Etiket: MHP

  • AK Parti Sözcüsü Çelik: “MHP Ve CHP Terörle Mücadeleye Destek Vermeme Konusunda Kenetlendiler”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 7 Haziran seçimlerinin ardından MHP ve CHP’nin terörle mücadelede kendilerine destek vermediğini belirterek, “Üstelik bunlar cumhurbaşkanlığı seçiminde sayın cumhurbaşkanımızın karşısında bir adayın etrafında kenetlenmişlerdi. Ama şimdi terörle mücadeleye destek vermeme konusunda kenetlendiler” dedi.

    Memur-Sen tarafından düzenlenen ‘Adana Buluşması’ etkinliğine katılan Çelik, 7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin içine girdiği türbülansı herkesin gözlemlediğini söyledi. Bu süreçte terörle mücadele konusunda CHP ve MHP’den destek istediklerini aktaran Çelik, “İki ay bile teröre karşı mücadele etmek üzere ‘CHP’ye ve MHP’ye destek verin’ dediğimizde bu desteği vermediler. Üstelik bunlar cumhurbaşkanlığı seçiminde sayın cumhurbaşkanımızın karşısında bir adayın etrafında kenetlenmişlerdi. Ama şimdi terörle mücadeleye destek vermeme konusunda kenetlendiler. Eğer AK Parti olmasaydı Ankara Gar’ındaki saldırıyı gerçekleştirenlerin Türkiye’yi sahipsiz gösterme, Türkiye’yi dirayetsiz gösterme, Türkiye’de bir hükumet, devlet boşluğu varmış gibi bir izlenim yayma hedefi başarıya ulaşırdı. Ama AK Parti sayesinde bu oyunda boşa çıktı. Üç günlük ulusal yas ilan ettik, sayın cumhurbaşkanımız, sayın başbakanımız oraya karanfil bıraktı. Böylece bu terör eylemini gerçekleştirenlerin iki amacından bir tanesi olan seçim sürecini sabote etmek, ikincisi olan toplumda bir takım hareketlilikler yaratmak şeklindeki bütün hedefleri boşa çıktı. Ama biz şunu biliyoruz bütün bunları yaparlarken asıl ulaşmaya çalıştıkları şey milletin seçtiği temsilcilerin arkasından sivil toplumu ve milletin örgütlerini çıkarmak, onları boşa düşürmek. Ama Memur-Sen gibi teşkilatlar sürekli olarak demokrasiden yana olduğu için bunu gerçekleştiremiyorlar” diye konuştu.

    Çelik, Memur-Sen’in sadece güçlü zamanlarında, demokrasinin iyi olduğu zaman konuşan bir teşkilat olmadığına dikkat çekerek, “Yok edilmekle tehdit edildiği zaman da Memur-Sen’in sesi böyle çıkıyordu. Eğer Türkiye 5-10 tane Memur-Sen gibi teşkilatı olsaydı sivil toplumun, 1960 ihtilali gerçekleştirilemezdi, Adnan Menderes asılamazdı” ifadelerini kullandı.

    Memur-Sen Genel Başkan Vekili ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş ise, 7 Haziran seçimlerinden sonra karanlık güçlerin düğmeye bastığını aktararak, “Son 3 yıldır bahar havasında olan ülkemizde terör olaylarını yeniden başlattılar. Ben bu vesileyle terör olaylarında şehit olan askerlerimize ve polislerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Adanamız terör olaylarında en çok şehit veren illerimizden birisi. Maalesef karanlık güçler son dönemlerde düğmeye bastı. Ülkemizde tam istediklerini yapacakları bir noktada bu ülkenin, bu milletin birlik ve beraberliği tekrardan devreye girdi. Biz de Memur-Sen ailesi olarak ‘Öncü medeniyet, güçlü sendika, büyük Türkiye’ sloganıyla meydanlara indik, kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı duyarlı olmamız gerektiğini vurgulamak için bir araya gelmek ve ülkemize sahip çıkmak için meydanlardayız” şeklinde konuştu.

    Etkinliğe AK Parti İl Başkanı Fikret Yeni, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mehmet Sezer ve çok sayıda davetli katıldı.

