Etiket: Metin

  • Metin Feyzioğlu: “Allah’tan Başka Kimseden Korkumuz Yok”

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Allah’tan başka kimseden korkmadıklarını belirterek “Allah’tan başka hiç kimsenin karşısında ne boynumuzu eğeriz, ne rükuya eğiliriz. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır ve Ankara ruhuyla yaşayacaktır” dedi.

    Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 96’ıncı yıldönümü, Yenimahalle Belediyesi ve Ankara Kulübü işbirliğinde Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezinde düzenlenen Atatürk Ankara’da adlı etkinlikle kutlandı.

    Türklerin yiğitlik ve mertlik simgesi olarak bilinen ‘Sinsin’ oyunu ile başlayan geceye Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Metin Özaslan’ın yanı sıra Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Sağlık eski Bakanı ve Ankaralılar Vakfı Başkanı Halil Şıvgın, Yenimahalle Belediye Başkan Vekili Mehmet Kartal, Belediye Başkan Yardımcıları Başar Bal, Yaşar Neslihanoğlu ve Ankaralılar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan gecede çok amaçlı salonu dolduran başkentliler, Seymenler ve Bacıerenlerin gösterilerini coşkuyla izledi.

    ATA’NIN YOLUNDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ

    Başkentlilere seslenen Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Bu ulusa kimse zincir vuramamış ve vuramayacaktır. Bugün kim olursak olalım, hangi makamlarda olursak olalım herkes konumunu Mustafa Kemal Atatürk’e, kurduğu cumhuriyete ve devrimlerine borçludur. Biz onun yolundan ayrılmadık, çocuklarımız, torunlarımız da Ata’nın yolunda yürümeye devam edecek” dedi.

    Yaşar, bugün İslam ülkeleri arasında önder bir ülke olduğumuzu belirterek “İslam ülkeleri bize güvenle bakıyorsa, mazlum milletlere örnek olmuş bir Türkiye Cumhuriyeti varsa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. 27 Aralıkları da, 19 Mayısları da, 23 Nisanları da, 30 Ağustosları da, 29 Ekimleri de daha büyük coşkuyla kutlamalıyız” diye konuştu.

    TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da, konuşmasına şöyle başladı: “Ben size görev belgemiz Gençliğe Hitabe’ye dayanarak oradan aldığım yetkiyle soruyorum. Mustafa Kemal’in yolunda dinlenmeden yorulmadan hedefe yürümeye var mısınız Ankaralılar diyerek konuşmasına başlayan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “Var mısınız el birliğiyle tarih yazmaya, var mısınız şu mütareke döneminin sözde aydınlarına karşı dimdik durmaya, inadına Atatürk inadına Cumhuriyet demeye.”

    Feyzioğlu “Bizim atalarımız Seymenler, analarımız Bacı erenlerdir. Biz bir söz verdik mi onu tutarız evvel Allah. Dost düşman şunu bilsin bizim önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Haydi, gelin şu tarihi hep birlikte Ankara ruhuyla bir kez daha yazalım” ifadesini kullandı.

    Allah’tan başka kimseden korkuları olmadığını anlatan Feyzioğlu, şunları söyledi: “Allah’tan başka hiç kimsenin karşısında ne boynumuzu eğeriz, ne rükuya eğiliriz. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır ve Ankara ruhuyla yaşayacaktır.”

    27 ARALIK ANKARA’NIN RÖNESANS’I

    Ankara Kulübü Derneğinin Başkanı Metin Özaslan da 27 Aralık’a gereken değerin verilmediğinden yakınarak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz 27 Aralık 1919’u Ankara’nın rönesansı, yeniden doğuşu diye tanımlıyoruz. Ankara bu tarihte yeniden ayağa kalktı, adeta şahlandı. Bugün bir devletin kuruluşunu temsil eden Kızılca gündür. 27 Aralık fiilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulduğu gündür. Özetle 27 Aralık basit bir karşılama töreni değil, yaşadığımız son geleneksel devlet kurma dönemidir. Ve bu töreni yaşatmak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve tüm Türk vatandaşlarının boynunun borcudur. Ancak bu konuda sıkıntılarımız büyük. İstiyoruz ki, diliyoruz ki Ankara’daki tüm kurumlar bugünü coşku ile kutlasın. Maalesef idare-i maslahat ile geçiştirilen törenlere tanıklık ediyoruz. İnşallah gelecekte mutlaka bugün Ankara’nın ve ülkemizin şanına yakışır şekilde kutlanacak.”

