Etiket: meşruiyet

  • Mahir Ünal: “CHP, her seçimde seçimleri bir meşruiyet meselesi haline getiriyor”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, CHP’nin seçimleri meşruiyet meselesi haline getirmek istediğini söyledi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Sivas’ta STK temsilcileri ile bir araya geldi. Ünal, CHP’nin başlattığı meşruiyet tartışmalarının arkasında bir hazırlık olduğunu söyleyerek, “Ben ana muhalefete baktığım zaman bugün başlatmaya çalıştıkları bir tartışma var. Bir meşruiyet tartışması. Dokuz kere seçim kaybetmiş bir genel başkan kendi meşruiyetini konuşmak yerine utanmadan bu milletin yüzde 52 teveccühü ile sandıktan çıkmış, seçilmiş Cumhurbaşkanına sen meşru değilsin deme hadsizliğini göstermesinin altında bir sebep var, bir hazırlık var. Bunu görmemiz lazım. Biz istiyoruz ki Cumhurbaşkanlığı seçimi Cumhurbaşkanlığı seçimi olsun. Biz istiyoruz ki genel seçiler genel seçimler olsun. Biz istiyoruz ki yerel seçimler yerel seçimler olsun. Biz istiyoruz ki her il kendi şehr emanetini seçsin. Ama bunlar her seçimde seçimleri bir meşruiyet meselesi haline getiriyorlar. Adeta bir sistem krizi haline getiriyorlar. Diyoruz ki sandıkta yenileneceğiniz belli. Belli de bunun bahanesini hazırlamayın. Bu millet demokrasisini kana kana sandıkta icra etsin. Bunu başka meselelerin gerekçesi haline getirmeyin. Bunlar yeniden 31 Mart seçimleri üzerinden maalesef bir meşruiyet tartışmasına hazırlanıyorlar. Peki, bu milletin feraseti, bu milletin basireti, bu milletin irfanı bunu görüyor mu görüyor. Bu millet buna müsaade eder ki etmez. Fakat biz şunu da biliyoruz. Biz bu yerel seçimlerin yerel seçim olmasını ve seçilecek her bir belediye başkanının ehliyet ve liyakat sahibi olması için bizzat Cumhurbaşkanımız büyük bir hassasiyet ile çalıştı” şeklinde konuştu.

  • Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez: “Terörün meşruiyet sembolü Kandil”

    Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, son günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok etkili bir operasyon icra ettiği Kandil’de teröristlerin yüzde 80 azaldığını ifade ederek, “Terörün meşruiyet sembolü Kandil” dedi.

    Kandil’in stratejik konumu hakkında bilgi veren Eğilmez, “Son günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok etkili bir operasyon icra ettiği Kandil, Türkiye sınırından kara yoluyla 100 km, kuş uçuşu ise 80 km uzaklıktadır. Dağın batı etekleri Irak, doğu etekleri ise İran sınırlarındayken, çevresinde İran’ın yaklaşık 150.000 nüfuslu Piranşehir ve Irak’ın en önemli şehirlerinden biri olan Süleymaniye şehirleri bulunmaktadır.” dedi.

    ABD işgalinin Kandil’in dönüm noktası olduğunu kaydeden Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi

    Savaş Eğilmez, “Terör örgütü PKK, Kandil’e Celal Talabani’nin desteği ile ilk kez 1992 yılında yerleşmeye başladı. Bu tarihten 2003 yılına kadar terör örgütünün bölgeye yerleşimi belli bir seyir izlerken söz konusu tarihte, ABD’nin Irak’ı işgaliyle birlikte PKK, Kandil’i ana üs haline getirdi.

    Yıllar geçtikçe terör örgütünün bölgedeki kamp sayısı 100’e ulaşırken terörist başları Murat Karayılan ve Cemil Bayık da Kandil’de barınmaya başladı. Artık terör örgütünüm insanlık dışı saldırıları burada planlanıyor, örgüte talimatlar Kandil’den gönderiliyordu. Terörist sayısı yüzde 80 azaldı. Bu güne kadar Türkiye’ye yönelik yapılan pek çok saldırı Kandil’den planlandı. Terör örgütünün Kandil talimatıyla Çukurca, Erzincan, Silvan, Hakkâri ve Dağlıca’da yaptığı saldırılarda, Türk Devleti ne yazık ki 85 şehit verdi.

    Kandil’e 2003 yılından 2017 yılına kadar yaklaşık 6000 terörist yerleşti. Son dönemde Türk Devleti’nin terörle mücadele kapsamında bölgede yürüttüğü etkin operasyonlar neticesinde Kandil’deki terörist sayısının yaklaşık 1000 dolaylarına düştüğü tahmin edilmektedir.

