Etiket: mezuniyet

  • Ereğli POMEM’de mezuniyet coşkusu yaşandı

    Konya’nın Ereğli ilçesinde, Polis Meslek Eğitim Merkezi (POGEM), 20. Dönem mezunlarını düzenlenen törenle verdi.

    Ereğli POMEM’de gerçekleştirilen törende onur ve gurur bir arada yaşandı. 268 polis adayının mezun olduğu Ereğli POMEM’deki tören saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını dönem birincisi Hüseyin Sarıçiçek yaptı.

    Ereğli POMEM Müdürü Ali Kurbi yaptığı konuşmada, çağdaş toplumlarda polisin önemli görevler aldığını belirterek, 4.5 buçuk aylık eğitimini tamamlayıp polis olmaya hak kazanan öğrencileri ve ailelerini tebrik etti. 268 polis adayının emniyet teşkilatının saflarına katıldığını belirten Kurbi, “Türk Polis Teşkilatı olarak ülkemizde huzur ve güvenliğin, özgürlük ve demokrasinin sağlanması için çalışıyoruz. Huzur ve güvenliğin sağlanmasında teşkilatımıza verilen görev ve sorumlulukları yerine getirebilmesi için iyi eğitim almış polislere ihtiyaç duyulmaktadır. Bir kurumun en değerli varlığı o kurumun nitelikli insan kaynağıdır” diye konuştu.

    “Gücünüzü kanundan, desteğinizi halkımızdan alacaksınız”

    Ereğli Kaymakamı Ömer Lütfi Yaran ise, Türk Polis Teşkilatının, emniyet ve asayişin, huzurun ve güvenin tesis ve devamı için mesai mefhumu gözetmeksizin her zaman vatandaşlarına en iyi hizmeti sunma gayreti içerisinde olduğunu ifade etti. Yaran, “Sizlerde artık bu teşkilatın birer mensuplarınız. Bundan sonra sizlere verilen görev yerine getirme gayreti içerisinde olmanız gerekiyor. Görev yaparken sürekli kendinizi geliştirme ve yenileme azmi içerisinde olun. Halkın beklentilerini en üst seviyede sağlamanız ve kamu vicdanının kabul gördüğü tutum ve davranışlarda bulunmanız önem arz etmektedir. Herkesin, kanun önünde eşit olduğu ilkesi doğrultusunda tam bir tarafsızlık içerisinde görev yapacağınızdan eminim. Gücünüzü kanundan, desteğinizi halkımızdan alacaksınız. Sizler artık devletin polisisiniz” dedi.

    Konuşmaların ardından dönem birincisi yaş kütüğüne ismini çaktı. Yemin töreninin ardından mezun olan polis adayları, şapkalarını havaya fırlatarak mezun olmanın sevincini yaşadı. Törene, Ereğli Kaymakamı Ömer Lütfi Yaran, Ereğli Belediye Başkanı Özkan Özgüven, ilçe protokolü ile çok sayıda davetli ve polis adaylarının aileleri katıldı.

  • İçişleri Bakanı Soylu mezuniyet törenine katıldı

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında düzenlenen mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, “Bugün mahkeme karşısında kendi kamera görüntülerini bile inkar eden o hainlere sesleniyorum: ‘Sizin en rütbeliniz, en bilgiliniz, en cesurunuz şu arkamdaki gençlerin tırnağı olamaz.’ Millet sizi silmiştir. Tarih sizi silmiştir” dedi.

