan çalışmalar her ne kadar algı anlamında küreselleşmenin istihdamı belli ülkelerde yok ettiğine dair bir algı varsa gerçeği daha yapay zeka yani makineleşme robotlaşma istihdamı etkiliyor. Sorun batıda daha büyük ölçekte. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelere etkisi önümüzdeki on yıllarda olacak” dedi.

    Şimşek, sorunun siyasetin gelirin dağılımındaki bozulmayı önleme veya düzeltme noktasında politika geliştirmesinde kısmen iletişimde istihdam kayıplarının ticaretten kaynaklanmadığını bildirerek, “Korumacılığın çözüm olmadığı, işin özünde sorunun teknoloji odaklı daha doğrusu orada görmek gerektiği, gibi çözümler üretmemiz lazım. Yeni dünya sistemine göre çözümler üretmemiz lazım. Türkiye’den baktığınız zaman bu konularda şanslıyız. Birincisi OECD’nin yaptığı çalışmaya göre gelir dağılımında iyileşme sağlayan nadir ülkelerden birisiyiz. Çünkü sağlıkta erişimi arttırdık. Herkese, sağlık imkanı sunuyoruz. Eğitimde ücretleri kaldırdık, harçları kaldırdık” açıklamasını yaptı.

    Sosyal yardımlarda Türkiye’nin önemli ilerlemeler kaydettiğini hatırlatan Şimşek, 2000’li yılların başında 2 milyar lira civarında olan sosyal yardımların 40 milyarın üzerinde olduğunu bildirdi. “Küresel eşitsizlikler büyümeyi sınırlıyor, küresel adaletsizlikler büyümeyi sınırlandırıyor” diyen Şimşek, “OECD’nin yaptığı çok ciddi bir çalışma var. Buna odaklanmamız lazım. Çözüm üretmemiz lazım. Küresel ticaret büyümenin motoru. Küresel ticareti tıkayacak korumacılık ,2008 sonrası arttı, doğru bir şey değil. ABD’de korumacılık artarsa Türkiye’yi ne kadar etkiler, sınırlı etkiler. Çünkü ABD ticaret ortağımız değil, uzun yıllar müttefikimiz ama ticarete gelince AB bizim için bizim esastır. AB’de de gümrük birliği nedeniyle ve gümrük birliğini güncelleme çabalarımız nedeniyle korumacılık söz konusu olamaz. AB ile gümrük birliğinin güncellenmesi yani hizmette kamu alanlarını, tarımı içerecek şekilde genişletilmesi Türkiye’nin menfaatinedir. Biz rekabetten korkmuyoruz. Ticaretle büyüyeceğiz ve geçmişte bundan çok nemalandık ve inanıyorum ki Türkiye eğitim sistemindeki çabaları ile diğer çabalarıyla buna hazır” açıklamasını yaptı.

    “Çin kendisi çok açık değil ama dünyanın açık olmasını istiyor”

    Trump yönetimine ilişkin konuşan Şimşek, “Çin Devlet Başkanı tarafından yapılan konuşmayı ABD Başkanı ve İngiliz Başbakanı yapsaydı haber konusu olmazdı. Serbest piyasa, küreselleşme, ticaret gibi konular batının geliştirdiği bir sistem. Batı içine kapanıp korumacılık eğilimleri ortaya koyarken Çin’in gelip Davos’ta piyasa ekonomisi, küresel ticaretin önünün açılması, korumacılığın yanlış bir şey olması, pencereden dışarıya açık kalmaları husus o nedenle önemli bir haber oldu.. Çin küresel ticaretten, korumacılığın azalmasından en fazla nemalanan bir ülke. Çin kendisi çok açık değil ama dünyanın açık olmasını istiyor” dedi.

    “Türkiye birkaç yıldır büyük felaketlerin eşiğinden döndü”

    “Türkiye birkaç yıldır büyük felaketlerin eşiğinden döndü” diyen Başbakan Yardımcısı Şimşek, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Bir taraftan hain darbe girişi, bir taraftan yaşamsal tehdide dönüşen çok boyutlu terör saldırıları. Bunlar Türkiye’nin gündemini, dış algısını etkiledi. Etkilemeye devam ediyor. Türkiye’nin bir şekilde bu dönemi kapatması lazım Gelen sorulara anayasa değişikliği ile birlikte Türkiye yeni bir döneme girecek Uzun dönemde yönetimde istikrar, temsilde adalet gibi sorunları kökünden çözecek, Türkiye hızlı bir şekilde yapısal reform gündemine ulaşacak. bu zor dönemi 2013 yılının ortasından itibaren yoğunlaşan saldırıların yoğun olduğu dönemini geride bırakacak”

    “Türk ekonomisini bir kelime ile özetler misiniz deseniz yüksek direnç derim” ifadesini kullanan Şimşek, yavaşlama söz konusu olduğunu, piyasada dalgalanmalar olduğunu fakat bir aşka ekonomi olsaydı ve bu denli iç ve dış şoklara maruz kalsaydı çok daha kötü bir performansla karşı karşıya kalınacağını sözlerine ekledi. Türkiye’nin temellerinde bir değişiklik olmadığını bildiren Şimşek, 2-3 yıl sonra Ortadoğu’nun inşasının konuşulabileceğini bildirerek, kötümser olmak için bir sebep olmadığını dile getirdi.

    “Değişiklikler ilk turda rahat geçti”

    Anayasa değişikliği ile Türkiye’nin önünün açık olduğunu kaydeden Şimşek, “Değişiklikler ilk turda rahat geçti. İkinci turda da aynı trend devam ediyor. bu önemli. ondan sonrası milletimizin kararız. ben inanıyorum ki milletimizin uzun vadeli istikrardan yana bir tavır koyacak. Türkiye öyle zor bir coğrafyada yaşıyor ki koalisyonlara yönetilmesi normal dönemlerde zor olan bir ülke. Biz 70’li yıllarda yanı başımızda büyük krizler, savaşlar, Kıbrıs meselesi dışında bir şey yoktu. Ona rağmen Türkiye iflasın eşiğine geldi koalisyonlar nedeniyle. 90’lı yıllarda aynıydı” açıklamasını yaptı.

    “Anayasa iyi tasarlanmış”

    Şimşek, “Anayasa iyi tasarlanmış. Meclis yasama görevini yapacak. İcra tabi ki cumhurbaşkanlığının liderliğinde karar verecek. Esnek olacak, güçlü olacak ve istikrarlı olacak. Yargı, sadece bağımsız olmayacak tarafsız da olacak. Sistem aslında küresel normlardan farklı dizayn edilmedi. Küresel normlara uygun dizayn edildi. Onun için ben inanıyorum ki Nisan’da muhtemelen, bir referandumda milletimizin evet demesi ile Türkiye’nin önü açılacak. Güçlü bir yol haritamız var” ifadelerini kullandı.