  • MHP Lideri Devlet Bahçeli Çorum’da

    ÇORUM (İHA) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Kasım’da kilitlenen Türkiye’yi millet iradesinin açacağını söyledi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Çorum İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’na katıldı. Burada partililere hitap eden bahçeli, 7 Haziran öncesi AK Parti ile yaptıkları koalisyon görüşmeleri, yeni dönemde hangi şartlar altında koalisyon kuracakları ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. 7 Haziran genel seçimleri sonrası koalisyon görüşmeleri için Başbakan Ahmet Davutoğlu’na randevu verdiklerini belirten Bahçeli, “Geldiklerinde Türkiye’nin genel siyasetinden bazı bilgiler aktardılar. CHP ile görüşmelerinden sonuç alınamadığını, böyle durum karşısında CHP- AK Parti koalisyonunun mümkün olmadığını ifade ettiler. Bazı konularda MHP düşüncelerini net ifade etmiştir. Televizyonlardaki yalanlara kapılarak AK Parti ile örtülü, gizli ilişkiler içerisine giren bir takım ülkücülere aldanarak, AK Parti’nin hayır propagandası ile MHP’yi suçlamaya kimsenin hakkı yoktur. Bunlardan bir tanesindeki görüşümüz azınlık hükümetinin kurulmasına MHP hayır diyorsa, ikincisi Meclis’te erken seçim kararı alınması için Meclis’i toplantıya çağırıp erken seçim kararı alınmasına erken seçime hayır diyor. Üçüncüsü bütün bunlar sonrasında Cumhurbaşkanının Anayasa’nın 116. maddesine dayalı olarak seçim hükümeti kurulması için cumhurbaşkanının böyle bir hükümetin kurulması ve Meclis Başkanını görevlendirerek 25 tane Bakanlar Kurulu’nun partilerin Meclis’teki temsil oranları çerçevesinde hangi partiye ne kadar bakanlık düşeceğinin hesaplanmasından sonra oluşacak olan temsil seçim hükümetinde MHP bulunmayacaktır. Orada bulunmaya da hayır diyoruz. Sebebi nedir? Meclis’e birçok çevrenin desteğiyle gelen PKK’nın siyasallaşmış unsuru olarak kabul edilen bir partiyi flu gördüğümüzü ifade ettik. Onlara oy veren vatandaşlarımızı saygıyla karşıladığımızı milli iradenin temsilcileri olarak algıladığımız ama onların oyuyla da olsa Meclis’e gelmiş olan PKK’nın uzantısı bir partiyi flu kabul ettiğimiz için onlarla birlikte seçim hükümetinde görev almaya da hayır diyoruz. Kala kala MHP ile AK Parti’nin koalisyonu kalıyor. Bazı çevreler, bunlar bir araya gelip koalisyon kurabilirler. Biz bu hayır düşüncelerimizi Davutoğlu ile bir araya gelmeden de kamuoyuyla paylaşmıştık. Bizim 4 ilkeyi kabul ederseniz sizlerle AK Parti-MHP koalisyonunu kurar, taşın altına elimizi değil, gövdemizi koylarız dedik” dedi.

