Etiket: Mevsimine

  • Fedakar öğretmenler okullarını kış mevsimine hazırlıyor

    Erzurum’da Şükrüpaşa İlkokulunun müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenleri ellerine kürek, tırmık ve çekiç alarak okulun çevre düzenlemesini kış şartlarına hazırlamak için işe koyuldu.

    Türkiye’nin en soğuk şehirlerinden birisi olan Erzurum’da ekim ayının sonlarına gelinirken kış hazırlıkları okullarda da başladı. Şükrüpaşa Mahallesi’nde yer alan 942 öğrenci kapasiteli Şükrüpaşa İlkokulu’nda geçtiğimiz eğitim-öğretim döneminde kış şartlarında çamur olan okul bahçesinin ardından öğrencilerin bu yılda okula bu haliyle gelmesine gönülleri razı olmayan öğretmenler kolları sıvayıp ellerine, mala, fırça, balyoz, kazma ve kürek alarak işe başladı. Okulun bahçesinde koruma duvarların yan kısmı kazma ve kürekle kazıldı daha sonra kum serilip üzerine parke döşeme yapılmaya başlandı.

    Gece-gündüz demeden çalışan öğretmenler okulu kış şartlarına hazırlamanın haklı gururunu yaşıyor. Yardım etmeye gelen öğrenci velisi Selçuk Dumlu ise bu durumdan gayet mutlu olduklarını ifade ederek, “Öğretmenlerimiz burada bir bahçe düzenleme çalışması yapıyor. Bir öğrenci velisi olarak her yıl kış aylarında bahçenin çamurlarla kaplı olduğuna şahit olduk. Burada bir iki hafta sonra kar yağacak, yağmur yağacak, bu nedenle hem çocukların ayağına bulaşan çamur okulu hem de sınıfları kirletecek. Burada ki öğretmen ve idarecilerimize bir veli olarak bu hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • Alerji mevsimine dikkat

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmut Salim ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, baharın gelmesi ile kişilerin alerji boyutunu, hamile insanlara olan etkisini ve alınacak önlemleri açıkladılar.

    Bahar aylarının başlaması ile birlikte çiçekler açtı, çevreler yeşillendi. Ama rahatsız olan kişilere de polen sorununu da beraberinde getirdi. Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmut Salim, bahar aylarının alerji boyutunu, Medicana Anne Çocuk Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı da hamilelerin nasıl etkilendiğini açıkladılar.

    Bahar ayları olan Mart, Nisan ve Mayısta polenlerin havaya yayılmasıyla burunda kaşınma ve tıkanma, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma gibi alerjik nezle, göz alerjisi belirtilerinin görülmesine polen alerjisi veya bahar alerjisi dendiğini bildiren Dr. Mahmut Salim, polen sorununun Marttan Ekim ayına kadar sürdüğünün altını çizerek, “Polen için yapılan bazı testlere göre teşhis konuluyor ve buna göre tedavi planlanıyor. Gerekirse aşı tedavisi de yapılıyor. Alerji gelişebilmesi için çocuğun en az iki polen mevsimini geçirmesi gerekiyor. Polen alerjisi, sık sinüzit ve kulak iltihabı ile geniz eti büyümesine neden olabiliyor. Alerjik nezleli her beş çocuktan biri ileriki yıllarda astıma ilerleyebilir. Aşı tedavisi dediğimiz immunoterapi başarısı çok yüksek. Aşı tedavisinde, cilt altına enjeksiyon ve dil altı damla şeklinde metotlar var. Aşılar her çocuğa özel hazırlanıyor” dedi.

    “Hamileler ’Çok yaşa’yın”

    Polen alerjisi, hamileleri de yakından etkilediğini belirten Op. Dr. Aylin Akıncı, üretkenlik çağındaki kadınların yüzde 20’si alerjik hastalıktan yakındığını, yüzde 4’ü gebelik sırasında astım sorunu yaşadığını bildirerek, ’Çok yaşa’ cümlesi sıkça kullanıldığını kaydetti. Alerjik hastalıkların, endüstriyel toplumlarda hızla artmaya başlayan önemli bir sağlık sorununu olduğunu vurgulayan Akıncı, sadece ABD’de 60 milyon kişinin değişik alerjik kökenli hastalığı olduğunu söyledi.

