Etiket: Mezun

  • 49 yaşındaki üniversiteli birincilikle mezun oldu

    Bülent Ecevit Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Devlet Konservatuvarı ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu 2016-2017 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Mezuniyet töreninde 49 yaşındaki ressam Necdet Kutoğlu da mezuniyet coşkusu yaşadı.

    Törene Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ş. Hakan Kutoğlu ile Yüksekokul Müdürleri ve Fakülte Dekanları, akademik ve idari personel ile mezun öğrenciler ve aileleri katıldı. Öğrenciler cübbeleriyle birlikte Sezai Karakoç Kültür Merkezi’ne konukların alkışı eşliğinde girerek salondaki yerlerini aldılar. İki bölüm halinde yapılan mezuniyet törenlerinin ilki sabah saatlerinde gerçekleştirilen Devlet Konservatuvarı mezuniyet töreni oldu. Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezuniyet töreni ise saat 14.00’te gerçekleştirildi. Tören konuşmalarının ardından Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Devlet Konservatuvarı ve Güzel Sanatlar Fakültesini derece ile bitiren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilere diplomalarının verilmesinin ardından mezun öğrenciler, öğretim elemanları eşliğinde mezuniyet yemini ettiler.

    Öğrenciler müzik eşliğinde keplerini fırlatarak mezuniyetlerini coşkuyla kutladılar.

    49 yaşında 3. üniversite

    Öte yandan 49 yaşındaki Necdet Kutoğlu da mezuniyet coşkusu yaşadı. Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olan Kutoğlu, üçüncü üniversiteyi bitirdi. Maden Bölümü, AÖF İktisat Bölümü’nün yanı sıra bu yıl da Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olan Kutoğlu, okulunu dönem birincisi olarak bitirdi. Kutoğlu’na birincilik ödülünü kuzeni olan Rektör Yardımcısı Şenol Hakan Kutoğlu verdi.

  • (Özel haber) Şaka olsun diye girdiği üniversiteden kızıyla mezun oldu

    Kocaeli’de yaşayan 57 yaşındaki Hatice Erkan, şaka olsun diye girdiği üniversite sınavı sonrasında kazandığı 2 yıllık üniversiteden 27 yaşındaki kızıyla birlikte mezun oldu.

    Kocaeli’de yaşayan 57 yaşındaki Hatice Erkan, gittiği sürücü kursunda tek ilkokul mezunu olduğu söylenince gurur yaparak 2006 yılında açık öğretime yazılarak ortaokula başladı. Lise eğitimlerini de tamamlayan Erkan, kendi tabiriyle ‘şaka olsun’ diye girdiği üniversite sınavına girdi. Daha sonra kızı Nuriye Erkan(27) ile tercihlerini yapan Hatice Erkan, Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümünü kazanarak üniversite hayatına başladı. İlahiyat bölümü kazanan kızı ile birlikte ev işleri ve sahip oldukları dükkandan kalan zamanlarda derslerine çalışan Erkan, tamamlanan eğitimlerinin arından Eskişehir’e giderek Anadolu Üniversitesi mezuniyet töreninde kızıyla birlikte mezuniyet heyecanını yaşadı. Mezuniyet cübbesi ve kepi ile birlikte poz veren Hatice Erkan, yeni hedefinin ise eğitimini 4 yıllığa tamamlamak olduğunu söyledi.

    “Anneme ’Hadi birlikte sınava girelim’ dedim”

    Açıköğretim Lisesini başarıyla bitiren annesini üniversite sınavına girmesi için teşvik etitğini söyleyen Nuriye Erkan, “Anneme ‘Hadi birlikte sınava girelim, ne güzel liseyi de bitirdin. Evde oturup ne yapacaksın’ dedim. Ondan sonra birlikte üniversite sınavına girdik. Sınava girdikten sonra annemin tercihlerini de ben yaptım. Sonra tercihler bir geldi, Sosyal Hizmetler. Yani iki puanla Adalet Hukukunu kaçırdı. Sosyal Hizmetlere de kaydolurken ben de dedim ki hemen ilahiyata başvurayım ve hep birlikte okuyalım. Hikayemiz böyle başladı” dedi.

