Etiket: mezarı

  • Erzurum’da 15 Temmuz şehitleri mezarı başında anıldı

    Erzurum’da 15 Temmuz şehitleri mezarı başında anıldı

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında Erzurum İl Müftülüğü tarafından 15 Temmuz şehitleri için Kur’an-ı Kerim tilaveti ile okutulan hatimlerin duası yapıldı. Ardından 15 Temmuz Şehitlerinin mezarları ziyaret edildi.

    15 Temmuz darbe girişiminin 4. yıl dönümünde Erzurum Valisi Okay Memiş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Ömer Çomaklı, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz, protokol üyeleri, kurum amirleri Asri Mezarlıkta Kur-an tilaveti okunduktan sonra 15 Temmuz Şehitlerinin mezarlarına karanfil bırakıp dua etti.

    Protokol, şehit ailelerini ziyaret etmek üzere şehitlikten ayrıldı.

  • İlhan Varank şehadetinin 4’üncü yılında mezarı başında anıldı

    İlhan Varank şehadetinin 4’üncü yılında mezarı başında anıldı

    15 Temmuz şehidi Prof. Dr. İlhan Varank, şehadetinin 4’üncü yılında Şehzade Camii’nin avlusunda bulunan kabri başında anıldı.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın 15 Temmuz darbe gecesi darbeciler tarafından şehit edilen ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank, kabri başında anıldı. Anma törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, İlhan Varank’ın babası Ali Haydar Varank ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    İkindi namazının ardından Şehzade Camii içinde şehit Prof. Dr. İlhan Varank için mevlit okutuldu. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından İlhan Varank’ın mezarı başında dua edildi.

  • Yavi katliamı şehitleri mezarı başında anıldı

    Yavi katliamı şehitleri mezarı başında anıldı

    Erzurum’un Yavi Mahallesinde 26 yıl önce teröristler tarafından katledilen 35 sivil vatandaş için şehitlikte anma programı düzenlendi. Anma töreninde şehit yakınları duygu dolu anlar yaşadı.

    Erzurum’un Çat ilçesine bağlı Yavi Mahallesinde 26 yıl önce, 25 Ekim 1993’te teröristler mahallenin erkeklerini kahvehanede toplayıp yaylım ateşine tutarak şehit etmişti. Olay anında 33 kişi katledilmiş, yaralanan 50 kişiden ikisi ise sonradan kaldırıldığı hastanede vefat etmişti.

    Katliamın yıl dönümü nedeniyle Yavi’de anma töreni düzenlendi. Şehitlik önünde saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. Törene Erzurum Valisi Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Bölükbaşı, Palandöken Belediye Başkanı Muhammed Sunar, mahallesi sakinleri ile katledilen 35 vatandaşın yakınları katıldı.

    Törende konuşan Erzurum Valisi Okay Memiş, terörle mücadelenin karalılıkla devam ettiğini ifade ederek “Bugün çok önemli bir yasın elim bir hadisenin yıldönümündeyiz. Bu olayın derin acısını yaşıyoruz. 93 yılında teröristler elinde silahı olmayan vatandaşlarımızı kalleşçe şehit etti. Ben o yılları çok net hatırlıyorum. Devlet tabi ki bunun intikamını aldı. O 5 kalleş terörist o zaman etkisiz hale getirildi. Kalleşçe Türk milletine kurşun sıkanların emekli olma ihtimali yok. Çok üzgünüm şehitlerimize Allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Şehit olan 33 kardeşimiz tüm Türkiye’nin evladıdır, kardeşidir. Mücadelemiz halen daha devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bir harekat yürütüyoruz. Barış Pınar’ı Harekatı insanın devletiyle gurur duymasına bir sebep. Devletimiz milletimiz el ele. Hem alanda hem de masada kazanacağız. Hiç bir ülkenin bir çakıl taşında gözümüz yok. Ben bu vesile ile Barış Pınar’ı Harekatına katılan güvenlik güçlerimizi Allah’a emanet ediyorum” dedi.

