Etiket: Mersinli

  • Mersinli Şehit Uzman Çavuş Ramazan Bahşiş’in baba evi yasa büründü

    Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Dibek köyünün kırsal bölgesinde bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik yapılan operasyonlar sırasında teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Ramazan Bahşiş’in Mersin’in Akdeniz ilçesindeki baba evine ateş düştü.

    Jandarma, polis ve ambulanslarla aileye haber veren Akdeniz Kaymakamı ve Akdeniz Belediye Başkanı Hamdi Bilge Aktaş, acılarının paylaştı. Akdeniz ilçesinde Huzurkent Kulak Mahallesi Fevziçakmak Sokağı’ndaki evlerinde oğullarının şehit haberini alan anne Sultan ve baba Halil Bahşiş’in yakınları ve komşuları aileyi sakinleştirmeye çalıştı. Şehit haberiyle sinir krizleri geçiren şehit yakınlarına sağlık ekipleri müdahale etti.

    1 yıllık uzman çavuş olan Ramazan Bahşiş’in şehit haberini alan yakınları ise baba evine akın etti. Şehidin baba evine ve sokağa Türk Bayrakları asıldı.

    Bahşiş çiftinin 5 çocuğundan biri olan Şehit Uzman Çavuş Ramazan Bahşiş’in bekar olduğu öğrenildi.

  • Mersinli şehit Mustafa Sarı son yolculuğuna uğurlanıyor

    Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, terör örgütüne yönelik operasyonda dün şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Sarı, memleketi Mersin’de son yolculuğuna uğurlanıyor. Şehit Sarı’nın cenaze törenine Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da katılıyor.

    Bölgede 10 bin 73 güvenlik personelinin katılımıyla 28 Mayıs’ta başlatılan Bayrak-54 Şehit Jandarma Yüzbaşı Fuat Oğuzcan Müşterek Birlik operasyonunda yer alan ve Lice’de dün sabahki operasyonda iki arkadaşıyla birlikte şehit düşen Uzman Çavuş Mustafa Sarı’nın cenazesi bugün sabah Diyarbakır’da düzenlenen törenin ardından Mersin’e getirildi. Yahya ve Beyhan Sarı çiftinin 5 çocuğunda biri olan Mustafa Sarı’nın cenazesi, cenaze töreni öncesinde son kez ailesinin oturduğu merkez Toroslar ilçesi Güneykent Mahallesi’ndeki evinin önüne götürüldü.

    Şehit Sarı için ikindi namazının ardından Muğdat Camii’nde düzenlenen cenaze törenine, Kalkınma Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan’ın yanı sıra Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Kadir Yıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, protokol üyeleri, askeri erkan ile şehidin ailesi ve yakınları katıldı.

  • Mersinli balıkçılardan ilginç referandum halk yoklaması

    Mersinli balıkçılar, yakaladıkları köpek balıklarının üzerine ’evet mi’, ’hayır mı’ yazarak, ilginç bir kampanya başlattılar. Balıkların üzerindeki yazıları gören vatandaşlar şaşırırken, referandumda verecekleri oylar soruluyor. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Faruk Polat, “Her şey sandıkta belli olur ama şu anda halkın ’evet’i yüksek” dedi.

    Mersinli balıkçılar ilginç bir kampanya başlattı. Nisan ayında yapılması beklenen referandumla ilgili ’evet mi’, ’hayır mı’ halk yoklaması başlatıldı. Tuttukları köpek balıklarının üzerine ’evet mi’, ’hayır mı’ yazan balıkçılar, balık pazarından geçen vatandaşların ilgisini çekiyor. Yazıyı gören vatandaşlar önce şaşırırken, ilginç görüntü karşısında tebessüm ediyorlar. Balıklar üzerindeki yazıyı gören vatandaşlara referandumdaki oyları da sorulurken, balıkçılar şu anda ’evet’in ağırlıklı olduğunu söylüyor.