    Astım

    Astım değişkenlikler gösteriyor. Kimilerinde seyrek ve kendiliğinden düzelen ataklar olurken, kimileri hastaneye başvurmayı gerektirecek kadar ağır solunum sıkıntıları yaşayabiliyor.

    Bazı etkenlerin astım ataklarında tetikleyici rol oynadığı biliniyor: Bu etkenler; polen, mayt, hayvan tüyleri gibi alerjenler, viral veya bakteriyel solunum yolu enfeksiyonları, pisişik stresler, egzersiz, aspirin ve diğer non-steroidal anti enflamatuarlar, sigara dumanı, parfüm-toz-boya kokuları gibi irritanlar, meteorolojik değişiklikler ve mensturasyon…

    Gebelikte etkileri

    Astımın, gebelikte etkilenmeyebileceğini, düzelebileceğini ya da kötüleşebileceğini söyleyen Op. Dr. Aylin Akıncı, “Ancak ağır astım ataklarının genellikle kötüleştiği biliniyor. Doğumdan yaklaşık 3 ay sonra hasta eski astım nöbetlerinin seyrine geri dönüyor. Ağırlaşan astım hastalarında belirtiler en çok 24-36’ncı haftalar arasında görülüyor. Astımın gebelikteki seyri ne yönde olursa olsun, son 4 hafta daha rahat geçtiği için doğum eylemi sırasında daha az sorun yaşanıyor” şeklinde konuştu.

    Rinit

    Rinitin gebe kadınların yüzde 30’unda görüldüğünü belirten Akıncı, en sık görülen tiplerin; alerjik, bakteriyel, vazomotor rinitler ve ilaç kullanımına bağlı gelişenleri şeklinde sıralandığını ve bir çok gebelikte, progesteronun ve artan kan hacminin sonucunda burunda damarsal göllenmeye bağlı burun tıkanıklığı olduğunu açıkladı. Ancak gebelikteki bu değişikliklerin, özellikle alerjik rinitli hastalarında seyri ağırlaştırdığını kaydeden Akıncı, hastaların yüzde 50’sine yakın bir kısmında da tam tersine artan kortizona bağlı iyileşmelerin de saptandığını bildirdi.

    Ürtiker- Anjiyoödem

    Kendini kabarık, kaşıntılı kızarık deri lezyonları ile belli olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aylin Akıncı, “Deri tabakasının üst kısmındaki ödem daha derin tabakalara inerse, lokalize ama daha yaygın oluşan kızarık şişliğe anjiyoödem deniyor. Üretkenlik çağındaki kadınların yüzde 20’si alerjik hastalıktan yakınırken, yüzde 4’ü gebelik sırasında astım sorunu yaşıyor” ifadelerini kullandı.

    Op. Dr. Aylin Akıncı, polen alerjisine karşı alınacak önlemleri de şöyle sıraladı:

    Evden çıkarken mutlaka güneş gözlüğü takılarak polenlere temas önlenmeli.

    Ağız yerine burundan nefes alınmalı.

    Polenlerin yoğun olduğu günlerde dışarıda fazla dolaşılmamalı.

    Dışarıda dönüldüğünde yüz ve burun suyla yıkanarak polenlerden temizlenilmeli. Kıyafetler değiştirilmeli.

    Otomobillerin polen filtresin değiştirmeli, hepa filtreli klimalar kullanılmalı.

    Ağız ve burun su ile gargara yapılmalı.

  • Yaz Mevsimine Kadar Sıkılaşmaya Var Mısınız?

    Bölgesel zayıflama denilince son günlerin en etkin yöntemleri olan ve lazer ailesinin yeni üyeleri arasında yer alan lazer lipoliz yöntemi, oldukça etkili sonuçların alınmasını sağlıyor.

    Kliniklerinde bulunan lazer lipoliz hakkında bilgi veren Estetik International Sağlık Grubu yetkilileri, “Geleneksel bağlamda düşünebileceğimiz liposuction yöntemine nazaran pek çok artısı ve faydası bulunan lazer lipoliz tekniği, bugüne kadar yağ aldırma başlığı altında yapılan diğer tüm uygulamaları rafa kaldıracağa benziyor. Çünkü sıkılaşma da sağlıyor. Lazer lipoliz bölgesel yağlanmalardan kurtulmak isteyen pek çok insana alternatif bir yöntem. Estetik ve güzelliğin son derece büyük ivme kazandığı modern dünyamızda aynı oranda kilo sorunu ve bölgesel yağlanma problemlerinde de artış gözlemleniyor. Sürekli yapılan diyetler, spor salonlarına ayrılan vakitler ve harcanan paralar, çoğu zaman kilo almamak için açılan bu savaşta daha iyi sonuçlar alabilmek için. İnsanlar tüm bunlara ek olarak artık pratik lazer lipoliz gibi teknolojilere yöneliyorlar” dedi.