    Kardeşi şehit düşen Kemal Çimen, kardeşinin öldüğü gün akşamında nikahı olacağını belirterek halen ilk günkü acıyı çektiklerini söyledi. Çimen, “Kardeşim ile o akşam kahvehaneye gittik. O arada benim işim vardı belediyeye gittim. O sırada teröristlerin geldiğini gördüm. Daha sonra kahvehaneyi taramaya başladılar. O sırada kahveye girdiğimde herkes üst üsteydi. Kardeşim nişanlıydı o akşam nikahını yapacaktık ama onlar buna izin vermedi. Kahvede ki ön saftaki kişiler arkadakilerin üzerine devrildi. Arakadakiler gazi olarak kaldı. Daha önceden birkaç köye gelip köyü teslim ettiler. O gün televizyonda program izliyordular. O yüzden kahve o kadar kalabalıktı. İki gün önce gelmişler ama kahve kapalı olduğu için eylem yapamamıştılar. Çok yetim kaldık. O gün nasıl acı hissediyorsam şuanda aynı acıyı çekiyorum. Benim annem ve babam ölene kadar ağladılar. Biz annemizin yanında yıllarca gülemedik. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Kardeşim 22 yaşında öldü ben o günden berri bir kez düğünlerde bile oynamadım” şeklinde konuştu.

    Törenin ardından Vali Memiş, katliamın gerçekleştiği kahvehaneyi gezerek o günü yaşayan tanıklardan bilgi aldı.

  • DNA testi sonucu Alaaddin Keykubat’ın mezarı ortaya çıkacak

    DNA testi sonucu Alaaddin Keykubat’ın mezarı ortaya çıkacak

    Erzurum’un Pasinler ilçesinde köy halkının Sultan Alaaddin Türbesi olarak değerlendirilen yerde yapılan kazıda mezar odalarında kemik ve diş örneklerine rastlandı. Tarihi kümbette bulunan ve üzerinde Arapça ’Sultan Alaaddin’ yazan sandukanın altındaki mezardan alınan kemik ve diş örnekleri, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak olan DNA incelemesi sonucunda Selçuklu Sultanı 2’nci Alaaddin Keykubat’a ait olup olmadığı belirlenecek.

    Pasinler’e bağlı Ovaköy Mahallesi’nde tarihi kümbette, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Müze Müdürlüğü koordinesiyle Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Öğretim üyesi Dr. Muhammet Arslan’ın bilimsel danışmanlığında yapılan kazı çalışmasında 6 sanduka bulundu. Görevliler sandukalar üzerinde yaptığı incelemede Arapça ‘Sultan Alaaddin’ yazısına rastladı. Mezar odalarında bulunan kemik ve diş örnekleri, DNA testi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek Konya’da bulunan Selçuklu sultanlarına ait DNA örnekleriyle karşılaştırılacak.

    2’nci Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’un mezarlarının Erzurum’da olup olmadığı yapılan DNA incelemesi sonucu belirleneceğini ifade eden Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Öğretim üyesi Dr. Muhammet Arslan, “Dönemin çağdaş kaynaklarından öğrendiğimiz kadarıyla, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Alaaddin Keykubat, Moğol Hanı’nı ziyaret için diğer devlet yetkilileriyle birlikte Moğolistan’a giderken Erzurum’da dinlenmeye çekilir. O günün akşamında kendisi için verilen ziyafete katıldıktan sonra uyumaya geçer. Ancak aynı gecenin sabahında ölü olarak bulunur. Bazı çağdaş kaynaklar ölümün nedenine değinmezken, bazıları da zehirlenmiş olabileceğini imâ ederler. Bir diğer çağdaş kaynak ise annesi Gürcü Hatun’un da öldükten sonra Erzurum’daki oğlunun yanına defnedildiğini söyler. İbn-i Bibi, Kerimüddin Mahmud Aksarayi ve Niğde’li Kadı Ahmet gibi çağdaş vakanüvislerin verdikleri bu bilgi, bizi 2. Alaaddin Keykubat’ın türbesini aramaya yönlendirdi. Yaptığımız araştırmalar ve diğer çeşitli veriler sonucunda, köy halkının Sultan Alaaddin Türbesi olarak nitelendirilen bu yerde kazı yapmaya karar verdik. Erzurum Müze Müdürlüğü Başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden gerekli izinleri alarak kazımıza başladık. Kazı sonucunda kümbetin cenazelik katına ulaşarak mezar odalarından kemik ve diş örneklerini topladık. Ayrıca hafriyat içerisinde kalan taş sandukaları da gün yüzüne çıkarmış olduk. Etrafını da temizleyerek kısmi koruma altına aldık. Bundan sonra ortaya çıkardığımız bulguları teste tabi tutarak kümbetin 2. Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’a ait olup olmadığını kesinleştirmiş olacağız. Aynı zamanda Sultan 2. Alaaddin Keykubat’ın zehirlenip öldürüldüğüne dair iddiaları da kesin biçimde ortaya koymuş olacağız” dedi.

