Etiket: Milletimizin

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sözde genel başkanı milletimizin irfanına havale ediyoruz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Sözde genel başkanı milletimizin irfanına havale ediyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Artık bu ülkede cumhurbaşkanı milletin yarısından fazlasının doğrudan iradesiyle belirleniyor. Böylesine büyük bir devrimi hala içlerine sindiremeyenler sancılarını farklı görüntüler ve bahaneler altında dışa vuruyor. Bizzat kendisi bir kaset komplosuyla işbaşına gelen, partisi içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık hadiselerini görmezden gelerek orada kalmayı başaran bir siyasi partinin sözde genel başkanının sancısının sebebi de budur” dedi.

    2021 yılının ilk Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrasında kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, isim vermeden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek “sözde Cumhurbaşkanı” ifadesine cevap verdi. İnsanlığın 2020 yılını iyi hatıralarla kapatmadığını, Türkiye’nin de dünyayı etkileyen sıkıntılar ve yaşanan afetler nedeniyle geçen yılı oldukça büyük bedeller ödeyerek geride bıraktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılının güzel bir başlangıçla karşılandığını, 18 yılda kurulan güçlü altyapının üzerinde hedeflere kararlılıkla yüründüğünü, korona virüs salgınının Türkiye’ye sıçramasıyla birlikte hızla yeni duruma geçildiğini söyledi. Ekonomide alınan tedbirlerle salgının Türkiye’ye gelişini geciktirerek yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5’luk bir büyüme oranına ulaşıldığını söyleyen Erdoğan, “Eğer salgın Mart ayını hiç etkilememiş olsaydı bu oranın 1 veya 1,5 puan daha üzerine çıkmış olacaktık. Yılın ikinci çeyreğinde ise korona virüs salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de derinden hissedildi. Bu dönemde Türkiye, diğer ülkelere nazaran oldukça düşük bir seviye olan yüzde 9,9 oranında daraldı. Salgının etkilerini azaltmak için hayata geçirdiğimiz önlem ve teşvikler sayesinde bu zor dönemde ekonomimizin direncini korumayı başardık. Haziran ayında başlayan normalleşme adımlarıyla hızlı bir toparlanma sürecine girdik. Üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre sanayi üretimimiz yüzde 30, perakende satış hacmimiz yüzde 25 oranında arttı. Aynı dönemde imalat sanayi kapasite kullanım oranı 10 puan artarak yüzde 63’ten, yüzde 73’e yükseldi. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında üçüncü çeyrekteki ciro endeksi artışı ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 36 oldu. Otomobil ve konut piyasalarında haziran ayı ile birlikte ciddi bir hareketlilik görüldü. Hatta satışlar geçen senenin bile üzerinde gerçekleşti. 2020’de otomotiv piyasası bir önceki yıla göre yüzde 61 büyüyerek, 773 bine yaklaştı. Yılın ilk 11 ayındaki konut satışları da bir önceki yıla göre yüzde 21,5 artarak 1 milyon 400 bine ulaştı. Ekonomimizdeki bu olumlu hava güven endekslerimize de yansıdı. Üçüncü çeyrekte elde ettiğimiz yüzde 6,7’lik büyüme oranı ile dünyada en hızlı büyüyen ekonomi olduk. Dördüncü çeyreğe de güzel başladık. Hatta Ekim ayında sanayicilerimiz tarihimizin en yüksek aylık sanayi üretimini gerçekleştirdi. Kapasite kullanım oranımız yüzde 76 seviyesine ulaştı. İmalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi büyümeye ilişkin eşit değer olan 50’nin üzerinde gerçekleşti. Ülkemize duyulan güvenin artmasıyla risk birimimiz 300’ün altına geriledi. Henüz rakamlar açıklanmadı ama aynı şekilde 2020 yılında yüzde 0,3 olan büyüme hedefimizi aştığımıza inanıyorum” diye konuştu.

    “Sözde genel başkanın sancısının sebebi de budur”