    İçişleri Bakanı Soylu, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılını başarıyla tamamlayarak Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde subay ve astsubay olmaya hak kazanan öğrencilerin diploma törenine katıldı. Bakan Soylu, yaptığı konuşmada, “İçişleri Bakanlığı görevine geldiğim günden beri bu salonda buna benzer törenlere katıldım. Mezunlar verdik. Ailelerimizin, gençlerimizin, onlara emek veren komutanlarımızın heyecanlarını ve gururlarını paylaştık. Bu salonda bütün yaşananlara bakarken düşündüğüm ve hissettiğim şudur: ‘Bin yıldır üzerinde yaşadığımız bu Anadolu toprakları sadece buğday vermiyor, ekin vermiyor. Aynı zamanda inanç veriyor, güç veriyor, destan yazacak nice kahramanlar veriyor.’ Bu hasat hiç bitmiyor. Seyit Onbaşılar, Nene Hatunlar, Gazi Mustafa Kemaller, sadece tarih kitaplarında, bir kere yaşamış isimler değillerdir. İşte onlar şu an karşınızdadır. Yarın yine yetişecekler. Bu anneler, bu babalar, o evlatları, o kahramanları yine yetiştirecekler. Bugün de, bizden sonra da, evlatlarımız tarih kitaplarına yine geçecekler. İşte bugün hissettiğim gurur, bunun bir parçası olmaktan duyduğum gururdur. Bunun için Cenab-ı Hakka hamdolsun, şükrolsun” ifadelerini kullandı.

    Bu toprakların üzerinde çok zorluklar çekildiğini, çok savaş ve çok ihanetler görüldüğünü kaydeden Soylu, “Birilerinin ‘bitti’ dediği, ellerini ovuşturduğu, çok badireler atlattık. Allah’a şükür hepsinden de alnımızın akıyla, zaferle çıktık. Hep ayakta kaldık ama hepsi de bizde bir şekilde izler bırakmıştır. Dersler aldık ama bir tanesi var ki; bunların belki de en çok iz bırakanlarından birisi olmuştur. Biz savaşın belki de en büyüğünü Çanakkale’de, Dumlupınar’da ama ihanetin kesinlikle en büyüğünü 15 Temmuz’da gördük. Çanakkale’de yedi düvel bir araya gelmişti. Emin olun ki; 15 Temmuz’da da yine aynı ekip bir araya gelmiştir. Bize ihanet edenler, bizim ekmeğimizi yiyip, bizi bizim silahlarımızla vurmaya kalkanlar, emin olun ki asla yalnız değildiler. Onlara akıl verenler vardı. Onlara destek verenler vardı, para verenler vardı. Üstelik amaçları sadece Türkiye’yi, Türkiye’deki iktidarı ele geçirmek değildi. Kardeşlerim, biliniz ki mesele bu kadar basit değildir. Onların hedefi zulmün önündeki kapıyı kırmak ve bu coğrafyaya zulmü hakim kılmaktı” açıklamasında bulundu.

    15 Temmuz’un sadece Türkiye ile ilgili bir mesele olmadığını vurgulayan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “15 Temmuz; Filistin ile, Afganistan ile, Suriye ile, Irakla, Myanmar ile ilgilidir. Ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar, ne kadar tuzak kurarlarsa kursunlar şu kahramanlarımızın önünden sesleniyorum ki; Türkiye Cumhuriyeti devleti zengin olacaktır, başı göğe değecek kadar özgür olacaktır, hür olacaktır ve bütün dünyaya adaleti, hakkaniyeti verecektir. Biz vicdanlı bir milletiz. Türkiye, dünyada zulümlere sesini yükselten, neredeyse tek ülkedir. Türkiye, terörle mücadeleye karşı neredeyse bütün uluslararası anlaşmalara, iş birliklerine imza koymuş bir ülkedir. Ama buna rağmen terörle mücadelesinde neredeyse hiçbir iade talebi karşılanmayan bir ülkedir.”