    MHP’nin AK Parti koalisyonu için koyduğu şartları hatırlatan Bahçeli, “Anayasa’nın ilk 4 maddesinde tereddüde mahal bırakmayacak şekilde içten bağlılık ve saygının ispatı vazgeçilmez ön şartımızdır. Yani nedir bunlar milli devlet, üniter yapı, toprak bütünlüğü, başkentin Ankara olması, bayrağımızın al bayrak olması. Bundan ben Türk milliyetçisiyim diyen hiçbir insanın vazgeçmesi mümkün değil. Türkiye’nin yıkım ve çözülmesine hizmet eden çözüm sürecinin eksiksiz, bahanesiz tümüyle tasfiyesi müzakere kabul etmeyen talep ve beklentimizdir. Çözüm süreci tamamen ortadan kalkacak. Buzdolabında bulunmasının bize göre anlamı yok. Çözümün buzdolabında ise fişinin çekilerek çürümeye terk edilmesiydi. Türk devlet ve toplum hayatını felç eden, adalet ve ahlak kurallarını hiçe sayan rüşvet yolsuzluk vakalarının 17-25 Aralık kapsamında ucu kime dayanırsa dayansın üzerine gidilmesi tartışmasız isteğimizdir. Dördüncüsü anayasal yetki ve sorumlulukları çiğneyen, hiçbir kurul tanımayan cumhurbaşkanının yasal görevinin gerektiği meşru ve hukuki zeminde bulunması istikrarlı ve sağlıklı koalisyon için aradığımız temel şarttan birisidir. Bunu cebimden çıkardım. Kendisine olduğu gibi okudum. Eğer bu 4 ilke kabul ediliyorsa hemen siyah çantaya elimi uzattım. O çantayı açtım koalisyon nasıl kurulacak, MHP’nin ilkeleri ve öncelikleri nelerdir, protokolü nasıldır, Bakanlar Kurulu’nun dağılımı nasıldır, bunları gündeme getirir, bunlar üzerinde tartışırız. Bu 4 maddeyi kabul ettiğiniz anda dosyalar açılır, tekrar görüşülür, bütün bunlardan sonra isterseniz Kuran’a da el basarız milletin huzurunda. İnançlı insanlarız, daha bağlayıcı, caymaz davranışı da sergileyebiliriz” diye konuştu.

    Bahçeli, bu konularda bir şey söylemeden kendilerinden ayrılanların dışarıya çıktıktan sonra ‘Bunlar koalisyon kurma derdinde değil, bunlar her zaman hayırcı’ diyerek MHP’yi suçlamalarını da siyaseten, ahlaken bağdaşmayan utanç verici davranışlar olduğunu söyledi. MHP’nin hayırlarının millet için hayırlı olduğunu kaydeden Bahçeli, “Türkiye’nin bölünmesine evet diyorsanız biz hayır diyoruz. 17-25 Aralık hırsızlığa, yolsuzluğa evet diyorsanız, bir hayır diyoruz. Çözüm sürecine evet diyorsanız biz hayır diyoruz. Cumhurbaşkanının Çankaya Köşkü yerine kaçak sarayda oturmasına siz hayır diyorsanız biz evet diyoruz. Ama ille de kaçak sarayda oturacak diyorsanız biz hayır diyoruz. Bizim hayırlarımız milletimiz için hayırlı olandır. Tüm bunların altında yatan AK Parti’nin herhangi bir şart altında bir başka partiyle koalisyon kurup hükümet olması halinde kendilerinden bazı hesapların, bazı alınan kararların, yolsuzlukların hesabı sorulacak, yüzleşilecek korkusudur. Bu korku Recep Tayyip Erdoğan’ı sardığı için seçim yapmayın da ne yaparsanız yapın, tekrar milletin huzuruna gidelim 400 milletvekili isteriz, tek başımıza iktidar oluruz hevesidir. Türkiye bu yönüyle kilitlenmiştir. Çıkış yolu millet iradesi olmuştur. 1 Kasım’da kilitlenen Türkiye’yi millet iradesi açacak. Önümüzdeki günlerin önemi buradan geliyor 1 Kasım seçimleri bu yönüyle önemlidir. Birinci görevimiz sandığa gitmektir. İkinci görevimiz oyumuzu mutlaka ve mutlaka gönlünden geçen partiye rahatlıkla verebileceği güvenliğin sağlanmasıdır. Üçüncü görevimiz Türkiye’nin bu genel gidişatına karşı MHP’nin duruşunu, kararlılığını, samimiyetini ülke yönetimine yönlendirebilecek siyasi başarının elde edilmesidir. Tek başına iktidar olmayı hedefliyoruz. Bu hedefimizden vazgeçmeyeceğiz. Bu hedefe hiçbir parti ulaşamaz ise kaygılanma aziz milletim, 4 şartı kim kabul ediyorsa HDP dışında hükümet olmaya, elimizi taşın altına, gövdemizi taşın altına koymaya hazırız. 1 Kasım seçimleri inşallah hayırlara vesile olur. MHP’de koalisyon kurma şartlarına da hazır haldedir. Ve bunu da başarmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