    Türkiye’nin uğradığı tüm saldırılara ve küresel sorunların yol açtığı sıkıntılara rağmen kararlılıkla yolunda devam ettikçe önüne yeni tuzaklar kurulmaya çalışıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlardan biri de bir süredir hiçbir rasyonel temeli olmadan başlatılan siyasi ve sosyal kaos çıkartma denemeleridir. Türkiye’nin huzurunu kaçırmak isteyenlerin aslında neye cevap verdiklerini gayet iyi biliyoruz. Bu gayretler vesayetin etkisinin kırılıp, milli iradenin güçlendirilmesi konusunda kat ettiğimiz mesafeye verilen cevaptır. Türkiye, bu ülkede kimin cumhurbaşkanı seçileceği konusunda milletin temsilcileri yerine vesayetin dayatmasının belirleyici olduğu günleri geride bırakmıştır. Artık bu ülkede cumhurbaşkanı milletin yarısından fazlasının doğrudan iradesiyle belirleniyor. Böylesine büyük bir devrimi hala içlerine sindiremeyenler sancılarını farklı görüntüler ve bahaneler altında dışa vuruyor. Bizzat kendisi bir kaset komplosuyla işbaşına gelen, partisi içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık hadiselerini görmezden gelerek orada kalmayı başaran bir siyasi partinin sözde genel başkanının sancısının sebebi de budur. Bunların derdi milletledir, milli iradeyledir, milletin tercihleriyledir. Bunlara oy vermeyen öğretmen sözde öğretmen, muhtar sözde muhtar, çiftçi sözde çiftçi, hakim sözde hakimdir. Her hafta toplumumuzun bir kesimini hedefe koyarak kendi çapsızlıklarını parti içi skandallarını örtmeye çalışıyorlar. Türk demokrasisi millete ve onun temsilcilerine hakareti siyaset zanneden bu çukur zihniyeti hak etmiyor. Teröriste ‘terörist’ demekten bile aciz bu sözde genel başkanı öncelikle CHP seçmeninin sağduyusuna, sonra da aziz milletimizin irfanına havale ediyoruz. Siyasi ve sosyal kaos denemelerinin cevap verdiği konulardan biri de Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana en güçlü şekilde gösterdiği istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesidir. Terör örgütlerinin ülkemiz içinde ve sınırlarımız boyunca yaptığı eylemleri gizli veya açık şekilde destekleyenler büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engellemek için çırpınıyorlar. Ülkemizin kendi güvenliğini ve kardeşlerinin haklarını korumak için gerçekleştirdiği harekatların ruh dünyalarında yol açtığı sarsıntıyı bu şekilde dışa vuruyorlar. Bir dönem kendi topraklarına dahi sahip çıkmakta zorlanan bir ülkeden bölgesel ve küresel düzeyde saha ve masa hakimiyeti sağlayan konuma gelmiş bir ülke fotoğrafına geçmiş olmamızı kabul edemiyorlar. Siyasi ve sosyal kaos denemeleri salgının iyice ortaya çıkardığı küresel düzendeki çarpıklıkların rol modellerinde yol açtığı derin sarsıntı karşısında paniğe kapılanların çırpınışlarının ifadesidir. Varlık sebepleri olan sivil toplum görünümlü beşinci kol organizasyonlarının da, medya görünümlü operasyon aygıtlarının da maskeleri birer birer düşenler, paniğe kapıldılar. Uzunca bir süre demokrasi kılıfı altında en ilkel faşizmi, özgürlük kılıfı altında en vahşi diktatörlüğü mazlumlara dayatanların sırça köşkleri başlarına yıkılıyor. İnsanlığın ortak değerleri haline gelen kavramların içlerini kendi çıkarları uğruna boşaltanların artık hiç kimseye diyecek bir sözü, örnek gösterecek bir düzeni kalmadı. Dünün zalimlerinin bugün mazlum kisvesiyle karşımıza çıkarak sergiledikleri sinsiliği yüzlerine vurduğumuz için bize saldırıyorlar. İdeolojik saplantılarını, marjinal eğilimlerini, fıtrata aykırı sapkınlıklarını, terör öğütlerine payandalıklarını cilalı kavramlarla topluma dayatanlar için yolun sonu görünmüştür. Siyasi ve sosyal kaos denemeleriyle 83 milyonun huzurunu kaçırmaya çalışanlar karşılarında hukuku bulmaya devam edecekler. Cumhurbaşkanı olarak yasama, yürütme ve yargı gücünü milletimizi bu tehditlere karşı korumak için seferber etmek anayasal vazifemizdir. Türkiye’yi son 10 yıldır bölgemizdeki neredeyse tüm ülkeleri etkisi altına alan kargaşa iklimine sürükleyerek iç çatışmalar ve dış müdahalelerle hedeflerinden uzaklaştırmak isteyenleri hep hüsrana uğrattık. Ülkemizi yeniden kendi güdümlerine sokmak için kimi zaman vesayet güçlerini, kimi zaman darbecileri, kimi zaman terör örgütlerini, kimi zaman ekonomik tetikçileri kullandılar. Buna rağmen Türkiye’yi dize getiremeyenler açıkça söylemekten de çekinmedikleri şekilde şimdi yeniden siyaset ve toplum mühendisliğine sarıldılar. Bir kez daha inanç ve kararlılıkla diyorum ki, başaramayacaksınız. Milletimiz geçmişte defalarca maruz kaldığı felaketlerin müsebbiplerini deşifre etti, yöntemlerini çözdü, niyetlerini anladı. Bu mücadele döneminde milletimiz birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde, milli iradenin üstünlüğünü hakim kıldığında, gerektiğinde canı pahasına istiklaline ve istikbaline sahip çıktığında önünde hiçbir gücün duramayacağını gördü. Yasakçılıktan vandallığa kadar eski Türkiye’de bolca sahnelenen hiçbir senaryonun bugünün Türkiye’sinde milletimiz nezdinde karşılığı yoktur. Nitekim bu gerçeği fark eten bazı eski Türkiye artıklarını umutlarını ülkenin başına gelecek felaketlere bağlayacak kadar zavallı hale geldiklerine şahit oluyoruz. Türkiye’nin demokraside ve kalkınmada 2023 hedeflerine ulaşmasını engelleyemeyecekler. Ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar, İstiklal Marşı’nda en güzel ifadeleriyle dile getirilen milletimizin o yüreğindeki hürriyet ateşinin yeniden yükselmesinin önüne geçemeyecekler. Ne kadar azgınlaşırlarsa azgınlaşsınlar, ülkemizin yeniden yapılanan küresel, siyasi ve ekonomik düzende hak ettiği yeri almasına mani olamayacaklar. Büyük ve güçlü Türkiye’nin silueti belirgin hale geldikçe bu tür hazımsızlıkların, bu tür kaos çıkarma denemelerinin, bu tür tuzakların artacağını biliyoruz, hepsine de hazırlıklıyız. Sadece son 7 yılda sokakları karıştırmaktan hukuki ve askeri darbe girişimlerine, terörü azdırmaktan sınırlarımızı tacize kadar nice saldırıyı göğüsleyen milletimiz Allah’ın izni ile bunları da tepeleyecek iradeye sahiptir” şeklinde konuştu.

