Etiket: Mevsimi

  • Cilde yaz mevsimi uyarısı

    Dermatolog Uz. Dr. Oya Ermiş, “Yaz aylarında yüksek hava sıcaklıkları ve güçlü güneş ışınlarına maruz kalınması nedeniyle cilt ve genel vücut sağlığı olumsuz etkileniyor. Denize ve havuza girilmesi, sık sık duş alınması, bronzlaşma isteği ve ortak kullanılan alanlarda bulaşıcı cilt hastalığı riski bulunması nedeniyle cilt sağlığına daha çok özen göstermek gerekiyor” dedi.

    Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Oya Ermiş, sağlıklı bir cilt için yaz mevsiminde dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. Ultraviyole ışığı’nın güneş yanıklarına, güneş nedeniyle oluşan alerjilere, çil ve lekelenmelerine yol açtığını belirten Ermiş, “Güneş ışınlarının tüm bu etkilerinden kaçınabilmek için doğru ve etkili bir biçimde güneşten korunmalıdır. Kışın yapılan cilt bakımını, yaz aylarında da ihmal etmemek güneşten, aşırı sıcaktan veya cildin kurumasından kaynaklı cilt lekeleri oluşumunu da engellemektedir” dedi.

    “Güneş koruyucu ürün seçimi büyük önem taşıyor”

    Güneş kremi alırken ultraviyole A (UV A) ve ultraviyole B (UV B)’ye karşı koruyucu olmasına dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Ermiş, “Güneşten koruyan ürünler, gün içinde açık havada vakit geçiren herkes tarafından güneşe çıkmadan 30 dakika önce uygulanmalıdır. Örneğin; yüz bölgesinde, ürünün SPF değeri kadar koruma elde etmek için 1 çay kaşığına karşılık gelecek kadar ürün kullanmak gerekir. Güneşten koruyucu ürünler hiçbiri gün boyu aynı etkinlikte koruma sağlamadığından 2 saatte bir yenilenmelidir. Koruma kremlerinin hiçbiri suya tamamen dirençli değildir. Deniz, havuz ve havluyla kurulanma ile etkinlikleri azalır. Bu nedenle deniz ve havuzdan çıktıktan sonra da yenilenmelidir. Deniz ve havuz suyu ile temas saç, tırnaklar ve ciltte kurumaya yol açar. Temiz olmayan sulardan viral, bakteriyel ya da mantar enfeksiyonu bulaşabilir. Enfeksiyonlar deride, dış kulak yolunda ve gözde oluşabilir. Havuz dezenfektanlarına karşı egzama gelişebilir. Deride açık yara varsa deniz ve havuza girilmemelidir. Havuz kenarındaki ıslak zeminlere çıplak ayakla basmak ya da başkasının terlik ve havlusunu kullanmak bulaşıcı mantar enfeksiyonlarına neden olur”.

    Yaz mevsiminde cilt sağlığı için 15 altın kural açıklayan Dermatolog Uz. Dr. Oya Ermiş, “11.00-16.00 saatleri arasında güneşte kalmayın, güneş altındayken makyaj yapmayın, sık dokunmuş ve açık renk giysiler tercih edin, güneş gözlüğü ve şapka kullanın, dermatoloğunuzun cilt tipinize göre önereceği güneş koruyucu ürünleri, temiz cilde, güneşe çıkmadan 30 dakika önce uygulayın, güneş koruyucu ürününüzün etkinliği deniz, havuz gibi aktivitelerle ve havlu ile kurulanma ile azalır, bu nedenle güneş koruyucunuzu gün içinde yenileyin. Deniz kenarında kum, taş ve deniz yüzeyinden yansıyan ışık, gölgede de etkilidir. Gölgede de güneşten korunma önlemlerine dikkat edin. Temiz plajları ve uygun şekilde dezenfekte edilen havuzları tercih edin. Islak mayo ile uzun süre kalmak vajinal mantarları, kasık mantarlarını kolaylaştırır. Deniz ve havuzdan çıkınca kuru mayo giyin. Deniz ve havuzdan sonra her zaman kendi kişisel eşyalarınızı kullanmaya özen gösterin. Deniz ve havuzdan sonra; temiz tatlı suyla, yumuşak şampuan ve sabunlarla banyo yapın banyodan hemen sonra bir vücut losyonu ile vücudunuzu, cilt yapınıza uygun nemlendirici krem ile yüzünüzü nemlendirin. Kuru, kıvırcık veya boyalı saçlarınız varsa saç kremleri kullanmayı ihmal etmeyin. Çok sık ıslanıp kuruyan tırnaklar kolay kırılır. Oje ve aseton da bu etkiyi artırır. Tırnaklarınızı kısa tutun, sık oje aseton kullanmayın, elinize sürdüğünüz nemlendiricilerle tırnaklarınızı da nemlendirin, tırnağı sertleştiren ürünler kullanın. Havuz ve denizden dolayı bir alerji oluşursa mutlaka vakit geçirmeden bir uzmana başvurun” dedi.

