Etiket: mezarlarını

  • 2 bin 800 yıllık kaya mezarlarını 10 ayda 5 bin kişi ziyaret etti

    Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Onar Mahallesi’nde bulunan Doğu Roma İmparatorluğu dönemine ait yaklaşık 2 bin 800 yıllık kaya mezarlarını 10 ayda 5 bin kişi ziyaret etti.

    Arapgir ilçesinin önemli turizm merkezlerinden biri olan Onar Mahallesi’nde bulunan Doğu Roma İmparatorluğu dönemine ait olduğu belirtilen yaklaşık 2 bin 800 yıllık 21 kaya mezarı ve mezarlardan birinin duvarlarında bulunan hiyeroglifleri yerinde görmek için 10 ayda Onar Mahallesini ziyaret eden kişi sayısı 5 bini buldu. Açık ve içerisine girilebilen kaya mezarlarından duvarında hiyerogliflerin bulunduğu mağaranın özellikle ilgi odağı olduğunu 10 ayda kaya mezarlarını yaklaşık 5 bin kişinin ziyaret ettiğini belirten Onar Mahallesi’nin gönüllü rehberi Serdan Kaygusuz, “Kaya mezarları Romalılara ait. Mağaraların üzerinde bulunan tarlalarda ikamet eden lejyonerler buradan Arap ülkelerine akınlar düzenlermiş.Duvarında at-güneş gibi çeşitli figürlerin bulunduğu Romalı generale ait kaya mezarda paralar ve kılıçlar bulunmuştur.Mağaraların üst kısmında bulunan alana yerleşen 6-7 bin kişi oldukları tahmin edilen Romalılar ölülerini bu mağaralara defnetmiştir.Mağaralar genel olarak orjinalliğini korumuş çok fazla tahribata uğramamıştır” diye konuştu

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Mezarlarını hazırlıyorlar”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şimdi de Münbiç’in etrafında hendekler kazıyorlarmış, evet, doğru mezarlarını hazırlıyorlar. Mezarlarını hazırlıyorlar. Bize fazla iş bırakmayacaklar anlaşılan o” dedi.

    Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Stadyumu’nda gerçekleşen, “Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi İkinci Dönem Sözleşmeli Astsubay Mezuniyet Töreni”nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Münbiç’in etrafında hendekler kazıldığını bildiklerini belirterek, “Mezarlarını hazırlıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Ettiğiniz yeminin hakkını vererek mesleğinizi en güzel şekilde icra etmenizi bekliyorum”

    Toplam 3 bin 351 astsubayın görev yerlerine uğurlandığını söyleyen Erdoğan, okullarını başarı ile tamamlayan 227 kadın astsubayı özellikle tebrik ettiğini belirterek, “Sizin bu başarınızın diğer tüm kadınlarımıza ilham kaynağı olacağına inanıyorum” diye konuştu.

    Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Karşımdaki bu iftihar tablosunda milletimizin huzuru ve emniyeti için gece gündüz demeden görev yapacak özveri abidelerini görüyorum. Her birinizin ışıldayan gözlerinde daha müreffeh, daha güçlü, daha büyük bir Türkiye’nin muştusunu görüyorum. Terör örgütlerine, çetelere, alçaklara göz açtırmayacak şanlı Türk jandarmasını görüyorum. Bugün burada gerektiğinde istiklalimiz ve istikbalimiz uğruna gözünü kırpmadan şehadete yürüyecek kahramanları görüyorum. Her birinizden aldığınız eğitimin, üstünüzdeki üniformanın, ettiğiniz yeminin hakkını vererek mesleğinizi en güzel şekilde icra etmenizi bekliyorum.”

    “Vatanın üzerine namahrem elinin değmesine asla göz yummadık”

    Türkiye’nin stratejik bir bölgede yer aldığını belirten Erdoğan, “1071 Malazgirt Zaferiyle kendimize ebedi vatan kıldığımız bu toprakları, bin yıldır önce Allah’ın yardımı sonra da canından vazgeçen ancak cananı bildiği yurdundan vazgeçmeyen milletin dirayetiyle muhafaza ediyoruz. Tarih boyunca her türlü saldırıya ve ihanete rağmen medeniyetimizin timsali, ezanlarımızın susmasına, bağımsızlığımızın nişanesi bayrağımızın inmesine müsaade etmedik. Her karışını şehitlerimizin kanlarıyla suladığımız bu güzel vatanın üzerine namahrem elinin değmesine asla göz yummadık” diye konuştu.