  • Aydemir: ‘Milletimizin başı sağ olsun’

    Aydemir: ‘Milletimizin başı sağ olsun’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir efsane dadaş güreşçiler Reşit Karabacak ve Nihat Kabanlı’nın vefatları dolayısıyla Erzurum ve ülke güreş camiasının büyük kayıp yaşadığını, her iki güreşçinin de milli başarılarla Türk Milletini gururlandırdıklarını belirterek, TBMM’de, ‘Milletimizin başı sağ olsun’ paylaşımında bulundu.

    TBMM’de Karabacak ve Kabanlı’ya Vefa

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu 2921 Yılı Merkezi Bütçe çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte Genel Kurul çalışmalarına katılan Milletvekili Aydemir, TBMM’de Milli Güreşçiler Reşit Karabacak ve Nihat Kabanlı’nın vefatı dolayısıyla üzüntülerini dile getirdi.

    ‘Kabanlı ve Karabacak Milletimize Gurur Yaşattı’

    Genel Kurul’da söz alan Milletvekili Aydemir, ‘ İki müstesna dadaş, yüksek isim Reşit Karabacak ve Nihat Kabanlı. ikisini de onar gün arayla kaybettik. Türk Güreşinin bayrak isimleriydi bunlar, bayrağımızı çok defa göndere çektirdiler. Avrupa’da, Balkanlarda şampiyonluk yaşattılar bize. ‘ diye konuştu.

    ‘Dadaşların başı sağ olsun’

    Milletvekili Aydemir, ‘Maalesef ki salgınla kaybettik bu değerlerimizi. Dadaşlar, onların elim kaybından dolayı çok üzgün durumda. Sadece tesellimiz şu ki, bu iki değerimiz zemine çok uygun bir vasat oluşturarak sporumuza, güreş sporumuza, ata sporumuza gönüllerde yeşertecek bir kıvam kazandırdılar. Bundan dolayı milletimizin başı sağ olsun diyoruz, güreş camiamızın başı sağ olsun diyoruz ve dadaşların başı sağ olsun diyoruz. ‘ dedi.

    Pirinkayalar, Dallıkavak ve Kırık Tüneli

    AK Parti Milletvekili İbrahim Aydemir, TBMM Genel Kurul çalışmaları arasında AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler’le birlikte Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nu ziyaret ederek, Pirinkaya, Dallıkavak ve Kırık Tünelleri inşaat sürecini değerlendirerek, tünellerin tamamlanması noktasında tarih aldılar.