    MİLLİ MÜCADELEYE KATKIYA PLAKET

    Gecede Çınar Seymenler ve Milli Mücadele’ye önemli katkı sağlamış Ankara önderlerine plaketleri verildi.

    Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Birinci Dünya Savaşında savaş bitene kadar askerlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan Karagedikli Mustafa Beyadın’ın torununa plaket takdim etti.

    Ankara Kulübü Derneği Türk Halk Müziği Topluluğunun birbirinden güzel eserlerinin okunduğu gece, konukların 10’uncu Yıl Marşını söylemesiyle sona erdi.

  • AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü:

    AK Parti Edremit İlçe Başkanı Metin Örkçü, geçtiğimiz günlerde Edremit İlçe Başkanı Yusuf Sel’in basında yer alan açıklamalarını değerlendirirken, CHP’nin 1 Kasım seçimlerinde halkımızdan yediği tokadın etkisinden hala kurtulamadığını, bu yüzden ne yaptıklarını bilmediğini söyleyerek mühürlenen televizyon kanalı ile ilgili olarak ta anayasal bir suç işlendiğini ve derhal açılmasını, herkesten çok kullandıkları ifade ve düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, özgür medya söylemlerini hatırlatıyor ve kendilerini göreve davet ediyoruz” dedi.

    CHP’nin kendisiyle ve söylemleriyle çelişen bir parti olarak her geçen gün halkımızdan uzaklaştığını ve bu hezeyan içerisinde ne yapacağı bilmediğini ifade eden AK Parti İlçe Başkanı Metin Örkçü, “Hafta sonu kendilerinin uydurup kendilerinin dinlediği Edremit CHP teşkilatının trajikomik etkinlikleri kendilerini güldürmekten öte bir siyaset üretemediğini, bir kez daha ortaya koymuştur.”diye konuştu.

    Örkçü, şunları söyledi:

    “Kutlanacak, anılacak onca güzel, mübarek günler, geceler, haftalar ve aylar varken milli iradeyi, demokrasimizi, ülkemizin istikrarını, güven ortamını, barış ve kardeşliğimizi hedef alan başarısız “gezi” darbe girişimlerinin ardından kendilerine maske olarak buldukları, halkımızın gözüne çekmek istedikleri süslü bir perde olarak indirmenin hayalini yaşıyorlar. Bu da yetmiyormuş gibi, çirkin planların hayata geçirildiği, komploların sahneye konulduğu, devlet kurumlarına çöreklenmiş bir terör örgütünün dışarıdan aldığı talimatlarla ülkemizi kaosa sürüklemek istenen günleri, sözüm ona “yolsuzluk”la mücadele adı altındaki suikast girişimlerinin gerçekleştirildiği, hukukun ayaklar altına alındığı, ülkemizin kaosa sürüklenmek için tutmayan tiyatro oyunun sahnelendiği bir günü, anmak için güzel ilçemiz Edremit’te toplanarak sözüm ona anma etkinliğini gerçekleştiren CHP’yi halkımızın büyük çoğunluğu gibi bizlerde anlamakta güçlük çekiyoruz. CHP üretebildiği bu sığ siyasetle ancak koltuğa, 23 Nisanlarda oturabileceklerini gözler önüne sermektedir. Halkımızın gönlünden her geçen gün uzaklaşan CHP bu gidişatla değil 2019’a kadar, 2099’a kadar hazırlık yapsa dahi halkımızın teveccühünü, güveni kazanmaktan uzak olacaktır.”

