Etiket: Mide

  • Kıbrıs Kekiği; Mide Kanseri, Ülselerler ve Lenfomaya iyi geliyor

    Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) ve Eczacılık Fakültesi önemli bir araştırmaya imza atarak, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan bir kekik türünün (Thymus capitatus) gastrit ve duedonal ülserler, mide kanseri ve mide lenfomasında etken olarak bilinen Helicobacter pylori isimli bakteri üzerinde öldürücü etkisi olduğunu saptadı.

    YDÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, YDÜ’ de gerçekleştirilen “Thymus capitatus’un anti-Helicobacter pylori etkinliğinin vitro yöntemler ile araştırılması” projesi kapsamında, Kuzey Kıbrıs’ta yaygın olan Thymus capitatus (kekik) türünün yağının eczacılıkta değerlendirilme olanakları ve DESAM Laboratuvarında yapılan in vitro analizlerle Helicobacter pylori üzerinde etkili olduğu sonucuna varıldığı belirtildi.

    Araştırma sonuçlarının 25-27 Mayıs 2017 tarihleri arasında Hırvatistan’da gerçekleştirilen European Biotechnology Congress’de bilim insanlarıyla paylaşıldığı kaydedildi.

    Proje Ekibi: “Kuzey Kıbrıs’ta bulunan kekikten elde edilen yağın mide hastalıklarına neden olan bakteriyi öldürdüğünü gözlemledik.”

    Proje ekibinin verdiği bilgiye göre, Kuzey Kıbrıs’ta üç farklı lokasyondan toplanan kekiklerden GC/MS ve GC analizi ekstraksiyon metodu ile elde edilen kekik yağının Helicobacter pylori üzerindeki in vitro antimikrobiyal aktivitesi araştırılmış; yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda kekik yağının, gastrit ve duedonal ülserler, mide kanseri ve mide lenfomasında neden olan Helicobacter pylori bakterisi üzerinde öldürücü etkisinin olduğu saptanmıştır.

    Proje interdisipliner yürütüldü

    Yakın Doğu Üniversitesi’nde interdisipliner olarak yürütülen proje ekibinde, Eczacılık Fakültesi’nden Prof. Dr. Hüsnü Can Başer, Doç. Dr. Dudu Özkum Yavuz, Uzm. Duygu Yiğit Hanoğlu, Uzm. Azmi Hanoğlu; Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Kaya Süer, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nden Yrd. Doç. Dr. Meryem Güvenir ve DESAM’dan Prof. Dr.Tamer Şanlıdağ yer aldılar.

  • Kapalı tüp mide ameliyatıyla 15 günde 17 kilo verdi

    Danimarka’dan kapalı tüp mide ameliyatı için Konya’ya gelen 48 yaşındaki Celalettin Çetin, geçirdiği ameliyatın ardından 15 günde 17 kilo verdi.

    Medicana Konya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kargın, ameliyat sonrası hastanın kısa sürede normal hayatına döndüğünü belirterek, “Hastamız Celalettin bey Danimarka’da yaşıyor. Uzun süredir kilolarından mustaripmiş. 150 kilolara kadar çıkmış. Daha önce yaptığı tekrarlayan diyetlerle de kilolarını veremediği için ameliyatı araştırmış ve ameliyata karar vermiş. Ameliyatını ülkemizde olmak istediği için bize başvurmuştu. Geldiğinde de vücut kitle endeksi yaklaşık 48’lerdeydi. Tansiyon hastalığı nedeniyle tansiyon ilaçları kullanıyordu. Dizlerinden artık çok mustarip olmaya başlamıştı. Bu nedenle ameliyat kararı verdik. Hastamıza kapalı tüp mide ameliyatı uyguladık, ameliyatımız başarılı geçti. Şu an 15’nci günündeyiz, yaklaşık 17 kilo kadar kilo kaybımız oldu. Şu an artık katı gıdalara da başladık. Diyet evremiz de tamamlandı. Başarılı, sağlıklı bir şekilde inşallah hastamızı Danimarka’ya göndermek üzere uğurlayacağız” şeklinde konuştu.

