Etiket: Meşru

  • Bakan Akar: “Türk unsurlarına yapılacak herhangi bir saldırı girişiminde katil Hafter unsurları her yerde meşru hedef olarak görülecektir”

    Bakan Akar: “Türk unsurlarına yapılacak herhangi bir saldırı girişiminde katil Hafter unsurları her yerde meşru hedef olarak görülecektir”

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Hafter’in Türkiye karşıtı sözleriyle ilgili olarak, “Bu savaş suçlusu, cani yani katil Hafter ve destekçileri bilmelidirler ki Türk unsurlarına yapılacak herhangi bir saldırı girişiminde katil Hafter unsurları her yerde meşru hedef olarak görülecektir. Bunu akıllarına soksunlar” dedi.

    Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları ile resmi ziyarette bulunduğu Libya’da görevli Mehmetçik ile bir araya geldi. Libya Görev Grubu Komutanlığını ziyaret eden Bakan Akar ve komutanlar, personel ile karavanadan akşam yemeği yedi. Yemeğin ardından burada bir konuşma yapan Bakan Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yoğun bir dönemden geçtiğini kaydetti. Mehmetçiğin kendisine verilen bütün görevleri bugüne kadar kazasız belasız büyük bir başarıyla sonuçlandırdığını anlatan Bakan Akar, Türkiye’nin hak, alaka ve menfaatlerini korumak için faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. 83 milyonun güvenliği için çalışan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Libya, Azerbaycan ve KKTC gibi dost ve kardeş ülkelerin güvenliğine katkı sağlamak için de elinden gelen gayreti gösterdiğini vurgulayan Bakan Akar, Türkiye’nin başta komşuları olmak üzere ülkelerin siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu belirtti. Türkiye ve Libya arasında 500 yıllık ortak tarih ve kültür bağlarının bulunduğunu belirten Bakan Akar, herkesin uzak durduğu bir dönemde Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla Libya ile iş birliği yaptığını hatırlattı. Milli Mutabakat Hükümeti’nin BM tarafından tanınan Libya’nın meşru hükümeti olduğunu vurgulayan Bakan Akar, Libya’daki temel sorunun darbeci Hafter grubu ve onu destekleyenler olduğunu, problemin buradan kaynaklandığını bildirdi. Darbeci Hafter’in yaptığı katliamların Tarhuna’da bulunan 21 toplu mezarla bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Bakan Akar, “Bunlara karşı dünya maalesef sessiz kalmayı sürdürüyor. Fakat bu insanlık suçunun peşini Milli Mutabakat Hükümeti’nin bırakmayacağına inanıyoruz. Dolayısıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ndeki soruşturmanın devam etmesi ve gereğinin yapılması konusunda inanıyoruz ki gerekli tahkikat yapılacak ve bunların hesabı da verilecek” diye konuştu.

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin Libya’da yapılan anlaşma kapsamında askeri eğitim, iş birliği, danışmanlık faaliyetini yerine getirdiğini kaydeden Bakan Akar, çalışmalar sonucunda yaklaşık 3 bin Libyalı’nın eğitim aldığını belirtti. Siyasi sürecin başlamasının ardından bazı ülkelerin ortaya çıktığına dikkat çeken Bakan Akar, “Zamanında ortada olmayanlar, kendilerince bir rol, parsa kapmaya, kendilerine yer edinmeye çalışıyorlar. Bunun gözden kaçmaması lazım. Biz Türkiye olarak her zaman ‘Libya Libyalılarındır’ diyor, bu anlayışla hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    İrini Operasyonu’na yönelik eleştirilerini de dile getiren Bakan Akar, “Libya’nın meşru hükümeti ile herhangi bir koordinasyon yapılmadan, iş birliğine gidilmeden ve BM’nin bu konuda açık ve net bir kararı olmadan bir harekat başlattılar. Bu, taraflı, yanlı ve meşruiyeti tartışmalı bir harekat. Dolayısıyla bunun kabul edilmesi mümkün değil” dedi.

