Etiket: Metin

  • Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ:

    Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Gününün zor şartlar altında çalışan gazeteciler için dayanışma gününden öteye gitmediğini belirterek “Temenniden öteye gitmeyen dilekler, yapmacık kutlamaların dışında yeni 10 Ocakların mesleki açıdan daha uygun şartlara iyileşmesi dileğiyle 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günümüzü kutluyorum” dedi.

    Kayseri Gazeteciler Cemiyeti, 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Cumhuriyet Meydanında bulunan Atatürk heykeline çelenk bıraktı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından basın açıklaması yapan Kösedağ, gazetecilik mesleğinin her yıl daha da geriye gittiğini ifade etti.

    Gazetecilik mesleğinin ayaklar altına alınışını üzülerek izlediklerini söyleyen Kösedağ “Öncelikle 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günümüz kutlu olsun. Kutlu olsun ama ne yazık ki doğru düzgün kutlayamıyoruz. 1961 yılında yakılan meşalenin 55 yıl aradan sonra ne hale geldiğini ne yazık ki üzülerek görüyoruz. Hak ve özgürlüklerin ortada olmadığı, gazetecilerin hiçbir yerde kale alınmadığı, mesleğin ayaklar altına alındığını ne yazık ki burada söylemek zorundayız” açıklamasında bulundu

    Kösedağ bu zor şartlar altında çalışan gazeteciler için 10 Ocağın dayanışma gününden öteye gitmediğini vurgulayarak “10 Ocak zor şartlar altında görev yapan bütün meslektaşlarımız adına dayanışma günüden öteye gitmeyen bir gün günümüzdür. Merkezi idareler ve mali idarelerin basına bakışlarının değişmediğini görüyorum. Çünkü gecesi gündüzü olmayan 24 saat ayakta duran gazetecilik mesleğinin her 10 Ocak döneminden sonra geriye gittiğini ne yazık ki görüyoruz. Temenniden öteye gitmeyen dilekler, yapmacık kutlamaların dışında yeni 10 Ocakların mesleki açıdan daha uygun şartlara iyileşmesi dileğiyle 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günümüzü kutluyorum” şeklinde konuştu.

    Yapılan açıklama sonrasında Cumhuriyet Meydanı’ndaki program hatıra fotoğrafının çekilmesi ile son buldu.

  • Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ:

    Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    10 Ocak’ın bayram günü değil dayanışma günü olduğunu ifade eden Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi ;

    “Bilindiği gibi 10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın uygulanmaya başlandığı gündür. Bu yasa, basın emekçilerinin sigortalı çalışmasını, işten çıkarılmaları durumunda ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesini, yıllık ve haftalık olmak üzere belirlenen tarihlerde izin yapmalarını ve belki en önemlisi de gazetecilik faaliyetlerini özgürce yürütmelerini güvenceye bağlamaktaydı. Ancak günümüzde, basın çalışanlarının çalışma, yaşama, mesleki yeteneklerini geliştirme ve mesleklerini özgürce yapma olanakları bakımından 10 Ocak 1961’den daha iyi haklara sahip olduklarını hiç kimse öne süremez. Bu nedenle meslektaşlarımız açısından bir bayramdan da söz edemeyiz. Hep tekrarladığımız gibi 10 Ocak’lar bizim için bayram günü değil, dayanışma günleridir. Öte yandan unutulmamalıdır ki; Basın özgürlüğü ve basın özgürlüğünü de kapsayan ifade özgürlüğü, çağımızda demokratik yaşamın olmazsa olmazıdır. Çağdaş demokratik toplumlarda halkın haber alma hakkı basın ve ifade özgürlüğüyle mümkündür. Bu hak günümüzde sosyal medyayı da kapsayacak bir biçimde genişlemiştir. Ancak, basınımızın bugünkü yapısı, ne yazık ki birçok olumsuzluğu içermektedir. Gazete, televizyon, dergi, radyo, haber ajansı, internet-elektronik yayıncılığı kapsayan sektörümüzde, basın meslek ve etik ilkelerine uymayan kişiler boy göstermektedir. İsteyen herkes, eğitimine, bilgi birikimine bakılmaksızın habercilik yapabilmektedir. Günümüz Türkiye’sinde basın sektöründe yaşanan sorunların en büyük nedeni de bu kuralsızlıktır. Sadece okuma yazma bilmeniz, gazetecilik yapmanız için yeterlidir. Gerçek gazetecilik eğitim ve bilgi gerektirmesine karşın, gazetecilik, isteyen herkesin kuralsızca yapabileceği bir iş durumundadır. Bu durum ne yazık ki, haberi şantaj aracı olarak kullanan bazı kişilerin gazeteci kimliği ile karşımıza çıkmalarına yol açmaktadır. Bu olumsuz tabloya son vermek için, gazeteciliğin mesleki itibarını yükseltecek, çağdaş ülkelerin basın çalışanlarına tanıdığı tüm hakları meslektaşlarımıza tanıyacak ve basın özgürlüğünün önündeki yasal engelleri ortadan kaldıracak düzenlemelerin yapılması yönünde çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız sonuç verinceye kadar mücadelemizi sürdürme kararlılığındayız. Bu duygu ve düşüncelerle, Ülkemizin ve kentimizin sorunlarını kamuoyuna aktaran ve sorunların çözümünde önerileriyle toplum mekanizmasının daha sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı olan basınımızın ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlar, görevini yaparken hayatını kaybeden tüm basın çalışanlarını rahmetle anar, kamuoyunun bilgilendirilmesinde büyük rol üstlenen değerli meslektaşlarımızın; sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl geçirmelerini temenni ederim.”