    “Şakasına girdik birlikte mezun olduk”

    Birlikte ders çalışarak girdikleri sınavlar sonrasında mezun olmaya hak kazanınca annesine sürpriz yaptığını ifade eden Nuriye Erkan, “Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi mezuniyet ilanını gördüm. ‘Mezun olacaklar ve olabilenler mezuniyetimize gelsin’ diye çağırmışlardı. Bende hemen kayıt oldum. Annemin haberi yokken, annemi de kayıt ettim. Sonra dedim ki anne birlikte kep atmaya gidiyoruz. Birlikte kep atmaya gittik. Aslında şakasına girdik, şakasına da tuttu. Herkesin velisi var ama benim velim annem, annemin velisi benim” diye konuştu.

    “Öğretmen bu bayan ilkokul mezunu deyince üzüldüm”

    Ticaretle uğraşan eşi mühendis, 3 oğlunun da üniversite mezunu olmasının kendisinde okuma isteğini arttırdığını belirten anne Hatice Erkan, “Babam zamanında okutamadı. Kocamda evlendikten sonra okutamadı. Öğretmenlerim bana ‘zehir gibisin ama neden ilkokul mezunusun’ dedi. O kalabalıkta bana öyle sorması beni üzdü ve dedim ki beni gençlerin yanında deşifre etti. Onlar beni bilmiyordu. Bu olaydan sonra ilk işim eve gidince ortaokula başvurmak oldu. Geldim kayıt oldum, bu süreci eşime de söylemedim sürpriz yapayım diye. Bir yılda ortaokulu bitirdim. Sonra liseyi derken kızımla birlikte üniversiteye kapak attık. Şakasına girmiştim ama Adalet Hukukunu istiyordum, 2 puanla kaçırdım. Sosyal Hizmetleri kazandım. Sosyolojiye geçme hakkım var da ikinci bir üniversite olarak Adalet Hukukunu da yazabiliyormuşum. İşlerim olmasa ikisini birden yürüteceğim. Ev işlerim var, güne gidiyorum, hafızlık yapıyorum, evde mukabele okuyorum. 130 saksı çiçeğim var, 150 balığım var onlar benim hayatım. Çiçek, balık, okumak çok güzel” şeklinde konuştu.

    “Gelinlerim, ‘Kayınvalidem üniversite okuyor’ diyorlar”

    Üniversitede okuduğu için çevredekilerden olumlu tepkiler aldıklarını söyleyen Erkan, “Gelinlerim toplum içerisinde ‘kayınvalidem üniversite okuyor’ diye anlatıyor’. Gerçekten çok değişik bir duygu. Başkası desin diye değil, ben sevdiğim için okuyorum. Sınavlarda hiç heyecanlanmıyorum. Çünkü çalıştığım için çıkmış sorulara bakıyorum. 78 yaşında annem var. Psikoloji okuyarak ona nasıl davranacağımı öğrendim” ifadelerini kullandı.

    Televizyonda anne-kız üniversite mezunları gördüğünde nasıl olur diye düşündüğünü söyleyen Hatice Erkan sözlerini şöyle sürdürdü; “Nasip kızımlaymış. Anne kız yağmurda yağıyordu. Orada yürüyüş çok değişik bir şey, anlatılmaz. İlkokul da 29 Ekim de şiir okumuştum ve aile yakınlarım hep ağlamıştı. Öğretmenlerim de ‘Senden çok iyi öğrenci olur’ demişti. Ama babamın 7 çocuğu olduğu ve durumu olmadığı için bana daha çok ablalık yaptırdı, oğlanları okuttu. Burada o günler gözümün önüne geldi ve babacım bende üniversite mezunu oldum diyorum. Yani bu gerçekten anlatılamaz bir duygu, dilim tutuluyor. Bazı komşularımın ‘Yeter artık, yüzünü göremiyoruz’ diyorlar. Bazıları da ‘Sen yaparsın devam et’ diyorlar. Komşularımızla bir araya geldiğimizde ilk ‘Sınavların nasıl geçti’ diyorlar. Yemek konuşması yok bizim konuşmalarımızda, bu seneki sınavların nasıl geçti muhabbetler oluyor.”

