Etiket: Meydan

  • (Özel Haber) Bu Kağıtlar 600 Yıla Meydan Okuyor

    Bağdat’ta, ilahiyat, hat ve kağıt yapma sanatı alanında eğitim gören ve ülkesinde yaşanan sıkıntılar yüzünden önce İstanbul’a, ardından da Türkçe öğrenmek için Eskişehir’e gelen Vesam Hamid El Enderiz, Türkiye’yi ‘Hattatların Kıblesi’ olarak tanımlıyor.

    Türkiye’ye, öğrenmek ve öğretmek için geldiğini anlatan ve Eskişehir’de yaşadığı evde kurduğu küçük bir atölyede 600 yılı kadar dayanabilen özel kağıtlar üreten 45 yaşındaki Enderiz, hayat hikayesini ve Türkiye ile ilgili düşüncelerini İHA muhabirine anlattı. Irak’ın Sarma şehrinde dünyaya geldiğini ve ilk ve okul eğitimimi burada tamamladıktan sonra Bağdat İlahiyat Fakültesine gittiğini anlatan Enderiz, “Orda dini ilimler ve Arapça lisanı dersleri okudum. Daha sonra Bağdat’ta hüsnü hat, kağıt yapımı, kağıt süslemesi gibi hatla ilişkili sanatları Taha El Bostani’den ders alarak öğrendim. Daha sonra dini ilimler okulunu tamamladım ve kendi isteğimle seçilerek aynı zamanda imtihanları başararak hat ve süsleme sanatları fakültesine girdim ve orada okudum” dedi.

    TÜRKİYE’YE EMNİYET, SELAMET VE BARIŞ ORTAMI İÇİN GELDİM

    Bağdat’ta, yaşanan olaylar ve işgal sonrası huzur bozulduğu için 1,5 yıl önce Türkiye’ye geldiğini söyleyen Vesam Hamid El Enderiz “ Türkiye’ye gelişimin ana nedeni, buradaki emniyet ve selamettir, barış ortamıdır. Daha sonra Türkiye’de yüksek lisans yapabilmek için Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’ne müracaat ettim ve bu üniversiteye kabul edildim. TÖMER’den bir sene Türkçe eğitim alıp bunu belgelemem gerekiyor. Şuan onla ilgili çalışıyor. Burayı bitirdikten sonra İstanbul Fatih Sultan Mehmet üniversitesinde mastır yapacağım” diye belirtti.

    ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMEK İÇİN TÜRKİYE’DEYİM

    Enderiz, “Türkiye’de değişik sanatlarla uğraştım. Özellikle hüsnü hatla oluşturulmuş levhalar, kağıt ağırlama gibi sanatlarla uğraştım. Benim Türkiye’deki asıl amacım, Irakta pek mümkün olmayan öğrenemediğim bazı sanatları burada öğrenip eksikliklerimi tamamlamaktır. Bunların başında da ebru sanatı gelmektedir. Şuanda Eskişehir’de bulunmaktayım ve Başkanlığını Dr. Hüseyin Seyhan Fidan’ın yaptığı Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği’nde Dilek hanımefendinin eliyle ebru sanatını çalışmaya başladım. Aynı zamanda da bu dernekte her hafta gelerek ders veren üstat Mahmut Şahin’den de hüsnü hat dersleri görmekteyim. Burada hat eğitimi alan arkadaşlarla çok sıcak ve yakın bir ilişki kurdum. Mahmut hocamın sayesinde yeni arkadaşlar edindim, bilgi ve tecrübelerimi geliştirdim. Bu dernektekilerin hepsi çok iyi insanlar. Güzel levhalar yapıyorum ve daha öncede ESİKA vasıtasıyla yapılan bir sergide eserlerim yer aldı” dedi.