    3 Tünel Ulaştırma Gündemindeydi

    Milletvekili Aydemir ve Güler Erzurum – Artvin Karayolu üzerinde yapımı devam eden 2 bin 380 metre uzunluğundaki Pirinkayalar, Ovit Tünelinin tamamlayıcısı olarak değerlendirilen Erzurum – Rize arasında inşa edilen Kırık, 6.2 kilometre uzunluğuna sahip olarak hayata geçirilecek olan ve Erzurum – İspir-Rize yolunu kısaltacak Dallıkavak Tünellerini ulaştırma gündemine taşıdılar.

    Bakan Karaismailoğlu Tarih Verdi

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’yla yapılan istişari görüşme sonrasında bir açıklamada bulunan Milletvekili Aydemir, ‘Sayın Bakanımızın Pirinkayalar Tünelinin 2021, Dallıkavak Tünelinin 2022, Kırık Tünelinin ise 2023’e kadar ulaşıma açılacağı kaydı Erzurum için çok değerliydi. Bakanımızın yaklaşımına teşekkür ediyoruz. ‘ dedi.

  • Hamza Dağ: “Doğu Akdeniz’de yaptığımız hamlelerle, Dağlık Karabağ’a da yapmış olduğumuz işlerle milletimizin desteği partimize artmış vaziyette”

    Hamza Dağ: “Doğu Akdeniz’de yaptığımız hamlelerle, Dağlık Karabağ’a da yapmış olduğumuz işlerle milletimizin desteği partimize artmış vaziyette”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, AR-GE Başkanı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, “Barış Pınarı, Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı operasyonlarıyla, Doğu Akdeniz’de yapmış olduğumuz hamlelerle, Libya’da yapmış olduğumuz operasyonlarla, Azerbaycan’da Dağlık Karabağ’a da yapmış olduğumuz işlerle, milletimizin desteği ve teveccühü partimize artmış vaziyettedir” dedi.

    AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı 7. Olağan Genel Kurulu Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirildi. Pandemi kurallarına göre yapılan ve tek liste halinde gidilen genel kurulda mevcut başkan AK Parti Kastamonu İl Başkanı Doğan Ünlü tekrar başkanlığa seçildi. Genel kurula katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, AR-GE Başkanı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ yaptığı konuşmada, “Biz bir dava partisiyiz, biz bir dava partiliyiz. Bizim bir davamız var, bizim bir heyecanımız var, bizim bir coşkumuz var. Bizim bir hizmet derdimiz var. Bir tarafta iyi olmak var, bir tarafta kötü olmak var. Bir tarafta Türkiye’nin ufkunu açmak var, öbür tarafta ne kadar engellerim diye hareket etmek var. Eğitimden savunma sanayisine kadar bir şeyler ortaya koyarken, birileri engel olmaya çalıştı. Biz, ‘bir taraftan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olmak var, öbür tarafta ona engel olan CHP’nin yanında olmak var’ demiyoruz. Daha büyük bir davayı ortaya koyuyoruz. Bir tarafta Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhur İttifakı ile bir arada olmak var, öbür tarafta sesin Fransa’dan çıktığı, ABD’den çıktığı, zaman zaman Suriye’de ayrı düştüğümüz Rusya’dan çıktığı tarafta olmak var. Bunu bugünlerde yaşıyoruz. Canlı canlı yaşıyoruz” dedi.

    Türkiye’nin hem içeriden hem de dışarıdan sürekli saldırı altında olduğunu söyleyen Dağ, “İçeriden dışarıdan sürekli saldırı var bize. S-400’leri alamazsınız dediler, aldık. Depoda çürüyecek dediler, kurulumlarına başladık. Şimdi bize S-400’leri kuramazsınız diyenler, ‘bizi iktidar yaparsanız, biz S-400’leri kurmayız’ diyorlar. Suriye’de terör devleti kurmak isteyenlere fırsat vermeyeceğimizi her zaman söyledik. Barış Pınarı, Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı operasyonlarıyla, Doğu Akdeniz’de yapmış olduğumuz hamlelerle, Libya’da yapmış olduğumuz operasyonlarla, Azerbaycan’da Dağlık Karabağ’a da yapmış olduğumuz işlerle, milletimizin desteği ve teveccühü partimize artmış vaziyettedir” diye konuştu.

    Dağ, şunları söyledi:

    “Libya’da ambargoyu Türkiye deldi diyorlar. Bunlar kötü tarafta olanlar, şunu hiç anlamıyorlar; bugüne kadar birilerinden medet umdular, birilerinden istekleri oldu, talepleri oldu ama bu millete iyice yabancılaşmış vaziyettesiniz.”

    Son günlerde bir tartışma yaşandığını ifade eden Dağ, “Biz yıllardır demokrasi, hukuk devleti vurgusu yapıyoruz. Yıllardır anayasa, yasa, özgürlükler vurgusunu yapıyoruz. Hukuk reformunu da demokrasi konusundaki hassasiyetleri de özgürlük konusundaki hassasiyetlerimizi de yıllardır dile getiriyoruz. Son 2-3 haftadır bu konu biraz daha fazla gündeme gelince bazı yerlerde farklı eleştiriler ortaya çıkmaya başladı” dedi.