    “Hastalar yaklaşık 3-4 günden sonra ayağa kalkıp normal işlerini yapabiliyorlar”

    Tüp mide ameliyatlarının popülerleşmeye başladığını anlatan Dr. Kargın, ”Kapalı tüp mide ameliyatları gündemde çok fazla uygulanan ameliyatlar oldu. Aslında çok fazla korkuluyor, ölüm korkusu işte daha başka problemler olabilir mi korkusu oluşmaya başladı. Kapalı tüp mide ameliyatı yapılmaya başladığından beri artık ölüm riskleri çok azalarak inmeye başladı. Diğer problemlerimiz de olmuyor. Hastalar yaklaşık 3-4 günden sonra ayağa kalkıp normal işlerini yapabiliyorlar. 15 günden sonra herhangi katı gıdalara da başlayabiliyorlar ve ciddi şekilde tansiyonda, şeker hastalığında, kireçlenmelerde ciddi oranda düzelmeler sağlıyor. Celalettin Bey’in de tansiyon ilaçlarını yakın bir dönemde kesmeyi planlıyoruz. Diz problemlerini de belki olası diz ameliyatları geçirecekti, onları da engellemeye yönelik bir ameliyat gerçekleştirmiş olduk. Çok ameliyatta artık dediğimiz gibi korkulan komplikasyonlardan uzaklaşıldı” ifadelerini kullandı.

    “Kilolu yaşamak çok zor”

    Danimarka’da yaşayan ve kapalı tüp mide ameliyatı için Türkiye’ye gelen 48 yaşındaki Celalettin Çetin, kilolarıyla yaşamanın zor olduğunu belirtti. Çetin, iş yapamaz duruma geldiğini anlatarak, “Kilolarım epey artmıştı. 150 kilo civarına gelmiştim. Artık bir iş yapamaz duruma gelmiştim, yerimden kalkamıyordum, o dereceye kadar geldim. Diz kapaklarım zaten zarar görmeye başlamıştı, dizlerim tutmuyordu. Tansiyonum yükselmeye başlamıştı. Çare olarak bu doktorumuzu duydum bir tanıdıktan, doktorumuzun yanına geldim ve ameliyata karar verdim. Ameliyattan sonra çok rahatım, eskiye göre çok rahatım. 15-20 gün oldu ameliyat olalı, kendimi çok daha rahat hissediyorum. Tabii ki tavsiye ederim. Benim durumumda olan insanlara tavsiye ederim. Kilolu yaşamak çok zor. Herhangi bir işle uğraşamıyorsunuz, yapamıyorsunuz, yerinizden kalkmak, oturmak bile çok sıkıntılı oluyor. Türkiye’ye sırf ameliyat olmak için geldim. Yurt dışında ameliyatlar biraz daha uzun sürdüğü için artık benim de çekilemez duruma gelmişti, bir an önce ameliyat olmak istiyordum. Bir akrabam doktor beye ameliyat olmuştu aynı şekilde obeziteden dolayı. Ben de onun tavsiyesi üzerine doktor beyi seçtim” dedi.

  • Yapay kalpli hastaya dünyada ilk kez mide ameliyatı yapıldı

    Dünyada ilk kez yapay kalp destek sistemi takılan bir hastaya mide kanseri ameliyatı yapıldı. Yapılan ameliyat sonunda ise hasta sağlığına kavuştu.

    Kalp yetmezliği sorunu ile Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesine başvuran 64 yaşındaki Veysel Efendioğlu, burada üst üste geçirdiği iki ameliyatla sağlığına yeniden kavuştu. Kalbindeki sorun nedeniyle hastaneye başvuran Efendioğlu’na önce yapay kalp destek sistemi takıldı. Kalp Nakli Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Balkanay ve Prof. Dr. Denyan Mansuroğlu tarafından gerçekleştirilen başarılı ameliyatın ardından Efendioğlu taburcu edildi.