    Milli Mutabakat Hükümeti’nin siyasi çözümlere destek verdiğini aktaran Bakan Akar, şu ifadeleri kaydetti:

    “Darbeci ve dış mihrakların piyonu, başkalarının oyuncağı Hafter, BM tarafından tanınan meşru Milli Mutabakat Hükümeti’nin daveti ve ikili anlaşmalar çerçevesinde bölgeye gelmiş olan, askeri eğitim iş birliği, yardım, danışmanlık desteği sağlayan Türk askerini, TSK unsurlarını doğrudan hedef alan hezeyanlar içinde görülmeye başlanmıştır. Sıkıştığından, evinden dışarı çıkacak hali kalmadığından kendince bir şeyler yapmak uğruna TSK unsurlarını hedef alan hezeyanlar içine girmiştir. Libya’da darbeci Hafter tarafından katliama uğrayan mazlum ve mağdurların yardım çığlığına sadece Türkiye’nin olumlu cevap verdiğini, zulme ve zalime sessiz kalmadığını unutturmak istiyorlar. Kendi zulümlerini, katliamlarını kapatmak için her türlü yaygarayı koparıyorlar. Bunlar beyhude gayret, bir yere varmaları mümkün değil. Bu sözde mareşal, çarşıdan üniforma almakla veya aldığınız rütbeleri takmakla mareşal olunmuyor. Bu bir tahsil, tecrübe, yürek, bilek meselesi. Her aklına gelen parasını verip elbisesini giyip mareşal olamaz. Bu kifayetsiz muhteris bizzat kendisi görüşmeleri, konuşmaları, siyasi çözümleri birilerinin adına çıkmaza sokmak, kendi katliamlarını, caniliklerini, suçlarını örtmek için elinden gelen gayreti gösteriyor.“

    “Türk unsurlarına yapılacak herhangi bir saldırı girişiminde katil Hafter unsurları her yerde meşru hedef olarak görülecektir”

    Hafter’in Libya’da akan kardeş kanının sorumlusu olduğunun altını çizen Bakan Akar, “Bu savaş suçlusu, cani yani katil Hafter ve destekçileri bilmelidirler ki Türk unsurlarına yapılacak herhangi bir saldırı girişiminde katil Hafter unsurları her yerde meşru hedef olarak görülecektir. Bunu akıllarına soksunlar. Böyle bir hareketi yaptıktan sonra kaçacak yer bulamazlar. Dolayısıyla herkes aklını başına toplasın. Burada bir ateşkes sağlanmış, bu ateşkes çerçevesinde siyasi görüşmeler yapılıyor. Bu siyasi görüşmelerle bir çözüm bulunmaya çalışılıyor. Dolayısıyla buradaki mesele herkesin bu siyasi çözümün bulunmasına katkı sağlamaktır. Bunun dışında yapılacak her türlü hareket yanlıştır. Libya’nın birliği, bütünlüğü ve Libya’nın Libyalılara ait olduğu esastır” şeklinde konuştu.

    Tarafların bu yöndeki gayretlerinin öneminden bahseden Bakan Akar, “Bunlar anlaşılmazsa tarihi şan ve şerefle dolu kahraman, fedakar, TSK’nın gücünü bugüne kadar anlamadıysa bir başka yol ve yöntemle de anlatmasını biliriz” diye konuştu.

    Türkiye’nin haklı davasında Libyalı kardeşleri ile birlikte olduğunu vurgulayan Bakan Akar, “Bunu herkes bilsin, elimizden gelen her türlü gayreti göstermek suretiyle Milli Mutabakat Hükümeti’nin Libya’nın birliğini, bütünlüğünü sağlaması için onlara elimizden gelen her türlü gayreti gösterdik, göstermeye devam edeceğiz, buradan dönmek yok” dedi.