    Bahçeli, ülkücülerden AK Parti’ye oy veren vatandaşlarla karşılaştıklarında onlara “Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan’ın korkusu uğruna felakete sürüklemeyiz. Recep Tayyip Erdoğan’ı korumak, onu tek başına iktidara taşıma gibi bir mecburiyetimiz yoktur” demelerini istedi. AK Parti yöneticilerinin vesayet altında olduklarını savunan Bahçeli, “Onların Recep Tayyip Erdoğan’dan vazgeçecekleri yok. Ama AK Partili kardeşim sen Recep Tayyip Erdoğan yerine ülkenden vazgeçme. Yoksa bunun vebali altında kalırız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de bir sessiz öfke olduğunu, halkın olaylar karşısında öfkesini dışarı vuracağı yerde sesiz kalmayı tercih ettiğini söyleyen Bahçeli, “Vatandaş biraz uzakta kalıyor diye kendinizin geleceğinizden şüphe etmeyiniz. Vatandaş sizi seviyor. Sevmemesi için de sebep yok. Ama sessiz öfke sandıkta patlarsa milletimiz ve demokrasimiz açısından hayırlara vesile olur. Sandıkta patlamak iktidar değişikliğini beraberinde getirir. Ama bu mümkün olmazsa bu sessiz öfke ’Artık ümidim kalmadı, bu memleketin gidişatı hayırlı değil, ne olduğu meçhul bir haldeyiz, zulüm var, baskı var, otorite var, diktatorya var’ derse o zaman bu baskılar sokakta patlarsa kardeş kavgası kapının önünde demektir. Herkesin aklını başına alması gerek. Bu gerçeklerle hareket edin. Son 3 günümüz kaldı. Çalmadık kapı bırakmayın” dedi.

    Siyasi hayatın en kurnaz kesimin muhtarlar olduğunu söyleyen Bahçeli, “Köye gelip gidenlerle köyün sorunlarını nasıl çözdüğünü, köye gelip gidenleri nasıl ağırladığını muhtara sorun. Nasıl onları sevgi ile karşılayıp ikna ettiğini muhtara sorun. Köylüyü ikna edip, köyden gelen herkesi ikna edecek de bir sarayda bir lokma yemek yedi diye Recep Tayyip Erdoğan’a inanacağını mı zannediyorsunuz. Kaçak sarayda bulunanların kim olduğu önemli değil, oraya gidenin ne kadar ikna olduğuna baktığınız vakit kendi kendini kandıran sadece Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu.

  • MHP Grup Başkan Vekili Vural Kars’ta

    MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, “Birisi ‘başkanlık’ derdinde, birisi ‘özerklik’ derdinde. Bu milletin huzuru ve güvenini, geleceğini bu iki zihniyete teslim etmeyeceğiz” dedi.

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkan Vekili Oktay Vural, İstanbul Milletvekili Atilla Kaya ile birlikte 1 Kasım 2015 tarihinde yapılacak seçimler öncesinde partisinin milletvekili adaylarına destek vermek üzere Kars’a geldi.

    Havaalanında MHP Kars İl Başkanı Yaver Özcan, Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta, MHP milletvekili adaylarının karşıladığı Vural, konvoy eşliğinde Gazi Ahmet Muhtar Paşa Caddesi’nde bulunan partisinin seçim bürosuna geldi.

    Oktay Vural, seçim bürosu önünde Karslı aşıkların deyişleriyle karşılandı. Bir süre aşıkları dinleyen Vural, daha sonra seçim bürosuna geçti.

