Etiket: Mevsim

  • Mevsim Geçişlerine Dikkat

    Medical Park Karadeniz Hastanesi Psikiyatri uzmanı Dr. Cengiz Soylu, mevsim geçişlerinde, özellikle ilkbahar geçişlerinde intihar riskinin arttığı uyarısında bulundu.

    Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Dr. Cengiz Soylu, “Modern yaşantılar, her ne kadar insanlara mutluluk vaatediyorsa da insanlar aslında eskiye oranla daha sıkıntılı, daha mutsuz ve daha çaresizidirler. İletişim imkanları atmış gözükse de, aslında daha yalnızdırlar. İşte bütün bu duygular, üzerine eklenen sosyoekonomik ya da diğer stres verici olaylarla bir araya geldiğinde, depresyon başta olmak üzere birçok ruhsal soruna neden olabilmektedirler. Bu sorunların bir kısmı klinik olarak belirlenip tedavi edilebilmekte, ancak bir kısmı anlaşılamamakta ve ikincil sorunlara neden olabilmektedirler. İntihar bunlardan birisidir. Ne yazık ki intihar girişiminde bulunanların tamamına yakınında aşikâr ya da gizli ruhsal sorunlar, özellikle de depresif tablolar, söz konusudur. Bunların yanında ek olarak madde ve alkol kullanımı, süreci hızlandırmaktadır. Bazı kişilik bozuklukları da intihar riskini artırmaktadır” dedi.

    “İLKBAHAR VE YAZ MEVSİMİNİN BAŞLANGIÇ AYLARI DAHA YÜKSEK İNTİHAR SAYILARINA SAHİPTİR”

    Dr. Soylu, intihar olayları yılın bazı zamanlarında artabildiğine dikkat çekerek “İlkbahar ve yaz mevsiminin başlangıç ayları daha yüksek intihar sayılarına sahiptir. Çok sıcak ve nemli havalar ve sürekli kapalı gri renkli havalar intiharı kolaylaştırabilir. Kişinin eşinden ayrılmış olması ya da eşin vefat etmiş olması da riski arttırmaktadır. Bekarlarda evlilere göre iki; boşanmış, ayrılmış ya da eşini kaybetmiş kimselerde evlilere göre dört kat daha çok oranda intihara rastlanmaktadır. Bireyin yaş grubu da intiharda önemli bir öğedir. Erkeklerde 45 yaş, kadınlarda 55 yaş sonrası intihar oranları artmaktadır. Ayrıca intihar riski yüksekliği ergenlik ve delikanlılık yıllarında artmaktadır. Bir kez intiharı denemiş kişilerde intihar riski daha yüksektir. Bir işte çalışmamak ya da son zamanlarda iflas etmek, işten çıkarılmak, cezaevine konma gibi durumlar da intihar olasılığını yükseltmektedir. Bazı bedensel hastalıklarda intihar riski vardır” diye konuştu.

    “İNSANLAR İNTİHARI DAHA ÖNCE BULAMADIĞI HUZUR ORTAMINI GETİRECEK BİR ÇÖZÜM OLARAK GÖRÜR”

    İntihar yolunu seçen kişi intiharı sorunlarını giderici, çare bulamadığı acılarını dindirmeye yarayan, katlanamayacağı sonuçları yaşamamasını sağlayıp, daha önce bulamadığı huzur ortamını getirecek bir çözüm olarak gördüğünü söyleyen Soylu, “Çünkü genellikle çevrelerinde kendilerini ezen, dikkate almayan, güvenlerini sarsan, kendilerini yüzüstü bırakan, değer vermeyen insanlardan bahsederler. Bu durumdaki kişiler kendilerini işe yaramaz, kullanılmış, günahkâr ve de cezalandırılmayı hak etmiş kişiler olarak görebilmektedirler. İntihar edecek kişi çoğu zaman bu eylem öncesinde kendisi için olası ağırlaşan tehlikeyi fark eder ve bunu kendi beden dili ya da sözel ifadesiyle açıklar. Bazı vakalarda birey ’Beni tek başıma bırakmayın, çocuklarıma ya da kendime bir şey yapmaktan korkuyorum’ şeklinde uyarı mesajları verebilmekte, pencere kenarları, ecza dolaplarının bulunduğu mekanlara yakın durabilmekte, değerli ve kendince manevi değeri olan şeyleri çevresindekilere verebilmekte, vasiyetlerde bulunmakta, artan yoğunlukta hayatın anlamsızlığından bahsedebilmekte ve tehlikeli eylemleri birer birer deneyebilmektedir. Bunları dikkate almak ve bu durumdaki bireyleri biran önce bir uzmana götürmek gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    Soylu, son olarak, Karadeniz Bölgesi’nin intihar oranları açısından riskli bir bölge olduğunu sözlerine ekledi.