    Selahattin Demirtaş ile ilgili tartışmalara da değinen Hamza Dağ, “Bugüne kadar ’Adalet mülkün temelidir’ sözünü her yerde hem telaffuz ettik hem de gereğini yerine getirdik. Şimdi sırf adalet ve hukuk sözcüğü üzerinden birilerinin tahliye edilmesiyle alakalı ortaya konulan düşünce, sadece adalet için gerekli olan bir durum mudur? Adalet bunu mu gerektirir? Adalet deyince aklınıza bir sanığın, bir şüphelinin tahliyesi mi geliyor. Mağdurlar hiç aklınıza gelmiyor mu? Selahattin Demirtaş ile ilgili onlarca dava var. Onlarca davanın içinde bir tanesi her birimizin bildiği bir konu. Selahattin Demirtaş’ın terörist başı ’Abdullah Öcalan’ın heykelini dikeceğiz’ sözü, bundan dolayı yargılanması zaten devam ediyor. Ama şu tarihimizde, şu yaşadığımız süreçlerde bir 6-8 Ekim olayları var. 6-8 Ekim olaylarında kimlerin hangi rolleri aldığını bugün çok daha iyi biliyoruz. 5 Ekim tarihinde PKK terörist başlarından Murat Karayılan’ın sokak çağrısından hemen sonra hem HDP Genel Merkezinin hem de Selahattin Demirtaş’ın yapmış olduğu çağrıyla binlerce insan sokağa çıktı. 33 vatandaşımız, 31’i sivil 2’si emniyet görevlisi olmak üzere Yasin Börü ve arkadaşları bu olaylar üzerine şehit oldu” şeklinde konuştu.

    Kendisinin de bir hukukçu olduğunu söyleyen Dağ, şöyle konuştu: “Bana verilen eğitimden yola çıkarak şunu söylüyorum; azmettiren suç faili gibi ceza alır. Hukuk kuralları mı değişti? Benim aldığım eğitim bunu gerektiriyordu. Dokunulmazlığını o dönemde hep birlikte Mecliste kaldırdık. Bütün dokunulmazlığını kaldırdık. CHP Genel Başkanı ‘Hodri meydan’ dedi. ‘Buyurun bütün dokunulmazlığını kaldırın’ dedi. Hepsini kaldırdık. Bütün siyasi partiler beraber kaldırdı bunu. Yürüyen sürecin tamamı hukukidir. Adalet noktasında yürür. İşinize geldiğinde mahkemeye müdahale etmeyin ama işinize gelmediğinde de siz müdahale edeceksiniz. Ayıptır arkadaş. 18 yıldan bu yana mahkemeler bağımsızdır, bağımsız şekilde yoluna devam eder diyoruz. Ama her seferinde cübbemi giyerim diyenler, birilerine yaranmak için Anayasa 138’i hemen unutuveriyorlar.”

    “AK Parti’nin hizmetlerini görmezden gelip milleti yalanlarla aldatmaya çalışıyorlar”

    AK Parti’nin hizmetlerini görmezden gelip milleti yalanlarla aldatmaya çalıştıklarını belirten AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik ise, “1959 yılında açılan havalimanımız kapanmıştı. 1991 yılında bir kere daha havalimanının tekrar açılması için çaba gösterilmiş fakat bu çaba da boşa çıkmıştı. Hamdolsun AK Parti döneminde 2013 yılında Kastamonu havalimanımızla buluştu. Türkiye’de havalimanı sayısı AK Parti ile birlikte 26’dan 56’ya çıktı bunlardan bir tanesi de hamdolsun Kastamonu havalimanıydı. Bunun yanında bölünmüş yollar AK Parti iktidarında 6 bin kilometre bölünmüş yol. Sadece AK Parti döneminde 21 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Kastamonu’da durum ne? 47 kilometreden aldık 330 kilometreye 7 katına bölünmüş yola ulaştırdık. Bugün arkadaşlar atıp tutuyor ya kendi dönemlerinde bir tane çivi çakmamışlar. AK Parti’nin 7 kat hizmetini görmezden gelip maalesef milleti yalanlarla aldatmaya çalışıyorlar. Ama milletimiz olan bitenin hamdolsun farkında. Eğitim anlamında, yenilenen okullardaki öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz güvenle sağlık içerisinde eğitim faaliyetleri devam ediyor. Kastamonulu hemşehrilerimiz bu hizmetlerin de farkında. Kastamonu aynı zamanda bir tarım şehri. 1996 yılında temeli atılmış olan Karadere Barajı 2003 yılında AK Parti gelene kadar sadece 3’te biri tamamlanmış. 3 yıl içerisinde geriye kalan 3’te 2’lik kısmını hamdolsun AK Parti bitirdi ve Karadere Barajı 2006 yılında hizmete girdi. Yine Devrekâni’de hızlı bir şekilde buradaki barajımızı da bitirdik, Devrekâni’miz de suya kavuştu. Yine bunun yanında yeni hizmetlere devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Giresun’daki sel felaketine ilişkin açıklama: “Çok ağır bir felaket. Milletimizin başı sağ olsun”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Giresun’daki sel felaketine ilişkin açıklama: “Çok ağır bir felaket. Milletimizin başı sağ olsun”

