Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, “Bu sistem dışarıdaki küresel baronların, içerideki işbirlikçileriyle bu ülkenin oynadıkları oyunları göz önüne getirdiğimizde bu sistem diktatör değil üretse üretse terminatör üretir. Millete çalışacak, bir terminatör üretir” dedi.
“Memur Sen’e Davet Tercihimiz Evet” programı kapsamında Memur Sen Genel Başkan Yardımcıları Hasan Yalçın Yayla ve Atilla Olçum Isparta’ya geldi.
Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen program öncesi genel başkan yardımcıları İHA’ya açıklamalarda bulundu. Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, 16 Şubat tarihinden itibaren 81 il ve 100 büyük ilçede referandum süreciyle ilgili “Memur Sen’e Davet Tercihimiz Evet” sürecine girdiklerini belirterek, “46 gündür geziyoruz. Bu ziyaretlerimizin referandumla birlikte iki gündemi daha var. Malumunuz sendika konfederasyonu olmamız sebebiyle genel merkez olarak 1 milyon 111 bin 111 üye hedefimiz var. Bu hedef 15 Mayıs 2017 için geçerli. Bir de ağustos ayında yapacağımız toplu sözleşme var. Yetkili konfederasyon olmamız sebebiyle bu yıl 5 milyon kamu çalışanını temsil edeceğiz. Yeni dönem toplu sözleşmede kamu çalışanları adına isteyeceğimiz taleplerle ilgili bir süreç yönetiyoruz” dedi.
“Bu sistem terminatör üretir”
Olçum, 16 Nisan’da Türkiye’nin hükümet sisteminin değişikliğinin oyalanacağı bir referandum süreci olduğunu belirterek, “Memur-Sen olarak kurulduğumuz günden bu yana kamu çalışanlarının öncüsü, sözcüsü olmakla birlikte milletin de değerlerini merkeze alarak, milletin sözcüsü olmayı kendimize misyon edindik. 2010 yılında yine bir referandum yapılmıştı. Biz o zaman toplumsal sözleşmeye de toplu sözleşmeye de evet demiştik. Ülkenin demokratikleşmesi adına biraz daha sivil siyasetin bürokrasinin sivilleşmesi adına kapının aralanacağına olan inancımızdan dolayı yine sağımızda ve solumuzdaki sendikalar baktığınızda tek evet kampanyası yürüten konfederasyonduk. Sağımız ve solumuzdaki sendikalar o süreçte hayır kampanyası yürüttüler. Memura toplu sözleşme hakkı verilmesine rağmen hayır kampanyası yürüttüler. Sürece hep ideolojik olarak yaklaşmışlardı. O dönemde de durdukları yer hayırdı. Milletin karşısıydı. Bugün 15 Temmuz gibi bir süreçten sonra b milletin 16 Temmuz sabahına uyandıktan sonraki sivil sürecinde, kendini yönetme sürecinde biz yine milletin anında yer alıyoruz. Milletin değerleriyle barışık bir siyaset anlayışının bu ülkede hayata geçeceğine olan inancımızdan dolayı evet diyoruz. Tüm teşkilatlarımızla alandayız. Milletle kucaklaşıyoruz. Bu süreci sadece Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza bırakmıyoruz. Çünkü bu ülkenin geleceği bizim geleceğimiz. Çocuklarımızın geleceği. Hani diyorlar ya tek adamlık diktatörlük ben de diyorum ki; Bu sistem dışarıdaki küresel baronların, içerideki işbirlikçileriyle bu ülkenin oynadıkları oyunları göz önüne getirdiğimizde bu sistem diktatör değil üretse üretse terminatör üretir. Millete çalışacak, bir terminatör üretir. Her 10 yılda bir darbelerle yaşayan bir ülke konumuna geldik. Her 10 yılda iradesine ipotek konulan bir ülke konumuna geldik. O zaman artık buna son vermek gerekiyor. 16 Nisan, 15 Temmuz destanını kurumsallaştırmanın da zamanıdır” diye konuştu.
“Milletin değerlerinin yanında olduk”
Memur Sen Genel Başkan Yardımcıları Hasan Yalçın Yayla da, “Biz 16 Nisan’ın bir milat olduğuna inanıyoruz. Biz aynısını 2010 referandumunda da yaşamıştık. O zamanki referandum 12 Eylül darbesiyle, vesayet odaklı bir hesaplaşmaydı. Aynı zamanda memur sendikacılığı adına toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçilen önemli bir adımdı. Bu önemli adımda Memur-Sen dışındaki konfederasyonların hayır demesi o zaman ki zihniyetin şimdi de aynı olduğunu gösteriyor. Biz her zaman milletin yanında olduk. Milletin değerlerinin yanında olduk. Bugün de bakıyorsunuz Türkiye’nin önünü açacak, belki attığımız yavaş adımlardan sonra koşarak ilerleyeceğimizi bir sürece gireceğimiz bir sistem değişikliği. Biz bunu böyle görüyoruz. Belki siyasetten zor daha önce alanlara indik. Toplumun en dinamik kesimi olması gereken yer memurlar. Çünkü belli bir eğitim seviyesine sahipler. Öyleyse toplumu biz bilgilendirmeliyiz. Memur-Sen olarak bizim söyleyeceklerimiz var. Bizim bu millete borcumuz var. Türkiye’yi dolaşıp niye evet dediğimizi anlatmak için alanlardayız” dedi.
Türkiye’nin, örtülü bir savaş yaşadığı dönemde zayıf iktidar etme yöntemleriyle hiçbir şeyi göğüsleyemeyeceğini ifade eden Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, aldığı kararın arkasında durabilecek ve millete hesap verebilen bir sistemin gelmesi gerektiğini söyledi.
BAYBURT (İHA) – Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Millete güvenen hiç kimse yeni gelecek sistemden korkmamalıdır. Bütün mesele millete güvenmekten, millete inanmaktan, milletin ferasetine, basiretine güvenmekten, sırtını bunlara dayamaktan geçiyor” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) son 30 yıldır milletten korkuyor ve milletle ilgili ne varsa onu vesayet, güç odaklarına götürüyor. Ama ne yaparsa yapsın artık ’hani bak çocukları cadı geliyor, öcü geliyor’ diyerek korkutan anlayışı millete yansıtmaya güçleri yetmeyecek” dedi.
Referanduma götürülen Anayasa değişikliğini Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmesinin doğru olmadığını belirten Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Milletten korkmayın anayasa değişikliğinin millete gitmesini engellemek için uğraşmayın” dedi.