    AVANTAJLARIYLA LAZER LİPOLİZ

    Lazer lipoliz tekniğinin ayrıntılarına da değinen Estetik International Sağlık Grubu yetkilileri, “Lazer lipoliz işleminde bedenden yağlı bölgenin çıkarılması için küçük boyutlu bir kanül kullanır. Bu yöntemle hastalarda morarma ve geleneksel liposuctionda olduğu gibi şişme olasılıkları ortadan kaldırılır. Kanülün deri altına sokulması çok ince kesiler vasıtasıyla yapılır ve bu alanlarda işlem sonrası hızlı iyileşme gözlemlendiği gibi enfeksiyon riski de aza indirgenir. Lazer lipoliz işleminin bir diğer avantajı da hastanın tüm işlem boyunca uyanık durumda bulunmasıdır. Cilde sürülen anestezik kremler, yağın çıkarılması için yapılan kesi alanlarına sürülür. Deri altına sokulan kanül, lazerle eriyen yağ tabakasının dışarı atılmasına, temel yağ dokusunun ısınmasına, cilt altında çapraz bir işlem yaparak diğer dokuların tahriş olmamasına fayda sağlar. Kanül çıkarıldıktan sonra incecik bir yara bandı ile kesi alanı kapatılır ve işlem sonrası hasta hemen evine gidebilir” diye konuştu.

    KOLAJEN ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR

    Lazer lipolizin aynı zamanda cildin yeni kolajen üretimine teşvik ettiğini ve dermal katmanlar arasında çok belirgin bir sıkılaşmanın oluşmasını sağladığını vurgulayan Estetik International Sağlık Grubu yetkilileri açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Lazer lipoliz yaptıranlar altı aya kadar ciltlerinin sıkılaşma sürecinin devam ettiğini gözlemleyeceklerdir. Lazer lipolizin bu etkisi ciltte gevşeklik yaşayan pek çok hastada oldukça memnuniyet verici sonuçların alınmasına yol açıyor. Lazer lipolizin bir başka avantajı ise, yağın çıkarılması için daha küçük kesilerle daha farklı alanlarda uygulama yapılabilme şansını doğuruyor olmasıdır. Diz ve ayak bilekleri civarındaki yağlı alanlar, çene altındaki gıdık yağlanması, kollar, bel ve bacaklar veya karın bölgesine uygulanabilir.”

  • Ege Kış Ortasında Yaz Mevsimine Girdi

    Türkiye genelinde ve özellikle Ege’de kış ortasında yaz mevsimi yaşanmaya başladı. Aydın’da pek çok ev ve iş yerinde yaşanan sıcaklıklar nedeniyle şubat ayının ortasında kaloriferler söndürüldü. Yazlık kıyafetlerini giyen vatandaşlar park ve bahçelere akın etti. Meteoroloji yetkilileri böylesine bir sıcağın Aydın’da 18 Şubat 1979 tarihinde 25, 2 derece İzmir’de ise 15 Şubat 1953 tarihinde ölçüldüğünü bugün Aydın’da sıcaklığın 26,2 İzmir’de ise 26,9 derece olarak ölçüldüğünü duyurdu.

    Aydın’da 3 gündür mevsim normallerinin çok çok üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle park ve bahçeler adeta şenledni. Uzun süredir soğuklar nedeniyle dışarı çıkmayan pek çok kişi günün park ve bahçelerde geçirirken, gençler de kışi ortasında yaşanan yazı park ve bahçelerde geçirerek değerlendirdiler. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde öğrenim görmek için yurdun değişik illerinden Aydın’a gelen pek çok öğrenci kış ortasında yaşadıkları yaz mevsimine şaşırırken öğrenciler günün belli kısmını piknik yaparak geçirdiler.