    ”Son derece iyi niyetliyiz”

    Türkiye’nin Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta tüm sorunlarında iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde uluslararası hukuka dayalı siyasi çözümler bulma gayretinde olduğunu söyleyen Bakan Akar, bu konuda son derece iyi niyetli olduklarının altını çizdi. Türkiye ve Yunanistan arasında istikşafi ve güven artırıcı önlemler çerçevesinde ayrıca NATO Karargahı’nda ayrıştırma görüşmeleri olduğunu anımsatan Bakan Akar, şöyle konuştu:

    “Türkiye bunların üçüne de evet, görüşelim diyor. Bizim barış, çözüm için samimi olarak uzattığımız el hep havada kalıyor. Bunu maalesef üçüncü taraflar görmemekte ısrar ediyor, taraf tutuyorlar. Bizim üçüncü taraflardan tek beklentimiz objektif, aklıselim, makul ve mantıklı olmaları. Fakat maalesef bunu her zaman bulamıyoruz. Her fırsatta durumu istismar eden Yunan komşularımız son derece provokatif, tahrikkar, gerilimi artırıcı, tırmandırıcı yol ve yöntemlere gidiyorlar. Kendi yaptıklarını kapatıp, bizim diyaloğa, barışçıl yöntemlere açık, uluslararası hukuka saygılı, daha önce anlaşmalar çerçevesindeki taleplerimizi bir şekilde bulandırıyorlar. Bunu da alışkanlık haline getirdiler. Yunanistan’ın provokasyonları karşısında Türkiye’nin, gösterdiği çaba ve performans gerçekten takdire şayan. TSK personeli ve komutan arkadaşlarım basiretle, vakarla, sabırla iyi komşuluğun devam ettirilebilmesine yönelik bugüne kadar her türlü gayreti gösterdiler, göstermeye devam ediyorlar.”

    Yunanistan’ın bu yanlışlıklarının, akıl, mantık dışı uygulamalarının aklıselim Yunan halkı tarafından da görülmeye başlandığını belirten Bakan Akar, “Aklıselim Yunanlılar, Yunanistan’ın görüşmelerden kaçmasını da bir türlü anlayamıyorlar. Fakat tepedekiler gerçekleri bildikleri, görüşecek yüzü olmadığı için bir türlü görüşemiyorlar” dedi.

    Yunanistan’ın kötü durumdaki ekonomisine yönelik basında çıkan haberlere de değinen Akar, “Yunan halkının maaşını, ücretini kesmek pahasına çılgınca bir silahlanma modası başladı. İstediğiniz kadar, gemi, uçak, denizaltı alın yetmez. Olan sevgili Yunan halkına olacak. Zaten sıkıntılı olan ekonomiye daha da yük getirmek suretiyle insanların refahını, hayatını berbat etmek için maalesef yanlış politika peşinde koşuyor Yunan komşumuz. Tamamen hem askeri hem ekonomik gerçeklere aykırı bu silahlanmayı sürdürmeye çalışıyorlar” açıklamasında bulundu.

    “Kıbrıs bizim için milli bir mesele”

    Kıbrıs’ın Türkiye için milli bir mesele olduğunu vurgulayan Akar, “Yaklaşımımız gayet açık. 1974’te Kıbrıs’taki tutumuz ne ise bugün de aynı tutumdayız” diye konuştu.

    Adada gerçek bir çözümün önemine işaret eden Bakan Akar, “Bir an önce adada gerçek bir çözümün bulunabilmesi için Rumların şımarık ve inatçı tutumlarından vazgeçmeleri ve Türk varlığını kabul etmeleri lazım. Adada Türkleri yok sayıyorlar. Bunun kabulü mümkün değil. Bu şartlarda ilerlemek mümkün değil. Rumların bunu anlaması, üçüncü tarafların bunu görmesi lazım” ifadelerini aktardı.

    Ege ve Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin olmadığı herhangi bir projenin yaşama şansı bulunmadığını bildiren Bakan Akar, şunları kaydetti:

    “Biz garantör olarak her türlü sorumluluğumuzu, hakkımızı kullanacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Kıbrıs dahil mavi vatanımızdaki hak alaka ve menfaatlerimizi korumakta kararlı, azimli ve buna muktediriz.”