    “TRAJİKOMİK OYUN SERGİLİYORLAR”

    Edremit CHP’nin kendilerinin sergilediği trajikomik tiyatro oyununu, kendilerinin izleyip ve kendilerinin gülüp, kendilerinin alkışladığına da dikkat çeken Örkçü, “Kaostan, krizlerden beslenmeyi alışkanlık haline getiren ve siyaset anlayışını kaostan öteye taşıyamayan zihniyetten farklı bir şey beklemekte elbette hayalcilikten öteye geçmeyecektir. Bir muhalefet partisi olarak dahi görevini yapmaktan aciz olanların çamur at izi kalsın mantığından daha fazla bir siyaset üretmesini beklemenin ne kadar gerçekçi olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Tavsiyemiz tiyatro sergilemekten bir an evvel vazgeçmeleridir. Bir an önce gerçekleri görmeleri, ülkemizin ve insanımızın sorunlarına çözüm üretme noktasında yapıcı bir siyaset üretmeleridir. Edremit halkı hak ettiği hizmeti fazlasıyla alma hakkına sahiptir. Yapacakları hizmetler sayesinde belki insanımızın gönlüne taht kurarak iktidar olma şansına sahip olabileceklerdir. Kaoslardan ve kumpaslardan değil haktan ve halkımızdan beslenmelerini öneririz. Bir muhalefet partisi olarak CHP’ye tavsiyemiz halkımızı ve bizleri yanıltarak yeri geldiğinde hakaret etmeden eleştirmesini, yeri geldiğinde yapılan olumlu icraatların desteklenmesini öğrenip içlerine sinmese de doğruları bulabilmesidir. Kendisiyle kavgalı, kendisiyle ve söylemleriyle çelişen, savunduğunu iddia ettiği değerleri ayaklarının altına almadan hizmet yarışında olmalarıdır. Savunduğunu iddia etikleri değerleri dahi ayaklar altına almaktan çekinmeyen bir çizgide siyaset izlemeyi kendine alışkanlık edinen, halktan kopuk, insanımızın ve ülkemizin meselelerine yabancı kalan bir partinin çiçeği burnunda yeni başkanı sayın Yusuf Sel den beklentimiz yeni gün ve haftalar icat etmek ve gündemi saptırmak yerine Edremit’te insanımızın hizmetlerle buluşmasına çaba sarf etmesidir. Her zaman, her fırsatta kimseye bırakmadıkları dillerine pelesenk ettikleri ancak hiçbir zaman gerçek manada hayata geçirmedikleri hak ve özgürlüklerden yana olmasını bilmelidirler.”

    “EGE TÜRK’ÜN MÜHÜRLENMESİ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE İNDİRİLEN AĞIR BİR DARBEDİR”

    Edremit Belediyesi’nin anayasal suç işlediğini ve derhal bu hatalı karardan bugün o mührü sökerek yanlıştan dönmesi gerektiğini kaydeden Örkçü, “Herkesten çok kullandıkları ifade ve düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, özgür medya söylemlerini hatırlatıyor ve kendilerini göreve davet ediyoruz. Susturulan, karartılan, mühürlenen sadece Edremit’in sesi olmakla kalmayan Balıkesir ve bölgenin sesi, nefesi olan ulusal bir kanal olan Ege Türk TV’nin CHP’li Edremit Belediye tarafından susturulmasını, karartılmasını, mühürlenmesini basın özgürlüğüne indirilen ağır bir darbe olarak görüyor ve kabul etmiyoruz. Diğer boyuttan bakıldığında onca insan buradan ekmek yiyor. Gelenler, yöre esnafından alışveriş ediyor. Tabi yakın bir zamanda CHP Genel Sekreterinin ifade ettiği gibi işinize yaramayan, duymak istediklerinizi söylemeyen, duymak istemediklerinizi duyuran basına özgürlüğü çok mu görüyorsunuz. Özgürlük anlayışınız bu mu? İnsanımızı kategorize etmeden, ötekileştirmeden, kamplaştırmadan kendisinden olanları öven, olmayanları dışlayan, yok sayan bir yaklaşımla cümleler kurmanızı siyasi olduğu kadar insanı bir nezaketsizlik olarak değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

    “TERÖRLE MÜCADELE GÜNÜ HAFTASINI, NEDEN KUTLAMIYORSUNUZ”

