Etiket: mikrocerrahi

  • “Mikrocerrahi ameliyatı sonrası hastalar aynı gün ayağa kalkıyor”

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Çağatay Kemerli, gelişen teknolojiyle mikro cerrahinin bel fıtığı ve boyun fıtığı ameliyatlarında en çok başvurulan yöntem olduğunu açıkladı. Op Dr. Kemerli, mikrocerrahi ile ameliyat edilen hastanın ameliyattan sonra 12 saat süreyle dinlendirildiğini ve aynı gün taburcu edildiğini söyledi.

    Günümüzde modern cerrahi teknikleri sayesinde hem ameliyatların daha güvenli hale geldi ve hem de hasta konforu arttı. Özel ameliyat mikroskobu ile çapı 1 mm’den daha küçük olan sinir ve damarların büyütülerek çok ince aletler yardımıyla yapılan işlemlere mikro cerrahi adı verildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Çağatay Kemerli, mikro cerrahinin bel fıtığı ve boyun fıtığı ameliyatlarında en çok başvurulan yöntem olduğunu ifade etti.

    Op. Dr. Çağatay Kemerli, bel fıtığı ve boyun fıtığı ameliyatında mikro cerrahinin avantajlarını şöyle sıraladı:

    “Ameliyatta kullanılan mikroskop sayesinde dokular ayrıntılı olarak görülebilir. Bu sayede zor görülebilen çapı 1 mm’den daha küçük olan sinir ve damarlar daha rahat ameliyat edilebilir.

    Mikrocerrahi yönteminde daha az kesi yapıldığından dolayı daha az kas dokusu hasarı olur, yaranın iyileşmesi çabuk ve yüz güldürücü olur.

    Mikrocerrahi ile ameliyat yönteminde dikiş olmaz.

    Enfeksiyon ve kan kaybı riski hemen hemen yoktur. Hasta ameliyattan sonra 12 saat süreyle dinlendirilir ve aynı gün taburcu edilir. 3 gün sonra da işlerine devam edebilir”.

    Boyun fıtığında mikrocerrahi tekniği

    Uygulanan konservatif tedavi (istirahat, ilaç tedavisi vs.) şikayetleri gidermediyse, boyun omurilik sinirlerindeki sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmak ve olası nörolojik komplikasyonları (kas güçsüzlüğü, yürüyememe, idrarını ya da gaitasını tutamama, iktidarsızlık gibi) önlemek amacıyla cerrahi tedavinin düşünüldüğünü sözlerine ekleyen Op. Dr. Çağatay Kemerli, günümüz modern araştırma teknikleri (MRI CT gibi), yine günümüz modern cerrahi teknikleri (mikrocerrahi gibi) artık boyun fıtığını kader olmaktan çıkardığını, hasta konforunu üst seviyeye taşıdığını, iyileşme periyodunu da daha çok kısalttığını belirtti.

    Yalnız boyun fıtıkları değil boyunda kaymalar, darlıklar çeşitli enstrumasyonlar ile sıfır hata ile onarıldığını anlatan Op. Dr. Kemerli, hastaların aynı gün ya da bir gün sonra yürüyüp taburcu olduklarını ve işlerinin ağırlığına göre 3 gün veya bir haftada normal yaşamlarına, işlerine geri döndüklerini vurguladı.

    Özellikle nörolojik nefistik denilen ellerde, kollarda güçsüzlük, gece-gündüz ilaca yanıt vermeyen ağrı ve uzun yıllar veya aylar boyunca hastamızın hayat kalitesini olumsuz etkileyen fıtıkların mikrocerrahi ile ameliyat edildiğinin altını çizen Op. Dr. Çağatay Kemerli, mikrocerrahi ile ameliyat edilen hastalarda dikiş olmadığını, 4 saat sonra oturduklarını, yemek yiyebildiklerini, 6 saat sonra yürüyebildiklerini, 12 saat sonra taburcu olduklarını ve 3 gün sonrada işlerine başlayabildiklerini dile getirdi.

    Bel fıtığına mikrocerrahi tekniği

    Op. Dr. Çağatay Kemerli, bel fıtığının kişinin yaşam standardını düşüren ve ağrıya yol açan ciddi bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.

    Bel fıtığının özellikle profesyonel sporcular için hem sağlık, hem kariyer açısından büyük bir sıkıntı olduğunu vurgulayan Kemerli, bel fıtığı tedavisinde mikrocerrahi tekniğinin uygulandığı hastalarda yüzde 80’den fazla başarı sağlandığını dile getirdi.

