Etiket: Mesajları

  • Meryem Ana’nın Göğe Yükseliş Bayramı’nda barış mesajları

    Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi’ne geçtiğimiz yıl giren İzmir’in Selçuk ilçesi, bu yıl da Meryem Ana’nın Göğe Yükseliş Bayramı’nın Türkiye’de kutlandığı yerlerden biri oldu.

    Her yıl 15 Ağustos’ta kutlanan Meryem Ana’nın Göğe Yükseliş Bayramı, İzmir’in Selçuk ilçesinde Bülbül Dağı’ndaki Meryem Ana Evi ve Şirince’deki Dimitrous Kilisesinde kutlandı. Türkiye’nin çeşitli illerinden ve çeşitli ülkelerden gelen yüzlerce Katolik, Meryem Ana Evi’ndeki ayine katılırken, çok sayıda Ortodoks da Şirince Dimitrous Kilisesindeki ayine katıldı. Her iki ayinde de dostluk ve barış mesajları verildi.

    Ayine İtalya İzmir Başkonsolosu Luigi İanuzzi ile Vatikan’dan gelen Papa’nın özel temsilcisi bir papaz da katıldı. Meryem Ana Evi ve Şirince Dimitros Kilesinde yapılan ayinlere katılanlara kutsanmış ekmek, incir, üzüm ve çeşitli meyveler verildi.

  • “Bombalı Araç” Mesajları Terör Örgütlerinin Kaos Planı Mı?

    Ankara ve İstanbul’da yaşanan bombalı terör saldırısının ardından vatandaşlara sms yoluyla iletilen ’Bombalı araç var sokağa çıkmayın’ gibi tedirgin eden türden mesajların terör örgütlerinin yeni bir kaos planı olabileceği belirtildi. Uzmanlar, gelen mesajların kesinlikle başka kişilere iletilmemesi gerektiği uyarısını yaptı.

    Türkiye’nin önemli illerinde son aylarda yaşanan bombalı terör saldırılarının ardından büyük şehirlerdeki vatandaşları bir korku saldı. Özellikle saldırı sonrasında vatandaşlar tarafından polise onlarca ihbar geldi. Bazı kentlerde yetkili birimlerce doğrulanmadığı halde bombalı araç haberleri yaygınlaştı. İzmir, Ankara, İstanbul gibi kentlerde yaşayan yurttaşlar, cep telefonlarına gelen mesajla daha da paniğe kapıldı. Son zamanlarda gelen mesajların sıklığı artarken, iletilerde sokağa çıkılmaması, otobüs veya metroya gerekli olmadıkça binilmemesi gerektiği yazıldı.

    TERÖR ÖRGÜTLERİNİN KAOS PLANI MI?

    Elden ele dolaşan bu mesajların terör örgütlerinin yeni bir kaos planı olabileceği belirtildi.

    Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde görevli Prof. Dr. Tanju Tosun, bu tür dezenformasyon türdeki mesajların kişileri psikolojik olarak etkilemeye yönelik olduğunu söyledi. Gelen mesajların başka kişilere iletilmemesi uyarısında bulunan Tosun, mesajlara itibar edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Terör örgütlerinin çalışma şekline değinen Tosun, şöyle konuştu: “Terör saldırısının ardından başta sosyal medya olmak üzere, çeşitli iletişim araçlarıyla kamuoyuna ulaştırılan yeni saldırı olasılıklarına ilişkin mesaj ve haberler toplumda belirgin bir endişeye yol açmış görünüyor. Geniş kitleler özellikle yakın geçmişte gerçekleştirilmiş terör eylemlerinin ardından bu tür duyumları aldıkları takdirde, haberin, mesajın gerçekliğini sorgulama ihtiyacı hissetmeden, insanların psikolojik özellikleri gereği, bu tür gerçek dışı kirli haberlere inanma eğilimindedir. Çünkü, yakın bir geçmişte yaşanan eylemler, endişe inşa etme amaçlı haberler rasyonel akıl sürecinde değerlendirilmeden, endişe, korku gibi saiklerle gerçek olanı bastırır. Bu tür endişeleri aşmak için bir yandan siyasi ve bürokratik karar vericilere, diğer yandan kamuoyuna, vatandaşlara önemli sorumluluklar düştüğü kanaatindeyim.”