    Terör örgütü Kandil ve çevresinde yaklaşık 50 km karelik bir alanı kontrol ediyor. PKK’nın ana üs olarak Kandil’i seçmesinin en önemli sebebi dağın topoğrafik özellikleridir.

    Oldukça sarp bir yapıya sahip olan dağda çok sayıda mağara ve ormanlık alanlar mevcut. Kandil’de terör örgütüne ait eğitim kampları, cephanelikler ve seyyar sağlık üniteleri bulunuyor. Kandil, komuta kontrol merkezi, lojistik, eğitim kampları ve toplantı alanlarıyla PKK terör örgütü için hayati öneme sahip bir mevki.

    Türkiye sınırına 9-10 günlük yürüme mesafesinde olan Kandil’de örgütün farklı bölgelerden getirdiği militanlara hem askeri hem de doktrinel eğitim veriliyor.” diye konuştu.

    Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, terör örgütünün bölgeyi askeri açıdan ele geçirilemez ve ulaşılamaz olarak gördüğünü kaydederek, şöyle konuştu:

    “Bu algının yanında Kandil Dağı terör örgütünün temsili içinde tartışılmaz bir konuma sahip. Çünkü terör örgütünün sözde yöneticileri Kandil Dağı’nda kendine yakın kuruluşları, ülkemizde sözde demokrasi havalisi ve örgütün siyasi uzantısına mensup milletvekillerini hatta Amerika ve Avrupa’dan devlet ve terör sever sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini ağırlıyor, dış dünyaya karşı Kandil merkezli meşruiyet algısını oluşturuyor.

    Terör örgütü için Kandil bir temsil sembolüdür. Kandil terör merkezi dağıtıldığında PKK’ya askeri ve lojistik açıdan ağır bir darbe vurulmasının yanında örgütün meşruiyet merkezi de imha edilecektir.

    Kandil’i kaybeden terör örgütü mensupları Türkiye sınırına yöneldikleri an açık hedef haline gelecektir.

    Kısacası kandili kaybeden bir PKK, militanlarını, kamplarını, lojistiğini, motivasyonunu ve çok daha önemlisi meşruiyetini kaybedecektir.”

  • Kılıçdaroğlu: “Anayasal değişikliğe meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlerle yolumuza devam edeceğiz’’

    İSTANBUL (İHA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu anayasal değişikliği asla meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlerle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bab-ı Ali toplantıları kapsamında düzenlenen ‘Referandum ve Sonuçlarının Türk Demokrasisine Etkileri’ adlı panele katıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen panele CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Bab-ı Ali Toplantıları Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ataman ve çok sayıda davetli katıldı.

    Yüksek Seçim Kurulu’nun kararını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Yüksek Seçim Kurulu’nun son anda aldığı bir karar olayı tamamen değiştirdi. Bu referandum sürecinin meşrutiyetine gölge düşürdü. Yasaya açıkça aykırı bir karar almaktan çekinmedi. Yüksek Seçim Kuruluyla ilgili çok şeyler söyledim. Son kullandığım deyim ‘çete’ oldu. Bir yargı çetesi var orada. Neden çete diyorsunuz diye eleştirdiler. Yasaya uygun davranmayan insanların bir araya gelip karar aldıkları süreç, çete sürecidir. Bir yasa var mı var, yasa açık mı açık, hiçbir yoruma yer vermeyecek kadar açık mı açık, mühürsüz oy pusulaları geçersizdir diyor mu yasa, geçersiz diyor. Peki siz nasıl geçerlidir dersiniz? Doğru bir tanımlama değil. Bütün bunların tamamı yapıldı’’ ifadelerini kullandı.

    Anayasal değişikliği meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlere devam edeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Biz ısrarla ve büyük bir kararlılıkla yine toplumun her kesimini kucaklayarak doğruları söylemeye devam edeceğiz. Biz bunları anlatırken, direnme hakkımızı, yani bu anayasal değişikliği asla meşruiyet kazandırmayacak söylem ve eylemlerle yolumuza devam edeceğiz. Direnme hakkı derken, top ve tüfek kullanarak direnmek değil. Her yerde düşüncelerimizi toplumun her kesimine anlatarak. İster bir panel, ister bir yürüyüş, ister bir miting, ister bir kahve toplantısı, ister bir aile toplantısı olsun, bunların anlatılması lazım. Biz eğer bunları anlatabilirsek resmi rakamlara göre yüzde 49’la elde ettiğimiz bir başarıyı önümüzdeki süreçte çok daha büyük bir alana taşıyabiliriz’’ diye konuştu.

    Konuşmanın ardından program basına kapalı olarak devam etti.