    Bir süre sonra yeniden rahatsızlanan Efendioğlu tekrar hastaneye başvurdu. Yapılan muayene sonucunda midesinde tümör olduğu tespit edilen Efendioğlu hemen ameliyata alındı. Efendioğlu’nun mide kanseri ameliyatını Genel Cerrahi bölümünden Prof. Dr. Selçuk Mercan ve Yrd. Doç. Dr. Elbrus Zarbaliyev yaptı. Yapılan bu ameliyat ile dünyada bir ilke imza atılmış oldu.

    64 yaşındaki Veysel Efendioğlu’nun kalp ameliyatını gerçekleştiren Kalp Nakli Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Balkanay, “Veysel bey bize mart ayında başvurdu. Geldiğinde kalp yetmezliğinin son aşamasındaydı. Kendisini kalp ilaçları ile belli bir noktaya getirdik. Fakat yatağından kalkabilecek durumda değildi. Nakil için 2 ay kalp çıkmasını bekledik. Fakat bu gerçekleşmedi. Son aşamaya gelinmişti. Veysel beyin durumu kötüye gidince uzun dönem etkili Mekanik Kalp Sistemleri dediğimiz makineyi uygulamaya karar verdik. Daha önce rahatsızlıklar geçirdiği için teknik olarak çok zordu ancak biz bu ameliyatı başarı ile gerçekleştirdik” dedi.

    Mekanik Kalp Sistemleri makinesini de anlatan Balkanay, “Bu üçüncü jenerasyon bir makinedir. Makine pille çalışıyor. Yedek pilleri de var. Bunlarla birlikte dilerse seyahate bile çıkabilir” dedi.

    Dünyada ilk kez yapay kalp destek sistemi takılı bir hastaya mide ameliyatı yapan Prof. Dr. Selçuk Mercan, “Kalp pompası taktıktan sonra kanı sulandıran ilaçlar verildiği için kanama problemleri olabiliyor. Veysel beyde de bir kanama problemi olmuştu. Bu araştırılırken de mide tümörüne rastlandı. Daha önce bir çok ameliyat yaptım ama Veysel beyin durumu daha özeldi. Kendisinde kalp pompası takılı, kanı sulandıran ilaçlar alıyor. Ameliyat sonrası kanama riski olabilirdi. Mideyi çıkardıktan sonra mide ile bağırsak arasında yeni bir yol yapıyoruz. Bu yolda kaçak olsa sıkıntılı durumlar olabilirdi. Ama tümör olduğu için biz bütün bu riskleri göze aldık ve dünyada ilk olan bir ameliyatı gerçekleştirdik. Sonucunda başarılı bir ameliyat oldu. Veysel bey sağlığına kavuştu. Şuan yürüyor, yemek yiyebiliyor” şeklinde konuştu.

    Üstüste geçirdiği iki ameliyatla yeniden hayata dönen Veysel Efendioğlu ise, “Daha önceden başka bir hastanede kalbime pil takılmıştı. Bu artık yetmiyordu. Bir senelik tedavi sürem vardı. Hiçbir ilerleme olmadığı için doktorum beni bu hastaneye yönlendirdi. Durumum çok kötüydü. Gereken testler yapıldıktan sonra ameliyat oldum. Yapay kalbim takıldı ve taburcu oldum. Kontrole tekrar geldim. Mide kanaması tespit edildi. Tekrar hastaneye yatırıldım. Testler yapıldı. Midemde tümör olduğu söylendi. Tekrar ameliyata alındım. Şimdi çok iyi durumdayım. Herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

  • 130’ar kiloluk çift, fazla kilolarından tüp mide ameliyatı ile kurtuluyor

    İstanbul’dan Elazığ’a gelen biri 130, diğer 135 kilogram ağırlığındaki evli çift, ileride sağlıklı anne ve baba olmak için tüp mide ameliyatı oldu. Kocabıyık çifti, başarılı geçen ameliyatların ardından kilo vermeye başladı.