  • “Defne’nin Bir Mevsimi” filminin galası Antalya’da yapıldı

    ANTALYA (İHA) – “Defne’nin Bir Mevsimi” filminin Antalya’da ilk gösterimi yapıldı. Filmde ‘Defne’ rolünü canlandıran oyuncu Hande Subaşı, filmden teklif geldiğinde senaryosunun çok hoşuna gittiğini belirterek, Antakya’nın medeni bir coğrafya olmasının kendisini etkilediğini söyledi.

    Uluslararası Antalya Film Festivali “Rengahenk” resmi seçkisine kabul edilen “Defne’nin Bir Mevsimi” filminin Antalya Kültür Merkezi Perge Salonu’nda galası yapıldı. Gala gösteriminin ardından filmin oyuncularından Hande Subaşı, Gökhan Alkan ve Yönetmen Mehmet Öztürk, basın mensuplarının ve izleyicilerin sorularını cevapladı. Film senaryosu konusunda paylaşımlarda bulunan Yönetmen Mehmet Öztürk, “Filmde bir anda aşk ve romantik duygular, diğer yandan politik bir bakış sunmayı amaçladım. Bundan çekincem şuydu; birbirinden çok farklı temayı yoğurmak ve harmanlamak. Bazen politika ve bazen aşk politikası ön planda oldu. Bu film daha ilk sahnede bir Alman kasabasında geçiyor olabilirdi. Filmde romantizmin hareket noktası olduğunu söyleyebilirim. Çok ölçülü bir politika ve hatta özgürce bir bakış olan bir film. Ne Antakya’da ne de Türkiye’nin başka yerinde kadınlar ve genç kızlar filmde olduğu kadar özgür konuşmazlar. Bu kadar rahat giyinemezler. Ben bir özgürlük yüceltmesi yapmak istedim. O yüzden kızları filmde çok serbest bıraktım” dedi.

    Filmde ‘Defne’ rolünü canlandıran Hande Subaşı ise, “Bana filmden teklif geldiği zaman senaryo çok hoşuma gitti. Dönemsel olarak Antakya’da çekiliyor olması benim için çok cazip geldi. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Çok etkilendiğim sahneler oldu. Ben o dönemi yaşamadım. Sonradan dinledik ve okuduk. Antakya’nın ne kadar medeni bir coğrafya olması beni çok etkiledi. Bir kadın olarak filmde bunun vurgulanması açısından çok mutlu oldum” dedi.

    Filmde ‘Ferhat’ karakterini canlandıran Gökhan Alkan ise şöyle konuştu:

    “Böyle bir filmde ve böyle bir senaryoda bulunmayı hayal etim. Yönetmen Mehmet Hocamızın hayallerinin peşinden gittik. Elimizden geleni yaptık. Ferhat karakteri benim için çok önemli. İyi ki bu filmin içerisinde bulunmuşum.”

    Defne’nin Bir Mevsimi’nde Hande Subaşı, Gökhan Alkan, Mert Öcal, Murat Karasu, Macit Sonkan, Canan Mutluer gibi oyuncular yer alıyor. Filmin görüntü yönetmenliğini Ercan Özkan, kurgusunu Thomas Glaser gerçekleştirdi. Türkiye’nin çalkantılı bir yaz mevsiminde geçen film, romans ile politik dram arasında ilerliyor. Zengin bir ailenin kızı Defne’ye aşık iki fakir kardeşin hikayesini anlatan film, Antakya’nın kültürel, etnik ve dinsel kozmopolit ortamını yansıtırken Ortadoğu’da her şeyin birdenbire nasıl değiştiğini gösteriyor.

  • Didim’de balık av mevsimi sürüyor

    Aydın’ın Didim ilçesi 1 Mayıs’ta başlayan turizm sezonun son günlerini yaşarken, bölgede balık av mevsimi sürüyor.

    Ülke genelin de okulların açılmasıyla boşalan ilçe de plajlar boş kalırken, turlarla gelen yabacı turistlerin anlaşmalı otellerde tatil yaptığı ve sezonluk iş yeri açan bazı esnafların da kepenk kapattığı gözlendi.

    Didim Taşburun mevkisinde bulunan S.S Akköy Su Ürünleri ve Satış Kooperatifi Başkanı Cengiz Ovalıoğlu, son zamanlarda üye sayısında artış kaydedin kooperatifin 1959 yılında kurulduğunu belirterek, bölgede balık av mevsiminin 1 Eylül de başladığını belirtti.

    S.S Akköy Su Ürünleri ve Satış Kooperatifin 57 yıldır faal olarak çalıştığını belirten Ovalıoğlu, Gıda, Tarım ve Hanyacılık İlçe Müdürlüğü su ürünleri birimince denetlenmelerin yapıldığı ve zor şartlarda denizden çıkartılan balıkların direk kapalı donanımlı kamyonetlerle balık işleme merkezlerine taşındığını ifade etti.

