Etiket: Mevlânâ’nın

  • Kandilde vatandaşlar Hazreti Mevlana’nın türbesine akın etti

    Konya’da Mevlit Kandili’nde vatandaşlar Mevlana Hazretlerinin türbesine akın etti.

    Mevlit Kandili dolayısıyla vatandaşlar önce camileri doldurdu, daha sonra Mevlana Hazretlerinin türbesini ziyaret etti. Vatandaşlardan bazıları Hazreti Mevlana’nın sandukası başında dua ederken, bazıları ise türbe bahçesinde ellerini semaya açtı. Vatandaşlar, bu ayların İslamiyet için kardeşlik ayları olduğunu ifade ederek, “Bu günü yaşamak bayramların en güzeli. Çok sevinçliyiz. Ne mutlu Allah bizi bu günlere eriştirdi” şeklinde duygularını ifade etti.

  • Konuk: “Hz. Mevlana’nın sevgi öğretisi bize yol gösteriyor”

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, Pankobirlik ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin Şeb-i Arus’unun 743. seneyi devriyesi nedeniyle yaptığı açıklamada, “Onun 743 yıl önce fani dünyadan ayrılırken yanık bıraktığı mum asırlar aşarak bizim yolumuzu aydınlattı. Onun felsefesinin Konya Şeker’de yaktığı mum da başka mumları yakarken ışığından bir şey kaybetmeyecek” dedi.

    Ölümü doğum olarak gören aziz bir öğretiyi insanlığa miras bırakan Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin temsilcilerinden olduğu kutlu ışığın hala dünyaya yol gösterdiğini ifade eden Genel Başkan Recep Konuk, “Alemden maksat, insandır’ diye sesleniyor zamana sığmayan, zamandan taşan, zamanları aşan felsefesiyle Hazret-i Mevlana. Onun insan sevgisi, ilim, akıl ve erdem ile örülmüş felsefesi Konya Şeker’de bizim de ilham kaynağımızdır. Konya Şeker’i, Konya Şeker yapan budur. Bu değerleri özümseyip, o değerlerin oluşturduğu temel üzerine inşa edildi Konya Şeker. Bu anlamda da Konya Şeker sadece bir ticari işletmeler bütünü değildir. Yükselen her sanayi tesisi bir amaca hizmet eder; insana, bizim insanlarımıza” dedi.

    “Şeker fabrikası umut üretir”

    Şeker Fabrikasının sadece şeker üretmediğini, iş ürettiğini, umutları yeşerttiğini, umut ürettiğini, tarlaya atılan tohumdan bereket ve zenginlik ürettiğini, on binlerce hanenin sofrasında aş ürettiğini ifade eden Başkan Recep Konuk, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Sanayileşme ya da yatırım stratejinizin temeli bu bilinç ve yaklaşım üzerine inşa edilmişse fabrika veya sanayi tesisinin anlamı şu olur; her tesis insanların, bizim insanımızın, çiftçimizin daha çok üretmesi, refahı ve mutluluğu, için araçtır. O tesislere de o gözle bakınca üreticiyle bir gönül bağınız oluşur, vicdani sorumluluklarınız, ticari hedeflerinizin önüne geçer. Mesela yaklaşımınız buysa ürüne hammadde demezsiniz, ürün üründür, onu üretene de tedarikçi demez üretici ortak dersiniz. Bunun sonucunda da akılla bezenmiş, insan sevgisiyle şekillenmiş, ilmin ışığında projelendirilmiş ve erdem ile taçlanmış tesisleriniz refah ve zenginliğin yayılmasına vesile olur. ‘Her sebep meydana getirdiği şeyden yücedir’ diyor Hz. Mevlana. Bizim varlık sebebimiz, amacımız insan sevgisi, insanların refahı, mutluluğudur. Ve o amacın bugün için meydana getirdiklerinden daha çok yapacaklarımız var, daha büyük hayallerimiz var. Çumra Şeker Entegre Tesisleri o amacın gerçekleşmesi için inşa edilen tesislerden sadece bir tanesidir. O tesislerde üretilen şeker, daha çok tarlanın ekilmesidir. O tesislerin inşası ile faaliyete geçen Sıvı Şeker Tesisi, bizim insanımızın ürünüyle rekabet edenlerle, onun tarımsal faaliyetini tehdit edenlerle ilmin ışığında mücadelenin ilk kalesidir. Sert şeker, çikolata, bisküvi, kek, gofret, unlu mamuller üretim tesisleri tarladaki çiftçinin ekonomik sürecin her aşamasında yer alarak, oluşan katma değer sayesinde artan refahtan daha fazla pay almasının aracıdır. Dünyanın en büyük Et-Süt Entegre Tesisi dünyanın en gözde ovasının bitkisel üretimin yanında hayvancılığın da lideri olabilmesi amacıyla bölgeye kazandırılan lokomotiftir. Biyoetanol tesisi pancardan, yani toprağın bereketinden alternatif ürünler üreterek, tarımsal üretimde sürekliliğin teminatıdır. Yem Fabrikası, pancar dışındaki ürünlerin de değerlendirilmesinin hem teminatı, hem de hayvancılığın da gelişimine katkı vererek bizim insanımızın gelirinin arttırılmasının bir aracıdır. Serada denenen ürünler, bizim çiftçimizin gelecekte daha çok üretmesine zemin hazırlayacak çalışmalardır. Seydibey Dondurulmuş Parmak Patates Tesisi bizim topraklarımızın bereketinden bizim insanımızın daha fazla pay alması için inşa edilen tesislerdir. Altınekin Tohum İşleme Tesisinin varlık sebebi topraktan daha fazla ürün alınmasına imkân yaratarak, çiftçinin yüzünün gülmesidir. Hamyağ Fabrikası yağlı tohumlar için dışarıya giden dövizin yönünün Konya Ovasına döndürmenin ve o dövizin Konya çiftçisinin geliri olmasının aracıdır. Meyve suyu sirke ve pekmez tesisleri tarla ve meradan sonra bağ ve bahçeden de çiftçinin kazanması içindir. Bulgur Tesisleri ve Un Fabrikası ovada en çok üretileni hem işleyen, hem de çiftçi lehine fiyat regülasyonu işlevini üstlenecek işletmelerdir” ifadelerini kullandı.