    TÜRKİYE HATTATLARIN KIBLESİDİR

    Çocukluğundan beri ‘Türkiye hattatların kıblesidir’ diye duyduğunu, gelince de hakikaten öyle olduğunu gördüğünü anlatan El Enderiz, “Türkiye hattatların ülkesi. Bütün dünya hattatları bu işi Türkiye’de öğreniyor, sonra Arap ülkelerine gidiyorlar. Türkiye, hattatların kıblesidir. Buradaki müzeleri dolaştım. Tarihi eserleri, hat sanatıyla ilgili tabloları gördüm. Türkiye’de harika bir miras var. Çok güzel işlenmiş. Burada şansımı denemek istedim. Bu sanat dünyada en güzel Türkiye’de icra ediliyor” diye belirtti.

    BU KAĞITLAR 600 YILA MEYDAN OKUYOR

    Evinin yaklaşık 10 metrekarelik mutfak kısmında özel kağıt üretimi de yapan Vesam Hamid El Enderiz, ‘Hattatlığın ana noktası kağıttır’ diye belirtiyor. Hattatların istediği gibi bir kağıt yapmaya başladığını, herkesin bu kağıtları alıp eserlerinde kullanmak istediğini söyleyen Enderiz, şunları belirtti;

    “Biz de, hattatların işlerini en iyi şekilde yapması için bu kağıtları yapmaya çalışıyoruz. Kağıt yapabilmek için ilk aşama pamuk. Bu kağıtlar, güzel sanatlar için ve Kuran’ı Kerim yazımı için kullanılıyor. Pamuk, özel bir kağıt, yumurta akı, nişasta ve suyu mikserle karıştırıyorum ve ortaya hat sanatında kullanılan kağıt çıkıyor. Elde ettiğim hamuru kalıbın içine döküyorum. Üstüne başka bir kalıp daha koyuyorum. Fırınladıktan sonra pencereye asıyorum. Bu özel kağıtlar çok uzun ömürlü. Çok eski Kuran’ı Kerimleri gördüm. En az 600 yıllık Kuran’ı Kerim’ler var. Bu kağıtlar o kadar güzel işlenmiş ki, böcekler bile içine girip zarar veremiyor. İstanbul başta olmak üzere hat sanatıyla uğraşan birçok ildeki kişilere yapıp aharladığım kağıtları gönderiyorum. Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği’ndeki arkadaşlar da bu kağıtlara büyük ilgi gösteriyor” dedi.

  • Tacizciye Kadınlardan Meydan Dayağı

    Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bir özel halk otobüsünde kadınlara cinsel organını gösterdiği ileri sürülen şahıs, kadınlar tarafından adeta linç edildi.

    Edinilen bilgiye göre, olay dün 642 nolu Döngel-İzmit arasında yolcu taşıyan 41 LU 605 plakalı halk otobüsünde meydana geldi. İddiaya göre, A.E.A (34) isimli şahıs cinsel organını açarak otobüsteki kadınlara gösterdi. Bu sırada önünde oturan kadın durumu fark ederek şahsa vurdu. Kadının bağırması ile otobüste bulunan diğer yolcular da şahsı vurmaya başladı. Otobüste bulunan kadınlar adeta A.E.A’yı linç etti. Olayın haber verilmesi üzerine A.E.A. ve otobüste bulunanlar Başiskele Polis Merkezi’ne götürüldü. Otobüste bulunan kadınların şikayetçi olması üzerine A.E.A. gözaltına alındı.

    Otobüsün sürücüsü Erdinç Gerzeoğlu İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Ben olayı fark etmedim. Bir bağırma sesi duydum. Daha sonra otobüste bulunan kadın yolcular şahsa vurmaya başladı. Ben hemen yol kenarına çektim. O sırada durduğumuz yerde bulunan polis ekipleri olaya müdahale ettiler” dedi.

    Zanlı A.E.A, tutuklanarak cezaevine konuldu. Öte yandan olay anı otobüsün güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde kadınların şahsı dövdükleri görülüyor.

  • Cinsel İstismar Mağduru Çocuğa Meydan Dayağı

    İzmir’de, cinsel taciz mağduru olduğu iddia edilen bir çocuk, kendisine tecavüz ettiği öne sürülen kişi ve ailesi tarafından öldüresiye dövüldü. O anlar anbean güvenlik kameralarına yansıdı.