    “Biz bağımsızlığımızı kapılar ardında gerçekleşen kirli pazarlıklarla elde etmedik”

    İstiklal Marşı’nın sözlerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bin yıldır bu toprakları İstiklal Marşı’mızın kıtalarına ilham veren bu adanmışlık duygusu ile korumayı başardık, inşallah ebediyete kadar bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Adı, sanı, cüssesi ne olursa olsun vatanımıza göz dikmesine müsaade etmeyeceğiz. Tarihte hiçbir zaferimiz bizlere ikram edilmedi, altın tepside sunulmadı, hiçbir başarımız bedel ödemeden kazanılmadı. Türkiye bu coğrafyadaki mevcudiyetini türlü sınamalar, her biri diğerinden çetin mücadeleler sonucunda korudu. Biz bağımsızlığımızı birilerinin ihsanıyla, lütfuyla, kapalı kapılar ardında gerçekleşen kirli pazarlıklarla elde etmedik. Biz bugünlere daha ömrünün baharındayken ana babaların ’ya şehit ol ya gazi’ diyerek Çanakkale’ye, diğer cephelere gönderdiği kahramanların fedakarlığı sayesinde geldik” şeklinde konuştu.

    “Mezarlarını hazırlıyorlar, bize fazla iş bırakmayacaklar”

    Barış, güvenlik, huzur, esenlik, hürriyet isteniyorsa savaşa hazır olunması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Cerablus’ta böyle olmadı mı? Zeytinlik’te böyle olmadı mı? Afrin’de böyle olmadı mı? Oralarda üzerimize gelenlere, o terör koridorunu mezar etmedik mi? Askerimizle beraber mezar ettik. O inlere gömüldüler. Bizim Mehmedimiz her zaman bu yükünün idrakindedir, şuurundadır. Şimdi de Münbiç’in etrafında hendekler kazıyorlarmış, evet, doğru mezarlarını hazırlıyorlar. Mezarlarını hazırlıyorlar. Bize fazla iş bırakmayacaklar anlaşılan o” dedi.

    “Sırtlarını dayadıkları güçlere güvenerek devletimizi tehdit edenler bugün kaçacak yer bulamıyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Vatanımızın bekasına, milletimizin can güvenliğine kasteden yapıları artık ülkemiz sınırları içinde karşılamıyor, doğrudan bataklığı kurutacak adımlar atıyoruz. Nitekim bu çabalarımız sayesinde hem bölücü terör örgütüne katılanların sayısının hem de teröristlerin eylem kapasitelerinin ciddi oranda azaldığını görüyoruz. Bir dönem Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bazı ilçelerin sokaklarını işgale yeltenen teröristlerden hala hayatta olanlar bugün saklanacak delik arıyor. Bir dönem sırtlarını dayadıkları güçlere güvenerek devletimizi tehdit edenler bugün kaçacak yer bulamıyor. Ancak ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, kime yalvarırlarsa yalvarsınlar kendilerini bekleyen acı sondan kurtulamayacaklar. Afrin’i özgürleştirdiğimiz gibi inşallah Münbiç’i de, Ayn-el Arab’ı da, Telabyad’ı da Suriye’nin kuzeyindeki diğer toprakları da bölücü örgütün zulmünden kurtaracağız.”

    “Hassas, o derece saygılı davranmanızı istiyorum”

    Erdoğan, mezun olan astsubaylara ise şöyle seslendi:

    “Sizlerden görevlerinizi yaparken, hukuka, kanunlara ve görevlerinizle ilgili mevzuata bağlı kalmanızı bekliyorum. Suç ve suçluyla mücadelede nasıl kararlı hareket ediyorsanız, vatandaşlarımıza da o derece hassas, o derece saygılı davranmanızı istiyorum. Vazifenizi icra ederken güçlü bir devletin, geçmişi şanlı zaferlerle dolu büyük bir milletin mensubu olduğunuzu asla unutmayın. Engellediğiniz her terör eylemi, ortaya çıkardığınız her suç, yakaladığınız her fail, bağrından çıktığınız bu topluma karşı sorumluluğunuzu yerine getirmiş olduğunuzun bir işaretidir. Türkiye Cumhurbaşkanı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanı olarak görevinizi en güzel şekilde icra etme gayretlerinizde desteğimin daima sizlerle olduğunu bilmenizi istiyorum. Her birinize güveniyorum.”

  • Ölmeden mezarlarını kazdılar

    Sivas’ta yaşayan 60 yıllık evli çift, vefat ettiklerinde konu komşuya yük olmamak için hayattayken kendi mezarlarını kazdırdılar.