    Bel fıtığı olan kişilerde genellikle bel ağrısı, bacakta ağrı veya uyuşma görüldüğünü dile getiren Op. Dr. Çağatay Kemerli, özellikle sporcuların uzun iyileşme süresinden kaçındıklarını, bu nedenle mikrocerrahi tekniğinin daha hızlı iyileşme olanağı sağladığını ve artık daha sık kullanıldığını ifade etti.

  • Uşak Üniversite Hastanesinde mikrocerrahi ameliyatlarına başlandı

    Uşak Eğitim Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahi Kliniği mevcut envanterine eklenen cerrahi mikroskop sayesinde gelişmiş donanım ve teknik alt yapı özelliği kazanması ile envantere eklenen cerrahi mikroskopla mikrocerrahi ameliyatlarına başlandı.

    Envantere eklenen mikroskop yardımıyla ilk Lomber Disk Hernisi ameliyatı Op. Dr. Yavuz Selim Aydın tarafından gerçekleştirildi.

    Konu ile ilgili açıklama yapan Op. Dr. Yavuz Selim Aydın; “Hali hazırda ilimizde Uşak Eğitim Araştırma Hastanesinde uygulanan Lomber Disk Hernisi ameliyatlarının cerrahi mikroskop sayesinde mikrocerrahi tekniği uygulanmasına imkan sağlanmış olup, İlimizde mikrocerrahi tekniğiyle fıtık ameliyatlarının yapılabilmesinin önü açılmış oldu. Servikal disk hernisi (boyun fıtığı), omurga kırıkları, torakal ve lomber disk hernisi (sırt ve bel fırıkları), beyin tümörleri, konjenital malformasyonlar (doğumsal hastalıklar), omurga tümörleri, spondilolistezis (bel kayması) ameliyatlarının hastanemizde yapılabilmesi açısından teknik altyapı ve donanımın sağlanması ve Uşak İline kazandırılmasına katkısı olan ve desteklerini esirgemeyen Hastane Yönetimi ve İl Sağlık Müdürümüze teşekkürlerimi sunarım” dedi.

  • AÜ Hastanesine mikrocerrahi ameliyatlarına görüntüleme sistemi

    Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Mikrocerrahi ve Rekonstrüksiyon Vakfı tarafından, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesine mikrocerrahi operasyonlarının başarılı olup olmadığının ameliyat anında tespit edilmesini sağlayan görüntüleme sistemi bağışlandı.

    AÜ Organ Nakli Toplantı Salonunda düzenlenen bağış protokolü töreninde konuşan AÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, organ nakli merkezinin çok önemli başarılara imza attığını kaydetti. Cihazın hastanedeki önemli ameliyatlara büyük katkısının olacağına işaret eden Prof. Dr. Ünal, cihazı hastaneye kazandıran vakfa teşekkür etti.

    Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Türker Özkan ise, mikrocerrahi uygulayan merkezlerin cihaz ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını söyledi.

    Kan dolaşımının olduğu her yerde bu cihazın kullanılabildiğini işaret eden Prof. Dr. Özkan, “Özellikle uzuv kayıplarının ardından gerçekleşen mikro cerrahi ameliyatlarında bu cihaz önemli başarı elde ediyor. Ölü dokunun seviyelerini beklemek için rengine, ısısına bakıyorduk. Bunun için de yaklaşık bir hafta bekliyorduk. Şimdi öyle değil. Ameliyat sırasında bile o parçaların hangisinin yaşadığını, hangi damarın beslendiğini tespit edebiliyoruz. Hasta ameliyattan çıkmadan yeniden müdahale etme şansı oluyor” diye konuştu.

    “Konforlu ameliyata imkan sağlayacak”

    Türkiye’nin ilk yüz, kol ve rahim naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan da, cihazın sadece klinik olarak değil, akademik boyutta da kendilerine büyük fayda sağlayacağını belirtti.

    Prof. Dr. Özkan, cihazı sadece doku nakillerinde değil organ nakillerinde de kullanacaklarını, kendilerinin daha konforlu bir ameliyat yapmalarını sağlayacağını dile getirdi. Özkan, görüntüleme sisteminin damarlar ve mikro damarlardaki kan akışı, doku ve organ perfüzyonu, lenfatik sistem ve lenf nodları ile safra yolları ve karaciğer tümörlerinin görüntülenmesinde kullanılabildiğini sözlerine ekledi.

    Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Ünal ve Prof. Dr. Ömer Özkan, desteklerinden dolayı Prof. Dr. Türker Özkan’a plaket takdim etti.