    Türkiye’nin kırk yıldır PKK ile mücadele ettiğini ancak Batı’nın PKK’yı hala bir terör örgütü olarak kabul etmediğini sözlerine ekleyen Soylu, “Oturum hakkı, vatandaşlık hakkı veriyor, paneller, yürüyüşler düzenlemesine izin veriyor. Türkiye’nin hangi tuzaklarla karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Birleşmiş Milletler, az önce ifade ettiğim Orta ve Güney Afrika’daki çocuk savaşçılar için raporlar yazıyor, endişelerini dile getiriyor ama Doğu ve Güneydoğu’da okul çıkışlarında kaçırılıp dağa götürülen, eline silah verilen çocuklar için sessiz kalıyor. Uyuşturucuyu kendi ülkesine girerken engelliyor, sentetik uyuşturucu dünyanın doğusuna giderken kulağının üstüne yatıyor. İşte 15 Temmuz bu zihniyetle ilgili bir hadisedir. 15 Temmuz’da çıplak elleriyle beraber tanklara, bombalara karşı duran vatandaşlarımız, şehitlerimiz ve gazilerimiz, aslında bu zihniyete karşı mücadele etmişlerdir. 15 Temmuz bitti. Sabahına varmadan bastırıldı. İçimizdeki birçok haini açığa çıkarttık. Yenilmelerine rağmen, onlar düşündüler ki bu ülkeyi zayıflattık. Ama bunun böyle olmadığını, Allah’a şükür onlara çok çabuk gösterdik. Teröre karşı verdiğimiz mücadele ile Katoda, Gabar’da, Pülümür’de, sınırımızın dışında Fırat Kalkanı’yla, zayıflamak şöyle dursun, safralarımızı atıp güçlendiğimizi bütün dünyaya gösterdik. Onların inlerine girdik. Ben o yiğitleri Kato’da, Gabar’da gördüm. Onların üniformalarının içerisinde bir tek kişi yoktu, onların üniformalarının içerisinde onlarla birlikte onları koruyan ve muhafaza eden bu topraklar için şehitler olan şehitlerle beraber koca cüsseli adamlar vardı. Bugün mahkeme karşısında kendi kamera görüntülerini bile inkar eden o hainlere sesleniyorum: ‘Sizin en rütbeliniz, en bilgiliniz, en cesurunuz şu arkamdaki gençlerin tırnağı olamaz.’ Millet sizi silmiştir. Tarih sizi silmiştir” dedi.

    “Yükümüzün ağır olduğunu bilmenizi isterim” diyen Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ancak şunu da unutmayın ki; bu ülke tehditler ama aynı zamanda fırsatlar ülkesidir. Yükümüz ağırdır ama memleketimize karşı yükümüz ne kadar ağırsa sevdamız o kadar çoktur. Türkiye, dünyanın en zor coğrafyasında tam 15 yıldır bir istikrar ve kalkınma hali içindedir. Yukarıda anlattığım hadiseleri atlattıktan sonra bu ülke geleceğe bakışını aynen devam ettirmektedir. Genç nüfusumuzla 15 Temmuz’un verdiği silkinmeyle, 16 Nisan’daki yenilenmeyle, bu ülkeyi yakın gelecekte çok daha güzel günler beklemektedir.”

    2016-2017 eğitim ve öğretim yılını başarıyla tamamlayarak Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde Subay ve Astsubay olmaya hak kazanan öğrencilere seslenen Soylu, Artık bir gün önce olduğunuz insanlar değilsiniz. Sizin hayatlarınız artık sadece sizin değildir. Sizin hayatlarınız, millete ve devlete adanmış hayatlardır. Seçtiğiniz meslek, rahat ve huzur mesleği değildir. Bilakis, kendi rahatından fedakarlık edip, başkaların rahat ve huzurunu temin etme mesleğidir. Karşılığında çok daha fazla para alacağınız bir meslek de değildir. Ama karşılığında hiçbir paranın ve maddi gücün satın alamayacağı bir şeref ve bir gururu verebilecek meslektir. Bütün rütbeleri kıdem sırasına göre zamanı gelince alırsınız. Ama rütbelerin en büyüğü, şehitlik ve gazilik, nasibinizde varsa her an gelip sizi bulabilir. Bu sözümü unutmayın. Gün gelip diyeceksiniz ki; Tekrar dünyaya gelsem yine bu mesleği seçerdim. İşte bu meslek böyle bir meslektir.”

    Konuşmalarının ardından Bakan Soylu, dereceye giren mezun öğrencilere diplomalarını verdi.