    Konuşmasının sonunda şehit ve gazileri şükranla yad eden Bakan Akar, Mehmetçiğin yeni yılını kutladı. Konuşma sonrasında sanatçılar Esat Kabaklı, Serkan Çağrı ile Elif Buse Doğan konser verirken, Mehmetçik çalan türkülere bir ağızdan eşlik etti.

  • Trafikte tartıştığı genci öldüren travesti duruşmada “meşru müdafa” dedi

    Bursa’da trafikte tartıştığı Can Görkem Bayraktar’ı bıçaklayarak öldüren travesti Derya Yıldırım ilk kez hakim karşısına çıktı. Yıldırım, duruşmada önceki ifadesini tekrarlayarak meşru müdafaa yaptığını ileri sürdü.

    Olay 23 Nisan tarihinde merkez Osmangazi ilçesi Çekirge Meydanı’nda meydana geldi. Derya Yıldırım, trafikte Can Görkem Bayraktar ile yol verme meselesi yüzünden tartıştı. Yıldırım, tartışmanın ardından yola devam edip Çekirge Caddesi’ndeki evine gitti. Bayraktar da Yıldırım’ı takip etti. Bayraktar, evin önünde çıkan tartışmada Yıldırım’ın kafasına vurdu. Yıldırım da Bayraktar’ı karın bölgesinden bıçakladı. Hastaneye kaldırılan Bayraktar, doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.

    Olaydan sonra tutuklanan Derya Yıldırım hakkında hazırlanan iddianamede sanığın daha önce de İzmir’de birlikte yaşadığı erkek arkadaşını öldürdüğü ortaya çıkmış ve Yıldırım için müebbet hapis istemiyle dava açılmıştı. İddianamenin kabul edilmesinin ardından Derya Yıldırım ilk kez hakim karşısına çıktı.

    Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya Can Görkem Bayraktar’ın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapması istenen Derya Yıldırım ilk savunmasını tekrar ederek Bayraktar ile trafikte tartıştıklarını daha sonra Bayraktar’ın bıçakla kendisini takip ettiğini ve saldırmak istediğini o esnada kendini korumaya çalıştığını ve Bayraktar’ı öldürme kastı olmadığını söyledi.

    Duruşma eksik evrakların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.

  • NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: ”Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz”

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ile düzenlediği basın toplantısında, “Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz” dedi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Ukrayna ziyareti kapsamında Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ile bir araya gelerek basın toplantısı düzenledi. Stoltenberg, “NATO, Ukrayna’ya güçlü, pratik ve politik destek sağlamaktadır. Aynı zamanda Ukrayna’da NATO’ya destek sağlamaktadır. Afganistan, Kosova, Akdeniz’den bütün NATO misyonlarına ve operasyonlarına katkı sağladığı ve Afrika’nın kuzeydoğusundaki korsanlarla mücadelede yardımlarından dolayı Ukrayna’ya minnettarız. Bu nedenle NATO ile Ukrayna arasındaki ortaklık, birbirimizi güçlendirmeye yardım ettiğimiz güçlü bir karşılıklı ortaklıktır. Bunun için ve ayrıca bu ortaklığı geliştirme konusundaki kişisel bağlılığınız ve kişisel liderliğiniz için minnettarım” dedi.

    “Minsk Anlaşmaları, barışa giden tek yol”

    “Sadece Doğu Ukrayna’daki durumu tartıştık. Çatışma can almaya devam ediyor. Çatışmalarda 3 bini sivil olmak üzere 10 binden fazla kişi öldürüldü. Minsk Anlaşmaları, barışa giden tek yol olmaya devam ediyor ifadelerini kullanan Stoltenberg, “Rusya binlerce askerini Ukrayna’dan çekmeli ve askeri ekipmanla militanları desteklemeyi durdurmalı” şeklinde konuştu.