    Mezarın Selçuklu Sultanı 2’inci Alaaddin Keykubat’a ait olduğunun kesinlik kazanmasının ardından kemikler, devlet töreniyle aynı yerde toprağa verilecek. Tarihi sanduka da yeniden üzerine konulacak.

  • Alaaddin Keykubat ve Annesi Gürcü Hatun’un mezarı aranıyor

    Alaaddin Keykubat ve Annesi Gürcü Hatun’un mezarı aranıyor

    Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Öğretim üyesi Dr. Muhammet Arslan’ın bilimsel danışmanlığında ve Erzurum Müze Müdürlüğü başkanlığındaki kazı ile 2’nci Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’un mezarı arandı.

    Anadolu Selçukluları devrinde, 1249-1254 yılları arasında diğer iki kardeşiyle birlikte ortak hüküm süren 2. Alaaddin Keykubat ile Gürcistan’dan Selçuklu sarayına gelin olarak gelen ve 2. Gıyaseddin Keyhüsrev ile evlenen Gürcü Hatun Tamara’nın mezarı için Erzurum Pasin Ovası’nda yer alan Ezirmik köyündeki kazı çalışmaları tamamlandı.

    Erzurumlu sanat tarihçi Dr.Muhammet Arslan, şunları söyledi: ‘’Dönemin çağdaş kaynaklarından öğrendiğimiz kadarıyla, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Alaaddin Keykubat, Moğol Hanı’nı ziyaret için diğer devlet yetkilileriyle birlikte Moğolistan’a giderken Erzurum’da dinlenmeye çekilir. O günün akşamında kendisi için verilen ziyafete katıldıktan sonra uyumaya geçer. Ancak aynı gecenin sabahında ölü olarak bulunur. Bazı çağdaş kaynaklar ölümün nedenine değinmezken, bazıları da zehirlenmiş olabileceğini imâ ederler. Bir diğer çağdaş kaynak ise annesi Gürcü Hatun’un da öldükten sonra Erzurum’daki oğlunun yanına defnedildiğini söyler. İbn-i Bibi, Kerimüddin Mahmud Aksarayi ve Niğde’li Kadı Ahmet gibi çağdaş vakanüvislerin verdikleri bu bilgi, bizi 2. Alaaddin Keykubat’ın türbesini aramaya yönlendirdi. Yaptığımız araştırmalar ve diğer çeşitli veriler sonucunda, köy halkının Sultan Alaaddin Türbesi olarak nitelendirilen bu yerde kazı yapmaya karar verdik. Erzurum Müze Müdürlüğü Başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden gerekli izinleri alarak kazımıza başladık. Kazı sonucunda kümbetin cenazelik katına ulaşarak mezar odalarından kemik ve diş örneklerini topladık. Ayrıca hafriyat içerisinde kalan taş sandukaları da gün yüzüne çıkarmış olduk. Etrafını da temizleyerek kısmi koruma altına aldık. Bundan sonra ortaya çıkardığımız bulguları teste tabi tutarak kümbetin 2. Alaaddin Keykubat ve annesi Gürcü Hatun’a ait olup olmadığını kesinleştirmiş olacağız. Aynı zamanda Sultan 2. Alaaddin Keykubat’ın zehirlenip öldürüldüğüne dair iddiaları da kesin biçimde ortaya koymuş olacağız.”

    Dr. Muhammet Arslan ayrıca “Bu vesileyle proje ortağımız ve Başkanımız Erzurum Müze Müdürü Arkeolog Hüsnü Genç’e, bilhassa özverili çalışmalarından dolayı Erzurum Müzesi’nin Uzman Sanat Tarihçilerinden Özlem Timur ve Nurgül Akbaba’ya, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Arş. Gör. Muhammet Burak Gökler ve Muhammed Emin Doğan’a, işçilerimize ve ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Erzurum Müze Müdürü Arkeolog Hüsnü Genç ise konuşmasında, “Kümbet kazısının önemli bir Ortaçağ keşfi olduğunu düşünüyoruz. Anadolu Selçuklu Devleti’ne Sultanlık etmiş 2. Alaaddin Keykubat ve yine Ortaçağ dünyasının en güçlü kadın karakterlerinden olan Gürcü Hatun Tamara’nın kümbeti olabilecek bir alandaki kazı çalışmalarımızı 10 gün boyunca sürdürerek tamamladık. Elde ettiğimiz bulgulara uygulanacak tıbbi testler ile kümbetin kime ait olduğunu kesin olarak ortaya koymuş olacağız” dedi.