    Başkan Recep Konuk, mesajında, yaptıkları yatırımları Hz. Mevlana’nın şiirleri ve sözleri ile açıkladı. Konuk, “Konya Şeker’i herkesten ve her şeyden farklılaştıran kuruluşundaki ‘âlemden maksat, insandır’ yaklaşımıdır. Onun için, kendisi büyüdükçe çevresine yaydığı bereket de daha fazla olmaktadır” dedi.

    Hazret-i Mevlana’nın asırlar öncesinden, zamanlarla sınırlanamayan felsefesinin rehberliğinde Konya’daki yaklaşık elli bin pancar üreticisinin amacının bereketi artırmak olduğunu ifade eden Konuk; “O’nun‘Bardağımız küçükse, deryayı suçlamaya hakkımız olmaz’ öğüdü bizim yatırımlarımızın ilham kaynağıdır. Bizim insanımızın, bizim üreticimizin deryadan daha çok su alabilmesi için elindeki bardağı büyütmenin aracıdır her yükselen tesis, her inşa edilen fabrika. O bardak büyüdüğü için sadece 12 yıl önce bin 187 kişiye ekmek kapısı olan Konya Şeker bugün yaklaşık 10 bin kişinin ekmek kapısıdır. Refah deryasından çiftçi için pay alan bardak sayıları arttığı içindir ki, dün sadece üreticisinden şeker pancarı alabilen Konya Şeker, bugün şeker pancarının yanına ayçiçeğini, mısırı, arpayı, buğdayı, patatesi, üzümü, elmayı, sütü besiyi de ekleyebilmişti. O bardaklar hem büyüdüğü, hem de sayısı arttığı içindir ki, 16 yıl önce üreticisine ürün bedeli olarak sadece 56.680.147 TL ödeyebilen Konya Şeker bugün 1.341.288.295 TL’yi aşkın ürün bedeli ödeyebilmektedir” dedi.

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, Pankobirlik ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, açıklamasını şöyle tamamladı: “İşle öğüt veren, sözle öğüt verenden iyidir. Çünkü kulağı duyan da görür bu öğüdü, duymayan da.’ On binlerce üreticinin Konya Şeker nezdinde gerçekleştirdiği tam da budur. Ve bir hayalimiz daha var, yaptıklarımızla başarılabileceğini göstermiş on binler olarak, başka on binlerin de başarısı. Hazret-i Mevlana’nın dediği gibi ‘bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.’Onun 743 yıl önce fani dünyadan ayrılırken yanık bıraktığı mum asırlar aşarak bizim yolumuzu aydınlattı. Onun felsefesinin Konya Şeker’de yaktığı mum da başka mumları yakarken ışığından bir şey kaybetmeyecek. Onun yaşadığı topraklarda, Onun ektiği tohumlardan ilhamını almış olan Konya Şeker, ölümü düğün olarak gören, vuslat olarak kabul eden Hazret-i Mevlana’nın hem zamanları, hem sınırları aşıp insanlığı aydınlatan felsefesinin takipçisi olarak, insanı alemin maksadı olarak görüp, bizim insanımızın ve insanlığın refah ve mutluluğu için üretmeye ve çalışmaya devam ediyor, devam edecek.”