    METEOROLOJİ YETKİLİLERİ TARİHE NOT DÜŞTÜ

    Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğüne bağlı merkezlerde 15-16/02/2016 tarihlerinde ölçülen en yüksek hava sıcaklığı değerlerini tarihe not düşerken, benzer sıcaklığın şubat ayında çok nadir yaşandığını duyurdu. Yapılan araştırmalara göre, 15 Şubat’ta 24,47, 16 Şubat’ta da 26,9 derece sıcaklık yaşanan İzmir’de 15 Şubat 1953 günü 23,9 derece, 20 Şubat 20110 günü de 23,8 derece sıcaklık yaşandığı belirlendi. 15 Şubat’ta 25,9, 16 Şubat’ta da 26,2 derece sıcaklık yaşanılan Aydın’da ise 18 Şubat 1979 tarihinde 25,2 derece sıcaklık ölçüldüğü belirtildi.

    Balıkesir’de 15 Şubat günü 25, 16 Şubat günü 24,3 derece olarak yaşanan sıcaklığın 20 Şubat 2010 günü 24,8 derece olarak kaydedildiği Manisa’da ise 15 Şubat günü 26,4, 16 Şubat günü 24,5 derece kaydedilen sıcaklığın da 20 Şubat 2010 günü 26,4 derece olarak kaydedildiği açıklandı. Son iki gündür yaşanan sıcaklıklara benzer sıcaklıkların Manisa Akhisar’da 14 Şubat 1977 günü, Aydın Nazilli’de 27 Şubat 1989 günü, İzmir Selçuk’ta 21 Şubat 2010 günü, İzmir Ödemiş’te ise 18 Şubat 1979 günü yaşandığı belirtildi.

    Meteoroloji Müdürülüğü yetkilileri sıcaklıkların 21 Şubat Pazar gününe kadar devam edeceğinin tahmin edildiğini kaydettiler.

  • Cumalıkızık Turizm Mevsimine Hazırlanıyor

    Türkiye’nin en önemli kültür turizm merkezleri arasında yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Cumalıkızık’ta yaklaşan turizm sezonu öncesi hazırlıklar hummalı bir şekilde devam ediyor.

    Yıldırım Belediyesi, geçmişi Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarına dayanan ve kırsal Osmanlı mimarisinin en nadide yansımalarından olan Cumalıkızık’ın doğal yapısının korunarak gelecek nesillere aktarılması için çaba sarf ediyor.Cumalıkızık’ta faaliyet gösteren esnafın tezgâhları, tarihi dokuyla uyumlu ahşap tezgahlarla değiştirilirken, köydeki tüm metal tabelaların yerine ise ahşap tabelalar yerleştirildi. Turizm sezonu öncesi kendi ürettikleri ürünleri satışa sunan kadınlara da çeşitli konularda eğitimler veriliyor.

    Son olarakYıldırım Belediyesi, Tarım Gıda ve Hayvancılık İl ve İlçe Müdürlükleri ile Yıldırım Halk Eğitim Merkezi’nin ortak çalışmasıyla,Cumalıkızıklı 50 kadına ‘gıda muhafaza ve reçel yapımı’ eğitimi verildi. Mutfakta hijyenik uygulamalar, dengeli beslenme ve uygulamalı gıda üretimi konularının işlendiği eğitimlerde kadınların üreteceği ürünlerin daha hijyenik olması hedeflendi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadınlara sertifika verildi.

    Tarihi ve doğal zenginlikleriyle Cumalıkızık’ın, Yıldırım’ın dünyaya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, “Cumalıkızı kkadim medeniyetimizin bize bir emaneti. Hem bu emanetin doğal yapısını muhafaza ederek gelecek nesillere ulaştırmak hem de bu gün insanlarımızın bu zenginliğimizden istifade etmesini sağlamak için projeler üretiyoruz” dedi.

    Cumalıkızık’ta devam eden restorasyon çalışmalarıyla birlikte bölge esnafının standartlara uygun satış yapabilmeleri için de eğitimler verdiklerini aktaran Başkan Edebali, “Burada sahip olduğumuz potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için vatandaşlarımız ve şehrimizin dinamikleri ile ortak çalışmalar yapıyoruz. Her yıl on binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan bu beldemizi el birliği ile daha mamur hale getireceğiz” şeklinde konuştu.