    Partisinin milletvekili adaylarına destek vermek için Kars’ta olduğunu ifade eden Vural, burada gazetecilere açıklamalarda bulundu. Vural, “Bu coğrafya kolay kazanılmadı. Hepimiz beraber birlikte hangi etnik kimlikte olursak olalım, aziz Türk milletine vücut verdiğimizi unutmayalım. Bizler hep beraber birlikte kardeşçe yaşadık ve bir millet olarak burayı vatan edindik. Dolayısıyla bizi vatanımızdan, evimizden etmek isteyenlere, kardeşliğimize göz dikenlere karşı, ülkemizi 36 etnik gruba bölüp de Kars’ımızdaki huzuru bozmak isteyenlere karşı gelin hep beraber birlikte huzurlu ve güvenli bir gelecek için Milliyetçi Hareket Partisi’ne güç verin diyorum. O bakımdan bugün her bir vatandaşımız, Kars’ta bulunan her bir vatandaşımız, Türkiye’nin her yerinde bulunan her bir vatandaşımızın aslında şunu düşünmesi lazım. Bugün Cumhuriyet’imizi kutladığımız bu günlerde bu emanet edilen değerlere ihanet edenlerle mi, yoksa bu değerlere sahip çıkanlarla mı devam edeceğiz. Bu cevabın verilmesi gerekiyor” dedi.

    Oktay Vural, “Dünyanın hiçbir yerinde değerli kardeşlerim 100. yılına yaklaşan bir cumhuriyetin adı tartışılmaz. Aziz milletin kimliği ayrıştırılmaz, kültürü ayrıştırılmaz, Türkiye’ye geleceğe terör örgütleri yol vermez, yön vermez. Ama ne hazindir ki maalesef bugün gerçekten hepimiz hep beraber birlikte kardeşçe yaşadığımız bu güzel cennet mekan serhat şehrimizde hiçbirimiz kendimiz huzurlu ve güvenli hissetmiyoruz. Ne olacak Cumhuriyetimiz? Ne olacak devletimiz? Ne olacak ailemiz? Nereye gidiyoruz, ne olacağız endişesi içerisinde 400 vekil vermedi diye aziz milletimizi cezalandıranlar, böyle bir ortamı sağlayanlar, maalesef parlamenter demokrasiyi çalıştırmayarak al başkanlığı ver özerkliği denklemi içerisinde Türkiye’yi bu sıkıntılı ortama sokanlar, 1 Kasım’da bedel ödemeliler. Türkiye hangi partiye oy verirsek verelim değerli kardeşlerim, birisi ‘başkanlık’ derdinde, birisi ‘özerklik’ derdinde, bu milletin huzuru ve güvenini, geleceğini bu iki zihniyete teslim etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Oktay Vural, basın açıklamasından sonra bir süre İl Başkanı Yaver Özcan, Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta, milletvekili adayları ile sohbet etti. Vural, daha sonra milletvekili adayları ile birlikte esnaf ziyareti yaptı. Vural ve Kaya, esnaf ve vatandaşlardan Pazar günü yapılacak seçimlerde partisinin adaylarına destek istedi.

  • MHP İl Başkanı Özgün’den 1 Kasım Açıklaması

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Adıyaman İl Başkanı Hüseyin Özgün, 1 Kasım seçimleri için ülkücülere sandığa sahip çıkmaları çağrısında bulundu.

    MHP Adıyaman İl Başkanı Hüseyin Özgün, 1 Kasım seçimleriyle ilgili yaptığı açıklamada, MHP’nin yükselişe geçtiğini ve bunu gören bazı kesimlerin yükselişi durdurmak için çalışma başlattığını öne sürdü.

    MHP’nin hem ülkemizde hem de Adıyaman’da yükselişe geçtiğini kaydeden Hüseyin Özgün, “Milliyetçi Hareket Partisinin bu seçimde hem ülkemizde hem de Adıyaman’da yükselişe geçtiğini gören bazı kesimler MHP’nin önünü yükselişini durdurmak üzere harekete geçmiş, çeşitli iftira ve karalama çalışmaları başlatmışlardır. MHP olarak biz bu engellemelerden etkilenmeden doğru bildiğimiz yolda önce ülkem ve milletim, sonra partim, sonra ben, diyerek çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz.

    Merhum Liderimiz Başbuğ Alparslan Türkeş’in dediği gibi bizim yolumuz, dikenlidir. Ayağını seven gelmesin. Bu dikenli yola dayanabilecekler bizimle yola devam edecek, dayanamayan menfaatçiler başka yollara sapacaktır. Bizlere düşen, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan, dağ, taş demeden, partimizin iktidar olması durumunda uygulayacak olduğu plan ve programları halkımıza anlatmak, destekleriyle birlikte gönüllerini de kazanmak için çalışmalarımıza devam ederek, MHP iktidarını sağlamak ve Ayyıldızlı Bayrağımızın yanında 3 hilalli bayrağımızı da dalgalandırmaktır” ifadelerini kullandı.