    “Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz”

    Stoltenberg, NATO, Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan desteğine taviz vermeden devam ediyor. Rusya’nın yasadışı ve gayri meşru Kırım ilhakını tanımıyoruz ve tanımayacağız. NATO Müttefikleri ayrıca Ukrayna silahlı kuvvetlerine askeri eğitim veriyor ve NATO danışmanları her gün Ukrayna’nın güvenlik ve savunma reformlarını destekliyor” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna hükümetinin reformları uygulamak ve yolsuzlukla mücadele etmek için attığı adımları memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Stoltenberg, “Bu ilerlemeyi geliştirmenizi öneririz. Bu reformlar, tüm Ukraynalılar için güvenlik ve refahı sağlamak ve Ukrayna’yı NATO’ya yakınlaştırmak için gereklidir” şeklinde konuştu.

    “Ukrayna, siyasi geleceğini ve güvenlik alanındaki geleceğini açıkça belirledi” ifadelerini kullanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroshenko, “Bugün, üyelik planı hakkında tartışmaya başlayacağımızı açıkça belirtmiştik ve bu tartışma için bizim önerilerimiz memnuniyetle kabul edildi” dedi.

  • Bakan Bozdağ: “Adalet sokaklarda değil, meşru zeminlerde aranır”

    Yargıda Birlik Derneği’nin düzenlemiş olduğu iftar programına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Adalet sokaklarda değil, meşru zeminlerde aranır” dedi.

    Yargıda Birlik Derneği tarafından Haliç Kongre Merkezi’nde iftar programı düzenlendi. İftar yemeğine; Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dernek üyeleri ile çok sayıda hukukçu katıldı.

    Düzenlenen programda konuşan Bakan Bozdağ, “Yargının vereceği kararların denetimi yine yargı içindedir. İtiraz yoluyla, temyiz yoluyla, bireysel başvuru yoluyla yargının verdiği kararları denetlemek mümkündür. Hiçbir hukuk devletinde yargının verdiği kararlar Ankara, İstanbul E-5 karayolunda yürüyerek denetlenmez. Sokakta denetlenmez. Hukuk devletleri buna izin vermez. Vermesi mümkün değildir. Ama maalesef burada Türk yargısını yıpratmak için çok zehirli bir dil kullanılmaktadır” dedi.

    Adaletin sokaklarda değil, meşru zeminlerde aranması gerektiğini vurgulayan Bakan Bozdağ, “Buradan bir kez daha söylüyorum, yargının siyasallaşmasından rahatsız olanlar, yargıyı siyasallaştırmak için her türlü yola başvurmaktan lütfen vazgeçsinler. Yargıyı siyasal emellerine ulaşmak için alet olarak kullanmasınlar. Parti içi tartışmaları sona erdirmek, Türkiye’de cephe oluşturmak maksadıyla Türk yargısını kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Adalet sokaklarda değil, adalet meşru zeminlerde aranır. Onun yeri de bellidir” ifadelerini kullandı.

    Bakan Bozdağ’dan Kılıçdaroğlu’na: “Namuslu, şerefli bir adamsan bu dilekçeden sonra istifa etmen lazım”

    Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden gönderilen ‘gizli’ ibareli yazının suç duyurusu olduğunun altını çizen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Cumhurbaşkanlığından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan bir yazı üzerinden ana muhalefet partisi yargıya emir ve talimat verildiğinden, yargıya müdahale edildiğinden bahsetti. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin imzasıyla çıkan bir yazıyı da buna delil olarak gösterdi. Gerçekten üzülüyorum. Türkiye’de siyasal hedeflerine fayda sağlamak için yargıyı bu kadar yıpratmak ne CHP’ye ne AK Parti’ye ne de MHP’ye hiçbir partiye fayda sağlamaz. Ben merak ettim. Neymiş bu yazı diye. Aldım baktım. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla giden yazı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yazısıdır. Suç duyurusunda bulunuluyor. Cumhurbaşkanlığı da suç duyurusunda bulunuyor. Falan hadiseyle ilgili konunun hukuk çerçevesinde soruşturulmasını talep ediyor. Bu bizim hukukumuzun hem kurumlara hem organlara hem de vatandaşlara tanıdığı bir haktır. Hukukun tanıdığı hakkın kullanılması yargıya müdahale kesinlikle değildir. Ama bu suç duyurusunu çarpıtarak yargıya müdahale olarak Türkiye kamuoyuna takdim ediyorlar. İnsaf diyorum, edep diyorum, ahlak diyorum, yaptığınız şey çok büyük bir yanlışlık diyorum. Her şeyi alıp elinize ufalamayın. Belli ki devlet yönetiminden epey bir uzakta kalmaktan kaynaklanan bir cehaletle de karşı karşıyayız. Devlet içi yazışmalar nasıl olur, Cumhuriyet Savcılıklarına yazılan dilekçeler nasıl olur bunu unutmuşlar. Onun için ben sayın Kılıçdaroğlu’na diyorum ki; bu tecrübeyi unutan arkadaşlarını bize bir gönderin, biz onlara bir staj verelim. Yazışmaların nasıl olduğunu bir öğretelim. Görüyorum ki, cehaletle aydınlık bir arada bulunmuyor. Cehaletle bir rehberlik yapıldığı zamanda böylesi büyük bir hatanın içerisine düşülüyor. Cumhurbaşkanımıza diyor ki, ’ben namuslu, şerefli bir adamım, ben istifa edeceğim.’ Ben de buradan çağrı yapıyorum, namuslu, şerefli bir adamsan bu dilekçeden sonra istifa etmen lazım” şeklinde konuştu.

  • AK Parti’li Yılmaz: “Sokak siyasetinin değil, meşru siyasetin ön plana alınması lazım”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP’nin adalet yürüyüşüne ilişkin, “Ben biran önce meşru zeminlerde siyaset yapıp, meşru zeminlerde tekliflerini ortaya koymaya davet ediyorum” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütülen Kalkınma Platformunun üyeleriyle bir araya geldi. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Türkiye’de demokratik bir düzen var. Bu demokratik düzen içerisinde işleyen parlamentomuz var, meclisimiz var. Yine meşru adalet sistemi ve yargımız var. Bunun içerisinde kim neye itiraz ediyorsa edebilir, görüşlerini çok rahat bir şekilde dile getirebilir. Buralarda herhangi bir kısıtlama, herhangi bir engelleme söz konusu değil. Meclisimiz gece gündüz çalışıyor, hatta tatil zamanlarını da uzatarak çalışıyor” diye konuştu.

    CHP’ye meşru siyaset çağrısı

    Ana muhalefet partilerinin sorumlu olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Sokak siyaseti değil, meşru siyaseti ön plana alması lazım. Aksi taktirde marjinal bir yaklaşım içerisine girmiş olurlar ve siyaset kurumuna, demokrasiye zarar vermiş olurlar. Dolayısıyla ben biran önce meşru zeminlerde siyaset yapıp, meşru zeminlerde tekliflerini ortaya koymaya davet ediyorum. Türkiye’de gerçek adaleti arıyorsak, bunu yapmamız lazım. Ama bunu değil de hükümeti zor duruma düşürmeyi istiyorsak, dış dünyaya kendi ülkemizi şikayet eder pozisyona düşmeyi istiyorsak, kendi yargımızı ve adalet sistemimizi vatandaşlarımız nezdinde güvenilmez hale getirmeye çalışıyorsak bu tür yollara tenezzül edebiliriz. Bir muhalefet partisinin bunu yapmaması lazım, sorumlu bir anlayış içerisinde davranması lazım” şeklinde konuştu.

    Yılmaz, daha sonra Vali Yavuz Selim Köşger, Milletvekili Enver Fehmioğlu, Belediye Başkanı Yücel Barakazi, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mahmut Ayas ve kurum müdürleriyle birlikte Kalkınma Platformu toplantısına katıldı.