Etiket: Metin

  • Metin Feyzioğlu’ndan “Varlık Fonu” değerlendirmesi

    Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, bazı şirketlerin Varlık Fonuna devredilmesini eleştirdi.

    Aydın Barosu tarafından düzenlenen Anayasa Değişikliği Ve Başkanlık Sistemini Tartışıyoruz” konulu panele katılmak üzere kente gelen TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, gündemle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Aydın Baro Başkanı Av. Gökhan Bozkurt ve konuk baro başkanlarının eşlik ettiği Feyzioğlu, Varlık Fonuna devir işlemlerini eleştirerek, “Varlık Fonuna devir tam da bu anayasa değişikliğiyle ne olacağının habercisi değil aslında ta kendisidir. Milletin alın terinin ürünü olan o servet biz özel hukuk tüzel kişisine teslim ediliyor. Devri yapılan tüm değerler milletindir” dedi.

    Feyzioğlu, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de eleştirdi ve değişikliğin Türkiye’nin hayrına olmayacağını iddia etti. Feyzioğlu, belirledikleri “Hayırda umut var” sloganını tekrar ettikten sonra katılımcılarla birlikte üzerinde ‘Hayır’ yazılı bardaktan su içerken poz verdi.

  • Eşi tarafından öldürülen Sinem Metin Şahin’in cenazesi memleketine gönderildi

    Küçükçekmece’de eşi tarafından öldürülen Sinem Metin Şahin’in cenazesi, İkitelli Cemevi’nde kılınan cenaze namazı sonrası defnedilmek üzere Tokat’a gönderildi. Gözyaşlarıyla uğurlanan Şahin’in cenazesi kadınlar tarafından taşındı.

    Küçükçekmece’de dün eşi tarafından öldürülen Sinem Metin Şahin’in cenazesi, bugün Adli Tıp Kurumundan alınarak İkitelli Cemevi’ne getirildi. Burada akşam namazı sonrası yapılan cenaze töreninin ardından Şahin’in cenazesi gözyaşları arasında cemevinden çıkartılırken, tabutu kadınların taşıdığı görüldü. Gözyaşları ile uğurlanan Sinem Metin Şahin’in cenazesi daha sonra defnedilmek üzere otobüsle memleketi Tokat’a gönderildi. Öte yandan bir grup kadın akşam saatlerinde Şahin’in öldürüldüğü yere karanfil bıraktı.

    Dün akşam saatlerinde Küçükçekmece Mehmet Akif Ersoy Mahallesi 3. Sakarya Sokak’ta meydana gelen olayda Mustafa Şahin, boşanma aşamasında olduğu eşini takip ederek, barışmak için konuşmak istemişti. Konuşma sırasında eşiyle tartışan Mustafa Şahin, yanında getirdiği tabanca ile eşi Sinem Metin Şahin’i vurup intihar etmişti.

  • Metin Gündoğdu: “CHP darbe Anayasası’nı savunuyor”

    AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, “CHP ve onun yanında duranlar darbe anayasasının devamını savunuyorlar ve mevcut anayasanın değişmemesi için TBMM’yi karıştırıyorlar” dedi.

    Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, AK Parti Ordu İl Başkanı Uğur Çelenk, AK Parti Ordu İl Başkan Yardımcıları Sedat Cesur, Ergün Çakmak Yüksel Aydın, İbrahim Yayla ve Kürşat Güler ile birlikte, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, Altınordu Kaymakamı Niyazi Erten, İl Emniyet Müdürü Suat Çelik, Yatırım İzleme Müdürü Namık Kemal Uzunlar, İl Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Opr. Dr. Mithat Kıvrak, Ordu Gençlik Spor Müdürü Mustafa Genç, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Kemal Yılmaz ve MHP İl Başkanı Köksal Yılmaz’ı ziyaret etti.

    “CHP darbe Anayasası’nı savunuyor”

    Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, “Anayasa’nın 18 maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin teklifimiz milletimizin oyuna sunulacak. Referandum sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için bir dizi ziyaret gerçekleştirdik. Şehrimizin mülki amirleri ile istişarelerde bulunduk. Bu süreçte, Ordumuzun tüm ilçelerini gezerek, arkadaşlarımızla hasbihal ederek anayasa değişikliğini anlatacağız. Mevcut anayasa, darbecilerin milletimize dayattığı bir anayasadır. Türk siyasetinde son 30 yılda öne çıkmış, liderlik yapmış herkes bu anayasanın değişmesi gerektiği konusunda hemfikirdi. Bu garabet anayasadan beslenen, vesayetten beslenen bir grup var; CHP ve onun yanında duranlar darbe Anayasası’nın devamını savunuyorlar ve mevcut Anayasa’nın değişmemesi için TBMM’yi karıştırıyorlar” diye konuştu.