    ÖRGÜTLER BU TÜR PROPAGANDALARA BİLİNÇLİ OLARAK YÖNELİYOR

    Prof. Dr. Tanju Tosun, sözlerine şöyle devam etti:

    “Burada öncelikle belirtmemiz gereken; politik karar alıcılar ve bürokratik uygulayıcılar kamuoyuna aktarılan bu tür gerçek dışı mesajlar, haberlerin gerçek dışılığı konusunda ikna edici yöntemle kitleleri gerçeğe ilişkin bilgilendirmelidir. Bilgilendirmenin içeriğinde bu tür mesaj, haberlerin gerçek olanı gizleme, terör örgütlerinin dezenformasyonu, karşıt propagandası olduğunun altı özenle çizilmelidir. Ayrıca, terör örgütlerinin toplumsal desteklerinin yok olma sürecinde bu tür karşı propagandaya bilinçli olarak yöneldiklerinin de özenle vurgulanması gerekir.”

    Tosun, ayrıca, “Kitle üzerinde endişe oluşturma, yıldırma türü bu tür haber ve mesajların etkisini yok etmek için, bizzat mesajın ulaştığı kitlelere de önemli görev düştüğü kanaatinde” olduğunu söyledi.

    Tosun, gerçek haberle gerçek dışı haber arasındaki ayrıntıyı fark etmek gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Öncelikle resmi yayın organlarından, kurumlardan kendilerine bu tür bilgilerin aktarılıp aktarılmadığını sorgulamalı, araştırmalı, ardından sosyal çevresinde bu tür gerçek dışı, kirli haberlerin yayılmaması için, mesaj, haberi yaymak yerine, gerçek dışılığı, kurumları itibarsızlaştırma, yılgınlığa düşürme ve endişe yaratma odaklı olduğunu, gerekli gördüğü takdirde sağduyulu bir dille sosyal çevresinde dile getirmelidir. Burada altı önemle çizilmesi gereken bir diğer husus; bu tür fısıltı gazeteciliğinin özellikle medyaya güvenin azaldığı dönemlerde yükselişe geçmesidir. Bunun önüne geçilmesinin yolu; medyaya olan güvenin arttırılması ve siyasi iktidarların kamuoyunu endişeye sevk eden gerçek dışı haberlere vatandaşların itibar etmesine fırsat vermeden kamuoyu ile konuya ilişkin bilgileri önleyici tedbir amaçlı olarak açıkça paylaşmasıdır. Çünkü, hayali olanın gerçek olan karşısında inandırıcı olma, itibar elde etme şansı yoktur.”

  • Bakan Çağatay Kılıç’tan AB Mesajları

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) yolunda dersini iyi çalıştığına işaret ederken, “Avrupa Birliği’ne katılma yolunda 40 yılı aşkın süredir tabiri caizse kapıda bekletilen bir durumdaydık. Çok şükür bunu aştık” dedi.

    Bakan Çağatay Kılıç, AB Bakanlığı tarafından Samsun’da düzenlenen “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik süreci” konulu sivil toplumla diyalog toplantısına katıldı. Toplantının Samsun’da düzenlenmesinden dolayı AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’a teşekkür eden Bakan Çağatay Kılıç, Bozkır’ın bu görevde olmasının Türkiye açısından ciddi bir kazanç olduğunu dile getirdi. Avrupa Birliği yetkilileri ve kurumları ile müzakere etmek için mahir insanlara ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Bakan Çağatay Kılıç, yıllarca yurt dışında yaşamış birisi olarak, müzakere süreçlerinin ne kadar zor olduğunu yakından bildiğine dikkat çekti.

    “17 ARALIK 2004’TE YAPILAN MÜZAKERELER EN ONURLU ŞEKİLDE YAPILDI”

    Senelerdir yavaş bir seyirde ilerleyen AB sürecinin hızlandığını kaydeden Bakan Çağatay Kılıç, “Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde gösterdiği yüksek siyasi iradeyle, Türkiye artık kapıda bekleyen değil bu işin müzakeresini yapıp tam üye olacak bir ülke konumuna geldi. Tam üyelik süreci, sayın cumhurbaşkanımızın duruşuyla ivme kazanmış, doğal akışından çıkıp daha hızlı bir yol alma mecrasına girmiştir” diye konuştu.

