Etiket: Mevsiminin

  • Bu yaz mevsiminin trendi: ‘Maske’, ‘mesafe’, ‘temizlik’

    Bu yaz mevsiminin trendi: ‘Maske’, ‘mesafe’, ‘temizlik’

    Yaz tatilinde korona virüs tedbirlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen, “Tatilde de maskenin sürekli takılması gerekiyor. Nereye gidilirse gidilsin sosyal mesafenin-plajda ve havuzda dahi-korunması şartını önemle vurguluyorum” dedi.

    Türkiye’de 11 Mart’ta ilk vakanın görülmesinden sonra karantina, evden çalışma, sokağa çıkma kısıtlamalarıyla geçen günlerden sonra 1 Haziran’dan itibaren yeni normalleşme süreci başladı. Salgının devam etmesi nedeniyle maske, sosyal mesafe ve temizlik kuralları devam ediyor. Ancak, sıkıntılı süreçten sonra tatil planları da yapılmaya başlandı.

    Medicana Samsun Hastanesi Kl. Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen yaz tatilinde uyulması gereken korona virüs önlemlerini anlattı. Yaz aylarında ve sıcak havalarda virüsün etkisini kaybetmediği söyleyen Dr. Dikmen, “Güney yarım kürede şubat, mart ve nisan aylarında yaz dönemi yaşanıyor, ancak yüksek bulaşma halen sürüyor ve virüs yakın mesafeden (1,5 metre) bir taşıyıcıdan diğer insana bulaşıyor. Bu yaz mevsiminin trendi maske, mesafe, temizlik olacağını en hatırlatarak bazı uyarılarda bulunmak isterim. Tatilde de maskenin sürekli takılması gerekiyor, nereye gidilirse gidilsin sosyal mesafenin -plajda ve havuzda dahi- korunması şartını önemle vurguluyorum. Tatile gidecekler için, bu yaz müstakil ev, yazlık site, karavan, çadır, yat, yelkenli gibi alternatifleri kullanarak, kişi sayısı az olacak şekilde veya yayla tatilini öneriyoruz. Gemi, turistik turlar ve kalabalık mekanlardan uzak durulması gerekiyor” diye konuştu.

    “Kalabalık ortamlarda mesafeye dikkat”

    El hijyeninin takıntı yapmayacak ölçüde sürdürülmesinin de önemine değinen Dr. Nurullah Dikmen, “Sabah, yemek öncesi ve sonrası, lavabo ihtiyacı sonrası yıkama yapılırsa günde en az on defa ellerin yıkanmış olacağını ancak riskli durumlarda mutlaka dezenfektan ile temizleme yapılması gerekiyor. Kesinlikle eldiven takılmamalı, tokalaşma ve sarılmalardan kaçınılmalıdır. Kalabalık ortamlarda 1 buçuk metre mesafeye dikkat edilmeli. Yaz aylarında 35 derecenin üzerinde maskeyle dolaşmak nefes almayı zorlayacaktır. Astım, KOAH, nefes darlığı, yüksek tansiyon, kalp hastaları sıcak havalarda mümkün olduğu kadar dışarı çıkmamalı. Zorunlu kalınırsa insanlara dikkat ederek maskesiz kısa süreli dolaşabilirler” şeklinde konuştu.

    Salgın sürecinde bağışıklığın güçlenmesi için düzenli beslenmenin de önem arz ettiğini ifade eden Dikmen, “Sağlığı korumak için organik ve sağlıklı yemek yenilmesini, paketli, koruyucu ve katkı maddeli ürünlerden kaçınılması öneriliyor. Günlük egzersiz ve fiziksel hareketler ihmal edilmemeli. Yaz aylarında ishal, viritük enfeksiyonlar, güneş çarpmaları, travmalar gibi çok görülen hastalıklar olursa dinlenerek bu süreç geçirilmeli” açıklamasında bulundu.

  • Yaz mevsiminin vazgeçilmezi erik kompostosu

    Tekirdağ’ın Hayrabolu İlçesinde yaz mevsiminin vazgeçilmez içeceği erik kompostosu vatandaşların sofralarını süslemeye devam ediyor.