    “MHP, Türkiye için önemli rol üstlendi”

    “Türkiye, 35 senedir darbecilerin dayattığı anayasa ile idare ediliyor. Bu utanç verici bir olay. 35 yıldır, sivil bir iktidar var ama sivil bir anayasa ortaya koyulamadı” diyen AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu sözlerini şöyle tamamladı: “Anayasa’yı değiştirmek için adımlar attık. Bunun için bir komisyon kuruldu ve her partiden 4 üye verildi. Ama CHP her zaman olduğu gibi oyunbozanlık yaptı ve görüşmeler sonlandı. Bu anayasa ve bu sistem Türkiye’yi yavaşlatıyor. Karar mekanizmalarını hantallaştırıyor. Biz istiyoruz ki, iki başlılık ortadan kalksın, Türkiye’ye hız verecek, bölgede ve dünyada örnek teşkil edecek bir model gelsin Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda önemli bir rol üstlendi. Bunu da en iyi şekilde ilerletti ve anayasa değişiklik paketinin milletimizin önüne gelmesini sağladı. AK Parti ve MHP ‘Biz milletten korkmuyoruz, millet ne karar verirse başımızın üzerine koyuyoruz’ dedi. Milletimiz ne isterse o olacak. Ama CHP bunu da istemiyor. Millete gitmekten, milletimizin kararından da korkuyor. Kendi içinde bir çelişki içindeler. Hem Cumhuriyet diyorlar hem halk diyorlar hem de halktan korkuyorlar. Türkiye’nin prangalarından kurtulmasını istemeyen dış mihraklar ve terör örgütleri ‘hayır’ için çalışıyorlar. Anayasa değişikliğinin ne kadar önemli ve hayati olduğunu sadece buradan bile anlayabiliriz.”

  • AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk:“15 Temmuz Hükümet Değil Devlet Darbesidir”

    İlim Yayma Cemiyeti Çoru Şubesi tarafından Çorlu Öğretmenevi Konferans Salonu’nda düzenlenen 15 Temmuz konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul Milletvekili Metin Külünk, 15 Temmuz’un bir hükümet darbesi değil bir devlet darbesi olduğunu kaydetti. Külünk; 15 Temmuz başarılı olsaydı Türkiye Ankara’nın etrafına sıkıştırılacaktı” dedi.

    Çorlu Kaymakamı Levent Kılıç, Ergene Kaymakamı Fatih Kızıltoprak, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Metin Akgün İlim Yayma Cemiyeti Çorlu Şubesi Başkanı Kurtuluş Ay, AK Parti Çorlu İlçe Başkanı Av. Kerim Atalay, AK Parti Ergene İlçe Başkanı Mustafa Çalım ve çok sayıda izleyicinin katıldığı konferansta konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk: “15 Temmuz bir devlet krizidir, hükümet krizi değildir. 15 Temmuz bir hükümet darbesi modeli değildir. 15 Temmuz doğrudan bir devlet darbesidir. Devlet darbesi ile hükümet darbesi farklıdır. Hükümet darbesinde hükümeti alırsınız yerine yeni birisi gelir. Ama bu hükümet darbesi değildir. Bu doğrudan devleti çökertmek üzere bir kalkışmadır. Devlet çöktüğünde ne kalır. Biz 27 Mayıs’ı gördük. O hükümet darbesidir, kabul etmediğimiz, reddettiğimiz darbedir. Menderes’in iki askerin arasındaki görüntüsü bu coğrafyadaki ikinci görüntüdür. Birincisi Abdülaziz’dir. Abdülaziz’i de aynı sağına ve ysoluna diktikleri iki askerle infaz ettirmişlerdi. Abdülaziz’in fotoğraflarına bakarsanız Menderes’te gördüğünüz fotoğrafın aynısını Abdülaziz’de görürsünüz, çünkü 15 Temmuz’u elbise olarak bu ülkeye biçen akıl bu ülkede ilk darbeyi Abdülaziz’i intihar etti süsüyle katlederek yapmıştır. Bu ülkedeki ilk devlete yönelik darbe girişiminin adı Abdülaziz’in intihar süslü katledilişidir. Onun için o görüntüler ritüeldir, mesajdır” dedi.

    Külünk ayrıca: “27 Mayıs’ı gördük, hükümet darbesidir. Hükümet alaşağı edildi, hükümeti alaşağı etmek için alan hazırlandı, hükmet darbesi gerçekleşti. Bu millete dediler ki siz sınırı aşarsanız sizi idam sehpasına çıkarırız dediler. 3 kişiyi çıkardılar. O 3 kişi idam edilmedi, millet idam edildi, bu milletin iradesi idam edildi. Kimler tarafından Abdülaziz’i ve Abdülhamit’i halledenler tarafından. Kim onlar, faiz, döviz, borsa üçgeninde dünya sisteminin güç merkezi olan para oligarkları. Kim bunlar şimdi Trump’ a direniyorlar. Kim bunlar, dünyanın bütün yeraltı ve yer üstü kaynaklarını kontrol etmek isteyenler. Osmanlı – Rus savaşını çıkartıp Hazar petrollerini Karadeniz’e indirtmek için kendine alan açan güçlerdir. Osmanlı – Rus savaşı sonucu 20’ye yakın rafinerisini ürettiği petrolü dünyaya taşımak için Karadeniz’e çıkartan güç merkezi. Kim bunlar, Abdülhamit Han Hazretlerini halledenler. Musul’u elimizden alanlar. Mustafa Kemal’i elimizden alanlar. Mustafa Kemal’i zehirleyerek elimizden alanlar, milletten koparanlar” diye konuştu.