    “Her şey sandıkta belli olur ama şu anda halkın ’evet’i yüksek”

    Başlattıkları kampanyayla ilgili açıklamalarda bulunan Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Faruk Polat, mahalle analizleri için ‘evet mi’, ‘hayır mı’ kampanyası başlattıklarını belirterek, “Şu anda evet ileride gidiyor. Gelişmeler neyi gösterecek bilemiyoruz. Tabi her şey sandıkta belli olur. Şu anda halkın ’evet’i yüksek. Zaten bu tuttuğumuz köpek balıklarını kanser hastalarımıza dağıtacağız. O esnada vatandaşlarımızdan bir bilgi edinme amaçlı böyle bir uygulamaya geçtik. ’Evet’ şu anda önde ve önümüzdeki günlerde nasıl gideceğini göreceğiz. Her şeyin hayırlısını diliyoruz. Türkiye vatandaşlarının geleceği, Türkiye’mizin en güzel günleri için artık vatandaşlarımız karar verecek” diye konuştu.

    “Balıklarımız taze ve ucuz”

    Balık fiyatlarıyla ilgili de konuşan Polat, “Havalarımız düzeldi. Çeşitlerimiz bol, fiyatlarımız gayet ucuz. Kefal 8-20 lira. Çupra 15-30 arası. Sardalye 4-5 lira. Hamsi 10-12 lira. Barbunyamız 15-25 arası değişiyor. Tabi bu fiyatlar boyutlara göre değişiyor. Vatandaşlarımıza haftada en az bir balık yemelerini tavsiye ediyoruz. Vatandaşlarımızın balık pazarına bekliyoruz. Dereyi dereciden, balığı balıkçıdan almak gerekiyor. Şu an denizlerimizden çıkan balık iyi. Herhangi bir sıkıntımız yok” şeklinde konuştu.

  • Mersinli çiftçi, borç affı ve nakdi yardım bekliyor

    Mersin’de 29 Aralık 2016 tarihinde yaşanan sel felaketi, Türkiye’nin en önemli sera üretiminin yapıldığı tarım alanlarını da vurdu. Selle birlikte seraların çok büyük bir bölümü sulara gömülürken, Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, sadece merkez Akdeniz ilçesi ve Tarsus’ta 60 bin dekar alanın sular altında kaldığını söyledi. MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ise tarlalarda ve seralarda hiç ürün kalmadığını belirterek, borç erteleme dışında destek verilmesi gerektiğini söyledi.

    Mersin’de 2016’nın son günlerinde meydana gelen sel felaketi, özellikle tarım alanlarında büyük zarara neden oldu. Türkiye’nin örtü altı üretiminde ilk sıralarda yer alan, özellikle biber ihtiyacının yüzde 70’inin karşılandığı Mersin’i vuran afet, sera sebzelerinin piyasa fiyatına da yüzde 50’nin üzerinde zam olarak yansıyarak, halkın cebini yaktı. Aşırı yağışların en çok etkili olduğu Mersin merkez ile Erdemli ve Tarsus ilçelerinde tarım alanları sular altında kalırken, mağdur olan çiftçinin beklentisi, borçların ertelenmesi ve zararın giderilmesi için parasal destek sağlanması.

    Gökçel: “Akdeniz ve Tarsus ilçelerimizde örtü altı üretim yapılan 60 bin dekarlık alan selden zarar gördü”

    Selin vurduğu tarım arazilerini ilk günden bu yana saha incelemesiyle gezen Mersin Ziraat Odası Başkanı Gökçel, incelemelerine halen devam ettiği Huzurkent Mahallesi’nden İHA muhabirine açıklama yaptı. Aşırı yağan yağışların özellikle örtü altı üretim yapılan merkez Akdeniz ve Tarsus ilçelerinde çok etkili olduğunu belirten Gökçel, buralarda seraların tamamına yakınının sular altında kaldığına dikkat çekti. Seraların içindeki ürünlerin selden çok olumsuz etkilendiğini dile getiren Gökçel, “Şu anda ön tespitler yapıldı, oluşan hasar ise suların çekilmesi ve ürünlerin durumunun ortaya çıkmasıyla yapılacak hasar tespitiyle netlik kazanacak. Ama bize göre bu iki ilçemizde örtü altı üretim yapılan 60 bin dekarlık alanın tamamına yakını zarar gördü” dedi.