    Sivas’ın İmranlı ilçesine bağlı Kuz köyünde yaşayan Zorlu çifti, vefat ettiklerinde kimseye yük olmamak için ilginç bir şey yaptı. Dursun Zorlu (82) ve Selvi Zorlu (80), kendilerine ait arazide mezarlarını kazdırdı. Kazdırdıkları mezarların üzerini bir kapak ile örttüren çift, kimseye yük olmamak için her iki mezarı da defne hazır hale getirdi. Yaklaşık 60 yıllık mutlu bir evlilikleri olduğunu belirten çift, mezar yerini belirlerken de hassas davrandı. Çift, mezarlarını hem Selvi Zorlu’nun baba evinin bulunduğu komşu köyü hem de yaşadıkları Kuz köyünü gören hakim bir tepede kazdırdı.

    Dursun Zorlu, bölgede kış şartlarının zorlu geçmesinden dolayı kış aylarında gerçekleşebilecek olası bir vefat durumunda konu komşuya yük olmak istemediklerini belirterek, “Ölüm hepimiz için. Yakın mı uzak mı bilmiyoruz. Kış aylarında mı öleceğiz yaz aylarında mı bilmiyoruz. Kış aylarında bizim köyümüzde 1-2 metre kar yağar. Yollar kapanır. Kış aylarında ölürsem beni de buraya getirmeyebilirlerdi. Ben de sağlığım yerindeyken kendi imkanlarım ile benim ve eşimin mezarını burada kazdırdım. Kimseye yük olmadım. Ölünce komşulara yük olmamak için mezarımı kazdırdım“ dedi.

    Selvi Zorlu ise, “Ben eşimden razıyım. Rabbim de ondan razı olsun. İkimizin de mezarı yan yana. Yaklaşık 60 yıldır evliyiz. Mutlu bir hayatımız oldu. Ölünce kimseye yük olmamak için bunu yaptık” şeklinde konuştu.

  • (Özel haber) Mezarlarını yerinde bulamayan köylülerin korkunç iddiası

    Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı bir köyde, mezarlıklara çok yakın olan ve çimento fabrikaları için kum taşıyan ocağın çok sayıda mezarı da kazıp kamyonlarla götürdüğü iddiası köylüleri ayağa kaldırdı. Kum ocağına yürümek isteyen köylülere jandarma izin vermezken kadınlar çocuklarının kaybolan mezarlarını arıyor. Köylüler mezarlarının artık fabrikalarda çimentoya karıştığını iddia ederek, “Bir iki aylıkken ölen çocukların mezarlarını da arıyoruz ama bulamıyoruz. Herhalde artık çimento olmuşlardır. Götürüp çimento yapıyorlar. Yetkililer bu duruma el atsın” dedi.

    Çınar ilçesine bağlı Görece köyünde bulunan kum ocağının, etrafında çevrili olan mezarlıklara kadar girdiği ve orada bulunan mezarları da iş makineleriyle kazıp kamyonlara yükleyerek çimento malzemesi yaptığı iddiası, kadın erkek bütün köylüleri ayağa kaldırdı. Kum ocağı yakınında toplanan köylüler iş makinelerinin bulunduğu alana yürümek isteyince jandarma izin vermedi. Kimi çocuğunun kimi de yakının mezarını arayan ama bulamayan köylüler, cenazelerinin artık çimentoya karıştığını ileri sürerek, yetkililerden yardım istedi.

    “Mezarlıkların yarısı çimento fabrikasında işlenmiş durumda”

    Köy sakini Adem Özpınar, kum ocağına giden yolun da kendi tapulu tarlalarının içinden geçtiğini dile getirerek, “Ortalama bir 20 dönümlük alanda kocaman bir çukur yapılmış. Bu çukurun içine çocuklarımız düşüyor, hayvanlarımız düşüyor. Dayımın oğlu düştü 2 ay yoğun bakımda kaldı. Ocağın etrafında köylülere ait 3 tane mezarlık var. Bu mezarlıkların yarısı şuanda çimento fabrikasında işlenmiş durumda yetkililerden rica ediyoruz. Anneler gelip çocukların mezarlarını arıyor bulamıyor. Yetkililer duruma bir el atsın” diye konuştu.

    Kadınlar çocuklarının mezarını arıyor

    Kendi çocuklarının da mezarlarının kazılıp götürüldüğünü iddia eden Mevlüde Özpınar ve Nejla Özpınar, halaları ve nineleri dahil bir çok yakınlarının mezarlarını bulamadıklarını söyledi. Mevlüde Özpınar, “Mezarlarımızı kazdılar, herkesin haberi var. Buradan fabrikalara çimento malzemesi taşıyorlar, mezarları arıyoruz bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Bu duruma izin vermeyeceklerini ifade eden Mehmet Özpınar ise sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bağımızı bahçemizi telef ettiler. Biz buna izin vermeyeceğiz. Karakol komutanımız olmasa son birkaç günde kan gövdeyi götürecekti. Bütün Türkiye’ye, meclise sesleniyorum ya bizi bir yere götürsünler ya da bunları durdursunlar.”