    12 Eylül bir hükümet darbesi meclis kapandı, hükümet gitti, siyaset darmadağın edildi diyen Külünk: “Ama 15 Temmuz bir hükümet darbesi değil. Çünkü ihtilallerle hükümet darbeleri ile başaramayacaklarını görenler bir devlet darbesine adım atmışlardır. Devlet darbesinin hedefi şudur, 1923 Cumhuriyetin rövanşını almak. 23 Nisan 1920’nin rövanşını almak. Çünkü 23 Nisan 1920 ve Cumhuriyetin kuruluşu 1838 Baltalimanı Anlaşması ile Osmanlı üzerinde egemenlik kurmak isteyenlerin elinden bu milletin devleti alıp, kendi Cumhuriyetini kurmasının rövanşını 15 Temmuz’da bu devleti çökerterek almak istediler. 15 Temmuz 1923’te bu milletin kurduğu Cumhuriyetten rövanş almanın girişimidir. Çünkü hedef doğrudan cumhuriyetti. Çünkü hedef doğrudan devletti. Çünkü hedef doğrudan bağımsızlığımızdı. Onun için 15 Temmuz bugün bir kere daha 6 ay geriye dönüp baktığımızda bir devlet darbesiydi, devlete darbeydi. Devleti çökerterek teslim almaktı. Onun hedefi neydi. Orta Doğu’da etkisizleştirilmiş, kendi kontrollerinde bir ordu, kendi kontrollerinde bir Türkiye, iddiası olmayan bir Türkiye, Orta Doğu’da sınırların yeniden çizileceği bu süreçte iddia sahibi olmayacak bir Türkiye istediler. Yani Suriye’de harita yeniden çizilirken, Irak’ta harita yeniden çizilirken Musul’u konuşmayacak bir Türkiye, Cedrablus’u El Bab’ı konuşmayacak bir Türkiye, Halep’i konuşmayacak bir Türkiye. Bunun olabilmesi için ne gerek var. Eğer bu topraklarda zaten kim milli bağımsızlık yanlısı olmuşsa, bu topraklarda kim iddialı Türkiye hedefinde koşmuşsa bu topraklarda kim güçlü Türkiye demişse bu topraklarda kim yerli ve milli olmuşsa yerliliğin ve milliliğin merkezinde Türkiye’nin menfaatleri vardır ama mutlaka bedel ödettirmişlerdir. 15 Temmuz’da eğer başarılı olsalardı önümüzdeki 100 yıllık şekillenmede Türkiye Ankara’nın etrafına sıkıştırılacaktı. Eğer o gece başarılı olsalardı kurdukları oyun başlarına geçmeseydi, milletin iradesi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde o ayağa kalkış gerçekleşmeseydi, Türkiye Ankara’nın etrafına sıkışacak Türkiye merkez güç olma özelliğini kaybedecekti” şeklinde konuştu.

  • Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral:

    Tutumlu olmanın hiçbir zaman cimri olmak anlamına gelmediğini belirten Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral, Türkiye’de üretilen yerli ürünleri satın alarak yerli sanayiyi desteklemek gerektiğini söyledi.

    Eskiden Yerli Malı Haftası’nın piknik havasında geçtiğini, ancak artık Türk insanının üretimi arttırarak markalaştığını dile getiren Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral, tutumlu olmanın hiçbir zaman cimri olmak anlamına gelmediğini söyledi. Vatandaşların başta Türk lirasına ve yerli markalara sahip çıkması gerektiğinin altını çizen Başkan Oral “Türkiye’de üretilen yerli ürünleri satın alarak yerli sanayimizi desteklemeliyiz. İnsanın, eşyasını, malını düzenli ve temiz kullanması, zamanını kendisine ve çevresine yararlı işlerle geçirmesi, insanı maddi manevi rahatlatır. Mutlu ve güvenli hissettirir. Eşya, para, elektrik, su ve gıda tüketimi gibi birçok konuda tasarruflu davranmak ve tutumlu hareket etmekte gerekir. Yalnızca kendimize ait olanı değil, bize ait olmayan ve halk olarak, kamuya ait, ortak kullandığımız her şeyi kendimizinmiş gibi özenle korumalıyız” dedi.

    Tutumlu olan toplumlara sahip ülkelerin zenginleştiğini ve hiçbir devlete bağımlı kalmadıklarını belirten Oral, “Daha tasarruflu, özellikle milli kaynakların işletildiği, daha çok yerli fabrikaların kurulduğu ve daha gelişmiş ekonomiler seviyesine ulaşmak tek dileğimizdir” diye konuştu.