  • MSKÜ ilk doktorlarını mezun etti

    2008 yılında kurulan, 2011 yılında ilk öğrencilerini kabul eden MSKÜ Tıp Fakültesi 6 yıllık eğitimlerin ardından ilk doktorlarını mezun etti. Üniversite AKM 15 Temmuz Şehitler Salonunda gerçekleştirilen törene Yunanistan Hipokrat Kurumu Başkanı Anstotalen Patitis de katılırken, yeni mezun doktorlara Hipokrat’ın Türkçe ve Yunanca yemin metnini hediye etti.

    Tıp Fakültesinin ilk mezunlarının verildiği törende konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan, “Bugün tarihi bir gün. Çünkü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi ilk mezunların veriyor. Tıp Fakültesinin doğduğu, Hipokrat’ın yaşadığı ve dünyanın ta öbür ucunda yeminini yapıldığı Hipokrat’ın yaşadığı topraklarda çocuklarımız bu yemini yapacaklar” dedi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Tıp Fakültesi’nin kuruluşundan bu yana kurulsun, kurulmasın tartışmaları, daha sonra yer konusunda çok değişik tartışmaların yaşandığını söyledi. Rektör Harmandar, “Tıp Fakültesinin kurulması için çok emek sarf edildi. Bugün bana halen ‘Niye Tıp Fakültesi açtınız’ diyenler var. Tıp Fakültesi burada açılması gerekiyordu ve açıldı. Bundan kimse rahatsız olmasın. O günkü milletvekilimiz burada. Onun çektiklerini ben biliyorum. Kendisi bizi yalnız bırakmadı. Kendisine verdiği bu emek ve destek nedeniyle teşekkür ediyorum. Bugün bizim için bayram günüdür. Çünkü ilk mezunlarımızı veriyoruz” dedi.

    Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, “İlk mezunlar olarak mesleğiniz boyunca, hayatınız boyunca bu hatırlanacak, onun için önemli. Tıp Fakültemiz ve Üniversitemiz için önemli, Rektörümüz samanında kurulan Tıp Fakültemizin ilk mezunlarını veriyoruz. Hikâyesi oldukça önemli. Her güzel bir şey yapıldığında muhalifi hazır. Seyfi Terzibaşıoğlu’nun çok büyük emeği ver. Ben o dönem Belediye Başkanı olarak Tıp Fakültesinin mutlaka kurulması gerektiğini, ama nitelikli bir Tıp Fakültesi ve çok iyi donatılmış bir Tıp Fakültesi’nin oluşturulmasını söylemiştim” dedi.

    Muğla Valisi Amir Çiçek, Tıp Fakültesinden mezun olan öğrencilerin diplomasında Muğla ismi taşıyacağını belirtti. Mezun olan öğrencilerin mesleğe ilk defa başlayacaklarını açıklayan Vali Çiçek, “6 yıl az değil. Ömrünüzün en önemli kısmını burada geçirdiniz. Buranın sevgisini, buranın hoşgörüsünü, buranın güzellikleri ile beraber, değerli hocalarımızın sizler verdiği bilgi ve tecrübeleri ile sizi donattılar. Bu donanımlarını inşallah sizler Türkiye’mizin her köşesinde gittiğiniz yerlerde insanlara nakledersiniz. Sizler Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin miladısınız” dedi.

    Törende, Yunanistan Hipokrat Kurum Başkanı Anstotalen Patitis mezun öğrencilere Türkçe ve Yunanca Hipokrat resmi ve yemini bulunan belge hediye ederken, “Benim de bir tarafım Milas, Bir tarafım Bodrum, bir tarafım Fethiye. Kendimi burada evimde gibi hissediyorum. Buraya gelirken Hipokrat Kurumu Başkanı olarak Türkçe ve Yunanca Hipokrat’ın resminin bulunduğu yemini de getirdim. Yeni mezun öğrencilerimize bunları dağıtacağım. Ayrıca Büyük bir afişi de Fakülte’de bir yere asmanızı istiyorum” dedi.

    Törende Yunanistan’dan gelen Hipokrat Derneği üyesi Minas Chatziantoniou ise antik çağ elbiseleri ile orijinal Hipokrat yeminini canlandırdı. Törende MSKÜ Tıp Fakültesi’nin ilk mezunlarının diplomaları protokol tarafından verildikten sonra Fakülte Dekanı genç doktorlara Türkçe Hipokrat yemini ettirdikten sonra yeni mezun doktorlar kep fırlattı.