  • MHP Lideri Bahçeli: “Hayırda Hayır Var”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bu aziz millette bir sessiz öfke birikimi var. Bu sessiz öfke birikimi bir gün bir yerde patlayacak” dedi.

    Amasya’da partililerle buluştuğu toplantıda ülkenin iyi yönetilmediğini, asayişsizlik ve her türlü ahlaksızlığın kol gezdiğini öne süren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Allah muhafaza bu demokrasi dışında patlamasın. Demokrasi dışında patlar ise ülkede kardeş kardeşe kavgaya tutuşur. Çatışmalar olur ve Türkiye’nin hiçbir şart altında huzuru kalmaz. Öyleyse bu patlama demokrasi içinde olmalı, sandıkta olmalı. Sandıktaki patlamada Adalet ve Kalkınma Partisi oy kaybına uğramalı, arkasından gönlünüz hangi partiyi istiyorsa onda ilerleme olmalı” diye konuştu.

    “PKK, KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİZİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’na seslenen Bahçeli, “İkide bir deklarasyon toplantısı yapalım. Şöyle yapalım diye PKK’ya soluk verip milleti aldatmak, çözümsüzlüğü diğer partilerle paylaşmaya gerek yok. Serok Ahmet sana sesleniyorum. PKK’nın kökünü kazımaya niyetliysen deklarasyon yazmaya, karşılıklı görüşüp birbirimize yalancı tebessüme gerek yok. Kökünü kazıman için ne yapıyorsan Milliyetçi Hareket Partisi arkandadır. Her kim ki PKK’nın siyasallaşmasını istiyor. ‘PKK terör örgütü değil’ diyorsa. Hangi partiden olursa olsun o PKK’nın yandaşıdır. O PKK’lıdır. PKK terör örgütü değilse 20 Temmuz’dan bu yana yüzleri aşan polis ve Mehmetçiğimiz şehit olurken ona ne isim vereceksin ey şerefsizler. O yüzden PKK terör örgütüdür. Etnik temelli bölücülük yapmaktadır. Kürt kökenli kardeşlerimizi temsil etmemektedir” şeklinde konuştu.

    AK Parti ile yaptıkları koalisyon görüşmelerindeki savundukları maddelerden birinin de Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’daki sınırlarına çekilmesi olduğunu anlatan Bahçeli, “10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçilmiş olan fakat Anayasa’daki çizgiyi aşan, parti başkanı mı, devlet başkanı mı, Serok Ahmet’i vesayete almış bir kişi mi, ne idüğü belirsiz olan Cumhurbaşkanı’nın Anayasa çizgisine çekilmesi, Çankaya’ya kaçak saraydan gidip oturmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “BUZDOLABI YETMEZ, FİŞİNİ ÇEK”

    MHP’nin “Hayırda hayır var” dediğini yineleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

    “Bir koalisyon kurulduğunda çözüm sürecinin nasıl biteceğinden korkuyorlar. Buzdolabına almışlar, buzdolabı yetmez, fişini çek, onu orada kokut, sonra at. Silahlar betona gömülecekmiş. Niye betona görmüyorsun. Bir gün gelir birileri betonu kırar çıkartırlarsa ne olacak. Ney yapmamız lazım. PKK’yı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne teslim edeceksiniz. Silahlarının hepsi silahlı kuvvetlerimize ve emniyet güçlerimize teslim alınacak ve bir envanter yapıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne emanet edilecek. Bunlardan katil, ihanetçi kim varsa hepsinden yüce adalette hesap sorulacak, masum olanlar yuvalarına, katil ve suçu olanlarda cezaevine gönderilecek. Bunları yapmaktan korkuyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu kararlılığından korkuyorlar.”

    Bahçeli, Amasyalılardan 7 Haziran’da az bir fark ile seçilemeyen adayları Mehmet Sarı ve diğer adaylarına destek istedi.