    17 Aralık 2004 tarihinde Brüksel’de yapılan müzakerelerin onurlu bir şekilde gerçekleştiğini belirten Bakan Çağatay Kılıç, “O dönem sayın cumhurbaşkanımızın özel kalemi olarak görevliydim. Sayın Cumhurbaşkanımız, başbakan olarak o gün müzakere tarihini aldı ve Türkiye’ye döndü. 40 yılı aşkın süredir tabiri caizse kapıda bekletilen bir ülke konumundaydık ancak çok şükür bunu aştık. Biz bu yolda dersimizi iyi çalışıyoruz“ şeklinde konuştu.

    “AVRUPA BİRLİĞİ’NE ÜYELİK SÜRECİ DAHA HIZLI BİR YOL ALMA MECRASINA GETİRİLMİŞTİR”

    AB Bakanlığı kurulduktan sonra çok hızlı yol alındığına dikkat çeken Bakan Çağatay Kılıç, “Avrupa Birliği ile ilgili süreçlerin eleştirilmesi doğaldır. Önemli olan sabırdır ve sabırla giderken de kazanımlarımızı en iyi şekilde değerlendirmektir. Burada önemli olan, üyelik süreci devam ederken kazanımlar elde etmektir. Eğitimden tutun da alt yapı çalışmalarına kadar çok farklı noktalarda, ülkemizin geleceğe yürüyüşüne katkı sağlayan bir takım maddi fonların da kullanımı söz konusu” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE HİÇBİR KARŞILIK BEKLEMEDEN 2,5 MİLYON İNSANA KUCAK AÇTI”

    Türkiye’nin coğrafi konumuyla, medeniyetiyle dünyada çok farklı bir konumda olduğunu vurgulayan Bakan Çağatay Kılıç, “Bizler, yanı başında çok ciddi sıkıntılar yaşayan bir millete, iki buçuk milyon insana kucak açmış, sınırlarını açmış bir ülkeyiz. Biz bunu hiçbir şekilde bir karşılık beklemeden yaptık. Bu yardımları insani görevimiz olduğu için yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Bu, bizim hem kültürümüzden hem de milletimizin millet olmasından gelen bir güçtür” açıklamasını yaptı.

    “BAŞBAKANIMIZIN AVRUPA LİDERLERİYLE YAPTIĞI TOPLANTILARDAKİ DURUŞU KUVVETLİ BİR ARGÜMANDIR”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu ile AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’ın Avrupa’daki toplantılarda gösterdiği duruşa dikkat çeken Bakan Çağatay Kılıç, “Bu duruş çok kuvvetli bir argümandır. Mülteciler söz konusu olduğunda işi zora sokan komşularımız var. Mültecileri ülkelerine kabul etme noktasında şartlar ortaya koyuyorlar. Biz bunu asla yapmadık ve yaşamadık. Bu bizim milletimizin büyüklüğünden kaynaklanan bir şeydir” dedi.

    Toplantıya gösterilen yoğun ilgiden dolayı Samsunlulara teşekkür eden Bakan Çağatay Kılıç, “Bu yoğun katılımınız, bu toplantının neden Samsun’da yapıldığının en güzel göstergesi. İnanıyorum ki sayın bakanımız da böylesine yoğun bir katılımı görünce bugün burada olmaktan dolayı gurur duymuştur. İnanıyorum ki; bugün yapacağımız toplantılar; iş dünyasında, sivil toplum alanında ve kişisel çalışmalarınız içerisinde size çok farklı yeni yollar, kapılar açabilecek” açıklamasında bulundu.

    “SAMSUN BASININDAN ÖZEL BİR RİCAM VAR…”

    Samsun basınından bugünkü toplantıyı mümkün olduğu kadar geniş paylaşmasını rica eden Bakan Çağatay Kılıç, şunları kaydetti: “Burada Samsunumuz, Türkiyemiz için hayırlara vesile olabilecek önemli bilgilerin elde edileceği bir toplantıdan bahsediyoruz. Bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Buradaki toplantıda konuşulan ve fayda sağlayabilecek olan bilgilerin tüm Samsunumuz ile paylaşılması noktasında özellikle yerel basınımızdan ricada bulunuyorum. Bunları yoğun bir şekilde paylaşın ki daha geniş kitlelere ulaşsın. Biliyorum ki Samsun basını, hemşehrilerimiz tarafından yakından takip ediliyor” diye konuştu.