  • Dört Mevsim Saç Ekimi Yapılabiliyor

    Gazi Hastanesi Saç Sorunları ve Saç Ekim Birimi Koordinatörü Yasemin Gülgör, ’Yazın saç ekilmesi yapılmaz’ şeklindeki görüşün doğru olmadığını söyledi. Gülgör, hastaların saç ekiminin ardından gerekli dikkati ve özeni göstermesi halinde hiçbir sorunla karşılaşılmayacağını anlattı.

    İzmir Özel Gazi Hastanesi Saç Sorunları ve Saç Ekim Birimi Koordinatörü Yasemin Gülgör, saç ekimiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yazın saç ekimi yapılmasının doğru olmadığı şeklinde görüşlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Gülgör, saç ekiminin dört mevsim yapılabileceğini söyledi.

    Yazın saç ektiren kişilerin bir hafta boyunca saçlarını sıcaktan ve güneşten koruması gerektiğini belirten Gülgör, “Saç ektiren hastamız klimalı, serin ortamda saçların korunması lazım. Saçları ve alnı terlediğinde ekim yapılan bölgeye dokunmamalıdır. Yeni ve sağlıklı saçların çıkması için hastaların çok dikkatli ve özenli davranmaları gerekiyor. Hastaların sıcaktan, güneş ışınlarından saçlarını koruması gerekiyor. Neticede 6-8 saat süren operasyondan çıkıyor. Saç köklerinin bir tutunma evresi var” diye konuştu.

    İşlem sonrasında, saç ekilen bölgeye belli bir süre dokunulmaması gerektiğine dikkat çeken Gülgör, “Saç ekilen hastalarımıza iki gün dinlenmelerini öneriyoruz. Arkadaş ve akraba çevresinden merak edip ziyaretine gelenler olacaktır. Ancak kimsenin işlem yapılan bölgeye dokunmaması gerekiyor. Hastanın işlemin ardından 3 gün ani hareketler yapmaması, ağır kaldırmaması, ağır spor yapmaması gerekli. Operasyondan üç gün sonra hastalarımız günlük hayatlarına dönüyorlar” dedi.

  • Şehitkamil’de 4 Mevsim Eğitim 4 Mevsim Spor

    Şehitkamil Belediyesi, Spor Merkezleri ve Spor Okulu faaliyetleri ile 7’den 70’e herkesi sporla buluşturmaya devam ediyor. Şehitkamil’de 365 gün herkes için spor politikasıyla faaliyetlerini sürdüren spor merkezleri ve spor okulları, adeta bir sporcu fabrikası gibi hizmet veriyor.

    Bahar aylarının gelmesi ve havaların ısınmasıyla birlikte formunu korumak, daha iyi bir forma kavuşmak ve her şeyden daha önemlisi sağlığını korumak isteyen çocuk, genç, yaşlı herkesin değişmez adresi haline gelen Şehitkamil Belediyesi Spor Merkezleri ve Spor Okulları’nda 7 farklı branşta nitelikli eğitimler veriliyor. 365 gün herkes için spor politikasıyla birbirinden modern tesislerde uzman eğitmenler nezaretinde gerçekleştirilen çalışmalar, sportif faaliyetlere katılan üyeleri oldukça memnun ediyor.