    Tuzla’da Yeni Deniz Sistemleri Teslim Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden birisi olduğunu ifade etti. Giresun’da yaşanan sel felaketiyle ilgili konuşan Erdoğan, 5 kişinin hayatını kaybettiğini söyleyerek, “Bakanlarımız bölgede çalışmalarını sürdürüyorlar. Bakanlarımızın bana söylediği, ’Biz bunu yaşamadık’ diyorlar. O kadar ağır bir felaket. Bütün ailelere sabırlar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tuzla Desan Tersanesi’nde düzenlenen Yeni Deniz Sistemleri Teslim Töreni programında konuştu. Törene, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler de katıldı.

    “Türkiye savunma sanayisinde kararlı şekilde yoluna devam ediyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayisinde kararlı bir şekilde yoluna devam ettiğini söyleyerek, “Savunma alanında güçlü ve bağımsız olamayan milletlerin istikballerine güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Savunma sanayi duraklamayı kaldırabilecek bir alan değildir. Sürekli daha ileriye gitmek, daha gelişmişini üretmek mecburiyetindeyiz. Elde ettiğimiz her başarıyı bir sonraki adımın öncüsü olarak görüyoruz. Ülkemizin nüfuzundan ve gücünden rahatsız olanlar, Türkiye’yi eskisi gibi istikrarsızlık batağında mahkum edebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Hamdolsun milletimiz 7 yılı aşkın süredir her seferinde milli iradenin, demokrasinin, hukukun, istiklalinin ve istikbalinin yanında yer alarak bu oyunları bozmuştur. Geçmişte aldıkları derslerle yetinmeyenlerin şimdi gözünü 2023’e diktiği anlaşılıyor. Milletimiz engin ferasetiyle 2023’te de hem dışarıdaki hem içerideki faşist kafalara hak ettikleri cevabı verecektir” dedi.

    “İlk yüzde 7 şirketimiz var”

    “Türkiye’nin demokratik hukuk devleti niteliğine yönelik her saldırıyı engelleyerek, her oyunu bozarak yolumuza devam edeceğiz” diyen Erdoğan, “Türkiye’nin tek amacı kendisinin ve dostlarının meşru haklarını korumaktır. Dünyanın ilk 100 savunma sanayii üretim listesinde 7 şirketle bulunmamız bunları rahatsız ediyor. Bizi de gururlandırıyor, geleceğe güvenle bakmamızı sağlıyor. Hedefimiz, kritik hiçbir alanda dışarıdan ihtiyaç duymayacak bir savunma sanayi geliştirme ve üretim altyapısı inşa etmektir” ifadelerini kullandı.

    “Dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden birisiyiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden birisi olduğunu belirterek, “Ayrıca envarterde bulunan birçok deniz aracımız günün şartlarına uygun olarak son teknolojiler eklenerek modernize edildi. İnşa edilen ve modernize edilen deniz araçlarımızın silah ve radarları milli ürünlerle donatıldı. Bugün 2 adet acil müdahale ve dalış eğitim botu, 2 yeni SAT botu ve 8 adet süratli devriye botunu Deniz Kuvvetleri’ne kazandırıyoruz” diye konuştu.

    “5 yıl içinde çok daha büyük projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz”

    Erdoğan konuşmasının devamında, “Kaybedecek tek bir anımızın olmadığı bilinciyle, çalışıyor, üretiyor, mücadele ediyoruz. Çok daha büyük projeler üzerinde çalışıyoruz, 5 yıl içinde hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu yıl sonunda test ve eğitim gemimiz Ufuk’u göreve alacağız. Önümüzdeki yıl Anadolu denizlerimizde olacak. Anadolu’yu inşa ettik, bir de artık 1 veya 2 belki daha fazla uçak gemisi de inşa edelim. Savunma sanayinde, takip eden değil takip edilen, tüketen değil üreten, yeniye öncülük eden bir üst aşamaya artık geçmemiz gerekiyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz İHA, SİHA, TİHA yanında insansız ve otonom deniz araçlarının da dahil olduğu kara, hava ve deniz unsurlarımızın müşterek görev icra edeceği seviyeye ulaşmaktır” dedi.