    8 ay önce evlenen 135 kilogram ağırlığındaki Arzu (25) ile 130 kilogram ağırlığındaki Olcay Kocabıyık çifti yaşanan sağlık problemleri ve ileride sağlıklı bir ebeveyn olabilmek için kilolarından kurtulmaya karar verdi. İstanbul’da yaşayan Kocabıyık çifti, Medical Park Elazığ Hastanesine geldi. İlk önce sağlık problemleri yaşayan Arzu, daha sonra eşini gören Olcay Kocabıyık tüp mide ameliyatı oldu. Ameliyat sonrası kısa sürede 5’er kilo birden veren çiftten koca 75, eşi ise 65 kilograma düşmeyi hedefliyor.

    Kilolarından dolayı sağlık problemleri yaşamaya başladığını belirten Arzu Kocabıyık, “Kilolarım nedeniyle merdivenleri çıkmakta zorlanıyordum ve ara sıra tansiyonum yükseliyordu. Kilolarım sağlığımı da tetiklemeye başlayınca ameliyat olmaya karar verdim. Şuanda 5 günde 5 kilo verdim. İnanıyorum ki yaklaşık 7, 8 ay sürecin sonunda hayal ettiğim ideal kiloma kavuşacağım. O günleri sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

    Kilo vermek istemesinin diğer bir sebebi ise ileride çocuk sahibi olmak istemesi olduğunu dile getiren Arzu Kocabıyık, “Çocuğumu taşırken ve büyütürken rahat büyütmek istiyorum. Eşimle 8 aylık evliyiz. İlerleyen zamanlarda çocuk düşündüğümüz zaman sağlıklı bir anne baba olmak istiyoruz. Kendi kalbimizin, şekerimizin, tansiyonumuzun derdine değil çocuğumuza bakmak istiyoruz. Daha sağlıklı bir anne baba olmak için kilo vermeye karar verdik. Aslında bu benim kararımdı eşim düşünmüyordu. Benim ameliyatımdan sonra eşimde çok etkilendi oda ameliyat olmaya karar verdi”diye konuştu.

    Eşimin ameliyatı için İstanbul’dan Elazığ’a geldiklerini aktaran Olcay Kocabıyık, “Ben ameliyat olmayı düşünmüyordum.Tabi kilolardan dolayı istediğimiz kıyafetleri giyemiyorduk. Daha sonra dizlerimiz, belimiz ağrımaya başladı. Bazı hastalıklar çıkmaya başladı. Eşimi ameliyat sonrası mutlu gördüm ve ben neden mutlu olmayayım deyip biranda bende ameliyat oldum” ifadelerini kullandı.

    Arzu ve Olcay çiftinin tüp mide ameliyatını yapan Medical Park Elazığ Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fadlı Doğan ise, “Arzu Kocabıyık ameliyat olmak için bize başvurdu ama Olcay Kocabıyık ameliyat isteğinin olduğunu, fakat çevresi tarafından engellendiğini söyledi. Arzu Kocabıyık’ın işlemleri yapılıp ameliyata alındı. Olcay Kocabıyık, eşi Arzu Kocabıyık’ın ameliyat sonrası rahatlığını görünce oda ameliyat olmak istediğini söyledi. Onunda bütün tetkikleri yapıldıktan sonra Olcay Kocabıyık’ta ameliyata alındı. Olcay Kocabıyık’ın ameliyatı da başarı ile gerçekleşti. İkisini de sağlıklı bir şekilde taburcu ettik” diye konuştu.

  • Tüp mide ameliyatı olanlar için Ramazan önerileri

    Diyetisyen Ömer Faruk Korkmaz, tüp mide ameliyatı olan hastaların kas kaybı, vitamin ve mineral eksikliği oluşmayacak şekilde beslenmeleri halinde oruç tutabileceklerini söyledi. Korkmaz, hastanın bu şekilde beslenmesi için ameliyatının üzerinden en az bir yıl geçirmesi gerektiğini de belirtti.