    AK Parti İlçe Başkanı Metin Örkçü, terörle mücadele konusu ile ilgili olarak da gündemi değerlendirirken, şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, hükümetin terörle mücadelede masum, sivil vatandaşlarımızın zarar görmemesi için yasalarla verilen hak ve yetkilerini kullanılmasını sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini, vatandaşları evlerine kapatmak olarak nitelendirilmiş olması, terörü ve arkasındaki aktörleri lanetlemek, milli bir duruş sergilemek, terörle mücadeleyi desteklemek yerine, yürütülen mücadeleyi eleştiren cümleler kurmuş olmasını büyük bir talihsizlik olarak görüyoruz. Evet bizlerde unutmadık unutturmayacağız. Ülkemizin istikrarına, güven ortamına, Türkiye’nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde bulunmuştur. Devlet kurumları içinde, örgütlü olarak hareket eden ipleri dışarıda olan terör örgütlerinin içerideki taşeronlarına CHP teşkilatlarından her fırsatta alkış tutulmasına hep birlikte tanık oluyoruz. Bu yapılar egemenliği milletten amacına yönelik kirli tuzaklar içerisinde hareket ederken, CHP bundan siyasi bir rant devşirmenin kaygısı içerisinde avucunu ovalayan mirasyediler gibi hazıra konmanın hayalini kurmaktadır. Halkımızın bunları gördüğünü ve sizin oyununuza gelmiyor. Edremit’te de, Kasım seçimlerinde de tüm dünyaya göstermiştir. CHP’nin kumpas günlerini anma günü olarak ilan ettiğini. Gezi olaylarında amaçlarına ulaşamayan mihraklar 17-25 Aralık darbe girişimlerinde de başarılı olamamışlar, siyaset mühendislikleri geri tepmiş, vesayetçiler bir kez daha 1 Kasım seçimlerinde halkımızdan gerekli cevabı almışlardır. Demokrasilerin vazgeçilmezi, olmazsa olmazı olan halkımızın hakemliğine gidilmiş ve hakemlik yüzde elli gibi tarihi bir oranla tercihini, oyunu kararını Adalet ve Kalkınma Partisinden yana, yani huzura, istikrara, kalkınmaya, birlik ve beraberliğe, yeniden büyük Türkiye’den yana kullanmıştır.”

  • Metin Feyzioğlu: “Hatay Kontrolsüz Bir Göç Saldırısı Altında”

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Hatay’ın kontrolsüz bir göç saldırısı altında olduğunu belirterek, “Hatay düşerse Türkiye düşer. Hatay düşerse Kıbrıs düşer” dedi.

    Hatay Barosu’nun kuruluş yıl dönümü etkinlikleri için Hatay’da bulunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İskenderun ilçesinde bir dizi ziyaretler gerçekleştirdi.

    Alevi Kültür Merkezi Cemevi’nde sabah kahvaltısı yapan Feyzioğlu, daha sonra İskenderun Güney Eğitim Vakfı’na ziyarette bulundu. Burada kendisini karşılamaya gelenlere bir konuşma yapan Feyzioğlu, Hatay’da Alevi, Sünni ve Nusayri depremi beklendiğini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu ülkenin çok büyük bir eğitim sorunu var. İşin kökü eğitimdir. Eğitimden Türkiye’nin bana göre büyük sorunu yarın çok büyük bir sorunu haline getirilecek ve Hatay’dan patlayacak olan Alevi, Sünni ve Nusayri depremi bekliyor. Böyle bir fay hattı derinleşiyor sürekli. Diğer yandan Türk ve Kürt fay hattı derinleşiyor. Ve orada da bizi büyük bir felaket bekliyor. Fakat bu ikisi ayrı ayrı planlanmıyor. Bu ikisi aynı anda iç içe geçmiş ve öyle iç içe geçirilmiş ki içinden çıkınılması imkansız hale getirilecek şekilde. Hatay aynı zamanda şu anda kontrolsüz bir göç saldırısı altındadır. Bu göçle Hatay’ın demokratik yapısı zaman içerisinde ama pek bir hızlı değiştirilmek istenmektedir. Hatay’daki hoşgörü ortamı başa çıkılamayacak yükseklikteki sayıların yerleştirilmesiyle hızla aşınmaya elverişlidir. Buradan eminim biliyorlardır ama Türk hükümetinin yetkililerine de bizimde bildiğimizi seslenmek isterim. Hatay düşerse Türkiye düşer. Hatay düşerse Kıbrıs düşer. Ve mesele Doğu Akdeniz’de demir yatağı ve diğer iki doğalgaz sahasının bulunması ve işletmeye açılmak üzere olmasıyla doğrudan ilgilidir. Bir tarafından Kıbrıs diğer tarafından Hatay’ın münhasır ekonomik bölge sahası doğalgaz yataklarını ya kapsamakta ya da çerçevelemektedir”.