    “Milletimizin başı sağ olsun”

    Giresun’da yaşanan sel felaketiyle ilgili de konuşan Erdoğan, “İlk aldığımız haberlerde 5 ölümüz var. Yaralılarımızın sayısı 12 civarında. Aramalar devam ediyor. Kurtarılanlar 150’ye yakın. Aynı zamanda Rize’de de sel felaketi var, benim ilçem de dahil. Allah ölenlerimize rahmet eylesin, yaralılarımıza şifalar nasip etsin. Devlet olarak tahribatı, yıkımı hep birlikte aşarız. 3 bakanımızı bölgeye gönderdik, orada çalışmalarını sürdürüyorlar. Bir taraftan yıkılan köprüler var, bir taraftan yıkılması gereken köprüler var. Bir an önce inşallah bu felaketi hemen ortadan kaldırıp halkımızı mutlu günlerine döndürelim. Ama Bakanlarımızın bana söylediği, ’Biz bunu yaşamadık’ diyorlar. O kadar ağır bir felaket. Bütün ailelere sabırlar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun” diye konuştu.

    Açılışın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tersanede incelemelerde bulundu.

  • Bakan Kurum: “Muhtarlar milletimizin eli, ayağı, gören gözü, duyan kulağıdır”

    Bakan Kurum: “Muhtarlar milletimizin eli, ayağı, gören gözü, duyan kulağıdır”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, güçlü Türkiye davasında muhtarların yol arkadaşları olduğunu ifade ederek, “Muhtarlar milletimizin eli, ayağı, gören gözü, duyan kulağıdır. Ekonomik kalkınmanın, huzurun, güvenliğin, istikrarın yereldeki teminatı, koruyucularıdır. Bu bakımdan Türkiye’nin her konuda, her meselede sizlere ve sizlerin gayretlerine ihtiyacı var” dedi.

    Konya’da “2023’e Doğru Güçlü Şehirler Güçlü Türkiye” programında bakanlığının Konya projelerini tanıtan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, esnaf ziyaretleri ve incelemelerinin ardından Mevlana Kültür Merkezinde muhtarla bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Kurum, muhtarların sadece en küçük idari birimlerin amirleri değil, milletin demokratik iradesinin somut örnekleri olduğunu söyledi.

    “Muhtarlar milletimizin eli, ayağı, gören gözü, duyan kulağıdır”

    Devlet idaresinin önce köyde ve mahallede başladığını ifade eden Bakan Kurum, “Onun için muhtarlar bizim yol arkadaşımız, güçlü Türkiye davasında, dava arkadaşlarımızdır. Muhtarlar milletimizin eli, ayağı, gören gözü, duyan kulağıdır. Ekonomik kalkınmanın, huzurun, güvenliğin, istikrarın yereldeki teminatı, koruyucularıdır. Bu bakımdan Türkiye’nin her konuda, her meselede sizlere ve sizlerin gayretlerine ihtiyacı var. Rabbim gayretlerinizi daim etsin, işlerinizde başarılar versin” dedi.

    “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ruhuna uygun olarak tüm illerimizi ziyaret ediyoruz”

    Muhtarların Konya’da göstermiş olduğu özveriyi kendilerinin tüm şehirlerde göstermenin gayreti içerisinde olduklarını anlatan Bakan Kurum, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ruhuna uygun olarak tüm illerimizi ziyaret ediyoruz. Bugüne kadar 70’i aşkın ilimizi ziyaret ettik. Kararlarımızı masada belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle, muhtarlarımızla, vatandaşlarımızla istişare ederek hep birlikte aldık. Çünkü bizim bir hedefimiz, bir hayalimiz var; O da, ülkemizi ve şehirlerimizi 2023, 2053 ve 2071’e taşımak. Konyamız bu anlamda gerek medeniyet tarihimiz gerekse şehirciliğimiz ve ülkemiz için eşsiz bir değer. Konya’ya karşı hepimizin yerine getirmesi gereken sorumlulukları var. İstiyoruz ki Konyamızın bin 154 muhtarı da Konya projelerimizde yer alsın, öncülük yapsın, bizimle beraber yürüsün. Konyamızı geleceğe hep beraber taşıyalım” diye konuştu.