    Akıllara durgunluk veren olay, İzmir’de yaşandı. İddiaya göre, olay 2014 yılında meydana geldi. O zamanlar 13 yaşında olan K.Ç., ailesiyle sorun yaşadığı sıralarda babası A.Ç.’nin arkadaşı M.K.’ya yakınlık gösterdi. Yine iddialara göre çocuğu aracıyla Kuşadası’na götüren M.K., içki içirdikten sonra çocuğa araç içerisinde tecavüz etti. M.K., K.Ç.’nin iki yıl boyunca peşini bırakmayarak zorla tecavüz etmeyi sürdürdü.

    ÇOCUK DURUMU ÖĞRETMENLERE ANLATTI

    Olay sonrası 13 yaşındaki K.Ç.’nin psikolojisi bozuldu. Çocuğun durumunu fark eden öğretmenleri K.Ç. ile görüştü ve akıl almaz olayı öğrendi. Çocuk kendisine yakınlık gösteren öğretmenlere, “Bana babamın arkadaşı içki içirip tecavüz etti. Sonra tehdit ederek iki yıl boyunca benimle ilişkide bulundu. Bazen beni Basmane’de bulunan otele götürüyordu” dedi. Olay sonrası öğretmenler durumu aileye bildirdi. Aile ise konuyu savcılığa taşıdı. Polis tarafından gözaltına alınan şüpheli M.K., çelişkili ifadeler vererek “Sorunları vardı. Bende bir baba olarak ona yakınlık gösterdim. Bana iftira atıyor” diye konuştu.

    SERBEST BIRAKILDI

    Olayı derinlemesine inceleyen savcılık, tecavüz mağduru çocukla sık sık telefonla görüştüğünü tespit etti. ’Küçük yaştaki çocuğa cinsel istismarda bulunmak ve hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan dava açılan şüpheli M.K., tutuklanmayarak mahkemece serbest bırakıldı.

    15 YAŞINDAKİ ÇOCUK, ŞÜPHELİ VE AİLESİNDEN ÖLDÜRESİYE DAYAK YEDİ

    Öte yandan olayın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen M.K. mahkemece tutuksuz yargılandı. Davanın açılmasından sonra şüpheli ve ailesi şuan 15 yaşında olan M.K’yı tenha bir köşede kıstırdı. Şüpheli M.K., eşi ve çocukları, K.Ç’yi, “Neden şikayetçi oldun” diyerek öldüresiye sopalarla dövdü. Olayı anı saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Aldığı sopa darbeleriyle yere yığılan çocuk, dayaktan bayıldı. Bu sırada olaya şahit olan vatandaşlar çocuğu ailenin elinden kurtardı. ’Öldü’ diye bırakılan çocuk hastanede tedavi altına alındı.

    Çocuğun babası A.Ç.’de, daha önce aileden dayak yediğini öne sürdü. A.Ç., olay hakkında şöyle konuştu:

    “Oğlumun mağdur olduğu raporla tespitli. Davadan vazgeçmemiz için bize baskı yapılıyor. Ben iki kez, oğlum ise bir kez sopayla dayak yedi. Oğlum bu olaylardan öldükten sonra mı kurtulacak.”

  • Özdağ: “Türk Milletinin Egemenliğine Meydan Okunuyor”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Adayı ve parti MKYK Üyesi Ümit Özdağ’ın Kırşehir programı öncesinde parti binası kapatıldı. Parti binasının kapatılmasına tepki gösteren partililer, MKYK üyesi ve Genel Başkan adayını çay ocağında ağırladı. Özdağ, sert dili ülkücüler için değil, Cumhurbaşkanı, Başbakan, PKK, Ermeni çeteleri için kullanacaklarını söyledi.