    Subaşı mahallesinde yaşayan 75 yaşındaki Kadriye Ünlü, çocukluğundan bu yana her yıl erik kompostosu yaptığını belirtti. Her yıl evlerinin bahçesindeki ağaçlardan topladıkları eriklerden komposto yaptıklarını belirten Ünlü , “Yaz aylarında ağaçlardan topladığımız eriklerden komposto yapıyoruz. Ayrıca eriklerden reçel de yapıyoruz. Yaz ve kış aylarında sofralarımızdan eksik etmiyoruz. Erik kompostosu hem lezzetli hem de sağlık için faydalı” dedi.

  • Kış Mevsiminin En Faydalı 9 Besini

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilara Yıldız, zinde ve sağlıklı bir kış geçirmek isteyenlere mevsimin en faydalı 9 besini ile ilgili tüyolar verdi.

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilara Yıldız, dondurucu kış aylarda soğuk algınlığı, grip gibi başlıca semptomların yanı sıra kilo alımı, cilt kuruluğu, kabızlık, halsizlik gibi şikayetlerinde sıklıkla yaşandığını kaydetti. Bu hastalıklardan kurtulmak, daha zinde ve sağlıklı bir kış geçirmek için mevsimde sık tüketilmesi gereken 9 besin hakkında tüyolar verdi. Bu besinlerin bağışıklık sistemini kuvvetlendirmekten, enfeksiyonlardan korunmaya, sağlıklı bir cilde sahip olma ve organizmamızın düzgün çalışmasına kadar bir çok yararı bulunduğunu ifade etti. Yıldız, kışın en faydalı 9 besin ile ilgili şu bilgileri verdi:

    “Elma, oldukça lifli bir meyve olması özelliğiyle barsak faaliyetlerini hızlandırarak sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Kabızlıkta oldukça yararlı olup kolon kanserine karşı koruyucudur. Özellikle içeriğindeki pektin dediğimiz lifi sayesinde kötü kolesterolü düşürür. A, C, E vitaminleri bakımından da zengin olan elma adeta bir antioksidan kaynağıdır. Cildi güzelleştirirek parlaklık kazandırır. Her gün bir adet orta büyüklükte elma tüketimi uygundur. Ceviz, yüksek oranda E vitamini içeren ceviz en önemli yağlı tohumlardan biridir. Omega- 3 yağ asitinden zengin olduğundan özellikle sinir sistemine dolayısıyla kış depresyonuna karşı koruyucudur ve kalp-damar sağlığına olumlu etkileri vardır. İyi kolesterol diye adlandırdığımız HDL’ yi yükselterek kalbi koruyan gıdalar arasındaki yerini alır. Aynı zamanda tok tutma özelliği sayesinde tercih edebileceğiniz kaliteli bir ara öğündür. Her gün 2-3 adet ceviz tüketebilirsiniz. Tarçın, alternatif tıpta sıklıkla kullanılan bir bitki olan tarçın, kan şekerini ve kolesterolü dengeler. Hafızayı kuvvetlendirme özelliği sayesinde sınava hazırlanan kişiler rahatlıkla kullanabilir. Uzun süre tok tutmaya yardımcı olduğundan zayıflama diyetlerinde sıklıkla yer veririz. Bu nedenle yemeklerden yaklaşık 1 saat sonra tarçınlı çay tüketimi diyetinize destek olacaktır. Nar, Yüksek oranda C, K vitamini ve B grubu vitaminlerinden olan özellikle folik asit içerir. Çok kuvvetli antioksidan özelliğe sahiptir. Cilde oldukça yararlıdır. Yüksek tansiyonu düşürür, kansere karşı korur. Kolesterolün azalmasına yardımcı olur. İshal durumunda kullanıldığında probiyotik özelliği sayesinde barsak faaliyetlerinin normale dönmesine katkı sağlar. Günlük yarım orta boy nar tüketilebilir. Süt, başlıca kalsiyum kaynağıdır. Protein yönünden en zengin gıdalardan biridir. Ayrıca A, B ve D vitaminleri açısından iyi bir kaynak olduğundan her yaştan kişinin tüketmesi gereken değerli bir besin maddesidir. Özellikle zayıflama diyetlerinde ara öğün olarak az yağlı veya yağsız süt tavsiyelerimiz arasındadır. Ayrıca kışın haftada 2-3 kere süt ile salep hazırlayıp içebilirsiniz veya ağır tatlıları yemek yerine besin değeri daha yüksek olan sütlü tatlılardan az şekerli olarak haftada 1-2 porsiyon tercih edebilirsiniz. Her gün 1 bardak süt içmekte yarar var. Kuru üzüm, İyi bir enerji kaynağıdır. Bu sebeple kışın oldukça işe yarayan gıdalar arasında olan kuru üzüm, B1,B2 vitaminlerini içermesi yönüyle unutkanlığa iyi gelir. Kansızlık, böbrek, karaciğer hastalıklarında kullanılır. Demir, çinko, potasyum, fosfor, magnezyum içerir. Kaliteli bir besin olması özelliği ilealternatif tıpta ilaç gibi kullanılır. Günde 1 yemek kaşığı dolusu kuru üzüm tüketebilirsiniz. Yumurta, kahvaltıda her gün 1 adet haşlanmış yumurta tüketerek sabah konsantrasyonunuzu artırın. Bir adet yumurtada 6 gr protein bulunduğundan tam bir protein kaynağıdır. Bu ham 6 gr proteinin tamamını vücut kullanır. Ayrıca A,D,E, B2, folat, B12 vitaminleri ve demir, fosfor, kalsiyum gibi minerallerden zengindir. Yüksek besin değeri sayesinde vücut için adeta mucize bir gıdadır. Vücut geliştirme diyetlerinde, çocuklarda, hamilelerde, emziren annelerin beslenmesinde özellikle yumurtaya yer verilir. Ayrıca zayıflama diyetlerinin de vazgeçilmez bir parçası olan yumurta, uzun süre tokluk sağlayarak gün içindeki açlık krizlerinizi engeller. Dolayısıyla yağ yakımında olumlu etkiye sahiptir. Aslında her yaştan insanın belli miktarlarda yumurta tüketmesi birçok açıdan yararlıdır. Kurubaklagiller, nohut, fasulye, mercimek, barbunya kurubaklagillerin başlıcalarıdır. Kalsiyum, demir, çinko, magnezyum ve fosfor mineralleri açısından oldukça zenginlerdir. Yüksek karbonhidrat değerleri sayesinde vücut enerjisini yükselten kış besinleri arasında kurubaklagil çeşitleri mutlaka yer almalıdır. Aynı zamanda yüksek oranda protein içeriği bakımından et ürünlerine ve yumurtaya yakındır. Yapılarında bulundurdukları posa ile özellikle kalın barsak florasını korurlar ve yararlı bakterilerin artmasına yardımcı olarak kabızlıkta kullanılırlar. Kolesterol içermediğinden az yağlı diyetlerde tercih ettiğimiz bir besindir. Kötü kolesterol seviyesini düşürür ve içeriğindeki mineraller sayesinde kemikler için de oldukça faydalıdır. Haftada 2-3 kere özellikle akşam yemeklerinde mutlaka kurubaklagillere yer verilmelidir. Havuç, kış mevsiminin sembollerinden biri olan havucun faydaları oldukça fazladır. A vitamininden zengin olduğundan sağlıklı gözler deyince akla ilk gelen besinlerin başında yer alır. Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. Çiğ olarak ve kabuğu ile tüketmek daha doğrudur. Enerjisi yüksek bir besin olmasının yanında düşük glisemik indeks özelliği, şeker hastalarının da tüketebilmesi avantajını sağlar. Aynı zamanda lif yönünden de zengin olması barsaklarımızın düzgün çalışmasına yardımcı olarak kabızlığı engeller. Bu nedenle salatalarımıza mutlaka havuç da rendelemeyi ihmal etmemeliyiz.”

  • Ayva Kış Mevsiminin Vazgeçilmez Meyvesi

    Uzman diyetisyen Şebnem Kandıralı, kış aylarında ayva yiyerek gripten korunabileceğini belirtti.

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, ayvanın besin öğelerinden zengin olduğunu belirterek “A, C ve B grubu vitaminleri (folat) ile kalsiyum, demir, fosfor, bakır, potasyum, selenyum, çinko ve magnezyum gibi mineraller içerir. Yağdan fakir, liften zengin bir meyvedir” dedi.