  • Mevlana’nın Torunundan Dicaprio Yorumu

    Hz. Mevlana’nın 22’nci kuşak torunu Esin Çelebi Bayru, David Franzoni’nin Mevlana’nın hayatıyla ilgili çekeceği film ve Hz. Mevlana’yı canlandırması beklenen Oscar’lı oyuncu Leonardo DiCaprio ile ilgili yorumlarda bulundu.

    Bugüne kadar birçok kişinin Hz. Mevlana’nın filmini çekmek istediğini kaydeden Esin Çelebi Bayru, “Bugüne kadar pek çok böyle duyumlar almıştık. Hz. Mevlana ile ilgili film çekmek isteyen birçok ülke insanı ziyaretimize geldi. Doğrusu bu son duyumu ben de haberlerden öğrendim. Umarım güzel bir film yaparlar. Eğer bizlerle de iletişim kurarlarsa biz de memnuniyetle kendilerine yardımcı olmaya çalışırız. Bütün dünya Hz. Mevlana’yı tanıyor. Onunla ilgili film çekerek daha çok bilmek istiyorlar. Tahminim bu film de onlardan birisi. İnşallah gerçekleşir. Doğru bilgilerle yaparlarsa insanlığa faydası olacaktır” dedi.

    Filmde Hz. Mevlana’yı canlandırması beklenen ünlü oyuncu Leonardo DiCaprio için ise Esin Çelebi Bayru, “Kimin oynadığı bizler için önemli değil. Tabi doğru dürüst gerçekten o role layık birilerinin olması bizleri mutlu edecektir” diye konuştu.

    Film ile alakalı olarak vatandaşlar ise, böyle bir filmin yabancılar tarafından değil yerli yönetmenlerce çekilmesi gerektiğini vurguladı.

  • Mevlana’nın Torunu, Mevlevilikte Kadının Yerini Anlattı

    Yunusemre Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla Polisevi’nde ‘Tasavvuf ve Kadın’ konulu konferans ve tasavvuf müziği etkinliği düzenledi. Türk Tasavvuf ve İslam Âlimi Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî’nin 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru’nun konuşmacı olduğu konferansa kadınların ilgisi yoğun oldu.

    Yunusemre Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi, AK Parti Yunusemre İlçe Kadın Kolları ile Mevlânâ Düşüncesi Araştırma Derneği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ortak bir çalışmaya imza attı. 8 Mart dolayısıyla Polis Evi’nde ‘Tasavvuf ve Kadın’ konulu konferans düzenlenirken, Türk Tasavvuf ve İslam Âlimi Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî’nin 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru, ‘Tarihte Kadın ve Mevlevilikte Kadın’ın yerini anlattı.

    MEVLEVİLİKTE KADININ YERİNİ ANLATTI

    Kadınların yoğun ilgi gösterdiği konferansa konuşan Esin Çelebi Bayru, Mevlevi Kültürü’nde kadının yerinin özel olduğuna vurgu yaparak, ”Kadın doğurgan olması ve neslin devamını sağlamadaki rolü dolayısıyla Yaradan’ın nuru olarak görülmüş ve özel bir yere oturtulmuştur. Ayrıca erkeğin kadın karşısında bazı bakımlardan üstün gibi görünmesine karşın, kadınların erkekler üzerinde kurdukları hakimiyetten söz edilmiştir. Bu konu Mesnevi’de su ve ateş metaforları ile açıklanmaya çalışılmıştır. Erkek su, kadın ise ateş olarak sembolize edilerek, ‘Görüşte su, ateşten üstündür, fakat ikisinin arasına bir tencere girdi mi ateş o suyu kaynatır, buharlaştırır, yok eder’. Görünüşte su nasıl ateşten üstünse sen de kadından üstünsün; fakat hakikatte ona mağlupsun, onu istemektesin. İnsan, yiğitlikte Zaloğlu Rüstem bile olsa Hamza’dan bile cesur olsa yine de hükmetme hususunda karısının esiridir’ diyerek bu hakimiyet vurgulanmıştır. Kadınlar, akıllı erkeklere galip gelirler, fakat cahil kişiler kadınları mağlup ederler. Bu tür cahiller, sert ve kaba olan insanlardır. Bunlarda acıma, lütfetme, sevme duygusu azdır; çünkü yaratılışlarında hayvanlık duygusu üstündür. ‘Sevgi ve acıma insanlık özelliğidir, hiddet ve şehvet ise hayvanlık’ denilerek, erkeğin kadına sevgi ve acıma gibi insani duygularla değil de, hiddet ve şehvet gibi hayvani duygularla yaklaştığında kadınlar üzerinde hakimiyet kurabilecekleri vurgulanmıştır. Hayvani duygularla yaklaşan erkekler ise sert ve kaba olarak değerlenerek, cahil olarak görülmüş ve bu davranış biçimi tasvip edilmemiştir. Mevlevi geleneğinde kadın; ana ve eş olarak, her şeyden önce de insan olarak güzel bir konumda görülmüş, şeyhlik mertebesine kadar yükseltilmiştir. Kadın hakkın nuru olarak nitelendirilmiştir. Evlilik kurumunda kadının erkeği zengin hale getirebilecek ya da borca batırabilecek kadar etkin olduğu düşünülmüştür. Ananın çocuk üzerindeki hakkı adeta Allah hakkı mertebesinde görülmüş, çocukların anneye hizmetle bu hakkın gereğini yerine getirebileceği öğütlenmiştir” dedi.