  • Hayalini kurduğu üniversiteden 61 yaşında mezun oldu

    Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yaşayan 61 Abdurrahman Akbaba, torunu yaşındaki öğrencilerle birlikte mezun olup kep atmanın heyecanını yaşadı.

    Yıldızeli Belediyesi’nde çalışan evli ve 3 çocuk babası Abdurrahman Akbaba 2 yıl önce girdiği üniversite sınavında 206 puan alarak Cumhuriyet Üniversitesi Yıldızeli Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümü’nü kazandı. 2 yıl boyunca başarılı bir şekilde eğitimine devam eden Akbaba, çocuğu yaşındaki öğrencilerle mezun olmanın sevincini yaşadı.

    Akbaba 1980’li yıllarda ihtilal nedeniyle okula gidemediğini belirterek, “Evin tek oğluydum. Ailem darbe nedeniyle korkup beni okula göndermediler. İçimde okuma hevesi vardı. Eğer okumadan ölseydim gözüm açık giderdim. En azından 2 yıllık yüksekokul bitireyim dedim. Okumanın yaşı olmaz” şeklinde konuştu.

    2015 yılında girdiği üniversite sınavında 206 puan aldığını ifade eden Akbaba, “Cumhuriyet Üniversitesi Yıldızeli Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümünü kazandım. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız’a, okul müdürüme, öğretim elemanlarına ve öğrenci arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Okula devam etmemde ve okulu başarı ile tamamlamam da bana çok destek oldular, Allah hepsinden razı olsun” dedi.

    Akbaba, daha sonra genç okul arkadaşlarıyla birlikte kep atmanın heyecanını yaşadı.

  • 50 yıl önce mezun oldukları lisede buluştular

    Erzurum Lisesi’nden 50 yıl önce mezun olan 38 arkadaş, yıllar sonra mezun oldukları okulda bir araya geldi. Duygu dolu anlar yaşayan 1967 yılı mezunları, eski sınıflarını gezdikten sonra hep bir ağızdan öğrencilik yıllarındaki gibi İstiklal Marşını okudular.

    1889 yılında kurulan tarihi Erzurum Lisesi’nin 1967 yılı mezunları, uzun yıllar sonra hep bir araya gelerek mezun oldukları okullarında eski günlerini yad ettiler. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen Fen A ve Fen B sınıfı öğrencisi 38 arkadaş, 50 yıl sonra mezun oldukları liseyi gezerek öğrencilik yıllarına döndü. Yıllardır birbirleriyle görüşemeyen arkadaşlar hem hasret giderdi hem de eğitim gördükleri sınıflarını gezerek duygu dolu anlar yaşadı. Seneler sonra yeniden aynı sınıfta birlikte olmanın mutluluğunu yaşayan arkadaşlar, uzun uzun anılarını anlatarak öğrencilik yıllarını anımsadı.

    Eski arkadaşlarıyla yeniden buluşmaktan memnun olduğu belirten Emekli Hakim Sevtap Kaya, “1967 yılı mezunları olarak hep birlikte toplandık. 50’nci yılımızı kutlamak için Erzurum’a geldik. Yılların ardından bir araya gelmekten çok mutluyuz. 50 yıl önce mezun olup 50 yıl sonra sağlıklı bir şekilde burada olmaktan gururluyuz.” diye konuştu.

    Mezunlardan Erdal Özalp ise yılların dostlukları eskitemediğini söyleyerek, “50 yıl kolay değil, o gün doğanlar bugün 50 yaşında. Ama bütün arkadaşlarımızla bir arada olunca büyük bir duygu yaşıyoruz. Fen A ve Fen B sınıfı öğrencisi toplamda 51 kişiyiz. Bu sene her iki sınıftan 38 arkadaşımız katıldı. İşin ilginç tarafı bu 51 öğrenciden 49’u üniversite mezunu. 2 arkadaşımız çeşitli nedenlerden dolayı okuyamadı. Bunlardan birisi üniversiteden ayrıldı” diye konuştu.

    Mezun oldukları liseyi gezen 38 arkadaş daha sonra okul çıkışlarında okudukları istiklal marşını hep bir ağızdan söyleyerek ziyaretlerini bitirdiler.