    “Metrelerce yukarıdan düştü 2 ay komada kaldı”

    Fahri Özpınar, çoban olan kardeşinin ocağın açtığı çukur nedeniyle metrelerce yukarıdan düştüğünü ve 2 ay komada kaldığını aktararak, “Ayağında ve kolunda platin var ve evden çıkamıyor. Bu kum ocağı devam edecekse ya bizi başka bir köye yerleştirsinler ne olursa olsun bu kum ocağına izin vermeyeceğiz. Önlem falan hiç bir şey almıyorlar. Onlara göre burası sahipsiz bir yer. 1-2 aylıkken ölen çocukların mezarlarını da arıyoruz bulamıyoruz. Herhalde çimento olmuş. Götürüp çimento yapıyorlar” dedi.

    Öte yandan, kum ocağı çalışanlarının güvenlik nedeniyle iş makinelerini bırakıp kaçtığı öğrenilirken, jandarmanın uyarısından sonra köylüler olaysız bir şekilde dağıldı.

  • Define avcıları İngiliz askerlerin mezarlarını tahrip etti

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde 1800’lü yıllarda körfezdeki Bedir Adası’na gelen ve 3 ay kalan İngiliz Donanma gemilerinde hastalıktan dolayı ölen 5 askerin mezarlarının tahrip edildiği ortaya çıktı.

    Marmaris Çevrecileri Derneği tarihe saygı adına mezarların anıta dönüştürülerek turizme kazandırılması için Ticaret Odası ile ortaklaşa çalışma başlattı. Mezarların etrafında ateş yakıldığı görülürken, denizin dibinde yapılan araştırmada kemik kalıntıları bulundu. Mezarların defineciler tarafından talan edildiği tahmin ediliyor.

    Marmaris Ticaret Odası (MTO) ile Marmaris Çevrecileri Derneği(MÇD), 5 İngiliz askerin mezarının bulunduğu adaya anıt yaptırmak ve düzenlemek için harekete geçti. Donanmanın 1800’lü yıllarda Marmaris’te kaldığı süre içinde seferin görsel kayıtlarını resmetmesi için 23 yaşındaki mimar ve peyzaj ressamı John Elliott Wollford’u görevlendirdiği, çizilen 7 resmin Kanada’da olduğu öğrenildi.

    Bunun üzerine MTO’nun isteğiyle resimlerin kopyası Marmaris’e gönderildi. Anıt projesi kapsamında önceki Bedir Adası’ndan dalan MÇD dalgıçları mezar taşlarına yapışmış halde çenesi ve dişleri olan iskelet buldu. Yapılan ön çalışmalar neticesinde İngiliz askerlerin mezarlarının defineciler tarafından talan edildiği öne sürüldü.

    Mezarlar turizme kazandırılacak

    İngiliz donanmasına ait filo Aralık 1800’de, Mısır Seferi öncesinde Marmaris kıyılarına tatbikata geldi ve 3 ay kaldı. Tatbikat sırasında 5 asker hastalıktan öldü ve Marmaris Körfezi’ndeki Bedir Adasın’na gömüldü. MTO, ve MÇD adadaki mezarların düzenlenmesi ve İngiliz turistlerin ziyaret edebilmesi için proje hazırladı. Proje hayata geçirildiğinde mezarlar ve çevresi düzenlenecek, özellikle İngiliz turistlerin günlük tur tekneleriyle ziyaret etmesi sağlanacak.

    İngiliz donanma kaptanı kızının ismini ’Marmaris’ koydu

    Yine araştırmalar kapsamında Agenoria isimli geminin kaptanı William Barcham’ın eşi Judith’in, Marmaris kıyılarında kızını dünyaya getirdiği ve Marmorice adı verildiği ortaya çıktı. MTO’nun projesi kapsamında önceki gün dalgıçlar ön çalışma yaptı. Dalgıçlar, denizde kayalara yapışmış şekilde dişleri ve çenesi olan iskeletler buldu. 5 İngiliz asker mezarından sadece birinin taşının yerinde ve sağlam olması, definecilerin mezarları kazarak talan ettiği iddiasını gündeme getirdi.

    Marmaris Çevrecileri Derneği Başkanı Ahmet Kutengin, mezarların tahrip edilmiş olmasının üzüntü verici olduğunu kaydederek, Ticaret Odası ile birlikte başlattıkları proje çalışması sayesinde tarihe saygı adı altında adayı turizme kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.

    Öte yandan 2008 yılında Marmaris’e gelen İngiliz savaş gemisinin askerleri adaya giderek mezarları ziyaret edip dua etmişlerdi.