    Feyzioğlu’nun konuşmalarının ardından İskenderun Güney Eğitim Vakfı Başkanı Şefik Uyar tarafından Feyzioğlu’na günün anısına bir plaket takdimi yapıldı. Feyzioğlu, gün içerisinde İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile Aziz Nikola Ortodoks Kilisesi’ne de ziyaretlerde bulundu.

  • Eskişehir Basket Başantrenörü Metin Ağırbaşoğlu, Başarıya İnanıyor

    Türkiye Basketbol 1. Ligi ekiplerinden Eskişehir Basket, hafta sonu oynadığı Acıbadem Üniversitesi deplasmanından galibiyetle ayrılırken, takımın Başantrenörü Metin Ağırbaşoğlu zorlu mücadeleyi değerlendirdi.

    Ligin en önemli iki takımından birisi olan ve Tofaş deplasmanı dışında bütün maçlarını kazanan Acıbadem Üniversitesi’ni deplasmanda deviren Eskişehir Basket’in galibiyeti, spor otoriteleri tarafından bu sezonun en büyük sürprizi olarak nitelendirildi. Deplasmandan galibiyetle dönen Eskişehir Basket’te moraller yerinde olurken, Başantrenör Ağırbaşoğlu, başarı adına doğru adımlar atıldığını ifade etti.

    “YÜREKLİ, BİRBİRİNE İNANAN BİR TAKIMIZ”

    Lige başladıkları anda takım içinde koydukları Play-off hedefi doğrultusunda çalışmalarına devam ettiklerini söyleyen Eskişehir Basket Başantrenörü Metin Ağırbaşoğlu, Acıbadem Üniversitesi galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, ”Sezon başında çok geç kurulan bir takım olmamıza rağmen doğru adımlar atıldığında ortaya neler çıkabileceğini göstermeye çalışıyoruz. Eskişehir gibi bir spor şehrinin basketboldaki temsilcisi olarak bu şehre layık olmaya çalışıyoruz. İstatistiklerinden önce karakterlerini seçtiğimiz oyuncularla beraberiz. Böyle bir oluşuma sahip olduğumuz zaman, beklenilenden daha yürekli, birbirlerine inanan dolayısıyla da ne yapacağı çok kestirilemeyen bir takım kimyasına kavuştuk. Bu sayede belki Acıbadem Üniversitesi’ni deplasmanda yenmeyi başardık. Şu an yaptığımız işten, bulunduğumuz ortamdan inanılmaz derecede memnunuz” dedi.

    “TAKIM KİMYAMIZ, BAŞARIYI GETİRECEK”

    Sezonun ilerleyen süreci için de görüşlerini bildiren Başantrenör Metin Ağırbaşoğlu, sezon boyunca gidebildikleri yere kadar gideceklerini belirterek, “Bugüne kadar çok önemli galibiyetler aldık, beklenmedik mağlubiyetler de yaşadık. Hata oranını en aza indirmeye çalışıyoruz. Bunu hem maç içinde yapmak hem de bütün sezona yayarak istikrarlı bir performans göstermek istiyoruz. Açıkçası benim hem bütün teknik ekibe hem de oyuncu grubuma güvenim tam. Gerektiğinde inisiyatif alabiliyorlar, onların saha içerisinde büyük bir gayret göstererek iyi niyetli bir şekilde sorumluluk aldıklarını görebiliyorum. Birbirlerinin arkasında duruyor, açıklarını kapatmaya uğraşıyorlar. Bu birliktelik ve takım yapısı, bize uzun periyotta başarıyı getirecek, buna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    CUMARTESİ GÜNÜ GELİŞİM KOLEJİ GELİYOR

    Eskişehir Basket 14. hafta karşılaşmasında 26 Aralık Cumartesi günü Anadolu Üniversitesi Spor Salonu’nda saat 17.00’de Gelişim Koleji’ni ağırlayacak. Öğrencilere ücretsiz olan maçta biletler de numarasız olarak 5 TL’ye satışa sunulacak.