    “Mutlaka borç affı sağlanmalı”

    Çiftçilerin son 5-6 yılda oluşan piyasa şartları nedeniyle zorda kaldığını vurgulayan Gökçel, “Üretim maliyetleri yüksek, fiyatlar ise hep bu maliyetlerin altındaydı. 2014 yılında yine bölgede soğuk afeti oldu. Örtü altındaki ürünlerimiz zarar gördü ve çiftçilerimiz yine zarar ettiler. Geçen yıl yaşanan Rusya kriziyle ürün fiyatlarının üçte bire, zaman zaman yarı yarıya düşmesi de çiftçilerimizi oldukça mağdur etti. Zaten çiftçilerimiz zordaydı, borçları çok artmıştı, özel bankalardan finansal kaynak bulmak zorunda kalmışlardı. Bu sene yaşanan bu afet de bunun tuzu biberi oldu. Şu anda çiftçilerimiz çok zor durumdalar. Mutlaka bir borç affı sağlanması ve çiftçilerimizin üretimde tutulması için borçlarının affedilmesi gerekir. Bunu yetkililerden talep ediyoruz” diye konuştu.

    “Çiftçilerimize şu anda mutlaka nakdi ve ayni yardım yapılması gerekiyor”

    Borç affı dışında da hükümetten bu konuda beklentileri olduğunu dile getiren Gökçel, “Bu seralardaki bitkiler artık ürün vermeyecek. Seraların kurutulması, bu bitkilerin yeniden seralara tesis edilmesi, eğer kurumayacaksa onların yeniden ürün vermesiyle alakalı yapılacak mücadelelerde bir kaynağa ihtiyacı var çiftçilerimizin. Borcu olmayan çiftçilerimiz de var, onlar da bu selden zarar gördüler. Bu sel afetiyle ilgili özel olarak nakdi ve ayni yardımların mutlaka çiftçilerimize şu anda yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Mersin’in mutlaka afet bölgesi kapsamına alınması lazım”

    Mersin’in afet bölgesi ilan edilmesi için ilk günden itibaren talepte bulunduklarını da anımsatan Gökçel, “Mersin’in mutlaka afet bölgesi kapsamına alınması lazım ki, talep ettiğimiz nakdi ve ayni yardımlar yapılabilsin. Ama burada da belirli yasal düzenlemeler gerekiyor, çünkü afet kapsamının içeriği çok ağır müeyyideler istiyor. Bu şartların oluşup oluşmadığını da gözlemlediğimizde sanki biraz zor gibi. Ama mutlaka yasal düzenlemeyle afet kapsamına da alınabilir” şeklinde konuştu.

    Selin tarım alanlarına verdiği zararın parasal boyutunu konuşmak için henüz erken olduğunu, bunun ancak hasar tespit çalışmaları tamamlandıktan sonra ortaya çıkacağını da ifade eden Gökçel, şöyle devam etti:

    “Ama 60 bir dekar tarım arazisi dedim. Sadece ürün ekim-biçimi ve ona yapılan masrafları düşünürsek ortalama 8 bin lira gibi bir dekarda maliyetle bu seralarda ürün yetiştiriliyor. Dolayısıyla 60 bin dekarı 8 bin lirayla çarparsak sonuç ortaya çıkar.”

    “Tüketiciye yüzde 50’nin üzerinde zam olarak yansıdı”

    Selin tarım alanlarına ve seralara verdiği zararın piyasaya da zam olarak yansıdığını söyleyen Gökçel, Mersin’de sel haberlerinin yayınlanmasıyla birlikte piyasada fiyatların yüzde 50’nin üzerinde artmaya başladığını, tüketiciye zam olarak yansıdığını kaydetti.