  • Mezuniyet töreninde bayılan veliye ilk müdahale rektörden

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Eğitim Fakültesi Mezuniyet Töreninde bir veli, mezuniyet heyecanı ve sıcak havadan dolayı baygınlık geçirdi. İlk müdahalesi Rektör Prof. Dr. Mustafa Kibar tarafından yapılan Ganime Erdoğan, Balcalı Hastanesi Acil Servisindeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

    Çukurova Üniversitesinde fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulları, 2016-2017 eğitim öğretim yılı mezunlarını törenlerle uğurladı. ÇÜ Açık Hava Amfi’de de dün akşam mezuniyet heyecanı yaşandı. Eğitim Fakültesinden mezun olan 800 öğrenci ve aileleri tören alanında hazır bulundu. Törene Rektör Prof. Dr. Mustafa Kibar, akademisyenler öğrenciler ve aileleri katıldı.

    Tıp doktoru rektör müdahale etti

    Açık Hava Amfisi’ni dolduran aileler çocuklarının bu mutlu gününe ortak olmak için heyecanla beklerken, açılış konuşmalarının yapıldığı sırada bir öğrenci yakınının bayılması hareketli dakikaların yaşanmasına neden oldu.

    Fakülte birincisinin konuşması sırasında bayılan kadını gören sahnedeki sunucunun “Misafirler arasında doktor ya da sağlık görevlisi var mı?” anonsu üzerine ön sıradaki protokolde oturan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kibar, üzerindeki binişi çıkararak kalabalık arasından koşar adımlarla olayın olduğu yere giderek ilk müdahaleyi yaptı.

    Tıp doktoru olan Rektör Prof. Dr. Kibar, mezuniyet heyecanına dayanamayarak baygınlık geçiren öğrenci velisine ilk müdahalede bulunduktan sonra 112’yi aradı. Prof. Dr. Kibar’ın öğrenci velisini sağlık görevlilerine teslim etmesinin ardından mezuniyet töreni kaldığı yerden devam etti.

    Adının Ganime Erdoğan olduğu öğrenilen öğrenci yakınının Balcalı Hastanesi Acil Servisinde tedavi edildikten sonra taburcu olduğu öğrenildi.

  • ESOGÜ’de mezuniyet coşkusu

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencileri (ESOGÜ) 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Törenini coşkuyla kutladı. Çiçeği burnunda mezunlar, keplerini sevilen sanatçı Mithat Körler eşliğinde havaya attı.

    ESOGÜ Stadyumu’nda akşam saatlerinde düzenlenen törende, binlerce öğrenci diplomalarına kavuştu. İlk olarak okudukları fakülte ve bölüm bayraklarıyla stadyuma giriş yapan öğrenciler, tribündeki aileleri selamladı. Bu sırada yürüyüş esnasında bazı gençler, hazırladıkları pankartlarla gülümseten görüntülüler oluşturdu. Ardından stadyum içinde sırayla yerlerini alan mezunlar, giydikleri cübbe ve keplerle heyecanla beklemeye başladı. Daha sonra saygı duruşunda bulunulup, akabinde İstiklal Marşı okundu.

    Mezun olan öğrenciler adına konuşma yapan ESOGÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Bedirhan Uzun, arkadaşları adına konuşmaktan büyük onur duyduğunu belirterek, “Öncelikle üniversitemizin düzenlemiş olduğu bu törende arkadaşlarım adına konuşmaktan ve onları temsil etmekten büyük onur duyuyorum. Eskişehir Osmangazi üniversitesinin değerli 2017 mezunları, sevgili arkadaşlarım hepinizi gönülden kutluyorum. Az sonra hayalimi gerçekleştireceğim için gerçekten heyecanlıyım. Beni büyüten bana ilk aşkım olan bilgisayarımı alan, dershaneye gitmemi sağlayan, üniversite hayatım boyunca bana evini açan geçirdiğimiz bunca zorlu sınav ve proje döneminde stresime ortak, dualarıyla yanımda olan sevgili anneanneme ve sevgili dedeme sonsuz teşekkür ediyorum” diye duygularını dile getirdi.