    Ovalıoğlu, 1 Mayıs 2017 tarihine kadar devam edecek olan balık av mevsiminden umutlu olduklarını ve hava şartlarını uygun olduğu bu günlerde avın bereketli geçtiğini sözlerine ekledi.

  • Gaziantep’te Kurutmalık Mevsimi Başladı

    Özellikle kış mevsiminde tüketmek amacıyla hazırlanan biber, kabak ve patlıcan gibi sebzeler kurutulmak üzere Gaziantep’teki çatı ismi verilen askılardaki yerini aldı.

    Mersin, Tarsus, Adana gibi şehirlerden Gaziantep Sebze Hali’ne gelen biber, patlıcan, salatalık ve kabaklar, kurutmacılar tarafından alınarak, mahalle aralarında ev kadınları ve genç kızlar tarafından tohumları temizlendikten sonra 50’şerli olarak iplere diziliyor. Daha sonra şehrin en fazla güneş alan boş arazilerinde hazırlanan ve çatı ismi verilen askılara asılan kurutmalıklar, sebzesine göre 3 gün ile 15 gün arasında değişen sürede tekrar toplanarak talebe göre yurt içi veya yurt dışına gönderiliyor.

    “BU YIL İHRACATTAN KAYNAKLI GEÇ KURUTMAYA BAŞLADIK”

    Kurutmacı Resul Çelik, kurutulacak biberlerin Tarsus’tan geldiğini belirterek, “Biberleri oyuculuk yapan kadın çalışanlara belirli miktarlarda dağıtıyoruz. Daha sonra içleri oyulan ve temizlenen yeşil biberleri burada işçilerle beraber seriyoruz” dedi.

    Bu yıl ihracattan kaynaklı geç kurutmaya başladıklarını vurgulayan kurutmacı Resul Çelik, ’’Kurutma normalde Haziran Ayı’nda başlardı. Bu sene ihracat olmaması biberlerin iri olması dolayısıyla da kilo dövdüğü için, tane başına fiyat yükseldi. İhracat daha yeni başladığı için bu sene geç kalındı. ” diye konuştu.

    “BELLİ BİR ÇALIŞMA SÜRESİ YA DA SAATİ YOK”

    Çalışma sürelerinin değiştiğini anlatan kurutmacı Abdullah Karabaş, “Burada işimiz bazen sabah ezanı başlıyor akşam 21:00’a kadar, bazen de 3 saat çalışıyoruz. Kadınların yaptığı oyma işlemi, ipe takma işleminden sonra biz buraya getiriyoruz. Serme işlemi yapıyoruz. Sermeleri yaptıktan sonra kurumaya bırakıyoruz. Kuruma işleminden sonra tekrar toplama işlemine giriyoruz. Toplama işleminden sonra da müşteriye üç beş kuruş karla satıyoruz. Gaziantep ürünlerinin kurutma işlemi bir ay sonra başlayacak. yaptığımız işten biz de bizimle çalışanlar da para kazanıyor. Allah Emeğimizi boşa çıkarmasın” şeklinde konuştu.

    PATLICAN 3, BİBER 15 GÜNDE KURUYOR

    Tarladan gelen patlıcanların da biber gibi oyucular tarafından hazırlanıp iplere geçirildiğini vurgulayan kurutmacı İlyas Karabaş, “ Patlıcan oyuluyor ondan sonra kurutma etabına geçiliyor. Çatılara astığımız patlıcanlar 3 gün içerisinde kuruyor ve ardından satım aşamasına geliniyor. Patlıcanın bibere göre daha erken kuruyor. Biber ise, günün sıcaklığı havanın sıcaklığına göre değişiyor. Biber hava sıcaklığı iyi giderse 8 günde, yok normal serinlikte giderse 12-15 günü buluyor. Kuruyan biber ve patlıcanlar 50’şerli olarak iplere geçirilir ve bin başı yani 1000’er adet olarak satılır. Daha sonra her yıl maliyete göre bir fiyat biçilir, toptancılara satılır. Bu yaptığımız kurutmacılık işindeki risk ise, aşırı fırtına ve rüzgarla ürünün uçması ya da yağmur ve dolu yağması. Çünkü yağmurun değdiği biber kararır küflenir. Bir de tarladan hormonlu gelen biberler var onlar da güneşe çıkınca hemen içi küflenir” diye konuştu.

  • Mudanya’da Deniz Mevsimi Açıldı

    Bursa’nın sayfiye bölgesi Mudanya’da sahiller hareketlendi.

    Sıcaklardan bunalan Bursalılar, hafta sonu soluğu Mudanya’da aldı. Kimi serinlemek için denize girdi, kimisi de sahil de yürüyüş yapmayı tercih etti. Denize girmeye cesaret edemeyenler ise kafeteryada oturarak deniz havasının tadını çıkardı.