    ALTUNAĞA’DAN TASAVVUF ZİYAFETİ

    Mevlânâ Düşüncesi Araştırma Derneği Başkanı Mehmet Veysi Dörtbudak’ın, yaptığı tanıtım konuşmasının ardından sahne alan ve birbirinden güzel birçok Tasavvuf Müziği’ni seslendiren Ömer Faruk Altunağa da davetlilerden büyük alkış aldı.

    BAYRU’YA TEŞEKKÜR PLAKETİ VERDİ

    Etkinliğe yaptığı konuşma ile damga vuran Türk Tasavvuf ve İslam Âlimi Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî’nin 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru’ya Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Şule Uygur da plaket vererek katılımlarından dolayı ayrıca teşekkür etti.

    Etkinliğin sonunda katılımcı kadınlara karanfil dağıtıldı.

  • Hz. Mevlana’nın 22. Kuşak Torunu Tokat’ta

    Mevlevilik merkezlerinden birisi olan Tokat’a gelen Hz. Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu Uluslararası Mevlana Vakfı Başkanı Esin Çelebi Bayru, yaz aylarında sema grubu ile tekrar Tokat’a gelmeyi arzu ettiğini söyledi.

    Mahperi Hatun Teknik ve Meslek Anadolu Lisesi’nin “Mevlana’nın 742. Vuslat Yıl Dönümü” programına katılmak üzere Tokat’a gelen Esin Çelebi Bayru, Gaziosmanpaşa Lisesi konferans salonunda “Hz. Mevlana, Mevlevilik ve Sema” konulu bir konuşma yaptı. Tokat Vali Yardımcısı Mehmet Suphi Küsbeci, eski Devlet Bakanı Metin Gürdere, davetliler ile öğrenciler katıldığı programın açılış konuşmasını Okul Müdiresi Sevil Alaçam yaptı. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Ekrem Anaç, Edebiyat Öğretmeni Saffet Çakar ve Hasan Akar’ın konuşmalarının ardından Uluslararası Mevlana Vakfı Başkanı Esin Çelebi Bayru, konuşma yaptı. Basın mensuplarının Hz. Mevlana’nın “Tokat’a gitmek gerek, çünkü Tokat’ta insan ve iklim mutedil” diye övdüğü tek şehir olduğunu hatırlatması üzerine Bayru, “Benim maalesef bugüne kadar Tokat’a ilk gelişim, bu benim için büyük bir kayıp. Ama gelmiş olmak benim için büyük bir şans, Rabbimin bir hediyesi. Tokat’a akşam saatlerinde geldim yarın gezeceğim inşallah. Ama Mevlevihane’nin resmini daha önce görmüştüm. Mevlevihane’nin restore edilerek yeninden hayata kazandırılması önemli. Tokat Mevlevihane’si hazırlayıp Unesco’ya kabul ettirdiğimiz projenin güzel örneği” dedi.

    Tokat’a yaz aylarında sema grubu ile tekrar gelmeyi arzu ettiğini ifade eden Bayru, belediyeden destek alarak bu çalışmayı yapmayı arzuladığını belirterek, “Tokat’a birçok defalar gelerek Tokatlıları yakından tanımayı arzu ediyorum” diye konuştu.