    “Üniversitemiz toplam 34 bin kişinin bir arada olduğu küçük bir şehirdir”

    Daha sonra konuşma yapan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, Osmangazi Üniversitesi’nin kurulduğu ilk günden itibaren çalışarak ve adım adım ilerleyerek bu günlere geldiğini ifade ederek, “Üniversitemiz kırk yedi yıllık geçmişiyle sahip olduğu tüm akademik ve idari personel ile Eskişehir başta olmak üzere ülkemiz genelinde kurulduğu ilk günden itibaren çalışarak, adım adım ilerleyerek bu günlere geldi. Çok büyük emek harcandı. Daha çok yolumuz var ancak çayırın ortasında kurulan ve bu günlere gelen üniversitemiz ile mutluyuz, gururluyuz. Üniversitemizde sahip olduğumuz fakülteler, yüksekokullar, meslek yüksekokullar, enstitüler, bilimsel araştırma merkezlerinde bir yandan eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütürken diğer yandan bünyemizde yer alan Eğitim Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile aynı zamanda bölgesel sağlık hizmeti de vermekteyiz. Üniversitemiz bin 547 akademik, bin 733 idari personeli, 30 bin 674 öğrencisi ile toplam 34 bin kişinin bir arada olduğu, neredeyse küçük bir şehirdir. Bu kampüste yıllık 900 bin vatandaşımız eğitim öğretim dışında sağlık ve sosyal alanlarda hizmet almaktadır. Bu kapasite tüm ESOGÜ ailesi olarak bizleri gururlandırmaktadır. Üniversitemizde aldığınız eğitimle birlikte sorgusuz sualsiz inanan değil, düşünme yeteneklerini doğru kullanan, gerçeği araştıran ve inandığını, savunduğunu iyi bilen, yeni ilgi alanlarına yönelerek kendilerini geliştiren mezunlar olmanız için emek harcadık. Üniversitemizde almış olduğunuz eğitim-öğretime güvenin. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mezunu olmanın bir ayrıcalık olduğunu, mezuniyet sonrasında daha iyi anlayacaksınız ve bizlerde gelecekte sizleri ülkesine ve insanlığa hizmet eden önemli konumlarda görmekten her zaman gurur duyacağız” şeklinde konuştu.

    Ardından mezuniyet programında, Mühendislik-Mimarlık, Hemşirelik ve Ebelik gibi bölümlerde okuyan öğrencilerin yemin töreni gerçekleşti. Daha sonra Rektör Gönen ve bölüm başkanları, 2016-2017 Akademik Yılını birinci, ikinci ve üçüncü bitiren öğrencilere başarı belgelerini verdi.

    Heyecandan adeta yerlerinde duramayan çiçeği burnunda mezunlar, başarı belgelerinin takdiminden sonra arkadaşlarıyla beraber diplomalarını hocalarının elinden aldı.

    Ardından sahneye çıkan sevilen sanatçı Mithat Körler, mezun öğrencileri sahne önünde toplayarak, doyasıya eğlendirdi. Mezun öğrenciler, sanatçının sevilen şarkıları eşliğinde keplerini atarak yeni yaşamlarına merhaba dedi.

  • Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezuniyet töreni

    Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 2016-2017 Bahar Dönemi mezuniyet töreni AKKM Büyük Salon’da gerçekleştirildi.

    Törene, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutahhar Ulusoy, öğretim üyeleri,öğrenciler ve aileler katıldı.

    Tören, Gazi Mustafa Kemal Atatürk,Kıbrıs Türklerinin Lideri Dr.Fazıl Küçük,KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf.R.Denktaş ve tüm şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Yakın Doğu Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı Piyano Öğretim elemanlarından Hürya Stresenkava kısa bir müzik dinletisi sundu.

    Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutahar Ulusoy açılışta yaptığı konuşmada, “Atatürk ilkelerine bağlı,eleştirel düşünceye ve bilimsel anlayışa sahip, öz güveni ve hoşgörüsü olan, etik değerlere saygılı çağdaş dişhekimleri yetiştirmeye devam ediyoruz” dedi.

    “Diş Hekimliği Fakültesi’nin bu yıl 11 yabancı uyruklu toplam 61 mezun vermenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ulusoy, 2007 yılında kurulan Diş Hekimliği Fakültesi’nin 2011-12 döneminde 27 diş hekiminin mezun verildiğini, daha sonraki dönemlarde bu sayının giderek arttığını ve bu yılki mezunlarla sayının 432’ye ulaştığını vurguladı.

    Ulusoy, “Bu haklı gururu yaşamamızı sağlayan sayın Kurucu Rektörümüz başta olmak üzere Akademik ve İdari kadromuza, emeği geçen herkese, çocuklarını bize amanet eden değerli velilerimize teşekkür ederiz” ifadelerine yerdi.

    Ulusoy, “Fakültede Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki şube halinde eğitim verilmekte olduğunu belirterek, İngilizce Diş Hekimliği Lisans Programında 328, Türkçe Diş Hekimliği Lisans Programında ise 725 olmak üzere toplam 1053 öğrenciye eğitim verildiğini, Doktora Programında ise 57 öğrencinin Lisansüstü eğitim almakta ve araştırma yapmakta olduğunu vurguladı. Fakültede ilk 3 yıl klinik öncesi son 2 yılı uygulamalı klinik olarak 5 yıl boyunca yoğun bir eğitim verilmekte olduğunun altını çizen Ulusoy, bütün bu eğitim hamleleri yanında Diş Hekimliği Fakültesi akademik kadrosunun bilimsel araştırma ve yayın konusunda da ön sıralarda yer aldığını, uluslararası kongrelerde KKTC’nin sesini duyurduğunu belirtti.

    Dönem birincisi Diş Hekimi Serkan Akay’ın konuşmasının ardından söz alan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Kültürümüzün ileri uygarlık kurma faaliyetinin ön safında yer alacak biçimde geliştirilmesi, kültürümüzü yakından ilgilendiren kesimlerini sağlam bilgi ışığında geliştirmekle mümkündür. Yakın Doğu Üniversitesi kuruluşundan bu yana geçen ve bu kadar kapsamlı ve yüksek düzeyde bilim ve eğitim kurumunun tarihi bakımından kısa sayılacak zaman dilimi içerisinde olağanüstü bir hızda gelişmiş ve Kıbrıs’ın en büyük eğitim, araştırma ve kültür merkezi olmuştur” dedi.

    Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bünyesinde 27 akademik birim, 29 araştırma ve uygulama merkezi ve çok sayıda laboratuvarlarıyla araştırmacılarına nitelikli yayın yapma ve yeni araştırma projelerini üretmeye özendirmek; stratejik öneme sahip çok disiplinli ve disiplinlerarası araştırmaları desteklemek, uluslararası etki yaratabilecek ARGE alanlarında kapasite geliştirmeyi hedeflemektedir dedi.

    Prof. Dr. Şanlıdağ,mezun olan genç diş hekimlerine seslenerek “yeni yaşamınızın sizlere sağlık başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum. yolunuz açık olsun.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    Konuşmaların ardından mezun öğrenciler sahneye davet edilirken, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutahar Ulusoy ile birlikte mesleki yemin ettiler..

    Dereceye giren dönem birincisi Diş Hekimi Serkan Akay’a altın madalyasını Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan Suat Günsel’in takdim etmesinin ardından, Dönem ikincisi Burcu Cebeci gümüş madalya, Üçüncü Ahsen Sarıçobanoğlu’na bronz madalya takdim edildi.

    Törende Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr. Ahmet Özant adına dereceye giren mezunlara , Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası yönetim kurulu eğitim sorumlusu ve Diş Hekimliği öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysel Yalı plaket takdim etti.

    Tören geleneksel kep atma töreni ile son buldu.