    “Bu hamlemizi ülkemizin kalkınmasında adeta bir seferberlik olarak görüyoruz”

    Bugün bakanlık olarak ülkenin geleceğine büyük katkılar sağlayacak olan “2023’e Doğru Güçlü Şehirler Güçlü Türkiye” Programını Konya’da başlattıklarını kaydeden Bakan Kurum, “Programda bu güzel şehri, bu kadim beldeyi baştan başa sarmalayan yeni bir şehircilik anlayışıyla birçok alanda yaptığımız, yapacağımız hizmetleri Konyalı kardeşlerimizle paylaştık. Konyamızın gelecek 50 yılına, 100 yılına hizmet edecek projelerimizi ve planlarımızı anlattık. Bu hamlemizi ülkemizin kalkınmasında adeta bir seferberlik olarak görüyoruz. Bu kapsamda Konyamıza dair çok özel projelerimiz ve çalışmalarımız var. Sosyal konut projelerinden altyapı ve üstyapı çalışmalarına, kentsel dönüşümden millet bahçelerine, sıfır atık projesinden ekolojik koridorlara ve tarihi meydanların ihyasına kadar çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “İnşaatlarımızı büyük oranda 2020 sonuna kadar tamamlayacağız”

    900 bin metrekarelik alanda inşa edilen Meram Millet Bahçesi’nin açılışını 2018’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla yaptıklarını belirten Kurum, “Yine şu anda Konya eski stad yerinde, 108 bin metrekarelik alanda Meram 2. etap Millet Bahçesini yapıyoruz. Beyşehir, Ereğli, Karapınar, Sarayönü, Seydişehir, Yalıhüyük, Çumra, Kadınhanı ve Tuzlukçu’da Millet Bahçeleri inşaatlarımız devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla başlattığımız 50 bin sosyal konut projesi kapsamında da konut üretimi yapıyoruz. Selçuklu Ardıçlı’da, Karapınar’da, Beyşehir’de, Akören’de, Hüyük’te, Hadim’de ve Yunak’ta 7 projede toplam 2 bin 396 adet konut projesi başlatmıştık. İnşaatlarımızı büyük oranda 2020 sonuna kadar tamamlayacağız” şeklinde konuştu.

    100 bin sosyal konut projesi kapsamında, Konya’da 4 bin 53 yeni konut inşa edeceklerinin altını çizen Bakan Kurum, “Selçuklu’da bin 787, Meram’da 657, Beyşehir’de 457, Altınekin’de 204, Ereğli’de 300, Halkapınar’da 150, Tuzlukçu’da 126, Cihanbeyli 200 ve Emirgazi’de 172 adet olmak üzere 9 ilçede 11 proje gerçekleştiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Mevlana Hazretlerinin Türbesinin etrafındaki o kirli görüntüyü kaldırıyoruz”

    Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında 81 ilde tarihi kent merkezlerimizi gün yüzüne çıkarttıklarını belirten Bakan Kurum şunları kaydetti:

    “Mevlana Hazretlerinin Türbesinin etrafındaki o kirli görüntüyü kaldırıyoruz. Konya’ya yakışır, Konya’nın tarihine yakışır, dünyadaki sayılı meydanlar içerisinde yer alacak büyük bir kent meydanını Konyamıza, ülkemize ve dünyaya kazandırıyoruz. Bu anlamda başlattığımız projeyle Kapu Cami – Aziziye – Sultan Selim tarihi aksını ihya ediyoruz. Proje ile Mevlana Çarşısı etabında 133, Altın Çarşı etabında 362 olmak üzere toplamda 495 işyeri ve dükkan oluşturacağız. Yine, sokak sağlıklaştırma projemiz kapsamında Alâeddin Bulvarı’nda ilk etapta 62 binanın cephe yenilemelerini yapıyoruz. Sahibiata Şükran Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi için çalışmalarımıza başladık. 116 dükkan ve 182 işyeri inşaatlarına ilişkin ihalemizi önümüzdeki Pazartesi yapıyoruz. Hızlıca da temellerimizi atıyoruz.”

    “2 bin 653 sanayi birimi, 103 ticari alan yapıyoruz”

    Bakanlık olarak, şehir merkezlerindeki sanayi alanlarını şehir dışına çıkardıklarını söyleyen Bakan Kurum, “Karatay Fevziçakmak Mahallesi Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitemizde tam 2 bin 653 sanayi birimi, 103 ticari alan yapıyoruz. Biliyorsunuz; ülkemiz, hem deprem bölgesi üzerinde olması hem de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine maruz kalması nedeniyle afetlerle sıkça karşı karşıya kalıyor. Bakanlık olarak biz de afetlere karşı büyük mücadeleler veriyoruz. Bu noktada; muhtarlarımızın kentsel dönüşüme vereceği destekler çok önemli” diye konuştu.