  • Belediye Başkanı Metin Baydilli, Şampiyonluk Sözü İstedi

    Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli Türkiye Futbol Federasyonu Bölgesel Amatör Ligi (BAL) 2. Grupta mücadele eden Karaköprü Belediyespor’u, ziyaret etti. Baydilli futbolculardan şampiyonluk sözü istedi.

    BAL ligi 2. Grupta ilk yarıyı 25 puanla 3. Sırada tamamlayan Karaköprü Belediyespor’u ziyaret eden Baydilli ederek futbolcular ve yöneticilerle bir araya geldi.

    Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli’nin tesislere gerçekleştirdiği ziyarette, Karaköprü Belediyespor Kulüp Başkanı Ömer Göçebeler, Kulüp Yöneticiler, teknik ekip ve futbolcular hazır bulundu. Futbolcularla sohbet eden Başkan Metin Baydilli, ligin ikinci yarısında iyi bir performans gösterip takımın şampiyon olmasını istedi.

  • Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş:

    Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, SGK Başkanı Dr. Mehmet Selim Bağlı’yı ziyaret etti. Memiş, ziyarette, daha önce yazılı olarak başvurusunu yaptıkları 4/B’li personelin döner sermaye ek ödemelerinden mevzuata aykırı olarak kesilen sigorta primlerinin yargıya gidilmeksizin ödenmesini istedi. SGK Başkanı Dr. Mehmet Selim Bağlı da, bu talebe olumlu baktığını, kurum içindeki görüşme, istişare ve uygun görüşlerin alınmasıyla bu talebin gerçekleşebileceğini söyledi.

    Memiş ziyarette, SGK tarafından yapılan haksız kesintilerin iadesinin talep edildiği yerel mahkemenin çalışanı haklı bularak “davayı kabul” ettiğini hatırlattı. Davanın kabul kararının, davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (E.2014/14827 K.2015/13963) yerel mahkeme kararının onandığını hatırlatan Metin Memiş, 4/B’li personelin tamamından yapılan kesintinin yapılmaması gerektiğinin yüksek yargı kararı ile kesinleştiğini ifade etti.

    Memiş, yapılan kesintilerin yargı yoluyla alınmasının kuruma mahkeme masrafları, avukatlık ücretleri ve yasal faizleri gibi ek yük getireceğini belirterek, mahkeme kararıyla yapılamayacağı belirtilen bu kesintilerin, kurum tarafından davasız ödenmesinin hem kurumun zarara uğramasını önleyeceğini hem de çalışanların yargı süreciyle meşgul edilmemiş olacağını belirtti.

    SGK Başkanı Dr. Mehmet Selim Bağlı da, talebe olumlu baktığını açıkladı. Kurum içindeki görüşmelerin bitmesi ve uygun görüşlerin alınmasının ardından bunun gerçekleşebileceğini belirten Bağlı, kendilerinin de kurumun ek bir yükün altına girmesini istemediklerini kaydetti.

  • İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Işık:

    Her yıl yaklaşık 5 bin öğrencinin, iletişim fakültelerinden mezun ifade eden İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Işık, iletişim fakültelerine özel yetenek sınavı ile öğrenci alınması gerektiğini söyledi.

    İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Işık, iletişim fakülteleri ve medya okuryazarlığı dersi hakkında konuştu. İlkokullarda gösterilen medya okuryazarlığı dersinin kanayan bir yara olduğunu ifade eden Işık, TÜBİTAK, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK’ün bir protokol imzaladığını ve bu protokole binaen bir yıldır çalışma yürütüldüğünü aktardı. YÖK’te, üniversitedeki akademisyenlerden oluşan bir komisyonun kurulduğunu ve kendisinin de komisyonda yer aldığını kaydeden Metin Işık, ortaokullara, iletişim becerileri ve sunum teknikleri diye bir ders koyulacağını ifade etti. Komisyonda bulunan kurul üyeleri ile bu dersin müfredatını hazırladıklarını söyleyen Prof. Dr. Işık, yaklaşık bir yıldır bunun için uğraştıklarını ve müfredatın Talim Terbiye Kurulundan geçtiğini kaydetti. Işık, “Bunun ardından bir ders kitabı yazılacak, orada da bu konuyu yetkililere ilettik. ’Bize bunu hazırlattırıyorsunuz, çok da güzel bir proje ama bu dersi kim verecek? Yine sosyal bilgiler ya da diğer öğretmenler verecekse bunun bir önemi kalmıyor’ dedik. ‘Emaneti ehline veriniz’ diye hadis var. Medya okuryazarlığı dersi ve iletişim becerileri ve sunum teknikleri dersi iletişim fakültelerinden mezun olan kişiler tarafından verilmeli. Yoksa bu dersin bir anlamı ve mantığı kalmıyor. Görüyoruz zaten öğrencilerin serbest zaman geçirdikleri veya test çözdükleri bir formada dönüşüyor. Niyet çok iyi ama uygulamada sıkıntı var. Bir dersin alanında uzman kişiler tarafından verilmesi için zorunlu olması gerekiyormuş, böyle bir cevap veriliyor. Ben bu cevabı benimsemiş değilim o zaman zorunlu bir ders olsun. Burada Meclis’te bulunan iletişimci milletvekillerine de çok iş düşüyor” diye konuştu.

    “ÖĞRENCİ SAYISI, BÖLÜMLERDE 25’İ GEÇMEMELİ”

    İletişim fakültelerinde özel yetenek sınavının olması gerektiğini belirten Dekan Metin Işık, “Yaklaşık her yıl 5 bin öğrenci, iletişim fakültelerinden mezun oluyor. Sınıflar bizde 50 kişilik, İstanbul’da 100-150 kişilik sınıflar var. Böyle bir ortamda teorik ders anlatırsınız ama uygulama nasıl olacak? Yıllardır savunduğum şey, iletişim fakültelerinde öğrenci sayısı, bölümlerde 25’i geçmesin ve öğrenciler özel yetenek sınavı ile alınsın. Öyle öğrenciler var ki adını soy adını söyleyemiyor, utanıyor, bocalıyor. Özel yetenek sınavı mutlaka olmalı diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “MALATYA’YA DEĞER KATACAK BİR PROJE ÜRETİLECEK”

    Topluma hizmet uygulamaları diye bir ders koyacaklarını aktaran Dekan Işık, ders kapsamında, her bir öğrencinin Malatya’ya değer katacak bir proje üreteceğini, bu projeyi üretmeyen öğrencinin ise mezun olamayacağını söyledi. Işık, “Mesela sosyal sorumluluk projesi yapabilir, Malatya’nın bir köyüne kütüphane kampanyası düzenleyebilirler veya Malatya’nın bir sorununa ışık tutabilirler. Malatya’ya katkı sağlayan bir proje üretmeyen öğrenciyi mezun etmeyeceğiz ve o derse de ben gireceğim. Bu dersi özellikle alıyorum. Arkadaşlarla beraber kafa yoracağız ve güzel projeler üreteceğiz. Şu an da senatoya yolladık, senatodan geçtiğinde bu ders uygulamaya konulacak. İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesinden bir ışık ve güneş doğacak. Buraya gelen öğrencileri biz kendi çocuğumuz gibi görüyoruz. Benim temel sloganlarımdan biri şudur, kendi çocuğumu okutmayacağım yerde yöneticilik yapmam. Ölçüm benim budur. Ben yok biz var burada, o mantıkla hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.