    MTSO Başkanı Aşut: “Sadece borçların ertelenmesi yetmez. Farklı bir şey yapılması lazım, çünkü tarlada hiçbir ürün kalmadı”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut ise bugün düzenlediği basın toplantısında, meydana gelen sel felaketi nedeniyle ilk gün Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ve ilgili Bakanlıklarla telefonla tek tek görüştüğünü ve taleplerini ilettiğini söyledi. Afet bölgesi ilan edilmesi ve borçların ertelenmesi noktasındaki görüşlerini ilettiğini aktaran Aşut, “Ama benim istediğim tek şey şuydu; borç ertelemenin yerine farklı bir şey yapmalıyız, çünkü tarlada hiçbir ürün kalmadı. Tarlada tohum kalmadı. Çiftçilerin borçlarını erteleme yerine onlara farklı bir şeyler yapmalıyız” dedi.

  • Mersinli çevrecilerin, planda nükleer santrale imzalı itirazları sürüyor

    Mersinli çevreciler, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı 1/50 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin işaretlenmemesine yönelik toplanan 30 bin imzanın bir bölümünü daha bugün Büyükşehir Belediyesi’ne verdiler. İmzalı dilekçeleri tek tek belediyeye veren nükleer karşıtları, belediye başkanları ve meclis üyelerine çağrılarını yinelediler.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı 50 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin işaretlenmemesini isteyen nükleer karşıtları, Mersin Çevre ve Doğa Derneği’nin (MERÇED) başlattığı kampanya çerçevesinde toplanan imzalı 30 bin dilekçenin bir bölümünü daha önce Büyükşehir Belediyesi ve meclis komisyonlarına vermişlerdi. MERÇED ile çeşitli çevre dernekleri ve sivil toplum örgütlerinin üyeleri, bugün bir kez daha Büyükşehir Belediyesi önünde toplandılar. Sloganlar atarak Mersin’de nükleer santral istemediklerini dile getiren nükleer karşıtları, belediye başkanları ile Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyelerine, nükleer santralin planda yer almaması yönünde oy kullanmaları çağrısında bulundular.

    MERÇED Başkanı Sabahat Aslan, Mersin’in Gülnar ilçesi Büyükeceli Mahallesi’nde yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı 50 binlik Çevre Düzeni Planı’nda yer almaması için bir ay içerisinde topladıkları 30 bin imzanın bir kısmını daha bugün Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edeceklerini söyledi. Aslan, Büyükşehir Belediyesi’nin de bu imzalı dilekçeleri ilgili komisyonlara ve Büyükşehir Meclisi’ne ileteceğini belirtti.

    Belediye başkanları ve meclis üyelerine, ‘Akkuyu Nükleer Santraline karşı durun’ çağrısı

    Daha sonra grup adına hazırlanan açıklamayı Cumhuriyet Kadınları Derneği Mersin Şube Başkanı Nedime Okandan okudu. Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’nin işaretlenmesini istemediklerini dile getiren Okandan, Mersin’i yöneten belediye başkanlarına ve meclis üyelerine seslendi. Verdikleri dilekçelerdeki taleplerinin dikkate alınmasını isteyen Okandan, “Çevre Düzeni Planı’nda Akkuyu Nükleer Santrali’ni işaretlemeyerek, Akkuyu’nun Fukuşima ve Çernobil olmasını, kamu kaynaklarımızın zarara uğratılmasını, Mersin’in nükleer çöplük olmasını, enerjide dışa bağımlılığımızın artışını engelleyerek, Akdeniz’in ekosisteminin, bölgemizin tarımının, turizminin ve insan sağlığının korunmasını sağlayacaksınız. Mecliste Akkuyu Nükleer Santrali’ne karşı duruşunuzla Mersin halkı sizi saygıyla anacaktır” dedi.

    Açıklamanın ardından bir süre slogan atan nükleer karşıtları, daha sonra tek tek Büyükşehir Belediyesi binasına girerek, imzalı dilekçeleri teslim ettiler.