    “SAMSUN’UN AVRUPA BİRLİĞİ’NE GİDEN YOLDA DA ÖNEMLİ BİR KONUMDA OLMASINI DİLİYORUZ”

    Samsun’un Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemini vurgulayan Bakan Çağatay Kılıç, “Cumhuriyetin kurulmasına giden yolda ilk adımın atıldığı Samsun’un, Avrupa Birliği üyeliğimize giden yolda da önemli bir konumda olmasını diliyoruz. Samsunumuzun Avrupa Birliği imkanlarından en iyi şekilde faydalanması konusunda sizlerden hassasiyet göstermenizi rica ediyorum” şeklinde konuştu.

    Bakan Çağatay Kılıç konuşmasını, “Avrupa Birliği Bakanımız ve Başmüzakerecimiz Volkan Bozkır’a ve bu toplantının tertip edilmesinde emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Gerçekten Samsun’un neden Samsun olduğunu bir kere daha gösterdiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diyerek tamamladı.

  • Diyarbakır’da Kuran Kursundaki Faciaya AK Partili Vekillerden Başsağlığı Mesajları Yağdı

    AK Parti Gaziantep Milletvekillileri, Diyarbakır’ın Kulp İlçesinde Kur’an Kursu’nda çıkan yangında hayatını kaybeden çocuklar için başsağlığı diledi.

    Diyarbakır’ın Kulp İlçesinde Kur’an Kursu’nda çıkan yangında hayatını kaybeden 6 çocuk ve 3 yaralı için AK Parti Gaziantep Milletvekillileri başsağlığı ve acil şifalar dileklerinde bulundu.

    Olaydan hemen sonra sosyal medya hesaplarından başsağlığı mesajları yayımlayan AK Parti Gaziantep Milletvekillilerinden Şamil Tayyar, “Allah rahmet etsin, ailelerine sabır versin”, Abdülhamit Gül, “Diyarbakır’da Kuran Kursunda çıkan yangında hayatını kaybeden Kuran talebelerine Allah’tan rahmet dilerim. Kur’an şefaatçileri olsun”, Ahmet Uzer, “Yüreğimiz yandı. Diyarbakır Kulp ilçesi Karaağaç Kur’an kursunda çıkan yangında vefat eden 6 “Kur’an Kursu talebesi “yüreğimizi yaktı” şeklinde açıklamalarda bulundular.

  • Derbi Öncesi Dostluk Mesajları

    Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Ali Erten, PTT 1. Lig’de Pazar günü Göztepe’yle oynayacakları derbi öncesi rakip Göztepe’nin başkanı Mehmet Sepil’i ziyaret etti. Samimi bir ortamda geçen ziyarette dostluk mesajları verildi.

    Pazar günü Karşıyaka’nın Göztepe’yi konuk edeceği İzmir derbisi öncesi Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Ali Erten, Göztepe Spor Kulübü’nü ziyaret etti. Kulüp binasında gerçekleşen ziyarette Göztepe Başkanı Mehmet Sepil ile dostluk mesaj veren Erten, “Barcelona’yı ağırladığımız maçta, o galibiyet sevincimize ortak olmanız bizi sevindirdi” dedi.

    ERTEN, “REKABET SAHADA KALSIN”

    İki ezeli rakibin dost olması adına yürütülen görüşmelerin sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleştiğini belirten Erten, “Sahada sportif anlamda rekabetimiz var ama bu sadece sahada kalsın istiyoruz. Burada amaç, rekabetin dostluk içerisinde yapılabileceğini göstermek. İzmir, bunun için çok uygun bir şehir” diye konuştu.

    SEPİL, “TÜRKİYE’YE YAYILMASI GEREKİYOR”

    Bu dostluk ortamın sadece başkanlar seviyesinde kalması halinde başarısız bir işbirliği olacağını kaydeden Göztepe Spor Kulübü Başkanı Mehmet Sepil ise “Biz Karşıyaka’yı yenersek diğer takımları yenmekten çok daha büyük zevk alacağız. Tabi ki bu bir sportif rekabet ama aynı zamanda bunu da birlikte yaşayabilmek önemli. İzmir zaten hep ilkleri yapan şehirdir. Bunun Türkiye’ye yayılması gerekiyor. Bu bizim en büyük arzumuz” ifadelerini kullandı.