  • Sağlık-sen Genel Başkanı Metin Memiş:

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Genel Başkanı Metin Memiş, “Taşeronların kadroya alınması sürecinde vekil ebe, hemşire ve kamu dışı aile sağlığı çalışanı arkadaşlarımızın da kadroya alınmasını istiyoruz” dedi.

    Memiş, Çankırı merkeze bağlı Hasakça köyü Sağlık Evine gerçekleştirdiği ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Sağlık-Sen’in girişimleriyle sağlıkta önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti.

    Hükümetin yeni eylem planını olumlu bulduklarını kaydeden Memiş, “64. hükümetin eylem planını genel anlamında olumlu görmekle birlikte sağlık ve sosyal hizmet çalışanları açısından eksikleri bulunuyor” diye konuştu.

    Vekil ebe ve hemşirelerin kadroya alınması noktasında sıkıntıların bulunduğunu aktaran Memiş, “Taşeron çalışanlar ve asıl işi yapan taşeronların kadroya alınmasıyla ilgili yapılan açıklamalar ve bununla ilgili eylem planında yer almasının ardından özellikle sağlıkta görev yapan vekil ebe hemşire arkadaşlarımızın, kamu dışı aile sağlığı çalışanı arkadaşlarımızın ve aile sosyal politikalarda ek ders karşılığı görev yapan öğretmenlerimizin de bu kadroya alınması en önemli amacımızdı” şeklinde konuştu.

    Hasakça köyü sağlık evinde açıklama yapmalarının bir anlamı olduğunu dile getiren Memiş, “Bugün bu sağlık evinde açıklama gereği duymamızın sebebi, bugün sayıları 800 civarında olan vekil ebe hemşire arkadaşlarımız buralarda görev yapıp, buradaki vatandaşlarımıza hizmet vermekte. Elbetteki asıl işi yapanların kadroya alınması önemli gelişme ama bu işi yapan asıl işi yapan ebe hemşire arkadaşlarımızın da bu kadrodan yararlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Memiş, “Kimsenin uğramadığı bu beldelerde, köylerde arkadaşlarımız can siperane bir şekilde kendi sağlıklarını da erteleyerek sağlık hizmeti sunarken bu arkadaşlarımızın sesi olmak istedik. Bu konuyu toplu sözleşme masasına getirdik. Toplu sözleşmede arkadaşlarımızın, 4C ve üniversite mezunu işçilerin kadroya alınması için bir komisyon kurulması kararı alındı. Taşeronların kadroya alınması sürecinde vekil ebe, hemşire ve kamu dışı aile sağlığı çalışanı arkadaşlarımızın da kadroya alınmasını istiyoruz. Eğer bu süreçte olmayacaksa 4C ve üniversite mezunları alınmasında bu arkadaşlarımızın da kadroya alınmasını istiyoruz. Arkadaşlarımız yıllardan beri bu hizmetleri sürdürüyorlar. Birçok haklarını elde ettik, şuanda tek kalan şey kadro konusu” dedi.

    Hükümet yetkililerine seslenen Memiş, vekil ebe ve hemşire arkadaşlarına bir müjde verilmesini istedi.

    Vekil ebelik yapan Yasemin Kefli ise Çankırı’da bu durumda olan 13 kişi bulunduğunu aktardı.

    En ücra köşelerde kendilerinin görev yaptığını dile getiren Kefli, “Bizler sağlık evlerinde, köylerde çalışıyoruz. enjeksiyon, pansuman ve tansiyona bakma gibi günlük rutin işlerimiz var. Bunun dışında gebelik takibi yapıyoruz. Tek başımıza çalışıyoruz. Daha iyi hizmet verebilmek için çalışıyoruz” dedi.

    Kendilerinin asıl işi yapan olduğunu ifade eden Kefil, “Taşeron ve 4C’lilerle hiçbir farkımız yok. Nasıl onlar asıl işi yapıyorsa hiç kimsenin gelmediği bu köylere bizler de gelerek asıl işi yapıyoruz, biz de artık kadromuzu istiyoruz” diye konuştu.