    Diyetisyen Ömer Faruk Korkmaz, Ramazan öncesi en çok sorulan, “Tüp mide ameliyatlı hastalar oruç tutabilir mi?” sorusunun yanıtını verdi. Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç.Dr. Serdar Kaçar’ın kliniğinde görev yapan Korkmaz, tüp mide ameliyatı olan hastaların kas kaybı, vitamin ve mineral eksikliği oluşmayacak şekilde beslenmeleri halinde oruç tutabileceklerini söyledi. Hastanın bu şekilde beslenmesi için ameliyatının üzerinden en az bir yıl geçirmesi gerektiğini anlatan Korkmaz, “Hasta ameliyat olduktan sonraki birinci Ramazan’da değil ikinci ramazanda oruç tutabilir. Birinci yıl geçmesine rağmen oruç tutmayı denemiş ve saydığımız sorunları yaşamış olan hastalar sonraki Ramazanda oruç tutmayı denemesi gerekir. Ne zaman hastalar dehidrasyon, kas kaybı, yaşamayacak şekilde beslenebilirse eğer o zaman tam olarak oruç tutabilir” dedi.

    “Uygun değil”

    Tüp mide ameliyatının mideyi küçülterek besin alımını azaltan yöntemlerden birisi olduğunu anlatan Korkmaz, “Tüp mideli hasta besinleri az az ve sık sık tüketmesi gerekir. Ayrıca bir seferde miktarca çok su içemeyeceği için gün boyunca sık sık su içmesi de gerekmektedir. Ramazan ayında oruç tutan kişiler sahur, iftar ve gece olmak üzere en fazla üç öğün yapabilmekte ve bu öğünlerde porsiyon büyüklükleri oldukça fazladır. Bu durum özellikle tüp mide ameliyatlı hastalar için uygun değildir” diye konuştu.

    Tüp mideli hastaların oruç tutmaları halinde yaşayabilecekleri sorunlar hakkında bilgi veren Korkamaz, şunları kaydetti:

    Dehidrasyon

    “Tüp mide ameliyatı olan hasta tek seferde miktarca çok su tüketemediği için gün boyunca su içmesi gerekir. Hasta oruç tutarsa yeterli sıvı alamayacağı için dehidrasyona girecektir. Dehidrasyona giren bir kişi tansiyon probleminden tutunda böbrek fonksiyonlarının bozulmasına kadar birçok sıkıntı yaşayabilir. Dolasıyla hasta özellikle ilk bir yıl oruç tutmaması gerekir. Sonrasında ise hasta iftar ve sahur arasında ortalama 2 ila 3 litre sıvı tüketebilecek kapasitede ise oruç tutabilir.”

    Kısıtlı yemek yeme zamanı

    “Oruç tutan kişiler kısıtlı zamanda yemek yerler. Tüp mide ameliyatı olan bir hastanın midesi ortalama bir yumruk büyüklüğündedir ve istese bile fazla miktarda besin tüketemeyecektir. Gün boyunca aç kaldıktan sonra bir anda besin tüketen hasta dumping sendromu yaşama ve kusma ihtimali yüksektir. Ayrıca oruç tutan hasta, vücudunun ihtiyacı olan protein, su, vitamin ve minerali tam olarak alamayacağı için bilinçsiz bir şekilde oruç tutması sakıncalıdır. Hasta oruç tutmayı denemek istiyorsa muhakkak diyetisyen kontrolünde vücudunun ihtiyaçlarını karşılayacak besin takviyeleriyle birlikte oruç tutması gerekir.”

    Kilo vermeyi olumsuz etkiler

    “Oruç tutan tüp mide ameliyatlı hasta, sanılanın aksine kilo vermesi yavaşlar. Çünkü kısıtlı yeme zamanında ihtiyacı olan protein, vitamin ve minerali tam olarak alamayacağı için kasları beslenemeyecek ve kas kaybı yaşayacaktır. Kas kaybı direkt olarak metabolizma hızını etkilediği için kilo vermesi yavaşlayacak ve kilo verse bile kaslardan verecektir. Bunu önlemek için, hasta diyetisyen kontrolünde oruç tutması gerekir. Diyetisyeni ile birlikte vücudunun ihtiyacına göre besinleri tüketmeli, yetersiz kaldığı yerlerde ise besin takviyelerine başvurulması gerekmektedir.”