    YAŞAM BOYU HERKES İÇİN SPOR ŞEHİTKAMİL’DE

    17 farklı noktada hizmet veren erkek ve bayan spor merkezleri, kapalı yüzme havuzları, çok amaçlı kapalı spor salonu, sürekli satranç eğitim merkezi, profesyonel standartlardaki futbol sahaları ve gençlik kampı ile spora ve sporculara büyük destekler veren Şehitkamil Belediyesi’nde 7’den 70’e herkes arzu ettiği spor branşı ile ilgilenebilme fırsatı elde ediyor. Spor okulu ve spor merkezleri faaliyetleri dışında düzenlediği sportif yarışma, turnuva ve şampiyonalarla çocuk ve genç yaştaki sporcu öğrencilere güvenli ve profesyonel standartlarda yarışabilme imkanı sunan Şehitkamil Belediyesi, her yıl altına başarıyla imza attığı birbirinden anlamlı ve önemli sportif organizasyonlarda binlerce spor gönüllüsünü buluşturuyor.

    ÇOCUKLAR VE GENÇLER SPORLA SOSYALLEŞİYOR

    Parkelerden yeşil sahalara, havuzlardan kortlara sahnelerden doğal ortamda gerçekleştirilen macera dolu etkinliklere kadar birçok farklı platformda sportif etkinlik ve organizasyonlar düzenleyen Şehitkamil Belediyesi, çocuk ve genç yaştaki öğrencilerin spor yoluyla sosyalleşmelerine büyük katkı sağlıyor. Genç bireylerin dinamik sosyal çevrelere katılımını sağlayan sportif etkinlik ve aktivitelere büyük önem veren Şehitkamil Belediyesi’nde spor okulu ve spor merkezlerinde gerçekleştirilen hummalı çalışmalar sporun tabana yayılmasına ve özelikle genç nesillerin spor yapma alışkanlıkları kazanmasına büyük katkı ve destek sağlıyor.

  • Mevsim Geçişleri Ruhsal Hastalıkları Etkiliyor

    Ankara Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Bölümü Uzmanı Dr. Nalan Kara, “Mevsim değişikliği ruhsal hastalıkları tetikleyebilir ve eğer kişi belirgin şekilde uykusuzluk ya da aşırı uyuma, yeme isteğinde azalma ya da artma, enerji düşüklüğü, odaklanma güçlüğü yaşıyorsa psikiyatri doktoruna görünmesi gerekir” dedi.

    Ankara Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Nalan Kara, mevsim değişikliğinin ruhsal hastalıkları tetikleyebildiğini ve eğer kişi belirgin şekilde uykusuzluk ya da aşırı uyuma, yeme isteğinde azalma ya da artma, enerji düşüklüğü, odaklanma güçlüğü yaşıyorsa psikiyatri doktoruna görünmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Kara, mevsim geçişlerinin ruhsal hastalıklar arasında duygudurum bozukluğu olan hastaların belirtilerinde artışa yol açabildiğini belirtti. “Bu etkilerin gün ışığındaki değişikliklerin beyin kimyasında yapmış oldukları değişikliklerle ilişkili olduğu bilinmektedir” diyen Kara, “Duygudurum bozuklukları sadece depresif dönemlerin görüldüğü depresif bozukluk ve hem manik hem de depresif dönemlerin görüldüğü bipolar (iki uçlu) bozukluk şeklinde sınıflandırılmaktadır” şeklinde konuştu.

    DEPRESİF BOZUKLUKLARA İLKBAHAR İYİ GELİYOR

    Kara, mevsimsel özellik gösteren depresif bozuklukta hastaların genellikle sonbahar/kış aylarına girerken kötüleştiği, ilkbahar/yaz aylarında ise düzeldiğinin altını çizerek şöyle devam etti:

    “Ancak bunun tersi de olabilir. Depresif dönemin ana belirtileri mutsuz, karamsar duygulanım ve günlük aktivitelere karşı ilgi ve hazda azalmadır. Bunların yanında uykusuzluk ya da aşırı uyuma, yeme isteğinde azalma ya da artma, enerji düşüklüğü, odaklanma güçlüğü, hareketlerde yavaşlama ya da artma ve yineleyici ölüm düşünceleri diğer depresyon belirtileridir.”

    MANİK DÖNEMDE PARA HARCAMADA ARTIŞ OLUYOR

    Bipolar bozuklukta ise ilkbahar/yaz aylarında manik dönemlerin tetiklenebildiğini ifade eden Kara, manik dönem belirtileri ile ilgili şunları kaydetti:

    “Manik dönem belirtileri aşırı neşe ya da öfke duygusu, uyku gereksiniminde azalma, aşırı konuşma, düşüncelerin hızlanması, büyüklük düşünceleri, dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve kötü sonuçlar doğurabilecek davranışlarda (aşırı para harcama gibi) artış olmasıdır.”