    Ümit Özdağ, yaptığı konuşmada, “12 Eylül dönemlerinden daha zor günler yaşıyor Türkiye, bu zor süreci Türk milliyetçilerinin iktidarı aşmakta öncü rol oynayacak” dedi

    Türkiye’yi bu kadronun yönetmesi halinde daha kötü şeylerin kaçınılmaz olacağını ifade eden Özdağ, “Cumhurbaşkanı, ’Cumhuriyet tarihinin en kritik günlerinden geçildiğini’ söylüyor. Başbakan ’ülkemiz beka sorunu ile karşı karşıya’ diyor. Türkiye’yi en kritik süreçten geçiren beka sorunu ile karşı karşıya bırakan AK Parti’nin politikalarıdır. Bu içerisinden geçilen süreci aşabilmek için MHP’nin iktidarı oluşturmasına ve Türkiye’yi içerisinde olduğu bu ağır krizden çıkartıp Türk milletinin Anadolu üzerindeki egemenliğini gelecek bin seneye uzatması gerekiyor. Anadolu’da Türk ulusunun egemenliğine meydan okunuyor. Anadolu coğrafyası üzerinde bir ikinci millet oluşturulmaya çalışılıyor” diye konuştu.

    MHP’NİN İKTİDARI İÇİN YENİLEŞMEYE İHTİYACI VAR

    MHP’nin iktidar olması için yenileşmeye ihtiyacı olması gerektiğini anlatan Özdağ, şöyle konuştu:

    “Kadrolarının yenilenmesi ile birlikte parti programının iktidar programı haline gelmesine ihtiyaç var. Bu ülkede biz sadece İçişleri ve Savunma Bakanlığına talip değiliz. Kırşehir ve Kayseri’de oyların yüzde yüzünü almamız yetmiyor. İstanbul’da birinci parti olmak zorundayız. İstanbul’da birinci parti olduğumuz gün Bingöl’de belediye binasına üç hilali dikeceğiz. Tansiyonu yükseltmek isteyenler olabilir. Sert dille cevap vermeyin. Sert dilimizi Cumhurbaşkanına karşı kullanırız. Başbakana karşı kullanırız. AK Parti kadrolarına karşı kullanırız. PKK terör örgütüne karşı kullanırız. Ermeni çetelerine karşı kullanırız. Ama ülküdaşlarımıza karşı kullanmayız.”

    MHP İl Başkanı Arif Ekici ise parti binasının kapatılmadığını, pazar günü olması nedeniyle partinin kapalı olduğunu ve Ümit Özdağ’a durumun bildirildiğini ifade etti.

    Özdağ’ın Kırşehir ziyaretine Yusuf Halaçoğlu’da refakat etti. Özdağ, konuşmasının ardından Kırşehir’den ayrıldı.

  • 60 Yaşındaki Semerci Teknolojiye Meydan Okuyor

    Siirt’te, semercilik mesleğini sürdüren iki kişiden biri olan 60 yaşındaki Muhsin Gündüz, 30 yıldır bu mesleği, teknolojiye meydan okuyarak ayakta tutmaya çalışıyor.

    Semercilik son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte kaybolmaya yüz tuttu. Siirt’te daha önce 30’un üzerinde semercilik mesleğiyle uğraşan usta bulunurken, bu sayı son 10 yılda 2’ye indi. Ustalardan 60 yaşındaki Muhsin Gündüz, büyük bir azimle mesleğini sürdürmeye devam ediyor. Gündüz, yaşının ilerlemesine rağmen semer ve çoban kepeneği yaparak, mesleği ayakta tutmaya çalışıyor.

    İl dışından aldığı keçeleri şehir merkezinde kendisine ait küçük bir iş yerinde işleyerek eşek semeri üretimi yaptığını belirten Gündüz, “Eskiden çiftçilik yapıyordum. 30 yıl önce başladım bu mesleği halen sürdürüyorum. Bir eşek semerini 2-3 gün de yapıyorum. Önce semerlere rağbet vardı, ancak şuan ne paranın kıymeti kaldı ne de bunlara rağbet kaldı. Benim köylü birkaç müşterim var onlar semer alıyor” dedi.

    Bölgede yaşanan terör olaylarının işlerini etkilediğini anlatan Gündüz, “Yaşanan olaylardan toplum tedirgin oldu, köylüler de artık gelip semer almaktan vazgeçmiş durumda. Benim şeyh Ahmet isminde bir ustam vardı, ondan bu mesleği öğrendim. Sabah başlayıp akşama kadar uğraşarak yavaş yavaş bu işi yapıyorum. Meslek para kazandırmadığı için de hiç çırak yetiştirmedim” diye konuştu.