    Diyetisyen Kandıralı, ayvanın yararları hakkında bahsederken mide ve bağırsak sağlığına iyi geldiğini söyledi. Kandıralı, ayvanın çok güçlü antioksidanlar olan polifenolik bileşikler içerdiğini belirterek şöyle konuştu: “Bu bileşikler serbest radikallerle savaşıp, yaşlanma sürecini yavaşlatır. Aynı zamanda kardiyovasküler hastalıklara ve felç riskine karşı koruma sağlar. Peptik ülser için kullanılır, ayva balla karıştırılıp tüketildiğinde kolit, diyare, bağırsak enfeksiyonları ve kabızlık için idealdir. Çin’de özellikle ayva kabuğu ülser tedavisinde, ıslatılmış ve haşlanmış ayva tohumlarından oluşan jöle de göz problemlerini rahatlatmak, mukoza zarı iltihapları ve hatta boğaz ağrılarını tedavi etmek amacıyla kullanılmaktadır. Bazı çalışmalar ayvanın içerdiği güçlü antioksidan ile kötü kanser hücrelerini yok etmeye yardımcı olduğunu ve ayva suyunun stresle mücadele eden bireylerde etkili olduğu yönündedir.”

    Ayvanın bulantı ve kusmayı engellediğini, sabah bulantılarını giderici bir meyve olduğunu anlatan diyetisyen Kandıralı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Japonların bir çalışmasında ayva kabuğundaki antiviral maddelerin Hepatit A, B ve C’ye neden olan organizmaların büyümesini engellediği saptanmıştır. Ayvadaki vitamin ve minerallerin karaciğer fonksiyonlarını uyardığı ve pankreas yetersizliği tedavisinde de yardımcı rol oynadığı iddia edilmektedir.”

    Şebnem Kandıralı, ayvanın kanser karşıtı olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayvanın etli kısmını oluşturan sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan maddeler (astrenjan) bileşikler tanen olarak bilinir. Bu tanenler kateşin ve epikateşindir, kalın bağırsakta kansere neden olan kimyasalı bağlar, mukoz membranı kanserlere, mukoza fıtığı (divertikülite) ve inflamatuar (iltihaplı) bağırsak hastalığına karşı korur.”

    Ayvanın bir meyve olarak soğuk ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu olduğunu anlatan Kandıralı, şunları söyledi:

    “Ayva, antiviral (virüslere karşı) özelliklere sahiptir, antiseptik (mikropkıran)’dır. Soğuk algınlığı, grip ve diğer viral patojenlere karşı koruma sağlar. C vitamini, bakır, demir, potasyum ve magnezyum içeriği ile ayva bağışıklığı güçlendirir, inflamasyonu azaltır ve vücudu viral saldırılara karşı korur. Ayva aynı zamanda anemi, karaciğer hastalığı, kardiyovasküler hastalıklar, göz hastalığı, astım ve diğer solunum yolu hastalıkları ve antiallerjenik özellikleri ile sistitle mücadelede yardımcıdır.”

    Ayvanın kalp-damar hastalıklarına iyi geldiğini anlatan Kandıralı, “Ayva yüksek seviyede çözünür lif olan pektin içeriği ile kötü kolesterolü düşürmede yardımcıdır, beraberinde sindirime yardımcı olup, safra taşı oluşumunu azaltır. İyi oranda potasyum içermesi ile kan basıncını düşürmede etkilidir. Ayva yüksek lif içeriğinden ötürü kilo kaybına fayda sağlar. 100 gram taze ayva 57 kaloridir. İdrar söktürücü bir özelliği olduğundan ayva vücutta sıvı birikimini de ortadan kaldırır” dedi.

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, ayvadan reçel, jöle, sos, puding, şurup ve kek yapılabileceğini belirterek, “Pişirmeden önce ayva çekirdeklerini mutlaka çıkarın. Elma, kayısı ve benzer meyvelerde olduğu gibi çekirdekler amigdalin içerir, bu bileşik midede hidrojen siyanite dönüşür. Fazla miktarda alınması siyanit zehirlenmesine neden olur” diye konuştu.

  • Kış Mevsiminin Gelmesi Turşuya Olan İlgiyi Arttırdı

    Kayseri’de, turşu satışı yapan Bayram Ali Aydoğan kış mevsimin gelmesiyle turşu satışlarında artış yaşandığını belirtti.

    40 yıldan bu yana turşuculuk yaptığını belirten Bayram Ali Aydoğan, “Kış mevsiminin gelmesiyle işlerimizde artış oldu. Kışın turşu daha çok yeniyor. Ayrıca turşu suyu da çok içiliyor. Nezle, grip olan bana geliyor. Acılı turşu suyu içtiği zaman bu nezle ve gribe çok iyi geliyor. Vatandaşlarda özellikle salatalık turşusuna ve acılı turşu suyuna büyük ilgi gösteriyor. Turşunun 2 litresini 10 TL’den satıyoruz. Turşu suyunun bardağını da 2 liraya satıyoruz” diye konuştu.