    Manik dönemde hastanın genellikle rahatsızlığının farkında olmadığını belirten Kara, “Bu nedenle hastalığın yıkıcı etkilerini önlemek için aile bireylerinin bu belirtileri farkettiğinde vakit kaybetmeden hastayı psikiyatrik değerlendirme ve tedavi için hastaneye getirmeleri önemlidir” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Van Kedileri Artık Her Mevsim Yavrulayabilecek

    Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Van Kedisi Araştırma Merkezi’nde nesli koruma altına alınan Van kedileri, artık her mevsim yavrulayabilecek.

    İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Van Kedisi Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, merkezde 1,5 aydır doğum yapmış kedilerin bulunduğunu belirterek, “10-15 gün içinde doğum yapacak olan anneler var. Bundan sonra her ay doğum yapacak anneler olacak. Bu da bize bir sene içinde daha fazla Van kedisi elde etme imkanı sunuyor. Dışarıdan gelen ziyaretçilerimiz açısından da bakıldığında gerek yerli, gerekse de yabancı turistler her mevsim burada her yaşta Van kedisini görebilme imkânına sahip olacaktır. Dolayısıyla bizim için mart ayı çok fazla anlam ifade etmiyor. Van kedileri için senenin her mevsimi mart ayı demektir” dedi.

    Van Kedisi Araştırma Merkezi ile ilgili bilgiler de veren Prof. Dr. Kaya, “Van Kedisi Araştırma Merkezi, 1992 yılında kurulan bir yer. Van kedisinin neslinin ve saflığının korunmasıyla, Van il sınırları veya Türkiye sınırları içerisinde sayısının arttırılması gibi görevlerimiz bulunmaktadır. Dolayısıyla da Van Kedisi Araştırma Merkezi, Van kedisi denildiği zaman ilk akla gelen yerlerden bir tanesidir. Bizler buraya Van Kedisi Evi diyoruz, ama evden daha çok 5 yıldızlı bir otele benziyor. Gerçekten de Van kedileri nazikliğiyle, asiliğiyle, öğrenebilme kapasitesiyle, tüyleri ve gözlerinin değişik olmasıyla bu değeri fazlasıyla hak ediyor. Bizler de bu değeri vermeye çalışıyoruz. Kedimiz bu kadar müstesna olunca buna da çok büyük bir özen gösterilmesi gerekiyor. Bizler de buradaki arkadaşlarımızla bu özeni göstermeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Van kedisi ile ilgili yaşanan sorunların başında neslinin tükenmekte olmasının geldiğini aktaran Kaya, “Bizim amacımız bu hayvanın sayısını giderek arttırmak. Bunun yollarını arıyoruz. Normalde klasik olarak sizin bir yıl beklemeniz gerekir. Mart ayında kedinizi çiftleştirmeniz lazım. Mart ayından sonra kaç tane yavru aldıysanız o kadar yavruyla yetinmeniz lazım. Bu bizler için bir kısıtlama getiriyordu. Bu da nesli tükenmekte olan bir hayvan için de sıkıntıydı. Bizler artık hayvanlarımızı çiftleştirmek için mart ayını beklemek zorunda değiliz. Gerek bakım ve beslenmeleri için, gerek diğer cinsel veya fiziksel kondisyonlarıyla ilgili hiçbir problemleri olmadığı için hemen hemen yılın her mevsiminde çiftleşebilecek kondisyona ve duruma sahiptir. Bu nedenle bizim yılın her döneminde yavru alabilme şansımızı denemeye çalıştık. Bunu bu sene başlattık. Birinci etap yavrularımız yaklaşık olarak bir buçuk aydır dünyaya geldiler. Biz 2015 yılının Kasım ayında çiftleştirdiğimiz hayvanlar şimdi doğum yapmış, yavruları bir buçuk aylık düzeyindedir. Eğer hayvanın bakım ve beslenmesi yerindeyse ve eğer hayvan kendini buna hazır hissediyorsa, bu yönde bir arzu ve isteği varsa mart ayını bekleme diye bir problemi yok” ifadelerini kullandı.